ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/181
Karar Sayısı : 2024/128
Karar Tarihi : 27/6/2024
R.G.Tarih-Sayı : 9/12/2024-32747
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Adana 2. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:23/6/1983 tarihli ve 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nun 10. maddesinin birincifıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…bir yılı geçmemek üzere...”ibaresinin iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: SağlıkBakanlığı onayı bulunmayan ilacın temini için başlatılan yardım kampanyasınınsüresinin uzatılması talebinin reddi üzerine açılan davada itiraz konusukuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 10. maddesişöyledir:
“Süre:
Madde 10 – Yardımtoplama süresinin takdiri, izin veren makama aittir. Bu süre bir yılı geçemez.Ancak, haklı sebeplerin bulunması halinde verilen süre, izin veren makamcabir yılı geçmemek üzere uzatılabilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, SelahaddinMENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’ninkatılımlarıyla 6/12/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Hilal YAZICItarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Genel Açıklama
3. 2860 sayılı Kanun, yardım toplamaya yetkili kişi vekuruluşların, amaçlarına ve kamu yararına uygun olarak gerçekleştirecekleriyardım toplama faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Anılan Kanun’unkapsamını belirleyen 2. maddesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendi bünyesiiçindeki yardım toplama faaliyetleri ile dernekler, sendikalar ve bunların üstkuruluşlarına, spor kulüplerine, mesleki kuruluşlara ve bağış kabulüne yetkilivakıflara kendi statülerine göre üyeleri ve diğer kişiler tarafından yapılacakbağış ve yardımlarla bunların öz kaynaklarından sağlayacakları gelirleriKanun’un kapsamı dışında tutmuştur.
4. Kanun’un 3. maddesinde, yardımın hangi nedenlere dayanılarakve kimler tarafından toplanabileceği düzenlenmiştir. Buna göre kamu yararınauygun olarak amaçlarını gerçekleştirmek, muhtaç kişilere yardım sağlamak vekamu hizmetlerinden bir veya birkaçını gerçekleştirmek veya destek olmak üzeregerçek kişiler, dernekler, kurumlar, vakıflar, spor kulüpleri, gazete ve dergileryardım toplayabilir.
5. Kanun’un 6. maddesinde yardım toplama faaliyetibakımından yetkili sayılabilmek için izin şartı getirilmiştir. Bu kapsamdagerçek kişiler bakımından herhangi bir istisna öngörülmeksizin izin almazorunluluğu getirilirken, kurum ve kuruluşların hangilerinin izin aranmaksızınyardım toplayabileceğini belirleme yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiştir. Yardımtoplama faaliyetinin izin almadan gerçekleştirilmesi hâlinde ise 29. maddeuyarınca idari ve cezai bakımdan bazı yaptırımların uygulanması öngörülmüştür.
6. Kanun, izin verecek makamları ve iznin hangi ölçütler çerçevesindeyapılacak değerlendirmeyle verileceğini 7. ve 8. maddelerde düzenlemiştir.
7. Buna göre; yardım toplama faaliyeti bir ilin birdenfazla ilçesini kapsıyorsa o ilin valisinden, bir ilçenin sınırları içinde ise oilçenin kaymakamından izin alınır. Yardım toplama faaliyeti birden fazla ilikapsıyorsa yardım toplama faaliyetine girişecek gerçek veya tüzel kişilerinyerleşim yerinin bulunduğu ilin valisinden izin alınır ve izni veren valiliktarafından ilgili valiliklere ve İçişleri Bakanlığına bilgi verilir. Yardımtoplama faaliyetleriyle ilgili işlemler dernekler birimlerince yürütülür.
8. Yetkili makamlar; işin önemi, yardım toplamafaaliyetine girişeceklerin yeterliliği, yapılacak hizmetin amaca ve kamuyararına uygunluğu, yardım toplama faaliyetinin başarıya ulaşıp ulaşamayacağıve gerekli görülen diğer konular üzerinde inceleme yapmakla yükümlükılınmıştır. Yapılacak inceleme neticesinde gerekli şartların sağlanmadığıkanaatine yetkili makamlarca varılmışsa izin verilmemesi mümkündür. Bu durumda-karar genel hükümlere göre yargı denetimine tabi olmakla birlikte- yardımtoplama faaliyeti gerçekleştirilemez.
9. Kanun koyucu, yardım toplama faaliyetinin kamusal yönünügözeterek, yardım toplamanın usulünü, yardım toplayanların yükümlülüklerini vesorumluluklarını, yardım toplama faaliyetinin denetimiyle ilgili hususları,kesin hesabın çıkarılmasını, yardım toplama faaliyetine ilişkin denetimraporlarının hazırlanmasına ilişkin ayrıntıları, denetçilerin ücretlerineilişkin hususları, yardım toplama faaliyetinin giderlerinin nasıl karşılanacağını,kalan ve belirlenen miktarlara süresinde ulaşamayan yardımların devrine ilişkinhususları ayrıntılı olarak düzenlemiştir.
10. 28. maddeyle de Kanun kapsamında toplanan yardımadevlet malı niteliği atfedilmiş, yardım toplama faaliyetinden elde edilen malve paraları zimmetine geçiren kişinin, kamu görevlisi olup olmadığınabakılmaksızın, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zimmetsuçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.
11. Toplanan yardımın devri 25. maddede düzenlenmiştir.Bu kapsamda toplanan yardımın, amacı gerçekleştirecek miktara ulaşamaması veyaamacın gerçekleşmesinden sonra bir miktarının artması hâllerinde; söz konusuyardımlar, izin veren makamlarca, hangi amaç için toplanmış ise o veya benzeriamacı gerçekleştirebilecek kuruluş veya kuruluşlara devrettirilir.
B. Anlam ve Kapsam
12. 2860 sayılı Kanun, yardım toplama faaliyetini belirlisürelerle sınırlandırmıştır. Yardım toplama faaliyetinin süresine ilişkin usulve esaslar anılan Kanun’un 10. maddesinde düzenlenmiştir.
13. Söz konusu maddenin birinci fıkrasının birincicümlesinde yardım toplamaya izin veren merciinin, yardım toplama faaliyetininne kadar süreceğine takdiren karar verebileceği belirtildikten sonra ikincicümlesinde bu sürenin bir yılı geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anılanfıkranın üçüncü cümlesinde ise haklı sebeplerin bulunması hâlinde verilen süreninizin veren makamca bir yılı geçmemek üzere uzatılabileceği öngörülmüştür. Sözkonusu cümlede yer alan “…bir yılı geçmemek üzere...” ibaresi itirazkonusu kuralı oluşturmaktadır. Buna göre bir yıllık yardım toplama süresi haklısebeplerin varlığı hâlinde yetkili makamlarca uzatılabilecektir. Ancak bu süre kuraluyarınca bir yılı geçemeyecektir.
14. Dolayısıyla kuralla, yardım toplama faaliyetikapsamında, yardım talep edenin bu talebini kamuoyu karşısında dilegetirebileceği ve ilgililerin bu talebe karşılık verebileceği azami zamandilimi belirlenmiş, yetkili makamlarca verilen sürenin ancak bir yıla kadaruzatılabileceği hüküm altına alınmıştır.
C. İtirazın Gerekçesi
15. Başvuru kararındaözetle; itiraz konusu kuralın öngördüğü süre sınırının yaşam hakkı ile maddi vemanevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı kapsamında devlete yüklenenyükümlülüklerle bağdaşmadığı, ölçülü olmadığı, ayrıca hedeflenen yardımmiktarına, yardım toplama süresi içinde ulaşılamadığı durumda toplanan miktarında devrinin söz konusu olması nedeniyle mülkiyet hakkının da ihlal edildiği belirtilerekkuralın Anayasa’nın 2., 5., 17., 35. ve 56. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
16. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti;eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir.
17. Hukuk devleti ilkesi gereğince kanunların kamu yararıamacını gerçekleştirmek amacıyla yapılması gerekir. Anayasa Mahkemesince kamuyararı konusunda yapılacak inceleme, kanunun kamu yararı amacıyla yapılıpyapılmadığının araştırılmasıyla sınırlıdır. Anayasa’nın çeşitli hükümlerindeyer alan kamu yararı kavramının Anayasa’da bir tanımı yapılmamıştır. AncakAnayasa Mahkemesinin kararlarında da belirtildiği gibi kamu yararı; bireysel,özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yarardır. Kamu yararıdüşüncesi olmaksızın yalnız özel çıkarlar için veya sadece belli kişilerinyararına kanun hükmü konulamaz. Böyle bir durumun açık bir biçimde ve kesinolarak saptanması hâlinde söz konusu kanun hükmü Anayasa’nın 2. maddesineaykırı düşer. Açıklanan istisnai hâl dışında bir kanun hükmünün gereksinimlereuygun olup olmadığı, hangi araç ve yöntemlerle kamu yararının sağlanabileceğikanun koyucunun takdirinde olduğundan bu kapsamda kamu yararı değerlendirmesiyapmak anayasa yargısıyla bağdaşmaz (AYM, E.2018/99, K.2021/14, 3/3/2021, §102; E.2018/138, K.2019/94, 24/12/2019, § 7).
18. 2860 sayılı Kanun, toplumsal hayatta karşılığı olanve yaygın bir şekilde uygulama alanı bulan yardım toplama faaliyetini yasal birzemine kavuşturmuştur. Bu kapsamda anılan Kanun’la hem ihtiyacı olan kişilereyardım etmek hem de kamu hizmetlerinden bir kısmını gerçekleştirmek veya onlarayardımcı olmak amacıyla yardım toplamak, hukuk sistemince tanınmış ve ayrıntılıolarak düzenlenmiştir.
19. Bireysel ve toplumsal anlamda önem taşıdığı açık olanyardım toplama faaliyetinin bir süreyle sınırlandırılmasında ise kamu yararınınbulunmadığı söylenemez. Zira süre yönünden bir sınır getirilmediği takdirdekamu yararını veya kamu düzenini olumsuz şekilde etkileyecek sonuçların doğmasımuhtemeldir. Nitekim kanun koyucu, takdir yetkisi kapsamında olan bu hususu,etkin bir denetimin sağlanması bakımından yaratabileceği zorlukları gerekçegöstererek belirli bir süreye tabi kılmıştır. Bu bağlamda yardım toplamafaaliyetinin sürekli bir gelir elde etme yöntemine dönüşebilecek olması,yardımın amacını aşması ve söz konusu faaliyetin denetiminin zorlaşabileceğigözetildiğinde yardım toplama faaliyetinin uzatılması konusunda kuralla azami birsürenin öngörülmesinde kamu yararının gözetildiği anlaşılmaktadır.
20. Hukuk devletinin en önemli ilkelerinden biri de ölçülülükilkesidir. Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Builke ise elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkedenoluşmaktadır. Elverişlilik başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç içinelverişli olmasını, gereklilik başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaçbakımından gerekli olmasını ve orantılılık ise başvurulan önlem ve ulaşılmakistenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir (AYM, E.2020/60,K.2020/54, 1/10/2020, § 71).
21. Yardım toplama faaliyetini belirli bir süreylesınırlamanın, anılan amaçlara ulaşma bakımından elverişli bir yöntem olmadığı söylenemez.Yardım toplama süresinin uzaması hâlinde, kamu makamlarının denetim ve gözetimeilişkin yükümlülüklerinin de uzaması söz konusu olabileceğinden yardım toplamafaaliyetinin belirli sürelere tabi kılınmasının kamu düzeni ve güvenliğiaçısından gerekli olduğu da açıktır.
22. Bununla birliktekuralın orantılı olup olmadığının da irdelenmesi gerekir. Kanun’da sayılanamaçlar doğrultusunda ve kamu yararı da gözetilerek toplanan yardımların,kişilerin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı, yaşamhakkı, eğitim hakkı, sağlık hakkı, çevrenin korunması, hayvanların korunmasıgibi, adına yardım toplananlar bakımından pek çok hak ve özgürlüğüilgilendirmesi mümkündür. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklere ve kamu gücütarafından yerine getirilen hizmetlere temas eden yönleri bulunan yardımtoplama faaliyeti bakımından öyle istisnai ve özel durumlar söz konusu olabilirki bu özel durumların karşılanması ancak yardım toplama süresinin uzatılabilirolmasıyla mümkün olur. Ancak yardım toplama süresi doğrudan kanun tarafındanbelirli ve kesin bir zaman dilimiyle sınırlandırıldığı durumlarda, yardımınhedeflenen miktara ulaşamaması nedeniyle hiçbir sonuç doğurmaması da söz konusuolabilir.
23. Kanun, bu tür durumlarda sürenin tekrar uzatılmasınıaçık biçimde yasakladığı gibi elde edilen yardım miktarına ek kaynak sağlayacakyeni bir başvuru yapabilmesine de imkân vermemektedir. Nitekim Kanun’un 25.maddesi, toplanan yardımın amacı gerçekleştirecek miktara ulaşmaması hâlindeyardım toplamaya izin veren makamca, yardım hangi amaç için toplanmış ise oveya benzeri amacı gerçekleştirebilecek kuruluş veya kuruluşlaradevrettirileceğini hüküm altına almaktadır. Böylece Kanun’un, hedeflenenyardımın belirlenen sürede toplanamaması hâlinde, toplanan yardıma eklenmesiamacıyla yeni bir yardım başvurusu yapmayı da mümkün kılmadığı anlaşılmaktadır.
24. Dolayısıyla yardım toplama faaliyetine kategorikolarak azami süre sınırı getiren, durumun önemine göre uzatılacak süreninbelirlenmesinde yetkili mercilere takdir yetkisi tanımayan kuralın, pek çok hakve özgürlük bakımından doğması muhtemel sonuçlar gözetildiğinde, ulaşılmakistenen amaç bakımından orantılı olmayan bir sınırlama öngördüğü, bu yönüyle hukukdevleti ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
25. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. maddesineaykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 5., 17. ve 56 maddelerine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de yukarıda ulaşılan sonuç gözetildiğinde Anayasa’nın5., 17. ve 56. maddeleri yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerekgörülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 35. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
23/6/1983 tarihli ve 2860 sayılı Yardım ToplamaKanunu’nun 10. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…biryılı geçmemek üzere...” ibaresinin Anayasa’yaaykırı olduğuna ve İPTALİNE 27/6/2024tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR