ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2022/52
Karar Sayısı: 2022/90
Karar Tarihi: 20/7/2022
R.G. Tarih-Sayısı : 10/8/2022-31919
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul İnfaz Hâkimliği
İTİRAZIN KONUSU: 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51.maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan “...infaz hâkimliğince...”ibaresinin Anayasa’nın 19. ve 37. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Denetim süresi içinde kasıtlı bir suçun işlenmesinedeniyle ertelenmiş hapis cezasının infazı talebiyle yapılan başvuru üzerineitiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 51. maddesişöyledir:
“Hapis cezasının ertelenmesi
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veyadaha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Busürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekizyaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmişolan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi içinkişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazlahapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiğipişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatinoluşması,
Gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamununuğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyletamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşulgerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir.Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infazkurumundan derhal salıverilir.
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldanaz, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu süreninalt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, buamaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamukurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasınıngözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olanhükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla,gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitimkurumuna devam etmesine,
Mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüyerehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötüalışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesinitemin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veyanezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünündavranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçeraylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir.
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyaldurumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülükbelirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı birsuç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısınarağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamameninfaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir.
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyihalli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU,Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ınkatılımlarıyla 12/5/2022 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında önceliklesınırlama sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerinegöre bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu dava sebebiyle uygulanacak birkanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırıgörmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasınınciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptalleri için AnayasaMahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış vemahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın dao davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olandavanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme 5237 sayılı Kanun’un51. maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan “...infaz hâkimliğince...”ibaresinin iptalini talep etmiştir. İtiraz konusu kural hükümlünün denetimsüresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere,infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinde uygulanabilenortak kural niteliğindedir.
4. Bakılmakta olan davada uyuşmazlığın konusunu, hakkındaertelenmiş hapis cezası bulunan hükümlünün denetim süresi içinde yeni birkasıtlı suç işlemesi nedeniyle ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infazkurumunda çektirilmesine karar verilmesi oluşturmaktadır.
5. Bu itibarla hükümlünün kendisine yüklenen yükümlülüklereinfaz hâkiminin uyarılarına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinin bakılmaktaolan davada uygulanma imkânı bulunmadığından itiraz konusu kuralın esasınailişkin incelemenin aynı fıkrada yer alan “...kasıtlı bir suç işlemesi…”ibaresi yönünden yapılması gerekir.
6. Açıklanan nedenlerle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılıTürk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan “...infazhâkimliğince...” ibaresinin esasının incelenmesine, esasa ilişkinincelemenin anılan fıkrada yer alan “...kasıtlı bir suç işlemesi…”ibaresi yönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
7.Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜN tarafından hazırlanan işinesasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülenAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A.Genel Açıklama
8.5237 sayılı Kanun’un “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51.maddesinde mahkemelerce hükmolunacak hapis cezalarının ertelenmesine ilişkinhükümler yer almaktadır. Hapis cezasının ertelenmesi, ceza yargılamasısonucunda verilecek hapis cezasının belirli şartlara bağlı olarak ertelenmesiniifade etmektedir.
9.Anılan maddenin (1) numaralı fıkrasında miktar ve tür bakımından hangicezaların ertelenebileceği ile ertelemenin şartları düzenlenmektedir. Buna göreişlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûmedilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediğisırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişilerbakımından üç yıldır. Hükmedilen adli para cezaları erteleme kapsamındadeğildir. Erteleme kararının verilebilmesi için kişinin daha önce kasıtlı birsuçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, suçuişledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrarsuç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekmektedir.
10.Bununla birlikte maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca hapis cezasınınertelenmesi mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan öncekihâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartına bağlıtutulabilir.
11.Maddenin (8) numaralı fıkrasına göre hapis cezasının ertelenmesi kararınınverilmesi hâlinde hükümlünün denetim süresini yükümlülüklere uygun veya iyihâlli olarak geçirdiğinin anlaşılması durumunda ertelenen hapis cezası infazedilmiş sayılacaktır. Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesiveya kendisine yüklenen yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi hâlinde isemaddenin (7) numaralı fıkrası uyarınca ertelenen cezanın kısmen veya tamameninfaz kurumunda çektirilmesine karar verilecektir.
12.Bu kapsamda cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine kararverme yetkisi kural uyarınca infaz hâkimliğine tanınmıştır. İnfaz hâkimininkural uyarınca kullandığı yetki denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenenekadar geçen süreyi değerlendirmek suretiyle hükümlünün bihakkın tahliyesüresini tespit etmektir. Bu itibarla kural kapsamında infaz hâkimliğinceyapılacak değerlendirme hükümlünün koşullu salıverilmesine ilişkin değildir.Nitekim koşullu salıvermeye ilişkin hükümler 13/12/2004 tarihli 5275 sayılıCeza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da düzenlenmiş olupkuralla ertelenmiş hapis cezasına mahkûm olanların koşullu salıverilmelerineilişkin bir düzenleme getirilmemektedir.
B.İtirazın Gerekçesi
13.Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kurala göre ertelenmiş hapis cezasınıntamamen ya da kısmen infazına infaz hâkimliğince karar verileceği, bu durumuncezanın infazında takdir yetkisi kullanılmasını zorunlu kıldığı, bu takdiryetkisinin asıl cezanın verildiği dosyadan bağımsız olarak kullanılamayacağı,cezanın kısmen infazı konusunda asıl kararı veren mahkemenin yetkili olmasıgerektiği, her mahkemenin vermiş olduğu kararlarının eksiksiz ve doğru şekildeinfaz edilip edilmediğini denetleme görevinin bulunduğu, ertelenmiş cezanın nekadarının infaz edileceğinin takdir edileceği durumlarda da tabii hâkimilkesinin geçerli olduğu, asıl kararı veren mahkemenin bu konuda kararvermesinin infaz hâkimliğine göre daha fazla güvence sağladığı belirtilerekkuralın Anayasa’nın 19. ve 37. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’yaAykırılık Sorunu
14. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural,ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
15. 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesinin (7) numaralıfıkrasında hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veyakendisine yüklenen yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi hâlinde ertelenenhapis cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infazhâkimliğince karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan fıkrada yer alan“...infaz hâkimliğince...” ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktaolup kural fıkrada yer alan “...kasıtlı bir suç işlemesi…” ibaresiyönünden incelenmiştir.
16. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti;eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir.
17. Ceza hukukununtoplumun kültürel, sosyal ve ekonomik hayatıyla yakından ilgili olmasınedeniyle suç ve suçlulukla mücadele amacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanındasistem tercihinde bulunulması devletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Bu bağlamdaceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bakımından kanun koyucu -Anayasa’ya bağlıkalmak koşuluyla- soruşturma ve yargılamaya ilişkin olarak hangi yöntemlerinuygulanacağı, toplumda belirli eylemlerin suç sayılıp sayılmayacağı, suçsayıldığı takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki ceza yaptırımlarıylakarşılanmaları gerektiği, hangi hâl ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya dahafifletici öge olarak kabul edileceği, hangi cezaların seçenek yaptırımlaraçevrilebileceği veya ertelenebileceği ve erteleme süresinde belirlenecekyükümlülükler ile bunlara aykırı davrananlar için belirlenecek yaptırımlabunların yöntemi gibi konularda takdir yetkisine sahiptir.
18. Cezahukukunda, cezanın infaz edilmesiyle güdülen amaç kişiye gerçekleştirdiğihaksızlık dolayısıyla etkili bir uyarıda bulunmak ve etkin pişmanlık duymasınısağlamaktır. Mahkemelerce hükmolunan cezanın infazıyla hükümlünün gelecektesosyal sorumluluğa sahip olarak suçsuz bir hayat sürmeye yatkın durumagetirilmesi beklenmektedir. Çağdaş ceza hukukunda ceza yaptırımlarınınbelirlenmesindeki temel amaç ise suçlunun ıslahı, yeniden suç işlemesinin vetoplum için sürekli bir tehlike olmasının önüne geçme ve dolayısıyla toplumatekrar yararlı bir birey hâline getirilmesini sağlamaktır. Bu nedenle günümüzdesuçlar için ceza yanında ya da yerine bir kısım tedbirlerin uygulanması sözkonusu olmaktadır. Yine sanık hakkında hükmolunacak olan hapis cezasınınertelenebilmesi ile suçlunun toplum içinde özgürlüğü kısıtlanmadan, ceza infazkurumlarının olumsuz etkilerinden de kurtarılarak, toplumla sosyal bağlarıkoparılmadan ve her şeyden de önemlisi hayatın normal akışı değişmeden ıslahedilmesi amaçlanmaktadır. Cezaların kişiselleştirilmesine yönelik budüzenlemeler, kamu yararının da bir gereğidir (AYM, E.2012/9, K.2012/103,5/7/2012).
19. İnfazhâkimlikleri ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü vetutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya daCumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiğikararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenliktedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gereklikararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerinegetirmek üzere kurulmuştur. Ceza adalet sisteminin iyi işleyebilmesi veisabetli kararlar alması bağlamında mahkeme veya hâkimliklerin kendi yetkialanı içindeki uyuşmazlıklar hakkında uzmanlaşmasının sağlanması zorunludur. Buzorunluluk, ceza adalet sisteminin tamamlayıcı parçası olan infaz işlem vefaaliyetleri açısından da geçerlidir. Nitekim bir cezaî uyuşmazlığın sonucundaverilmiş olan hükümlerin kapsam, nitelik ve nicelik itibarıyla ne şekildeyerine getirileceği, yerine getirilme sırasında doğabilecek tereddüt ya dasorunların ne şekilde çözüme kavuşturulacağı konularında uzman bir mercinin oluşturulmasının kamu yararına yönelik olmadığısöylenemez.
20. Bu bağlamdaitiraz konusu kural ertelenmiş hapis cezasının denetim süresi içinde yenikasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde ertelenmiş hapis cezasının nasıl infazedileceğine ilişkin kararların infaz işlem ve faaliyetleri açısındanuzmanlaşmış makam olan infaz hâkimliğini yetkili kılmaktadır. Kanun koyucununtakdir yetkisi kapsamında olan kuralın hukuk devleti ilkesiyle çelişen bir yönübulunmamaktadır.
21. Anayasa'nın19. maddesinin birinci fıkrasında herkesin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkınasahip olduğu ilke olarak ortaya konduktan sonra ikinci ve üçüncü fıkralarındaşekil ve şartları kanunda gösterilmek şartıyla kişilerin özgürlüğünden mahrumbırakılabileceği durumlar sınırlı olarak sayılmıştır. Dolayısıyla kişiözgürlüğü ve güvenliği hakkının sınırlanması ancak Anayasa’nın anılan maddesikapsamında belirlenen durumlardan herhangi birinin varlığı hâlinde söz konusuolabilir (Murat Narman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 42).
22. Kişilerinfiziksel özgürlüklerini güvence altına alan Anayasa’nın anılan maddesinin kişiözgürlüğünün kısıtlanmasına imkân tanıdığı durumlardan biri de maddenin ikincifıkrasında mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenliktedbirlerinin yerine getirilmesi olarak belirlenmiştir. Bu nedenle yargıorganlarınca verilecek mahkûmiyet kararları kapsamında hapis cezasının veyagüvenlik tedbirlerinin infaz edilmesi kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlaletmez (Tahir Canan (2), B. No: 2013/839, 5/11/2014, § 33).
23. Bir kimsenin mahkemelerceverilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerinegetirilmesi kapsamında özgürlüğünden yoksun bırakıldığının söylenebilmesiiçin her şeyden önce özgürlüğü kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirinin birmahkeme tarafından verilmesi gereklidir. İkinci olarak yerine getirilecekkararın özgürlüğü kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirlerine ilişkin olmasıgerekir. Son olarak özgürlükten yoksun bırakılmanın mahkemece verilen özgürlüğükısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirinin kapsamını aşmaması gerekir (ŞabanDal, B. No: 2014/2891, 16/2/2017, § 32).
24. İtiraz konusukural denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinin sabit olması hâlindeertelenmiş hapis cezasının ne kadarının infaz kurumunda çektirileceğine infazhâkimliğince karar verilmesini hüküm altına almaktadır. Kural, denetimsüresinde kasıtlı suç işlenmesi durumunda infaz hâkimine önceden mahkemesinceverilmiş ve kesinleşmiş erteli hapis cezasınındenetim süresi içinde geçen sürenin de dikkate alınması suretiyle kısmen veyatamamen ceza infaz kurumunda çektirilmesini belirleme yetkisi vermektedir.Dolayısıyla kural uyarınca uygulanan yetki mahkemesince verilmiş olan cezanın kapsamınınhükümlüler aleyhine belirlenmesine imkân tanımamaktadır. Bu itibarla kuralınAnayasa’nın 19. maddesiyle çelişen bir yönü bulunmamaktadır.
25. Anayasa’nın 37. maddesinde “Hiç kimse kanunen tabî olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz./Bir kimseyi kanunen tabîolduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargıyetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.” denilmektedir. Suçunişlenmesinden veya çekişmenin doğmasından önce davayı görecek yargı yerininbelirlenmiş olması şeklinde tanımlanan tabii hâkim kavramı, adil yargılanmahakkının en önemli öğesi olan kanuni, bağımsız ve tarafsız bir mahkemeönünde yargılanma hakkının temelini oluşturmaktadır.
26. Tabii hâkim güvencesi, sadecemahkemelerin yargı yetkisi içinde yer alan konuların belirlenmesini değil herbir mahkemenin kuruluşu ve yer bakımından yargı yetkisinin belirlenmesi dedâhil olmak üzere mahkemelerin organizasyonlarına ilişkin tüm düzenlemeleriifade etmekte, mahkemelerin görev ve yetki alanlarının açık ve anlaşılırbiçimde tespit edilmesi gereğini ortaya koymaktadır (Tahir Gökatalay, B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 80).Bu güvence yargılama makamlarının suçunişlenmesinden veya çekişmenin meydana gelmesinden sonra kurulmasına ya dahâkimin atanmasına engel oluşturur, sanığın veya davanın taraflarına göre hâkimatanmasına imkân vermez. Söz konusu ilkeyle suçun işlenmesinden sonraçıkarılacak bir kanun ile oluşturulacak mahkeme önüne davanın götürülmesi veböylece kişiye ya da olaya özgü mahkeme kurulması yasaklanmıştır(AYM, E.2016/144, K.2020/75, 10/12/2020, § 307).
27. Kural öncedenbelirlenmiş olan düzenlemelere göre mahkemesince verilmiş ve ertelenmiş hapiscezasının belirlenen denetim süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlenmesihâlinde verilmiş olan hapis cezasının ne kadarının infaz kurumundaçektirilmesini belirlemek açısından infaz hâkimliğini yetkili kılmaktadır.Başka bir ifadeyle kural icra edilmiş bir fiilin suçun işlenmesinden sonra kurulmuşya da hâkimin atandığı bir mahkeme önünde muhakemesini öngörmemektedir.Dolayısıyla kuralın tabii hâkim güvencesiyle bağdaşmayan bir yönü debulunmamaktadır.
28.Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 19. ve 37. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir.
IV.HÜKÜM
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51.maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan “...infaz hâkimliğince...”ibaresinin anılan fıkrada yer alan “...kasıtlı bir suç işlemesi…”ibaresi yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 20/7/2022tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR