ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/170
Karar Sayısı : 2024/96
Karar Tarihi : 4/4/2024
R.G.Tarih-Sayı : 14/6/2024-32576
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Sorgun Sulh Ceza Hâkimliği
İTİRAZIN KONUSU: 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 72. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...kamunun rahat vehuzurunu bozmayacak şekilde...” ibaresinin iptaline kararverilmesi talebidir.
OLAY: İdari para cezasının iptali talebiyleaçılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 72. maddesişöyledir:
“Ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarının kullanılması:
Madde 72 – Araçlarda ses, müzik, görüntü ve haberleşmecihazları yönetmelikte gösterilen şartlara uygun olarak ve kamunun rahat vehuzurunu bozmayacak şekilde kullanılabilir.
(Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükmüne uymayansürücüler 1 800 000 lira para cezası ile cezalandırılırlar.
Kanun ve yönetmelikte belirtilen şartlara uymayan ses,müzik, görüntü ve haberleşme cihazları ile sürücünün izleme ve kullanma sahasıiçinde kalan görüntü cihazları araçlardan söktürülür.”
II. İLK İNCELEME
1. AnayasaMahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, EnginYILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ,Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR veMuhterem İNCE’nin katılımlarıyla 30/11/2023 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Abdullah ATAYtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. 2918 sayılıKanun’un 1. maddesinde Kanun’un amacı, kara yollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanması ve trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemlerin belirlenmesi olarak ifade edilmiştir. Bu bağlamdatrafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması amacıyla Kanun’un 72. maddesindearaçlarda ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarının kullanımına ilişkinusul ve esaslar düzenlenmiştir.
4. Anılan maddenin birinci fıkrasında araçlarda ses, müzik, görüntü vehaberleşme cihazlarının yönetmelikte gösterilen şartlara uygun olarak vekamunun rahat ve huzurunu bozmayacak şekilde kullanılabileceği belirtilmiştir. Sözkonusu fıkrada yer alan “...kamunun rahatve huzurunu bozmayacak şekilde...” ibaresi itiraz konusu kuralıoluşturmaktadır.
5. Maddenin ikinci fıkrasında bu kurala uymayan sürücülere idari para cezasınınuygulanacağı; üçüncü fıkrasında ise kanun ve yönetmelikte belirtilen şartlarauymayan ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazları ile sürücünün izleme vekullanma sahası içinde kalan görüntü cihazlarının araçlardan söktürüleceğihüküm altına alınmıştır.
B. İtirazın Gerekçesi
6. Başvuru kararında özetle; kamunun rahat ve huzurunun hangi hâllerde bozulduğunun vebunun tespitinin nasıl yapılacağının belirsiz olduğu, kuralın uygulanmasındaidareye geniş bir takdir yetkisi tanındığı, bu durumun sübjektifdeğerlendirmelere dayanan yaptırımlara sebebiyet vereceği belirtilerek kuralınAnayasa’nın 2., 13. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
7. Anayasa’nın 38. maddesinin birincifıkrasında “Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığıbir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suçiçin konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez” denilerek suçunkanuniliği; üçüncü fıkrasında da “Ceza ve ceza yerine geçen güvenliktedbirleri ancak kanunla konulur” denilerek cezanın kanuniliğiilkesi güvence altına alınmıştır.
8. Anayasa’nın anılan maddesinde yeralan suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca hangi fiillerinyasaklandığının ve bu yasak fiillere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yerbırakmayacak açıklıkta, anlaşılır ve sınırları belirli olarak kanundagösterilmesi gerekmektedir. Kişilerin yasak fiilleri önceden bilmeleridüşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altınaalınması amaçlanmaktadır (AYM, E.2020/16, K.2020/33, 25/6/2020, § 15).
9. Suçta ve cezada kanunilik ilkesiAnayasa’nın 13. maddesinde ifade edilen temel hak ve özgürlüklerin ancakkanunla sınırlanabileceğine ilişkin kuralın suç ve cezalar yönünden özeldüzenlemesi olarak değerlendirilebilir. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi,cezalandırmanın temel haklara etkisinden kaynaklanan önemi nedeniyle zamaniçinde bir ceza hukuku kavramı olarak alt ilkeler de içerecek şekildegelişmiştir (AYM, E.2019/9, K.2019/27, 11/4/2019, § 15).
10. AnayasaMahkemesi birçok kararında belirlilik ilkesinin yalnızca yasal belirliliğideğil daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifade ettiğini, yasal düzenlemeyedayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliklereilişkin gereklilikleri karşılaması şartıyla mahkeme içtihatları ve yürütmenindüzenleyici işlemleri ile de hukuki belirliliğin sağlanabileceğini, asıl olanınmuhtemel muhataplarının mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne türsonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak bir normun varlığıolduğunu vurgulamıştır (AYM, E.2011/45, K.2013/24, 31/1/2013; E.2014/118,K.2015/35, 1/4/2015; E.2016/44, K.2016/153, 7/9/2016, § 6; E.2015/41,K.2017/98, 4/5/2017, § 43; E.2017/179, K.2018/106, 8/11/2018, § 10; E.2017/21,K.2020/77, 24/12/2020, § 247; E.2018/112, K.2021/24, 31/3/2021, § 41).
11. Anayasa’nın 38. maddesinde idari suçve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından her ikiside bu maddede öngörülen ilkelere tâbidir. Adli ve idari suçlarda davranışnormlarına aykırı ve haksızlık teşkil eden bir fiille, kanun koyucunun korumaaltına aldığı hukuki bir değerin ihlâli söz konusu olup adli ve idari cezalarınher ikisi de cebir içermektedir (AYM, E.2015/85, K.2016/3, 13/1/2016, §13).
12. Korunan hukuki değer ile ihlâlinneden olduğu hukuki sonuçların aynı olmaması ise idari suç ve cezalar ile adlisuç ve cezalar arasındaki temel farklılığı oluşturmaktadır. Adli paracezalarından daha yüksek miktarlarda idari para cezalarının verilebilmesineimkân tanıyan düzenlemeler de bulunmakla birlikte adli suçlar için öngörülencezaların idari suçlar için öngörülen cezalardan genellikle daha ağır olması,hürriyeti bağlayıcı cezaların kural olarak adli suçlar yönünden geçerli olması,idari suçlarda kanun koyucunun daha az önem atfettiği bir hukuki değerin ihlâledilmesi ve öngörülen yaptırımın da genellikle idari bir makam tarafından idariusuller izlenerek uygulanması nedeniyle Anayasa’nın 38. maddesindeki ilkelerinaynı boyut ve kapsamıyla idari suçlara da uygulanması, işin mahiyetine uygundüşmemektedir. Yasama organının ağır işleyen yapısı ile ekonomik ve teknikhayatın hızla değişen ve gelişen şartları gözetilerek, suç ve cezalardakanunilik ilkesinin idari suçlar yönünden daha esnek uygulanması gerekmektedir(AYM, E.2015/85, K.2016/3, 13/1/2016, §14; E.2019/110, K.2021/85, 11/11/2021, §19).
13. Ceza hukuku; toplumun kültür ve uygarlıkdüzeyi, sosyal ve ekonomik yaşantısıyla ilgili olduğundan suç ve suçluluklamücadele amacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihindebulunulması devletin ceza siyasetiyle ilgilidir. Bu bağlamda hukuk devletindeceza hukukuna ilişkin düzenlemeler bakımından kanun koyucu; Anayasa’nın temelilkelerine bağlı kalmak koşuluyla toplumda belli eylemlerin suç sayılıpsayılmaması, suç sayıldıkları takdirde hangi çeşit ve ölçüde ceza yaptırımlarıveya ceza yaptırımına seçenek yaptırımlarla karşılanacağı, hangi hâl vehareketlerin ağırlaştırıcı ya da hafifletici öge olarak kabul edileceği gibikonularda takdir yetkisine sahiptir (AYM, E.2005/79, K.2009/38, 5/3/2009;E.2017/179, K.2018/106, 8/11/2018, § 13).
14. Şüphesiz hukuk devletinde cezahukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibi kabahatler hukuku açısından daAnayasa’ya bağlı kalmak şartıyla hangi eylemlerin kabahat sayılacağı, bunlarauygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsünün belirlenmesi ve idareye yaptırımuygulama yetkisinin verilmesi gibi konularda kanun koyucunun takdir yetkisibulunmaktadır. Ancak idareye yaptırım uygulama yetkisi verilmesinin amacı,değişen sosyal, siyasal ve ekonomik koşulların ortaya çıkardığı toplumsalgereksinimlerin yerinde, zamanında ve etkin bir biçimde karşılanabilmesi içinidareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsitanımaktır. Bu serbestî idareye keyfî olarak hareket edebilme yetkisivermemektedir (AYM, E.2014/87, K.2015/112, 8/12/2015, §§ 195-198).
15. Kanun koyucunun itiraz konusu kuralla,araçlarda ses, müzik,görüntü ve haberleşme cihazlarının kamunun rahat ve huzurunu bozacak şekildekullanılması hâlinde idariyaptırım uygulanmasını öngörmek suretiyle kişilerin huzurlu bir ortamda,rahatsız edilmeden, huzur ve sükûn içinde yaşamlarını ve faaliyetlerinisürdürmesini sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır.
16. İtiraz konusu kuralın şeklî anlamdakanun hükmü olduğu ve erişilebilir nitelikte olduğu açıktır. Bununla birliktekuralın belirli olduğunun söylenebilmesi için uygulanmasıyla ortaya çıkacaksonuçların da öngörülebilir olması gerekir. Bu itibarla kuralın kamuotoritelerinin Anayasa ile korunan temel haklara yönelik keyfî müdahalelerinekarşı koruyucu önlem içerip içermediğinin de belirlenmesi gerekir (benzer yöndedeğerlendirme için bkz. AYM, E.2023/132, K.2023/183, 26/10/2023, § 27).
17. Araçlarda ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarınınkamunun rahat ve huzurunu bozacak şekilde kullanılması hâli çok farklı şekillerde ortayaçıkabileceğinden bu kavramın kapsamına giren tüm davranışların kanun koyucutarafından önceden belirlenmesi ve tek tek sayılması zorunluluğundan sözedilemez. Suç veya kabahat olarak düzenlenen fiilin, farklı hareketbiçimleriyle işlenebilir olması belirsiz olduğu anlamına gelmez. Kanun’un, hangi eylemin suç veya kabahatteşkil ettiğinin ve bu eyleme bağlanan yaptırımın ne olduğunun, belli biraçıklık ve kesinlikte öngörülebilmesine imkân verecek şekilde kaleme alınmışolması, kanunilik ilkesinin sağlanması bakımından yeterlidir (benzer yöndedeğerlendirme için bkz. AYM, E.2015/22, K.2015/37, 1/4/2015).
18. İtiraz konusu kuralla ilgili olarakanılan cihazların kamunun rahat vehuzurunu bozacak şekilde kullanılıpkullanılmadığı, davranışın gerçekleştiği yer vezaman başta olmak üzere somut olayın koşulları gözetilerek yetkili idarimercilerce tespit edilecek ve kural bu suretle uygulanacaktır. Ayrıca kuralnedeniyle yaptırım uygulanan kişilerin Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca buişlem ve kararların hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yargı yerlerine başvurma imkânlarınınbulunduğu ve mahkemelerin de uygulanan yaptırımların hukuka aykırı olduğunuveya kabahatin işlendiği hususunun idarece şüpheden uzak ve somut delillerleortaya konulamadığını tespit etmeleri hâlinde bunları iptal etme yetkisinesahip oldukları gözetildiğinde kuralın keyfî olarak uygulanmasını engelleyecekgüvencelerin de bulunduğu görülmektedir.
19. Bu bağlamda kuralın belirsizolmadığı, somut fiilin kanunda kabahatolarak öngörülen “...kamunun rahat vehuzurunu bozmayacak şekilde...” tanımına uyup uymadığının her bir olayın koşullarına göreidare ve mahkemelerce tespit edileceği, Kanun’da,araçlarda ses, müzik,görüntü ve haberleşme cihazlarının yönetmelikte gösterilen şartlara uygunolarak ve kamunun rahat ve huzurunu bozmayacak şekilde kullanılmaması hâlinin kabahatolarak düzenlenerek buna ilişkin yaptırımın da belirlenmiş olduğuanlaşıldığından kuralın suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
20. Öte yandan hiç kuşkusuz her düzenlemedeolduğu gibi itiraz konusu kuralın da uygulanmasıyla ilgili olarak bazı sorunlarortaya çıkabilir. Bu bağlamda mevcut uyuşmazlıklara ilişkin sorunların hersomut olayın özellikleri dikkate alınarak kuralın amacına uygun şekildeyorumlanması suretiyle mahkeme içtihatlarıyla çözülmesi gerekmektedir. Kuralınlafzı ile amacı birlikte yorumlanarak ve ceza hukukunun genel kabul görmüşilkeleri gözönünde bulundurularak çözülebilecek sorunların uygulamaya ilişkinolduğu açıktır. Bu nedenle de kuraldan ziyade kuralın uygulanması ile ilgiliolarak ortaya çıkabilecek sorunlar anayasallık denetiminin konusu dışındakalmaktadır (AYM, E.2017/135, K.2019/35, 15/5/2019, § 31; E.2020/82, K.2021/20,18/3/2021, § 14; E.2021/24, K.2021/79, 4/11/2021, § 9).
21. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 38. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine deaykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususlarınAnayasa’nın 38. maddesi yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında elealınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 13. maddesiyleilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 72. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...kamununrahat ve huzurunu bozmayacak şekilde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 4/4/2024tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL