ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2022/51
Karar Sayısı: 2022/94
Karar Tarihi: 20/7/2022
R.G.Tarih-Sayısı : 9/8/2022-31918
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Antalya 2. Vergi Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 31/12/1960tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılıKanun’un 3. maddesiyle başlığı ile birlikte değiştirilen 31. maddesinin;
1. Birincifıkrasında yer alan “Çalışma gücünün…” ibaresinin,
2. Üçüncüfıkrasının,
Anayasa’nın 2., 5., 50. ve 73. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: MerkezSağlık Kurulunca engellilik oranının düşürülmesi nedeniyle engellilikindiriminden yararlandırılmama işlemine karşı açılan davada itiraz konusukuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri içinbaşvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A.İptali İstenen Kanun HükümleriKanun’un iptali talep edilenkuralların da yer aldığı 31. maddesi şöyledir:
“Engellilik indirimi:
Madde 31- (Değişik:9/4/2003-4842/3 md.)
Çalışma gücünün asgarî %80’ini kaybetmiş bulunan hizmeterbabı birinci derece (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare.Yürürlük; 03.05.2013) engelli, asgarî % 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabıikinci derece (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük;03.05.2013) engelli, asgarî % 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncüderece (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük;03.05.2013) engelli sayılır ve aşağıda (6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyledeğişen ibare. Yürürlük; 03.05.2013) engellilik dereceleri itibariylebelirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Engellilik indirimi;
- Birinci derece (6462sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 03.05.2013) engellileriçin 440.000.000 lira (2.000),
- İkinci derece (6462sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 03.05.2013) engellileriçin 220.000.000 lira (1.170),
- Üçüncü derece (6462sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 03.05.2013) engellileriçin 110.000.000 lira (500)dır
Engellilikderecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye,Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacakbir yönetmelik ile belirlenir.”
B.İlgili Kanun HükmüKanun’un 89. maddesininilgili kısmı şöyledir:
“Diğer indirimler
Madde 89- (Değişik:16/7/2004-5228/28md.)
Gelir vergisi matrahınıntespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdakiindirimler yapılabilir:
…
3. Serbest meslekfaaliyetinde bulunan (…) engellilerin beyan edilen gelirlerine, 31 inci maddedeyer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim (Bu indirimden bakmaklayükümlü olduğu engelli kişi bulunan serbest meslek erbabı ile hizmet erbabı(tevkifat matrahı dahil) da yararlanır.).
…”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleriuyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM,Hicabi DURSUN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, YusufŞevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDANve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla 21/4/2022 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2.Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Abdullah TEKBAŞ tarafından hazırlanan işinesasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılanve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. 193 sayılı Kanun’un 31. maddesinde engelli hizmeterbabının ücret gelirine uygulanacak engellilik indirimi düzenlenmiştir.
4. Anılan maddenin birinci fıkrasında çalışma gücününasgari %80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabının birinci, asgari %60’ınıkaybetmiş bulunan hizmet erbabının ikinci, asgari %40’ını kaybetmiş bulunan hizmeterbabının ise üçüncü derece engelli sayılacağı belirtilmiştir. Söz konusufıkrada yer alan “Çalışma gücünün…” ibaresi itiraz konusu kurallardanilkini oluşturmaktadır.
5. Maddenin ikinci fıkrasında da engellilik dereceleriitibarıyla uygulanacak indirim tutarlarına yer verilmiştir. Bu itibarla engeldurumunun ağırlığına göre farklı indirim tutarları belirlenmek suretiyle engeloranı daha yüksek olanlara daha fazla indirim hakkı tanınmıştır. Ancak indirimhakkı her hâlükârda %40 ve üzerinde engeli bulunanlara tanınmış, %40’ın altındaengeli bulunan hizmet erbabı için herhangi bir indirim hakkı tanınmamıştır.
6. Bu itibarla anılan fıkrada belirtilen maktu tutarlar,her ay engelli hizmet erbabının ücretinden düşülerek gelir vergisi matrahıhesaplanacaktır. Matrahtaki bu eksilme oranında engelli hizmet erbabının aynıücret gelirini elde eden diğer kişilere göre daha az vergi ödemesi vedolayısıyla daha fazla gelir elde etmesi mümkün olacaktır.
7. Maddenin itiraz konusu üçüncü fıkrasında iseengellilik derecelerinin belirlenme şekli ile uygulamaya ilişkin esas veusullerin Hazine ve Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlikbakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle belirleneceği hükümaltına alınmıştır.
8. Engellilik indiriminden engelli hizmet erbabının yanısıra Kanun’un 89. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi gereğinceengelli serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunanserbest meslek erbabı ile hizmet erbabı da yararlanabilecektir.
B. İtirazın Gerekçesi
9. Başvuru kararında özetle; verginin sosyal devletanlayışını sağlamanın araçlarından biri olduğu, engellilere yönelik mevzuattave uluslararası sözleşmelerde yer alan düzenlemelerin amacının engellilerinkendilerine yetebilen, toplumla kaynaşabilen, üretici bireyler olarakyetişmelerini ve bu suretle eğitsel, kültürel, ekonomik ve sosyalihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak olduğu, itiraz konusu kurallarınbelirsiz olması nedeniyle uygulamada çalışma gücü kaybı oranının engellilikoranından farklı belirlenebildiği, bu durumun engellilerin mağduriyetine nedenolduğu, sağlanacak destek için çalışma gücü kaybının esas alınmasınınengellilerin iş yaşamı dışında günlük yaşamlarında karşılaştıkları zorluklarındikkate alınmamasına neden olduğu, engellilik oranının belirlenmesi konusundaidareye düzenleme yapma yetkisinin tanınmasının engelliler aleyhine sonuçdoğurduğu belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 5., 50. ve 73. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
10. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kurallar, ilgileri nedeniyle Anayasa’nın 7. maddesi yönünden deincelenmiştir.
11. Anayasa'nın 7. maddesinde “Yasamayetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetkidevredilemez.” denilmektedir. Yasama yetkisinin Türkiye Büyük MilletMeclisine ait olması ve bu yetkinin devredilememesi, kuvvetler ayrılığıilkesinin bir gereğidir. Bu hükme yer veren Anayasa'nın 7. maddesiningerekçesinde yasama yetkisinin parlamentoya ait olması "demokrasirejimini benimseyen siyasi rejimlerde kaçınılmaz bir durum" olaraknitelendirilmiştir. Ayrıca, gerekçede "Millet adına kanun koymayetkisini yasama meclisi yerine getirir. Bu yetki devredilemez. Ancak,Anayasanın 99 ve 129 uncu maddeleri hükümleri saklıdır" denilmeksuretiyle bu ilkenin anlamı ve istisnaları belirtilmiştir. Madde gerekçesindende anlaşılacağı üzere, yasama yetkisinin devredilemezliği, esasen kanun koymayetkisinin TBMM dışında başka bir organca kullanılamaması anlamına gelmektedir.Anayasa'nın 7. maddesi ile yasaklanan, kanun yapma yetkisinin devredilmesidir (AYM,E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013; AYM, E.2021/73, K.2022/51, 21/04/2022, § 15).
12. Türevsel niteliktekidüzenleyici işlemler bakımından yürütmenin düzenleme yetkisi; sınırlı,tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu işlemler bakımından kural olarakkanun koyucunun genel ifadelerle yürütme organını yetkilendirmesi yeterliolmakla birlikte Anayasa’da kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda genelifadelerle yürütme organına düzenleme yapma yetkisi verilmesi yasama yetkisinindevredilmezliği ilkesine aykırılık oluşturabilmektedir. Bu nedenle Anayasa’datemel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması, vergi ve benzeri maliyükümlülüklerin konması ve memurların atanması, özlük hakları gibi münhasırankanunla düzenlenmesi öngörülen konularda kanunun temel esasları, ilkeleri veçerçeveyi belirlemiş olması gerekmektedir. Anayasa koyucunun açıkça kanunladüzenlenmesini öngördüğü konularda yasama organının temel kuralları saptadıktansonra uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin hususları yürütmenin türevsel niteliktekiişlemlerine bırakması, yasama yetkisinin devri olarak yorumlanamaz (AYM, E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013).
13. Anayasa’nın 73. maddesinin üçüncü fıkrasında "Vergi,resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veyakaldırılır." denilerek verginin kanuniliği ilkesi benimsenmiştir.Verginin kanuniliği ilkesi, takdire dayalı keyfî uygulamaları önleyeceksınırlamaların kanunda yer almasını gerektirmekte ve vergi yükümlülüğüneilişkin düzenlemelerin konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının kanun ileyapılmasını zorunlu kılmaktadır (AYM, E.2019/32,K.2021/54, 14/7/2021, § 5).
14. Verginin kanuniliği ilkesi, verginindiğer esaslı unsurları yanında matrahtan yapılacak indirimlerin de kanunladüzenlenmesini gerekli kılmaktadır. Bazı ekonomik, sosyal veya mali amaçlarla,anayasal ilkelere bağlı kalmak şartıyla mali yükümlülüklerin kaldırılmasıkonusunda takdir yetkisi bulunan kanun koyucunun bu yetkisini birtakım kişiveya kişi grupları lehine indirim tesis etmek yoluyla kullanması durumundaindirime ilişkin hususların kanunilik ilkesi gereği kanunla düzenlenmesigerekmektedir. Söz konusu indirimin kanunla düzenlenmiş sayılabilmesi içinkanunun şeklen var olması yeterli olmayıp kuralların keyfîliğe izin vermeyecekşekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olmasıgerekir (benzer yöndeki karar için bkz. AYM, E.2019/32, K.2021/54, 14/7/2021, §7).
15. Esasen kanunun bu niteliklere sahipolması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin debir gereğidir. Hukuk devletinin temel unsurlarından olan hukuki belirlilikilkesi uyarınca kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönündenherhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net,anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfîuygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gerekenbu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira builke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem veişlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bugüven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM,E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154).
16. Anayasa’nın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti,toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarınasaygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkeleredayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir. Sosyal devlet, insanhaklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarınıgüvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil birdenge kurabilen, çalışma hayatını geliştirmek ve ekonomik önlemler almaksuretiyle çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayatsürdürmelerini sağlayan, millî gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması içingereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, sosyaladaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir (AYM, E.2015/105, K.2016/133,14/07/2016, § 18).
17. Çağdaş devlet anlayışı sosyal devletin tüm kurum vekurallarıyla Anayasa’nın sözüne ve ruhuna uygun biçimde kurularakişletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasınıgerekli kılar (AYM, E.2015/105, K.2016/133, 14/07/2016, § 18). Böyleliklesosyal devletin herkes için insan haysiyetine yaraşır asgari bir hayat düzeyinigerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu nedenle sosyal devletin sosyal ve ekonomikkoşulları iyileştirmek biçiminde pozitif yükümlülükleri bulunmaktadır. Bukapsamda sosyal devletin özel olarak korunması gereken engellilere ilişkinpozitif yükümlülükleri de bulunmaktadır.
18. Sosyal devletin engellilere yönelik pozitifyükümlülüklerine ilişkin olarak Anayasa’da çeşitli düzenlemelere yerverilmiştir. Bu kapsamda 5. maddesinde kişinintemel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriylebağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal,ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığınıngelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışma, 42. maddesinde özel eğitime ihtiyacı olanları toplumayararlı kılacak tedbirleri alma, 50. maddesinde bedeni ve ruhiyetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunması,61. maddesinde ise sakatların (engellilerin) korunmalarını ve toplumhayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alma yükümlülükleri devleteyüklenmiştir. Anayasa’nın 10. maddesi gereğince engellilere ilişkin bugörevlerin yerine getirilmesi için pozitif ayrımcılık içeren tedbirler eşitlikilkesine aykırı sayılmayacaktır.
19. Anayasa’nın 65. maddesi gereğince devlet sosyal alanailişkin Anayasa’da belirtilen bu görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygunöncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerinegetirecektir. Bu kaynakları kullanarak ve anayasal ilke ve hükümlere aykırıolmamak şartıyla engellilere yönelik tedbirlerin türüne ve ölçüsüne kararvermek kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Kanun koyucu bu yetkisinikullanarak başta 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunolmak üzere çeşitli kanunlarda engellilerin istihdamı, maaş ve sosyal desteködemeleri, emeklilik hakları, kullanacakları araçlar, engelliler lehine çevrekoşullarının uyumlaştırılması, bakım hizmetleri gibi pek çok konuda düzenlemeyaparak bir destek sistemi oluşturmuştur.
20. Anayasa’nın 61. maddesinin Danışma Meclisigerekçesinde de belirtildiği üzere bazı vergi ayrıcalıkları da engellileresağlanacak destekler arasında yer almaktadır. Buna göre vergi ayrıcalıklarınınsosyal devletin engellilere yönelik görevlerinin yerine getirilmesininaraçlarından biri olarak kullanılması söz konusudur. Zira Anayasa’nın 73.maddesinin ikinci fıkrasında “Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı,maliye politikasının sosyal amacıdır.” denilmek suretiyle vergi yükünündağılımında maliye politikasının sosyal amaçları doğrultusunda sosyal adaletanlayışının dikkate alınacağı belirtilmiştir. Başka bir deyişle bu ilkeye göredevletin vergilendirme yetkisini kullanırken sosyal ödevlerini gözönündetutması gerekmektedir. Buna göre vergilendirilecek alanların seçimi ve vergiyükünün adaletli ve dengeli dağılımı için yükümlülerin kişisel durumlarınınkanunlarda gözetilmesi gerekir. Sermaye iratlarının ücretlere göre farklıvergilendirilmesi, en az geçim indirimi, artan oranlı vergilendirme, çeşitliistisna ve muafiyet uygulamaları, vergi yükünün adalete uygun dağılımı ile maligüce göre vergilendirmenin araçlarındandır (AYM,E.2013/72, K.2013/126, 31/10/2013). Engellilere yönelik vergi ayrıcalıkları dabu kapsamda vergi yükünün maliye politikasının sosyal amaçları doğrultusundadağıtılmasının araçlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır.
21. Engellilerin vergi aracı kullanılarak desteklenmesineyönelik olarak vergi kanunlarında lehe bazı düzenlemeler yapılmış olup bubağlamda dava konusu kuralla da çalışma gücünü belli oranlarda kaybeden hizmeterbabı engelliler için belli maktu tutarların vergi matrahından indirileceğihüküm altına alınmıştır. Böylelikle engelli hizmet erbabının gelir vergisimatrahının bir kısmı vergi dışı tutularak diğer hizmetlilere göre daha az vergiödemesi suretiyle parasal olarak desteklenmesine yönelik bir düzenlemeye yerverilmiştir. Bu suretle hayatlarını sürdürebilmek için diğer bireylere görefarklı ihtiyaçları bulunan engellilere parasal destek sağlanarak engelliolmayan bireylerle aynı standartlarda yaşamlarını sürdürmelerine katkısağlanması amaçlanmıştır.
22. Engellilere yönelik farklı desteklerin türü vemiktarının belirlenmesinde dikkate alınan temel unsur engellilik oranıdır. 193sayılı Kanun gibi başka bazı kanunlarda da engellilik oranının belirlenmesineilişkin ayrıntılı düzenlemelerin yönetmeliklerle yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. Dava konusu üçüncü fıkra gereğince de engellilikderecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller yönetmeliklebelirlenecektir.
23. 5378 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre bireyinengelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel ihtiyaçlarını belirleyenderecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanımlamalarda uluslararası temelyöntemler esas alınacaktır. Anılan Kanun’un genel kanun olması ve 193 sayılıKanun’da aksine bir hüküm bulunmaması nedeniyle itiraz konusu fıkra uyarıncaçıkarılacak yönetmelikte de gerektiği ölçüde uluslararası standartların dikkatealınacağı kuşkusuzdur.
24. Engellilere yönelik farklı kanunlarla düzenlenendesteklerin kullandırılmasında engellilik oranının gözetilecek olması ve 193sayılı Kanun’un 31. maddesinin başlığında “Engellilik indirimi” ibaresikullanılmışken içeriğinde çalışma gücü kaybına yer verilmişse de çalışma gücükaybının engellilik oranından farklı olduğuna/farklı belirleneceğine dair birdüzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında çalışma gücü kaybı ile engellilikoranının aynı şeyleri ifade etmediği ileri sürülemez. Çalışma gücüibaresinin 31. maddeyle sağlanan desteğin çalışmakta olan engellilere yönelikolması dolayısıyla tercih edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralınbelirsiz ve engellilik oranı ile çalışma gücü kaybının farklı şeyler olduğusöylenemez.
25. Öte yandan engellilik indiriminin düzenlendiği 31.madde ve 89. maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi birliktegözetildiğinde; engellilik indiriminin muhatabının, konusunun, uygulanması içingerekli çalışma gücü kaybı oranlarının, bu oranlara göre uygulanacak indirimmiktarlarının, indirimin uygulanma zamanının ve diğer hususların Kanun’daaçıkça düzenlendiği; buna karşılık engellilik oranlarının tespiti ile bazıikincil hususlarla ilgili düzenleme yapma yetkisinin idareye bırakıldığıgörülmektedir. Oldukça ayrıntılı biçimde belirlenmesi ve güncel gelişmelerebağlı olarak gözden geçirilerek güncellenmesi gereken engellilik oranlarıylailgili esasların teknik ve uzmanlığa ilişkin hususlar olmadığı, bunların idareyebırakılmasının vergilerin kanuniliği ilkesiyle bağdaşmadığı ve yasamayetkisinin devri niteliğinde olduğu söylenemez.
26. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 7. ve 73.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 2. ve 5.maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilenhususların Anayasa’nın 7. ve 73. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmelerkapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. ve 5. maddeleri yönündenayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kuralların Anayasa’nın 50. maddesiyleilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle başlığı ile birliktedeğiştirilen 31. maddesinin;
A. Birincifıkrasında yer alan “Çalışma gücünün...” ibaresinin,
B. Üçüncüfıkrasının,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE 20/7/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR