ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/40
Karar Sayısı : 2025/14
Karar Tarihi : 16/1/2025
R.G.Tarih-Sayı :14/3/2025-32841
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleriEngin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 132 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 22/12/2022 tarihli ve 7429 sayılı Elektrik PiyasasıKanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesiyle 1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılıOlağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun HükmündeKararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’a eklenen geçici 5.maddenin Anayasa’nın 2., 6., 7., 10., 13., 14., 15., 36., 40., 123. ve 128. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptalineve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un 10. maddesiyle 7075 sayılıKanun’a eklenen iptali talep edilen geçici 5. madde şöyledir:
“Komisyonun görev süresisonrasına dair işlemler
GEÇİCİ MADDE 5- (Ek:22/12/2022-7429/10 md.)
(1) Bu Kanunun 3 üncü maddesi ilebelirlenen Komisyonun görev süresinin sona ermesinden sonra Komisyonkararlarına ilişkin iş ve işlemler, bilgi ve belge talepleri ile sairyazışmalar;
a) Kamu görevinden, meslekten veya görevyapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi işlemleri için ilgilininson görev yaptığı kurum veya kuruluş,
b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesiişlemi için Millî Eğitim Bakanlığı,
c) Emekli personelin rütbelerininalınması işlemi için ilgisine göre İçişleri Bakanlığı ve Millî SavunmaBakanlığı,
ç) Kapatılan dernekler için İçişleriBakanlığı,
d) Kapatılan vakıflar için VakıflarGenel Müdürlüğü,
e) Kapatılan sendika, federasyon vekonfederasyonlar için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,
f) Kapatılan özel sağlık kuruluşlarıiçin Sağlık Bakanlığı,
g) Kapatılan özel öğretim kurumları,özel öğrenci yurtları, vakıf yükseköğretim kurumları için Millî EğitimBakanlığı,
ğ) Kapatılan özel radyo ve televizyonkuruluşları için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu,
h) Kapatılan gazete, dergi, yayınevi,dağıtım kanalı ve haber ajansları için İletişim Başkanlığı,
ı) Diğer işlemler için ilgili kurum veyakuruluş,
tarafından yürütülür.
(2) Görev süresinin sona ermesindensonra Komisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda mahkemelerce verilecekkararlar üzerine yapılması gerekli iş ve işlemler birinci fıkrada belirtilenkurum ve kuruluşlar tarafından bu Kanun ve ilgili mevzuatta belirtilen hükümleruyarınca yürütülür.
(3) Komisyonun görev süresinin sonaermesine dair iş ve işlemler Cumhurbaşkanlığı tarafından yerine getirilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleriuyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM,Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ,Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR veMuhterem İNCE’nin katılımlarıyla 9/3/2023 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine,yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasınaOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Dava dilekçesi ve ekleri, RaportörCem GÜNDOĞDU tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, dava konusukanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A. Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu HakkındaGenel Açıklama
3. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra olağanüstü hâlinilan edilmesi ve bu kararın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafındanonaylanmasını takip eden süreçte Cumhurbaşkanının başkanlığında toplananBakanlar Kurulu tarafından Anayasa’nın (mülga) 121. maddesine dayanılarakolağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri (KHK) çıkarılmıştır.
4. Anılan KHK’lar ile olağanüstü hâlin ilanına sebep olantehdit ve tehlikelerin bertaraf edilmesi amacıyla kişi ve kuruluşlara yönelik olarakbirtakım tedbirler öngörülmüştür. Bu kapsamda terör örgütleriyle bağlantısıolduğu gerekçesiyle çok sayıda kamu görevlisi kamu görevinden çıkarılmış,öğrencilerin mevcut eğitim kurumlarıyla ilişiği kesilmiş, yükseköğretimkurumları, dernekler, vakıflar, radyo ve televizyon kuruluşları, gazete vedergiler kapatılmıştır (AYM, E.2018/74, K.2019/92, 24/12/2019, § 17).
5. Kamu görevinden çıkarma ya da kuruluşlarınkapatılmasının hukuki sonuçları bir idari işleme gerek olmaksızın doğrudan olağanüstühâl KHK hükümleriyle ortaya çıkmıştır. Söz konusu tedbirlerin olağanüstü hâlKHK’larına dayanılarak uygulanması nedeniyle bunlara karşı idari yargımercilerinde dava açma imkânı bulunmamaktadır (AYM, E.2018/74, K.2019/92,24/12/2019, § 18).
6. 2/1/2017 tarihli ve 685 sayılı Olağanüstü Halİşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’yleolağanüstü hâl kapsamında başka bir işlem tesis edilmeksizin doğrudan KHK iletesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamaküzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu (Komisyon) kurulmuştur. AnılanKHK 7075 sayılı Kanun’la TBMM tarafından kabul edilerek kanunlaşmıştır.
7. Söz konusu Kanun’un genel gerekçesinde, darbeteşebbüsünden sonra Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının(FETÖ/PDY) devlet kadrolarından arındırılması kapsamında bazı tedbirlerindoğrudan olağanüstü hâl KHK’larıyla alındığı, bu tedbirlerin kişi vekuruluşların hukuki statülerinde doğrudan etki doğurduğu, olağanüstü hâl KHK’larınakarşı idari yargıda dava açmanın da mümkün olmadığı, bu tedbirlerdenkaynaklanacak muhtemel mağduriyetleri gidermek amacıyla yargı yolu kapalı olanişlemlere karşı özel bir idari komisyon kurulmasının öngörüldüğü ifade edilmiş;Komisyon kararlarına karşı yargı yoluna başvurma hakkı da tanınarak olağanüstühâl kapsamında yapılan işlemlere karşı yargı denetiminin açılmasınınamaçlandığı belirtilmiştir.
8. Kanun’un 2. maddesinde Komisyonun görevlerisayılmıştır. Söz konusu maddenin (1) ve (2) numaralı fıkralarında Komisyonunolağanüstü hâl kapsamında doğrudan KHK’lar ile tesis edilen; kamu görevinden,meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi,öğrencilikle ilişiğin kesilmesi, dernekler, vakıflar, sendika, federasyon vekonfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıfyükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete vedergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması,emekli personelin rütbelerinin alınması ile bu işlemlerden olmayıp olağanüstühâl kapsamında yürürlüğe konulan olağanüstü hâl KHK’larıyla gerçek veya tüzelkişilerin hukuki statülerine ilişkin olarak doğrudan düzenlenen işlemlerhakkındaki başvuruları değerlendirip karar vereceği belirtilmiştir.
9. Maddenin (3) numaralı fıkrasında yer alan olağanüstühâl kapsamında yürürlüğe konulan KHK’larda yer alan ilave tedbirlere ilişkinolarak Komisyona ayrıca başvuru yapılamayacağına dair düzenleme Anayasa Mahkemesinin24/12/2019 tarihli ve E.2018/74, K.2019/92 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.Bu iptal kararı sonrası 7075 sayılı Kanun’a 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılıKanun’un 41. maddesiyle eklenen geçici 4. maddede ilave tedbirlere ilişkinolarak ayrı bir başvuru mekanizması öngörülmüştür. İptal kararı ile yasaldüzenlemenin yapıldığı tarih arasında yer alan zaman diliminde ise söz konusutedbirlere yönelik olarak Komisyona başvuruda bulunulmasına yasal bir engelinbulunmaması nedeniyle bu başvuruların Komisyonun gündeminde olabileceğiaçıktır.
10. Komisyonun verebileceği kararlar da 7075 sayılıKanun’un 8. ve 9. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan Kanun’un 8. maddesinegöre yapılan başvurular, başvuru için aranan şartlara uygunluk bakımından önincelemeye tabi tutulacaktır. Ön inceleme sonucunda başvurunun süresi içindeyapılmadığı, başvuru sahibinin konuyla ilgili hukuki menfaatinin bulunmadığı,başvurunun Kanun kapsamına girmediği veya diğer şekil şartlarını taşımadığı tespitedildiğinde başvuru bu aşamada reddedilecektir. Bu aşamayı geçen başvurular ise9. maddeye göre dosya üzerinden incelenecek ve inceleme sonucunda başvurununreddine veya kabulüne karar verilebilecektir.
11. Komisyon tarafından verilen bu kararlara karşıbaşvurulabilecek yargı yolu ise 11. maddede düzenlenmiştir. Anılan maddenin (1)numaralı fıkrasında Komisyon kararlarına karşı, Hâkimler ve Savcılar Kuruluncabelirlenecek Ankara idare mahkemelerinde ilgilinin en son görev yaptığı kurumveya kuruluş aleyhine iptal davası açılabileceği hüküm altına alınmıştır.
12. Komisyonun görev süresi ilk olarak 685 sayılı KHK’nın3. maddesi gereğince bu KHK’nın yürürlüğe girdiği tarihinden itibaren iki yılolarak belirlenmiş ve anılan maddede ayrıca Bakanlar Kuruluna bu süreyi,sürenin bitiminden itibaren birer yıllık sürelerle uzatma yetkisi verilmiştir.
13. 7075 sayılı Kanun’un 3. maddesinde ise benzerdüzenleme muhafaza edilmiş ve anılan Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren iki yıl boyunca Komisyonun görev yapacağı öngörülmüş, söz konusu maddeninikinci cümlesinde de Cumhurbaşkanına gerek görmesi hâlinde bu süreyi, süreninbitiminden itibaren birer yıllık sürelerle uzatabilme yetkisi verilmiştir.
14. Cumhurbaşkanınca Komisyonun görev süresi birer yıllıksürelerle uzatılmış, 22/1/2022 tarihli ve 31727 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan 21/1/2022 tarihli ve 2022/19 sayılı Cumhurbaşkanı kararıylaKomisyonun görev süresi son kez uzatılmıştır. Bu itibarla Komisyonun görevsüresi 22/1/2023 tarihinde sona ermiştir.
B. Kanun’un 10. Maddesiyle 7075 Sayılı Kanun’a Eklenen Geçici5. Maddenin İncelenmesi
1. (1) ve (3) Numaralı Fıkralar
a. Anlam ve Kapsam
15. 7075 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin dava konusu(1) numaralı fıkrasında Komisyonun görev süresinin sona ermesinden sonra Komisyonkararlarına ilişkin iş ve işlemler, bilgi ve belge talepleri ile sairyazışmaların kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarmaya da ilişiğin kesilmesi işlemleri için ilgilinin son görev yaptığı kurum veyakuruluş; öğrencilikle ilişiğin kesilmesi işlemi için Millî Eğitim Bakanlığı; emeklipersonelin rütbelerinin alınması işlemi için ilgisine göre İçişleri Bakanlığıve Millî Savunma Bakanlığı; kapatılan dernekler için İçişleri Bakanlığı; kapatılanvakıflar için Vakıflar Genel Müdürlüğü; kapatılan sendika, federasyon vekonfederasyonlar için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; kapatılan özelsağlık kuruluşları için Sağlık Bakanlığı; kapatılan özel öğretim kurumları,özel öğrenci yurtları, vakıf yükseköğretim kurumları için Millî EğitimBakanlığı; kapatılan özel radyo ve televizyon kuruluşları için Radyo veTelevizyon Üst Kurulu; kapatılan gazete, dergi, yayınevi, dağıtım kanalı vehaber ajansları için İletişim Başkanlığı; diğer işlemler için ilgili kurum veyakuruluş tarafından yürütülmesi öngörülmüştür. Başka bir ifadeyle kuralla görevsüresi sona erdikten sonra Komisyon kararlarına ilişkin iş ve işlemler, bilgive belge talepleri ile sair yazışmaların yapılacağı merciler belirlenmektedir.
16. Anılan maddenin dava konusu (3) numaralı fıkrasındaise Komisyonun görev süresinin sona ermesine dair iş ve işlemlerinCumhurbaşkanlığı tarafından yerine getirileceği hükme bağlanmıştır.
b. İptal Talebinin Gerekçesi
17. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarla olağandönemde de olağanüstü hâl uygulamalarına devam edildiği, kurallarla yetkiverilen kurumların olağanüstü hâl döneminde kamu görevinden çıkarma tedbirleriniuyguladıkları, dolayısıyla söz konusu işlemlerde taraf olan kurumlara bu türyetkilerin tanınmasının olağanüstü hâl rejiminin devamı anlamına geldiği,ayrıca kurallara konu iş ve işlemler, bilgi ve belge talepleri ve sairyazışmaların belirsiz olduğu, bu durumun idarenin kanuniliği ilkesiyleçeliştiği ve mahkemeye erişim hakkı ile yetkili makama geciktirilmeden başvurmahakkı bakımından keyfî veya kasıtlı gecikmelere yol açacağı, Cumhurbaşkanlığınatanınan yetkinin kapsam ve sınırlarının da belirsiz olduğu belirtilerek kurallarınAnayasa’nın 2., 6., 7., 10., 13., 14., 15., 36., 40., 123. ve 128. maddelerineaykırı olduğu ileri sürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
18. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti;eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunugeliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir.
19. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biribelirliliktir. Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idareyönünden herhangi bir duraksamaya ya da kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık,net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfîuygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi,hukuki güvenlikle bağlantılı olup hukuk güvenliği, normların öngörülebilirolmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini,devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerdenkaçınmasını gerekli kılar. Bu bakımdan kanunun metni, bireylerin gerektiğindehukuki yardım almak suretiyle hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksalyaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikteöngörebilmelerine imkân verecek düzeyde kaleme alınmış olmalıdır.
20. 7075 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin dava konusu(1) numaralı fıkrasında olağanüstü hâl kapsamında doğrudan KHK’lar ile tesisedilen kamu görevinden çıkarma, emekli personelin rütbesinin alınması,öğrencilikle ilişiğin kesilmesi, kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkinbaşvurular hakkında Komisyonca verilen ret, kabul veya ön incelemeden retşeklinde kararlar neticesinde idare tarafından tesis edilecek iş veya işlemlerile bu kararlara karşı açılabilecek davalarda bilgi ve belge talepleri ile sairyazışmaların kuralda belirtilen kurumlarca yapılacağı öngörülmüştür. Kuralın(ı) bendinde yer alan diğer işlemlerin ise ilave tedbir niteliğindeolanlarla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı ileyapılan yasal düzenleme arasındaki zaman diliminde Komisyona yapılabilecekbaşvurulara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
21. Anılan maddenin dava konusu (3) numaralı fıkrasıylaKomisyonun görev süresinin sona ermesine dair iş ve işlemlerle ilgili olarakCumhurbaşkanına verilen yetkinin kapsamının ise Komisyonda görevli personele,dosyaların ilgili kurum veya kuruluşlara devrine ve bina, yer vb. tahsislerinkaldırılmasına yönelik birtakım iş ve işlemleri kapsadığı açıktır.
22. Bu itibarla kurallarla tanınan yetkinin kapsamının herhangibir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık ve net olarak düzenlendiğigözetildiğinde kuralların belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikteolduğu anlaşılmaktadır.
23. Öte yandan hukuk devleti ilkesi gereğince kanunlarınkamu yararını gerçekleştirmek amacıyla yapılması gerekir. Anayasa Mahkemesincekamu yararı konusunda yapılacak inceleme, kanunun kamu yararı amacıyla yapılıpyapılmadığının araştırılmasıyla sınırlıdır. Anayasa’nın çeşitli hükümlerindeyer alan kamu yararı kavramının Anayasa’da bir tanımı yapılmamıştır. AncakAnayasa Mahkemesinin kararlarında da belirtildiği gibi kamu yararı; bireysel,özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yarardır. Kamu yararıdüşüncesi olmaksızın yalnız özel çıkarlar için veya sadece belirli kişilerinyararına kanun hükmü konulamaz. Böyle bir durumun açık bir biçimde ve kesinolarak saptanması hâlinde söz konusu kanun hükmü Anayasa’nın 2. maddesineaykırı düşer. Açıklanan istisnai hâl dışında bir kanun hükmünün gereksinimlereuygun olup olmadığı, hangi araç ve yöntemlerle kamu yararının sağlanabileceğikanun koyucunun takdirinde olduğundan bu kapsamda kamu yararı değerlendirmesiyapmak anayasa yargısıyla bağdaşmaz (AYM, E.2020/53, K.2021/55, 14/7/2021, §23).
24. Komisyonun görev süresinin sona ermesinden sonragerekli olan iş ve işlemler ile yapılacak yazışmalarda ilgili kurumlarınbelirlenmesinin Komisyon işleri ve bu kapsamda yürütülen yargılama süreçlerinindaha sağlıklı ve hızlı sonuçlandırılmasına katkı sağlayacağı açıktır.
25. Ayrıca kurallar kapsamında Komisyonun görev süresininsona ermesine dair iş ve işlemlerin Cumhurbaşkanlığı tarafından yerinegetirilmesinin -anılan Kanun’un 12. maddesi gereğince Komisyonun sekretaryahizmetlerinin Cumhurbaşkanlığı tarafından yürütüldüğü dikkate alındığında-Komisyonun ivedi bir şekilde tasfiye edilmesine imkân sağlayacağıanlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralların kamu yararı dışında bir amaca yönelikolduğu söylenemez.
26. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2. maddesineaykırı değildir. İptalleri talebinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 123. maddesine de aykırı olduğuileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 2. maddesiyönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyleAnayasa’nın 123. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerekgörülmemiştir.
Kuralların Anayasa’nın 6., 7., 10., 13., 14., 15., 36.,40. ve 128. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
2. (2) Numaralı Fıkra
a. Anlam ve Kapsam
27. 7075 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin dava konusu(2) numaralı fıkrasında Komisyonun görev süresinin sona ermesinden sonraKomisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda mahkemelerce verilecek kararlarüzerine yapılması gerekli iş ve işlemlerin anılan maddenin (1) numaralıfıkrasında belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından bu Kanun ve ilgilimevzuatta belirtilen hükümler uyarınca yürütülmesi öngörülmektedir.
28. Kanun’un 11. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göreKomisyon tarafından verilen kararlara karşı açılacak davalarda husumetinyöneltildiği ilgilinin en son görev yaptığı kurum veya kuruluşun mahkemeceverilecek kararlar üzerine yapılması gerekli iş ve işlemleri yerinegetirebileceği söylenebilirse de Komisyon tarafından usule ilişkin olarak öninceleme aşamasında verilen kararlar açısından mahkemece verilecek bir iptalkararında başvurunun esasına ilişkin değerlendirme yapılması zorunluluğu ortayaçıkabilecektir.
29. Dava konusu kuralda ise Komisyonun görev süresininbitiminden sonra başvurunun esasının incelenmesi için ilgili kurum ve kuruluşyetkili kılınmak suretiyle ön inceleme aşamasında reddedilen dosyalarınesasının anılan kurumlarca değerlendirilmesine imkân tanınmaktadır.
30. Ayrıca kural gereğince Komisyona daha önce başvurudabulunulmayan ancak yargı kararlarıyla Komisyonun görev alanında olduğuna kararverilen hususlara yönelik esas incelemenin ilgili kurum ve kuruluş tarafındanyapılması mümkün hâle gelmektedir.
b. İptal Talebinin Gerekçesi
31. Dava dilekçesinde özetle; 7429 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle7075 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5. maddenin (1) ve (3) numaralı fıkralarınayönelik gerekçelerle kuralın Anayasa’nın 2., 6., 7., 10., 13., 14., 15., 123.ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 40. maddesi yönünden incelenmiştir.
33. Anayasa’nın 40.maddesinin birinci fıkrasında “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleriihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânınınsağlanmasını isteme hakkına sahiptir.” denilmiştir. Anılan hükme görekişilerin yargı makamları ile idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerinekolaylık ve imkân sağlanması anayasal bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, temelhak ve özgürlüğü ihlal edilen ya da ihlal edildiğini iddia eden kişilerinilgili yargı veya idari merciler nezdinde şikâyetlerini dile getirmesihususunda devlete gerekli ve yeterli mekanizmaları oluşturarak uygun koşullarısağlama yükümlülüğü getirmektedir (AYM, E.2019/102, K.2019/99, 25/12/2019, § 16).
34. Bu çerçevedeAnayasa’nın anılan maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı;anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğineuygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir, etkili, ihlalingerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmayaelverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânınınsağlanmasını teminat altına almaktadır (AYM, E.2019/102, K.2019/99, 25/12/2019,§ 17).
35. Olağanüstü hâl KHK’ları ile uygulanan tedbirlerinkişi ve kuruluşların Anayasa’da güvence altına alınan kamu hizmetine girme,eğitim, özel hayata saygı gibi birçok temel hakkı üzerinde doğrudan etkidebulunabileceği gözetildiğinde söz konusu tedbirlere yönelik öngörülen idaribaşvuru yolunun etkili ve erişilebilir nitelikte olmasıAnayasa’nın 40. maddesinin bir gereğidir.
36. Dava konusu kuralla görev süresinin sona ermesindensonra Komisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda mahkemelerce verilecekkararlar üzerine yapılması gerekli iş ve işlemlerle ilgili olarak değerlendirmeyapacak kurum ve kuruluşlar 7075 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin (1)numaralı fıkrasında açıkça düzenlenmiştir. Söz konusu kurum ve kuruluşların bukapsamdaki faaliyetlerini anılan Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesindeyürütecekleri gözetildiğinde bu kurum ve kuruluşların hatalı uygulandığı iddiaedilen tedbirlere ilişkin mağduriyetleri giderme yetkisinin bulunduğuanlaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu kurum veya kuruluşlarca yapılacakdeğerlendirmelere karşı yargı denetimine başvurulmasına engel bir durum dabulunmamaktadır. Dolayısıyla kuralla öngörülen idari başvuru yolunun etkilive erişilebilir nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
37. Bu itibarla kural kapsamında öngörülen idari başvuruyolunun devletin kişilerin temel hak veözgürlüklerine yönelik müdahalelere karşı etkili ve yeterli giderim mekanizmasısağlama yükümlülüğüyle bağdaşmadığı söylenemez.
38. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 40. maddesineaykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Engin YILDIRIM, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve Kenan YAŞAR bugörüşe katılmamışlardır.
Kuralın Anayasa’nın 2. ve 123. maddelerine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 40.maddesi yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olmasınedeniyle Anayasa’nın 2. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 6., 7., 10., 13., 14., 15. ve 128.maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
IV. YÜRÜRLÜĞÜNDURDURULMASI TALEBİ
39. Dava dilekçesinde özetle, dava konusu kuralınuygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceğibelirtilerek yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
22/12/2022 tarihli ve7429 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KanunHükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesiyle1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme KomisyonuKurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul EdilmesineDair Kanun’a eklenen geçici 5. maddeye yönelik iptal talebi 16/1/2025 tarihlive E.2023/40, K.2025/14 sayılı kararla reddedildiğinden bu maddeye ilişkin yürürlüğündurdurulması talebinin REDDİNE 16/1/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V. HÜKÜM
22/12/2022 tarihli ve 7429 sayılı ElektrikPiyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde KararnamedeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesiyle 1/2/2018 tarihli ve 7075sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında KanunHükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’a eklenengeçici 5. maddenin;
A. (1) numaralı fıkrasınınAnayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebininREDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. (2) numaralıfıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına veiptal talebinin REDDİNE, Engin YILDIRIM, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile KenanYAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
C. (3) numaralı fıkrasınınAnayasa’ya aykırı olmadığına ve iptaltalebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
16/1/2025 tarihinde karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememizçoğunluğu, 7075 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınbelirsiz olmadığı ve Anayasa’ya aykırı olmadığı değerlendirmesiyle iptaltalebinin reddine karar vermiştir. Aşağıda açıklanacak sebeplerle çoğunlukkararına iştirak edilmemiştir.
2. İlgili kural,Komisyonun görev süresi sona erdikten sonra, Komisyonun görev alanına girenkonularda mahkemelerce verilecek kararlar doğrultusunda yapılması gereken iş veişlemlerin, aynı maddenin (1) numaralı fıkrasında belirtilen kurum ve kuruluşlartarafından 7075 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülmesiniöngörmektedir.
3. 7075 sayılıKanun’un 11. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre, Komisyon kararlarına karşıaçılan davalarda husumet, ilgilinin en son görev yaptığı kurum veya kuruluşayöneltilmektedir. Ancak Komisyon tarafından usule ilişkin verilen ön incelemekararları mahkemece iptal edildiğinde, başvurunun esasına ilişkin yenidendeğerlendirme yapılması zorunluluğu doğmaktadır.
4. Dava konusu kural,Komisyonun görev süresi sona erdikten sonra, ön inceleme aşamasında reddedilenbaşvuruların esasına ilişkin incelemenin ilgili kurum veya kuruluşlartarafından yapılmasına olanak tanımaktadır.
5. AnayasaMahkemesinin verdiği kararlarda sıkça vurgulandığı gibi temel haklarısınırlayan kanunun şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kurallar keyfîliğeizin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemelerniteliğinde olmalıdır (bazı farklarla birlikte bkz. AYM, E.2020/53, K.2021/55,14/07/2021, § 95).
6. Esasen temelhakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2.maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir.Hukuk devletinin temel unsurlarından olan hukuki belirlilik ilkesi uyarıncakanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarınakarşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu niteliklerhukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuknormlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerindedevlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güvenduygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41,K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesindesınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvencealtına alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.
7. KuraldaKomisyonun görev alanına giren başvuruların esasını değerlendirme yetkisiverilen ilgili kurumların söz konu yetkiyi kullanırken -kurum bünyesinde kararverecek merciin belirlenmesi, toplantı ve karar yeter sayısı gibi- hangi usulve esaslara göre faaliyette bulunacaklarına ilişkin herhangi bir belirlemeninyapılmadığı anlaşılmaktadır. Kuralda her ne kadar bu iş ve işlemlerin 7075sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak yürütüleceği belirtilmişse de sözkonusu Kanun’da ilgili kurumların yapısına uygun olarak bu yönde faaliyettebulunmalarına imkân tanıyacak bir düzenleme yer almamaktadır. Ayrıca kuraldagenel olarak atıf yapılan ilgili mevzuat hükümleri de Komisyonun göreviniyerine getirecek kurumların söz konusu faaliyette bulunmalarını sağlayacaknitelikte herhangi bir belirlilik içermemektedir.
8. Ayrıcakural gereğince Komisyona daha önce başvuruda bulunulmayan ancak yargıkararlarıyla Komisyonun görev alanında olduğuna karar verilen hususlara yönelikesas incelemenin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yapılması mümkün halegelmektedir.
9. Bu durum, farklıidareler arasında uygulama farklılıklarına neden olabilecek ve hukukibelirlilik ilkesini zedeleyecek niteliktedir.
10. Sonuç olarak, davakonusu kuralın Anayasa’nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukukibelirlilik ilkesine aykırı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bu gerekçelerleçoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Kenan YAŞAR
KARŞIOYGEREKÇESİ1. Mahkememiz çoğunluğunun 22/12/2022 tarihli ve 7429sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KanunHükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesiyle1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemlerini İnceleme KomisyonuKurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul EdilmesineDair Kanun’a eklenen geçici 5. maddenin (2) numaralı fıkrasının Anayasa’yaaykırı olmadığı şeklindeki kanaatine katılmamaktayım.
2. Dava konusu kuralla görev süresininsona ermesinden sonra Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun görevlerikapsamındaki hususlarda mahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılmasıgerekli iş ve işlemlerin birinci fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlartarafından bu Kanun ve ilgili mevzuatta belirtilen hükümler uyarınca yürütüleceğiöngörülmektedir.
3. Bu kural gereğince Komisyonun görevsüresinin sona ermesi akabinde Komisyonun görevleri kapsamındaki hususlardamahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılması gerekli iş ve işlemlerinhangi merci, kişi veya kurul veya komisyon tarafından yürütüleceğinin açık, netve anlaşılır biçimde kanunla düzenlenmiş olması gerekmektedir.
4. Anayasa Mahkemesi kararlarında daifade edildiği üzere hukuk devletinde kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem deidare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık,net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerininkeyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunmasıgereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur.Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem veişlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bugüven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM,E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154).
5. Bununla birlikte kuralın belirttiği konudaKanun’da açık bir belirlemenin yapılmadığı görülmektedir. Her ne kadar davakonusu fıkrada 7075 sayılı Kanun’a ve ilgili mevzuata atıf yapılmışsa daOlağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun görevleri kapsamındakihususlarda mahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılması gerekli iş veişlemler ile ilgili olarak belirtilen kurum ve kuruluşlar içerisinde hangibirimlerin yetkili olacağı, bu birimlerin yürüteceği işlemlerde hangi usul veesaslara tabi olunacağı gibi temel konulara ilişkin hiçbir belirlemeninolmaması kamu hukukundaki yetkinin kullanımı noktasında önemli sorunlarasebebiyet verebilecektir. Zira bu konularda kurum ve kuruluşlar bünyesindeki hangibirimin kamusal yetki kullanacağının önceden açık biçimde belirlenmiş olmasıkamu hukukunda zorunludur. Oysa dava konusu kuralda bu yönü ile yeterli birbelirleme yer almamaktadır.
6. Bu bağlamda çoğunluk kararındakuralın Anayasa’ya aykırı olmadığı sonucuna ulaşılırken, dava konusu kurallagörev süresinin sona ermesinden sonra Komisyonun görevleri kapsamındakihususlarda mahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılması gerekli iş veişlemlerle ilgili olarak değerlendirme yapacak kurum ve kuruluşların 7075sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında açıkça düzenlenmişolduğu, söz konusu kurum ve kuruluşların bu kapsamdaki faaliyetlerini anılanKanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütecekleri gözetildiğinde bu kurum vekuruluşların hatalı uygulandığı iddia edilen tedbirlere ilişkin mağduriyetlerigiderme yetkisinin bulunduğu ve söz konusu kurum veya kuruluşlarca yapılacakdeğerlendirmelere karşı yargı denetimine başvurulmasına engel bir durum dabulunmadığından kuralla öngörülen idari başvuru yolunun etkili ve erişilebilirnitelikte olduğu gerekçesine dayanılmıştır (bkz.: § 36).
7. Kanaatimizce çoğunluk kararındaişaret edilen husus sadece Komisyonun görev süresinin sona ermesinden sonraKomisyon kararlarına ilişkin iş ve işlemler, bilgi ve belge talepleri ile sairyazışmaların hangi kurum ve kuruluşlar tarafından yürütüleceğini öngörmektedir.Ancak bundan başka hususlar 7075 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin (1)numaralı fıkrasında veya başka bir yerde düzenlenmiş değildir. Dolayısıyla da görevsüresinin sona ermesinden sonra Komisyonun görevleri kapsamındaki hususlardamahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılması gerekli iş ve işlemlerinbelirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından mevzuatta belirlenen hangi hükümleruyarınca yürütüleceği ortaya konulabilmiş değildir.
8. Esasında bunun çoğunluk kararındaortaya konulmasını beklemek de mümkün değildir. Zira hiçbir kanuni düzenlemedebu konuya ilişkin bir belirleme yapılmış değildir. Zaten dava konusu kuralınAnayasa’ya aykırılık gerekçesi de tam olarak bu bağlamda kendisinigöstermektedir.
9. Bu yönü ile bakıldığında çoğunluğunyaptığı değerlendirmenin ve mahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılmasıgerekli iş ve işlemlerle ilgili hususlara ilişkin belirliliğin sağlandığışeklindeki tespitinin eksik denetime dayalı bir kanaat niteliğinde olduğunuifade etmek gerekir. Zira Mahkememiz çoğunluk kararındaki değerlendirmeyerağmen 7075 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasındabelirtilen kurum ve kuruluşların yürütecekleri işlemlerde hangi usul ve esaslaratabi olunacağı ve bu kurum ve kuruluşlar içerisinde hangi birimlerin yetkiliolacağı konuları açıkta kalmaya devam etmektedir.
10. Sonuç olarak yukarıda sıralanangerekçelerle 1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılıOlağanüstü Hal İşlemlerini İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun HükmündeKararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’a eklenen geçici 5. maddenin(2) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu için iptaligerektiği kanaatiyle Mahkememiz çoğunluğunun aksi yöndeki kararınakatılmamaktayım.
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ