ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/161
Karar Sayısı : 2024/53
Karar Tarihi : 22/2/2024
R.G.Tarih-Sayı :3/4/2024-32509
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 18/1/1972tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 55. maddesinin beşinci fıkrasınınikinci cümlesinin Anayasa’nın 36., 138. ve 141. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sanıkhakkında açılan ceza davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptaliİstenen Kanun Hükmü
Kanun’un 55. maddesinin itiraz konusu kuralın da yeraldığı beşinci fıkrası şöyledir:
“Soruşturma yetkisi bulunan kişilerle Cumhuriyetsavcılarının istiyecekleri örnekler noterlik ücretine tabi değildir. Diğerresmi mercilere verilecek örneklerden yalnız yazı ücreti alınır.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
Kanun’un 112. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Noterlerin yaptıkları işlemlere ait harç üzerindenhesaplanacak ücretleri ile vasiyetname ve vakıf senedi düzenlenmesindenalınacak ücretler, yazı, bir dilden diğer dile veya bir yazıdan diğer yazıyaçevirme, karşılaştırma, tescil, emanetlerin saklanması ve kanunlarında harç, vergive resimlerden bağışık olduğu yazılı işlemler ile defter onaylanmasından vekanunun ücret almayı öngördüğü sair işlemlerden alacakları ücretler venoterlerle imzaya yetkili vekillerinin yol ödeneğinin miktarı, Türkiye NoterlerBirliğinin mütalaası alındıktan sonra Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecekbir tarife ile tespit olunur.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFEROĞLU, SelahaddinMENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’ninkatılımlarıyla 26/10/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör ÖmerDURSUN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen veilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. 1512 sayılı Kanun’un 55. maddesinde sulh ceza hâkimi,Cumhuriyet savcısı ve diğer resmî daireler tarafından noterlik evrak ve defterlerininincelenmesine ve noter dairesinin dışına çıkarılmasına ilişkin esas ve usullerdüzenlenmiştir. Anılan maddeye göre noterlik evrak ve defterlerinin incelenmesievrak ve defterlerin noterlik dışında ve içinde incelenmesi olarak iki şekildeyapılabilmektedir. Evrak ve defterlerin daire dışında incelenmesi mahkemekararıyla mümkün olup mahkemece evrakın dava sonuna kadar dosyada kalmasına dakarar verilebilir. Bu takdirde evrakın bir örneğinin çıkartılıp aslınauygunluğu onaylanarak aslı yerinde saklanmak üzere notere verilmektedir.
4. Maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesindesoruşturma yetkisi bulunan kişilerle Cumhuriyet savcıları tarafından incelenmeküzere noterlik evrak ve deflerinin noter dairesi dışına çıkarılabilmesi içinalınacak örneklerin noterlik ücretine tabi olmadığı belirtilmiştir. Anılanfıkranın itiraz konusu ikinci cümlesinde ise soruşturma yetkisine sahip kişilerile Cumhuriyet savcılıkları dışındaki resmî mercilerin isteyecekleri örneklerinise yalnızca yazı ücretine tabi olacağı hükme bağlanmıştır.
5. Noterlerin yaptıkları işlemlerden alacaklarıücretlerin söz konusu Kanun’un 112. maddesinin birinci fıkrasında genel olaraksayılıp bu ücretin miktarının Türkiye Noterler Birliğinin mütalaası alındıktansonra Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek bir tarifeyle tespit olunacağıöngörülmüştür. Bu tarifede yazı ücretinin, noterlerin yazdıkları kâğıtlarındairede kalan nüshası ile iş sahibine verilen asıl ve örneklerinin hersayfasından alınan ücreti ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu ücret yeni tarifeyayımlanana kadar geçerli olan 8/3/2023 tarihli tarifede asıl ve örneklerininher sayfası için 23,76 TL olarak tespit edilmiştir.
B. İtirazın Gerekçesi
6. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kurallakovuşturma aşamasında her türlü delile ulaşılmasının zorlaştırıldığı, resenaraştırma ilkesinin geçerli olduğu ceza davasında sanık aleyhine bir durumunoluştuğu ve delil niteliği taşıyan bilgi ve belgelerin gönderilmesine dairMahkeme kararının ücret ödenmediği gerekçesiyle yerine getirilmemesine nedenolduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 36., 138. ve 141. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
7. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43.maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13. maddesi yönünden deincelenmiştir.
8. Anayasa’nın “Hakarama hürriyeti” başlıklı 36. maddesininbirinci fıkrasında “Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilmektedir. Anılan maddeyle güvence altına alınanhak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında diğertemel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunlarınkorunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir (AYM, E.2021/9, K.2022/4,26/1/2022, § 28).
9. Hak arama özgürlüğünün temelunsurlarından biri mahkemeye erişim hakkıdır. Mahkemeye erişim hakkı, hukukibir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir mahkeme önünegötürülmesi hakkını da kapsar. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zararakarşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veyaişleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararınıgiderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde davahakkını kullanabilmesidir (AYM, E.2021/20, K.2022/84, 30/6/2022, § 10).
10. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu’nun 324. maddesinde harçlar vetarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma vekovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla devlet Hazinesindenyapılan her türlü harcamaların ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılamagideri olduğu, hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlereyükletileceğinin gösterileceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun’un 325.maddesinde de cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi, hükmünaçıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hâllerinde bütün yargılamagiderlerinin sanığa yükleneceği öngörülmüştür.
11. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323 ila 333. maddelerinde ise görülen davalardayargılama giderlerinin nasıl karşılanacağı düzenlenmiştir. Buna göre cezayargılamasından farklı olarak istisnalar dışında resen araştırma ilkesine tabiolmayan bu davalarda giderlerin delil ikamesi için avans olarak talep edentarafça ödeneceği, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava veişlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gerekli giderlerin birhaftalık süre içinde tarafların ödemesine dair karar uyarınca avansyatırılmaması durumunda Hazinece ödenmek üzere taraflardan birisi veyabelirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine ve kanunda yazılı hâller dışında,yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına kararverileceği hükme bağlanmıştır.
12. İtiraz konusu kurala konu yazıücreti hem hukuk hem de ceza davaları açısından yargılama gideriniteliğindedir. Buna göre hukuk davalarında davacı veya davalıdan istenecek buücret ceza davalarında da kararla birlikte taraflara yüklenebilecektir.
13. Davanın veya dava sürecindeki biryargısal işlemin başında veya sonunda tarafların harç veya diğer yargılamagiderlerini ödemekle yükümlü kılınmasının mahkemeye erişim hakkının kullanımıyönünden belirli ölçüde caydırıcı bir etkiye sahip olacağı açıktır. Bu itibarlanoterlerce mahkemelere verilecek örneklerden yazı ücreti alınmasını öngörenkural mahkemeye erişim hakkını sınırlamaktadır.
14. Bununla birlikte diğer resmîmerciler tarafından istenen örneklere dair ücretler resmî merciler tarafındankarşılanacaktır. Bu itibarla diğer resmî merciler açısından yapılacak incelememahkemeler açısından yapılacak anayasal incelemeden farklılık göstermeyecektir.
15. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temelhak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgilimaddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin velâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”denilmektedir. Buna göre mahkemeye erişim hakkına sınırlama getirendüzenlemelerin kanunla yapılması, ayrıca Anayasa’da öngörülen sınırlamasebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.
16. Bu kapsamda mahkemeye erişim hakkınısınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıpkuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir nitelikteolması gerekir.
17. Esasen temel hakları sınırlayankanunun bu niteliklere sahip olması Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınanhukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde kanunidüzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya vekuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnelolması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlemiçermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğinsağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarınınöngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güvenduyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyiciyöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarakbelirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukukdevleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.
18. Kuralla sorgulama yetkisi bulunankişilerle Cumhuriyet savcılıkları dışındaki resmî mercilerce istenecekörneklerden alınacak yazı ücreti 1512 sayılı Kanun’un 112. maddesinin birincifıkrası hükmüne göre belirlenen ücrettir. Bu itibarla yazı ücretinin hangimercilerden alınacağı, başkaca bir ücret alınıp alınmayacağı ve miktarınailişkin hususların herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve netolarak düzenlendiği gözetildiğinde kuralın belirli, ulaşılabilir veöngörülebilir nitelikte olduğu ve bu yönüyle kanunilik şartını taşıdığıanlaşılmaktadır.
19. Adil yargılanma hakkı, niteliğigereği devletin düzenleme yapmasını gerektiren bir haktır. Zira bu hakkınAnayasa'da zikredilmiş olması kendi başına bir anlam ifade etmemekte,bireylerin bu haktan yararlanabilmesi için devletin en azından yargıteşkilatını kurması ve yargılama usullerini belirlemesi gerekmektedir. Devletindüzenleme yetkisini haiz olduğu alanlarda belli ölçüde takdir yetkisine sahipolduğunun kabulü gerekir. Bu sebeple adil yargılanma hakkına yöneliksınırlamalar getirilirken kanun koyucuyu bağlayan belli bir meşru amaçlarlistesi bulunmamaktadır. Ancak kanun koyucunun bu takdir yetkisinin AnayasaMahkemesinin denetimine tabi olduğu açıktır (İsmail Avcı, B. No:2019/12190, 22/2/2022, § 55).
20. Bir kamu hizmeti olan noterlikhizmetinin yerine getirilebilmesi için hizmet karşılığı olarak bir ücretbelirlenmesi gerektiği açıktır. Kanun’un 55. maddesinde bu ücretten soruşturmayetkisi bulunan kişiler ile Cumhuriyet savcılarının isteyecekleri örnekler içinnoterlik ücretlerinin alınmayacağı belirtilerek yargılamanın bir kısmındakigiderlerin azaltılması amaçlanmıştır. Diğer resmî mercilerce istenecekörneklerde ise yalnızca yazı ücretinin alınacağı belirtilerek aynı amacaulaşılmak istenmiştir. Diğer resmî mercilerce istenecek örneklerden yalnızcayazı ücretinin alınacağı öngörülmek suretiyle noterlik hizmetinin devamı içingerekli olan dengenin bozulmasının önlenerek bu konudaki ücret dengesininsağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu dengenin sağlanmasında gereklidüzenlemeleri yapmakta kanun koyucunun takdir yetkisi vardır. Bu hâliyle kuralınanayasal açıdan meşru bir amacının bulunduğu anlaşılmaktadır.
21. Anayasa’nın 13. maddesinde güvencealtına alınan ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılıkolmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülensınırlamanın amaca ulaşmaya elverişli olmasını, gereklilik amaçbakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca dahahafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık isehakka getirilen sınırlama ile amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğiniifade etmektedir. Kuralla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanınelverişlilik, gereklilik ve orantılılık alt ilkelerine uygun olması gerekir.
22. Kuralla mahkemelerce noterdenistenecek belge örnekleri için ücret ödenmesinin öngörülmesinin noterin emek vemasraflarının karşılanmasına katkıda bulunacağı gözetildiğinde kuralın anılanmeşru amaca ulaşılması bakımından elverişli olduğu açıktır.
23. Öte yandan noterden istenen belgeörneklerinin ücretsiz olması veya bu ücretin Hazineden karşılanması dabaşvurulabilecek araçlar arasında olmakla birlikte anılan araçların meşru amacaulaşılması bakımından elverişliliği kuşkuludur. Noter tarafından mahkemeyegönderilen belge örneğinin ücretsiz olmasının öngörülmesi noterin sarf ettiğiemek ve masrafın noter üzerinde kalmasına yol açacaktır. Bu ücretin Hazinetarafından karşılanması ise yararı sadece davanın taraflarına ait olan birhizmetin maliyetine bütün vergi verenlerin katlanması sonucunu doğuracaktır.Dolayısıyla kanun koyucunun belirtilen araçlardan birini tercih edecek şekildebir düzenleme yapmaya zorlanamayacağı, yazı ücretinin davanın taraflarıncakarşılanmasının öngörülmesinin kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında kalanbir sınırlama olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralın anılan meşru amacaulaşma bakımından gerekli olmadığı söylenemez.
24. Davanın taraflarına yüklenilecekolan yükümlülüklerin kapsamını ve uygulanacak vekâlet ücretinin hangi tarifeüzerinden hesaplanacağını belirlemek, adalet ve hakkaniyet ilkelerini gözetmekkaydıyla kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ödenecek yazı ücretinin davaaçmayı imkânsız hâle getirmedikçe ya da aşırı derecede zorlaştırmadıkçamahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği söylenemez. Adalet Bakanlığı tarafındanyıllık olarak belirlenen yazı ücretinin ülke şartlarında makul ve kabuledilebilir bir miktar olmadığı söylenemez.
25. Öte yandan 6100 sayılı Kanun’un 326.maddesine göre yazı ücreti davada aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenecektir.Böylece haksız ve gereksiz bir şekilde noterlik belge ve defterlerininörneklerinin istenmesi suretiyle noterlik hizmetinin aksamasının önüne geçilmişolmaktadır. Bu itibarla kuralın orantısız bir sınırlamaya neden olmadığı,dolayısıyla mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirmediği sonucunaulaşılmıştır.
26. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletieylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir.
27. Anayasa’nın anılan maddesinde güvence altına alınanhukuk devleti ilkesi gereği kanunlar kamu yararı amacıyla çıkarılır. AnayasaMahkemesinin kararlarına göre kamu yararı genel bir ifadeyle bireysel, özelçıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.Kanunun amaç ögesi bakımından Anayasa’ya uygun sayılabilmesi içinçıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacın gözetilmemiş olması gerekir.Kanunun kamu yararı dışında bir amaçla yalnız özel çıkarlar için veya yalnızcabelirli kişilerin yararına olarak çıkarılmış olduğu açıkça anlaşılabiliyorsaamaç unsuru bakımından Anayasa’ya aykırılık söz konusudur.
28. Açıklanan hâl dışında bir kanun hükmünün ülkegereksinimlerine uygun olup olmadığı, hangi araç ve yöntemlerle kamu yararınınsağlanabileceği bir siyasi tercih sorunu olarak kanun koyucunun takdirindeolduğundan bu kapsamda kamu yararı değerlendirmesi yapmak anayasa yargısıylabağdaşmaz (AYM, E.2018/99, K.2021/14, 3/3/2021, § 102).
29. Bu itibarla Anayasa’ya uygunluk denetiminde kuralınöngörülmesindeki kamu yararı anlayışının isabetli olup olmadığı değil incelenenkuralın kamu yararı dışında belirli bireylerin ya da grupların çıkarlarıgözetilerek yasalaştırılmış olup olmadığı incelenir. Başka bir ifadeyle birkuralın Anayasa’ya aykırılık sorunu çözümlenirken kamu yararı konusunda AnayasaMahkemesinin yapacağı inceleme, yalnızca kuralın kamu yararı amacıyla çıkarılıpçıkarılmadığının denetimiyle sınırlıdır (AYM, E.2016/140, K.2017/92, 12/4/2017,§§ 6,7; E.2017/33, K.2019/20, 10/4/2019, §§ 10, 11; E.2022/50, K.2022/107, 28/9/2022, § 28).
30. Kural uyarınca yalnızca yazıücretine tabi olan örnekler, mahkemelere verilecek örneklerden ibaret olmayıpdiğer resmî mercilere verilecek örnekler de bu kapsamdadır. Resmî mercilerinkamu hizmeti yürüttüğü ve bu hizmet kapsamında noterden talep edilen örneklerkarşılığında ödenecek ücretin mali külfete neden olacağı gözetildiğinde kurallayalnızca yazı ücreti alınmasının öngörülmesinin resmî mercilerin katlanmakzorunda olduğu mali külfetin azaltılması suretiyle kamu hizmetlerinin etkin veverimli şekilde yerine getirilmesinin sağlanması amacına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Bu itibarla kural, anayasal sınırlar içinde kanun koyucununtakdir yetkisi kapsamında olup kuralla kamu yararı dışında bir amacıngözetildiği söylenemez.
31. Diğer yandan kanun koyucu, takdiryetkisi kapsamındaki düzenlemeleri yaparken hukuk devleti ilkesinin de birgereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Söz konusu ilke, kuralda öngörülendüzenleme ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin bulunmasınıgerektirmektedir (AYM, E.2020/95, K.2022/3, 26/1/2022, § 17; E.2019/88,K.2022/159, 13/12/2022, § 28).
32. Bu bağlamda yalnızca yazı ücretinetabi olan örneklerin sadece resmî mercilere verilecek örneklerle sınırlıtutulduğu ve bu kapsamdaki örneklerden de yazı ücretinin alınmasınınöngörülmesi suretiyle noterin sarf ettiği emek ve mesainin karşılıksızbırakılmadığı gözetildiğinde noterler ile resmî merciler arasında makul dengeyisağlayan kuralın ölçülü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
33. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2., 13. ve36. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 2., 13. ve 36.maddeleri bağlamında yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olmasınedeniyle Anayasa’nın 141. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasınagerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 138. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 55.maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesininAnayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 22/2/2024 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL