ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/131
Karar Sayısı : 2023/160
Karar Tarihi : 28/9/2023
R.G. Tarih - Sayı : 6/10/2023- 32331
İPTAL DAVASINI AÇAN: TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri Özgür ÖZEL, Burcu KÖKSAL ve Gökhan GÜNAYDIN ilebirlikte 126 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 14/7/2023 tarihli ve 7456 sayılı 6/2/2023 TarihindeMeydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin EkMotorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KanunHükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1. maddesinin;
A. (1) numaralıfıkrasının,
B. (7) numaralıfıkrasının “...2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine veBelediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun ilediğer kanunlara göre mahallî idarelere verilecek payların hesabında dikkatealınmaz.” bölümünün,
Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 5., 6., 10., 13., 35., 73., 90.,123., 127. ve 153. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine veyürürlüklerinin durdurulmasına kararverilmesi talebidir.
I. İPTALİİSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un iptali talep edilen kuralların da yer aldığı 1.maddesi şöyledir:
“Ek motorlu taşıtlar vergisi
MADDE 1- (1) 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu TaşıtlarVergisi Kanununun 5 inci, 6 ncı ve geçici 8 inci maddelerinde yer alan (I),(I/A), (II) ve (IV) sayılı tarifelere göre vergiye tabi olan ve bu Kanununyayımı tarihinde ilgili sicilde kayıt ve tescilli bulunan taşıtlar ile buKanunun yayımı tarihinden 31/12/2023 tarihine kadar ilgili sicillere ilk defakayıt ve tescil edilecek olan taşıtlar, bir defaya mahsus olmak üzere, 2023yılı için tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisi tutarı kadar ek motorlutaşıtlar vergisine tabidir.
(2) Ek motorlu taşıtlar vergisi, taşıtların kayıt vetescilinin yapıldığı yerin vergi dairesi tarafından bu Kanunun yayımı tarihinde,bu tarihten 31/12/2023 tarihine kadar ilgili sicillere ilk defa kayıt ve tesciledilecek olan taşıtlar için kayıt ve tescilin yapıldığı tarihte tahakkukettirilmiş ve tebliğ edilmiş sayılır.
(3) Ek motorlu taşıtlar vergisinin mükellefi, bu Kanununyayımı tarihi itibarıyla 197 sayılı Kanun kapsamında motorlu taşıtlar vergisimükellefi olanlar ile bu Kanunun yayımı tarihinden 31/12/2023 tarihine kadarilgili sicillere ilk defa kayıt ve tescil edilen taşıtların sahibi olan gerçekve tüzel kişilerdir.
(4) 197 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yer alanistisnalar, ek motorlu taşıtlar vergisi için de uygulanır. 6/2/2023 tarihindeKahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle Hazine ve MaliyeBakanlığınca 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 15 incimaddesi kapsamında mücbir sebep hâli ilan edilen yerlerde; deprem tarihiitibarıyla kayıt ve tescilli olan taşıtlar, deprem nedeniyle yıkılan veya ağırya da orta hasarlı hâle gelen binaların maliklerine ait taşıtlar, depremlerdeağır hasar görerek kullanılamaz duruma gelen taşıtlar ile deprem nedeniyle eşiveya birinci derece kan hısımlarından birini kaybeden mükelleflere ait taşıtlarek motorlu taşıtlar vergisinden müstesnadır.
(5) Bu Kanunun yayımlandığı tarihte ilgili sicillerekayıt ve tescil edilmiş olan taşıtlara ilişkin ek motorlu taşıtlar vergisi,birinci taksiti bu Kanunun yayımlandığı ayı izleyen ayın sonuna kadar, ikincitaksiti 2023 yılının Kasım ayı sonuna kadar olmak üzere iki eşit taksitte; buKanunun yayımı tarihi ila 31/12/2023 tarihleri arasında ilgili sicillere ilkdefa kayıt ve tescil edilecek olan taşıtlara ilişkin ek motorlu taşıtlarvergisi ise bu taşıtların motorlu taşıtlar vergisi ile birlikte peşin olaraködenir.
(6) 197 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hükümleri ek motorlutaşıtlar vergisi hakkında da uygulanır. Ek motorlu taşıtlar vergisi ödenmeden,trafikten çekme, hurdaya çıkarma ve yurt dışına çıkarma nedeniyle tescil kaydıkapatma işlemi yapılamaz.
(7) Bu maddeye göre tahsil edilen ek motorlu taşıtlarvergisi genel bütçe geliri olarak kaydedilir ve 2/7/2008 tarihli ve 5779sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden PayVerilmesi Hakkında Kanun ile diğer kanunlara göre mahallî idarelere verilecekpayların hesabında dikkate alınmaz.
(8) Ek motorlu taşıtlar vergisine ilişkin olarak bumaddede hüküm bulunmayan hâllerde, 197 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
(9) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA,Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, YusufŞevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN,Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 26/7/2023 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasınaOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Davadilekçesi ve ekleri, Raportör Murat ÖZDEN tarafından hazırlanan işin esasınailişkin rapor, dava konusu kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un 1. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasınınİncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
3. Dava dilekçesinde özetle; hukuk devletiilkesi gereğince vergiye ilişkindüzenlemelerin geriye yürütülmemesi ve bu düzenlemelerin mali güce görevergilendirme ilkesine uygun olarak yapılması gerektiği, dava konusu kuralda builkelerin gözönünde bulundurulmadığı, bu itibarla kuralın devletin temel amaçve görevleriyle de bağdaşmadığı, ayrıca depremin etkilerinin zorunluşartlarından ziyade kaynak arayışının sonucu olduğu ve kamu yararınınsağlanması amacını taşımadığı, motorlu taşıtlar vergisi mükelleflerine aşırıkülfet yüklendiği, bu durumun ölçülülük ilkesini, mülkiyet hakkı ile temel hakve özgürlüklere ilişkin uluslararası anlaşmaların bağlayıcılığı ilkesini ihlalettiği, Anayasa Mahkemesinin aynı konudaki önceki iptal kararlarının dikkatealınmaması nedeniyle kuralın hiçbir kimse ve organın kaynağını Anayasa’danalmayan bir devlet yetkisini kullanamayacağı ve kuvvetler ayrılığı ilkeleriylebağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 5., 6.,10., 13., 35., 73. 90. ve 153. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyupgüçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukkurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
5. Anayasa'nın 73. maddesinde herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücünegöre vergi ödemekle yükümlü bulunduğu, vergi yükünün adaletli ve dengelidağılımının maliye politikasının sosyal amacı olduğu, vergi, resim, harç vebenzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veyakaldırılacağı öngörülerek Anayasa'nın 2. maddesinde nitelikleri belirtilenhukuk devleti ilkesi vergilendirme ilkeleri yönünden somut biçimde dilegetirilmiştir (AYM, E.2003/73, K.2003/86, 7/10/2003).
6. Verginin mali güce göre alınması ve genelliği ilkeleriylevergilendirmede eşitlik ve adaletin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Ekonomive vergi hukuku alanında mali güce ilişkin göstergelerin gelir, servet veharcamalar olduğu kabul edilmektedir. Mali güç; ödeme gücünün kaynağı, dayanağı,nedeni ve varlık şartıdır. Kanun koyucunun vergilendirmede, kişilerin sahipolduğu ekonomik değer ile mali güçlerini gözönünde bulundurması gerekir. Vergidegenellik ilkesi, herhangi bir ayırım yapılmaksızın mali gücü olan herkesinvergi yüküne katılmasını ve vergi ödemesini ifade eder. Mali güce görevergilendirme, verginin yükümlülerin ekonomik ve kişisel durumlarına görealınmasıdır (AYM, E.2017/117, K.2018/28, 28/2/2018, § 22). Bu ilke, aynı zamanda vergide eşitlik sağlanmasınınuygulama aracı olup mali gücü fazla olanın mali gücü az olana göre daha fazlavergi ödemesini gerektirir. Vergide eşitlik ilkesi ise mali gücü aynıolanlardan aynı, farklı olanlardan ise farklı oranda vergi alınması esasınadayanır (AYM, E.2003/73, K.2003/86, 7/1/2003).
7. Anayasa’nın anılanmaddesinin ikinci fıkrasında ise vergi yükünün adaletli ve dengeli bir biçimdedağılımı öngörülmüştür. Vergilendirilecek alanların seçimi ve vergi yükününadaletli ve dengeli dağılımı için yükümlülerin kişisel durumlarının kanunlardagözetilmesi gerekir. Sermaye iratlarının ücretlere göre farklıvergilendirilmesi; en az geçim indirimi, artan oranlı vergilendirme, çeşitliistisna ve muafiyet uygulamaları, vergi yükünün adalete uygun dağılımı ile maligüce göre vergilendirmenin araçlarındandır (AYM, E.2017/117, K.2018/28,28/2/2018, § 23).
8. Anayasa’nın 35. maddesinde “Herkes,mülkiyet ve miras haklarına sahiptir./ Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla,kanunla sınırlanabilir./ Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz.” denilmektedir. Anayasa’nın anılan maddesiyle güvenceye bağlananmülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen hertürlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır.
9. Mülkiyet hakkı; kişiye başkasının hakkına zarar vermemek ve kanunlarınkoyduğu sınırlamalara uymak şartıyla sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma,semerelerinden yararlanma ve üzerinde tasarruf etme imkânı veren bir haktır. Bubağlamda malikin mülkünü kullanma, semerelerinden yararlanma ve mülkü üzerindetasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin kısıtlanması veya mülkünden yoksunbırakılması mülkiyet hakkına getirilmiş bir sınırlama niteliğindedir (AYM, E.2017/21, K.2020/77, 24/12/2020, § 137).
10. Dava konusu kuralile benzer konudaki 26/11/1999 tarihli ve 4481 sayılı 17.8.1999 ve 12.11.1999Tarihlerinde MarmaraBölgesi ve Civarında Meydana Gelen Depremin Yol Açtığı Ekonomik KayıplarıGidermek Amacıyla Bazı Mükellefiyetler İhdası ve Bazı Vergi KanunlarındaDeğişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 17Ağustos 1999 tarihinde yaşanan deprem felaketi neticesinde ortaya çıkan kamufinansman ihtiyacının giderilmesi amacıyla 1998 yılında beyan edilen gelir veyakurumlar vergisi matrahları ile bu yılda elde edilen ve belli miktarınüzerindeki ücretler, bina, arsa ve araziler, motorlu taşıtlar, cep telefonlarıüzerinden bir defalık ek vergi ödenmesini öngören 1., 6., 7. ve 9. maddelerini AnayasaMahkemesi 28/3/2001 tarihinde incelenmiştir. Bu kapsamda Mahkeme, depremnedeniyle oluşan ekonomik kayıpların giderilmesi ve toplumsal dayanışmanınsağlanması gibi sosyal ve ekonomik şartların zorunlu kıldığı nedenlerle ekvergi getirilmesinde kamu yararının gözetildiğini, 1998 yılına ait Gelir veKurumlar Vergisi hesaplanırken mükelleflerin özel durumları ile mali güçleriningözönünde bulundurulduğunu, 29/7/1970 tarihli ve 1319sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda yer alan bina ve arazi vergilerine ilişkinmuaflık ve istisnaların bu vergi yönünden de geçerli kılındığını ve motorlutaşıtlar vergisi mükellefleri için de aynı hususların geçerli olduğunubelirterek mali güce göre vergilendirme ve vergi yükünün adaletlidağılımı ilkelerinin esas alındığı sonucuna ulaşmış ve bu yöndeki kurallarıniptalleri talebini reddetmiştir (AYM, E.1999/51,K.2001/63, 28/3/2001).
11. Öteyandan ek motorlu taşıtlar vergisi ihdasını öngören ve Anayasa Mahkemesikararlarına konu olmuş diğer düzenlemeler ise 3/4/2003 tarihli ve 4837 sayılı Ekonomikİstikrarı Sağlamak İçin Ek Vergiler Alınması Hakkında Kanun’un 1. maddesi ile 30/7/2003tarihli ve 4962 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Vakıflara VergiMuafiyeti Tanınması Hakkında Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasıdır.Anayasa Mahkemesi anılan kurallara ilişkin kararlarında, olağanüstü şartlarınzorunlu kıldığı durumlarda vergilendirmeye ilişkin konularda yasama organınıntakdir yetkisinin diğer dönemlere göre daha geniş olduğunu kabul etmiş ancakekonomik istikrarı sağlamak ve kamu borç stokunun azaltılmasını temin veyauygulanmakta olan ekonomik program hedeflerini tehlikeye düşüren gelir kaybınıntelafisi amacıyla ek vergi ihdasını olağanüstü şartların zorunlu kıldığı bir durumolarak görmemiştir. Bu itibarla ek motorlu taşıtlar vergisi ihdasını öngörenkuralların iptallerine karar vermiştir (AYM, E.2003/48, K.2003/76; 23/7/2003;E.2003/73, K.2003/86, 7/10/2023). Buna karşılık Mahkeme, 4837 sayılı Kanun’unek emlak vergisi ihdasını öngören 2. maddesinin anayasallık denetiminde 1319 sayılıKanun’da öngörülen muaflık ve istisnaların ek vergiler için de uygulanacağınıgözeterek emlak sahibi mükellefler yönünden kimi olumsuzlukların giderilmeyeçalışıldığını, bu suretle vergi yükünün adil ve dengeli dağılımınınsağlanmasının amaçlandığını belirterek kuralın iptal talebini reddetmiştir(AYM, E.2003/48, K.2003/76, 23/7/2003).
12. Davakonusu kuralla 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar VergisiKanunu'nun 5., 6. ve geçici 8. maddelerinde yer alan (I), (I/A), (II) ve (IV)sayılı tarifelere göre vergiye tabi olan ve7456 sayılı Kanun’un yayımı tarihinde ilgili sicilde kayıt ve tescilli bulunantaşıtlar ile bu Kanun’un yayımı tarihinden 31/12/2023 tarihine kadar ilgilisicillere ilk defa kayıt ve tescil edilecek olan taşıtların, bir defaya mahsus olmak üzere, 2023 yılı içintahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisi tutarı kadar ek motorlu taşıtlarvergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Buitibarla kural, ek motorlu taşıtlar vergisi mükelleflerinin malvarlığında azalmaya sebep olması nedeniyle mülkiyet hakkına yönelik birsınırlama oluşturmaktadır.
13. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızınyalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak veancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Buna göre temel hak ve özgürlükleresınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa’da öngörülensınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.
14. Mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemeninşeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekildebelirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekir.
15. Esasen temel hak ve özgürlükleri sınırlayankanunun bu niteliklere sahip olması Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir.Hukuk devletinde kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönündenherhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net,anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfîuygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gerekenbu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira builke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem veişlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bugüven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM,E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesindesınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2. maddesindegüvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.
16. NitekimAnayasa’nın 73. maddesinin üçüncü fıkrasında da "Vergi, resim, harç vebenzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır"denilerek verginin kanuniliği ilkesi benimsenmiştir. Verginin kanuniliğiilkesi, takdire dayalı keyfî uygulamaları önleyecek sınırlamaların kanunda yeralmasını gerektirmekte ve vergi yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelerin konulması,değiştirilmesi veya kaldırılmasının kanun ile yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
17. Dava konusu kurallaverginin kapsamındaki taşıtların ve verginin nasıl hesaplanacağı hususunun herhangibir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlendiğigözetildiğinde kuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğuve bu yönüyle kanunilik şartını taşıdığı anlaşılmaktadır.
18. Anayasa'nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkınınkamu yararı amacıyla sınırlanabileceği belirtilmiştir.
19. 7456 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde “Ülkemizde6/2/2023 tarihinde yaşanan ve gerek şiddeti ile etkilediği alan gerekseyarattığı hasar nedeniyle ‘yüzyılın depremi’ olarak nitelendirilen depremafetleri neticesinde 8/2/2023 tarihi itibarıyla 3 ay süreyle olağanüstü halilan edilmiş ve olağanüstü hal dönemi boyunca afetlerin ekonomik ve sosyalyaşam üzerindeki etkilerinin azaltılması amacıyla Anayasanın ve ilgilikanunların verdiği yetkiler çerçevesinde gerekli düzenlemeler yapılmıştır./ Buçerçevede Kanun Teklifiyle, deprem afetleri nedeniyle ortaya çıkan finansmanihtiyacının karşılanmasına katkı sağlanmasını teminen bir defaya mahsus olmaküzere ek motorlu taşıtlar vergisi ihdas edilmesi, kurumlar vergisi oranlarınınartırılması ve bazı istisnaların kaldırılması amaçlanmaktadır….”, maddegerekçesinde ise “Madde ile, 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş İlinde meydanagelen depremlerin etkilerinin azaltılması amacıyla ortaya çıkan finansmanihtiyacının karşılanmasında kullanılmak üzere, … bir defaya mahsus olmak üzere,2023 yılında tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisi tutarı kadar ekmotorlu taşıtlar vergisi alınması öngörülmektedir.” açıklamalarına yerverilmiştir.
20. AnayasaMahkemesinin önceki kararlarında da vurgulandığı üzere deprem gibi olağanüstü hadiseler nedeniyle oluşankayıpların giderilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlanması maksadıyla ek vergiyükümlülüğü getirilmesi mümkün olup, dava konusu kuralda ek motorlu taşıtlarvergisinin getirilmesinde kamu yararına yönelik meşru bir amacın olmadığısöylenemez. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve çok sayıda ili etkileyendepremlerin büyüklüğü ve yıkıcı boyutu da dikkate alındığında düzenlemeylegüdülen meşru amacın daha belirgin hale geldiği anlaşılmaktadır. Belirtmekgerekir ki dava konusu kural ile daha önce iptal edilen 4837 sayılı Kanun’un 1. maddesi, ihdas ediliş amaçları yönündenbirbirinden ayrılmaktadır. 4837 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle öngörülen ekmotorlu taşıtlar vergisi, ekonomik istikrarın sağlanması ve kamu borç stokununazaltılması amacıyla ihdas edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, ekonomik istikrarınsağlanması veya borç stokunun azaltılması amacının olağanüstü şartların zorunlukıldığı haklı bir neden olamayacağını değerlendirmiştir (§ 11). Oysa davakonusu kuralla öngörülen ek motorlu taşıtlar vergisi deprem sebebiyle oluşanmaliyetin karşılanması amacına yöneliktir. Bu yönüyle dava konusu düzenlemeninihdas şartları itibarıyla 4481 sayılıKanun’la getirilen ekmotorlu taşıtlar vergisine benzemektedir. Anayasa Mahkemesi 4481 sayılıKanun’la getirilen ek motorlu taşıtlar vergisinin iptali talebini, ek verginindeprem nedeniyle oluşan ekonomik kayıpların giderilmesi ve toplumsaldayanışmanın sağlanması amacına dayandığına vurgu yaparak reddetmiştir (§ 10).
21. Diğer yandan, Anayasa’nın 13. maddesinde güvence altına alınan ölçülülük ilkesi elverişlilik,gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişliliköngörülen sınırlamanın ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişliolmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanınzorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ileulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise hakka getirilensınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesigerekliliğini ifade etmektedir.
22. Kuralla 2023yılında ödenen motorlu taşıtlar vergisi kadar ek motorlu taşıtlar vergisininbir defalığına ödenmesinin öngörülmesinin 6/2/2023 tarihinde yaşanan depremlerinetkilerinin azaltılması için ihtiyaç duyulan finansmanın sağlanmasına katkısağlayacağı gözetildiğinde kuralın anılan meşru amaca ulaşma bakımından elverişli olduğuanlaşılmaktadır.
23. Gereklilik,hedeflenen amaca ulaşılması için hakka en az müdahale teşkil eden aracınseçilmesini ifade etmektedir. Deprem nedeniyle oluşan ekonomik kayıpların hangivergilendirme araçlarıyla giderileceğinin takdiri yasama organına aittir.Esasen vergilendirme devletin takdir yetkisinin geniş olduğu alanların başındagelmektedir. Depremin yol açtığı ekonomik kayıpları telafi etmek ve sosyaldayanışmayı sağlamak amacıyla mevcut vergilerin artırılması ya da yeni birvergi ihdas edilmesi kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında başvurabileceğiaraçlardandır. Bu nedenle 2023 yılı için ek motorlu taşıtlar vergisi alınmasıyolunda düzenleme yapılmasının gereklilik kriterini karşıladığıdeğerlendirilmiştir.
24. 7456 sayılıKanun’un 1. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca 197 sayılı Kanun’un 4.maddesinde yer alan istisnaların ek motorlu taşıtlar vergisi için de uygulanacağıanlaşılmaktadır. Öte yandan 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydanagelen depremler nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca 4/1/1961 tarihli ve 213sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 15. maddesi kapsamında mücbir sebep hâli ilanedilen yerlerde; deprem tarihi itibarıyla kayıt ve tescilli olan taşıtlar,deprem nedeniyle yıkılan veya ağır ya da orta hasarlı hâle gelen binalarınmaliklerine ait taşıtlar, depremlerde ağır hasar görerek kullanılamaz durumagelen taşıtlar ile deprem nedeniyle eşi veya birinci derece kan hısımlarındanbirini kaybeden mükelleflere ait taşıtlar ek motorlu taşıtlarvergisinden müstesna tutulmuştur. Bunun yanı sıra ek motorlu taşıtlar vergisi geçicinitelikli ve bir defalığa mahsus alınan bir vergidir. 7456 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (5) numaralı fıkrasıyla da verginin birincitaksitinin bu Kanun’un yayımlandığı ayıizleyen ayın sonuna kadar, ikinci taksitinin ise aynı yılın Kasım ayı sonunakadar olmak üzere iki eşit taksitte ödenmesi öngörülmüştür. Bu itibarla sahip olunan aracın değeri ile araçsahiplerinin ödeme güçleri ve kişisel durumlarının da dikkate alındığıgözetildiğinde tutarı itibariyle yüksek olduğu söylenemeyecek ek motorluvergisinin araç sahiplerine aşırı bir külfet yüklemediği, yaşanan depremlernedeniyle oluşan maddi kayıpların büyüklüğü karşısında bu kayıplarıngiderilmesi neticesinde elde edilecek fayda ile araç sahiplerinin katlanacağıkülfet arasında makul olmayan bir dengesizliğin bulunmadığı ve bu nedenlerlesınırlamanın orantılı olduğu değerlendirilmektedir.
25. Bununla birliktekuralın Anayasa’nın 73. maddesi kapsamında da incelenmesi gerekir. Anayasa'nın73. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, kamu giderlerini karşılamaküzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.” denilmek suretiylediğer ilkelerin yanı sıra verginin mükellefin mali gücüyle uyumlu olmasızorunlu kılınmıştır. Kişinin sahip olduğu taşıtın bir servet unsuru olarak maligücün göstergelerinden biri olduğu açıktır. Kuralda 2023 yılı içintahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisi tutarı kadar ek motorlu taşıtlarvergisi ödenmesi öngörülmüştür. Dolayısıyla aracınyaşı, motor silindir hacmi, oturma yeri veya ağırlığı gibi unsurlar dikkatealınarak ödenecek ek motorlu taşıtlar vergisi belirlenmektedir. Bu itibarlamükelleflerin taşıtın değeriyle orantısız bir vergi yükü ile karşı karşıyakaldığı söylenemez. Ayrıca 197 sayılı Kanun’daki istisnalar ek motorlu taşıtlarvergisi için geçerli olduğu gibi bu vergi açısından 7456 sayılı Kanun’un 1.maddesinin (4) numaralı fıkrasında depremden zarar görenlere yönelik bir kısımistisnalara da yer verilmiştir. Tüm buhususlar gözetildiğinde ve motorlu taşıtlarvergisinin toplumun tüm kesimlerini kapsayan yaygın bir vergi olduğu da dikkatealındığında kuralın mali güce göre vergilendirme, vergi yükünün adaletlidağılımı ve eşitlik ilkeleriyle çelişmediği sonucuna varılmıştır.
26. Sonuç olarakAnayasa Mahkemesinin deprem gibi olağanüstü olayların yaşandığı dönemlerdeoluşan ekonomik kayıpların telafisi amacıyla -ölçülü olmak kaydıyla- ekvergilerin öngörülebileceği yolundaki içtihadından, dava konusu kuralbakımından da ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
27. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa'nın 13., 35. ve 73. maddelerine aykırı değildir.İptal talebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. ve 10.maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilenhususların Anayasa’nın 13., 35. ve 73. maddeleri yönünden yapılandeğerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. ve 10.maddeleri yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nınBaşlangıç kısmı ile 5., 6., 90. ve 153. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
B.Kanun’un 1. Maddesinin (7) NumaralıFıkrasının “...2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine veBelediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun ilediğer kanunlara göre mahallî idarelere verilecek payların hesabında dikkatealınmaz.” Bölümünün İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
28. Dava dilekçesinde özetle; ek motorlu taşıtlar vergisi tahsilatı üzerinden yerelyönetimlere pay verilmemesinin haklı bir nedene dayanmadığı ve keyfî olduğu,dava konusu kuralın kamu yararı amacı taşımadığı, bu yönüyle hukuk devletiilkesini ihlal ettiği, ayrıca bu durumun idarenin bütünlüğü ve yerelyönetimlerin mali özerkliğini zedelediği, bu husustaki Anayasa Mahkemesikararlarının dikkate alınmamasının yasama organının Anayasa’dan kaynaklanmayanbir yetkiyi kullanması sonucunu doğurduğu ve Anayasa Mahkemesi kararlarınınbağlayıcılığı ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 123., 127. ve 153.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
29. 5779 sayılıKanun'un 2. maddesine göre, il özel idareleri ve belediyelere genel bütçe vergigelirleri tahsilatı toplamından, vergi iadeleri düşüldükten sonra kalan nettutar üzerinden yüzde 1,50’si büyükşehir dışındaki belediyelere, yüzde 4,50’sibüyükşehirlerdeki ilçe belediyelerine ve yüzde 0,5’i il özel idarelerine olmak üzerepay ayrılır.
30. Ayrıca 6/6/2002tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) Sayılı Liste’deyer alan mallardan tahsil edilen özel tüketim vergisi hariç olmak üzere,büyükşehir belediye sınırları içinde yapılan genel bütçe vergi gelirleritahsilatı toplamının yüzde 6’sı ile genel bütçe vergi gelirleri tahsilatıtoplamı üzerinden büyükşehirlerdeki ilçe belediyelerine ayrılan payların yüzde30’u büyükşehir belediye payı olarak ayrılır.
31. Cumhurbaşkanı, bumaddede belirtilen oranları iki katına kadar artırmaya veya kanuni haddinekadar indirmeye yetkilidir.
32. Kuralile de anılan Kanun ile diğer kanunlara göre mahallî idarelere verilecekpayların hesabında ek motorlu taşıtlar vergisinin dikkate alınmayacağı hükümaltına alınmak suretiyle ek motorlu taşıtlar vergisinden elde edilengelirlerden mahallî idarelere pay verilmemesi ve bu vergiden sağlanangelirlerin tamamının merkezî idare geliri olarak kabul edilmesi öngörülmüştür.
33. Anayasa’nın123. maddesinde idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunladüzenleneceği öngörüldükten sonra idarenin kuruluş ve görevlerinin merkezdenyönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayandığı hükme bağlanmıştır. İdareninbütünlüğü ilkesiyle idari görevleri yerine getiren kurumlar arasında birliğinsağlanması ve idari yapı içinde yer alan kurumların bir bütünlük içindeçalışması öngörülmüştür (AYM, E.2020/103, K.2023/68, 5/4/2023, § 100).
34. Anayasa’nın127. maddesinin birinci fıkrasında; mahallî idarelerin il, belediye veya köyhalkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esaslarıkanunla belirtilen ve karar organları yine kanunda gösterilen seçmenlertarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileri oldukları ifadeedilmiştir. Anayasa’da merkezî yönetim-yerel yönetim ayrımının yapılması, yerelyönetimlerin organlarının seçimle göreve gelmesinin öngörülmesi, seçimlerininsüreli olması, yerel yönetimlerin kararlarını kendi organları eliyle alması veuygulatması, kendilerine özgü bütçelerinin bulunması, yerel yönetimlere görevleriile orantılı gelir kaynakları sağlanması gibi yetki ve ayrıcalıkların tanınmışolması bu idarelerin özerkliklerinin göstergesidir (AYM, E.2020/11, K.2023/98,18/5/2023, § 47; E.2019/112, K.2020/35, § 30).
35. Özerklik, kişi vekuruluşların kanunla belirlenen sınırlar içinde kalmak şartıyla kendifaaliyetlerine ilişkin kararları alma ve uygulama konusunda gerekli yetkiyledonatılmış olması anlamına gelmektedir. Bu aynı zamanda kurumların dış etkilerekarşı korunmasını ifade eder. Kamu kuruluşlarına özerklik tanınmasının nedenibu kuruluşların faaliyetlerini hizmetin gereklerine ve kamu yararına uygun birşekilde sürdürmelerini güvence altına almaktır (AYM, E.2019/112, K.2020/35,25/6/2020, § 31).
36. Anayasa’nın 127.maddesinde öngörülen yerel yönetimlerin özerkliği ilkesi,yerinden yönetimin varlık şartlarından olan mali özerkliği de kapsamaktadır.Mali özerklik kavramı mahallî idarelerin mali kaynaklarının bir bölümünü yerelvergi ve harçlardan oluşturmalarını, gelirlerini ve varlıklarını kendiamaçlarına uygun bir biçimde kullanabilmelerini ve esnek bir bütçe sisteminesahip olmalarını ifade etmektedir. Diğer bir deyişle mahallî idarelerin maliözerkliği, merkezî yönetimin mal varlığından ayrı mal varlığı, bağımsız gelirkaynakları ve bütçeleri olması esasına dayanır. Nitekim anılan maddenin altıncıfıkrasının son cümlesinde de “Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelirkaynakları sağlanır.” hükmüne yer verilmek suretiyle mahallî idarelerinmali özerkliği teminat altına alınmıştır (AYM, E.2014/72, K.2014/141, 11/9/2014;E.2019/112, K.2020/35, 25/6/2020, § 32).
37. Mahallîidarelerin karşılamakla yükümlü oldukları mahallî müşterek ihtiyaç, aynı yöredebirlikte yaşamaktan doğan somut durumların yarattığı ve sürekligüncelleştirdiği, sağladığı yarar bakımından yerel sınırları aşmayan, kamusalhizmet karakterinin ağır bastığı ortak beklentileri ifade etmektedir.Anayasa’da il, belediye ya da köy halkının yerel ortak ihtiyaçlarının nelerolduğu belirlenmemiş; bunun belirlenmesi kanuna bırakılmıştır (AYM, E.2019/112,K.2020/35, 25/6/2020, § 33).
38. Bukapsamda kanun koyucunun kamu yararını gözetmek ve Anayasa’da mahallî idareleriçin öngörülen ilke ve kurallara uygun olmak şartıyla merkezî idare ile mahallîidare arasındaki görev sınırlarını belirleme ve idarenin bütünlüğü ilkesindenhareketle, mahallî idareleri ortadan kaldırma ya da etkisiz kılma amacınayönelik olmamak kaydıyla, belirli alanlar bakımından belirli şartlara bağlıolarak mahallî idarelere ait bazı görev ve yetkileri merkezî yönetime bırakmakonusunda takdir yetkisi bulunmaktadır (AYM, E.2019/112, K.2020/35, 25/6/2020,§ 34).
39. Öte yandanverginin kanuniliği ilkesi, takdire dayalı keyfî uygulamaları önleyeceksınırlamaların kanunda yer almasını gerektirmekte ve vergi yükümlülüğüneilişkin düzenlemelerin konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının kanun ileyapılmasını zorunlu kılmaktadır. Buna göre vergide mükellef, matrah, oran,tarh, tahakkuk, tahsil, uygulanacak yaptırımlar ve zamanaşımı gibi konularınkanunla düzenlenmesi zorunludur. Bu durumda kanun koyucunun, mahallî idareleregörevleri ile orantılı gelir sağlama konusunda, anayasal ilkelere bağlı kalmak şartıylatakdir yetkisi bulunmaktadır. Kanun koyucu vergi, resim ve harç kanunlarındasosyal, ekonomik ve mali amaçlı birtakım değişiklikler yapabilir (AYM,E.2009/63, K.2011/66, 14/4/2011).
40. 7456 sayılı Kanun’un1. maddesinin gerekçesinden ek motorlu taşıtlar vergisinin depremin yarattığıolumsuz etkilerin giderilmesi için ihdas edildiği anlaşılmaktır. Depremin olumsuz etkilerinin giderilmesi için yerine getirilecekgörevlerin ve gelir kaynaklarının merkezî idare ile mahallî idareler arasındadağıtımı konusunda kanun koyucunun takdir yetkisinin bulunduğu ve ek motorlu taşıtlar vergisinin istisnai bir kamu geliriolduğu gözetildiğinde kuralın idarenin bütünlüğü ilkesi ile mahallî idarelerin maliözerkliği ilkesini zedelediği söylenemez (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2020/103,K.2023/68, 5/4/2023, §§ 100-113; E.2020/11, K.2023/98, 18/5/2023, §§ 40-59).
41. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa'nın 123. ve 127. maddelerine aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nınBaşlangıç kısmı ile 2., 6. ve 153. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
42. Dava dilekçesinde özetle, davakonusu kuralların uygulanmaları hâlinde telafisigüç veya imkânsız zararın doğabileceği belirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasınakarar verilmesi talep edilmiştir.
14/7/2023 tarihli ve7456 sayılı 6/2/2023 Tarihinde MeydanaGelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek MotorluTaşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun HükmündeKararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1. maddesinin;
A. (1) numaralıfıkrasına,
B. (7) numaralı fıkrasının “...2/7/2008 tarihli ve 5779sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden PayVerilmesi Hakkında Kanun ile diğer kanunlara göre mahallî idarelere verilecekpayların hesabında dikkate alınmaz.” bölümüne,
yönelik iptal talepleri28/9/2023 tarihli ve E.2023/131, K.2023/160 sayılı kararla reddedildiğinden bu fıkraya ve bölümeilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerininREDDİNE 28/9/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V. HÜKÜM
14/7/2023 tarihli ve 7456 sayılı 6/2/2023 TarihindeMeydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin EkMotorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KanunHükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1. maddesinin;
A. (1) numaralıfıkrasının,
B. (7) numaralıfıkrasının “...2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine veBelediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun ilediğer kanunlara göre mahallî idarelere verilecek payların hesabında dikkatealınmaz.” bölümünün,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerininREDDİNE 28/9/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE