ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2022/93
Karar Sayısı : 2024/9
Karar Tarihi : 18/1/2024
R.G.Tarih-Sayı :28/2/2024-32474
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 131milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 2/6/2022 tarihli ve (101) numaralı İletişim BaşkanlığıTeşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına DairCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. Tümünün şekilbakımından Anayasa’nın 2. maddesine aykırılığını ileri sürerek iptaline,
B. 1. maddesiyle23/7/2018 tarihli ve (14) numaralı İletişimBaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesine eklenen(3) numaralı fıkranın, Anayasa’nın Başlangıçkısmı ile 2., 6., 7., 8., 10., 11., 13., 36., 40., 74. ve 104. maddelerineaykırılığını ileri sürerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına,
karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİİSTENEN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİKURALLARI
İptali talep edilen CumhurbaşkanlığıKararnamesi (CBK) şöyledir:
“İLETİŞİM BAŞKANLIĞI TEŞKİLATI HAKKINDACUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR CUMHURBAŞKANLIĞIKARARNAMESİ
Kararname Numarası: 101
MADDE 1- 14 sayılı İletişim Başkanlığı Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"(3) Kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerineilişkin talep, görüş ve önerilerin kolayca iletilebilmesi ve bunların ilgilikamu kurum ve kuruluşlarınca değerlendirilerek cevaplandırılması amacıylakurulan Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER)'nin çalışma usul ve esaslarıCumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir."
MADDE 2- Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımı tarihindeyürürlüğe girer.
MADDE 3- Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleriniCumhurbaşkanı yürütür.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca HasanTahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, RecaiAKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDANve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla 8/9/2022 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı meselesigörüşülmüştür.
2. Anayasa Mahkemesi, CBK’lar hakkında şekil bakımındanaykırılık iddiasıyla açılacak iptal davasının tabi olduğu dava açma süresihususunu daha önceki bazı kararlarındadeğerlendirmiş ve bu davaların Anayasa’nın 151. maddesinde öngörülenaltmış günlük dava açma süresi içerisinde açılabileceğine karar vermiştir (AYM, E.2023/39, K.2023/40, 9/3/2023, §§ 2-6).
3. Dava konusu CBK3/6/2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, CBK’nın tümünün şekil bakımındaniptali talebini içeren dava dilekçesi ise 29/7/2022 tarihinde kayda girmiştir.Bu durumda CBK’nın şekil bakımından iptali talebinin altmış günlük dava açmasüresi içinde kayda girdiği ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
4. Açıklanan nedenlerle dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas incelemeaşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
5. Dava dilekçesi ve ekleri, RaportörAbdullah ATAY tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusu CBKkuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. CBK’nın Tümünün Şekil Bakımından Anayasa’ya AykırıOlduğu Gerekçesiyle İptali Talebinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
6. Dava dilekçesinde özetle; hukuk devletinde her türlüresmî işlemin ve bu kapsamda CBK’ların gerekçeli olmasının hukukun genelilkelerinden biri olduğu, CBK çıkarılırken öznel ve keyfî davranma riskininönlenebilmesinin, CBK’ların uygulayıcılar tarafından yorumlanabilmesinin,CBK’ya dayanılarak çıkarılacak alt düzenlemelerin CBK’ya uygunluğununsağlanabilmesinin ve CBK’ların anayasal denetiminin etkinliğininartırılabilmesinin CBK’ların gerekçeli olmasına bağlı olduğu, Anayasa’daCBK’ların şekil bakımından denetimi öngörülmekle birlikte bu denetiminkapsamına ilişkin bir kural konulmadığından bu kapsamın Anayasa Mahkemesitarafından belirlenmesi gerektiği belirtilerek CBK’nın tümünün Anayasa’nın 2.maddesine aykırı olduğu ve şekil bakımından iptaline karar verilmesi gerektiğiileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
7. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca davakonusu CBK, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 104. maddesi yönünden incelenmiştir.
8. Dava dilekçesinde şekil bakımından CBK’nın tümününAnayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de CBK’lara ilişkinşekil kuralları Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasındadüzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılan fıkra kapsamında yapılacaktır.
9. CBK’nın tümünün şekil bakımından denetiminin kapsamıve ilkeleri, Anayasa Mahkemesinin 13/12/2022 tarihli ve E.2022/98, K.2022/157sayılı kararıyla belirlenmiştir.
10. Anılan kararda, CBK’ların şekil yönünden denetimininkapsamına hangi hususların dâhil olduğuna, başka bir ifadeyle anılan denetimdeCBK’nın hangi unsurlar yönünden denetleneceğine dair Anayasa’da açık bir hükmeyer verilmemekle birlikte Anayasa Mahkemesinin CBK rejimini düzenleyen anayasalhükümlerden hareketle CBK’nın maddi olarak varlık kazanabilmesi için gereklianayasal unsurların neler olduğunu tespit etmesinin önünde bir engelbulunmadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının birinci cümlesinin “Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkinkonularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir.” biçimindeki hükmündenCBK çıkarma yetkisinin bizzat Cumhurbaşkanı’na ait ve tek başına kullanılmasıgereken bir yetki olduğunun, dolayısıyla CBK’nın Cumhurbaşkanı dışında birmercinin teklif, onay gibi herhangi bir işlemini ya da katılımını gereklikılmayan, Cumhurbaşkanı’nın asli düzenleyici nitelikteki bir işlemi olduğununanlaşıldığı değerlendirmesine yer verilen kararda CBK’ların şekil yönündenAnayasa’ya uygunluğunun denetiminde incelenmesi gereken hususun CBK’nınCumhurbaşkanı tarafından çıkarılıp çıkarılmadığı olduğu ifade edilmiştir (AYM,E.2022/98, K.2022/157, 13/12/2022, §§ 8,9).
11. Söz konusu kararda ayrıca CBK’ların yorumlanmasındave denetiminde kuralın getiriliş amacının, başka bir ifadeyle gerekçesininbilinmesinin önem arz ettiği; zira bir normun ihdasına yol açan sebeplerinböyle bir düzenlemeye neden ihtiyaç duyulduğuna dair gerekçelerin bizzat kuralkoyucunun kendisi tarafından ortaya konulmuş olmasının o kuralla ilgilianayasallık denetiminin daha sağlıklı ve etkin bir şekilde gerçekleştirilmesinekatkı sağlayacağının açık olduğuna dikkat çekilmiş; bununla birlikte AnayasaMahkemesinin CBK’ların şekil bakımından Anayasa’ya uygunluğunu incelemeyetkisinin, CBK’ların gerekçelerinin bulunup bulunmadığı yönünden bir denetimyapılmasını kapsamadığı belirtilmiştir (AYM, E.2022/98, K.2022/157, 13/12/2022,§§ 11, 12).
12. Dava konusu CBK açısından söz konusu karardanayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
13. Dava konusu CBK’nın, CBK metninin Cumhurbaşkanı’nınadı, soyadı ve unvanı belirtilerek Resmî Gazete’de yayımlandığı görülmektedir.Diğer yandan dava dilekçesinde de söz konusu CBK’nın Cumhurbaşkanı tarafındançıkarılmadığı yönünde bir iddiaya yer verilmemiştir. Bu itibarla Cumhurbaşkanıtarafından çıkarıldığı anlaşılan CBK’nın maddi olarak varlık kazanabilmesi içingerekli unsurları taşıdığının kabulü gerekir.
14. Açıklanan nedenlerle CBK’nın tümü, şekil bakımındanAnayasa’nın 104. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
B. Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin Anayasal Çerçevesive Yargısal Denetimi
15. Anayasa Mahkemesi CBK’ların anayasal çerçevesini veyargısal denetimine ilişkin ilkeleri daha önceki kararlarında belirlemiştir.Buna göre CBK’ların yargısal denetiminde öncelikle Anayasa’nın 104. maddesininon yedinci fıkrasının birinci ila dördüncü cümlelerinde belirtilen konubakımından yetki kurallarına uygunluğunun ele alınması gerekmekte olup bukapsamda düzenlemenin; yürütme yetkisine ilişkin olması, Anayasa’nın İkinciKısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerle ilgiliolmaması, Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen ya da kanundaaçıkça düzenlenen konulara ilişkin olmaması gerekir. Anılan fıkra yönünden herhangibir aykırılık tespit edilmemesi durumunda ise bu defa CBK’ların içerik yönündenAnayasa’ya uygunluk denetimi yapılmalıdır (AYM, E.2019/78, K.2020/6,23/01/2020, §§ 3-13; E.2019/31, K.2020/5, 23/01/2020, §§ 3-13; E.2018/119, K.2020/25, 11/06/2020, §§ 3-13; E.2018/155, K.2020/27, 11/06/2020, §§ 3-13).
C. CBK’nın 1. Maddesiyle (14) Numaralı CBK’nın 3.Maddesine Eklenen (3) Numaralı Fıkranın İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
16. Dava dilekçesinde özetle; hak arama hürriyeti iledilekçe ve bilgi edinme haklarıyla ilgili olan kuralın CBK ile düzenlenemeyecekyasak alanda düzenleme içerdiği, temel hak ve özgürlüklere ilişkin sınırlamaöngören düzenlemelerin münhasıran kanunla yapılması gerektiği, 1/11/1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının KullanılmasınaDair Kanun ile 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda kamu kurum ve kuruluşlarına yapılacak başvurular yoluylabilgi edinme hakkı ile dilekçe ve şikâyet hakkının kullanımına ilişkin hükümlerbulunduğu, dolayısıyla kuralla kanunda açıkça düzenlenen konulara ilişkin düzenlemeyapıldığı, kuralın hemkişiler hem de idare yönünden öngörülebilir nitelikte olmadığı belirtilerek Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 10., 11.,13., 36., 40., 74. ve 104. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
17. Dava dilekçesinde konu bakımındanyetki yönünden kuralın Anayasa’nın Başlangıçkısmı ile 2., 6., 7., 8., 10., 11., 13., 36., 40. ve 74. maddelerinede aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de CBK’ya ilişkin konu bakımından yetki kuralları Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasında düzenlendiğinden bu husustaki inceleme anılanfıkra kapsamında yapılacaktır.
18. Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde Anayasa’nın İkinci KısımBirinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriile Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin CBK’yladüzenlenemeyeceği belirtilmiştir.
19. Anayasa'nın 74. maddesinin birincifıkrasında “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıylaTürkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek veşikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazıile başvurma hakkına sahiptir.”; dördüncü fıkrasında ise “Herkes, bilgiedinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” denilmek suretiyle dilekçeve bilgi edinme hakları anayasal güvence altına alınmıştır.
20. Dilekçe hakkı, kişilerinkendileriyle veya kamuyla ilgili konularda talep ve şikâyetlerini yetkilimakamlara iletmelerini güvence altına almaktadır. Kişilerin kamu makamlarınaseslerini duyurabilmeleri amacına hizmet eden dilekçe hakkı, hak aramaözgürlüğünün en önemli araçlarından biridir (Hasan Ercan, B. No:2015/54, 12/11/2019, § 41; Ahmet Kılıçelli, B. No: 2017/31069,30/9/2020, § 43).
21. Bilgiedinme hakkı ise devletinelinde bulunan ve erişilebilir olmayan bilgi ve belgelere ulaşabilmeyi güvencealtına almaktadır. Bilgi edinme hakkının konusu, resmî makamlarca tutulan vekişinin kendisi hakkında olan veya olmayan verilere erişim talebi olabileceğigibi resmî makamlarca tutulan, kişinin kendisi ile ilgili olmayan ancak kamuyararı taşıyan konulardaki bilgiler de olabilir (Yaman Akdeniz (2) [GK],B. No: 2016/6815, 15/2/2023, §§ 44, 45).
22. Bilgi edinme hakkı, yönetilenlerinyönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğününsağlanabilmesinin önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinmehakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak veözgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından demokratikhukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır (AYM,E.2018/137, K.2022/86, 30/6/2022, § 168; E.2013/114, K.2014/184, 4/12/2014, §37). Dolayısıyla dilekçe hakkı ile sıkı sıkıya bağlı bulunan bilgi edinme hakkıinsan hakları ve temel özgürlüklerin ayrılmaz bir parçasıdır (AhmetKılıçelli, § 43).
23. Kişiler, dilekçe hakkı kapsamındakendileri veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetlerini dile getirebilmek için,bilgi edinme hakkı kapsamında ise kamu kurum ve kuruluşlarının ellerindebulunan bilgi, belge veya verilere erişmek için ilgili kurum ve kuruluşlaragenel usule göre başvuru yapabilirler. Bunun yanı sıra devlet, bu hakların dahaetkili ve kolay kullanılmasını sağlamak amacıyla çeşitli ek tedbir vetasarrufları hayata geçirebilir.
24. Bu kapsamda dava konusu kurallakişilerin talep, görüş ve önerilerini kamukurum ve kuruluşlarına daha kolay iletebilmesini ve başvurular hakkında dahaetkili ve hızlı sonuç alınabilmesini sağlamak amacıyla resmî bir platform olanCİMER’in kurularak çalışma usul ve esaslarının Cumhurbaşkanınca çıkarılacakyönetmelik ile belirlenmesi öngörülmüştür. Sözkonusu platform, kişiler ile devlet arasındaki iletişim kanallarını açık tutarakbirçok konuya ilişkin başvuru ve taleplerin elektronik yolla her zaman ve heryerden kamu kurum ve kuruluşlarınailetilmesini mümkün kılmaktadır (bkz. Arif Altın, B. No: 2014/2170,10/1/2018, § 46).
25. Buna göre, kuralda yeralan kuruluş amacı gözetildiğinde CİMER’in üstlendiği görev ve yürüttüğüfaaliyet kapsamında kişilerin talep, görüş ve öneri içeren başvurularınıkamu kurum ve kuruluşlarına iletmesi ile bu başvuruların ilgili kamu kurum vekuruluşları tarafından değerlendirilerek cevaplandırılması Anayasa’nın 74.maddesinde güvence altına alınan dilekçe hakkının ve bilgi edinme hakkınınkapsamında kalmaktadır.
26. Bu itibarla Anayasa’nınİkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan dilekçe hakkına ve bilgi edinmehakkına ilişkin düzenleme içeren kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedincifıkrasının ikinci cümlesi uyarınca CBK ile düzenlenemeyecek yasak alandakalmaktadır.
27. Kaldı ki bilgi edinme hakkı ilebaşta ifade özgürlüğü olmak üzere Anayasa’da güvence altına alınan ve CBK iledüzenlenemeyecek yasak alanda kalan diğer birçok temel hak ve özgürlük arasındada önemli bir ilişki ortaya çıkabilmektedir. Bu bağlamda, bilgi edinme hakkıile ilgili yapılan düzenlemeler kapsamı itibarıyla bazı durumlarda bu haklabağlantılı olarak yasak alanda kalan diğer temel hak ve özgürlükler yönünden deetki ve sonuç doğurabilecektir.
28. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasınınikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralın ayrıca konubakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, üçüncü ve dördüncü cümleleriyönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
Kural, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104.maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı görülerek iptaledildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİGÜN SORUNU
29. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaksuretiyle Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığıgünden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemeküzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
30. (101) numaralı CBK’nın 1. maddesiyle (14) numaralı CBK’nın 3. maddesine eklenen(3) numaralı fıkranın iptal edilmesinedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek niteliktegörüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu fıkraya ilişkin iptal hükmününkararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
V. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
31. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarınuygulanmaları halinde telafisi güç veya imkânsız sonuçların doğacağıbelirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2/6/2022 tarihli ve(101) numaralı İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 1.maddesiyle 23/7/2018 tarihli ve (14) numaralı İletişim Başkanlığı TeşkilatıHakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesine eklenen (3) numaralıfıkraya yönelik iptal hükmünün yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle bufıkraya ilişkin yürürlüğün durdurulması talebinin REDDİNE 18/1/2024 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI. HÜKÜM
2/6/2022 tarihli ve (101) numaralı İletişim BaşkanlığıTeşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına DairCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
A. Tümünün şekilbakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE,
B. 1. maddesiyle23/7/2018 tarihli ve (14) numaralı İletişim Başkanlığı Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesine eklenen (3) numaralı fıkranın konu bakımından yetkiyönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncüfıkrası ile 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
18/1/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR