ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/50
Karar Sayısı : 2023/202
Karar Tarihi : 30/11/2023
R.G.Tarih-Sayı :24/1/2024-32439
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Gaziantep 7. AsliyeHukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4/11/1983tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılıKanun’un 39. maddesiyle değiştirilen 15. maddesinin beşinci fıkrasınınAnayasa’nın 2., 10., 13., 35. ve 46. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil talebiyle açılan davada itirazkonusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 15. maddesişöyledir:
“Bilirkişiler
Madde 15 – (Değişik: 3/11/2016-6754/39 md.)
Bu Kanun uyarınca mahkemelerce görevlendirilenbilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerdenseçilir ve bunlar hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri uygulanır.
Kamulaştırmaya konu olan yerin cins ve niteliğine göre enaz üç kişilik bilirkişi kurulunun oluşturulması zorunludur. Bilirkişilerdenbirinin taşınmaz geliştirme konusunda yüksek lisans veya doktora yapmışuzmanlar ya da 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göreyetkilendirilen gayrimenkul değerleme uzmanları arasından seçilmesi zorunludur.Gayrimenkul değerleme uzmanları bakımından, bilirkişiliğe kabul için aranantemel eğitim alma ve fiilen beş yıl görev yapma şartları; yüksek lisans veyadoktora yapmış uzmanlar bakımından ise fiilen beş yıl görev yapma şartı aranmazve bu uzmanlar kayıtlı oldukları bilirkişilik bölge kurulunun yargı çevresiylesınırlı olmaksızın görevlendirilir.
Bilirkişilerin uzmanlık alanları, kamulaştırılacaktaşınmazın niteliği göz önüne alınarak belirlenir.
Bilirkişi kurulu, taşınmaz malın değerini 11 inci ve 12nci maddelerde yer alan hükümlere göre tayin ve takdir ederek gerekçeliraporunu on beş gün içinde mahkemeye verir.
Bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idare tarafındanbelgelerin mahkemeye verildiği gün esas tutulur.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ,Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, SelahaddinMENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’ninkatılımlarıyla 22/3/2023 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör İsmail Emrah PERDECİOĞLUtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerininmülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, devlet ve kamu tüzelkişilerincekamulaştırılmasında yapılacak işlemler ile kamulaştırmaya konu taşınmazlarınbedelinin hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar 2942 sayılı Kanun’da ayrıntılıolarak düzenlenmiştir.
4. Anılan Kanun’un 8. maddesine göre tapuda kayıtlı taşınmazlarınkamulaştırılmasında satın alma usulünün öncelikle uygulanması esas olmaklabirlikte satın alma usulüyle sonuç alınamadığı takdirde izlenecek yöntem 10.maddede gösterilmiştir.
5. Bu çerçevede kamulaştırma talebinde bulunan idarenin Kanun’un 7.maddesine göre topladığı bilgi ve belgeler ile 8. madde uyarınca yaptırmışolduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeyeekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat etmesigereklidir. Bu müracaatın ardından mahkemece müracaat tarihinden itibaren engeç otuz gün içinde bir duruşma günü belirlenmekte ve duruşmada taraflar hâkimtarafından taşınmazın bedeli konusunda anlaşmaya davet edilmektedir. Bu konudabir anlaşma olmadığı takdirde en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrasıiçin de duruşma günü tayin edilerek maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle vetüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerinin tespiti için mahallindekeşif yapılmaktadır.
6. İtiraz konusu kuralla, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde,kamulaştırmaya ilişkin belgelerin mahkemeye sunulduğu tarihin esas alınmasıöngörülmüştür. Bu itibarla kamulaştırmaya konu taşınmazın değeri dava tarihiitibarıyla tespit edilmektedir.
B. İtirazın Gerekçesi
7. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralın kamulaştırmabedelinin tespiti davalarında kamulaştırılan taşınmazın dava tarihindekideğerinin dikkate alınmasını öngördüğü ancak davaların çeşitli sebeplerle uzunsürmesi ve ülkemizde taşınmaz değerlerinin artış eğiliminde olması nedeniyledava sonunda hükmedilen bedelin taşınmazın gerçek karşılığı olmayabileceği,tespit edilen taşınmaz bedeline dava tarihinden itibaren yasal faizuygulanmasının da yeterli telafi sağlamadığı, nitekim bu durumun uygulamadadavalıları davayı takip etmeyerek davanın açılmamış sayılmasına kararverilmesini sağlamaya yönelttiği, bu itibarla kuralla malikler üzerindeorantısız ve aşırı bir yüke sebep olunduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2.,10., 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
8. Anayasa’nın 35. maddesinde “Herkes, mülkiyet ve mirashaklarına sahiptir./ Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir./ Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”denilmektedir. Anayasa’nın anılan maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı,ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığıhakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20).Kamulaştırmanın konusunu oluşturan taşınmaz malların mülkiyet hakkınınkapsamına dâhil olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
9. Mülkiyet hakkı, kişiye başkasının hakkına zarar vermemek vekanunların öngördüğü sınırlamalara uymak koşuluyla sahibi olduğu şeyi dilediğigibi kullanma, onun semerelerinden yararlanma ve tasarruf etme imkânı veren birhaktır (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/87, 19/12/2013, § 32).Bu bağlamda malikin mülkünü kullanma, onun semerelerinden yararlanma ve mülküüzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin sınırlanması veyamülkünden yoksun bırakılması mülkiyet hakkının sınırlanması sonucunu doğurur (RecepTarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, § 53). Hak sahibinintaşınmazının kamulaştırılması suretiyle mülkünden yoksun bırakılması damülkiyet hakkına yönelik bir sınırlama niteliğindedir.
10. Anayasa'nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkınınancak kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelikmüdahalelerin kanunda öngörülmesi gerektiği ifade edilmiştir.
11. Öte yandan mülkiyet hakkına sınırlama getirilirken Anayasa’nıntemel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen 13.maddesinin de gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
12. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler,özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetingereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir.Anayasa’nın anılan maddesi uyarınca mülkiyet hakkı, Anayasa’da öngörülennedenlere bağlı olarak Anayasa’nın sözüne ve ölçülülük ilkesine aykırıolmaksızın ancak kanunla sınırlanabilir.
13. İtiraz konusu kural, kamulaştırma işlemine konu taşınmazınbedelinin tespitine ilişkin hüküm içermektedir. Dolayısıyla itiraz konusu kuralyönünden sınırlamanın (kamulaştırma işleminin) kanuniliği ile meşru amacınıntartışılmasını gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
14. Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklere yöneliksınırlamaların Anayasa'nın sözüne aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bunagöre Anayasa'nın anılan maddesinde yer alan hak ve özgürlüklerin sınırlanmasıölçütlerinden biri de Anayasa'nın sözüne uygunluktur. Anayasa Mahkemesi, somutolaya uygun düştüğü takdirde kamu gücünü kullanan organların temel hak ya daözgürlüklere yaptıkları sınırlamaların Anayasa'nın sözüne uygun olup olmadığınıda değerlendirir. Böyle bir değerlendirme yapılması, Anayasa'nın 13. maddesininemredici hükmünün bir gereğidir (Kadri Enis Berberoğlu (2) [GK], B. No:2018/30030, 17/9/2020, § 68; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No:2020/32949, 21/1/2021, § 79).
15. Anayasa'nın söz konusu maddesinde yer alan Anayasa'nın sözüifadesi Anayasa'nın metnini yani lafzını ifade etmektedir. Temel hak veözgürlüklere yapılan sınırlamaların Anayasa'nın sözüne uygun olması şartıözellikle Anayasa'nın çeşitli maddeleriyle getirilen ek güvenceler söz konusuolduğunda önem taşımaktadır. Anayasa, çoğu durumda bir hak veya özgürlüğüyalnızca tanımakla yetinmeyerek onun kullanılmasını garanti altına almak içinbazı yönlerini ayrıca vurgulayarak veya bazı yönlerine belirli bir önematfederek koruma altına alır. Anayasa koyucunun bir hakkı tanımanın yanında ohakkın norm alanına giren bir boyutunu ayrıca ve özel olarak ifade etmesi, bunailişkin ek bir güvence getirmesi de mümkün olabilmektedir (Kadri EnisBerberoğlu (2), § 69; Kadri Enis Berberoğlu (3), § 79).
16. Anayasa'nın 46. maddesinin birinci fıkrasında kamulaştırmanıntaşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi şartıyla kullanılabilecek biryetki olduğu hükme bağlanmıştır. Gerçek karşılığının ödenmesi Anayasa'nın anılanmaddesiyle maliklerin lehine olarak getirilen özel bir güvence niteliğindedir. Dolayısıylataşınmazın gerçek karşılığı ödenmeden yapılan kamulaştırma işlemleriAnayasa'nın söz konusu maddesinin birinci fıkrasındaki gerçek karşılığınödenmesi güvencesine aykırı olacaktır (AYM, E.2019/93, K.2023/87, 4/5/2023,§ 174; Kübra Yıldız ve diğerleri, B. No: 2018/32734, 28/7/2022, § 61).
17. Öte yandan gerçek karşılığın ödenmesi aynı zamanda ölçülülükilkesinin de bir gereğidir. Kamulaştırma suretiyle mülkiyet hakkına yapılan sınırlamalardahedeflenen kamu yararı ile malikin bireysel yararı arasında gözetilmesi gerekenadil denge ancak malike kamulaştırmaya konu taşınmazın bedelinin ödenmesisuretiyle sağlanabilir. Diğer bir ifadeyle kamulaştırma suretiyle mülkiyethakkına müdahalede bulunulan durumlarda malike bedelin ödenmesi, müdahaleylemalike yüklenen aşırı külfetin telafi edilmesini temin eden temel bir araçtır.Anayasa'nın 46. maddesinin birinci fıkrasında gerek kamulaştırmada gerekseidari irtifak kurulmasında taşınmazın gerçek karşılığının ödeneceği hükmebağlanmakla kamu yararı ile malikin menfaatleri arasındaki dengeyi kuracakbedelin taşınmazın gerçek karşılığı olduğu ifade edilmiştir. (AYM, E.2022/83,K.2023/69, 5/4/2023, § 18; bazı farklarla birlikte bkz. Saadet Esin, B.No: 2014/18103, 26/10/2017, § 35).
18. Kural, kamulaştırılan taşınmazın bedelinin tespitindebilirkişilerin idarece kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi ile taşınmazınidare adına tesciline karar verilmesi talebiyle mahkemeye bilgi ve belgelerinverildiği günün esas alınmasını hüküm altına almaktadır. Böylece bilirkişilerceyapılan bedele ilişkin değerlendirmede taşınmazın dava tarihi itibarıylageçerli olan ekonomik değeri ortaya çıkmaktadır. Nitekim bu tarihte idareninkamulaştırma iradesi mevcut olmakla birlikte tarafların bedelde anlaşamamalarıüzerine sorunun çözümü için mahkemeye başvurulmuş olup bu tarih itibarıylatespit edilecek bedelin kamulaştırmaya konu edilen taşınmazın gerçekkarşılığını göstermeyeceği söylenemez.
19. Öte yandan kamulaştırma iradesinin ortaya çıkması nedeniyletaşınmazın yakın çevresinde idarenin kamu yararına yönelik gerçekleştirdiğiişlem ve eylemlere bağlı olarak taşınmazın dava tarihine görebelirlenecek olan değerinin özellikle yargılamanın uzun sürmesinden dolayı tesciltarihine göre ortaya çıkacak değerden önemli oranda yüksek olması mümkündür.Ancak kamulaştırılan taşınmazın değerinde gelecekte meydana gelebilecekdeğişikliklerin, bedel tespiti tarihi itibarıyla henüz gerçekleşmemiş olması vebu yöndeki beklentilerin mülkiyet kavramı kapsamında bulunmaması nedeniylekamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değerartışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceğikârın, kamulaştırma bedelinin tespitinde gözetilmesi mümkün değildir. Bu durum,Anayasa’nın 46. maddesine göre kamulaştırmanın anayasal ögelerinden olan gerçekkarşılık kavramının da zorunlu sonucudur (AYM, E.2015/55, K.2016/45,26/5/2016, §§ 25, 26).
20. Gerçek karşılık kavramının bir diğer zorunlu sonucu isedevletin, yargılamanın uzun sürmesi ya da başka sebepler ile kamulaştırmabedelinin geç ödenmesinden dolayı paranın değerinde oluşacak aşınmayı telafiedecek mekanizmaları geliştirmesi gerekliliğidir. Başka bir deyişle devlet, taşınmazınbedelinin eski malike ödenme tarihine kadar değerini kaybetmesini engelleyecekgüvenceleri öngörmek durumundadır (AYM, E.2019/93, K.2023/87, 4/5/2023, § 178; AYM,E.2022/83, K.2023/69, 5/4/2023, § 19).
21. Nitekim Anayasa Mahkemesi kamulaştırmabedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamamasıhâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faizişletilmesini öngören düzenlemenin, gerçek karşılık anayasal ölçütünükarşılamadığı gerekçesiyle iptaline karar vermiştir (AYM, E.2022/83, K.2023/69,5/4/2023, §§ 20-26).
22. İtiraz konusu kural ise kamulaştırma bedelinin geç ödenmesindendolayı paranın değerinde oluşacak aşınmayı telafi edecek güvencelerden olmayıpkamulaştırmaya konu taşınmazın değerinin hesaplanması yöntemine ilişkindir.
23. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13., 35. ve 46. maddelerineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 13., 35. ve 46.maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyleAnayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerekgörülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Kanun’un 39. maddesiyle değiştirilen 15.maddesinin beşinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 30/11/2023tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE