ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2023/130
Karar Sayısı: 2024/17
Karar Tarihi: 23/1/2024
R.G.Tarih-Sayı: 5/3/2024-32480
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Adana 4. Tüketici Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 13/10/1983tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 94. maddesinin üçüncü vedördüncü fıkralarının Anayasa’nın 35. ve 172. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Ödenentazminatın rücuen tahsili talebiyle başlatılan icratakibine konu itirazın iptali davasında itirazkonusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleriiçin başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENENKANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 94.maddesi şöyledir:
“Sigorta sözleşmesinin verilmesi ve işletenindeğişmesi halinde yapılacak işlemler
Madde 94 – (Birinci fıkra mülga: 25/6/1988 – KHK – 330/5 md.; Aynen kabul; 31/10/1990 –3672/4 md.)
(Değişik : 25/6/1988 – KHK –330/5 md.; Aynen kabul:31/10/1990 – 3672/4 md.) Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde,devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır.
Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliğitarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir.
Sigorta fesih tarihinden onbeşgün sonrasına kadar geçerlidir.
(Beşinci fıkra mülga: 25/6/1988 – KHK -330/5 md.; Aynen kabul: 31/10/1990 – 3672/4 md.)
(Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.)Bu madde hükmüne uymayanlar 1 800 000 lira para cezası ile cezalandırılırlar.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU,Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 26/7/2023 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ahmet Hakan SOYTÜRK tarafından hazırlanan işinesasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükümleri, dayanılan ve ilgiligörülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Genel Açıklama
3. Mali sorumluluk sigortası, sigortanın konusunuoluşturan riskin gerçekleşmesi hâlinde sigortayı yaptıran kişinin hukukensorumlu tutulabileceği zararlar nedeniyle ödemekle yükümlü olacağı tazminatın sigortaşirketi tarafından teminat miktarıyla sınırlı olarak karşılanmasını güvencealtına alan sigorta türüdür. Anılan sigorta, sigorta kapsamındaki riskingerçekleşmesi ve zararın doğması durumunda, zarar gören kişilerin tazminatalacaklarını teminat altına almanın yanı sıra sigortayı yaptıran kişibakımından da güvence sağlamaktadır. Söz konusu sigorta ihtiyari ya da zorunlunitelikte olabilmektedir (AYM, E.2019/40, K.2020/40, 17/7/2020, § 8).
4. 2918 sayılı Kanun’un 85. maddesinde işleten ve araçişleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğudüzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre bir motorlu aracınişletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına ya da bir şeyin zararauğramasına sebep olması durumunda motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüstarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklardır.
5. Söz konusu Kanun’un 91. maddesinin birinci fıkrasındada karayolunda motorlu taşıt işletenlerin Kanun’un 85. maddesinin birincifıkrasından doğan hukuki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malisorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Zorunlumali sorumluluk sigortası sözleşmesinin tarafları işleten ile sigortaşirketidir.
6. Kanun’un 101. maddesinin birinci fıkrasında isezorunlu mali sorumluluk sigortasının Türkiye'de kaza sigortası dalındaçalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılacağı, bu sigortaşirketlerinin anılan sigortayı yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. Bununyanı sıra 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1483. maddesi ile 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı SigortacılıkKanunu’nun 13. maddesinin (1) numaralı fıkrasında da sigorta şirketlerininfaaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortasözleşmelerini yapmaktan kaçınamayacakları öngörülmüştür.
7. Bu kapsamda ülkemiz tarafından 26/6/1974 tarihindeimzalanan ve 4/11/1999 tarihli ve 4477 sayılı Kanun ile onaylanması uygunbulunan Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin AvrupaSözleşmesi 15/2/2000 tarihli ve 23965 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanmıştır. Anılan Sözleşme’nin 1.maddesinin (1) numaralı fıkrasıyla âkit taraflara motorlu taşıt işletilmesisebebiyle zarar gören kişilerin tazminat taleplerinin kurulacak zorunlu sigortasistemi yoluyla teminat altına alınması yükümlülüğü yüklenmiştir. Sözleşme’nin10. maddesinin (1) numaralı fıkrasında da motorlu taşıtın sigortaettirilmesinden sorumlu olan kişilerin tespit edilmesi gerektiği, Sözleşme’ye Ek Hükümler’in 3.maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise sigortanın, sigorta edilmiş taşıtınsahibinin, zilyedinin ve sürücüsünün mali sorumluluğunu teminat altına almasıgerektiği hükme bağlanmıştır.
8. Kanun koyucu sigorta şirketlerinin belirli konulardasözleşme yapmasını zorunlu kılan hükümlerin yanı sıra sözleşmenin içeriğineyönelik düzenlemeler de öngörmüştür. Bu bağlamda 5684 sayılı Kanun’un “Sigortasözleşmeleri” başlıklı 11. maddesinin (1) numaralı fıkrasında “Sigortasözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerinceaynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak,sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesisedilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığıaltında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir.”denilmektedir. Anılan fıkrada yer alan “…Müsteşarlıkça…” ibaresi sözkonusu Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (j) bendine göre HazineMüsteşarlığını ifade etmekte ise de anılan Müsteşarlık, 10/7/2018 tarihli ve30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (1) numaralıCumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle Hazine veMaliye Bakanlığı (Bakanlık) bünyesinde teşkilatlanmıştır. Dolayısıyla sigortasözleşmelerinin ana muhtevasının, Bakanlık tarafından onaylanan ve sigortaşirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarakdüzenlenmesi gerekmektedir.
9. 5684 sayılı Kanun’un 11. maddesinin gerekçesinde deifade edildiği üzere sigorta sözleşmesinin ana muhtevasının Bakanlıkçaonaylanan genel şartlara tabi kılınmasının amacı, sigorta mevzuatının teknikve ayrıntılı yapısı nedeniyle sigorta şirketiyle sözleşme yapmakisteyenlerin, sigortanın kapsamına ve hükümlerine ilişkin doğru ve yeterlibilgiye sahip olmalarının sağlanması ve böylece sigortalının korunmasıdır.Başka bir deyişle kanun koyucunun sigorta sözleşmesi ilişkisinde güçlü tarafolan sigorta şirketlerinin lehine ve sigorta sözleşmesi yapmak isteyenkişilerin aleyhine olacak şekilde sözleşme şartlarının belirlenmesiniengellemeyi ve zayıf tarafı korumayı amaçladığı anlaşılmaktadır (AYM,E.2021/82, K.2022/167, 29/12/2022, § 36).
10. 2918 sayılı Kanun’un 93. maddesinin birincifıkrasında zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin özel bir düzenlemeöngörülmüş ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının Bakanlıkçatespit edileceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacağıhükme bağlanmıştır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin anamuhtevası niteliğinde olan bu genel şartlar, düzenleyici idari işlemniteliğinde olup kanuna nazaran ikincil nitelik taşımaktadır (AYM, E.2019/40,K.2020/40, 17/7/2020, § 18).
11. 14/5/2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar ZorunluMali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın (GenelŞartlar) A.1 maddesinde bu Genel Şartlar’ın amacının,2918 sayılı Kanun uyarınca motorlu araç işletenlere yüklenen hukuki sorumlulukiçin yaptırılması öngörülen zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındailgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesiolduğu belirtilmiştir.
12. Genel Şartlar’ın “SİGORTALININDEĞİŞMESİ” başlıklı C.4 maddesinde “Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye tarafolan sigortalıyı takip eder./ Sigortalının değiştiğiher durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibarıyla kendiliğinden sona ererve ilgiliye gün esasına göre prim iadesi yapılır. Ancak, mevcut sözleşmesigortalının değiştiği tarihten itibaren onbeş günsüresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeniişleten için sözleşme yapılana kadar geçerlidir.” denilerek sigortalınındeğişimi hâlinde sigorta sözleşmesinin ne şekilde sona ereceği ve sona ermedenitibaren hangi tarihe kadar hüküm ve sonuç doğuracağı belirlenmiştir.
B. Anlam ve Kapsam
13. 2918 sayılı Kanun’un 94. maddesinde sigortasözleşmesinin tarafı olan işletenin değişmesi hâlinde yapılacak işlemlerdüzenlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında sigortalı aracı işletenlerindeğişmesi durumunda devreden kişinin on beş gün içinde sigortacıya bildirimdebulunma zorunluluğu öngörülmüştür.
14. Maddenin itiraz konusu kurallardan ilkini oluşturanüçüncü fıkrası uyarınca, sigortacı sigorta sözleşmesini, işletenin değiştiğinedair bildirimin kendisine tebliğinden itibaren on beş gün içinde feshedebilir.Kuralda sigorta sözleşmesinin sigortalı tarafından yapılan bildirime rağmensigortacı tarafından feshedilmediği durumda sözleşmenin devam edip etmeyeceğikonusunda açık bir düzenleme yer almamakta ise de fesih işlemi yapılmadığıtakdirde sözleşmenin aynı şartlar altında hüküm ve sonuç doğurmaya devamedeceği anlaşılmaktadır.
15. Söz konusu maddenin itiraz konusu diğer kural olandördüncü fıkrasıyla da sigortanın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren on beşgün sonrasına kadar geçerli olacağı öngörülmüştür.
C. İtirazın Gerekçesi
16. Başvuru kararında özetle; kişinin aracını sattığıanda araç üzerindeki mülkiyet hakkının sona ermesine karşın itiraz konusukurallar uyarınca sigorta sözleşmesinden kaynaklı sorumluluğunun devam ettiği,bu itibarla kusuru olmadığı hâllerde dahi tazminat sorumluluğununbulunabileceği, kişinin işlediği veya ihmal ettiği bir fiilden sorumlututulması gerekirken kusursuz sorumluluğuna gidilmesinin mülkiyet hakkını ihlalettiği, diğer yandan kurallara konu sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemiolduğu, sigorta sözleşmesinin feshedilip edilmeyeceği konusunda açıklığınbulunmamasının ve bu husustaki takdirin sigortacıya bırakılmasının devletintüketiciyi koruma yükümlülüğüyle de bağdaşmadığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın35. ve 172. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
17. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 13. ve 48. maddeleri yönünden de incelenmiştir.
18. Anayasa'nın 48. maddesinin birinci fıkrasının birincicümlesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerinesahiptir.” denilmek suretiyle sözleşme özgürlüğü güvence altına alınmıştır.
19. Özel hukuk, kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerinieşitlik ve irade serbestisi esasına göre düzenleyen hukuk kurallarınınbütünüdür. Özel hukukta irade özerkliği, kişilerin yasal sınırlar içindeistedikleri hukuki sonuca bu yoldaki iradelerini yeterince açığa vurarakulaşabilmelerini ifade etmektedir. Bu bağlamda sözleşme iki taraflı bir hukukiişlem olup tarafların karşılıklı ve birbirine uygun surette iradeaçıklamalarıyla meydana gelir. Sözleşme özgürlüğü ise özel hukuktaki iradeözerkliği ilkesinin anayasa hukuku alanındaki dayanağıdır (AYM, E.2016/141,K.2018/27, 28/2/2018, § 15; E.2016/192, K.2017/160, 29/11/2017, § 13).
20. Sözleşme özgürlüğü devletin kişilerin istediklerihukuki sonuçlara ulaşmalarını sağlaması ve kişilerin belirli hukuki sonuçlarayönelen iradelerini geçerli olarak tanıması, onların iradelerinin yöneldiğihukuki sonuçların doğacağını ilke olarak benimsemesi ve koruması anlamınagelmektedir. Sözleşme özgürlüğü uyarınca kişiler, hukuksal ilişkilerini özgüriradeleriyle ve sözleşmelerle düzenlemekte serbesttir. Türk hukukunda tanınanbu ilke çerçevesinde taraflar, istediği zaman istediği bir kişiyle herhangi birkonuda hukuksal ilişki kurabilmekte, bu ilişkiyi değiştirebilmekte veya ortadankaldırabilmektedir. (AYM, E.2018/78, K.2022/114, 13/10/2022, § 252).Anayasa’nın anılan maddesinde koruma altına alınan sözleşme özgürlüğü, sözleşmeyapıp yapmama ve yapılan sözleşmeyi sona erdirme serbestisinin yanı sırayapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını da içerir (bazı farklarlabirlikte bkz. AYM, E.2016/192, K.2017/160, 29/11/2017, § 13; E.2017/154,K.2019/18, 10/4/2019, § 11; E.2019/40, K.2020/40, 17/7/2020, § 27).
21. İtiraz konusu kurallar sigortalı aracı işletenindeğişmesi hâlinde, aracı devreden işleten ile sigorta şirketi arasındakisözleşmenin ne şekilde ve ne zaman sona ereceğini düzenlemektedir. Kurallar,aracı devreden işletenin sigortacıya yapacağı bildirimden sonra sigortasözleşmesinin sona erdirilmesi konusunda sigortacıya takdir yetkisi tanımak vetarafların karşılıklı olarak sözleşmenin sona erdirilmesi yönündeki iradeleriaçıklamalarından sonra da belirli bir süre hüküm ve sonuç doğuracağını öngörmeksuretiyle Anayasa’nın 48. maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünüsınırlamaktadır.
22. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak vehürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerindebelirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Busınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâikCumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir.Buna göre temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin kanunlayapılması, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olmasıgerekir.
23. Anayasa’nın anılan maddesi kapsamında, sözleşmeözgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olmasıyeterli olmayıp kanuni düzenlemelerin keyfîliğe izinvermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir.
24. Esasen temel hakları sınırlayan kanunun buniteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukukdevleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin hemkişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yervermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıcakamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir.Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımındanda zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, kişilerintüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasaldüzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gereklikılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). DolayısıylaAnayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik,Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığındayorumlanmalıdır.
25. 2918 sayılı Kanun’un 94. maddesinin itiraz konusuüçüncü fıkrası uyarınca sigortalı aracı işletenin değişmesi hâlinde, bu durumunaracın önceki işleteni tarafından sigortacıya bildirilmesinden itibarensigortacı tarafından sözleşmenin on beş gün içinde sona erdirilebileceği, sonaerdirilmediği takdirde sözleşmenin devam edeceği anlaşılmaktadır. Anılanmaddenin itiraz konusu dördüncü fıkrasına göre ise sözleşme, sona ermesindenitibaren on beş gün daha geçerli olacaktır. Kurallarla sigortalı aracıişletenlerin değiştiğine ilişkin durumun sigortacıya bildirilmesinin mevcutsigorta sözleşmesine etkisinin herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekildeaçık, net ve anlaşılır bir biçimde düzenlendiği gözetildiğinde kurallarınbelirli ve öngörülebilir oldukları, bu itibarla kanunilik şartını taşıdıklarısonucuna ulaşılmıştır.
26. Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca temel hak veözgürlüklere getirilen sınırlamanın Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine deuygun olması gerekir. Anayasa’nın 48. maddesinde sözleşme özgürlüğü içinherhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte özel sınırlamanedeni öngörülmemiş hakların da o hakkın doğasından kaynaklanan bazısınırlarının bulunduğu kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasa'nın başkamaddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevler, özelsınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebilir (AYM,E.2021/128, K.2022/68, 4/8/2022, § 26).
27. Anayasa’nın 5. maddesinde insanın maddi ve manevivarlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamak devletin temel amaç ve görevleriarasında sayılmıştır. Bu kapsamda devlet, Anayasa’nın 17. maddesinde güvencealtına alınmış olan yaşam hakkı ile kişilerin maddi ve manevini varlığınıkoruma ve geliştirme hakkının yanı sıra Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenenmülkiyet hakkının etkili bir şekilde korunması amacıyla yasal, idari, mali,yargısal ve diğer önlemleri almakla yükümlüdür.
28. Karayolunda motorlu taşıt işletilmesi, üçüncükişilerin yaşam, maddi ve manevi varlıklarını koruma ile mülkiyet haklarınınihlali riskini içeren bir faaliyettir. Dolayısıyla karayolunda motorlu taşıtişletilmesini düzenleyen hükümlerin ihlali hâlinde uygulanacak idari ve cezaiyaptırımları belirlemenin yanı sıra bu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncükişilerin uğrayabileceği zararın tazmin edilmesini güvence altına alanyöntemleri geliştirmek de devletin görevleri kapsamındadır. Bu bağlamda meydanagelen zararların tazmininde, ilke olarak, motorlu taşıt işletenin hukukisorumluluğu bulunmakla birlikte sigortacının bu zararları tazmin etmekle sorumlututulmuş olması, zarar gören kişinin Anayasa’nın 17. ve 35. maddelerindedüzenlenen haklarının Anayasa’nın 5. maddesiyle bağlantılı olarak korunmasınınhedeflendiğini göstermektedir (AYM, E.2019/40, K.2020/40, 17/7/2020, §§ 38-39).
29. Buna göre zorunlu mali sorumluluk sigortasınınfeshedilmesi konusunda sigortacıya takdir yetkisi tanıyan, feshedilmediğitakdirde sözleşmenin aynı şartlar altında hüküm ve sonuç doğurmaya devametmesine imkân tanıyan ve sözleşmenin feshi sonrasında sigorta sözleşmesinin onbeş gün daha geçerli olmasını öngören kurallarla, sigortalı aracı işletenindeğiştiği durumlarda, bu aracın işletilmesi sebebiyle zarar gören üçüncükişilerin uğradığı zararın tazmin edilmesinin güvence altına alınmasınınamaçlandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralların motorlu aracın işletilmesisebebiyle yaşam, maddi ve manevi varlıklarının korunması ile mülkiyet haklarıihlal edilebilecek kişilerin, bu haklardan kaynaklanan menfaatlerinin korunmasıiçin kabul edildiği ve anayasal bağlamda meşru bir amacının bulunduğu sonucunaulaşılmıştır.
30. Anayasa’nın 13. maddesinde güvence altına alınan ölçülülükilkesi ise elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmaküzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanınulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmakistenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynıamaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılıkise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul birdengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir.
31. Kurallar sigortalı aracın işleteninin değiştiğidurumlarda sigorta sözleşmesinin belirli şartlar altında bir süre daha devametmesini öngörmektedir. Motorlu aracın yeni işleteninin zorunlu mali sorumluluksigortası yaptırmadığı, ancak önceki işleten tarafından yaptırılan sigortasözleşmesinin geçerli olduğu dönemde, bu aracın işletilmesi sebebiyle üçüncükişilerin uğrayacağı zararların sigorta şirketi tarafından teminat miktarıylasınırlı olarak tazmin edilmesine imkân tanıyan kuralların, zarar gören üçüncükişilerin yaşam, maddi ve manevi varlıkları ile mülkiyet haklarındankaynaklanan menfaatlerinin korunması amacına ulaşma bakımından elverişli olduğuaçıktır.
32. Mali sorumluluksigortası sözleşmesinin belirli şartlar altında bir süre daha devam edeceğiniöngören kurallar uyarınca, sözleşmenin tarafları olan önceki işleten ilesigorta şirketinin hukuki sorumluluklarının bu süre boyunca devam edeceğianlaşılmaktadır. Anılan Kanun’un 91. maddesinin birinci fıkrasında da ifadeedildiği üzere zorunlu mali sorumluluk sigortaları karayolunda motorlu taşıtişletenlerin Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasından doğan hukukisorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yaptırılmaktadır. Başka birdeyişle araç işletenin hukuki sorumluluğunun sigorta şirketi tarafından teminataltına alınması söz konusudur. Buna karşın aracın devri ile sigortalı işleten,işleten sıfatını kaybetmektedir. Dolayısıyla, kurallar uyarınca sigortaşirketi, sözleşmenin tarafı olmayan yeni işletenin üçüncü kişilere karşıverebileceği zararları sözleşme ilişkisinin tarafı konumundaki önceki işleteninrızası olmaksızın belirli bir süreyle teminat altına almaktadır.
33. Kanun’un 95. maddesindeki sigorta sözleşmesinden veyasigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminatyükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuranhâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği şeklindeki düzenleme dedikkate alındığında, yeni işleten tarafından üçüncü kişilere karşı verilecekzarar sigorta şirketi tarafından karşılanacaktır.
34. Diğer yandan sigortalı önceki işletenin de artıkişleten sıfatı bulunmamasına karşın yeni işletenin üçüncü kişilere karşı -sigortacınınsigortalıya rücu hakkını doğurabilecek şekilde vereceği zararlarda- hukukisorumluluğunun devam etmeyeceği söylenemez.
35. Önceki işletenin aracı satmakla araç üzerindeki fiilive hukuki hakimiyetinin sona erdiğinin altı çizilmelidir. Diğer taraftan öncekiişletenin yeni işleten üzerinde herhangi bir denetim ve gözetim sorumluluğubulunmadığı gibi yeni işletenin davranışlarını kontrol etme ve yönlendirmeyetkisi ve gücü de mevcut değildir. Önceki işletenin, davranışlarını kontroletme kudretini haiz olmadığı bir kimsenin üçüncü kişilere zarar verenfiillerinden sorumlu tutulması oldukça ağır bir müdahale niteliği taşımaktadır.Önceki işletene bu derece ağır külfet yükleyen biraraç ancak daha hafif bir tedbirin bulunmaması hâlinde gerekli görülebilir.
36. Bu bağlamda kurallar uyarınca, sözleşmenin taraflarıolan önceki işleten ile sigorta şirketinin belirli bir süre daha hukukisorumluluklarının devam etmesinin son çare niteliğinde olup olmadığı vesözleşme özgürlüğüne yönelik daha hafif bir sınırlama aracının bulunupbulunmadığı değerlendirilmelidir. Bu kapsamda satış veya devir işlemi yapılanve işleteni değişen motorlu araçların tescilinde ya da trafiğe çıkarılmasındayeni işleten tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılması şartınınaranması biçiminde bir aracın seçilmesinin de mümkün olduğuna işaretedilmelidir. Yeni işleten tarafından aracın tescili veya trafiğe çıkarılmasıöncesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılmasının araç işleteninKanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasından doğan hukuki sorumluluklarınınkarşılanması ve bu aracın işletilmesi sebebiyle yaşam, maddi ve manevivarlıklarının korunması ile mülkiyet hakları ihlal edilebilecek kişilerin, buhaklardan kaynaklanan menfaatlerinin korunması bakımından önceki işletentarafından yaptırılan sigorta sözleşmesinin bir süre daha devam etmesi kadaretkili sonuç doğurabileceği anlaşılmaktadır.
37. Kanun koyucunun tehlikeli bir faaliyet niteliğindeolan araç işletme sebebiyle oluşan zararların objektif sorumluluk esasına göretazmini yolunda düzenleme yapmasının önünde anayasal bir engel bulunmamaktadır.Bununla birlikte kişinin, üzerinde hukuki ve fiilî olarak denetim ve kontrolimkânına sahip olmadığı kişilerin fiillerinden sorumlu tutulmasının birzorunluluk olduğu söylenemez. Bu bağlamda aracın devri suretiyle araçüzerindeki her türlü kontrol ve denetim yetkisini yitirmiş bulunan sigortalınınartık işleten sıfatı da kalmadığı hâlde sözleşmenin sigorta şirketincefeshedilmemesi durumunda sözleşme süresince, sözleşmenin feshedilmesi hâlindedahi fesih tarihinden itibaren on beş gün boyunca yeni işletenin üçüncükişilere vermiş olduğu zararlardan sorumlu tutulabilmesine imkân tanıyankuralların gerekli olmadığı anlaşılmaktadır.
38. Bu itibarla kurallarlahedeflenen sonuca daha hafif bir sınırlamayla ulaşılmasının mümkün olduğugözetildiğinde kuralların ölçülülük ilkesini ihlal ettiği sonucunaulaşılmıştır.
39. Açıklanan nedenle kurallar, Anayasa’nın 13. ve 48.maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 35. ve 172. maddelerine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 13.ve 48. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmışolması nedeniyle Anayasa’nın 35. ve 172. maddeleri yönünden ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
IV.İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
40.Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun, Cumhurbaşkanlığıkararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunlarınhükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüktenkalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceğitarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmak suretiyleMahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’deyayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi biryılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
41. 2918sayılı Kanun’un 94. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının iptal edilmelerinedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek niteliktegörüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükümlerininkararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarakdokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V.HÜKÜM
13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 94. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının Anayasa’ya aykırıolduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin(3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDANBAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE 23/1/2024 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR