ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2022/22
Karar Sayısı:2022/92
Karar Tarihi:20/7/2022
R.G. Tarih - Sayı:2/8/2022 -31911
İPTAL DAVASINI AÇAN:Türkiye Büyük MilletMeclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 133 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 6/1/2022 tarihli ve 7350 sayılı Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle 24/11/1994 tarihli ve 4046sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’a eklenen geçici 30. maddeninAnayasa’nın 2., 6., 10., 13., 35., 36., 43., 48. ve 138. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesitalebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un 1. maddesiyle 4046 sayılı Kanun’a eklenen geçici30. madde şöyledir:
“Geçici Madde 30 – (Ek:6/1/2022-7350/1 md.)
Bu Kanun hükümleri çerçevesinde Türkiye Denizcilikİşletmeleri Anonim Şirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesiGenel Müdürlüğüne ait bazı limanların işletme hakkı verilmesi/devri yöntemiyleözelleştirilmeleri neticesinde imzalanan kırk dokuz yıldan az süreli sözleşmesüreleri; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç dört ay içindebaşvuruda bulunulması, sözleşmeden doğan tüm mali yükümlülüklerin ek sözleşmeimzalanmadan önce yerine getirilmesi, özelleştirme sözleşmesinden kaynaklıolarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Türkiye Denizcilik İşletmeleri AnonimŞirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğüaleyhine açılmış davalar var ise bu davalardan tüm yargılama giderleriüstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve ek sözleşme düzenlenmesişartıyla, hakkın başlangıç tarihinden itibaren kırk dokuz yıla kadar uzatılır.
Ek sözleşmelerde süre uzatımı, ek sözleşme bedeli veödeme koşulları ile ilgili hususlar dışında özelleştirme sözleşmesinideğiştirecek herhangi bir hükme yer verilemez. Ek sözleşme ile uzatılan süreyatırım sürelerine eklenemez.
Ek sözleşme bedelinin tespitinde Özelleştirme İdaresiBaşkanlığı tarafından bu Kanun hükümleri çerçevesinde 6/12/2012 tarihli ve 6362sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre değerleme yapmaya yetkili en az ikikuruluş danışman olarak görevlendirilir. Özelleştirme sözleşmesi bedeli,işletici/alıcı tarafından yapılan yatırım tutarları, kapasite artışı, özelleştirmesonrasında işletici şirket hisselerinin satışı söz konusu olmuş ise bu bedellerve diğer tüm veriler dikkate alınarak, uluslararası değerleme standartlarınagöre hazırlanmış değerleme raporları ile belirlenen ek sözleşme bedeli, uzatımsüresi ve diğer hususlar Özelleştirme Yüksek Kurulunun onayına sunulur.
Özelleştirme Yüksek Kurulunun onayı halinde, Özelleştirmeİdaresi Başkanlığı tarafından işleticilere/alıcılara ek sözleşme imzalanmaküzere üç ayı geçmemek üzere süre verilir. Talep halinde bir defaya mahsus olmakve ilk verilen süreyi geçmemek üzere ek süre verilebilir.”
II. İLK İNCELEME
1. İçtüzük hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Muammer TOPAL, M. EminKUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, SelahaddinMENTEŞ, Basri BAĞCI ve İrfan FİDAN’ın katılımlarıyla 24/3/2022 tarihindeyapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işinesasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasındakarara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, RaportörHülya ÇOŞTAN ÇETİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, davakonusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Genel Açıklama
3. 4046 sayılı Kanun’da bu Kanun kapsamındakikuruluşların, ekonomide verimliliği artırma ve kamu giderlerinde azalma sağlamaveya Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmeamaçlarıyla özelleştirilmelerine ilişkin esaslar düzenlenmiştir.
4. Anılan Kanun’un 1. maddesinin son fıkrasında genel vekatma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların mal vehizmet üretim birimleri ve varlıklarının (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavikurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) işletmehaklarının verilmesi ve kiralanması ile kamu iktisadi teşebbüsleri arasında yeralan ve 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri HakkındaKanun Hükmünde Kararname’de tanımlanmış bulanan kamu iktisadi kuruluşlarının vebunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarınınmülkiyetin devri dışında kalan yöntemler ile özelleştirilmelerinin bu Kanunkapsamında olduğu belirtilmiştir.
5. Kanun’un 3. maddesinde Özelleştirme Yüksek Kurulunun(ÖYK) görevleri düzenlenmiş olup bu çerçevede; Kanun kapsamındaki kuruluşlarınözelleştirme kapsamına ve akabinde özelleştirme programına alınması ya daözelleştirme kapsamından çıkarılarak eski statülerine iadesi, özelleştirmeişlemlerinin tamamlanması için süre tespiti, kuruluşların özelleştirmeyöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğinin belirlenmesi ve ihalelersonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihai kararların onaylanması gibi görevve yetkiler ÖYK’ya verilmiştir. 15/7/2018 tarihli ve (4) numaralı BakanlıklaraBağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve KuruluşlarınTeşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (CBK) 352 ilâ 357.maddelerinde ise Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB) kuruluş, teşkilat,görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar hükme bağlanmıştır.
6. Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinegöre özelleştirme programına alınan kuruluşlar; satış, kiralama, işletmehakkının verilmesi, mülkiyetin gayrı ayni hakların tesisi ve gelirortaklığı modeli veya işin gereğine uygun diğer hukuki tasarruflar olarakadlandırılan yöntemlerden birinin veya birkaçının birlikte uygulanmasısuretiyle özelleştirilebilir. Bu yöntemlerden hangisinin uygulanacağına ise ÖYKtarafından karar verilmektedir. Anılan fıkranın (B) bendinde özelleştirmeprogramına alınan kuruluşların değer tespitine ilişkin esaslar belirlenmiş, (C)bendinde ise ihale işlemlerinin ihale komisyonları tarafından yürütüleceğibelirtilmiş olup bu kapsamda ihale oluşumu ile ihale usul ve işlemleridüzenlenmiştir.
7. İhale sonuçlarının ÖYK tarafından onaylanmasınailişkin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra ÖİB, ihale lehinesonuçlanan teklif sahibini özelleştirme sözleşmesi imzalamak üzere davetetmektedir. Bu aşamada taraflar arasında imzalanacak özelleştirme sözleşmesininiçeriği, uygulanan özelleştirme yöntemine göre şekillendirilmektedir. Buna göreözelleştirme sözleşmesi özelleştirme yöntemlerinden hangisi veya hangileriuygulanacaksa buna uygun olarak düzenlenmektedir.
8. Mülkiyetin devrini içermeyen yöntemlerlegerçekleştirilen özelleştirme uygulamalarında özelleştirme sözleşmesi belirlisüre ile sınırlandırılmaktadır. Özelleştirme sözleşmesinde belirlenen busürenin sona ermesi üzerine özelleştirme uygulaması da sona ermekte olupözelleştirilen kuruluş özelleştirmeden önceki hukuki statüsünü yenidenkazanmaktadır. Dolayısıyla bu kuruluşun yeniden özelleştirilebilmesi 4046sayılı Kanun’un anılan süreçlerine tabi olmaktadır.
B. Anlam ve Kapsam
9. 4046 sayılı Kanun’un dava konusu geçici 30. maddesinde233 sayılı KHK uyarınca iktisadi devlet teşekkülü (İDT) statüsünde bulunanTürkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi (TDİAŞ) ve Türkiye CumhuriyetiDevlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne (TCDDİGM) ait bazı limanlarınişletme hakkı verilmesi/devri yöntemiyle özelleştirilmeleri neticesindeimzalanan kırk dokuz yıldan az süreli özelleştirme sözleşmelerinin süresininkırk dokuz yıla kadar uzatılmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
10. Bu kapsamda anılan maddenin birinci fıkrasında kırkdokuz yıldan az süreli sözleşme sürelerinin uzatılabilmesi için gerekli önkoşullar belirlenmiştir. Buna göre sözleşme süresinin uzatılabilmesi içinmaddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 11/1/2022 tarihinden itibaren dört ayiçinde başvuruda bulunulması, sözleşmeden doğan tüm mali yükümlülüklerin eksözleşme imzalanmadan önce yerine getirilmesi, özelleştirme sözleşmesindenkaynaklı olarak ÖİB, TDİAŞ ve TCDDİGM aleyhine açılmış davalar var ise budavalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragatedilmesi ve ek sözleşme düzenlenmesi şartıyla özelleştirme sözleşmesi, hakkınbaşlangıç tarihinden itibaren kırk dokuz yıla kadar uzatılabilecektir.
11. Maddenin ikinci fıkrasında ek sözleşmenin içeriğineilişkin düzenlemeler öngörülmüş olup ek sözleşmede süre uzatımı, ek sözleşmebedeli ve ödeme koşulları ile ilgili hususlar dışında özelleştirme sözleşmesinideğiştirecek herhangi bir hükme yer verilemeyeceği ve ek sözleşme ile uzatılansürenin özelleştirme sözleşmesindeki yatırım sürelerine eklenemeyeceği hükmebağlanmıştır.
12. Maddenin üçüncü fıkrasında sözleşmenin içeriğineilişkin bir unsur olan ek sözleşme bedelinin ne şekilde tespit edileceğibelirlenmiştir. Buna göre ek sözleşme bedelinin tespiti için 4046 sayılı Kanunhükümleri çerçevesinde 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye PiyasasıKanunu’na göre değerleme yapmaya yetkili en az iki kuruluş danışman olarakgörevlendirilir. İşletici/alıcı tarafından yapılan yatırım tutarları, kapasiteartışı, özelleştirme sonrasında işletici şirket hisselerinin satışı söz konusuolmuş ise bu bedeller ve diğer tüm veriler dikkate alınarak uluslararasıdeğerleme standartlarına göre hazırlanmış değerleme raporları ile belirlenen eksözleşme bedeli, uzatım süresi ve diğer hususlar ÖYK’nın onayına sunulur.
13. Maddenin dördüncü fıkrasında ise ÖYK’nın onayıhâlinde, ÖİB tarafından işleticilere/alıcılara ek sözleşme imzalanmak üzere üçayı geçmemek üzere süre tanınacağı, talep hâlinde bir defaya mahsus olmak veilk verilen üç aylık süreyi geçmemek üzere ek süre verilebileceği hükmebağlanmıştır.
C. İptal Talebinin Gerekçesi
14. Dava dilekçesinde özetle; davakonusu kuralla işletme hakkı verilmesi yoluyla kırk dokuz yıldan daha az süreile özelleştirilen limanlara ilişkin sözleşme sürelerinin ihalesiz olarak kırkdokuz yıla kadar uzatılmasına imkân tanındığı, kesinleşmiş yargı kararıylaiptal edilen sözleşmelerin sürelerinin uzatılması yoluyla bu sözleşmelere yasalgeçerlilik sağlandığı, sözleşme sürelerinin sonunda yeni ihaleler yapılmaksızınsözleşme sürelerinin uzatılmasının devleti zarara uğratacağı, sahil şeritlerindenyararlanmada öncelikle kamu yararının gözetilmesi yükümlülüğünün ihlaledildiği, ihaleler sonucunda imzalanan sözleşmelerin sürelerinin ve şartlarınınihale yapılmaksızın kanun ile değiştirilmesinin sözleşme özgürlüğününkullanılması bakımından eşitsizliğe yol açtığı, sözleşmelerin tarafı olmayankişilerin mevcut sözleşme sürelerinin sonunda ihaleye katılma ve sözleşme yapmaimkânından mahrum bırakıldığı, bu itibarla sözleşmelerin tarafı olan kişilerlehine bir durum yaratıldığı, sözleşmenin uzatılması talebinin ilerisürülebilmesinin mevcut davalardan feragat edilmesi şartına bağlanmasının hakarama özgürlüğünü sınırladığı, mülkiyet hakkı teşkil eden alacak haklarındanferagat edilmesi şartının öngörüldüğü ve uzatılacak sözleşme sürelerinin yasamadönemini aştığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın2., 6., 10., 13., 35., 36., 43., 48. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ç. Anayasa’ya AykırılıkSorunu
a. Maddenin Birinci Fıkrasının İncelenmesi
15. Anayasa’nın 47. maddesinin üçüncü fıkrasında “Devletin,kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetindebulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usullerkanunla gösterilir.” denilmiştir. Anılan maddenin dördüncü fıkrasında da “Devlet, kamu iktisadî teşebbüslerive diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerdenhangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilereyaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir.” hükmüneyer verilmiştir. Anılan hükümler uyarınca kanunla yapılacak düzenlemelerdeAnayasa’nın diğer maddeleri de dikkate alınmalıdır.
16. Anayasa’nın “Çalışma ve sözleşmehürriyeti” başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde “Herkes,dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir” denilmeksuretiyle çalışma ve sözleşme özgürlüğü güvence altına alınmıştır.
17. Sözleşme özgürlüğü devletin,kişilerin istedikleri hukuki sonuçlara ulaşmalarını sağlaması ve bu bağlamdakişilerin belirli hukuki sonuçlara yönelen iradelerini geçerli olarak tanıması,onların iradelerinin yöneldiği hukuki sonuçların doğacağını ilke olarakbenimsemesi ve koruması anlamına gelmektedir. Sözleşme özgürlüğü uyarıncakişiler, hukuksal ilişkilerini özgür iradeleriyle ve sözleşmelerle düzenlemekteserbesttir. Anayasa’nın anılan maddesinde koruma altına alınan sözleşmeözgürlüğü, sözleşme yapma serbestisinin yanı sıra yapılan sözleşmeleredışarıdan müdahale yasağını da içerir (AYM, E.2017/154, K.2019/18, 10/4/2019, §11).
18. Dava konusu kural 4046 sayılı Kanunhükümleri çerçevesinde TDİAŞ ve TCDDİGM’ye ait bazı limanların işletme hakkıverilmesi/devri yöntemiyle özelleştirilmeleri neticesinde imzalanan kırk dokuzyıldan az süreli özelleştirme sözleşmelerinin taraflarına bu sözleşmelerinsürelerini kırk dokuz yıla kadar uzatma imkânı tanımakta ve sözleşme süresininuzatılabilmesi için gerekli ön şartları düzenlemektedir. Bu yönüyle kural,sözleşme süresinin sonunda yeniden özelleştirme sürecine konu olabileceklimanların bu sürecin dışına çıkarılmasına, dolayısıyla katılımcılar arasındarekabeti mümkün kılan ihale süreci uygulanmaksızın dolaylı olaraközelleştirilmelerine imkân tanımaktadır. Bu itibarla kural, sadece hâlihazırdaözelleştirme sözleşmelerinin tarafı olan kişilere ek sözleşme yapma imkânıtanımakla özelleştirme sözleşmelerinin tarafı olmayan kişileri mevcut sözleşmesüreleri sonunda sözleşme yapma imkânından yoksun bırakmak suretiyle sözleşmeözgürlüğünü sınırlamaktadır.
19. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temelhak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgilimaddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin velâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir.Buna göre temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin kanunlayapılması, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olmasıgerekir.
20. Bu kapsamda sözleşme özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanunidüzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izinvermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemelerniteliğinde olması gerekir.
21. Esasen temel hak ve özgürlüklerisınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması Anayasa’nın 2. maddesindegüvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletindekanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarınakarşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu niteliklerhukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarınınöngörülebilir olmasını, kişilerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güvenduyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyiciyöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarakbelirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devletiilkesi ışığında yorumlanmalıdır.
22. Kuralla bazı limanların işletmehakkı verilmesi/devri yöntemiyle özelleştirilmeleri neticesinde imzalanan kırkdokuz yıldan az süreli sözleşmelerin taraflarına, bu sözleşmeleri kırk dokuzyıla kadar uzatma imkânı tanınmış ve bu imkânın kullanılabilmesi için aranan önşartlar açık ve net biçimde düzenlenmiştir. Dolayısıyla kuralın belirli,ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu ve bu yönüyle kanunilik şartınıtaşıdığı anlaşılmaktadır.
23. Öte yandan Anayasa’nın 13. maddesiuyarınca temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamanın Anayasa’da öngörülensınırlama sebebine uygun olması gerekir. Anayasa’nın 48. maddesinde sözleşmeözgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte özelsınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da o hakkın doğasından kaynaklanan bazısınırlarının bulunduğu kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasa'nın başkamaddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevler, özelsınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebilir.
24. Bu bağlamda Anayasa’nın 167.maddesinin birinci fıkrasında “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmetpiyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştiricitedbirleri alır;…” denilmek suretiyle devlete, mal ve hizmet piyasalarınınsağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirler almayükümlülüğü yüklenmiştir. Bu kapsamda liman hizmetlerinin sağlıklı ve düzenliişlemesinin sağlanmasını ve geliştirilmesini konu alan sözleşmelerde, sözleşmeözgürlüğüne yönelik sınırlamaların öngörülmesi mümkündür.
25. Dava konusu kuralın gerekçesinde,4046 sayılı Kanun çerçevesinde özelleştirilen bazı limanların sosyo-ekonomik çerçevede Türkiye’ninekonomisine ve dış ticaretine katkısı dikkate alındığında bu limanlarınherhangi bir zaman kaybı yaşanmadan küresel rekabet güçlerini korumaları içinbugünden yatırımların yapılarak büyütülmeleri amacı doğrultusunda özelleştirmesözleşmelerinin sürelerinin kırk dokuz yıla kadar uzatılmasının hedeflendiğiifade edilmiştir. Bu itibarla kuralın kapsam dâhilindeki limanların rekabetgüçlerinin zaman kaybı yaşanmadan artırılması biçimindeki meşru amaca yönelik olduğu görülmektedir.
26. Anayasa’nın 13. maddesinde güvencealtına alınan ölçülülük ilkesi ise elverişlilik, gereklilikve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişliliköngörülen sınırlamanın ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişliolmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanınzorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ileulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise hakka getirilen sınırlamaile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesigerekliliğini ifade etmektedir.
27. 21. yüzyılda dünya ticaretiningösterdiği gelişmenin ulaştırma ve nakliye hizmetlerine talebi çoğaltaraktaşınan yük miktarında artışa yol açması, uluslararası ticaretteki artışınenerji ve hammadde talebinin karşılanması ve malların farklı pazarlaraulaştırılması ihtiyacını beraberinde getirmesi, deniz yolu taşımacılığının ucuzve güvenli bir taşıma sistemi olması, liman sayısı ve kapasitesinin ülkelerinrekabet gücünü belirleyen önemli bir ölçüt hâline gelmesi sonucuna yolaçmıştır. Liman işletmeciliğinin gerek bölgesel gerek uluslararası ekonomiyekatkısının limanların geliştirilmesini gerekli kıldığı kuşkusuzdur. Bu nedenlekuralın özelleştirilen limanların zaman kaybı yaşanmadan kapasitelerininartırılması ve geliştirilmesi amacına ulaşma bakımından elverişli ve gerekliolmadığı söylenemez.
28. Kural özelleştirme sözleşmelerindekisüreler sonunda, özelleştirme öncesindeki hukuki statülerini tekrar kazanacakolmaları sebebiyle yeniden özelleştirme uygulamalarının konusu olabileceklimanların, özelleştirme sözleşmelerinin sürelerinin uzatılmasını öngörmeksuretiyle mevcut özelleştirme süresi sonrasında da işletme hakkının devamınınsağlanmasına, başka bir ifadeyle dolaylı olarak özelleştirilmelerine imkântanımaktadır. Söz konusu dolaylı özelleştirmeye taraf olabilecekler ise mevcutözelleştirme sözleşmelerinin tarafları ile sınırlandırılmaktadır. İstekli olanbaşkaca kişilerin bu sürece dâhil olamaması ise özelleştirmede hâkim olmasıgereken serbest rekabet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmamakta olup kurala konulimanların gerçek özelleştirme değerlerine ulaşılmasını engelleyebilecekniteliktedir. Nitekim özelleştirme sürelerinin sonunda limanların yenidenözelleştirme uygulamasına konu olması hâlinde 4046 sayılı Kanun’daki şartlarıtaşıyan herkesin rekabet koşulları çerçevesinde özelleştirme sözleşmesine tarafolma imkânı olacakken kuralla bu imkân ortadan kaldırılmaktadır.
29. Bu bağlamda kuralla ulaşılmak istenen meşru amaç ilesözleşme özgürlüğü arasında bulunması gereken makul dengenin gözetilmediğianlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralın orantısız bir sınırlamaya neden olduğu, dolayısıylaanılan özgürlüğe ölçüsüz bir sınırlama getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
30. Anayasa’nın 10. maddesinde “Herkes,dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzerisebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir./Kadınlar ve erkeklereşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamaklayükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarakyorumlanamaz./Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul veyetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırısayılmaz./Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz./Devletorganları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesineuygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilmek suretiyle kanunönünde eşitlik ilkesine yer verilmiştir.
31. Anayasa’nın anılan maddesindebelirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlariçin söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür.Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynıişleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasınıönlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrıkurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önündeeşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişikkuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrıhukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlikilkesi zedelenmez.
32. Sözleşme özgürlüğü bağlamındaeşitlik ilkesi yönünden yapılacak anayasallık denetiminde öncelikle Anayasa’nın10. maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişilere farklımuamelenin mevcut olup olmadığı tespit edilmeli, bu bağlamda aynı ya da benzerdurumdaki kişiler arasında sözleşme özgürlüğüne müdahale bakımından farklılıkgözetilip gözetilmediği belirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemenin ardından isefarklı muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve ölçülü olupolmadığı hususları irdelenmelidir.
33. Kuralla mevcut özelleştirmesözleşmelerinin taraflarına tanınan ek sözleşme yapma imkânının özelleştirmesonucunu doğurduğu dikkate alındığında özelleştirme usulünün uygulanmasıhâlinde sözleşmeye taraf olabilecek kişiler ile özelleştirme sözleşmesinintarafı olmaları sebebiyle ek sözleşme yapma imkânı tanınan kişilerin sözleşmeözgürlüğü bağlamında karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzerdurumda oldukları açıktır. Bu itibarla kuralın özelleştirme usulününuygulanması imkânını ortadan kaldırmak suretiyle benzer durumda olanlararasında farklı muameleye yol açtığı anlaşılmaktadır.
34. Öte yandan özelleştirmesözleşmesinin imzalanması öncesinde sözleşmeye konu ihaleye katılarak teklifverenlerden ihaleyi kaybeden kişiler ile ihaleyi kazanarak özelleştirmesözleşmesine taraf olan kişilerin de sözleşme özgürlüğü bağlamındakarşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda oldukları görülmektedir.Dolayısıyla kuralın mevcut özelleştirme sözleşmesinin taraflarına sözleşmesüresini uzatma imkânını tanımak suretiyle ihaleye katılanlar arasında dafarklı bir muameleye yol açtığı anlaşılmaktadır.
35. Kuralın zaman kaybı yaşanmadanyapılacak yatırımlar ile limanların rekabet güçlerinin korunması yönündekigerekçesi gözetildiğinde farklı muamelenin objektif ve makul bir temeledayanmadığı söylenemez.
36. Kural, ek sözleşme yapma imkânınısadece mevcut özelleştirme sözleşmesi taraflarına tanımak suretiyle öncesindeözelleştirme ihalesini kaybetmiş olanlar ile özelleştirme usulünün uygulanmasıhâlinde ek sözleşmeye taraf olabileceklerin bu sözleşmeye taraf olabilmeleriniengellemektedir. Anayasa’nın167. maddesinin gerekçesinde “Bu madde Devlete üç görevyüklemektedir./Birincisi, özel teşebbüsün rekabet koşulları içinde yararlıyönde gelişmesine yardımcı olacaktır. Rekabet koşullarını sağlamanın tabiîsonucu ise, buna bağlı olan diğer iki görevdir...” denilmek suretiyle özelteşebbüsler arasında rekabet koşullarının sağlanması gerektiği belirtilmiştir.
37. Bu bağlamda mevcut özelleştirmesözleşmesinin tarafları dışında istekli olan başkaca kişilerin ek sözleşmeyetaraf olabilme imkânın engellenmesi özelleştirmede hâkim olması gereken serbestrekabet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmamakta olup kurala konu limanların gerçeközelleştirme değerlerine ulaşılmasını da engelleyebilecek niteliktedir. Ayrıcasözleşmeye konu önceki ihaleyi kaybeden kişilerin sonradan ek sözleşme yapmaimkânı sağlanarak sözleşme süresinin uzatılacağını bilmelerinin söz konusuihalede bulundukları teklifi etkilemeyeceği de söylenemez. Bu itibarla farklımuamelenin ölçüsüz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
38. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 10., 13. ve 48. maddelerineaykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine deaykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususlarınAnayasa’nın 10., 13. ve 48. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmelerkapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıcabir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kural Anayasa’nın 10., 13. ve 48.maddelerine aykırı bulunarak iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 6., 35.,36., 43. ve 138. maddeleri yönünden incelenmemiştir.
b. Maddenin İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Fıkralarınınİncelenmesi
39. Kurallar ek sözleşmede yer alacakhususlara, ek sözleşme bedelinin tespitine ve ek sözleşmenin imzalanabileceğisüreye ilişkin hususları düzenlemektedir.
40. Dava konusu kuralın birincifıkrasının iptali nedeniyle ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının uygulanmaimkânı kalmamıştır. Bu nedenle anılan fıkralar 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43.maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında değerlendirilmiş ve bu fıkralaryönünden Anayasa’ya uygunluk denetiminin yapılmasına gerek görülmemiştir.
IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
41. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralıfıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük MilletMeclisi İçtüzüğü’nün belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veyatümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa bunların da Anayasa Mahkemesinceiptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
42. 4046 sayılı Kanun’un geçici 30.maddesinin birinci fıkrasının iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan anılanmaddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının 6216 sayılı Kanun’un 43.maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptalleri gerekir.
V. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
43. Dava dilekçesinde özetle, dava konusu kuralınuygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceğibelirtilerek yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
6/1/2022 tarihli ve 7350 sayılı Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle 24/11/1994 tarihli ve 4046sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’a eklenen geçici 30. maddeyeyönelik yürürlüğün durdurulması talebinin, koşulları oluşmadığından REDDİNE20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI. HÜKÜM
6/1/2022 tarihli ve 7350 sayılı Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle 24/11/1994 tarihli ve 4046sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’a eklenen geçici 30. maddenin;
A. Birinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B. İkinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının 30/3/2011 tarihli ve 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43.maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALLERİNE,
20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR