ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/169
Karar Sayısı : 2024/82
Karar Tarihi : 14/3/2024
R.G.Tarih-Sayı :19/4/2024-32522
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 1. Vergi Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 9/3/2023tarihli ve 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile BazıKanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesinin (27) numaralıfıkrasının Anayasa’nın 13., 35. ve 73.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Davacıtarafından ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesinde tahakkukettirilen ek verginin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralınAnayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLENKANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükmü
Kanun’un 10. maddesinin itiraz konusu(27) numaralı fıkrası şöyledir:
“(27) Kurumlar vergisimükellefleri tarafından, 2022 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesindegösterilmek suretiyle, 5520 sayılı Kanun ile diğer kanunlarda yer alandüzenlemeler uyarınca kurum kazancından indirim konusu yapılan istisna veindirim tutarları ile aynı Kanunun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlarvergisine tabi matrahları üzerinden, dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin%10 oranında, 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)bendinde düzenlenen istisna ile yurt dışından elde edilen ve en az %15 oranındavergi yükü taşıdığı tevsik edilen istisna kazançlar üzerinden ise %5 oranındaek vergi hesaplanır ve bu verginin ilk taksiti kurumlar vergisinin ödeme süresiiçinde, ikinci taksiti bu süreyi takip eden dördüncü ayda ödenir. Özel hesapdönemi tayin edilen mükelleflerde bu vergi, 2023 yılı içinde sona eren hesapdönemi için verilmesi gereken beyannamelerde gösterilmek suretiyle uygulanır.Bu vergi gider ve indirim olarak dikkate alınamaz ve hiçbir vergiden mahsupedilemez. Şu kadar ki 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının;(d), (i), (j) ve (k) bentleri ile geçici 14 üncü maddesi kapsamındakiistisnalar, aynı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının; (b), (c), (ç),(d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri kapsamındaki indirimler, 193 sayılı Kanunungeçici 61 inci maddesi kapsamında tevkifata tabi yatırım indirimi istisnası,ilgili kanunları uyarınca kurum kazancından indirilebilen bağış ve yardımlarile 10/7/2018 tarihli ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı HakkındaCumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 407 nci maddesi kapsamında tanımlanan mikro veküçük işletmelerin teknoloji geliştirme bölgeleri ile Ar-ge ve tasarımmerkezlerinden elde ettikleri istisnaya ve indirime konu kazançları üzerindenbu vergi hesaplanmaz. 6/2/2023 tarihi itibarıyla, Adana, Adıyaman, Diyarbakır,Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfailleri ile Sivas İlinin Gürün İlçesinde kurumlar vergisi mükellefiyetibulunanlar ek vergiden muaftır. Tahsil edilen ek vergi, genel bütçe geliriolarak kaydedilir ve 5779 sayılı Kanun ile diğer kanunlara göre mahalliidarelere verilecek payların hesabında dikkate alınmaz. Bu fıkranınuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.”
B. İlgiliGörülen Kanun Hükmü
13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılıKurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmışöyledir:
“Diğer indirimler
MADDE 10- (1) Kurumlar vergisimatrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmekşartıyla, kurum kazancından sırasıyla aşağıdaki indirimler yapılır:
a) (Mülga: 15/7/2016-6728/58 md.)
b) 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılıGençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile17/6/1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş veGörevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının sözü edilenkanunlar uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için tamamı, profesyonelspor dalları için % 50’si.
c) Genel ve özel bütçeli kamuidarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Cumhurbaşkanıncavergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ilebilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlaramakbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurumkazancının % 5’ine kadar olan kısmı.
ç) (c) bendinde sayılan kamu kurum vekuruluşlarına bağışlanan okul, sağlık tesisi, 100 yatak (kalkınmada öncelikliyörelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak kaydıyla öğrenci yurdu ile çocukyuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve rehabilitasyon merkezi ile mülkiidare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler veDiyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin veGençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilikkamplarının inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşasıiçin bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerinfaaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağışve yardımların tamamı.
d) Genel ve özel bütçeli kamu idareleri,il özel idareleri, belediyeler ve köyler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyetitanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma vegeliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan veyaKültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen ya da desteklenmesi uygun görülen;
1) Kültür ve sanat faaliyetlerineilişkin ticarî olmayan ulusal veya uluslararası organizasyonlarıngerçekleştirilmesine,
2) Ülkemizin uygarlık birikimininkültürü, sanatı, tarihi, edebiyatı, mimarîsi ve somut olmayan kültürel mirasıile ilgili veya ülke tanıtımına yönelik kitap, katalog, broşür, film, kaset, CDve DVD gibi manyetik, elektronik ve bilişim teknolojisi yoluyla üretilenler dedahil olmak üzere görsel, işitsel veya basılı materyallerin hazırlanması,bunlarla ilgili derleme ve araştırmaların yayınlanması, yurt içinde ve yurtdışında dağıtımı ve tanıtımının sağlanmasına,
3) Yazma ve nadir eserlerin korunması veelektronik ortama aktarılması ile bu eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığıkoleksiyonuna kazandırılmasına,
4) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılıKültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmaz kültürvarlıklarının bakımı, onarımı, yaşatılması, rölöve, restorasyon, restitüsyonprojeleri yapılması ve nakil işlerine,
5) Kurtarma kazıları, bilimsel kazıçalışmaları ve yüzey araştırmalarına,
6) Yurt dışındaki taşınmaz Türk kültürvarlıklarının yerinde korunması veya ülkemize ait kültür varlıklarınınTürkiye’ye getirilmesi çalışmalarına,
7) Kültür envanterinin oluşturulması çalışmalarına,
8) Kültür ve Tabiat Varlıklarını KorumaKanunu kapsamındaki taşınır kültür varlıkları ile güzel sanatlar, çağdaş vegeleneksel el sanatları alanlarındaki ürün ve eserlerin Kültür ve TurizmBakanlığı koleksiyonuna kazandırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına,
9) Somut olmayan kültürel miras, güzelsanatlar, sinema, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki üretim vefaaliyetler ile bu alanlarda araştırma, eğitim veya uygulama merkezleri,atölye, stüdyo ve film platosu kurulması, bakım ve onarımı, her türlü araç veteçhizatının tedariki ile film yapımına,
10) Kütüphane, müze, sanat galerisi vekültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültür ve sanatfaaliyetlerinin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya modernizasyonçalışmalarına,
ilişkin harcamalar ile makbuz karşılığıyapılan bağış ve yardımların % 100’ü…
e) (Değişik: 10/9/2014-6552/92 md.)Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan aynive nakdî bağışların tamamı.
f) (Ek: 16/6/2009-5904/5 md.) İktisadiişletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay Cemiyetinemakbuz karşılığı yapılan nakdi bağış veya yardımların tamamı.
g) (Ek: 31/5/2012-6322/36 md.) 213sayılı Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarakayrılan tutarların beyan edilen gelirin %10’unu aşmayan kısmı.
ğ) (Ek: 31/5/2012-6322/36 md.)Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurtdışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılanmimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma,çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, verianalizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenenmesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgilibakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyetgösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerinmünhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın, elde edildiği hesapdönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadartamamının Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, %80’i.
…
h) (Ek: 6/2/2014-6518/83 md.) 1/7/2005tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna göre kurulan korumalıişyerlerinde istihdam edilen ve iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olanzihinsel veya ruhsal engelli çalışanlar için diğer kişi ve kurumlarcakarşılanan tutar dâhil yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının % 100’üoranında korumalı işyeri indirimi (İndirim, her bir engelli çalışan için azamibeş yıl süre ile uygulanır ve yıllık olarak indirilecek tutar, her bir engelliçalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 150’sini aşamaz.)…
ı) (Ek: 27/3/2015-6637/8 md.)[24]Finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ilekamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin ilgili hesapdönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmışsermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermayeşirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerindenTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl içinen son açıklanan “Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulananağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” dikkate alınarak, ilgili hesap dönemininsonuna kadar hesaplanan tutarın %50’si.
(Ek ikinci paragraf:14/10/2021-7338/59md.) Nakdi sermaye artışlarının, yurt dışından getirilen nakitle karşılanankısmı için bu oran %75 olarak uygulanır.
…
i) (Ek: 16/11/2022-7421/20 md.)22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerinegöre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyettebulunan kurumların, münhasıran bu faaliyet kapsamında yurt dışından satınalınan malları Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurtdışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıklarıkazancın %50’si,
…”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleriuyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, SelahaddinMENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla30/11/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Cem GÜNDOĞDUtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgiligörülen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Uygulanacak Kural ve Sınırlama Sorunu
3. Anayasa’nın 152. ile30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olanmahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığıkararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varmasıdurumunda bu hükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmayayetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren birdavanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olmasıgerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte olan kurallardır.
4. Başvuru kararında 7440sayılı Kanun’un 10. maddesinin (27) numaralı fıkrasının iptali talepedilmiştir. Söz konusu fıkra kurumlar vergisi mükelleflerine yönelik olaraköngörülen ek vergi ile bu ek verginin oranlarını ve tahsil usulünüdüzenlemektedir. Ayrıca aynı fıkrada ek vergiye tabi olmayacak istisna veindirim unsurları ile mükellefler belirtilmiş ve tahsil edilen ek verginingenel bütçeye dâhil edileceği öngörülmüştür.
5. Bakılmakta olan davanın konusu ise 5520 sayılıKanun’un 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ı) bendi gereğince kurumkazancından indirilen tutar üzerinden %10 oranında hesaplanan ek vergidir. Buitibarla anılan fıkranın birinci cümlesinde yer alan “…ile diğer kanunlarda yer alan düzenlemeler…”, “…istisna ve…”, “…ile aynı Kanunun 32/Amaddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisine tabi matrahları…” ve“…5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindedüzenlenen istisna ile yurt dışından elde edilen ve en az %15 oranında vergiyükü taşıdığı tevsik edilen istisna kazançlar üzerinden ise %5 oranında…”ibareleri ile ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı ve yedincicümlelerinin itiraz başvurusunda bulunanMahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Bu nedenleanılan ibareler ve cümlelere ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle reddi gerekir.
6. Öte yandan söz konusu birinci cümlenin kalan kısmı bakılmakta olan davanın konusunun yanı sıra bakılmaktaolan davada uygulanma imkânı bulunmayan “…ile diğer kanunlarda yer alan düzenlemeler…”, “…istisna ve…”, “…ile aynı Kanunun 32/Amaddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisine tabi matrahları…” ve“…5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindedüzenlenen istisna ile yurt dışından elde edilen ve en az %15 oranında vergiyükü taşıdığı tevsik edilen istisna kazançlar üzerinden ise %5 oranında…”ibareleri yönünden de geçerli ortak kuralniteliğindedir. Bu nedenle birinci cümlenin kalan kısmının esasına ilişkin incelemeninbakılmakta olan davanın konusu gözetilerek “…5520 sayılı Kanun…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekir.
B. Anlam ve Kapsam
7. 5520 sayılı Kanun’un İkinci Kısmı’nın BirinciBölümü’nde kurumlar vergisi matrahının belirlenme usulüne ilişkin hususlara yerverilmiştir. Anılan bölümde yer alan “Diğer indirimler” başlıklı 10.maddede de kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesindeayrıca gösterilmek şartıyla, bazı kurum kazançlarından çeşitli oranlardaindirim yapılması öngörülmektedir.
8. İtiraz konusu kuralda ise 2022 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmeksuretiyle 5520 sayılı Kanun uyarınca kurum kazancından indirim konusu yapılantutarlar üzerinden dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin %10 oranında ekverginin hesaplanacağı belirtilmektedir. 7440 sayılı Kanun’un (27) numaralıfıkrasının dördüncü cümlesinde de 5520 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (b), (c), (ç), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerikapsamındaki indirime konu tutarlar üzerinden bu verginin hesaplanmayacağıhükme bağlanmıştır.
9. Üzerinden ek vergi hesaplanmayacağı belirtilenindirim unsurları dışında kalan bentler incelendiğinde, ek vergiye tabi olantutarlardan ilkini 5520 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(a) bendi kapsamındaki Ar-Ge indirimi tutarlarının oluşturduğu anlaşılmaktadır.Anılan bent 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanun’un 58. maddesiyleyürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu bendin yürürlükten kaldırılmadan öncekihâline göre mükelleflerin, işletmeleribünyesinde gerçekleştirdikleri münhasıran yeni teknoloji ve bilgi arayışına yönelikaraştırma ve geliştirme harcamaları tutarının %40'ı oranında hesaplanacak Ar-Geindirimi kurumlar vergisi matrahının tespitindekurum kazancından indirilmekte ve matrahın yetersiz olması nedeniyleindirilemeyen tutar da sonraki döneme devredebilmekteydi. Bu itibarla bendinyürürlükte olduğu dönem itibarıyla indirim konusu olan anılan meblağ ek vergiyetabi olacaktır.
10. Ek vergiye tabi diğer bir indirimtutarı ise söz konusu fıkranın (ğ) bendine göre bulunan tutardır. Anılan bendegöre Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurtdışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılanmimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma,çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, verianalizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Hazine ve MaliyeBakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmetişletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim vesağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerehizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettiklerikazancın, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesininverilmesi gereken tarihe kadar tamamının Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla%80’i kurum kazancından indirilebilecektir.
11. Yine (ı) bendinde finans, bankacılıkve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisaditeşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemiiçinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermayetutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerindeödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye CumhuriyetMerkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan Bankalarcaaçılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faizoranı dikkate alınarak ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanantutarın %50’sinin kurum kazancından indirilmesi hükme bağlanmıştır. Bu itibarlaindirime konu anılan meblağ da ek verginin konusunu oluşturacaktır.
12. (i) bendi uyarınca da 22/6/2022tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcıbelgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunankurumların, münhasıran bu faaliyet kapsamında yurt dışından satın alınanmalları Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışındagerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıkları kazancın%50’si indirim konusu yapılabildiğinden bu meblağ da ek vergi hesabında dikkatealınacaktır.
13. Öte yandan 7440 sayılı Kanun’un (27)numaralı fıkrasının beşinci cümlesine göre 6/2/2023 tarihi itibarıyla, Adana,Adıyaman, Diyarbakır, Elâzığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya,Osmaniye ve Şanlıurfa illeri ile Sivas ilinin Gürün ilçesinde kurumlar vergisimükellefiyeti bulunanlar ek vergiden muaf tutulmuştur.
C. İtirazın Gerekçesi
14. Başvuru kararında özetle; itirazkonusu kuralla öngörülen ek verginin kurumlar vergisinin mükelleflerinintamamını değil sadece bazılarını kapsadığı, yapılan vergilendirmede tüm istisnave indirim unsurlarının dikkate alınmadığı, dolayısıyla vergilendirmede genellikve eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı, ayrıca doğrudan beyannamede yer alanistisna ve indirim tutarları üzerinden vergilendirme yapılmak suretiyle maligüce göre vergilendirme ilkesinin ihlal edildiği, ek vergiye muhatap olacakvergi mükelleflerinin kuralda sayılan illerde kayıtlı olmamakla birliktefaaliyetlerinin bir kısmının veya tamamının bu bölgelere yönelik olabileceğiningözetilmediği, öte yandan ek vergi ihdas eden kuralın vergiyi doğuran olaydansonraki bir tarihte yürürlüğe girdiği ve geriye yürütüldüğü belirtilerek kuralınAnayasa’nın 13., 35. ve 73. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ç. Anayasa’yaAykırılık Sorunu
15. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural,ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
16. Anayasa’nın anılan maddesinde belirtilen hukuk devleti eylemve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlüklerikoruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, hukuki güvenliği sağlayan,Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendinibağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
17. Hukukdevletinin ön koşulları arasında yer alan hukuki güvenlik ilkesi kanunlarıngeriye yürütülmemesini de zorunlu kılar. Daha önce tesis edilmiş bulunanişlemlerin doğurduğu hukuki sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yasamatasarrufunda bulunulması, hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturur. “Kanunlarıngeriye yürümezliği ilkesi” uyarınca kanunlar, kamu yararı ve kamu düzeniningerektirmesi, kazanılmış hakların korunması, mali hakların iyileştirilmesi gibiayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlemve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılır. Yürürlüğe giren kanunların geçmişe vekesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması, hukukun genelilkelerindendir (AYM, E.2018/103, K.2019/4, 13/2/2019, § 15; E.2018/108,K.2019/5, 13/2/2019, § 20).
18. AnayasaMahkemesinin çeşitli kararlarında, kanunların geriye yürümezliği ilkesi ileilgili olarak gerçek geriye yürüme ve gerçek olmayan geriye yürüme ayrımıyapılmaktadır. Gerçek geriye yürüme, yeni getirilen kuralın eski kuraldöneminde tamamlanmış ve hukuki sonuçlarını doğurmuş hukuksal durum, ilişki veolaylara uygulanmasıdır. Gerçek olmayan geriye yürüme ise yeni getirilenkuralın eski kural yürürlükte iken başlamakla beraber henüz sonuçlanmamışhukuksal durum, ilişki ve olaylara uygulanması anlamına gelmektedir (AYM,E.2016/150, K.2017/179, 28/12/2017, § 310; E.2010/93, K.2012/20, 9/2/2012).Buna göre yeni kuralın eski kural yürürlükte iken başlamakla beraber henüzsonuçlanmamış hukuksal durum, ilişki ve olaylara uygulanması kanunların geriyeyürümesi olarak nitelendirilemez.
19. AnayasaMahkemesi vergiyle ilgili kanunların geriye yürüdüğü iddiasıyla yapılanbaşvurularda öncelikle vergiyi doğuran olayın tespitini yapmakta ardındanvergiyi doğuran olayın gerçekleşmesinden sonra yapılan düzenlemelerin ilgilidöneme etki edecek şekilde uygulanıp uygulanmadığını incelemektedir (AYM,E.2023/105, K.2023/208, 30/11/2023, § 30).
20. 4/1/1961tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Vergiyi doğuran olay”başlıklı 19. maddesinde “Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyibağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar./ Vergialacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.” denilmektedir.
21. Vergiyidoğuran olay, vergi türlerine göre değişmekle birlikte, ek verginin kapsamınakurumlar vergisi mükellefleri girdiğinden değerlendirmenin bu çerçevedeyapılması gerekmektedir.
22. 31/12/1960tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde gerçek kişileringelirlerinin gelir vergisine tabi olduğu, gelirin bir gerçek kişinin bir takvimyılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarından oluştuğu hükmebağlanmıştır. 5520 sayılı Kanun’un “Safi kurum kazancı” başlıklı 6.maddesinde “Kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde eldeettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanır./ Safî kurum kazancınıntespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümleriuygulanır...” denilmek suretiyle ticari kazanca ilişkin vergiyi doğuranolayın tespitinde 193 sayılı Kanun’a atıfta bulunulmuştur. Anılan Kanun’un 38.maddesinde ise “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki özsermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspetfarktır” denilmektedir. Buna göre gelir vergisi ve kurumlar vergisininkonusunu oluşturan kazanç açısından vergiyi doğuran olayın tespitinde hesapdönemi sonunun esas alınması gerekmektedir. 213 sayılı Kanun hesap döneminitakvim yılı olarak belirlediğinden hesap döneminin sonu ilke olarak 31 Aralık günüdür.Dolayısıyla kurumlar vergisi açısından vergiyi doğuran olay, mükelleflerin birtakvim yılı itibarıyla öz sermayelerindeki artış miktarı olup bu kazanç 31Aralık gününde yapılan dönem sonu kapanış kayıtlarıyla ortaya çıkmaktadır (AYM,E.2018/103, K.2019/4, 13/2/2019, § 20).
23. İtiraz konusukuralın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kurumlar vergisi hesap dönemininkapandığı ve kapanan hesap dönemine ait indirim tutarlarına yönelik ek vergininöngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralın geriye yürütüldüğüsöylenebilse de beklenmedik doğal felaketler, savaş ve seferberlik hâli,siyasi, ekonomik ve sosyal krizler gibi toplumu temelden sarsabilecek olaylarnedeniyle yapılacak kanuni düzenlemelerle kanunların geriye yürütülmesininmümkün olduğunun kabulü gerekir (AYM, E.1999/51, K.2001/63, 28/3/2001;E.2003/73, K.2003/86, 7/10/2003).
24. Anayasa’nın35. maddesinde “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir./ Bu haklar,ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir./ Mülkiyet hakkınınkullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” denilmektedir. Anayasa’nınanılan maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade edenve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır.
25. Mülkiyethakkı; kişiye başkasının hakkına zarar vermemek ve kanunların koyduğusınırlamalara uymak şartıyla sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma,semerelerinden yararlanma ve üzerinde tasarruf etme imkânı veren bir haktır. Bubağlamda malikin mülkünü kullanma, semerelerinden yararlanma ve mülkü üzerindetasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin kısıtlanması veya mülkünden yoksunbırakılması mülkiyet hakkına getirilmiş bir sınırlama niteliğindedir (AYM,E.2017/21, K.2020/77, 24/12/2020, § 137).
26. Kuralla 2022yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmek suretiyle 5520sayılı Kanun uyarınca kurum kazancından indirim konusu yapılan bazı indirimtutarları üzerinden ek vergi hesaplanması öngörülmektedir. Bu itibarla kural, kurumlarvergisi mükelleflerinin ek vergi yüküne maruz kalmasını öngörmek suretiyle mülkiyethakkına yönelik bir sınırlama oluşturmaktadır.
27. Anayasa’nın13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızcaAnayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancakkanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Buna göre temel hak ve özgürlükleresınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa’da öngörülensınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.
28. Mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik birkanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kurallarınkeyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilirdüzenlemeler niteliğinde olması gerekir.
29. Esasen temelhak ve özgürlükleri sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması Anayasa’nın2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukukdevletinde kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarınakarşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu niteliklerhukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarınınöngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güvenduyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyiciyöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarakbelirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devletiilkesi ışığında yorumlanmalıdır.
30. Nitekim Anayasa’nın 73. maddesininüçüncü fıkrasında da "Vergi,resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veyakaldırılır" denilerekverginin kanuniliği ilkesi benimsenmiştir. Verginin kanuniliği ilkesi, takdiredayalı keyfî uygulamaları önleyecek sınırlamaların kanunda yer almasınıgerektirmekte ve vergi yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelerin konulması,değiştirilmesi veya kaldırılmasının kanun ile yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
31. Kurallaverginin kapsamındaki indirim tutarlarının ve verginin hesaplanma usulünün herhangibir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlendiğigözetildiğinde kuralın belirli ve ulaşılabilir nitelikte olduğu ve bu yönüylekanunilik şartını taşıdığı anlaşılmaktadır.
32. Anayasa'nın35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla sınırlanabileceğibelirtilmiştir.
33. Deprem gibi olağanüstü hadiselernedeniyle oluşan kayıpların giderilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlanmasımaksadıyla ek vergi yükümlülüğü getirilmesi mümkün olup kuralla ek vergigetirilmesinde kamu yararına yönelik meşru bir amacın olmadığı söylenemez. 6Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve çok sayıda ili etkileyen depremlerin büyüklüğüve yıkıcı boyutu da dikkate alındığında kuralla güdülen meşru amacın dahabelirgin hâle geldiği anlaşılmaktadır (benzer değerlendirme için bkz. AYM,E.2023/131, K.2023/160, 28/9/2023, § 20).
34. Diğer yandan Anayasa’nın 13. maddesindegüvence altına alınan ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik veorantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülensınırlamanın ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilikulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer birifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkünolmamasını, orantılılık ise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmakistenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifadeetmektedir.
35. Kuralla 2022 yılı kurumlar vergisibeyannamesinde kurum kazancından indirim konusu yapılan indirim tutarıüzerinden ek verginin hesaplanarak ödenmesinin öngörülmesinin 6/2/2023tarihinde yaşanan depremlerin etkilerinin azaltılması için ihtiyaç duyulanfinansmanın sağlanmasına katkı sağlayacağı gözetildiğinde kuralın anılan meşruamaca ulaşma bakımından elverişli olduğu anlaşılmaktadır.
36. Gereklilik, hedeflenen amaca ulaşılmasıiçin hakka en az müdahale teşkil eden aracın seçilmesini ifade etmektedir.Deprem nedeniyle oluşan ekonomik kayıpların hangi vergilendirme araçlarıylagiderileceğinin takdiri yasama organına aittir. Esasen vergilendirme devletintakdir yetkisinin geniş olduğu alanların başında gelmektedir. Depremin yolaçtığı ekonomik kayıpları telafi etmek ve sosyal dayanışmayı sağlamak amacıylamevcut vergilerin artırılması ya da yeni bir verginin ihdas edilmesi kanunkoyucunun takdir yetkisi kapsamında başvurabileceği araçlardandır. Bu nedenleek vergi alınması yolunda düzenleme yapılmasının gereklilik ölçütünükarşıladığı değerlendirilmiştir.
37. 7440 sayılıKanun’un 10. maddesinin (27) numaralı fıkrasına göre 5520 sayılı Kanun’un 10.maddesi uyarınca kurum kazancından indirim konusu yapılan tutarlar üzerinden%10 oranında ek vergi hesaplanacak ve hesaplanan tutar da biri kurumlarvergisinin ödeme süresi içinde diğeri ise bu süreyi takip eden dördüncü aydaolmak üzere iki taksitle ödenecektir. Öte yandan kanun koyucunun takdir yetkisikapsamında başvurduğu bu araç ile kazancın bulunması hâlinde indirilecektutarları güncel kurumlar vergisi oranının çok altında bir oranlavergilendirdiği de açıktır. Ayrıca6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle Adana,Adıyaman, Diyarbakır, Elâzığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya,Osmaniye ve Şanlıurfa illeri ile Sivas ilinin Gürün ilçesinde deprem tarihiitibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar ek vergiden muaftutulmuştur. Bunun yanı sıra ek vergi geçici nitelikli ve bir defalığa mahsusalınan bir vergidir. Bu itibarla ek vergiye muhatap kişilere aşırı bir külfetyüklenmediği, yaşanan depremler nedeniyle oluşan maddi kayıpların büyüklüğü karşısındabu kayıpların giderilmesi neticesinde elde edilecek fayda ile katlanılacakkülfet arasında makul olmayan bir dengesizliğin bulunmadığı ve bu nedenlerlesınırlamanın orantılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
38. Öte yandanAnayasa'nın 73. maddesinde herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere maligücüne göre vergi ödemekle yükümlü bulunduğu, vergi yükünün adaletli ve dengelidağılımının maliye politikasının sosyal amacı olduğu öngörülerek Anayasa'nın 2.maddesinde nitelikleri belirtilen hukuk devleti ilkesi vergilendirme ilkeleriyönünden somut biçimde dile getirilmiştir (AYM, E.2003/73, K.2003/86,7/10/2003).
39. Verginin maligüce göre alınması ve genelliği ilkeleriyle vergilendirmede eşitlik ve adaletingerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Ekonomi ve vergi hukuku alanında mali güceilişkin göstergelerin gelir, servet ve harcamalar olduğu kabul edilmektedir.Mali güç; ödeme gücünün kaynağı, dayanağı, nedeni ve varlık şartıdır. Kanunkoyucunun vergilendirmede, kişilerin sahip olduğu ekonomik değer ile maligüçlerini gözönünde bulundurması gerekir. Vergide genellik ilkesi, herhangi birayırım yapılmaksızın mali gücü olan herkesin vergi yüküne katılmasını ve vergiödemesini ifade eder. Mali güce göre vergilendirme, verginin yükümlülerinekonomik ve kişisel durumlarına göre alınmasıdır (AYM, E.2017/117, K.2018/28,28/2/2018, § 22). Bu ilke, aynı zamanda vergide eşitlik ilkesinin sağlanmasınınuygulama aracı olup mali gücü fazla olanın mali gücü az olana göre daha fazlavergi ödemesini gerektirir. Vergide eşitlik ilkesi mali gücü aynı olanlardanaynı, farklı olanlardan ise farklı oranda vergi alınması esasına dayanır (AYM,E.2003/73, K.2003/86, 7/1/2003).
40. Anayasa’nınanılan maddesinin ikinci fıkrasında ise vergi yükünün adaletli ve dengeli birbiçimde dağılımı öngörülmüştür. Vergilendirilecek alanların seçimi ve vergiyükünün adaletli ve dengeli dağılımı için yükümlülerin kişisel durumlarınınkanunlarda gözetilmesi gerekir. Sermaye iratlarının ücretlere göre farklıvergilendirilmesi; en az geçim indirimi, artan oranlı vergilendirme, çeşitliistisna ve muafiyet uygulamaları, vergi yükünün adalete uygun dağılımı ile maligüce göre vergilendirmenin araçlarındandır (AYM, E.2017/117, K.2018/28,28/2/2018, § 23).
41. 26/11/1999tarihli ve 4481 sayılı 17.8.1999 ve 12.11.1999 Tarihlerinde Marmara Bölgesi veCivarında Meydana Gelen Depremin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpları GidermekAmacıyla Bazı Mükellefiyetler İhdası ve Bazı Vergi Kanunlarında DeğişiklikYapılması Hakkında Kanun’un 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan deprem felaketineticesinde ortaya çıkan kamu finansman ihtiyacının giderilmesi amacıyla 1998yılında beyan edilen gelir veya kurumlar vergisi matrahları ile bu yılda eldeedilen ve belirli bir miktarın üzerindeki ücretler, bina, arsa, araziler,motorlu taşıtlar ve cep telefonları üzerinden bir defalık ek vergi ödenmesiniöngören 1., 6., 7. ve 9. maddeleri iptal davasına konu olmuştur. Bu kapsamda AnayasaMahkemesi, deprem nedeniyle oluşan ekonomik kayıpların giderilmesi ve toplumsaldayanışmanın sağlanması gibi sosyal ve ekonomik şartların zorunlu kıldığınedenlerle ek vergi getirilmesinde kamu yararının gözetildiğini, 1998 yılınaait Gelir ve Kurumlar Vergisi hesaplanırken kişilerin özel durumları ile maligüçlerinin gözönünde bulundurulduğunu, 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı EmlakVergisi Kanunu'nda yer alan bina ve arazi vergilerine ilişkin muaflık veistisnaların bu vergi yönünden de geçerli kılındığını ve motorlu taşıtlarvergisi mükellefleri için de aynı hususların geçerli olduğunu belirterek maligüce göre vergilendirme ve vergi yükünün adaletli dağılımı ilkelerinin esasalındığı sonucuna ulaşmış ve bu yöndeki düzenlemelerin iptalleri talebinireddetmiştir (AYM, E.1999/51, K.2001/63, 28/3/2001).
42. Benzerdeğerlendirmeler 6/2/2023 tarihinde yaşanan depremlerin etkilerinin azaltılmasıamacıyla 2023 yılında ödenen motorlu taşıtlar vergisi kadar ek motorlu taşıtlarvergisinin bir defalığına ödenmesini öngören düzenlemenin anayasallıkdenetiminde de yapılmış ve iptal talebinin reddine karar verilmiştir (AYM,E.2023/131, K.2023/160, 28/9/2023, § 25).
43. Aynı şekildeAnayasa Mahkemesi, 3/4/2003 tarihli ve 4837 sayılı Ekonomik İstikrarı Sağlamakİçin Ek Vergiler Alınması Hakkında Kanun’un ek emlak vergisi ihdasını öngören2. maddesinin anayasallık denetiminde 1319 sayılı Kanun’da öngörülen muaflık veistisnaların ek vergiler için de uygulanacağını gözeterek emlak sahibi kişileryönünden kimi olumsuzlukların giderilmeye çalışıldığını, bu suretle vergiyükünün adil ve dengeli dağılımının sağlanmasının amaçlandığını belirterek hükmüniptal talebini reddetmiştir (AYM, E.2003/48, K.2003/76, 23/7/2003).
44. Anılan kararlar gözetildiğinde Anayasa Mahkemesinin deprem gibi olağanüstü olaylarınyaşandığı dönemlerde oluşan ekonomik kayıpların telafisi amacıyla -ölçülü olmakkaydıyla- ek vergilerin öngörülmesinin mali güce göre vergilendirme ve vergi yükünün adaletlidağılımı ilkelerine aykırı olmadığına hükmettiği anlaşılmaktadır.
45. Kurumlarınkazançlarından indirim konusu yapmak suretiyle sağladıkları vergisel avantajyoluyla elde ettikleri tutarın gelir niteliğindeki mali gücün göstergelerindenbiri olduğu açıktır. Kuralda kurum kazancından indirim konusu yapılan indirimtutarları kadar elde edilen avantaj %10 oranında ek vergiye tabi tutulmuştur.Dolayısıyla indirim tutarına bağlı olarak ödenecek ek vergi de değişecektir.İndirim imkânından yararlanılan tutarlara göre hesaplanacak ek vergininmuhatapları orantısız bir vergi yüküyle karşı karşıya bıraktığı söylenemez.Ayrıca kuralın da yer aldığı fıkrada ek vergiye konu olmayan indirimunsurlarının bazılarının bağış ve yardım niteliğinde bazılarının da ilgilialanların teşvikine yönelik tutarlar olduğu gözetildiğinde bu unsurlarüzerinden ek vergi hesaplanmamasının kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındabaşvurabileceği vergilendirme araçlarının seçimiyle doğrudan ilgili olduğuanlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar gözetildiğinde kuralın mali güce görevergilendirme, vergi yükünün adaletli dağılımı ve eşitlik ilkeleriyleçelişmediği sonucuna ulaşılmıştır.
46. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 13., 35.ve 73. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
IV. HÜKÜM
9/3/2023 tarihli ve 7440 sayılı Bazı Alacakların YenidenYapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10.maddesinin (27) numaralı fıkrasının;
A. 1. Birincicümlesinde yer alan “…ile diğer kanunlardayer alan düzenlemeler…”, “…istisna ve…”, “…ile aynı Kanunun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlarvergisine tabi matrahları…” ve “…5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesininbirinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen istisna ile yurt dışından eldeedilen ve en az %15 oranında vergi yükü taşıdığı tevsik edilen istisnakazançlar üzerinden ise %5 oranında…” ibarelerinin,
2. İkinci, üçüncü, dördüncü, beşinci,altıncı ve yedinci cümlelerinin,
itiraz başvurusunda bulunan Mahkemeninbakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından bu ibarelere vecümlelere ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B. Birinci cümlesininkalan kısmının esasına ilişkin incelemenin “…5520sayılı Kanun…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına,
C. Birinci cümlesindeyer alan “…5520 sayılı Kanun…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
14/3/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL