ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/13
Karar Sayısı : 2025/135
Karar Tarihi : 17/6/2025
R.G.Tarih-Sayı :22/9/2025-33025
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 13/12/2004tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un;
A. 14. maddesinin14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değiştirilen (2)numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “...ikinci defa mükerrir...”ibaresinin,
B. 108. maddesinin(3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin,
Anayasa’nın 2., 19. ve 38. maddelerine aykırılığı ilerisürerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sanıkhakkında nitelikli yağma suçundan açılan davada itiraz konusu kurallarınAnayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükümleri
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı;
1. 14. maddesişöyledir:
“Açık ceza infaz kurumları
Madde 14- (1)Açık ceza infaz kurumları, hükümlülerin iyileştirilmelerinde, çalıştırılmalarıve meslek edindirilmelerine öncelik verilen, firara karşı engelleri ve dışgüvenlik görevlisi bulunmayan, güvenlik bakımından kurum görevlilerinin gözetimve denetimi ile yetinilen kurumlardır. Açık ceza infaz kurumları ihtiyaca göreayrıca;
a) Kadın açık ceza infaz kurumları,
b) Gençlik açık ceza infaz kurumları,
Şeklinde kurulabilir.
(2) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Aşağıdaki hâllerdehükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumlarındayerine getirilir:
a) Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üyeolmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinseldokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar ile ikinci defamükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınmasınedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardantoplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar.
b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreylehapis cezasına mahkûm olanlar.
c) Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasınaçevrilenler.
d) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunugereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar.
(3) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin kapalıceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına 89 uncu maddeuyarınca yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir.
(4) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Toplam on yıl ve dahafazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmekveya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar,kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar veuyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlarınkapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkinidare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır.
(5) (Ek:14/4/2020-7242/18 md.) Doğrudan açık ceza infazkurumuna alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan hükümlülerden;
a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarındatutuklama kararı verilenler idare ve gözlem kurulu kararıyla,
b) Kınamadan başka bir disiplin cezası alıp, bu cezasıkesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezasıkesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımındantehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla,
c) Açık ceza infaz kurumu şartlarına veya çalışmakoşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar idare ve gözlem kurulununkararı ve infaz hâkiminin onayıyla,
kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler.
(6) (Ek:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin, suç ve cezatürlerine göre, açık ceza infaz kurumlarına ayrılıp ayrılmamalarına, açık cezainfaz kurumlarında geçirecekleri sürelere, kapalı ceza infaz kurumlarınagönderilmelerine, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınmalarına, doğrudanaçık ceza infaz kurumlarına alınanların kapalı ceza infaz kurumlarınagönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmeliktegösterilir.”
2. 108. maddesişöyledir:
“Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infazrejimi ve denetimli serbestlik tedbiri
Madde 108- (1)Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuzyılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c) (Ek:14/4/2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapiscezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının,
d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin,
İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda,koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak,koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabioldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.
(2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresineeklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.
(3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanmasıdurumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49md.) Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümdebelirtilir.
(4) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazınıntamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresibelirler.
(5) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde,koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır.
(6) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresininuzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadaruzatılabilir.
(7) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Cezanın infazı tamamlandıktansonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerineyüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infazhâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi onbeş günden az ve üç aydan fazla olamaz.
(8) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Çocuğa karşı işlenen birsuçtan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapiscezasına mahkûmiyet hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleriuygulanır.
(9) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Birinci fıkradaki koşullusalıverme süreleri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103 üncümaddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104 üncü maddesininikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan,188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretisuçundan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında da uygulanır. (Ekcümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullusalıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır. 188 inci madde hariç olmak üzerebu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında, cezanın infazısırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, aşağıdakitedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi tarafından kararverilir:
a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak
b) Tedavi amaçlı programlara katılmak
c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşimbölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak
d) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak
e) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamdaçalışmaktan yasaklanmak
f) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünügerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak
(10) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Dokuzuncu fıkra hükümleriçocuklar hakkında uygulanmaz.
(11) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Bu maddenin dokuzuncufıkrasının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşüalınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikledüzenlenir.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58.maddesi şöyledir:
“Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Madde 58- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükümkesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleriuygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyethalinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî paracezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üçyıl,
geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanunmaddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse,hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerîsuçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme,kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere;yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olankişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgüinfaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazındansonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlereözgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestliktedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı iledenetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekildeyapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanıninfazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslekedinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU,Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla25/1/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ahmet Hakan SOYTÜRK tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Genel Açıklama
3. Tekerrür, 5237 sayılı Kanun’un “Genel Hükümler”başlıklı Birinci Kitabı’nın “Yaptırımlar” başlıklı Üçüncü Kısmı’nın “GüvenlikTedbirleri” başlıklı İkinci Bölümü’nde yer alan 58. maddesindedüzenlenmiştir.
4. Anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına göre suçtatekerrürden bahsedilebilmesi için önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmünkesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi gerekli ve yeterlidir. İlk suçsebebiyle verilen cezanın infaz edilmiş olması şartı aranmamaktadır. Başka birifadeyle ilk suçtan verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü henüz infazedilmeden yeni bir suçun işlenmesi hâlinde de tekerrür hükümleriuygulanacaktır. Bununla birlikte cezanın infaz edildiği durumlarda maddenin (2)numaralı fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için beş yıldanfazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde bu cezanın infaz edildiğitarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli paracezasına mahkûmiyet hâlinde ise bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üçyıl geçmemiş olması gerekecektir. Bu süreler geçtikten sonra önceki suçailişkin mahkûmiyet kararı tekerrüre esas alınamaz.
5. (5) numaralı fıkraya göre failin on sekiz yaşınıdoldurmadan önce işlemiş olduğu suçlar tekerrüre esas alınamayacaktır. Bununyanı sıra tekerrüre esas alınacak mahkûmiyetin ceza yaptırımı niteliğindeolması gerekip güvenlik tedbirleri veya idari yaptırımlar tekerrüre esasalınmaz.
6. Anılan Kanun’un 50. maddesinin (5) numaralı fıkrasıuyarınca güvenlik tedbirine çevrilmiş hapis cezası da tekerrüre esasalınmayacaktır. Bununla birlikte kesin nitelikte olanlar hariç olmak üzere adlipara cezaları tekerrüre esas alınabilir.
7. Önceki mahkûmiyete konu fiil, daha sonra suç olmaktançıkarılmış ise tekerrüre esas alınamaz. Kanun’un 65. maddesinin (1) numaralıfıkrası uyarınca genel af hâlinde ceza tüm neticeleri ile ortadan kalkacağındangenel affa uğramış suç da tekerrüre esas alınmayacaktır. Buna karşılık özel afdurumunda anılan maddenin (2) numaralı fıkrası gereğince hapis cezasının infazkurumunda çektirilmesine son verilebilir veya infaz kurumunda çektirileceksüresi kısaltılabilir ya da hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Bu itibarlaözel affa uğramış suç tekerrüre esas alınabilir. Benzer şekilde Kanun uyarınca infazıertelenmiş cezaya konu mahkûmiyet de -ikinci suçun ilk suçtan verilen ertelemekararının denetim süresi içinde işlenip işlenmediği önem taşımaksızın- tekerrüreesas alınabilir.
8. 58. maddenin (4) numaralı fıkrası uyarınca kasıtlısuçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrürhükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık,uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgadasahtecilik suçları hariç olmak üzere yabancı ülke mahkemelerinden verilenhükümler de tekerrüre esas olmaz.
9. Söz konusu maddenin (3) numaralı fıkrası uyarınca tekerrürhâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ileadli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacaktır. (6), (7), (8)numaralı fıkralara göre tekerrür hâlinde cezanın kanunla öngörülecek infazrejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestliktedbirinin uygulanmasına hükmedilmektedir.
10. Suçta tekerrüre ilişkin hükümler “GüvenlikTedbirleri” başlığı altında düzenlenmekle birlikte doğurduğu sonuçlaritibarıyla bu kurumun doktrin ve Yargıtay içtihatlarında maddi ceza ve infazhukukuna ilişkin yönlerinin bulunduğu değerlendirilmiştir (çok sayıda karar arasındanbkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2011/6-383, K.2012/113, 20/3/2012).
B. Kanun’un 14.Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasının (a) Bendinde Yer Alan “...ikinci defamükerrir...” İbaresinin İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
11. 5275 sayılı Kanun’un 14. maddesinin (1) numaralıfıkrasında açık ceza infaz kurumları; hükümlülerin iyileştirilmelerinde,çalıştırılmaları ve meslek edindirilmelerine öncelik verilen, firara karşıengelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, güvenlik bakımından kurumgörevlilerinin gözetim ve denetimiyle yetinilen kurumlar olarak tanımlanmıştır.Söz konusu fıkrada ayrıca açık ceza infaz kurumlarının ihtiyaca göre kadın açıkceza infaz kurumları ve gençlik açık ceza infaz kurumları şeklindekurulabileceği hükme bağlanmıştır.
12. Anılan maddenin (2) numaralı fıkrasında terörsuçları, örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma suçları ile örgüt faaliyetikapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardanmahkûm olanlar ile ikinci defa mükerrir olanlar ve koşullu salıverilmekararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç olmaküzere kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûmolanlar, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasınamahkûm olanlar, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler ile9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsinetabi tutulanların cezalarının doğrudan açık ceza infaz kurumunda yerinegetirileceği öngörülmüştür. Söz konusu fıkrada yer alan “…ikinci defamükerrir…” ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
13. Maddenin (3), (4) ve (5) numaralı fıkralarında hükümlülerinkapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkinolarak yapılacak işlemler ile açık ceza infaz kurumundan kapalı ceza infaz kurumunagönderilme koşulları düzenlenmiştir. (6) numaralı fıkrada ise hükümlülerin suçve ceza türlerine göre açık ceza infaz kurumlarına ayrılıp ayrılmamalarına,açık ceza infaz kurumlarında geçirecekleri sürelere, kapalı ceza infaz kurumlarınagönderilmelerine, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınmalarına, doğrudanaçık ceza infaz kurumlarına alınanların kapalı ceza infaz kurumlarınagönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkinusul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
14. İtiraz konusu kural uyarınca kişi hakkında ikincidefa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda kasıtlı suçlardan toplam üçyıl veya daha az hapis cezasına, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha azsüreyle hapis cezasına mahkûm olunsa dahi cezası doğrudan açık ceza infazkurumunda yerine getirilemeyecektir. Başka bir deyişle ikinci defa mükerrirolanların, mahkûmiyetlerine konu hapis cezasının süresi ile işlenen suçunkasıtlı ya da taksirli olup olmadığı önem taşımaksızın, bu cezalarının infazınakapalı ceza infaz kurumlarında başlanacaktır.
2. İtirazın Gerekçesi
15. Başvuru kararında özetle; mükerrirler bakımındanöngörülen infaz usulünün maddi ceza hukukuna ilişkin sonuçlar doğurduğu, buitibarla ikinci defa mükerrir olmanın tanımlanmamasının suçta ve cezadakanunilik ilkesine aykırılık oluşturduğu, bu suretle kişilerin cezalarını açıkceza infaz kurumunda çekme imkânlarının ortadan kalktığı ve bu durumun ölçülüolmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2.,19. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
16. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti,eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukunüstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
17. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri belirliliktir.Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangibir duraksamaya ya da kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır veuygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşıkoruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenliklebağlantılı olup hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerintüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasaldüzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gereklikılar. Bu bakımdan kanunun metni, bireylerin, gerektiğinde hukuki yardım almaksuretiyle, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucunbağlandığını belli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecekdüzeyde kaleme alınmış olmalıdır (AYM, E.2022/53, K.2022/91, 20/7/2022, § 12).
18. Hakkında ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanan hükümlünündoğrudan açık ceza infaz kurumunda cezasını çekme imkânını ortadan kaldırankuralın şeklî anlamda bir kanun hükmü olduğu ve erişilebilir nitelikte olduğuanlaşılmaktadır.
19. Bunun yanı sıra temel olarak suçun ve cezanın veya cezasisteminin tamamlayıcı bölümünü oluşturan infaz hukukunun tutarlı ve makul ölçüdeöngörülebilir olması koşuluyla ceza hukukuna ilişkin kuralların davadan davayayargısal yorumla netleştirilmesi mümkündür. Bu kapsamda objektif ve kabuledilebilir nitelikteki bir yargısal yorumun belirlilik ilkesini ihlal ettiğisöylenemez.
20. 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinde tekerrür kurumuayrıntılı bir şekilde düzenlenmişken gerek anılan Kanun’da gerekse 5275 sayılıKanun’da ikinci defa tekerrür kavramının tanımına yer verilmemiştir. Bununla birlikteistikrarlı yargı içtihatlarıyla anılan kavramın anlam ve kapsamının net olarakortaya konulduğu görülmektedir. Söz konusu kararlarda kişi hakkında şartlarınoluşması sebebiyle tekerrür hükümlerinin uygulandığı bir kararın kesinleşmetarihinden sonra yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçunişlenmesi hâlinde ikinci defa tekerrürün oluşacağı belirtilmiştir (çok sayıdakarar arasından bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2012/13-1302, K.2013/309, 18/6/2013).Başka bir deyişle ilk suçtan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonraikinci bir suçun işlenmesi ve bu suç nedeniyle sanık hakkında tekerrürhükümlerinin uygulanması, ikinci suçtan verilen mahkûmiyet hükmünün dekesinleşmesinden sonra bu suça ilişkin tekerrür süresi dolmadan önce üçüncü birsuçun işlenmesi hâlinde ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanacaktır.
21. Bu kapsamda kişi hakkında ikinci defa tekerrürhükümlerinin uygulanabilmesi için yeni suçu işlediği tarih itibarıyla hakkındatekerrür hükümleri uygulanmış ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararınınbulunması, bu kararın da tekerrür hükümleri için öngörülen şartları taşımasıgerekmektedir. Tekerrür hâlinde infazın ne surette yerine getirileceği 5275sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Bu itibarla kuralın açık, anlaşılır vesınırlarının belirli ve yaptırımın niteliğinin öngörülebilir olduğu, bu yönüylehukuki belirlilik ilkesine aykırı bir durumun bulunmadığı sonucunaulaşılmıştır.
22. Öte yandan hukuk devletinde ceza ve ceza yerine geçengüvenlik tedbirleriyle bunların infazına ilişkin kurallar, Anayasa’nın konuyailişkin kuralları başta olmak üzere ülkenin sosyal, kültürel yapısı, etikdeğerleri ve ekonomik hayatın ihtiyaçları gözönüne alınarak saptanacak suçsiyasetine göre belirlenir. Buna göre hangi fiilin suç sayılacağı, cezanın türüve miktarı ile infaza ilişkin yasal düzenlemeler temelde devletin suç ve cezapolitikasına bağlı bir konudur (bazı farklarla birlikte bkz. AYM, E.2012/19, K.2013/17, 17/1/2013). Suç ve ceza yönünden sınırları belirtilen bu takdiralanı, ceza sisteminin tamamlayıcı bölümünü oluşturan infaz hukuku için degeçerlidir (AYM, 2020/53, 2021/55, 14/7/2021, §§ 186, 187). Kanun koyucunun bukonudaki tercih ve takdirinin yerindeliğinin incelenmesi anayasal denetiminkapsamı dışında kalmaktadır (AYM, 2017/170, 2018/77, 5/7/2018, § 12).
23. Cezalandırmadatemel amaç suçluların ıslahı ve topluma kazandırılmasıdır. Bu bakımdanhükümlülerin infaz sonrası hayata uyumlarının kolaylaştırılması, toplum içinekontrol altında, planlı bir şekilde bırakılmaları ve dışarıda desteklenmelerikritik bir öneme sahiptir (AYM, 2017/170, 2018/77,5/7/2018, § 13). Bu kapsamda açık ceza infazkurumlarında da hükümlülerin iyileştirilmelerinde, çalıştırılmaları ve meslekedindirilmelerine öncelik verilmektedir. Bununla birlikte çağdaş ceza infazsistemlerine uygun olarak hükümlünün suçluluk nedeni, suç sicili, fizik veruhsal yeteneği ve sınırları, kişisel doğası, tehlikelilik hâli ve hapiscezasının süresi gibi hususlar dikkate alınarak hükümlünün cezasının infazşekli belirlenebilir (bazı farklılıklarla birlikte bkz. AYM, E.2023/148,K.2024/70, 7/3/2024, § 18).
24. Tekerrür eden suç ve suçlulukla mücadele bakımındancezanın artırılmasının yanı sıra farklı infaz rejimlerinin ve cezaya ekgüvenlik tedbirlerinin benimsenmesi kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır.Bu itibarla kural kapsamında ikinci defa mükerrir olan hükümlünün doğrudan açıkceza infaz kurumunda cezasının infaz edilmesine imkân tanınmaması suretiyleinfaz koşullarının ağırlaştırılmasının söz konusu takdir yetkisi içinde olduğuaçıktır.
25. Kanun koyucu, takdir yetkisi kapsamındakidüzenlemeleri yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülükilkesiyle bağlıdır. Bu ilke elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzereüç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik getirilen kuralın ulaşılmakistenen amaç için elverişli olmasını, gereklilik getirilen kuralınulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, orantılılık isegetirilen kural ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifadeetmektedir. Bir kuralda öngörülen düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç arasındada ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.
26. 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin gerekçesinde debelirtildiği üzere mükerrir suçlunun daha önce işlediği suç nedeniyle belirlibir cezaya mahkûm edilmiş olmasına rağmen suç işlemede ortaya koyduğu kararlılıklatoplum açısından tehlike arz ettiği değerlendirilmektedir. Nitekim suçtatekerrür kurumunun ihdas edilmesinde etkili olan düşüncelerden biri de ilk defasuç işleyen ile suç işlemekte ısrar eden arasında bir farklılığın bulunmasıgerektiğidir. Kanun koyucu, ikinci defa mükerrir olan ve bu sebeple tehlikeliolduğunu değerlendirdiği hükümlünün doğrudan açık ceza infaz kurumlarının iyileştirmeprogramlarına katılmaya ve anılan kurumun faaliyetleri kapsamında toplumlabütünleşmeye hazır olmadığını değerlendirmektedir. Bu itibarla kuralla, ikincidefa mükerrir olan hükümlünün cezasını doğrudan açık ceza infaz kurumundaçekmesine imkân tanınmaması suretiyle cezanın yerine getirildiği süre boyuncatoplumun ikinci defa mükerrir olan hükümlünün tehlikeliliğinden korunmasının,suçlunun ıslah edilmesiyle de cezanın özel önleme işlevinin yerinegetirilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralın meşru bir amaçtaşıdığı açıktır.
27. Öte yandan kural kapsamında suç işlemekte ısrarederek toplum açısından tehlike arz eden ikinci defa mükerririn belirli birsürenin altında da olsa cezasını doğrudan firara karşı engelleri ve dışgüvenlik görevlisi bulunmayan, güvenlik bakımından kurum görevlilerinin gözetimve denetimi ile yetinilen açık ceza infaz kurumlarında yerine getirmesine imkântanınmamasının toplumun suçlunun oluşturduğu tehlikeden korunması ile cezanınözel önleme işlevlerinin yerine getirilmesi amacına ulaşma bakımından elverişlive gerekli olmadığı söylenemez.
28. Kuralın, birinci ve ikinci defa suç işlediğindekendisine verilen cezalara ve tedbirlere rağmen ıslah olmayan, bu cezalar vetedbirler yoluyla yapılan uyarıya rağmen üçüncü defa suç işleyerek toplumaçısından tehlike arz eden hükümlüye katlanamayacağı bir külfet yüklemediği,hükümlüye yüklenen külfet ile meşru amaç arasındaki makul dengenin ortadankaldırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralın öngörülen meşru amaçbakımından orantılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
29. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
KuralınAnayasa’nın 19. ve 38. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bubağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 2. maddesi yönünden yapılandeğerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 19. ve 38.maddeleri yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
C. Kanun’un 108. Maddesinin (3) Numaralı FıkrasınınBirinci Cümlesinin İncelenmesi
30. Somutnorm denetiminde anayasallık denetimine konu kuralın hâlihazırda yürürlüktebulunması veya yürürlükten kalkmış olması arasında ilke olarak bir farkbulunmayıp itiraz başvurusunda bulunan mahkemece bakılmakta olan davadauygulanma imkânının olması yeterlidir. Nitekim Anayasa Mahkemesi daha öncekikararlarında da itiraz yoluna başvuran mahkemede uygulanacak kural olmaniteliğini sürdüren mülga hükümlerin esasının incelenmesi gerektiğine kararvermiştir (AYM, E.2020/14, K.2020/58, 15/10/2020; E.2018/14, K.2018/112,20/12/2018; E.2018/107, K.2018/114, 20/12/2018; E.2014/179, K.2015/54,17/6/2015).
31. Bununlabirlikte cezai hükümlerde sonradan yapılan yasal değişiklikle fiilin suçolmaktan çıkarılması veya suç için öngörülen ceza miktarının azaltılması hâllerindeolduğu gibi koşullu salıverilme şartları değiştirilerek hükümlünün ceza infazkurumunda kalacağı sürenin azaltılmasında da fail lehine olan değişikliğingeçmişe dönük olarak uygulanması ve bu yönüyle iptali istenen kuralın bakılmaktaolan davada uygulanamayacak hâle gelmesi durumunda Anayasa Mahkemesi işin esasıhakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermektedir.
32. İtirazkonusu kural, başvuru tarihinden sonra kabul edilen 4/6/2025 tarihli ve 7550sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değiştirilmiştir. Buna göre kuralla, ikinci defatekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilen hükümlülerin koşullusalıverilmeyeceği öngörülmekteyken anılan değişiklikle birlikte bu hükümlülerincezalarının belirli bir kısmını ceza infaz kurumunda infaz etmeleri şartıyla koşullusalıverilmesine imkân tanınmıştır. Dolayısıyla kuralın değişiklik sonrasındaki hâlinin sanık lehine sonuç doğuracak nitelikte olduğu ve bakılmaktaolan davada uygulanacağı, bu yönüyle itiraza konu kuralın davada uygulanmaimkânının ortadan kalktığı anlaşılmıştır.
33. Açıklanannedenle konusu kalmayan itiraz başvurusu hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar vermek gerekir.
IV.HÜKÜM
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un;
A. 14. maddesinin14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değiştirilen (2)numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “...ikinci defa mükerrir...”ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
B. 108. maddesinin(3) numaralı fıkrasının birinci cümlesine ilişkin itiraz başvurusu hakkındaKARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
17/6/2025 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI