ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2022/70
Karar Sayısı : 2023/152
Karar Tarihi : 13/9/2023
R.G. Tarih - Sayı :27/10/2023 - 32352
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri EnginALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 133 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 24/3/2022 tarihli ve7392 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Kat Mülkiyeti KanunundaDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesiyle 7/11/2013 tarihli ve 6502sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 77. maddesinin (12) numaralıfıkrasına eklenen beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu cümlelerin Anayasa’nın Başlangıçkısmı ile 2., 5., 6., 7., 10., 13., 17., 22., 26., 28., 35., 36., 38., 40.,48., 90., 123., 125., 153., 167. ve 172. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine veyürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİİSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un 15.maddesiyle 6502 sayılı Kanun’un 77. maddesinin davakonusu cümlelerin eklendiği (12) numaralıfıkrası şöyledir:
“(12) Bu Kanunun 61 inci maddesinde belirtilenyükümlülüklere aykırı hareket eden reklam verenler, reklam ajansları ve mecrakuruluşları hakkında durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari paracezası ve gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezasıuygulanır. Reklam Kurulu, ihlalin niteliğine göre bu cezaları birlikte veyaayrı ayrı verebilir. Aykırılık;
a) Yerel düzeyde yayın yapan televizyon kanalı aracılığıile gerçekleşmiş ise on bin Türk Lirası,
b) Ülke genelinde yayın yapan televizyon kanalı aracılığıile gerçekleşmiş ise iki yüz bin Türk Lirası,
c) Süreli yayınlar aracılığıyla gerçekleşmiş ise (a) ve(b) bentlerinde belirtilen cezaların yarısı,
ç) Yerel düzeyde veya uydu üzerinden yayın yapan radyokanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise beş bin Türk Lirası,
d) Ülke genelinde yayın yapan radyo kanalı aracılığı ilegerçekleşmiş ise elli bin Türk Lirası,
e) Uydu üzerinden yayın yapan televizyon kanalı veyainternet aracılığı ile gerçekleşmiş ise elli bin Türk Lirası,
f) Kısa mesaj aracılığı ile gerçekleşmiş ise yirmi beşbin Türk Lirası,
g) Diğer mecralar aracılığı ile gerçekleşmiş ise beş binTürk Lirası,
idari para cezası verilir. Reklam Kurulu, idari işlemekonu ihlalin bir yıl içinde tekrar edilmesi hâlinde yukarıda belirtilen idaripara cezalarını on katına kadar uygulayabilir. (Ek cümleler:24/3/2022-7392/15 md.) Bu cezalarlabirlikte aykırılığın internet ortamı üzerinden gerçekleştirilmesi hâlinde,ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde)erişimin engellenmesine Reklam Kurulu tarafından karar verilebilir. Ancak,teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veyailgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda,internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararıverilebilir. Bu karar uygulanmak üzere 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternetOrtamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenenSuçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 6/A maddesi gereğince ErişimSağlayıcıları Birliğine gönderilir. Bu karara karşı sulh ceza hakimliğinebaşvurulabilir. Sulh ceza hakimliğince verilen karara karşı 4/12/2004 tarihlive 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN,Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ,Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve KenanYAŞAR’ın katılımlarıyla 1/6/2022 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasındakarara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportörİsmail Emrah PERDECİOĞLU tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, davakonusu kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Genel Açıklama
3. 6502 sayılı Kanun’un 1. maddesinde anılan Kanun’unamacının kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ileekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerdenkorunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak,tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardakipolitikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkinhususları düzenlemek olduğu ifade edilmiştir.
4. Kanun’un 63. maddesi uyarınca ticari reklamlardauyulması gereken ilkeleri belirleme ve haksız ticari uygulamalara karşıtüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapma, bu hususlar çerçevesindeinceleme ve gerektiğinde denetim yapma, inceleme ve denetim sonucuna göredurdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası veya gerekligörülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası verme hususlarındagörevli bir Reklam Kurulu (Kurul) oluşturulmuştur.
5. Anılan maddenin (2) numaralı fıkrasında Kurulbaşkanlığının Ticaret Bakanı tarafından görevlendirilecek ilgili Genel Müdürtarafından yürütüleceği hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede söz konusufıkrada Kurulun; Ticaret Bakanlığının ilgili Genel Müdür yardımcıları arasındangörevlendireceği bir üye, Adalet Bakanlığının bu Bakanlıkta idari görevlerdeçalışan hâkim veya savcılar arasından görevlendireceği bir üye, Tarım ve OrmanBakanlığının görevlendireceği bir üye, Sağlık Bakanlığının görevlendireceği birüye, Kültür ve Turizm Bakanlığının görevlendireceği bir üye, Radyo veTelevizyon Üst Kurulunun görevlendireceği bir üye, Türk StandartlarıEnstitüsünden bir üye, Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyelerininkendi aralarından seçeceği bir üye, Yükseköğretim Kurulunun reklamcılık,iletişim veya ticaret hukuku alanında uzman öğretim üyeleri arasındangörevlendireceği bir üye, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin, Türkiye Medyave İletişim Meclisi üyeleri arasından görevlendireceği bir üye, Türkiye Esnafve Sanatkârları Konfederasyonunun görevlendireceği bir üye, Tüketici KonseyininKonseye katılan tüketici örgütü temsilcileri arasından seçeceği bir üye, reklamverenler derneklerinin veya varsa üst kuruluşlarının seçeceği bir üye,reklamcılar derneklerinin veya varsa üst kuruluşlarının seçeceği bir üye, TürkEczacıları Birliğinin görevlendireceği eczacı bir üye, Türk Diş HekimleriBirliğinin görevlendireceği diş hekimi bir üye, Türk Tabipleri Birliği MerkezKonseyinin görevlendireceği doktor bir üye ve Türkiye Barolar Birliğiningörevlendireceği avukat bir üye olmak üzere başkan dâhil on dokuz üyedenoluştuğu düzenlenmiştir.
6. Maddenin (4) numaralı fıkrasına göre Kurul üyeleri üçyıl süreyle görev yapacak, (5) numaralı fıkrasına göre Kurul, Başkan dâhil enaz on bir üyenin hazır bulunmasıyla toplanacak ve toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile karar verecektir.
B. Anlam ve Kapsam
7. 6502 sayılı Kanun’un 77. maddesinde anılan Kanunhükümlerine aykırılık hâllerinde uygulanacak yaptırımlar düzenlenmiştir. Sözkonusu maddede idari para cezası veya hapis cezasının verilmesi, tüzel kişilereözgü güvenlik tedbirleri uygulanması, yayın durdurma kararının verilmesi,internet içeriğine erişimin engellenmesi, haksız ticari uygulamanındurdurulması kararının verilmesi şeklinde yaptırımlar yer almaktadır.
8. Anılan maddenin (12) numaralı fıkrasında Kanun’un 61.maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket eden reklam veren, reklamajansı ve mecra kuruluşu hakkında durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veyaidari para cezası ve gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurmacezasının uygulanacağı belirtilmiştir. Söz konusu fıkranın bentlerindeaykırılığın gerçekleştiği mecraya göre farklılaşan tutarlarda uygulanacak idaripara cezası miktarları gösterilmiş, aykırılığa sebep ihlalin bir yıl içindetekrarı durumunda Kurula idari para cezalarını on katına kadar uygulayabilmeyetkisi tanınmıştır.
9. Bu çerçevede fıkranın dava konusu beşinci cümlesindeaynı fıkrada düzenlenmiş olan cezalarla birlikte aykırılığın internet ortamındagerçekleştirilmesi hâlinde Kurul tarafından ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım,bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) erişimin engellenmesine kararverilebileceği belirtilmektedir. 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternetOrtamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenenSuçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (p) bendinde URL adresi, “İlgili içeriğininternette bulunduğu tam internet adresi…” şeklinde tanımlanmıştır.
10. Fıkranın dava konusu altıncı cümlesinde teknik olarakihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesinin yapılamadığı veya ilgiliiçeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda; internetsitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararının verilebileceği,dava konusu yedinci cümlesinde bu kararın uygulanmak üzere 5651 sayılı Kanun’un6/A maddesi gereğince Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderileceği, dava konususekizinci cümlesinde bu karara karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabileceği,dava konusu dokuzuncu cümlesinde ise sulh ceza hâkimliğince verilen kararakarşı 5/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleriuyarınca itiraz edilebileceği öngörülmektedir.
11. Aykırılığın internet ortamında gerçekleşmesi hâlindedava konusu kuralların uygulanmasına neden olacak yükümlülükler 6502 sayılıKanun’un 61. maddesinde gösterilmiştir. Söz konusu maddede ticari reklamıntanımı yapılmış, ticari reklamın niteliklerine ilişkin ilke ve esaslar ileyasak eylemler düzenlenmiştir.
12. Bu kapsamda anılan maddenin (1) numaralı fıkrasındaticari reklamın tanımı yapılmıştır. Buna göre ticaret,iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak bir mal veya hizmetin satışınıya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veyaikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı,görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişiminiteliğindeki duyurular ticari reklamdır.
13. Maddenin (2) numaralı fıkrasında ticari reklamlarınKurulca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarınauygun, doğru ve dürüst olmalarının esas olduğu; (3) numaralı fıkrasındatüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici,can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyiözendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları veengellileri istismar edici ticari reklam yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
14. (4) numaralı fıkra uyarınca reklam olduğu açıkçabelirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda, mal veya hizmetlereilişkin isim, marka, logo veya diğer ayırt edici şekil veya ifadelerle ticariünvan veya işletme adlarının reklam yapmak amacıyla yer alması ve tanıtıcımahiyette sunulması örtülü reklam olarak kabul edilir ve her türlü iletişimaracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaktır.
15. (5) numaralı fıkrada aynı ihtiyaçları karşılayan yada aynı amaca yönelik rakip mal veya hizmetlerin karşılaştırmalı reklamınınyapılabileceği, (6) numaralı fıkrada reklam verenlerin ticari reklamlarında yeralan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlü oldukları, (7) numaralı fıkradareklam verenlerin, reklam ajansları ve mecra kuruluşlarının bu maddehükümlerine uymakla yükümlü oldukları, (8) numaralı fıkrada ise ticari reklamlarailişkin getirilecek sınırlamalar ile bu reklamlarda uyulması gereken usul veesasların yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.
16. Bu itibarla dava konusu kurallar uyarınca 61. maddedebelirtilen anılan yükümlülüklere internet ortamında aykırı davranılması hâlindeKurul tarafından erişimin engellenmesi kararı verilebilecek ve bu kararayönelik itiraz süreci işletilebilecektir.
C. İptal Talebinin Gerekçesi
17. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarınKurula erişimin engellenmesi kararı vermesine imkân sağladığı ancak Kurulun buyetkisini sınırlayan net, açık, anlaşılır herhangi bir ölçüte veya yaptırımınkademeli olarak uygulanmasını sağlayacak güvencelere yer verilmediği, budurumun internet sitelerine yönelik keyfî uygulamaların ortaya çıkmasına nedenolacağı, kurallarla temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına karşın sınırlamaölçütlerine uyulmadığı, internet sitesine tümden erişimin engellenmesikararının verilmesi durumunda sitede yer alan diğer içerik sahiplerinin demağduriyetine neden olunacağı, erişim engellenmesi kararlarına karşı öngörülenitiraz yolunun aynı eylemden kaynaklanan diğer yaptırımlar için başvurulacakitiraz yolundan farklı nitelikte olmasının uygulamada sorun oluşturacağı,hukuka aykırı biçimde alınacak erişimin engellenmesi kararlarıyla tüketicilerinbilgilenmesinin önleneceği, reklam verenler yönünden belirsizlik ve haksızrekabet sorunu yaratılacağı belirtilerek kuralların Anayasa’nın Başlangıç kısmıile 2., 5., 6., 7., 10., 13., 17., 22., 26., 28., 35., 36., 38., 40., 48., 90.,123., 125., 153., 167. ve 172. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
1. Kanun’un 15.Maddesiyle 6502 Sayılı Kanun’un 77. Maddesinin (12) Numaralı Fıkrasına Eklenen Beşinci ve Altıncı Cümlelerin İncelemesi
18. Anayasa’nın 26. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes,düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veyatoplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamlarınmüdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini dekapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılanyayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.” hükmüne yerverilmek suretiyle ifade özgürlüğü güvence altına alınmıştır.
19. İfade özgürlüğü; kişinin haber ve bilgilere,başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, düşünce ve kanaatlerindendolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitliyollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarınaaktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelir (Medya Gündem Dijital YayıncılıkTicaret A.Ş. [GK], B. No: 2013/2623,11/11/2015, § 27). Anayasa’nın anılan maddesinde ifade özgürlüğününkullanımında başvurulabilecek araçlar söz, yazı, resim veya başka yollarolarak ifade edilmiş ve başka yollar ifadesiyle her türlü ifade aracınınanayasal koruma altında olduğu gösterilmiştir (Medya Gündem DijitalYayıncılık Ticaret A.Ş., § 29).
20. İfade özgürlüğü,Anayasa’da güvence altına alınan diğer hak ve özgürlüklerin önemli bir kısmıile doğrudan ilişkilidir. Görsel ve yazılı medya araçları yoluyla fikir,düşünce ve haberlerin yayılmasını güvence altına alan basın özgürlüğü de ifadeözgürlüğünün kullanılma araçlarından biridir. Nitekim internet, başta ifade özgürlüğü olmak üzere temel hakve özgürlüklerin kullanılması bakımından önemli bir değere sahip bulunmaklabirlikte haber ve fikirlerin iletilmesinde ve alınmasında önemli birişlev de görmektedir (Yaman Akdeniz ve diğerleri, B. No: 2014/3986,2/4/2014 §§ 37, 39; Youtube Llc Corporation Service Company ve diğerleri[GK], B. No: 2014/4705, 29/5/2014; §§ 50, 52).
21. 6502 sayılı Kanun’un 77. maddesinin (12) numaralıfıkrasının dava konusu beşinci cümlesiyle Kurula, anılan Kanun’un “TicariReklam” başlıklı 61. maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırılıkhâllerinin internet ortamında gerçekleşmesi durumunda ihlalin gerçekleştiğiyayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak erişimin engellenmesi kararı verme imkânıtanınmıştır. Kuralda ayrıca “…(URL vb. şeklinde)…” ibaresine yerverilmiştir. URL adresinin, 5651 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (p) bendindeki tanımı dikkate alındığında dava konusu kuralın,Kurula doğrudan ticari reklam bağlamındaki içeriğe sınırlı olarak erişimengelleme kararı verilebilmesinin ötesinde bu türden içeriğin yer aldığı yayın,kısım, bölümün tamamına dönük erişim engelleme kararı verebilme yetkisinitanıdığı anlaşılmaktadır.
22. 6502 sayılı Kanun’un 77. maddesinin (12) numaralıfıkrasının dava konusu altıncı cümlesiyle de Kurula,dava konusu beşinci cümledeki usul ile ihlale ilişkin içeriğe erişimengellemesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellense dahi ihlalinönlenemediği durumlarda internet sitesinin tümüne yönelik erişimin engellenmesikararı verilebilme yetkisi tanınmıştır.
23. Bu çerçevede dava konusu kuralların Anayasa’nın 26.maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü sınırladığı anlaşılmaktadır.
24. Anayasa'nın 48. maddesinde “Herkes dilediği alandaçalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmakserbesttir./ Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyalamaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacaktedbirleri alır.” denilmek suretiyle çalışma ve özel teşebbüs kurmaözgürlüğü güvence altına alınmıştır.
25. Dava konusu kurallar Kurula, 6502 sayılı Kanun’un 61.maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırılık hâllerinin internet ortamındagerçekleşmesi durumunda erişimin engellenmesi kararı verme yetkisi tanımıştır.Dolayısıyla erişimin engellenmesi kararı verilmesini gerektiren Kanun’aaykırılık hâllerine reklam verenlerce, reklam ajanslarınca ve mecrakuruluşlarınca sebep olunabileceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kurallaruyarınca Kurul tarafından verilebilecek erişimin engellenmesi kararlarınınöncelikle ticari reklam bağlamındaki içeriklere dönük olacağı açıktır.
26. Ticari reklamlarla reklama konu mal ve hizmetlerinsatışının arttırılması hedeflenmekte; ticari reklamlar gelişen rekabetortamında firmaların konumlanabilmek, satış amaçlarını gerçekleştirmek vegeliştirmek için pazarlamaya yönelik iletişim araçları biçimindekullanılmaktadır. Ticari reklamların hedefleri ve bunlardan elde edilmesibeklenen faydalar dikkate alındığında, kurallarda düzenlendiği üzere Kurultarafından verilebilecek erişimin engellenmesi kararları ifade özgürlüğünemüdahale niteliğinde olmasının yanı sıra reklam verenlerin Anayasa’nın 48.maddesinde güvence altına alınmış olan çalışma ve özel teşebbüs kurmaözgürlüğünü de sınırlamaktadır.
27. Anayasa’nın13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızcaAnayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancakkanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Buna göre temel hak ve özgürlükleresınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa’da öngörülensınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.
28. Bu kapsamda Anayasa’nın anılanmaddesi uyarınca ifade özgürlüğü ile çalışma ve özel teşebbüs kurma özgürlüğünüsınırlamaya yönelik kanuni düzenlemelerin şeklenvar olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekildebelirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekir.
29. Esasentemel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2.maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukukdevletinin temel unsurlarından olan hukuki belirlilik ilkesi uyarınca kanunidüzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya vekuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnelolması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlemiçermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğinsağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarınınöngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini,devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerdenkaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154).Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilenkanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesiışığında yorumlanmalıdır (AYM, E.2018/163, K.2020/13, 19/2/2020, § 14).
30. Kurallarla öngörülen erişimin engellenmesiyaptırımının 6502 sayılı Kanun kapsamında internet ortamında yer alan hatalı,yanlış, yanıltıcı ticari reklamlara yönelik müdahale amacıyla anılan Kanun’un61. maddesinde gösterilen yükümlülüklere aykırılık hâlleriyle sınırlı biçimdeuygulanabileceği herhangi bir tereddüde yer bırakmayacak biçimde açık, net,anlaşılabilir ve belirli olarak düzenlendiği görülmektedir. Bu itibarlakurallarda temel hak ve özgürlüklerin kanunlasınırlanması gerektiğine ilişkin anayasal ilkeye aykırı bir yönbulunmamaktadır.
31. Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında ifadeözgürlüğünün millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temelnitelikleri ve devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması,suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, devlet sırrı olarak usulüncebelirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özelve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veyayargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıylasınırlanabileceği hükme bağlanmıştır.
32. Kurallar ile Kurula, Kanun’un 61. maddesinde açıkçagösterilen yükümlülüklere aykırılık teşkil eden ticari reklamlardan kaynaklıolarak erişimin engellenmesi kararı verme yetkisinin tanınmasıyla tüketiciyialdatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve malgüvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyiözendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları veengellileri istismar edici içeriklerin yayımının önlenmesi suretiyle kamudüzeninin sağlanmasının ve kişilik hakları ile başkalarının şöhret vehaklarının korunmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla kurallarlaifade özgürlüğüne yönelik öngörülen sınırlamanın anayasal anlamda meşru biramaca dayandığı sonucuna ulaşılmıştır.
33. Anayasa’nın 48. maddesinde çalışma ve özel teşebbüskurma özgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmaklabirlikte özel sınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da o hakkın doğasındankaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasa'nınbaşka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevler,özel sınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebilir.
34. Anayasa’nın 167.maddesinin birinci fıkrasında “Devlet, para, kredi, sermaye, mal vehizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştiricitedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme vekartelleşmeyi önler.” düzenlemesine yerverilmek suretiyle devletin ekonomik hayatın işleyişini düzenlemek ve gerektiğindebu alana müdahale etmekle yükümlü kılındığı anlaşılmaktadır.
35. Anayasa’nın 172. maddesinde devletintüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirleri alacağı, tüketicilerinkendilerini koruyucu girişimleri teşvik edeceği ifade edilerek tüketicilerin haklarınınkorunmasına ilişkin doğrudan ve özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Anılanmaddenin gerekçesinde de özetle tüketicilerin korunmasının tüketici toplumudiye adlandırılan belirli bir gelişmişlik seviyesindeki ülkelerde ortaya çıkmışolmakla birlikte- bu ölçüde gelişmemiş ülkelerde de toplumsal bir sorunolduğunun sonradan görüldüğü ve bu konuda getirilecek tedbirlerin tüketicilerikoruyacağı, tüketicinin korunmasının bir serbest piyasa ekonomisi tedbiriolduğu, her şeyden önce tüketicilerde tüketici bilincinin oluşturulmasıgerektiği, devletin tüketicileri koruyucu başka tedbirler de alabileceğibelirtilmiştir (AYM, E.2016/162, K.2017/156, 15/11/2017, § 8).
36. Kurallarda öngörülen erişiminengellenmesi yaptırımı, Kanun’un 61. maddesinde düzenlenen yükümlülüklereaykırılık hâllerinde uygulanabilecektir. Söz konusu yükümlülükler, ticarireklamların Kurulca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilikhaklarına uygun, doğru ve dürüst olmalarını, tüketiciyi aldatıcı veya onuntecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğinitehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamusağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar ediciolmamalarını; örtülü reklam yapılmamasını ve ayrıca reklam verenlerin ticarireklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla sorumlu olmalarınıöngörmektedir.
37. Bu itibarla kuralların, internetortamında yer alan 61. maddede gösterilen yükümlülüklere aykırı niteliktekiticari reklamlara erişimin engellenmesi suretiyle tüketicinin yanıltılmasınınve istismar edilmesinin önlenmesi suretiyle hizmet ve ürün piyasalarınınişleyişinin düzenli ve sağlıklı biçimde sağlanması biçimindeki çalışma ve özel teşebbüs kurma özgürlüğünün sınırlanmasına yönelik anayasal açıdan meşru bir amaca sahipolduğu anlaşılmaktadır.
38. Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan demokratiktoplum düzeninin gereklerinden olma, bir sınırlamanın demokratik birtoplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olmasınıifade etmektedir. Dava konusu kurallarla verinin geniş kitlelere aracısızolarak hızlı bir şekilde aktarılabildiği internet ortamında, içeriğinden dolayıkişileri aldatıcı, kamu düzenini bozucu, haksız rekabete yol açabileceknitelikteki ticari reklamların kolay ve süratli bir yöntemle yayındançıkarılmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Bu amacın zorunlu bir toplumsalihtiyacı karşılamaya yönelik olmadığı söylenemez. Bu itibarla kurallardemokratik toplum düzeninin gereklerine aykırılık taşımamaktadır.
39. Ayrıca sınırlamanınölçülü olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekir. Anayasa’nın anılanmaddesinde güvence altına alınan ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilikve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişliliköngörülen sınırlamanın ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişliolmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanınzorunlu olmasını diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ileulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise hakka getirilensınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesigerekliliğini ifade etmektedir.
40. Kurallar, Kanun’un 61. maddesinde öngörülenyükümlüklere aykırılık teşkil eden ticari reklamlardan kişilerin korunmasınıkolay ve hızlı bir yöntemle sağlayabilecek niteliktedir. Bu bağlamda kurallarınsınırlama ile ulaşılmak istenen amaca ulaşılması bakımından elverişli olmadığısöylenemez.
41. Öte yandan kamumakamlarının temel hak ve özgürlüklere müdahale ederken sınırlamaya yönelikmeşru amacı gerçekleştirmeye sadece en elverişli değil ayrıca en uygun aracıseçme yükümlülüğü bulunmaktadır (Bu yönde bkz. Hanife Ensaroğlu, B. No:2014/14195, 20/9/2017, §77).
42. Erişimin engellenmesi, internet ortamında yayın yapanbir siteye girişin çeşitli yöntemlerle önlenmesidir. Bu kapsamda erişiminengellenmesi 5651 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (o)bendinde, alan adından erişimin engellenmesi, IP adresinden erişiminengellenmesi, içeriğe (URL) erişimin engellenmesi ve benzeri yöntemlerkullanılarak erişimin engellenmesi olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlardanhareketle URL biçiminde uygulanacak erişim engelleme tedbirinin, hedefleneniçeriğin yer aldığı yayının, kısmın ya da bölümün tamamını etkileyecek biçimdeuygulanabileceği görülmektedir.
43. Dava konusu kurallarile Kurula, 6502 sayılı Kanun’un 61. maddesinde düzenlenen yükümlülüklereaykırılığın internet ortamında gerçekleşmesi durumunda ihlalingerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak URL vb. şeklinde erişiminengellenmesi kararı verebilme yetkisi tanınmaktadır. Bu şekilde tanımlanan erişim engelleme yetkisinin ticari reklambağlamındaki içeriğe sınırlı olarak erişim engelleme kararı verilebilmesininötesinde bu içeriğin yer aldığı yayın, kısım ya da bölümün tamamına erişiminengellenmesi biçimde uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede kurallardaöngörülen sınırlama biçiminin, erişimi tümden engellenen yayın, kısım ya dabölümün kullanıcıları bakımından, ifade özgürlüğü ile çalışma ve özel teşebbüskurma özgürlüğünün kullanımının tamamen ortadan kaldırılmasına yol açacak birnitelik taşıdığı açıktır. Kurallarda bu düzeyde bir sınırlamaya başvurulmadanönce içeriğin yer aldığı internet sitesi işleticisine ilgili içerik hakkındabilgilendirmede bulunulması, içerik sahibine bildirimde bulunulmasınınsağlanması ya da içeriğin kaldırılmasının ihtar edilmesi gibi internetsitesinin tümüne yönelik erişim engeli getirilmeden uygulanabilecek herhangibir alternatif sınırlama yöntemi bulunmamaktadır.
44. Bu itibarla kurallarda, ifade özgürlüğü ile çalışmave özel teşebbüs kurma özgürlüğünün sınırlanması suretiyle ulaşılmak istenenamaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasını mümkün kılabilecek, daha az zarara yol açabilecek alternatif yöntemlerindüzenlememiş olması kurallarla öngörülen sınırlamanın ölçülülük anlamındagereklilik ilkesini sağlamadığını ortaya koymaktadır.
45. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 13., 26.ve 48. maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir.
İrfan FİDAN ve Muhterem İNCE bu görüşekatılmamışlardır.
Kuralların Anayasa’nın 2., 167. ve 172. maddelerine deaykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususlarınAnayasa’nın 13., 26. ve 48. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmelerkapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2., 167. ve 172. maddeleriyönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kurallar, Anayasa’nın 13., 26. ve 48. maddelerine aykırıgörülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 5., 6., 7.,10., 17., 22., 28., 35., 36., 38., 40., 90., 123., 125. ve 153. maddeleriyönünden incelenmemiştir.
2. Kanun’un 15.Maddesiyle 6502 Sayılı Kanun’un 77. Maddesinin (12) Numaralı Fıkrasına EklenenYedinci, Sekizinci ve Dokuzuncu Cümlelerininİncelenmesi
46. 6502 sayılı Kanun’un 77. maddesinin (12) numaralıfıkrasının beşinci ve altıncı cümlelerinin iptalleri nedeniyle anılan fıkranındava konusu yedinci, sekizinci ve dokuzuncu cümlelerininuygulanma imkânı kalmamıştır. Bu nedenle söz konusu cümleler 30/3/2011 tarihlive 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu Ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında değerlendirilmiş ve bukurallar yönünden Anayasa’ya uygunluk denetiminin yapılmasına gerekgörülmemiştir.
IV. İPTALİN DİĞERKURALLARA ETKİSİ
47. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralıfıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük MilletMeclisi İçtüzüğü’nün belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veyatümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa bunların da Anayasa Mahkemesinceiptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
48. 6502 sayılı Kanun’un 77. maddesinin (12) numaralıfıkrasının beşinci ve altıncı cümlelerinin iptalleri nedeniyle uygulanma imkânıkalmayan anılan fıkranın yedinci, sekizinci ve dokuzuncu cümlelerinin 6216sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptallerigerekir.
V. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİGÜN SORUNU
49. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaksuretiyle Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’deyayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi biryılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
50. 6502sayılı Kanun’un 77. maddesinin (12) numaralı fıkrasının beşinci, altıncı,yedinci, sekizinci ve dokuzuncu cümlelerininiptal edilmeleri nedeniyledoğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’deyayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VI.YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
51. Dava dilekçesindeözetle; dava konusu kuralların uygulanmaları hâlinde telafisi güç veya imkânsızzararların doğabileceği belirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasına kararverilmesi talep edilmiştir.
24/3/2022 tarihli ve7392 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Kat Mülkiyeti KanunundaDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesiyle 7/11/2013 tarihli ve 6502sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 77. maddesinin (12) numaralıfıkrasına eklenen beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu cümlelereyönelik iptal hükümlerinin yürürlüğe girmelerinin ertelenmeleri nedeniyle bucümlelere ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE 13/9/2023tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VII. HÜKÜM
24/3/2022 tarihli ve 7392 sayılı Tüketicinin KorunmasıHakkında Kanun ile Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un15. maddesiyle 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması HakkındaKanun’un 77. maddesinin (12) numaralı fıkrasına eklenen;
A. Beşinci vealtıncı cümlelerin Anayasa’ya aykırıolduklarına ve İPTALLERİNE, İrfan FİDAN ile Muhterem İNCE’nin karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA,
B. Yedinci,sekizinci ve dokuzuncu cümlelerin 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43.maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
C. İptal hükümlerinin tamamının Anayasa’nın 153. maddesininüçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRAYÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
13/9/2023 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğu, 7392 sayılı Kanun’un 15.maddesiyle 6502 sayılı Kanun’un 77. maddesinin (12) numaralı fıkrasına eklenenbeşinci, altıncı, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu cümlelerin iptaline kararvermiştir.
2. 6502 sayılı Kanun’un 1. maddesinde anılan Kanun’unamacının kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ileekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerdenkorunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemlerialmak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bukonulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeyeilişkin hususları düzenlemek olduğu ifade edilmiştir.
3. Kanun’un 63. maddesinde ticari reklamlarda uyulmasıgereken ilkeleri belirleme ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyikorumaya yönelik düzenlemeleri yapma, bu hususlar çerçevesinde inceleme vegerektiğinde denetim yapma, inceleme ve denetim sonucuna göre durdurma veyaaynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası veya gerekli görülen hâllerde deüç aya kadar tedbiren durdurma cezası verme hususlarında görevli bir ReklamKurulu (Kurul) oluşturulması öngörülmüştür.
4. 6502 sayılı Kanun’un 77. maddesinde anılan Kanunhükümlerine aykırılık hâllerinde uygulanacak yaptırımlar düzenlenmiştir. Sözkonusu maddede idari para cezası veya hapis cezası verilmesi, tüzel kişilereözgü güvenlik tedbirleri uygulanması, yayın durdurma kararı verilmesi, internetiçeriğine erişimin engellenmesi, haksız ticari uygulamanın durdurulması kararıverilmesi biçimlerinde yaptırımlar yer almaktadır.
5. Anılan maddenin (12) numaralı fıkrasında Kanun’un 61.maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket eden reklam veren, reklamajansı ve mecra kuruluşu hakkında durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veyaidari para cezası ve gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurmacezasının uygulanacağı belirtilmiştir. Söz konusu fıkranın bentlerindeaykırılığın gerçekleştiği mecraya göre farklılaşan tutarlarda uygulanacak idaripara cezası miktarları gösterilmiş, aykırılığa sebep ihlalin bir yıl içindetekrarı durumunda Kurula idari para cezalarını on katına kadar uygulayabilmeyetkisi tanınmıştır.
6. Bu çerçevede fıkranın dava konusu beşinci cümlesindeaynı fıkrada düzenlenmiş olan cezalarla birlikte aykırılığın internet ortamındagerçekleştirilmesi hâlinde Kurul tarafından ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım,bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) erişimin engellenmesine kararverilebileceği belirtilmektedir.
7. Fıkranın dava konusu altıncı cümlesinde teknik olarakihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesinin yapılamadığı veya ilgiliiçeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internetsitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararının verilebileceği;yedinci cümlesinde bu kararın uygulanmak üzere 5651 sayılı Kanun’un 6/A maddesigereğince Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderileceği; sekizinci cümlesinde bukarara karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabileceği; dokuzuncu cümlesinde isesulh ceza hâkimliğince verilen karara karşı 5/12/2004 tarihli ve 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca itiraz edilebileceği öngörülmektedir.
8. Dava konusu kuralın, Anayasa’nın 26. maddesindegüvence altına alınan ifade özgürlüğüne müdahale edilebilmesine imkân tanıyanbir düzenleme niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
9. İfade özgürlüğü Anayasa’nın 26. maddesinin ikincifıkrasında belirtilen istisnalar gereğince mutlak bir hak niteliğinde değildir.Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında Anayasa’nın 13. maddesindekiölçütler dikkate alınmak zorundadır. Bu sebeple ifade özgürlüğüne getirilensınırlamaların denetiminin Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan ölçütlerçerçevesinde ve 26. maddesi kapsamında yapılması gerekmektedir.
10. Çoğunluk kararında kanunilik, meşru amaç, demokratiktoplum düzeninin gerekliliği ve ölçülülük ilkesi kapsamında yer alanelverişlilik hakkında belirtilen gerekçelere katılmaktayım. Bununla beraberçoğunluk kararından farklı olarak kuralların gerekli ve orantılı olduğudüşüncesindeyim.
11. İtiraz konusu kural uyarınca internet sitesinintümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilmesi için teknikolarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesinin yapılamadığı veya ilgiliiçeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlardan biriningerçekleşmesi aranmaktadır. Bu itibarla kuralın sınırlama ile ulaşılmak istenenamaca ulaşılması bakımından gerekli olmadığı söylenemez.
12. Öte yandan, internet sitesinin tümüne yönelikdurdurma kararı verilebilmesi için sebeplerin sınırlı olarak sayılması ve bukarara karşı itiraz müessesinin öngörülmesi nazara alındığında, kuralınkişilere aşırı bir külfet yüklemediği sonucuna ulaşılmaktadır.
13. Sonuç itibarıyla kurallarla, ifade özgürlüğünegetirilen sınırlamanın Anayasa’ya uygun olduğu düşüncesiyle çoğunluğun aksiyöndeki kararına katılmıyorum.
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Muhterem İNCE
Full & Egal Universal Law Academy