ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2022/154
Karar Sayısı: 2024/33
Karar Tarihi: 1/2/2024
R.G.Tarih-Sayı: 14/3/2024-32489
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
İTİRAZIN KONUSU:20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 40. maddesinin yedincifıkrasının Anayasa’nın 50. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline kararverilmesi talebidir.
OLAY: İşsözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükmü
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 40. maddesişöyledir:
“Yıllık ücretli izin:
Madde 40 – Aynı işveren emrinde veya aynı gemide birtakvim yılı içinde bir veya birkaç hizmet aktine dayanarak en az altı ayçalışmış olan gemiadamı, yıllık ücretli izine hak kazanır.
İzin süresi, altı aydan bir yıla kadar hizmeti olangemiadamları için 15 günden ve bir yıl ve daha fazla hizmeti olanlar için yıldabir aydan az olamaz.
İzin işverenin uygun göreceği bir zamanda kullanılır. Buhaktan feragat edilemez.
Bir aylık izin, tarafların rızasiyle aynı yıl içindekullanılmak suretiyle ikiye bölünebilir.
Gemiadamı, yıllık ücretli iznini yabancı bir memleketlimanında veya hizmet aktinin yapılmış bulunduğu mahalden gayri bir yerdekullanmaya zorlanamaz.
Gemiadamı, dilerse, işveren veya işveren vekilindenücretli izne ilişkin olarak 7 güne kadar ücretsiz yol izni de istiyebilir.
Gemiadamının hakettiği yıllık ücretli izni kullanmadanhizmet akti 14 üncü maddenin II, III ve IV üncübentlerine göre bozulursa, işveren veya işveren vekili izin süresine aitücreti, gemiadamına ödemek zorundadır.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
Kanun’un 14. maddesi şöyledir:
“Önelsiz fesih ve infisah:
Madde 14 – Süresi belirli olan veya olmıyan yahut dasefer üzerine yapılan hizmet akti:
I - İşveren veya işveren vekili tarafından:
a) Gemiadamının herhangi bir limanda geminin hareketindenönce gemiye dönerek hizmete girmemesi veya gemiye hiç dönmemesi,
b) Gemiadamının gemide hizmet görmesinin tutukluluk,hapis veya gemide çalışmaktan menolunması gibi sebeplerle imkansızbir hal alması,
c) Gemiadamının işveren veya işveren vekiline karşı, kanuna,hizmet akitlerine sair iş ve çalışma şartlarına aykırı hareket etmesi,
ç) Gemiadamının işveren veya işveren vekiline karşıdenizcilik kural ve teamüllerine veya ahlak ve adaba aykırı hareket etmesi,
II - Gemiadamı tarafından:
a) Ücretin kanun hükümleri veya hizmet akti gereğinceödenmemesi,
b) İşveren veya işveren vekilinin gemiadamına karşı,kanuna, hizmet akitlerine veya sair iş şartlarına aykırı hareket etmesi,
c) İşveren veya işveren vekilinin gemiadamına karşıdenizcilik kural ve teamüllerine veya ahlak ve adaba aykırı hareket etmesi,
III - İşveren, işveren vekili veya gemiadamı tarafından:
a) Geminin herhangi bir sebeple 30 günden fazla bir süreseferden kaldırılması,
b) Gemiadamının herhangi bir sebeple sürekli olarakgemide çalışmasına engel bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi,
Hallerinde feshedilebilir.
IV - Geminin kayba uğraması, terk edilmesi veya harp ganimetiilan edilmesi veyahut Türk Bayrağından ayrılması hallerinde ise hizmet aktikendiliğinden bozulur.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU,Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’ninkatılımlarıyla 13/12/2022 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASINİNCELENMESİ
2.Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Onur MERCAN tarafından hazırlanan işinesasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri,dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. 854 sayılı Kanun’un1. maddesinde anılan Kanun’un denizlerde, göllerde ve akarsularda Türkbayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmetsözleşmesiyle çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkındauygulanacağı, ikinci fıkrasında aynı işverene ait gemilerin grostonilatolarıtoplamının yüz veya daha fazla olması ya da işverenin çalıştırdığı gemi adamısayısının beş veya daha fazla olması hâlinde birinci fıkranın uygulanacağı,üçüncü fıkrasında ise Kanun’un uygulanmasında; sandal, mavna, şat, salapuryagibi olanların da gemi sayılacağı hükme bağlanmıştır.
4. Kanun’un 2.maddesinin birinci fıkrasında Kanun’un uygulanmasında; gemi sahibine veyakendisine ait olmayan bir gemiyi kendi adına ve hesabına işleten kimseye işveren,bir hizmet sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, zabit ve tayfalarladiğer kimselere gemi adamı, gemiyi sevk ve idare eden kimseye veyazorunlu sebeplerle görevi başında bulunmaması hâlinde ona vekâlet eden kimseye kaptan,kaptan veya işveren adına ve hesabına hareket etmeye yetkili olan kimseye ise işverenvekili denileceği belirtilmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında iseişveren vekilinin bu sıfatla gemi adamlarına karşı muamele ve taahhütlerindendoğrudan doğruya işverenin sorumlu olduğu ifade edilmiştir.
5. 5. maddede hizmetsözleşmesinin işveren veya işveren vekili ile gemi adamı arasında yazılı olarakiki nüsha yapılacağı ve taraflardan her birine birer nüshanın verileceğiöngörülmüştür.
6. 14. maddenin birincifıkrasının (I) numaralı bendinde süresi belirli olan veya olmayan ya da seferüzerine yapılan hizmet sözleşmesinin gemi adamının herhangi bir limanda gemininhareketinden önce gemiye dönerek hizmete girmemesi veya gemiye hiç dönmemesi,gemide hizmet görmesinin tutukluluk, hapis veya gemide çalışmaktan men olunmasıgibi sebeplerle imkânsız hâle gelmesi, işveren veya işveren vekiline karşıkanuna, hizmet sözleşmelerine ve diğer iş ile çalışma şartlarına, denizcilikkural ve teamüllerine ya da ahlak ve adaba aykırı hareket etmesi hâllerindeişveren veya işveren vekili tarafından feshedilebileceği hükme bağlanmıştır.
7. Anılan fıkranın (II)numaralı bendinde söz konusu sözleşmenin ücretin kanun hükümleri veya hizmetsözleşmesi gereğince ödenmemesi, işveren veya işveren vekilinin gemi adamınakarşı kanuna, hizmet sözleşmesine veya diğer iş şartlarına, denizcilik kural veteamüllerine veya ahlak ve adaba aykırı hareket etmesi hâllerinde gemi adamıtarafından; (III) numaralı bendinde ise sözleşmenin geminin herhangi birsebeple otuz günden fazla bir süre seferden kaldırılması, gemi adamınınherhangi bir sebeple sürekli olarak gemide çalışmasına engel bir hastalığayakalanması veya engelli duruma gelmesi hâllerinde işveren, işveren vekili veyagemi adamı tarafından feshedilebileceği belirtilmiştir.
8. (IV) numaralı bentteise geminin kayba uğraması, terk edilmesi veya harp ganimeti ilan edilmesi yada Türk bayrağından ayrılması durumlarında hizmet sözleşmesinin kendiliğindensona ereceği öngörülmüştür.
9. 40. maddenin bir ilaaltıncı fıkralarında aynı işveren emrinde veya aynı gemide bir takvim yılıiçinde bir ya da birkaç hizmet sözleşmesine dayanarak en az altı ay çalışmışolan gemi adamının yıllık ücretli izine hak kazanacağı, izin süresinin altı aydanbir yıla kadar hizmeti olan gemi adamları için on beş günden, bir yıl ve dahafazla hizmeti olanlar için ise yılda bir aydan az olamayacağı, iznin işvereninuygun göreceği bir zamanda kullanılacağı, izin hakkından feragat edilemeyeceği,bir aylık iznin tarafların rızasıyla aynı yıl içinde kullanılmak suretiyleikiye bölünebileceği, gemi adamının ücretli yıllık iznini yabancı bir memleketlimanında veya hizmet sözleşmesinin yapıldığı yerin haricinde bir yerdekullanmaya zorlanamayacağı ve işveren veya işveren vekilinden ücretli yıllıkizne ilişkin olarak yedi güne kadar ücretsiz yol izni de isteyebileceği ifadeedilmiştir.
10. Anılan maddeninitiraz konusu yedinci fıkrasında gemi adamının hak ettiği ücretli yıllık iznikullanmadan önce hizmet sözleşmesinin 14. maddenin birinci fıkrasının (II),(III) ve (IV) numaralı bentlerine göre feshedilmesi durumunda işveren veyaişveren vekilinin izin süresine ait ücreti gemi adamına ödemek zorundaoldukları hükme bağlanmıştır.
11. Bu itibarla itirazkonusu kural uyarınca gemi adamının hak ettiği ücretli yıllık izni kullanmadanönce hizmet sözleşmesinin 14. maddenin birinci fıkrasının (I) numaralı bendinegöre feshedilmesi hâlinde işveren veya işveren vekilinden izin süresine aitücretin tahsil edilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle kurala göre hizmetsözleşmesinin (I) numaralı bent uyarınca sona ermesi durumunda hak edilen ancakkullanılmayan yıllık izne ilişkin ücret talep edilemeyecektir.
B. İtirazınGerekçesi
12. Başvuru kararındaözetle; ücretli yıllık iznin kullanılmaması durumunda sözleşmenin sonaermesinin ardından kullanılmayan izne ilişkin ücretin talep edilmesinin genelolarak mümkün olduğu, bu nedenle yıllık iznin kullanılmamış olmasının dinlenmehakkına ilişkin anayasal güvenceyi ortadan kaldırmayacağı, buna karşınkullanılmayan yıllık izne karşılık gelen ücretin itiraz konusu kural uyarıncabazı hâllerde ödenmemesinin dinlenme hakkıyla bağdaşmadığı belirtilerek kuralınAnayasa’nın 50. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
13. Anayasa’nın 50. maddesinin üçüncü fıkrasında “Dinlenmek,çalışanların hakkıdır.” denilmek suretiyle çalışanların belirli sürelerledinlenme hakkı anayasal güvence altına alınmıştır. Anılan maddeye ilişkinDanışma Meclisinin kabul ettiği metnin gerekçesinde dinlenme hakkınıntanınmasının çalışanın bedenen korunması ve dinlenme sonrası verimli çalışmasıbakımından gerekli olduğu belirtilmiştir.
14. Öte yandan maddenin dördüncü fıkrasında “Ücretlihafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunladüzenlenir.” denilmiştir. Danışma Meclisinin kabul ettiği metnin söz konusufıkraya ilişkin gerekçesinde ise bu hükümle kanun koyucunun tatiller ve ücretliyıllık izin hakları bakımından düzenleme yapabilmesine imkân tanındığı ifadeedilmiştir. Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonunun değişiklik gerekçesindede ücretli tatillerin hafta ile bayram tatillerini kapsadığını ve ücretliyıllık izin hakkının da bulunduğunu açıklığa kavuşturacak bir düzenlemeninöngörüldüğü belirtilmiştir.
15. Bu itibarla çalışanlara ücretli yıllık izin imkânıtanınmasının dinlenme hakkı kapsamında anayasal güvence altına alındığıanlaşılmaktadır. Anılan fıkra uyarınca ücretli yıllık izin hakkına ilişkinşartların düzenlenmesi konusunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır.Bununla birlikte kanun koyucunun bu konuda yapacağı düzenlemelerin dinlenmehakkına ilişkin devletin pozitif yükümlülükleriyle çelişmemesi gerekir.
16. Kuraldagemi adamının hak ettiği ücretli yıllık izni kullanmadan önce hizmet sözleşmesinin854 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının (I) numaralı bendine görefeshedilmesi hâlinde kullanmadığı yıllık izne ilişkin ücreti talep edemeyeceğiöngörülmüştür.
17. Farklı kanunlara tabi olarak çalışan işçilerintamamına belirli sürelerle ücretli yıllık izin verilmesi dinlenme hakkının birgereğidir. İşçinin ücretli yıllık izin imkânından yararlanmasını sağlamak iseişverenin yükümlülükleri kapsamındadır. Bu bağlamda 11/1/2011 tarihli ve 6098sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 425. maddesinin ikinci fıkrasında işçinin hizmetilişkisi devam ettiği sürece işverenden alacağı para ve başka menfaatlerkarşılığında ücretli yıllık izin hakkından feragat edemeyeceği hükmebağlanmıştır. Yine 854 sayılı Kanun’un 40. maddesinin üçüncü fıkrasının ikincicümlesinde de ücretli yıllık izin hakkından feragat edilemeyeceğibelirtilmiştir.
18. Öte yandan ilke olarak anılan iznin kullanılacağıtarih işçinin talebi de dikkate alınmak suretiyle işveren tarafındanbelirlenmektedir. Nitekim 6098 sayılı Kanun’un 424. maddesinin ikincifıkrasında işverenin ücretli yıllık izin tarihlerini işyerinin veya evdüzeninin menfaatleriyle bağdaştığı ölçüde işçinin isteklerini gözönündebulundurmak suretiyle belirleyeceği hükme bağlanmıştır. 854 sayılı Kanun’un 40.maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde de ücretli yıllık izninişverenin uygun göreceği bir zamanda kullanılacağı öngörülmüştür.
19. Ücretli yıllık iznin kullanılacağı zamanın işçitarafından serbestçe belirlenebilmesi ilke olarak mümkün olmadığından bu izninkullanılmasından önce hizmet sözleşmesinin sona ermesi durumunda uygulanmaküzere dinlenme hakkı bağlamında telafi edici yöntemlerin öngörülmesi devletinpozitif yükümlülükleri kapsamındadır. Başka bir ifadeyle dinlenme hakkıkapsamında anayasal güvence altında bulunan ücretli yıllık izin imkânındanyararlanmadan sözleşmeleri sona eren işçiler bakımından telafi edici hükümlerinöngörülmesi gerekmektedir.
20. Bu bağlamda 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanunu’nun 59. maddesinin birinci fıkrasında işçi ile işveren arasındakisözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde işçinin hak kazanıp dakullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretinin sözleşmenin sona erdiğitarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği, bu ücreteilişkin zamanaşımının sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren başlayacağıhükme bağlanmıştır. Buna göre anılan Kanun kapsamındaki işçileresözleşmelerinin hangi nedenle sona erdiğine bakılmaksızın hak kazanıp dakullanmadıkları yıllık izin süresine ait ücreti sözleşmenin sona erdiğitarihteki ücret üzerinden talep etme imkânı tanınmıştır.
21. Öte yandan 6098 sayılı Kanun’un 425. maddesininüçüncü fıkrasında da sözleşmesi herhangi bir sebeple sona eren işçinin hakkazanıp da kullanamadığı yıllık izin sürelerine ait ücretinin sözleşmenin sonaerdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği, buücrete ilişkin zamanaşımının sözleşmenin sona erdiği tarihte işlemeyebaşlayacağı öngörülmüştür. Anılan Kanun’un gerekçesinde Kanun’da yer alan hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerin 4857 sayılıKanun’a tabi olmayan işçileri kapsadığı, bu işçiler ile 6098 sayılı Kanunkapsamına giren işçiler arasında çok büyük bir farklılığın yaratılmamayaçalışıldığı belirtilmiştir. Söz konusu fıkranın gerekçesinde ise fıkranın 4857 sayılı Kanun’un 59. maddesininbirinci fıkrasından aynen alındığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla 6098sayılı Kanun hükümlerine tabi olan işçilerin de sözleşmeleri hangi nedenle sonaermiş olursa olsun hak kazanıp da kullanmadıkları yıllık izin sürelerine aitücreti sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden tahsil etmelerimümkündür.
22. Aynı şekilde 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı BasınMesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin TanzimiHakkında Kanun’un 6. maddesinin altıncı fıkrasında yıllık iznini kullanmadanönce işine son verilen gazeteciye izin süresine ait ücretin peşin olaraködeneceği hükme bağlanmıştır.
23. Anılan düzenlemelerin işçinin ücretli yıllık izinimkânından yararlanmasından önce hizmet sözleşmesinin sona ermesi durumundadinlenme hakkı bağlamındaki anayasal güvencenin işlevini kaybetmemesi içinöngörülmüş telafi edici yöntemler niteliğinde olduğu açıktır. Başka bir deyişlesöz konusu düzenlemelerde hizmet sözleşmesi hangi nedenle sona ererse ersinkullanmadığı yıllık izne ilişkin ücretin işçiye ödenmesi suretiyle dinlenmehakkı bağlamındaki anayasal güvencenin hayata geçirilmesi hedeflenmiştir.
24. 6098, 4857 ve 5953 sayılı Kanun’larda kullanılmayanyıllık izne ilişkin ücretin işçiye ödenmesi bakımından sözleşmenin sona ermenedenine bağlı bir şart öngörülmediği hâlde kuralla gemi adamlarınınsözleşmelerinin 854 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının (I)numaralı bendine göre feshedilmesi durumunda hak edip kullanmadıkları yıllık izneilişkin ücreti talep edemeyecekleri hükme bağlanmıştır.
25. Buna göre gemi adamının, hizmet sözleşmesinin ücretliyıllık iznin kullanılmasından önce anılan bende göre feshedilmesi durumundadinlenme hakkına yönelik herhangi bir telafi edici imkândan yararlanabilmesimümkün değildir. Başka bir ifadeyle gemi adamının sözleşmesinin bende göre sonaermesi durumunda ücretli yıllık izne ilişkin anayasal güvencenin işlevinikaybetmesini engelleyebilecek alternatif bir yöntem bulunmamaktadır.
26. Gemi adamının herhangi bir limanda gemininhareketinden önce gemiye dönerek hizmete girmemesi veya gemiye hiç dönmemesi,gemide hizmet görmesinin tutukluluk, hapis veya gemide çalışmaktan men olunmasıgibi sebeplerle imkânsız bir hâl alması, işveren veya işveren vekiline karşıkanuna, hizmet sözleşmelerine ve diğer iş ile çalışma şartlarına veyadenizcilik kural ve teamüllerine ya da ahlak ve adaba aykırı hareket etmesidurumlarında işveren veya işveren vekili tarafından sözleşmesininfeshedilebileceğini öngörmek kanun koyucunun takdirindedir.
27. Bununla birlikte gemi adamının sözleşmesinin anılansebeplere bağlı olarak feshedilmesi durumunda kullanmadığı yıllık izne ilişkinücreti talep edememesi dinlenme hakkı kapsamında bulunan ücretli yıllık izinhakkının işlevini tamamen yitirmesine neden olabilecek niteliktedir. İşçininücretli yıllık izin kullanmasını sağlamanın işverenin yükümlülükleri kapsamındabulunduğu, ayrıca bu izinin kullanılacağı zamanın yasal sınırlar içinde ilkeolarak işveren tarafından belirlendiği dikkate alındığında izninkullanılmasından önce sözleşmenin söz konusu sebeplere bağlı olarakfeshedilmesi durumunda uygulanabilecek telafi edici herhangi bir yönteminöngörülmemiş olması dinlenme hakkına ilişkin devletin pozitif yükümlülükleriylebağdaşmamaktadır.
28. Bu itibarla gemi adamlarının sözleşmelerinin 854sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının (I) numaralı bendine görefeshedilmesi durumunda hak edip kullanmadıkları yıllık izne ilişkin ücretitalep etmelerine imkân tanımayan kuralın dinlenme hakkı kapsamında bulunanücretli yıllık izin hakkını ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
29. Açıklanan nedenle kural, Anayasa’nın 50. maddesineaykırıdır. İptali gerekir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
30. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmak suretiyle Anayasa Mahkemesiningerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptalkararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıcakararlaştırabileceği belirtilmektedir.
31. 854 sayılı Kanun’un40. maddesinin yedinci fıkrasının iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksalboşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmününkararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
V. HÜKÜM
20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 40.maddesinin yedinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin(3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDANBAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE 1/2/2024 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE