ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2022/7
Karar Sayısı : 2022/79
Karar Tarihi : 21/6/2022
R.G. Tarih - Sayı : 1/7/2022- 31883
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR:
1. Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (E.2022/7)
2. Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (E. 2022/16)
İTİRAZLARIN KONUSU: 12/1/2011tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 377. maddesinin (1)numaralı fıkrasının bentlerini bağlayanhükmünün “…her hâlde iade talebine konuolan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.” bölümünün Anayasa’nın 36.maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talepleridir.
OLAY: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kesinleşen ihlalkararı sebebiyle yargılamanın iadesinin talep edildiği davalarda itiraz konusukuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptali içinbaşvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUNHÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükmü
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 377. maddesişöyledir:
“Süre
MADDE 377- (1) Yargılamanın iadesi süresi;
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemişolduğunun öğrenildiği,
b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c)bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veyatemsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardanusulen haberdar olduğu,
c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkınavarıldığı,
ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve(g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veyaceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı,
d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hükümşeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu,
e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılısebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğedildiği,
tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebinekonu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.
(2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılansebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresikadardır.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
Kanun’un 375. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Yargılamanın iadesi sebepleri
MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarakyargılamanın iadesi talep edilebilir:
…
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri KorumayaDair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupaİnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veyakarar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkındadostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
…”
II. İLK İNCELEME
A. E.2022/7 Sayılı Başvuru Yönünden
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN,Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ,Yıldız SEFERİNOĞLU, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla 24/2/2022tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle sınırlama sorunugörüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40.maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu dava sebebiyleuygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümleriniAnayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümleriniptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeleruyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elindeyöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptalitalep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kuralise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunlarınçözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacaknitelikte bulunan kurallardır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 6100 sayılı Kanun’un 377. maddesinin (1) numaralıfıkrasının bentlerini bağlayan hükmünün “…her hâlde iade talebine konu olan hükmünkesinleşmesinden itibaren on yıldır.” bölümünün iptalini talep etmiştir.İtiraz konusu kuralla yargılamanın iadesi süresinin her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesindenitibaren on yıl olduğu öngörülmektedir.
4. Bakılmakta olan davanın konusu AİHM’in kesinleşen ihlal kararı sebebiyle yargılamanıniadesi talebine ilişkindir. Kural ise,yargılamanın iadesi sebeplerinden bakılmakta olan davanın konusu olan AİHM’in kesinleşen ihlal kararının varlığının yanı sırabakılmakta olan davada uygulanma imkânı olmayan diğer yargılamanın iadesisebepleri bakımından da geçerli, ortak kural niteliğindedir. Bu itibarlabakılmakta olan davanın konusu gözetilerek kuralın esasına ilişkin incelemeninanılan fıkranın (e) bendi yönünden yapılması gerekir.
5. Açıklanan nedenle 12/1/2011tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 377. maddesinin (1)numaralı fıkrasının bentlerini bağlayan hükmünün “…her hâlde iade talebinekonu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.” bölümünün esasınınincelenmesine, esasa ilişkin incelemenin anılan fıkranın (e) bendi yönündenyapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B. E.2022/16 Sayılı Başvuru Yönünden
6. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN,Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, YıldızSEFERİNOĞLU, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla24/2/2022 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle sınırlamasorunu görüşülmüştür.
7. E.2022/7 sayılı başvurunun ilk inceleme aşamasındabelirtilen gerekçeler bu başvuru yönünden de geçerlidir.
8. Açıklanan nedenle 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 377. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınbentlerini bağlayan hükmünün “…her hâlde iade talebine konu olan hükmünkesinleşmesinden itibaren on yıldır.” bölümünün esasının incelenmesine,esasa ilişkin incelemenin anılan fıkranın (e) bendi yönünden yapılmasınaOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. BİRLEŞTİRME KARARI
9. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 377. maddesinin (1) numaralı fıkrasının bentlerini bağlayan hükmünün“…her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren onyıldır.” bölümünün iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itirazbaşvurusuna ilişkin E.2022/16 sayılı davanın aralarındaki hukuki irtibatnedeniyle E.2022/7 sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına,esas incelemenin E.2022/7 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine 24/2/2022tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
IV. ESASIN İNCELENMESİ
10. Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Ahmet CANPOLAT tarafındanhazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanunhükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasamabelgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Genel Açıklama
11. Kesin hüküm; mahkemelerce verilen, kanun yollarıizlenerek ya da izlenmesi gerekli görülmeyerek sonuçlanan, uyulması ve yerinegetirilmesi zorunlu, itirazı ve konusunun yeniden ele alınması kural olarakmümkün olmayan kararları ifade etmektedir. Anlaşmazlıkların sürüp gitmesiniönleyerek kamu düzenine katkıda bulunma düşüncesine bağlanan kesin hükümilkesi, yürürlükteki kurallara göre çözümlenen bir konunun, o konununilgilileri arasında yeniden incelenmesine engeldir. Değişik kanunlarda yer alanbu hukuksal kurum, yargı alanında kararlılık sağlamak amacına bağlanmaktadır.Biçimsel ve nesnel anlamda tanımları yapılan bu kurumun ögeleri; yargıkararlarına tanınan bir nitelik olması, bu niteliğin kanunlarla tanınması ve yargıkararına uyulması zorunluluğudur (AYM, E.1988/36, K.1989/24, 2/6/1989).
12. Kesin hükme saygı, uluslararası hukuk düzenine özgühukukun genel ilkelerinden biri olarak kabul görmektedir. Anayasa'nın 138.maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen yargı kararlarının geciktirilmeksizinuygulanması yükümlülüğü, hukukun genel ilkelerinden biri olarak da kabul edilenkesin hükme saygı ilkesinin de bir gereğidir (Arman Mazman, B. No:2013/1752, 26/6/2014, § 65). Ne var ki uyulması beklenen kesin hükmün de hukukuntemel esasları, hakkaniyet ve adalet ilkelerine aykırı verilmemiş olmasıgerekir. Bu kapsamda bazı istisnai durumlarda kesin hükme müdahale edilmesinehukuk sistemleri izin verebilir. Nitekim usul hukukunda sınırlı hâllerdeuygulanmak üzere buna yönelik bazı kurumlar (hükmün tavzihi, tashihi,tamamlanması, yargılamanın iadesi, kanun yararına temyiz gibi) öngörülmüştür.
13. Kesin hükmün istisnalarından olan yargılamanıniadesi, asıl yargılamanın sonucunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonrakanunda belirtilen sebeplerin bulunması hâlinde kararı veren mahkemeceyargılamanın tekrarlanarak yeniden karar verilmesini sağlayan bir yoldur.
B. Anlam ve Kapsam
14. 6100 sayılı Kanun’un 374 ila 381. maddelerindeyargılamanın iadesi kurumu düzenlemiştir. Anılan Kanun’un 375. maddesinin (1)numaralı fıkrasında yargılamanın iadesi sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır.Bu bağlamda söz konusu fıkranın (i) bendinde kararın, İnsan Haklarını ve AnaHürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme’nin (AİHS) veya eki protokollerin ihlalisuretiyle verildiğinin AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veyakarar aleyhine AİHM’e yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflıdeklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi, yargılamanın iadesi sebepleriarasında belirtilmiştir.
15. Kanun’un 377. maddesinde ise yargılamanın iadesisüresi düzenlenmiştir. Yargılamanın iadesi süresi, sebeplerine göre farklıbaşlangıç tarihlerine tabi tutulmuştur. Anılan maddenin (e) bendinde 375.maddenin (1) numaralı fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayıyargılamanın iadesi süresinin AİHM’in kesinleşmiş kararının tebliğ edildiğitarihten itibaren başlayacağı belirtilmiştir.
16. 377. maddenin (1) numaralı fıkrasının bentlerinibağlayan hükmünde de yargılamanın iadesi süresinin, başlangıç tarihindenitibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesindenitibaren on yıl olduğu hükme bağlanmıştır. Söz konusu bentleri bağlayan hükmün“…her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren onyıldır.” bölümü itiraz konusu kuralı oluşturmakta olup kural anılanfıkranın (e) bendi yönünden incelenmiştir. Bu itibarla kural, yargılamanıniadesine konu kararın AİHS’in veya ekiprotokollerin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM’in kesinleşmiş kararıylatespit edilmiş olması veya karar aleyhine AİHM’e yapılan başvuru hakkındadostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesidurumunda yargılamanın iadesi süresinin hiçbir şekilde iade talebinekonu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yılı geçemeyeceğiniöngörmektedir.
17. AİHM kararlarının kesinleşmesi süreci ise AİHS’in 44.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin (1) numaralı fıkrasında BüyükDairenin kararlarının kesin olduğu, (2) numaralı fıkrasında ise tarafların davanınBüyük Daireye gönderilmesini istemediklerini beyan etmeleri veya davanın BüyükDaireye gönderilmesinin kararın verildiği tarihten itibaren üç ay içindeistenilmemesi ya da Büyük Daire bünyesinde oluşturulan kurulun davanın BüyükDaireye gönderilmesi talebini reddetmesi durumlarında daire kararlarınınkesinleşeceği hükme bağlanmıştır.
C. İtirazların Gerekçeleri
18. Başvuru kararlarında özetle; AİHM’in ihlal kararı ileyargılamanın iadesini gerektiren diğer sebeplerin birbirinden ayrılmasıgerektiği, diğer sebeplerin ilgilileri tarafından bilinmese de esasen yargılamasırasında mevcut olduğu, AİHM’in ihlal kararında ise yargılamanın iadesisebebinin sonradan gerçekleştiği, henüz var olmayan ve gelecekte var olmasıihtimali bulunan bir olgunun her hâlükârda on yıllık süreye tabi tutulmasınınadil yargılanma hakkıyla bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 36.maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
19. 6216 sayılı Kanun’un43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 40. maddesiyönünden incelenmiştir.
20. Anayasa’nın 40. maddesinde Anayasa ile tanınmış hakve özgürlükleri ihlal edilen herkesin yetkili makama geciktirilmeden başvurmaimkânının sağlanmasını isteme hakkı (etkili başvuru hakkı) güvence altınaalınmaktadır.
21. Etkili başvuru hakkı; anayasal bir hakkının ihlaledildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarınıinceletebileceği makul, erişilebilir, etkili, ihlalin gerçekleşmesini veyasürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya elverişli idari veyargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânının sağlanmasını güvence altınaalmaktadır (AYM; E.2018/74, K.2019/92, 24/12/2019, §§ 30, 31; E.2018/75,K.2021/61, 22/9/2021 §§ 119, 120).
22. Temel hak ve özgürlüklerin korunması vegeliştirilmesi amacıyla 4/11/1950 tarihinde imzalanan AİHS, 10/3/1954 tarihlive 6366 sayılı İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Koruma Sözleşmesi ve Buna EkProtokolün Tasdiki Hakkında Kanun'la Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafındanonaylanmış ve onay belgesinin 18/5/1954 tarihinde Avrupa Konseyi GenelSekreterine tevdi edilmesiyle Türkiye açısından yürürlüğe girmiştir. BakanlarKurulunun 22/1/1987 tarihli ve 87/11439 sayılı kararı ile Avrupa İnsan HaklarıKomisyonuna bireysel başvuru hakkı 25/9/1989 tarihli ve 89/14563 sayılı kararıile de AİHM'in zorunlu yargı yetkisi tanınmıştır. Böylece Türkiye, AİHS'te bulunantemel hak ve özgürlükleri güvence altına alma yükümlülüğünü kabul etmiş veyargı yetkisi içinde bulunan tüm bireylere, hukuken bağlayıcı nitelikte ihlalkararı verebilecek bir uluslararası mahkemeye başvuru yapabilme hakkıtanımıştır.
23. AİHS ile güvence altına alınan temel hak veözgürlüklerin etkili bir şekilde korunması, AİHM tarafından verilen ihlalkararlarının iç hukukta gereği gibi yerine getirilmesi ile mümkündür. AİHM tarafından hak ihlaline karar verildiği durumdaihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, diğer bir ifadeyle gideriminsağlanması, giderimin de kural olarak ihlal öncesi hâle döndürmeşeklinde olması gerekir. Eski hâle döndürmenin araçlarından biri de yenidenyargılama yapılmasıdır.
24. Bu itibarla 6100 sayılı Kanun uyarınca temel hak veözgürlüklerin etkili bir şekilde korunabilmesi amacıyla AİHM tarafındanverilmiş ihlal kararı yargılamanın iadesi sebebi olarak kabul edilmiştir.Anılan Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 377. maddesinde, AİHM’in kesinleşmişihlal kararı sebebiyle yargılamanın iadesi başvurusunun anılan kararın tebliğedildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmünkesinleşmesinden itibaren on yıl içinde yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır.Başka bir ifadeyle yargılamanın iadesi için üç ay (kısa süre) ve on yıl (azamisüre) olmak üzere iki tür süre öngörülmüştür.
25. AİHM tarafındanverilen ihlal kararlarının iç hukukta gereği gibi yerine getirilmesi amacıylaöngörülen yargılamanın iadesi yoluna ilişkin başvuru süresinin, bu yoluişlevsiz kılacak nitelikte olmaması gerekir. Buitibarla AİHM’in kesinleşmiş ihlal kararı sebebiyle yargılamanın iadesibaşvurusunun yapılabilmesi için itiraz konusu kuralla öngörülen sürenin bu yoluişlevsiz kılıp kılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
26. Kesin hükmünistisnalarından olan yargılamanın iadesi yoluyla toplumun adalete olan güveninisarsacak ağır yargılama hatalarının giderilmesi amaçlansa da bu yolabaşvurmanın süre koşuluna bağlanması bu yolun istisnai niteliğinin gereğiolarak görülebilir. Bu sebeple özellikle heriki tarafın birey olduğu uyuşmazlıklarda, kesin hükme saygı ilkesi gereğinceyargılamanın iadesinin azami süre şartına bağlanmasına ihtiyaç duyulabilir.
27. Bununla birlikte temel hak ve özgürlüklerin ihlaledildiğine ilişkin iddiaların ileri sürülebileceği bir başvuru yolununmevzuatta öngörülmesi yeterli değildir. Söz konusu başvuru yolunun aynı zamandauygulamada da etkili olması diğer bir ifadeyle başarı şansı sunması gerekir.
28. İtiraz konusu kuralda ise on yıllık azami süreniniade talebine konu hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren başlayacağının öngörülmesi,AİHM’den önce Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunma şartı ve AİHM’inartan iş yükü gibi ilgililerin kendilerinden kaynaklanmayan sebeplerle busürenin aşılması durumunda bu yolun işlevsiz hâle gelmesine neden olabilecekniteliktedir.
29. Bu itibarla kuralla öngörülen azami süreninyargılamanın iadesi yoluna başvurmayı işlevsiz hâle getirebileceği sonucunaulaşılmıştır.
30. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 40. maddesineaykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın 40. maddesine aykırı görülerek iptaledildiğinden Anayasa’nın 36. maddesi yönünden ayrıca incelenmemiştir.
V. HÜKÜM
12/1/2011 tarihli ve6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 377. maddesinin (1) numaralıfıkrasının bentlerini bağlayan hükmünün “…her hâlde iade talebine konu olanhükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.” bölümünün anılan fıkranın (e)bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna veİPTALİNE 21/6/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR