ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2022/117
Karar Sayısı: 2023/4
Karar Tarihi: 5/1/2023
R.G.Tarih-Sayı: 15/2/2023-32105
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR:
1. Kayseri 5. AsliyeCeza Mahkemesi (E.2022/117)
2. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesi (E.2022/119)
3. Yalova 6. AsliyeCeza Mahkemesi (E.2022/153)
4. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi(E.2023/2)
İTİRAZLARIN KONUSU: 26/9/2004tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun;
A. 86. maddesine31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen (2) numaralıfıkraya 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle eklenen ikincicümlenin,
B. 106. maddesinin(1) numaralı fıkrasına 7406 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle eklenen ikincicümlenin,
Anayasa’nın 2., 5. ve 10. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptaline karar verilmesi talepleridir.
OLAY: Sanıklar hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarındanaçılan davalarda itiraz konusu kurallarınAnayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı;
1. 86. maddesişöyledir:
“Kasten yaralama
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veyasağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldanüç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralamafiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecekölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yılakadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.)Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı altı aydan azolamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşekarşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacakdurumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüyekullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek cezayarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.”
2. 106. maddesişöyledir:
“Tehdit
Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınınınhayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırıgerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapiscezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadınakarşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülükedeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadarhapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koymasısuretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturduklarıkorkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yılakadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veyamalvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayıceza verilir.”
II. İLK İNCELEME
A. E.2022/117Sayılı Başvuru Yönünden
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü (İçtüzük) hükümleriuyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM,Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ,Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve KenanYAŞAR’ın katılımlarıyla 28/9/2022 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B. E.2022/119Sayılı Başvuru Yönünden
2. Anılan İçtüzük hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, RıdvanGÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, SelahaddinMENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla 28/9/2022tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
C. E.2022/153 Sayılı Başvuru Yönünden
3. İçtüzük hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan TahsinGÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ,Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, BasriBAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 13/12/2022tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
Ç. E.2023/2 Sayılı Başvuru Yönünden
4. İçtüzük hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan TahsinGÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ,Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, BasriBAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 5/1/2023tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. BİRLEŞTİRME KARARLARI
A. E.2022/119Sayılı Başvuru Yönünden
5. 26/9/2004 tarihlive 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin (1) numaralı fıkrasına12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle eklenen ikinci cümleniniptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkinE.2022/119 sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2022/117sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esas incelemeninE.2022/117 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine 28/9/2022 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
B. E.2022/153Sayılı Başvuru Yönünden
6. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun86. maddesine 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen(2) numaralı fıkraya 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun’un 3. maddesiyleeklenen ikinci cümlenin iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itirazbaşvurusuna ilişkin E.2022/153 sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibatnedeniyle E.2022/117 sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına,esas incelemenin E.2022/117 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine 13/12/2022tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
C. E.2023/2Sayılı Başvuru Yönünden
7. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun86. maddesine 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen(2) numaralı fıkraya 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun’un 3. maddesiyleeklenen ikinci cümlenin iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itirazbaşvurusuna ilişkin E.2023/2 sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibatnedeniyle E.2022/117 sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına,esas incelemenin E.2022/117 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine 5/1/2023tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
IV. ESASIN İNCELENMESİ
8. Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Ahmet Hakan SOYTÜRK tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
9. Kasten yaralamasuçu 5237 sayılı Kanun’un 86. maddesinin (1) numaralı fıkrasında düzenlenmişolup bu suçun failinin bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılacağı öngörülmüştür. Anılan maddenin (2) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesine göre kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basitbir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurunşikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasınahükmolunacaktır. Söz konusu fıkranın itiraz konusu ikinci cümlesinde ise suçunkadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın altsınırının altı aydan az olamayacağı hüküm altına alınmıştır.
10. Anılan Kanun’un tehdit suçunun düzenlendiği 106.maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde ise bir başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelikbir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişinin altı aydan ikiyıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağı öngörülmüştür. Söz konusu fıkranınitiraz konusu ikinci cümlesine göre isesuçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanınalt sınırı dokuz aydan az olamaz.
11. Bu itibarla itiraz konusu kurallarla mağduruncinsiyetinin kadın olmasının kasten yaralama ve tehdit suçlarında suçuetkileyen bir hâl olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Anılan suçlarda mağdurunkadın olması suçun hukuki niteliğini değiştirmemekte ancak suçun daha ağırcezalandırılmasına neden olmaktadır.
B. İtirazların Gerekçeleri
12. Başvurukararlarında özetle; itiraza konu kurallarla yalnızca mağdurun cinsiyetigözetilerek cezaların alt sınırlarının farklı düzenlenmesinin kanun önündeeşitlik ilkesini ihlal ettiği belirtilmek suretiyle kuralların Anayasa’nın “Başlangıç” kısmı ile 2., 5. ve 10.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
13. Anayasa’nın10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefîinanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önündeeşittir./Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğinyaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlikilkesine aykırı olarak yorumlanamaz./Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp vevazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacaktedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz./ Hiçbir kişiye, aileye, zümreyeveya sınıfa imtiyaz tanınamaz./Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar.” denilmek suretiyle kanun önünde eşitlik ilkesine yerverilmiştir.
14.Anayasa’nın anılan maddesinde belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksaldurumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksaleşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerinkanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, kişiler arasındaayrım yapılmasını ve kişilere ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle,aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanunkarşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesinher yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındakiözellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları veuygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksaldurumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesizedelenmez (AYM, E.2020/95,K.2022/3, 26/1/2022, § 25).
15.Eşitlik ilkesi yönünden yapılacak anayasallık denetiminde öncelikle Anayasa’nınsöz konusu maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişilerefarklı muamele yapılıp yapılmadığı tespit edilmeli, bu bağlamda aynı ya dabenzer durumdaki kişiler arasında farklılık gözetilip gözetilmediğibelirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemenin ardından ise farklı muameleninnesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve ölçülü olup olmadığıhususları irdelenmelidir. Ölçülülük ilkesi, amaç ve araç arasında hakkaniyeteuygun bir dengenin bulunması gereğini ifade eder. Diğer bir ifadeyle bu ilke,farklı muamelenin öngörülen objektif amaç ile orantılı olmasınıgerektirmektedir (AYM, E.2016/205, K.2019/63, 24/7/2019, § 65; E.2021/1,K.2021/32, 29/4/2021, §32).
16.Kurallarla kasten yaralama ve tehdit suçları bakımından mağdurun kadın olmasıcezayı ağırlaştıran bir neden olarak düzenlenmiştir. Bu itibarla söz konususuçların mağdurlarının kadın olması hâlinde bu suçların faillerinin daha fazlaceza almasının öngörülmesi suretiyle cezaların mağdura göre farklı uygulandığıgörülmektedir.
17. Kastenyaralama ve tehdit suçlarının mağduru olan kadınlar ile aynı suçların mağduruolan erkeklerin durumları benzer olup karşılaştırılmaya müsait olduğu açıktır.Eşitlik ilkesinin gereği olarak karşılaştırılmaya müsait olan benzer durumdakikişilerin bir kısmı lehine getirilen farklı düzenlemenin bir ayrıcalıkniteliğinde olmaması için nesnel ve makul bir temele dayanması ve ölçülü olmasıgerekir.
18.Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alına kişinin dokunulmazlığı hakkı,kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi bakımındandevlete pozitif yükümlülükler yüklemektedir. Bu bağlamda herkesin hayatını,beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak amacıyla devletin birtakımtedbirler alması gerekir. Kurallarla temel cezaların alt sınırlarının dahayüksek belirlenmesiyle kadınların kasten yaralama suçu yönünden vücutdokunulmazlığının, tehdit suçu yönünden ise karar verme ve hareket etmeözgürlüğünün özellikle korunmasının ve bu mağdurlar yönünden caydırıcılığınsağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
19. Benzer durumda olanlara farklı muamele yapılmasının nesnel ve makulbir nedeninin bulunup bulunmadığının veya farklı muamele öngörülebilmesininhangi dereceye kadar mümkün olacağının değerlendirilmesinde kanun koyucununbelirli ölçüde takdir yetkisi bulunmaktadır (Nuriye Arpa, B. No:2018/18505, 16/6/2021, § 59). Ayrıca ceza siyaseti söz konusu olduğunda kanunkoyucunun takdir yetkisi daha geniştir. Kanun koyucunun ülkemizde yaygın hâlegeldiğini değerlendirdiği kadına karşı şiddet sorununun çözülmesi amacıylaitiraz konusu kuralları ihdas ettiği, bu bağlamda kadının erkeğe kıyasla kasten yaralama ve tehdit suçlarıyönünden daha kırılgan olmasından hareket ettiği anlaşılmıştır. Başka birifadeyle kadına karşı şiddet kavramı teknik ve dar anlamdakullanılmamıştır. Kurallarla, salt kadının toplumsal cinsiyet algısı nedeniyleuğradığı değil, saiki ne olursa olsun kadına yönelik her türlü şiddet önlenmekistenmiştir. Anayasa’nın 17. maddesiyle devlete yüklenen pozitifyükümlülüklerin ifası amacıyla kanun koyucunun kadına karşı şiddet ve tehditsuçlarında cezanın altı sınırının artırılmasına dair düzenleme yapmasında devletin toplumsal ihtiyaçları karşılamak için farklımuamelede bulunma konusunda sahip olduğu takdir yetkisinin sınırlarının aşılmadığıdeğerlendirilmiştir. Bu itibarla itiraz konusu kuralların nesnel vemakul bir temele dayandığı kanaatine varılmıştır.
20. Nesnel ve makultemele dayanan bu farklılığın ölçülü olup olmadığının da incelenmesi gerekir.Kasten yaralama suçunda cezanın alt sınırının dört ay yerine altı ay, tehditsuçunda ise altı yerine dokuz ay olarak öngörülmesinin ölçüsüz bir yönünün debulunmadığı anlaşıldığından kuralların kanun önünde eşitlik ilkesini ihlaletmediği sonucuna varılmıştır.
21. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 10. maddesineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
KurallarınAnayasa’nın 2. ve 5. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bubağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 10. maddesi yönünden yapılandeğerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. ve 5.maddeleri yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
KurallarınAnayasa’nın “Başlangıç” kısmı ile ilgisi görülmemiştir.
V.HÜKÜM
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun;
A. 86. maddesine31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen (2) numaralıfıkraya 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle eklenen ikincicümlenin,
B. 106. maddesinin(1) numaralı fıkrasına 7406 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle eklenen ikincicümlenin,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına veitirazın REDDİNE 5/1/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE