ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/136
Karar Sayısı : 2024/127
Karar Tarihi : 27/6/2024
R.G.Tarih-Sayı : 2/10/2024-32680
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay Onüçüncü Dairesi
İTİRAZIN KONUSU: 4/12/2003tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 14/2/2019 tarihli ve 7164sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değiştirilen 20. maddesinin ikinci fıkrasına29/4/2021 tarihli ve 7318 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle eklenen (g) bendinin dördüncü (anılan bende 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılıKanun’un 48. maddesiyle eklenen ikinci ve üçüncü cümleler nedeniyle altıncı)cümlesinin Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Bayiliklisansı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davadaitiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükmü
Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının itiraz konusukuralın da yer aldığı (g) bendi şöyledir:
“g) (Ek:29/4/2021-7318/10 md.) Bu Kanuna göre lisansatabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi UsulKanununun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıylayanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veyasuretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgelerikullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğininanılan Kanunun 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesiile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç)lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içerisinde sözkonusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. (Ek cümleler:27/12/2023-7491/48 md.) Kurum tarafından geçici durdurma işlemininkaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzereCumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altıayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararınkesinleşmesi üzerine ya da mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesibeklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerleKurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafındankaldırılır. Kesinleşmiş mahkemekararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamındakalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçelisansa konu tesis için lisans verilmez. Bu bent kapsamındaki suçlarailişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka birgerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun;
1. 359. maddesininilgili kısmı şöyledir:
“Kaçakçılık Suçları ve Cezaları
Madde 359 – (Değişik: 23/1/2008-5728/276 md.)
a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen vesaklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
…
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veyagizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bubelgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasınahükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğuhalde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter vebelgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarakkabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muameleveya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtanbelge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen vesaklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenlerveya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiçyaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmensahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yılakadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığıhalde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.
…
ç) (Ek:29/4/2021-7318/4 md.) Hazine ve MaliyeBakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran,donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasınödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veyaharici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışısatışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veyailgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek;gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altınaalınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veyasilen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya dakayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetimsistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığıveya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gerekenbelge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygunolmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadarhapis cezası ile cezalandırılır.
…”
2. 367. maddesişöyledir:
“Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usül:
Madde 367 – (Değişik: 23/1/2008-5728/280 md.)
(Değişik birinci fıkra: 23/7/2010-6009/13 md.) Yaptıklarıinceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit edenVergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapordeğerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesineyetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonununmütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetinCumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.
359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sairsuretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergidairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.
Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyetbaşsavcılığına bildirilmesine talik olunur.
(Ek dördüncü fıkra:29/4/2021-7318/5 md.) 359 uncumaddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin inceleme sırasında tespitihalinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, sair suretlerle öğrenilmesihalinde ise incelemeye başlanmaksızın Vergi Müfettişleri ve Vergi MüfettişYardımcıları tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenir ve rapordeğerlendirme komisyonunun mütalaasıyla birlikte keyfiyet Cumhuriyetbaşsavcılığına bildirilir. Kamu davasının açılması için incelemenintamamlanması şartı aranmaz.
(Ek beşinci fıkra:8/4/2022-7394/5 md.) 359 uncu maddedeyazılı suçlara ilişkin yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmalardamütalaaya konu fiilin, başka bir kişi tarafından veya başka bir kişiylebirlikte gerçekleştirildiğinin ortaya çıkması durumunda, bu kişi bakımındankamu davası açılması için rapor düzenlenmesi ve mütalaa verilmesi şartıaranmaz.
359 uncu maddede yazılı suçlardan dolayı cezayahükmedilmesi, vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının ayrıcauygulanmasına engel teşkil etmez.
(İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 4/11/2021 tarihli veE.: 2019/4, K.: 2021/78 sayılı Kararı ile.)”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL,Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ, BasriBAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 13/9/2023tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ahmet CANPOLATtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgiligörülen kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. Enerji sektörü içinde önemli paya sahip olan petrolpiyasası faaliyetlerinin yasal çerçevesi 5015 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir.Anılan Kanun’un 1. maddesinde amacının; yurt içi ve yurt dışı kaynaklardantemin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarakrekabet ortamı içinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerininşeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetimve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak olduğu ifade edilmiştir.
4. Kanun hükümleri uyarınca petrol ile ilgili; rafinaj,işleme, madeni yağ üretimi, depolama, iletim, serbest kullanıcı ve ihrakiyefaaliyetlerinin yapılması ve bu amaçla tesis kurulması ve/veya işletilmesi,akaryakıt dağıtımı, taşıması ve bayilik faaliyetlerinin yapılması için lisansalınması zorunludur. Bu kapsamda petrol piyasasını düzenleme ve lisans vermegörevi kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip EnerjiPiyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) verilmiştir.
5. Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g)bendinde, petrol piyasasında 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin; (a)fıkrasında belirtilen muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bubelgeleri kullanma suçunun, (b) fıkrasında belirtilen belgelerin asıl veyasuretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgelerikullanma suçunun ve aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlenmesisuretiyle gerçekleşmesi muhtemel vergi kaybının önlenmesine yönelik tedbirlerdüzenlenmiştir. Bu kapsamda anılan bendin itiraz konusu dördüncü (anılan bende 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılıKanun’un 48. maddesiyle eklenen ikinci ve üçüncü cümleler nedeniyle altıncı) cümlesinde, bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergiincelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veyatüzel kişiye lisans verilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
6. İtiraz konusu kuralla, anılan vergi kaçakçılığısuçlarının işlenip işlenmediğine yönelik olarak yapılan vergi incelemesisürecine ilişkin bir tedbir öngörülmektedir. Buna göre hakkında vergiincelemesi yapılmaya başlanan gerçek veya tüzel kişinin faaliyet icra ettiğitesiste faaliyetini sona erdirmesi durumunda vergi incelemesi sonuçlanıncayakadar aynı tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye lisansverilmeyecektir.
B. İtirazın Gerekçesi
7. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla vergikaçakçılığı incelemesine tabi tutulan gerçek veya tüzel kişinin petrolpiyasasına ilişkin faaliyetlerini icra ettiği tesiste faaliyette bulunmakisteyenlerin teşebbüs özgürlüğünün; petrol piyasasına ilişkin faaliyetinyapıldığı tesisin malikinin ise mülkiyet hakkının ölçüsüz şekilde sınırlandığıbelirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
8. Anayasa’nın “Çalışma ve sözleşme hürriyeti”başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, dilediği alanda çalışmave sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.” denilmeksuretiyle çalışma özgürlüğünün bir parçası olan teşebbüs özgürlüğü herkesyönünden güvenceye bağlanmıştır. Teşebbüs özgürlüğü, her gerçek veya özel hukuktüzel kişisinin tercih ettiği alanda ekonomik-ticari faaliyette bulunmak üzereteşebbüs kurabilmesini, dilediği mesleki faaliyete girebilmesini ve faaliyetiile mesleğini devletin veya üçüncü kişilerin müdahalesi olmaksızın dilediğibiçimde yürütebilmesini ifade etmektedir (AYM, E.2015/34, K.2015/48,13/5/2015).
9. Kural, petrol piyasası faaliyetlerinin icra edildiğitesisi işleten kişi hakkında vergi kaçakçılığına ilişkin olarak başlatılan incelemesonuçlanıncaya kadar aynı tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye lisansverilmeyeceğini öngörmek suretiyle söz konusu tesisin petrol piyasası faaliyetlerindekullanılmasını bir süreliğine kısıtladığından teşebbüs özgürlüğüne yönelik birsınırlama getirmektedir.
10. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak vehürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerindebelirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Busınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâikCumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir.Buna göre temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin kanunlayapılması, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olmasıgerekir.
11. Bu itibarla teşebbüs özgürlüğünü sınırlayan kanununşeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekildebelirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekir.
12. Esasen temel hakları sınırlayan kanunun buniteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukukdevleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinin temel unsurlarından olanhukuki belirlilik ilkesi uyarınca kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem deidare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık,net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerininkeyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunmasıgereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur.Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem veişlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bugüven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM,E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13.maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2.maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.
13. Kuralla lisans vermeme tedbirini gerektiren durum,tedbirin hangi koşullarda ve hangi idare tarafından uygulanacağı ve devamedeceği sürenin herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve netolarak düzenlendiği gözetildiğinde kuralın belirli ve öngörülebilir olduğuanlaşılmaktadır.
14. Anayasa’nın 48. maddesinde teşebbüs özgürlüğü mutlakbir hak olarak düzenlenmemiş olup anılan maddenin ikinci fıkrasında “Devlet,özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygunyürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirlerialır.” hükmüne yer verilmek suretiyle millî ekonominin gerekleri ve sosyalamaçlarla bu özgürlüğe sınırlamalar getirilebilmesine imkân sağlanmıştır.Nitekim anılan maddenin gerekçesinde de “Devlet, kamu yararı olan hallerdeve millî ekonominin gerekleri ve sosyal amaçlarla özel teşebbüs özgürlüğünesınırlamalar getirebilir.” denilerek millî ekonominin gerekleri ve sosyalamaçların özel teşebbüs özgürlüğü yönünden birer sınırlama sebebi olduğuvurgulanmıştır (AYM, E.2015/34, K.2015/48, 13/5/2015).
15. Kuralla, vergi incelemesinin sağlıklı bir biçimdeyürütülmesi suretiyle vergi kaybının ve suç işlenmesinin önlenmesininamaçlandığı anlaşılmaktadır. Vergi kaybının ve suç işlenmesinin önlenmesininAnayasa’nın 48. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen sosyal amaçlarkapsamında değerlendirilebileceği açıktır. Bu itibarla kuralla teşebbüsözgürlüğüne müdahalede bulunulmasının anayasal açıdan meşru bir amaca dayandığısonucuna ulaşılmıştır. Ancak sınırlamanın meşru bir amacının bulunması yeterliolmayıp ölçülü olması da gerekmektedir.
16. Anayasa’nın 13. maddesinde güvence altına alınan ölçülülükilkesi ise elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmaküzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanınulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilikulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını diğer birifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkünolmamasını, orantılılık ise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenenamaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir.
17. Hakkında vergi kaçakçılığı incelemesi yapılanişletmenin faaliyette bulunduğu tesiste inceleme sonuçlanıncaya kadar aynıtesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye lisans verilmemesine yöneliktedbirin, vergi incelemesinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi suretiyle suçişlenmesi ile vergi kaybının önlenmesi amacına ulaşılması bakımından elverişliolmadığı söylenemez.
18. Söz konusu tedbirin vergi incelemesi yapılan tesisteekonomik faaliyetlerin belli bir süreyle durmasına neden olacağından ağır birsınırlama olduğu açıktır. Bununla beraber vergi incelemesine konu edilenkaçakçılık suçlarının niteliği ve bu konuyla ilgili yapılacak incelemeninuzmanlık gerektiren teknik bir boyutu olduğu gözetildiğinde vergi kaybının ve suç işlenmesinin önlenmesi amacını dahahafif tedbirle gerçekleştirmenin mümkün olamayabileceği, bu sebeple dava konusukuralda öngörülen tedbire başvurulmasının kanun koyucunun takdir yetkisikapsamında kaldığı değerlendirilmiştir.
19. Öte yandan sınırlamanın orantılı olup olmadığı daortaya konulmalıdır. Kural uyarınca aynıtesiste başka bir gerçek veya tüzel kişiye lisans verilmemesi tedbirinin vergiincelemesi sonuçlanıncaya kadar kategorik olarak devam etmesi öngörülmektedir. 5015sayılı Kanun’da kuralla öngörülen tedbirin vergi incelemesi aşamasında gözdengeçirilmesine imkân tanıyan bir düzenleme bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeylevergi incelemesi aşamasında değişen şartlara göre anılan tedbirin devametmesinin gerekli olup olmadığı yönünde yetkili makamlara bir değerlendirme yapmaimkânı tanınmadığı gibi tedbire muhatap olan taraflara da tedbirin gözdengeçirilmesi hususunda talepte bulunma hakkı sağlanmamaktadır.
20. Bu itibarla kuralın kişilere aşırı bir külfetyüklediği, kamu zararının önlenmesi yönündekindeki amaç ile teşebbüsözgürlüğüne getirilen sınırlama arasındaki makul dengenin bozulmasına nedenolduğu anlaşılmaktadır (Benzer yöndeki karar için bkz. AYM, E.2023/35,K.2023/163, 28/9/2023, §§ 25,26).
21. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 48.maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Muhterem İNCE bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 13. ve 48.maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyleAnayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerekgörülmemiştir.
Kural, Anayasa’nın 13. ve 48. maddelerine aykırıgörülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 35. maddesi yönündenincelenmemiştir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
22. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmak suretiyleAnayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde iptal kararının Resmî Gazete’deyayımlandığı günden başlayarak yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemeküzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
23. 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasının(g) bendinin dördüncü (27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun’un 48.maddesiyle anılan bende eklenen ikinci ve üçüncü cümleler nedeniyle altıncı)cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlaledecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptalhükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonrayürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. HÜKÜM
4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol PiyasasıKanunu’nun 14/2/2019 tarihli ve 7164 sayılı Kanun’un 33. maddesiyledeğiştirilen 20. maddesinin ikinci fıkrasına 29/4/2021 tarihli ve 7318 sayılıKanun’un 10. maddesiyle eklenen (g) bendinin dördüncü (anılan bende 27/12/2023tarihli ve 7491 sayılı Kanun’un 48. maddesiyle eklenen ikinci ve üçüncücümleler nedeniyle altıncı) cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,Muhterem İNCE’nin karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE 27/6/2024 tarihinde karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğu tarafından 4/12/2003 tarihli ve5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g)bendinin dördüncü (27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun’un 48. maddesiyleanılan bende eklenen ikinci ve üçüncü cümleler nedeniyle altıncı) cümlesininiptaline karar verilmiştir.
2. İtiraz konusu kuralda, 213 sayılı Kanun’un 359.maddesinin (a) bendinde belirtilen muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgedüzenleme veya bu belgeleri kullanma suçunun, (b) bendinde belirtilenbelgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlemeveya bu belgeleri kullanma suçunun ve aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılısuçların işlenip işlenmediğinin tespiti amacıyla yapılacak vergi incelemesisonuçlanınca kadar, söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiyelisans verilmeyeceği düzenlenmiştir.
3. Benzer kurallar, AYM’nin E.2023/32, K.2023/138,26/7/2023 ve E.2023/35, K.2023/163, 28/09/2023 tarihli kararlarına konu olmuşve iptal edilmiştir. Anılan kararlara ilişkin karşıoyumda açıkladığımgerekçelerle çoğunluğun iptal yönündeki görüşüne katılmıyorum.
Üye
Muhterem İNCE