ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2022/18
Karar Sayısı : 2022/16
Karar Tarihi : 24/2/2022
R.G.Tarih-Sayısı :15/4/2022-31810
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri TemelKanunu’na 2/1/2014 tarihli ve 6514 sayılı Kanun’un 47. maddesiyle eklenen ek12. maddeye 15/4/2020 tarihli ve 7243 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle eklenenikinci fıkranın Anayasa’nın 10. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptalinekarar verilmesi talebidir.
OLAY: Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından açılandavada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı ek 12.maddesi şöyledir:
“Ek Madde 12-(Ek: 2/1/2014-6514/47 md.)
Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelekarşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralamasuçu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncümaddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tutuklama nedeni varsayılan suçlardandır.
(Ek fıkra:15/4/2020-7243/28 md.) Kamu veya özelsağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlıkpersoneline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundayer alan kasten yaralama (madde 86), tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) vegörevi yaptırmamak için direnme (madde 265) suçlarında;
a) İlgilimaddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır.
b) TürkCeza Kanununun 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesihükümleri uygulanmaz.
Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel,bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır.
(Ek fıkra:15/11/2018-7151/21 md.) Sağlık kurum vekuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenensuçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanır ve gerekli işlemleriyapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir. Cumhuriyet savcısı adliişlemleri tekemmül ettirir. Bu suçların soruşturmasında, kolluk tarafındanmüşteki, mağdur veya tanık olan sağlık personelinin ifadeleri işyerlerindealınır. Bu fıkra hükmü, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapanpersonele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlar hakkında dauygulanır.
(Ek fıkra:15/4/2020-7243/28 md.) Şiddetin vuku bulduğusağlık kurum ve kuruluşunda, faile veya yakınına mağdurun verdiği hizmetiverebilecek başka sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeli bulunmasıhalinde hizmet ilgili diğer personel tarafından verilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN,Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ,Yıldız SEFERİNOĞLU, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla24/2/2022 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacakkural, sınırlama ve on yıllık süre sorunları görüşülmüştür.
2. Anayasa'nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40.maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacakbir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırıgörmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasınınciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptalleri için AnayasaMahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış vemahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın dao davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olandavanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallardır.
3. Başvuru kararında 3359 sayılı Kanun’un ek 12.maddesinin ikinci fıkrasının iptali talep edilmiştir. İtiraz konusu kurallakamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ileyardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama,tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında ilgili maddeleregöre tayin edilecek cezaların yarı oranında artırılması ve hapis cezasınınertelenmesi hükümlerinin uygulanmaması öngörülmektedir. Bakılmakta olan davanın konusu ise kamu hastanesindegörevli sağlık personeline karşı işlendiği iddia olunan tehdit ve hakaretsuçlarına ilişkindir. Buitibarla kuralda yer alan “…veya özel…”, “…kasten yaralama (madde 86),…” ve “…ve görevi yaptırmamakiçin direnme (madde 265)…” ibarelerinin bakılmakta olan davada uygulanma imkânıbulunmamaktadır. Açıklanan nedenle anılan ibarelere ilişkin başvurunun reddigerekir.
4. Ayrıca kural, kamu sağlık kurum ve kuruluşlarındagörev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevlerisebebiyle işlenen hakaret ve tehdit suçlarının yanı sıra bakılmakta olan davadauygulanma imkânı olmayan özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlıkpersoneli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenenanılan suçlar ile kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarıbakımından da geçerli, ortak kural niteliğindedir. Bu itibarla kuralın kalankısmının esasına ilişkin incelemenin bakılmakta olan davanın konusu gözetilerek“Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ileyardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı TürkCeza Kanununda yer alan tehdit (madde106), hakaret (madde 125) suçları” yönünden yapılması gerekir.
5. Öte yandan Anayasa’nın “Anayasaya aykırılığın diğermahkemelerde ileri sürülmesi” başlıklı 152. maddesinin dördüncü fıkrasında “AnayasaMahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetedeyayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasayaaykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz” denilmiştir. 6216sayılı Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlığını taşıyan 41.maddesinin (1) numaralı fıkrasında da “Mahkemenin işin esasına girerekverdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yılgeçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusuyapılamaz” hükmüne yer verilmiştir.
6. 3359 sayılı Kanun’un ek 12. maddesinin ikincifıkrasının bentlerini bağlayan hükmünün “…özel…” ibaresi dışında kalankısmının anılan kısımda yer alan “...kasten yaralama (madde 86),...” ve“…hakaret (madde 125)...” ibareleri ile (a) bendinin fıkrada yeralan “...kasten yaralama (madde 86),...” ve “…hakaret (madde 125)...”ibareleri ve (b) bendinin fıkrada yer alan “...kasten yaralama (madde 86), tehdit(madde 106), hakaret (madde 125)...” ibaresi yönünden iptal talebi, AnayasaMahkemesinin 13/10/2021 tarihli ve E.2020/91, K.2021/73 sayılı kararıylaesastan reddedilmiş ve bu karar 10/12/2021 tarihli ve 31685 sayılı ResmîGazete’de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerekreddedilen itiraz başvurusuna konu kural hakkında yeni bir başvurununyapılabilmesi için önceki kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 10/12/2021tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
7. Açıklanan nedenlerle 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılıSağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na 2/1/2014 tarihli ve 6514 sayılı Kanun’un 47.maddesiyle eklenen ek 12. maddeye 15/4/2020 tarihli ve 7243 sayılı Kanun’un 28.maddesiyle eklenen ikinci fıkranın;
A. Bentlerinibağlayan hükmünde yer alan “…veya özel…”, “…kasten yaralama (madde86),…” ve “…ve görevi yaptırmamak için direnme (madde 265)…”ibarelerinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davadauygulanma imkânı bulunmadığından bu ibarelere ilişkin başvurunun Mahkemeninyetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B. 1. “…hakaret(madde 125)...” ibaresi yönünden;
a. Bentlerinibağlayan hükmünün kalan kısmına,
b. (a) bendine,
2. (b) bendine,
yönelik başvurunun Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncüfıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasıgereğince REDDİNE,
C. Kalan kısmınınesasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin “Kamu sağlık kurum vekuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personelinekarşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alantehdit (madde 106) suçu” yönünden yapılmasına,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
8. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜNtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
9. 3359sayılı Kanun’un ek 12. maddesinin ikinci fıkrasında kamu veya özel sağlık kurumve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personelinekarşı görevleri sebebiyle işlenen 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk CezaKanunu’nda yer alan kasten yaralama (madde 86), tehdit (madde 106), hakaret(madde 125) ve görevi yaptırmamak için direnme (madde 265) suçlarında; ilgilimaddelere göre tayin edilecek cezalarda yarı oranında artırım yapılacağı vebunlar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasınınertelenmesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmektedir.
10. Anılan Kanun’un ek 12. maddesinin ikinci fıkrasınınbentlerini bağlayan hükmünün “…veya özel…”, “…kasten yaralama (madde 86),…” ve “…ve görevi yaptırmamakiçin direnme (madde 265)…” ibareleri dışında kalan kısmı ile (a) bendi “Kamusağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlıkpersoneline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundayer alan tehdit (madde 106) suçu” yönünden incelenmiştir.
11. Tehditsuçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 106. maddesinin (1) numaralıfıkrasında; bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veyacinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisletehdit eden kişinin altı aydan iki yıla kadar hapis, malvarlığı itibarıylabüyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisletehdit eden kişinin ise mağdurun şikâyeti üzerine altı aya kadar hapis veyaadli para cezası ile cezalandırılacağı öngörülmüştür.
12. Bukapsamda itiraz konusu kurallar kamu sağlık kuruluşunda görev yapan sağlıkpersoneli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevlerinden dolayı işlenentehdit suçunda verilecek cezada yarı oranında artırım yapılmasını hüküm altınaalınmaktadır.
B.İtirazın Gerekçesi
13. Başvurukararında özetle; ceza mevzuatında tüm kamu görevlilerine görevlerinden dolayıişlenen hakaret, tehdit, kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnmesuçlarının cezalarını artıran ortak düzenlemelerin bulunduğu, bu konudaki tekistisnanın Cumhurbaşkanına hakaret suçuna ilişkin olduğu, itiraz konusukuralların ise sağlık çalışanlarına yönelik anılan suçların cezasını diğer kamugörevlilerine göre daha fazla artırdığı, bu durumun eşitlik ilkesiylebağdaşmadığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın 10. maddesine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
C.Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
14. 6216sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2.maddesi yönünden de incelenmiştir.
15.Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukukauygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, heralanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir.
16. Cezahukukunun toplumun kültürel, sosyal ve ekonomik hayatıyla yakından ilgiliolması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadele amacıyla ceza ve ceza muhakemesialanında sistem tercihinde bulunulması devletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Bubağlamda ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bakımından kanun koyucu -Anayasa’yabağlı kalmak koşuluyla- soruşturma ve yargılamaya ilişkin olarak hangiyöntemlerin uygulanacağı, toplumda belirli eylemlerin suç sayılıp sayılmayacağı,suç sayıldığı takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki ceza yaptırımlarıylakarşılanmaları gerektiği, hangi hâl ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya dahafifletici öge olarak kabul edileceği, hangi cezaların seçenek yaptırımlaraçevrilebileceği veya ertelenebileceği ve hangi suçların hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kapsamında kalacağı gibi konularda takdir yetkisine sahiptir.
17. Kanunkoyucu, anılan takdir yetkisi kapsamındaki düzenlemeleri yaparken hukuk devletiilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle de bağlıdır. Bu ilke ise elverişlilik,gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkedenoluşmaktadır. Elverişlilik getirilen kuralın ulaşılmak istenen amaç içinelverişli olmasını, gereklilik getirilen kuralın ulaşılmak istenen amaçbakımından gerekli olmasını, orantılılık ise getirilen kural ileulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Birkuralda öngörülen düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç arasında da ölçülülükilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.
18. İtirazkonusu kuralların öngördüğü müeyyide artırımı sağlık personelinin haklarınınkorunması ile kamu düzeninin korunmasını sağlamak amacıyla getirilmiştir.Anayasa’nın 56. maddesinde korunan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı,çevrenin korunması ve geliştirilmesi bakımından devlete pozitif yükümlülükleryüklemektedir. Bu bağlamda devlet herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığıiçinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimiartırarak, iş birliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek eldenplanlayıp hizmet vermesini düzenlemekle de görevlidir. Sağlık çalışanlarınınhedef alındığı suçların yaygınlaşması sağlık hizmetinin verimli şekildeverilememesine de neden olacağından kuralların kamu yararı amacıylaöngörüldüğünde kuşku bulunmamaktadır.
19. Kanunkoyucunun itiraz konusu kurallarla sağlık personeline yönelen tehditfiillerinin diğer kamu görevlilerine oranla daha fazla cezalandırılmasınıöngörmekle sağlık personeline karşı tehdit suçlarının işlenmesinin önlenmesiniamaçladığı, bir başka ifadeyle bu suçlar yönünden caydırıcılığı sağlamakistediği anlaşılmaktadır. Buna göre itiraz konusu kurallarla getirilen dahaağır cezalandırmanın belirtilen amacın gerçekleşmesinde elverişsiz ve gereksiz biraraç olduğu söylenemez (AYM, E.2020/91, K.2021/73, 13/10/2021, §§ 30, 31).
20. Kurallar uyarıncakamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen tehdit suçu bu suçun dahafazla cezayı gerektiren nitelikli hâlini oluşturmaktadır. İtiraz konusu kurallarsağlık çalışanlarına karşı işlenen tehdit suçlarında 5237 sayılı Kanunhükümlerine göre belirlenecek olan sonuç ceza üzerinden yarı oranında birartırım öngörmektedir. Kurallar özel ya da kamu sağlık çalışanları arasında birayrım yapmadan tamamını kapsamaktadır. Kuralların yer aldığı maddenin üçüncüfıkrasında ise özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelingörevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamugörevlisi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte hem suçun temelşekli hem de nitelikli hâlleri için 5237 sayılı Kanun’da belirli aralıklardacezanın türü ve miktarı düzenlenmiştir. Suç için öngörülen yaptırımın niteliğive ağırlığı ile kanun koyucunun Anayasa’ya bağlı kalmak şartıyla ceza siyasetininbir parçası olarak takdir yetkisi kapsamında öngördüğü kurallarla ulaşmakistediği amaç birlikte gözetildiğinde kurallardaki ceza artırımının orantılıolmadığı söylenemez (AYM, E.2020/91, K.2021/73, 13/10/2021, § 32).
21. Anayasa’nın10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefîinanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önündeeşittir./ Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğinyaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlikilkesine aykırı olarak yorumlanamaz./ Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp vevazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacaktedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz./ Hiçbir kişiye, aileye, zümreyeveya sınıfa imtiyaz tanınamaz./ Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar.” denilmek suretiyle kanun önünde eşitlik ilkesine yerverilmiştir.
22. Anayasa’nınanılan maddesinde belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumlarıaynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitliköngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlarkarşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını veayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle aynı durumda bulunan kimi kişi vetopluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlaliyasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlıtutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya datopluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynıhukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursaAnayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
23. Kamugörevlilerine görevlerinden dolayı işlenen tehdit suçu bağlamında eşitlikilkesi yönünden yapılacak anayasallık denetiminde öncelikle Anayasa’nın 10.maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişilere farklımuamelenin mevcut olup olmadığı belirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemeninardından ise farklı muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığıve ölçülü olup olmadığı hususları irdelenmelidir.
24. Kamugörevlisi olan sağlık çalışanları ile diğer kamu görevlilerinin karşılaştırmayapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda oldukları açıktır. Eşitlikilkesinin gereği olarak karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzerdurumda olanlar arasından bir kısmı lehine getirilen farklı düzenlemenin birayrıcalık tanınması niteliğinde olmaması için nesnel ve makul bir temeledayanması ve ölçülü olması gerekir.
25. İtirazkonusu kurallar diğer kamu görevlilerine karşı işlenen tehdit suçlarındanfarklı olarak sağlık çalışanı olan kamu görevlilerine karşı işlenen tehditsuçlarında yarı oranında bir artırım yapılmasını öngörmektedir. Sağlık hizmetleri niteliği itibarıyla belirli bir düzeniçinde sunulması gereken, kişilerin ve toplumun varlığı ve huzuru yönündenvazgeçilemez, ertelenemez ve ikame edilemez hizmetlerdendir. Kanun koyucununsağlık çalışanlarına karşı işlenen suçlarda son yıllarda artış olduğunudeğerlendirerek itiraz konusu kuralları öngördüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıylakuralların sağlık personeline karşı anılan nitelikteki suçların işlenmesiniönleme amacıyla düzenlendiği açık olup bu amaçla öngörülen farklı muameleninmakul ve nesnel bir temele dayanmadığı söylenemez (AYM, E.2020/91, K.2021/73,13/10/2021, § 41).
26.Kuralların öngördüğü yarı oranındaki ceza artırımının ölçüsüz bir yönünün debulunmadığı anlaşıldığından kuralların Anayasa’nın 10. maddesinde güvencealtına alınan kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal etmediği sonucunavarılmıştır.
27.Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir.İtirazın reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
7/5/1987 tarihli ve3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na 2/1/2014 tarihli ve 6514 sayılıKanun’un 47. maddesiyle eklenen ek 12. maddeye 15/4/2020 tarihli ve 7243 sayılıKanun’un 28. maddesiyle eklenen ikinci fıkranın;
A. Bentlerini bağlayan hükmünün “…veya özel…”,“…kasten yaralama (madde 86),…” ve “…vegörevi yaptırmamak için direnme (madde 265)…” ibareleri dışında kalankısmının,
B. (a) bendinin,
“Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlıkpersoneli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk CezaKanununda yer alan tehdit (madde 106) suçu” yönünden Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazınREDDİNE 24/2/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR