ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/137
Karar Sayısı : 2024/68
Karar Tarihi : 7/3/2024
R.G.Tarih-Sayı :16/5/2024-32548
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay İkinci Dairesi
İTİRAZIN KONUSU: 14/7/1965tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na 11/10/2011 tarihli ve 666sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesiyle eklenen ek 41. maddeninbeşinci fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa’nın 2., 7. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesitalebidir.
OLAY: Davacıtarafından iş müfettişliği yeterlik sınavının yapılması talebiyle yapılanbaşvurunun reddine dair işlem ile İş Teftişi Tüzüğü’nde (mülga) ve 31/10/2012tarihli ve 28543 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nde yer alan bazı fıkra, bent veibarelerin iptali ve yeterlik sınavının yapılmaması nedeniyle müfettişyardımcılığı ile müfettişlik kadroları arasında oluşan özlük ve parasalhaklarının ödenmesi talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME VE İLGİLİ GÖRÜLENCUMHURBAŞKANLIĞI KARARAMESİ İLE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME KURALLARI
A. İptali İstenen Kanun Hükmü HükmündeKararname Kuralı
657 sayılı Kanun’a 666 sayılı KanunHükmünde Kararname’nin (666 sayılı KHK) 3. maddesiyle eklenen ek 41. maddeşöyledir:
“Uzman istihdamı
Ek Madde 41- (Ek: 11/10/2011 – KHK-666/3md.)
(Değişik fıkra: 2/7/2018 - KHK-703/174md.) Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarınailişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla kurumun görevalanına giren konularda çalıştırılmak üzere merkez teşkilatlarında,Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında, Yükseköğretim Kalite Kurulunda, GenelkurmayBaşkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının merkez karargâhlarında uzman ve uzmanyardımcısı istihdam edilebilir.
Uzman yardımcılığına atanabilmek için;48 inci maddede sayılan şartlara ek olarak, yapılacak yarışma sınavındabaşarılı olma ve (…) en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasalbilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden veya bubakanlıklar ve kurumlarca yürütülen kurumsal hizmet gerekleri çerçevesinde enaz dört yıllık lisans eğitimi veren ve yönetmelikle belirlenen yükseköğretimkurumlarından ya da bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabuledilen yurtiçindeki veya yurtdışındaki öğretim kurumlarından mezun olma şartıaranır.
Uzman yardımcıları mesleğe özel yarışmasınavı ile alınır. Uzman yardımcılığı giriş sınavı merkezi sınav sonuçlarınagöre; yazılı ve sözlü sınav veya yalnızca sözlü sınavdan oluşur. Öğrenimdalları itibarıyla belirlenecek uzman yardımcılığı kadrolarına giriş sınavıiçin, eleme sınavı sonucunda aranacak puan türleri, taban puanları ve sınavdaalınan başarı derecelerine göre çağrılacak aday sayısı tespit edilerek, girişsınavı duyurusuyla ilan edilir. Ancak, giriş sınavına çağrılacak aday sayısı,atama yapılacak kadro sayısının yirmi katından, yalnızca sözlü sınav yapılmasıhâlinde sözlü sınava çağrılacak aday sayısı giriş sınavı duyurusunda belirtilenkadronun dört katından fazla olamaz. Yazılı sınav, kurumun görev alanına göreyönetmelikle belirlenen konulardan yapılır. Yazılı sınav sonucunda yetmişpuandan az olmamak üzere, en yüksek puandan başlanarak giriş sınavı duyurusundabelirtilen kadronun dört katına kadar aday sözlü sınava çağrılır. Sözlü sınav,adayların;
a) Sınav konularına ilişkin bilgidüzeyi,
b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifadeyeteneği ve muhakeme gücü,
c) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranışve tepkilerinin mesleğe uygunluğu,
d) Özgüveni, ikna kabiliyeti veinandırıcılığı,
e) Genel yetenek ve genel kültürü,
f) Bilimsel ve teknolojik gelişmelereaçıklığı,
yönlerinden değerlendirilerek, ayrı ayrıpuan verilmek suretiyle gerçekleştirilir.
Adaylar, komisyon tarafından üçüncüfıkranın (a) bendi için elli puan, (b) ila (f) bentlerinde yazılı özelliklerinher biri için onar puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrıtutanağa geçirilir. Bunun dışında sözlü sınav ile ilgili herhangi bir kayıtsistemi kullanılmaz. Sınav komisyonu, kurum içinden veya dışından yönetmeliklebelirlenen kişilerden oluşur. Sözlü sınavda başarılı sayılmak için, komisyonbaşkan ve üyelerinin yüz tam puan üzerinden verdikleri puanların aritmetikortalamasının en az yetmiş olması şarttır. Başarı puanı en yüksek olan adaydanbaşlanmak suretiyle giriş sınavı duyurusunda belirtilen uzman yardımcısı kadrosayısı kadar asıl adayın isimleri ilan edilir. Yapılan sınavlarda başarılıolmak şartıyla, giriş sınavı duyurusunda belirtilen uzman yardımcısı kadrosayısının yarısını geçmemek üzere komisyon tarafından belirlenen sayıda yedekadayın isimlerini kapsayan bir liste belirlenerek ilan edilir.
Uzman yardımcılığına atananlar, en az üçyıl çalışmak ve istihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konulardahazırlayacakları uzmanlık tezi, oluşturulacak tez jürisi tarafından kabuledilmek kaydıyla, yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Süresi içinde tezlerini sunmayan veyatezleri kabul edilmeyenlere tezlerini sunmaları veya yeni bir tez hazırlamalarıiçin altı ayı aşmamak üzere ilave süre verilir. Yeterlik sınavında başarılıolanların uzman kadrolarına atanabilmeleri, Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi SeviyeTespit Sınavından asgari (C), Dışişleri Uzmanlığı için asgari (B) düzeyindeveya dil yeterliği bakımından bunlara denkliği kabul edilen ve uluslararasıgeçerliliği bulunan başka bir belgeye yeterlik sınavından itibaren en geç ikiyıl içinde sahip olma şartına bağlıdır. Sınavda başarılı olamayanlar veyasınava girmeye hak kazandığı hâlde geçerli mazereti olmaksızın sınav hakkınıkullanmayanlara, bir yıl içinde ikinci kez sınav hakkı verilir. Verilen ilavesüre içinde tezlerini sunmayan veya ikinci defa hazırladıkları tezleri de kabuledilmeyenler, ikinci sınavda da başarı gösteremeyen veya sınav hakkınıkullanmayanlar ile süresi içinde yabancı dil yeterliliği şartını yerinegetirmeyenler, uzman yardımcısı unvanını kaybederler ve kurumlarında durumlarınauygun memur unvanlı kadrolara atanırlar.
Uzman ve uzman yardımcılarının mesleğealınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma sınavı, tez hazırlama ve yeterlik sınavıile uzman ve uzman yardımcılarıyla ilgili diğer hususlar, Devlet PersonelBaşkanlığının görüşü alınarak kurumlarınca hazırlanacak yönetmelikledüzenlenir.
İkinci, üçüncü, dördüncü, beşinci vealtıncı fıkralarda yer alan hükümler, 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler”bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde belirtilen uzman ve uzmanyardımcılarından merkez teşkilatına ait kadrolarda bulunanlar, Türkiye BüyükMillet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı yasama uzman ve yasama uzmanyardımcıları ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (III)sayılı Cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumların uzman ve uzmanyardımcıları hakkında da uygulanır.
(Değişik fıkra: 2/7/2018 - KHK-703/174md.) Bu madde kapsamında istihdam edilen uzman ve uzman yardımcılarıbakanlıkların merkez teşkilatı kadrolarında bulunan uzman ve uzman yardımcılarıiçin mevzuatında öngörülmüş olan mali ve sosyal hak ve yardımlar ile 36 ncımaddenin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendihükmünden aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanırlar.
(Ek fıkra: 2/7/2018 - KHK-703/174 md.)Bu madde kapsamında istihdam edilen uzman ve uzman yardımcılarınateşkilatlanmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyladiğer görevlerinin yanı sıra yönetmelikle belirlenen usul ve esaslarçerçevesinde araştırma, analiz, teftiş, denetim, inceleme ve soruşturmayaptırılabilir. Denetime tabi gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gerekengizli dahi olsa bütün belge, defter ve bilgileri talep edildiği takdirde ibrazetmek, para ve para hükmündeki evrakı ve ayniyatı ilk talep halinde denetimle görevliuzman ve uzman yardımcılarına göstermek, sayılmasına ve incelemesine yardımcıolmak zorundadır. Araştırma, inceleme, analiz, teftiş, denetim, inceleme vesoruşturma ile görevli uzman ve uzman yardımcıları, görevleri sırasında tümresmi daire, kurum, kuruluş ve kamuya yararlı derneklerle, gerçek ve tüzelkişilerden gerekli yardım, bilgi, evrak, kayıt ve belgeleri istemeye yetkiliolup, kanuni bir engel olmadıkça bu isteğin yerine getirilmesi zorunludur.Uzman ve uzman yardımcılarına teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma işlerineilişkin görevlendirmelerinde, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı HarcırahKanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrası hükmü uygulanır. Bunlarıngörevlendirme ve çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar Devlet PersonelBaşkanlığının görüşü alınarak çıkarılacak kurumsal yönetmelikle düzenlenir.”
B. İlgili Görülen CumhurbaşkanlığıKararnamesi İle Kanun Hükmünde Kararname Kuralları
1. 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan(1) numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında CumhurbaşkanlığıKararnamesi’nin (CBK) 95. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı
MADDE 95- (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-21/4/2021-31461-CK-73/35 md.)
(1) Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınıngörev ve yetkileri şunlardır:
…
(2) Başkanlıkta 375 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin ek 24 üncü maddesine göre müfettiş ve müfettiş yardımcısıistihdam edilebilir.”
2. 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı 657 Sayılı Devlet MemurlarıKanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 SayılıHakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu GörevlilerineMemuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında KanunHükmünde Kararname’nin (375 sayılı KHK) ek 24. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
“Müfettiş, denetmen, denetçi,kontrolör, aktüer istihdamı
Ek Madde 24- (Ek: 2/7/2018 – KHK-703/178md.)
Bakanlıklar ile diğer kamu kurum vekuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerindeöngörülmesi kaydıyla bakanlık, kurum ya da birim düzeyinde müfettiş, denetmen,denetçi, kontrolör, aktüer ile müfettiş yardımcısı, denetmen yardımcısı,denetçi yardımcısı, aktüer yardımcısı ve stajyer kontrolör istihdam edilebilir.
Bu madde kapsamında merkez teşkilatınaait kadro veya pozisyonlarda istihdam edilecekler hakkında, 657 sayılı DevletMemurları Kanununun ek 41 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarıile yabancı dil şartı hariç olmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümlerkıyasen uygulanır.
…”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleriuyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM,Muammer TOPAL, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, SelahaddinMENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla13/9/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Cem GÜNDOĞDUtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgiligörülen KHK ve CBK kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A. KHK’ların Yargısal Denetimi ile 6771 Sayılı Kanun’laYapılan Anayasa Değişikliğinin Yargısal Denetime Etkileri Hakkında GenelAçıklama
3. Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) daha öncekihükûmet sisteminde yer alan Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisiverebileceğini hükme bağlayan ve KHK’ların hukuksal rejimini düzenleyenAnayasa’nın 91. maddesi 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9/7/2018 tarihinde yürürlüğegiren 16. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, böylece KHK çıkarılabilmeimkânına anayasal olarak son verilmiştir.
4. Buna karşılık 6771 sayılı Kanun’la Anayasa’ya eklenengeçici 21. maddenin (F) fıkrasının birinci cümlesinde “Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler, tüzükler,Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer düzenleyiciişlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür” denilmeksuretiyle Anayasa’nın 91. maddesinin yürürlükten kaldırılma tarihine kadarçıkarılmış ve yürürlükte bulunan KHK’ların geçerliliklerini sürdürmeye devamedeceği hükme bağlanmıştır.
5. Anılan fıkranın ikinci cümlesinde ise “Yürürlüktebulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152 nci ve 153 üncü maddelerinuygulanmasına devam olunur” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu cümledeKHK’ların iptal davası yoluyla Anayasa’ya aykırılığının ileri sürülebilmesineilişkin Anayasa’nın 150. ve 151. maddelerine açıkça yer verilmemiş ise deanılan hükmü yorumlayan Anayasa Mahkemesi iptal davası yönünden de olağanKHK’lara ilişkin yargısal denetim yetkisinin devam ettiğini kabul etmiştir (AYM,E.2018/114, K.2018/91, 25/9/2018, §§ 8, 9).
6. Anayasa’nın 148. maddesinin birinci fıkrasının 6771sayılı Kanun’la değiştirilmeden önceki hâlinde Anayasa Mahkemesinin KHK’larınAnayasa’ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetleyeceği kurala bağlanmışve 2017 yılında yapılan söz konusu Anayasa değişikliği ile KHK rejimine sonverilmeden önce Anayasa Mahkemesi Anayasa’nın mülga 91. maddesini ölçü normolarak esas alarak bu madde uyarınca KHK’ları yetki kanununa dayanıpdayanmadığı, yetki kanununun kapsamında olup olmadığı ve yasak alan içindekalıp kalmadığı hususlarında denetime tabi tutmuştur. Anayasa’nın geçici 21.maddesinin (F) fıkrasının ikinci cümlesinde KHK’larla ilgili denetim yetkisinindevamı öngörülmekle birlikte söz konusu denetimde mülga normların ölçü normolarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda bir hükme yer verilmemiştir.
7. Bu bağlamda mülga normların niteliklerini dikkate alanAnayasa Mahkemesi 19/2/2020 tarihli ve E.2018/122, K.2020/14 sayılı kararındamevcut KHK’ların Anayasa’ya uygunluk denetiminde Anayasa’nın mülga 91.maddesinin ölçü norm olarak dikkate alınmaya devam edilmesi gerektiğine kararvermiştir. Anılan kararda içerik bakımından Anayasa’ya uygunluk denetimindeAnayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkesi gereğince kural olarak denetiminyapıldığı tarihte yürürlükte bulunan normların ölçü norm olarak dikkatealınacağı ancak anayasa yargısı denetimine tabi bir norm, oluşturulduğu süreçtegeçerli olan yetki kuralları esas alınarak vücut bulduğundan bu unsura ilişkin denetimin-yürürlükten kalkmış olsa dahi- o tarihteki kurallar esas alınarak yapılmasıgerekeceği ifade edilmiştir. Geçerliliğini sürdüren ve yetki unsuru bakımındanda anayasal denetime tabi olan KHK’ların çıkarılması sırasındaki anayasalyetkinin kaynağını, ilga edilmiş olsa da Anayasa’nın 91. maddesinin teşkilettiği, bu itibarla KHK çıkarma yetkisinin Anayasa’ya uygun olarak kullanılıpkullanılmadığı yönünden yapılacak denetimin ancak söz konusu anayasal yetkinintanımlandığı, konu yönünden kapsam ve sınırlarının çizildiği normun ölçüalınması suretiyle gerçekleştirilecek bir inceleme ile mümkün olabileceğibelirtilmiştir (AYM, E.2018/122, K.2020/14, 19/2/2020, §§ 11, 12).
8. Açıklanan nedenlerle mevcut KHK’ların Anayasa’nınmülga 91. maddesine uygunluğunun denetlenmesi gerekir.
9. Anayasa’nın mülga 91. maddesinde düzenlenen KHK’larişlevsel yönden yasama işlemi niteliğinde olduğundan bu kuralların yargısaldenetimlerinin yapılması görev ve yetkisi Anayasa Mahkemesine verilmiştir.Anılan maddede KHK’ların Anayasa’ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunundenetlenmesinden söz edilmekte olup Anayasa’ya uygunluk denetiminin içineKHK’nın yetki kanunu kapsamında olup olmadığının denetimi de girmektedir.Nitekim Anayasa’nın mülga 91. maddesinde Bakanlar Kuruluna ancak yetkikanununda belirtilen sınırlar içinde KHK çıkarma yetkisinin verilmesiöngörülmüştür. Söz konusu yetkinin dışına çıkılması, KHK’yı Anayasa’ya aykırıduruma getirir. Dolayısıyla yargısal denetimde KHK’nın yetki kanunu kapsamındaolup olmadığı sorununun da çözümlenmesi gerekir.
10. Dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa’dan alanolağanüstü hâl KHK’larından farklı olarak olağan dönemlerdeki KHK’ların biryetki kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle KHK’lar ile dayandıkları yetkikanunu arasında çok sıkı bir bağ vardır. KHK’nın yetki kanunu ile olan bağı,KHK’yı aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir. KHK’nınAnayasa’ya uygun bir yetki kanununa dayanması, Anayasa’ya uygunluğunun önkoşuludur. Bir yetki kanununa dayanmadan çıkarılan veya dayandığı yetki kanunuiptal edilen KHK’ların içeriği Anayasa’ya aykırılık oluşturmasa bile bunlarınAnayasa’ya uygunluğundan söz edilemez.
11. KHK’ların Anayasa’ya uygunluk denetimi, kanunlarındenetiminden farklıdır. Anayasa’nın 11. maddesinde “Kanunlar Anayasayaaykırı olamaz” denilmektedir. Bu nedenle kanunların denetiminde, onlarınyalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadığı saptanır. KHK’lar ise konu,amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki kanununa hem deAnayasa’ya uygun olmak zorundadır.
12. Anayasa’nın mülga 91. maddesinde kimi konularınKHK’larla düzenlenmesi yasaklanmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında “...sıkıyönetimve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci veikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri iledördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmündekararnamelerle düzenlenemez.” denilmiştir. Bu kural uyarınca TBMM, BakanlarKuruluna ancak KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda KHKçıkarma yetkisi verebilir.
13. Öte yandan Anayasa'nın herhangi bir maddesindekanunla düzenleneceği öngörülen bir konunun, Anayasa'nın 91. maddesinin birincifıkrasının açıkça yasakladığı hükümler ile ilgili olmadıkça ya da Anayasa'nın163. maddesinde olduğu gibi kanun hükmünde kararname çıkarılamayacağı açıkçabelirtilmedikçe kanun hükmünde kararname ile düzenlenmesi Anayasa'ya aykırılıkoluşturmaz (AYM, E.2011/107, K.2012/184, 22/11/2012).
B. Anlam ve Kapsam
14. (1) numaralı CBK’nın Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının düzenlendiği 95. maddesinin (2)numaralı fıkrasında müfettiş ve müfettiş yardımcılarının 375 sayılı KHK’nın ek24. maddesine göre istihdam edileceği öngörülmektedir. 375 sayılı KHK’nın ek24. maddesinin ikinci fıkrasında ise bu madde kapsamında merkez teşkilatına aitkadro veya pozisyonlarda istihdam edilecekler hakkında 657 sayılı Kanun’un ek41. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile yabancı dil şartı hariçolmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümlerin kıyasen uygulanacağıbelirtilmektedir.
15. 657 sayılı Kanun’un ek 41. maddesinde ise uzman veuzman yardımcısı istihdamına ilişkin usul ve şartlar düzenlenmiş olup itirazkonusu kurala göre uzman yardımcılığına atananlar, en az üç yıl çalışmak veistihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konularda hazırlayacaklarıuzmanlık tezi, oluşturulacak tez jürisi tarafından kabul edilmek kaydıyla,yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanacaklardır. Yeterlik sınavınagirişe ilişkin bu şartlar yukarıda yer verilen atıflar nedeniyle kıyasenmüfettişler yönünden de uygulanmaktadır.
C. İtirazın Gerekçesi
16. Başvuru kararında özetle;Anayasa’nın kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda yürütme organına genelve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesinin mümkün olmadığı,yeterlik sınavına girmeye hak kazanacakların düzenlendiği kuralda en az üç yılçalışma şartı getirilmiş olmakla birlikte bu sınavın ne zaman yapılacağınailişkin azami sürenin belirlenmediği, idareye bu konuda sınırsız bir tercihhakkı bırakılmasının kabul edilebilir olmadığı, mevcut durumun hukukibelirlilik ve istikrar ilkelerini zedelediği, kuralın Anayasa’nın 2., 7. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ç.Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
1. Kuralın Anayasa’nın Mülga 91. Maddesi Yönündenİncelenmesi
17. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (3) numaralıfıkrasında “Mahkemenin, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin veTürkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya aykırılığı hususunda ilerisürülen gerekçelere dayanma zorunluluğu yoktur. Mahkeme, taleple bağlı kalmakşartıyla başka gerekçeyle de Anayasaya aykırılık kararı verebilir.” hükmüyer almaktadır. Belirtilen fıkranın önceki hâlinde KHK’lara da yer verilmişiken 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nın 209. maddesiyle fıkrada yer alan “…kanunhükmünde kararnamelerin…” ibaresi “…Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin…”şeklinde değiştirilmiştir.
18. Anılan değişikliğin “Anayasada yapılan değişikliklereuyum sağlanması amacıyla 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda ibare değişiklikleri yapılmasıamaçlanmaktadır” biçimindeki gerekçesi, Anayasa’da 6771 sayılı Kanun’layapılan değişiklikler kapsamında KHK çıkarılabilme imkânına anayasal olarak sonverildiği ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin Anayasa’da geniş biçimde yenidendüzenlendiği gözetildiğinde, 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (3) numaralıfıkrasında yapılan değişiklikle ulaşılmak istenen amacın Anayasa MahkemesininKHK’lara ilişkin anılan fıkra kapsamındaki görev ve yetkisinde herhangi birdeğişiklik yapmak olmayıp KHK çıkarılabilme imkânına son veren veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yargısal denetiminin Anayasa Mahkemesinceyapılmasını öngören Anayasa değişikliğine uyum sağlamak olduğu anlaşılmaktadır.Nitekim Anayasa’ya 6771 sayılı Kanun’la eklenen geçici 21. maddenin (F)fıkrasının “Yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152 ncive 153 üncü maddelerin uygulanmasına devam olunur” hükmünü içeren ikincicümlesinde “…devam olunur” ibaresine yer verilmesi de KHK’lara ilişkinyargısal denetim görev ve yetkisinin söz konusu Anayasa değişikliği öncesindemevcut olduğu şekliyle devamının amaçlandığını göstermektedir (benzer yöndekideğerlendirme için bkz. AYM, E. 2018/122, K.2020/14, 19/2/2020, § 46).
19. Bu bağlamda kanun koyucu da Anayasa MahkemesininKHK’lara ilişkin görev ve yetkisinin kapsamının var olduğu şekliyle aynendevamını sağlamak amacıyla 6216 sayılı Kanun’a 703 sayılı KHK ile eklenengeçici 2. maddenin (4) numaralı fıkrasında “Mahkemenin kanun hükmündekararnamelere ilişkin görev ve yetkileri devam eder” hükmüne yer vermiştir.Mahkemenin KHK’lara ilişkin görev ve yetkisinin, yapılan denetimde ilerisürülen aykırılık gerekçelerine dayanma zorunluluğu olmamasını da içerdiğiaçıktır. Bu çerçevede 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (3) numaralı fıkrası,geçici 2. maddenin (4) numaralı fıkrasıyla birlikte yorumlandığında, AnayasaMahkemesinin taleple bağlı kalmak şartıyla başka gerekçelerle de KHK’nınAnayasa’ya aykırı olduğuna karar verebileceğine ilişkin görev ve yetkisinin deaynen devam ettiğinin kabulü gerekir (benzer yöndeki değerlendirme için bkz.AYM, E. 2018/122, K.2020/14, 19/2/2020, § 47).
20. Bu kapsamda 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarıncakural ilgisi nedeniyle Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden de incelenmiştir.
21. Kural, 657 sayılı Kanun’a 666 sayılı KHK’nın 3.maddesi ile eklenmiştir. 666 sayılı KHK 6/4/2011 tarihli ve 6223 sayılı KamuHizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini SağlamakÜzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile KamuGörevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu kapsamında çıkarılanKHK’lardandır.
22. 6223 sayılı Yetki Kanunu’nun amacını düzenleyen 1.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde “Kamu kurum vekuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğerkamu görevlilerinin çalışmalarında etkinliği artırmak üzere, bunların atanma,nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliyesevk edilme usul ve esaslarına,…” ilişkin konularda düzenlemelerde bulunmaküzere Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Öte yandan Kanun’un 2.maddesinin (2) numaralı fıkrasında verilen yetkinin Kanun’un yayımındanitibaren altı ay süreyle geçerli olduğu belirtilmiştir.
23. Kurala konu yeterlik sınavına girmeye hak kazanmaylailgili düzenlemenin kamu görevlilerinin atanmasına dair usul ve esaslarayönelik olduğu, dolayısıyla Yetki Kanunu’nun kapsamında kaldığıanlaşılmaktadır. Ayrıca Yetki Kanunu’nun 3/5/2011 tarihinde Resmî Gazete’deyayımlandığı ve KHK’nın kabul tarihinin 11/10/2011 olduğu gözetildiğindeKHK’nın Yetki Kanunu’nun tanıdığı süre içinde çıkarıldığı da açıktır.
24. Öte yandan Anayasa’nın mülga 91. maddesinin birincifıkrasının ikinci cümlesinde Anayasa’nın “İkinci Kısım” “BirinciBölüm” ve “İkinci Bölüm”ünde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleriyle “Dördüncü Bölüm”ünde yer alan siyasi haklar ve ödevlerleilgili olarak KHK ile düzenleme yapılması yasaklanmıştır.
25. İtiraz konusu kuralda uzman yardımcılığınaatananların yeterlik sınavına girmeye hak kazanabilmeleri için en az üç yılsüre çalışmaları ve hazırlayacakları uzmanlık tezinin oluşturulacak tez jürisitarafından kabul edilmesi gerektiği öngörülmektedir. Bu yönüyle kural,Anayasa’nın KHK ile düzenlenmesi yasaklanan “İkinci Kısım” “BirinciBölüm” ve “İkinci Bölüm”ünde yer alan temel haklar, kişi hakları veödevleriyle “Dördüncü Bölüm”ünde yer alan siyasi haklar ve ödevler ileilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
26. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
2. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
27. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletieylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukigüvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir.
28. Anayasa’nın anılan maddesinde belirtilen hukukdevletinin temel ilkelerinden biri de belirliliktir. Belirlilik ilkesibireylerin hukuk kurallarını önceden bilmeleri, tutum ve davranışlarını bukurallara göre güvenle belirleyebilmeleri anlamını taşımaktadır. Belirlilikilkesi, yalnızca kanuni belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliğiifade etmektedir. Bir başka deyişle hukuk kurallarının belirliliğininsağlanması yalnızca kanunla düzenleme yapılması anlamına gelmemektedir. Kanunidüzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir gibiniteliksel gereklilikleri karşılaması şartıyla mahkeme içtihatları veyürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukukibelirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortayaçıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır (AYM, E.2017/156,K.2019/37, 15/5/2019, § 39).
29. Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında da “Memurlarınve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunladüzenlenir” denilmek suretiyle memurlar ve diğer kamu görevlilerininnitelikleri ve atanmalarına ilişkin hususların kanunla düzenlenmesiöngörülmüştür. Anayasa’nın bu hükmü, memurların ve diğer kamu görevlilerininanayasal ve yasal güvence altına alınması amacını taşımaktadır.
30. İtiraz konusu kuralda uzman yardımcılığınaatananların, en az üç yıl çalışmak ve istihdam edildikleri birimlercebelirlenecek konularda hazırlayacakları uzmanlık tezlerinin oluşturulacak tezjürisi tarafından kabul edilmesi kaydıyla, yapılacak yeterlik sınavına girmeyehak kazanacakları öngörülmektedir. (1) numaralı CBK’da yapılan atıflarnedeniyle kural birçok bakanlığın müfettiş yardımcılarına yönelik yapılacakyeterlik sınavlarında da uygulama alanı bulmaktadır.
31. Gerek bakanlıklar bünyesinde istihdam edilen uzmanyardımcısı ve uzmanların gerekse de müfettiş yardımcısı ve müfettişlerinsunacağı hizmetler ilgili bakanlıkların genel idare esaslarına göre yürütmekleyükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerdendir.Dolayısıyla hem uzman yardımcılığından uzmanlığa hem de müfettişyardımcılığından müfettişliğe atanmaya ilişkin şartlar ile bu atamanın dayanağıyeterlik sınavlarına dair genel esasların kanunla düzenlenmesi gerekmektedir.
32. Kurala göre uzman yardımcılığına atananlar en az üçyıl çalışmak ve istihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konulardahazırlayacakları uzmanlık tezlerinin oluşturulacak tez jürisi tarafından kabul edilmesikaydıyla yeterlik sınavına girmeye hak kazanacaklardır. Ancak kuralda yeterliksınavının ne zaman yapılacağına yönelik herhangi bir belirleme yapılmamıştır. Yeterliksınavına ilişkin azami süre öngörülmemesi yeterlik sınavına ilişkin genelesasların kanunla düzenlenmediği anlamını taşımaktadır.
33. Öte yandan kural söz konusu kişiler yönündenbelirlilik ve öngörülebilirlik kriterlerini de taşımamaktadır. Başka bir ifadeile yeterlik sınavına girmeye hak kazanan kişinin bu sınavın azami hangi süredeyapılabileceğine ilişkin herhangi bir öngörüsü oluşamamaktadır.
34. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 128.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
İrfan FİDAN, Muhterem İNCE ile Yılmaz AKÇİL bu görüşekatılmamışlardır.
Kural Anayasa’nın 2. ve 128. maddelerine aykırı görülerekiptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 7. maddesi yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
35. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez” denilmiş; 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kuraltekrarlanarak Anayasa Mahkemesinin gerekligördüğü hâllerde iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarakyürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceğibelirtilmiştir.
36. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasının öncekihâlinde KHK’lara da yer verilmişken 6771 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle fıkradayer alan “…kanun hükmünde kararname…” ibaresi “…Cumhurbaşkanlığıkararnamesi…” şeklinde değiştirilmiştir. 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrasının önceki hâlinde de KHK’lara yer verilmişken703 sayılı KHK’nın 209. maddesiyle fıkrada yer alan “…kanun hükmündekararname…” ibaresi “…Cumhurbaşkanlığı kararnamesi…” şeklindedeğiştirilmiştir.
37. Anılan değişikliğingerekçesi ve Anayasa’da 6771 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklergözetildiğinde 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasındayapılan değişiklikle ulaşılmak istenen amacın Anayasa Mahkemesinin KHK’larailişkin anılan fıkra kapsamındaki görev ve yetkisinde herhangi bir değişiklikyapmak olmayıp KHK çıkarılabilme imkânına son veren ve Cumhurbaşkanlığıkararnamesinin yargısal denetiminin Anayasa Mahkemesince yapılmasını öngörenAnayasa değişikliğine uyum sağlamak olduğu anlaşılmaktadır.
38. Mahkemenin KHK’lara ilişkin görev ve yetkisinin KHKkurallarının iptali hâlinde iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihikararlaştırma yetkisini de içerdiği açıktır. Bu çerçevede 6216 sayılı Kanun’un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası, geçici 2. maddenin (4) numaralı fıkrasıylabirlikte yorumlandığında Anayasa Mahkemesinin KHK’nın belirli kurallarınıniptali sonucunda iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceğineilişkin görev ve yetkisinin de aynen devam ettiğinin kabulü gerekir (AYM,E.2018/115, K.2020/81, 30/12/2020, §§ 62-65).
39. Bu kapsamda, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı DevletMemurları Kanunu’na 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun HükmündeKararname’nin 3. maddesiyle eklenen ek 41. maddenin beşinci fıkrasının birincicümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlaledecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptalhükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonrayürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. HÜKÜM
14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu’na 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesiyleeklenen ek 41. maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,İrfan FİDAN,Muhterem İNCE ile Yılmaz AKÇİL’in karşıoyları veOYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE 7/3/2024 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
KARŞIOY GEREKÇESİ
14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na 11/10/2011tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesiyle eklenen ve Bakanlıklar ile diğerkamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatlarında uzman ve uzman yardımcısıistihdam edilmesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen ek 41. maddeninbeşinci fıkrasının iptali talep edilen birinci cümlesinde, uzman yardımcılığınaatananların, en az üç yıl çalışmak ve istihdam edildikleri birimlercebelirlenecek konularda hazırlayacakları uzmanlık tezi oluşturulacak tez jürisitarafından kabul edilmek kaydıyla, yapılacak yeterlik sınavına girmeye hakkazanacakları hükmüne yer verilmiştir.
İtiraz konusu kuralın içerik yönünden Anayasa’nın 2. ve128. maddelerine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Çoğunluğun iptalkararının gerekçesinde, kuralda yeterlik sınavının ne zaman yapılacağınailişkin herhangi bir belirleme yapılmadığı ve azami süre öngörülmediğibelirtilerek yeterlik sınavına girmeye hak kazanan kişinin bu sınavın azamihangi sürede yapılabileceğine ilişkin herhangi bir öngörüde bulunmasına imkânvermeyen kuralın belirlilik ve öngörülebilirlik kriterlerini taşımadığısonucuna ulaşılmıştır.
Kuralın şeklî anlamda kanun hükmü olduğuve erişilebilir nitelikte olduğu açıktır. Bununla birlikte kuralın belirliolduğunun söylenebilmesi için uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların daöngörülebilir olması gerekir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri yönündenyapılacak incelemede, kuralın kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşıkoruyucu önlem ve güvenceler içerip içermediğinin belirlenmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi birçok kararında belirlilik ilkesininyalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifadeettiğini, yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilirolma gibi niteliklere ilişkin gereklilikleri karşılaması şartıyla mahkemeiçtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirliliğinsağlanabileceğini, asıl olanın muhtemel muhataplarının mevcut şartlar altındabelirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkünkılacak bir normun varlığı olduğunu vurgulamıştır.
Çoğunluk kararında belirtildiği üzere kural, birçokBakanlık ve kamu kurumunda istihdam edilen müfettiş yardımcıları veya uzmanyardımcılarına yönelik yapılacak yeterlik sınavları yönünden uygulama alanıbulmaktadır. Bu bağlamda, kuralın kapsamına giren kamu görevlilerinin görevyaptığı kurumların çeşitliliği, sınava tâbi tutulacak kişi sayısının her kurumagöre değişkenlik gösterebileceği, sınavın organizasyonu için gerekenhazırlıkların kurumların idari kapasitesi ile sınavın türüne ve içeriğine görefarklılaşabileceği gibi hususlar gözetildiğinde, yeterlik sınavının yapılmasınailişkin olarak tüm kurumlar için müşterek ve her durumda geçerli olacak birazami sürenin kanun düzeyinde öngörülmesi mümkün ve zorunlu gözükmemektedir.
Nitekim kanun koyucu tarafından da bu husus göz önündebulundurularak aynı maddenin altıncı fıkrasında “Uzman ve uzmanyardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma sınavı, tezhazırlama ve yeterlik sınavı ile uzman ve uzman yardımcılarıyla ilgili diğerhususlar, Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarıncahazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu suretle,yasama organınca konuya ilişkin temel ilkeler veçerçeve kanunla belirlendikten sonra, ne zaman yapılacağı da dâhil olmaküzere yeterlik sınavı ile ilgili uzmanlık veidare tekniğine ilişkin hususların düzenlenmesi -her bir kurumun kendikoşulları ve iç dinamikleri gereklerince hazırlayacağı- yürütmenin düzenleyici işlemlerine bırakılmıştır. Dolayısıyla,yeterlik sınavının azami hangi sürede yapılabileceği noktasındaki hukukibelirlilik yürütmenin düzenleyici işlemleri ile sağlanabilecektir.
Kuralın, idareye yeterlik sınavına girme koşullarınısağlayan kişileri makul bir süre içinde sınava tâbi tutma yükümlülüğü getirdiğisöylenebilir. Bununla birlikte, düzenleyici idari işlemlerde konuya ilişkineksik veya hukuka aykırı düzenleme bulunması ya da sınavın makul süre içindeyapılmaması durumunda ilgililerin Anayasa’nın125. maddesi uyarınca gerek düzenleyici gerekse uygulamaya ilişkin idariişlemlerin iptali talebiyle idari yargı mercilerine başvurma imkânıbulunmaktadır. Bu bağlamda sınavın makul süre içinde yapılıp yapılmadığıidari yargı tarafından denetime tâbi tutulabilecek ve herhangi bir hukukaaykırılık varsa bunun idari yargı mercilerince verilecek iptal kararları ilegiderilmesi mümkün olacaktır. Bu itibarla,kuralın keyfî olarak uygulanmasını engelleyecek yeterli güvencelerin ve hukukimekanizmaların bulunduğu görülmektedir.
Öte yandan, hiç kuşkusuz her kuraldaolduğu gibi itiraz konusu kuralın da uygulanması ile ilgili bazı uygulamasorunları çıkabilir. Bu bağlamda mevcut uyuşmazlıklara ilişkin sorunların hersomut olayın özellikleri dikkate alınarak kuralın amacına uygun şekildeyorumlanması suretiyle mahkeme içtihatlarıyla çözülmesi gerekmektedir. Bunedenle de kuraldan ziyade kuralın yorumlanması ile ilgili olarak çıkabileceksorunlar anayasallık denetiminin konusu dışında kalmaktadır (bazı farklarlabirlikte bkz. AYM, E.2017/135, K.2019/35, 15/5/2019, § 31; E.2020/82,K.2021/20, 18/3/2021, § 14; E.2021/24, K.2021/79, 4/11/2021, § 9).
Açıklanan nedenlerle, kuralın içerikyönünden Anayasa’nın 2. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına ve itirazınreddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, aksi yönde oluşançoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL