ANAYASAMAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2022/73
Karar Sayısı: 2022/149
Karar Tarihi: 30/11/2022
R.G.Tarih-Sayı: 16/2/2023-32106
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İTİRAZIN KONUSU: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21. maddesinin beşinci fıkrasının ikincicümlesinde yer alan “…ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine…”ibaresinin Anayasa’nın 10. maddesine aykırılığının ileri sürülerek iptalinekarar verilmesi talebidir.
OLAY: İş kazası nedeniyle oluşan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)Başkanlığı zararının rücuen tahsili amacıyla açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un 21. maddesinin itiraz konusu kuralın da yeraldığı beşinci fıkrası şöyledir:
“İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamugörevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğerkişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmişise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlarhariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veyabağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazasıveya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerinebağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslekhastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazasısonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücû edilmez.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA,Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, RecaiAKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, BasriBAĞCI, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla 21/6/2022 tarihinde yapılanilk inceleme toplantısında dosyada eksik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2.Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Alparslan KOÇAK tarafından hazırlanan işinesasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kurallarıve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. SGK, işkazası veya meslek hastalığına maruz kalan sigortalıya veya bu nedenlesigortalının ölümü hâlinde hak sahiplerine, uğradıkları maddi zararın karşılanmasıamacıyla kısa vadeli sigorta kollarından birtakım ödemeler yapmakta veya gelirbağlamaktadır. SGK’nın söz konusu ödemeler ve gelirler nedeniyle oluşanzararını, iş kazası veya meslek hastalığına kusuruyla neden olan işveren veyaüçüncü kişilere rücu hakkı 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinde düzenlenmiştir.
4. Anılanmaddenin dördüncü fıkrasında üçüncü kişilerin iş kazası, meslek hastalığı veyahastalık nedeniyle sorumlulukları kusurlarının varlığı şartına bağlanmış vesorumluluk oranlarına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
5.Maddenin beşinci fıkrasında SGK tarafından rücu edilemeyecek alacaklar sayılmışve bu bağlamda anılan fıkranın ikinci cümlesinde iş kazası veya meslekhastalığı sonucu ölümlerde, söz konusu Kanun uyarınca hak sahiplerinebağlanacak gelir ile yapılan ödemeler için iş kazası veya meslek hastalığınınmeydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölenkusurlu sigortalının hak sahiplerine SGK tarafından rücu edilemeyeceğiöngörülmüştür. Anılan cümlede yer alan “…ölümlerde,bu Kanun uyarınca hak sahiplerine…” ibaresi itiraz konusu kuralıoluşturmaktadır.
6. Buitibarla kural uyarınca iş kazası veyameslek hastalığı sonucu yalnızca ölüm meydana gelmiş olması durumunda iş kazası veyameslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya işkazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücuedilmeyecek, ölüm dışındaki hâllerde ise kusuru bulunan hak sahiplerine veya işkazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine rücu edilecektir.
7. İş kazası veya meslek hastalığına maruz kalan sigortalı, sosyalsigorta ödemeleri ile geçici veyahut sürekli iş göremezlik durumu veya ölümriski maddi açıdan güvence altına alınmış kişi konumundadır. Bu nedenle işkazası veya meslek hastalığının oluşumunda kusuru bulunsa dahi kendisinebağlanan gelirler ile yapılan ödemeler yine kendisinden veya ölümü hâlinde aynısigortalının hak sahiplerinden rücu edilemez. Ancak aynı kazada bir başka sigortalınında geçici veyahut sürekli iş göremezlik durumuna girmesi ya da ölmesimümkündür. Bu durumda bir başka sigortalı yönünden oluşan zarardan kusurlusigortalı ya da hak sahiplerinin sorumluluğu söz konusu olmaktadır.
B. İtirazın Gerekçesi
8. Başvurukararında özetle; itiraz konusu kuralla iş kazasına bağlı olarak sürekli işgöremez duruma gelen sigortalı ağır bir tazmin yükümlülüğü altına sokulurkenaynı iş kazası nedeniyle ölen sigortalının hak sahipleri yönünden rücumuafiyeti öngörülmesinin mağdurlar arasında nesnel ve makul olmayan bir ayrımaneden olduğu, bu durumun eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralınAnayasa’nın 10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C.Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. Anayasa’nın 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet,siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir./Kadınlar ve erkekler eşit haklarasahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatlaalınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz./Çocuklar,yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul vegaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz./Hiçbirkişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz./Devlet organları veidare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarakhareket etmek zorundadırlar.” denilmek suretiyle kanun önünde eşitlikilkesine yer verilmiştir.
10. Anayasa’nın anılan maddesinde belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesihukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değilhukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunankişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrımyapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumdabulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısındaeşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynıkurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler kimikişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamalarıgerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklıkurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez (AYM,E.2020/95, K.2022/3, 26/1/2022, § 25).
11. Eşitlik ilkesi yönünden yapılacak anayasallık denetiminde öncelikleAnayasa’nın 10. maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişilerefarklı muamele yapılıp yapılmadığı tespit edilmeli, bu bağlamda aynı ya dabenzer durumdaki kişiler arasında farklılık gözetilip gözetilmediğibelirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemenin ardından ise farklı muameleninnesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve ölçülü olup olmadığı hususlarıirdelenmelidir. Ölçülülük ilkesi, amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun birdengenin bulunması gereğini ifade eder. Diğer bir ifadeyle bu ilke, farklımuamelenin öngörülen objektif amaç ile orantılı olmasını gerektirmektedir (AYM,E.2021/1, K.2021/32, 29/4/2021, § 32).
12. Sürekli iş göremezlik gelirleri de tıpkı ölüm gelirleri gibi hem işyerinde meydana gelme ihtimali bulunan risklerin önlenmesini hem de risklerindoğurduğu zararların giderilmesini amaçlayan çok yönlü bir koruma sağlamaktadır.Bu bağlamda kusurlu davranışlarıyla iş kazası veya meslek hastalığınıngerçekleşmesinde kusuru bulunanlar bu kusurları nedeniyle sebep olduklarızararı tazminle yükümlü tutulmaktadır.
13. İtiraz konusu kuralla sigortalının geçici veyahut sürekli iş göremezduruma gelmesi ile ölmesi arasında bir ayrıma gidilmiştir. İş kazasına uğrayanveya meslek hastalığına tutulan ve iş kazası veya meslek hastalığının meydanagelmesinde kusuru bulunan sigortalının hak sahipleri ile aynı iş kazası veyameslek hastalığının meydana gelmesinde bizatihi kusuru bulunan hak sahipleriölüm hâlinde bağlanacak gelir ve yapılacak ödemeler yönünden SGK’nınkendilerine rücu etme imkânından muaf tutulmuştur. Bu itibarla söz konusu yardımlardanoluşan zarar SGK’nın üzerinde bırakılmaktadır.
14. Kural, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölenlerin haksahiplerinin sorumluluklarının kapsamını belirlemektedir. Söz konusu haksahipleri, murislerinin ölümüne neden olan iş kazası veya meslek hastalığıneticesinde başka bir sigortalının ölümü durumunda anılan sigortalının haksahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarından sorumlu tutulmamaktadır.Ancak diğer bir sigortalının ölmemesi ve sadece yaralanması durumunda yapılansosyal sigorta yardımları nedeniyle bu tür bir muafiyet söz konusu değildir.Kusuruyla meydana gelen iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüme nedenolanlar ile yaralanmaya neden olanların karşılaştırma yapılmaya müsait olacakşekilde benzer durumda olmadıkları açıktır. İtiraz konusu kural, kusuruylaiş kazası veya meslek hastalığı meydana gelmesine ve bunun sonucunda ölümolayına neden olan herkesi kapsadığından farklı muamelenin varlığından sözedilemez. Dolayısıyla kuralın eşitlik ilkesini ihlal eden bir yönübulunmamaktadır.
15. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 10. maddesine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21. maddesinin beşinci fıkrasının ikincicümlesinde yer alan “…ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine…”ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 30/11/2022tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE