ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/49
Karar Sayısı : 2024/54
Karar Tarihi : 22/2/2024
R.G. Tarih – Sayı : 2/4/2024- 32508
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 11. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 27/7/1967tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 33.maddesinin 22/1/2015 tarihli ve 6586 sayılı Kanun’un 41. maddesiyledeğiştirilen ikinci fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa’nın 2., 11., 13. ve35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Tutuklanmasınedeniyle rütbe terfii yapamayıp beraat etmesi üzerine emsal nasıp tarihindenitibaren terfi ettirilmesine rağmen maaş farkları tarafına ödenmeyen davacıtarafından açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısınavaran Mahkeme iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 33. maddesişöyledir:
“IV – Terfizamanı:
Madde 33 – (Mülga:2/7/2018- KHK/703/127 md.)
(Ek: 21/7/2000- KHK- 607/2 md.; Değiştirilerek kabul:10/5/2006-5497/2 md.; Değişik: 22/1/2015- 6586/41 md.) Kıdem alanlar, kazaîveya idari kararlarla nasıpları lehe düzeltilenler ile açığa alınmaları,tutuklanmaları, kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç firar veyaizin tecavüzünde bulunmaları nedeniyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliğionanmayanlardan, haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, kamu davasınınaçılmasının ertelenmesine veya düşmesine yahut ortadan kaldırılmasına, firar veyaizin tecavüzü suçlarından verilecekler hariç olmak üzere hükmün açıklanmasınıngeri bırakılmasına, beraatine, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlaraçevrilmesine veya cezanın ertelenmesine karar verilenler hakkında, emsalleriterfi etmiş veya rütbe kıdemliliği onanmış olmak şartıyla, yukarıdaki fıkrahükmü uygulanmaz. Ancak, bu durumda olanların rütbe terfi ve rütbekıdemlilikleri, hükmün veya kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarakyapılıp emsalleri tarihine götürülür. Bu şekilde yapılan terfi ve rütbekıdemliliklerinde maaş farkı ödenmez.
Ek fıkra: 21/7/2000-KHK-607/2 md.; Aynen kabul:10/5/2006-5497/2 md.) Terfi sırasındaolup da belirli oranda sicil mecburiyetini, sicil belgelerinin düzenlenmesindensonra, 30 Ağustos tarihine kadar tamamlayacak olanlar (albaylar hariç) hakkındabirinci fıkra hükmü uygulanmaz.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, SelahaddinMENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’ninkatılımlarıyla 22/3/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ahmet CANPOLATtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Sınırlama Sorunu
3. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40.maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacakbir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırıgörmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasınınciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptalleri için AnayasaMahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca birmahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış vemahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın dao davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olandavanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallardır.
4. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 926 sayılı Kanun'un33. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesinin iptalini talep etmiştir.
5. Anılan fıkranın birinci ve ikinci cümlelerinde sayılankıdem alma, yargısal veya idari kararlarla nasıpları lehe düzeltilme ile açığaalınma, tutuklanma, kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç firar veyaizin tecavüzünde bulunma nedenleriyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliğionanmayanlardan, haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, kamu davasınınaçılmasının ertelenmesine veya düşmesine yahut ortadan kaldırılmasına, firar veyaizin tecavüzü suçlarından verilecekler hariç olmak üzere hükmün açıklanmasınıngeri bırakılmasına, beraatine, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlaraçevrilmesine veya cezanın ertelenmesine karar verilenlerin emsalleri terfietmiş veya rütbe kıdemliliği onanmış olmak şartıyla rütbe terfii ve rütbekıdemliliklerinin, hükmün veya kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarakyapılıp emsalleri tarihine götürüleceği belirtilmiştir.
6. İtiraz konusu kuralda da söz konusu birinci ve ikincicümleler uyarınca yapılan terfi ve rütbe kıdemlilikleri için maaş farkıödenmeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu itibarla kural, anılan birinci cümledebelirtilen durumların tamamı bakımından geçerli, ortak kural niteliğindedir.
7. Bakılmakta olan davanın konusu ise tutuklanması nedeniylerütbe terfii yapamayan personelin, beraat etmesi üzerine emsal nasıp tarihinden itibaren terfi ettirilmesisonrasında maaş farklarının tarafına ödenmesi talebine ilişkindir. Bu itibarlakuralın esasına ilişkin incelemenin “tutuklanmaları nedeniyle terfi edemeyenve rütbe kıdemliliği onanmayanlardan beraatine karar verilenler” yönündenyapılması gerekir.
B. Anlam ve Kapsam
8. 926 sayılı Kanun’un 33. maddesinin ikinci fıkrasınınbirinci ve ikinci cümlelerine göre kıdem alanlar, yargısal veya idarikararlarla nasıpları lehe düzeltilenler ile açığa alınmaları, tutuklanmaları,kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç firar veya izin tecavüzündebulunmaları nedeniyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliği onanmayanlardan,haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, kamu davasının açılmasınınertelenmesine veya düşmesine yahut ortadan kaldırılmasına, firar veya izintecavüzü suçlarından verilecekler hariç olmak üzere hükmün açıklanmasının geribırakılmasına, beraatine, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlaraçevrilmesine veya cezanın ertelenmesine karar verilenler hakkında, emsalleriterfi etmiş veya rütbe kıdemliliği onanmış olmak şartıyla rütbe terfii vekıdemlilikleri hükmün veya kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarak yapılıpemsalleri tarihine götürülür. Anılan fıkranın itiraz konusu üçüncü cümlesiyleise bu şekilde yapılan rütbe terfii ve kıdemliliklerinde maaş farkıödenmeyeceği öngörülmüştür. Kural, “tutuklanmaları nedeniyle terfi edemeyenve rütbe kıdemliliği onanmayanlardan beraatine karar verilenler” yönündenincelenmiştir.
9. Tutuklanmaları nedeniyle terfi edemeyen ve rütbekıdemliliği onanmayanların kim olduğu söz konusu Kanun’un 65. maddesininbirinci fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendine göre belirlenebilirniteliktedir. Anılan alt bent uyarınca tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekleberaber kovuşturma veya duruşması devam eden veya hakkında verilen hüküm henüzkesinleşmemiş bulunanların terfileri ve kademe ilerlemeleri yapılmaz. Buna göretutuklanmaları nedeniyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliği onanmayanlarkavramına sadece halihazırda tutuklu bulunanlar değil tutuklanmış olmaklabirlikte daha sonra tahliye edilen ancak kovuşturması veyaduruşması devam eden ya da hakkında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanlarda dahildir. Dolayısıyla terfi edememe ve rütbe kıdemliliğinin onanmaması için ilgilihakkındaki hüküm kesinleşinceye kadar bir ceza yargılamasının soruşturma ya dakovuşturma aşamasında tutuklama tedbirinin uygulanmış olması yeterlidir.
10. Bu itibarla tutuklanmaları nedeniyle terfi edemeyenve rütbe kıdemliliği onanmayanlardan beraatine karar verilenler hakkında emsalleriterfi etmiş veya rütbe kıdemliliği onanmış olmak şartıyla rütbe terfii vekıdemlilikleri hükmün veya kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarak yapılıpemsalleri tarihine götürülecek, ancak bu şekilde yapılan rütbe terfii vekıdemliliklerinde kural uyarınca maaş farkı ödenmeyecektir.
C. İtirazın Gerekçesi
11. Başvuru kararında özetle; haksız tutuklanma nedeniylegörevinden uzak kalıp beraat etmesi üzerine görevini ifa etmeye devam edenaskeri personelin terfi ve rütbe kıdemliliklerinden kaynaklı maaş farklarınıntaraflarına ödenmemesini öngören kuralla mülkiyet hakkının ihlal edildiğibelirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 11., 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğuileri sürülmüştür.
Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
12. Anayasa’nın 35. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes,mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.” denilmek suretiyle mülkiyet hakkıgüvenceye bağlanmıştır. Birey özgürlüğü ile doğrudan ilgili olan mülkiyethakkı, bireye, emeğinin karşılığına sahip olma ve geleceğe yönelik planlaryapma imkânı tanıyan temel bir haktır.
13. Anayasa'nın anılan maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyethakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü malvarlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20). Bubağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul vegayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar vefikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyethakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve diğerleri, B. No:2014/11441, 1/2/2017, § 60).
14. Kişilere ödenmesi öngörülen ücret, maaş, yaşlılıkaylığı, emeklilik ikramiyesi ve kıdem tazminatı gibi ödemeler mülkiyet hakkıkapsamındadır (bkz. AYM, E.2019/50, K. 2019/96, 25/12/2019, § 13; E.2018/149,K.2022/163, 29/12/2022, § 146; Ayten Yeğenoğlu, B. No: 2015/1685,23/5/2018, § 32; Naci Altınbulduk, B. No: 2017/38608, 11/12/2019, § 19; MuzafferPeker, B. No: 2016/7192, 7/11/2019, § 30).
15. Mülkiyet hakkı; kişiye başkasının hakkına zararvermemek ve kanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla sahibi olduğu şeyidilediği gibi kullanma, semerelerinden yararlanma ve üzerinde tasarruf etmeimkânı veren bir haktır. Bu bağlamda malikin mülkünü kullanma, semerelerindenyararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birininkısıtlanması veya mülkünden yoksun bırakılması mülkiyet hakkına getirilmiş birsınırlama niteliğindedir (AYM, E.2019/50, K.2019/96, 25/12/2019, § 14).
16. İtiraz konusu kuralla, tutuklanması nedeniyle terfiedemeyenler hakkında beraat kararı verilmesi üzerine terfilerinin yapılacağı,ancak bu işlem nedeniyle geçmişe yönelik olarak maaş farklarının ödenmeyeceğiöngörülmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik bir sınırlama getirilmiştir.
17. Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyethakkının ancak kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkınayönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Öteyandan mülkiyet hakkına sınırlamagetirilirken temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin genel ilkeleridüzenleyen Anayasa’nın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulmasıgerekmektedir.
18. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak vehürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerindebelirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Busınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâikCumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”denilmektedir. Buna göre mülkiyet hakkına sınırlama getiren düzenlemelerinkanunla yapılması, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun olması veölçülü olması gerekir.
19. Anayasa’nın anılan hükümleri uyarınca, mülkiyethakkına yapılan sınırlamalarda gözetilecek öncelikli ölçüt, sınırlamanınkanunla yapılmasıdır. Anayasa Mahkemesinin sıkça vurguladığı gibi temel haklarısınırlayan kanunun şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğeizin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemelerniteliğinde olması gerekir.
20. Esasen temel hakları sınırlayan kanunun buniteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukukdevleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinin temel unsurlarından olan hukukibelirlilik ilkesi uyarınca kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idareyönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net,anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfîuygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gerekenbu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira builke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem veişlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bugüven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM,E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. ve35. maddelerinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2.maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.
21. Kuralla, tutuklanma sebebiyle terfi edemeyen veyarütbe kıdemlilikleri onanmayanlardan yargılama sonunda beraat edenlerin, rütbe,terfi ve kıdemliliklerinin emsalleri tarihine götürülse de bundan dolayı maaşfarkının ödenmeyeceğinin öngörüldüğü gözetildiğinde maaş farkının ödenmemesisonucunu doğuracak nedenlerin herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimdeaçık ve net olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralla öngörülensınırlamanın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu ve kuralınkanunilik şartını taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.
22. Anayasa’nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca mülkiyethakkı ancak kamu yararı amacıyla sınırlanabilmektedir. Kamu yararı kavramımülkiyet hakkının kamu yararının gerektirdiği durumlarda sınırlanması imkânıvermekle bir sınırlama amacı olmasının yanı sıra mülkiyet hakkının kamu yararıamacı dışında sınırlanamayacağını öngörerek ve bu anlamda bir sınırlama sınırıoluşturarak mülkiyet hakkını etkin bir şekilde korumaktadır (AYM, E.2022/105,K.2023/54, 22/03/2023, § 27; Nusrat Külah, B. No: 2013/6151, 21/4/2016,§§ 53, 56; Yunis Ağlar, B. No: 2013/1239, 20/3/2014, §§ 28, 29).
23. Kamu yararı kavramı, devlet organlarının takdiryetkisini de beraberinde getiren bir kavram olup objektif bir tanıma elverişliolmayan bu ölçütün her somut olay temelinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
24. Terfi için gerekli tüm koşulları sağlayan personelinterfi ettirilmesi, niteliği gereği kişinin hukuka aykırı bir eylemini tespitetmeyen bir adli tedbir olan tutuklanmaya bağlı olarak geciktirilmekte,ilgilinin beraat etmesi ve bu kararın kesinleşmesi hâlinde terfii emsallerinintarihine götürülerek geriye dönük olarak yapılmaktadır. Ancak kural gereğincesöz konusu kişiler yapılan terfi ve rütbe kıdemliliklerinde maaş farkıalamamaktadır. Diğer bir ifadeyle terfişartlarının tamamını taşıyan kişi sadece bir gün dahi tutuklu kalmış,sonrasında tutukluluğunun haksız olduğu anlaşılmış ve tahliye edilmiş, görevinedönmüş ve yargılama süreci boyunca görevinde çalışmış, yargılama sonucunda daberaat etmiş olsa dahi emsallerine uygun olarak geriye dönük biçimde terfiyapılmasına karşın kendisine maaş farkı ödenmemektedir.
25. Nitekim kuralın “Maddeile … açığa çıkarılmaları, tutuklanmaları, firar veya izin tecavüzündebulunmaları sebebiyle rütbe kıdemliliği yapamayanlardan, yargılanmalarıneticesinde rütbe kıdemliliği onananların, onay tarihlerinin emsallerinintarihine götürülmemesi suretiyle mağduriyetlerinin giderilmesi, ancak bu işlemnedeni ile geçmişe yönelik olarak maaş farkı ödenmemesi öngörülmektedir.” şeklindeki gerekçesinde de belirtildiği üzere yalnızcayargılanmış olmaları nedeniyle rütbe terfii ve kademe ilerlemesiyapamayanlardan, yargılanmaları 926 sayılı Kanun’un 33. maddesinin ikincifıkrasında öngörülen kararlardan biriyle sonuçlananların rütbe terfii ve kademeilerlemesi yapamamaları nedeniyle mağduriyetlerinin oluştuğunun kabul edildiğianlaşılmaktadır. Ancak bu yöndeki mağduriyetin varlığının kabul edilmişolmasına karşın maaş farkının ödenmemesini öngören kurala yönelik herhangi birgerekçeye yer verilmemiştir.
26. Bu itibarla mağduriyetlerinin varlığının kabuledilmesi suretiyle rütbe terfii ve rütbekıdemliliklerinin yapılıp emsalleri tarihine götürülen kişilere bu şekilde yapılan terfive rütbe kıdemliliklerinde maaş farkı ödenmemesini öngören kuralın herhangi birmeşru amacı tespit edilememiştir. Dolayısıylakuralla mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın meşru bir amacının bulunmadığı sonucunaulaşılmıştır.
27. Açıklanan nedenlerle kural “tutuklanmaları nedeniyle terfi edemeyen ve rütbekıdemliliği onanmayanlardan beraatine karar verilenler” yönünden Anayasa’nın13. ve 35. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 13. ve 35.maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olmasınedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerekgörülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 11. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri PersonelKanunu’nun 33. maddesinin 22/1/2015 tarihli ve 6586 sayılı Kanun’un 41.maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasının üçüncü cümlesinin;
A. Esasına ilişkinincelemenin “tutuklanmaları nedeniyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliğionanmayanlardan beraatine karar verilenler” yönünden yapılmasına,
B. “tutuklanmalarınedeniyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliği onanmayanlardan beraatine kararverilenler” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
22/2/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL