ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2023/63
Karar Sayısı : 2024/15
Karar Tarihi : 23/1/2024
R.G. Tarih – Sayı : 4/4/2024- 32510
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 25. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 19/3/1969tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılıKanun’un 11. maddesiyle değiştirilen 16. maddesine 8/6/2022 tarihli ve 7409sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen ikinci fıkranın Anayasa’nın 2., 5., 36.,42., 49. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline kararverilmesi talebidir.
OLAY: Öğretmenolarak görev yapan davacının staj başvurusunun reddine yönelik işlemin iptalitalebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENENKANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 16. maddesi şöyledir:
“Aranacak şartlar:
Madde 16 – (Değişik: 2/5/2001 - 4667/11 md.)
3 üncü maddenin (a), (b) ve (f) bentlerinde yazılıkoşulları taşıyan ve Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavında başarılı olanlardan,stajyer olarak sürekli staj yapmalarına engel işleri ve 5 inci maddede yazılıengelleri bulunmayanlar, staj yapacakları baroya bir dilekçe ile başvururlar.
(Ek fıkra:8/6/2022-7409/1 md.) Avukatlık stajınafiilen engel olmamak şartıyla herhangi bir işte sigortalı olarak çalışılmasıavukatlık stajının yapılmasına engel değildir. Adli ve idari yargı hâkim vesavcı adayları ile hâkim ve savcılar hariç olmak üzere, kamu kurum vekuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanlar da görevleri sırasındaavukatlık stajı yapabilir. İlgili birimlerce stajın yapılması konusunda gerekenkolaylık sağlanır. Bu fıkraya ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığıncaçıkarılan yönetmelikte düzenlenir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA,Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, YusufŞevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfanFİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 5/3/2023 tarihindeyapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunugörüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152.ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olanmahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığıkararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varmasıdurumunda bu hükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmayayetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren birdavanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olmasıgerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
3. Bakılmakta olandavanın konusu, halk eğitim merkezinde öğretmen olarak görev yapan davacınınbaroya yaptığı staj başvurusunun reddine yönelik işlemin iptali talebine ilişkindir.Bu itibarla itiraz konusu kuralın birinci cümlesi ile ikinci cümlesinde yeralan “Adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayları ile hâkim ve savcılarhariç olmak üzere,...” ibaresinin bakılmakta olan davada uygulanma imkânıbulunmamaktadır.
4. Açıklanan nedenle19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2/5/2001 tarihli ve 4667sayılı Kanun’un 11. maddesiyle değiştirilen 16. maddesine 8/6/2022 tarihli ve7409 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen ikinci fıkranın;
A. Birinci cümlesiile ikinci cümlesinde yer alan “Adli ve idari yargı hâkim ve savcı adaylarıile hâkim ve savcılar hariç olmak üzere,...” ibaresinin itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğudavada uygulanma imkânı bulunmadığından bu cümleye ve ibareye ilişkinbaşvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B. Kalan kısmının esasınınincelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
5. Başvuru kararı veekleri, Raportör Murat ÖZDEN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor,itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgisi görülen Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
6. 1136 sayılıKanun’un 3. maddesine göre avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için TürkiyeCumhuriyeti vatandaşı olma, Türk hukuk fakültelerinden birinden mezun olma veyayabancı ülke hukuk fakültesinden mezun olup da Türkiye hukuk fakülteleriprogramlarına göre eksik kalan derslerden başarılı sınav vermiş bulunma,avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almış olma, levhasınayazılmak istenen baro bölgesinde ikametgâhı bulunma ve bu Kanun’a göreavukatlığa engel bir hâli olmama şartlarını taşımak gerekir.
7. Kanun’un 4.maddesinde ise adli, idari ve askerî yargı hakimlik ve savcılıklarında, AnayasaMahkemesi raportörlüklerinde, Danıştay üyeliklerinde, üniversiteye bağlıfakültelerin hukuk bilimi dersleri dalında profesörlük, doçentlik, yardımcıdoçentlik görevlerinde dört yıl, kamu kurum ve kuruluşlarının hukuk müşavirliğigörevinde on yıl süre ile hizmet etmiş olanlar ile Türk vatandaşları ve Türkuyruğuna kabul olunanlardan yabancı hukuk fakültelerinden mezun olup dageldikleri yerde dört yıl süreyle mahkemelerin her derecesinde hâkimlik,savcılık veya avukatlık yapmış ve avukatlığı meslek edinmiş bulunanlar yönünden-3. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yazılı olduğu biçimde Türk hukukfakülteleri programlarına göre eksik kalan derslerden usulüne uygun olarakyapılan sınavlarda başarı göstermiş ve ayrıca Türkçeyi iyi bilir oldukları dabir sınavla anlaşılmış olmak kaydıyla- staj yapma şartının aranmayacağı hükümaltına alınmıştır.
8. Kanun’un 5.maddesine göre avukatlık mesleği ile birleşemeyen bir işle uğraşanlarınavukatlık mesleğine kabul istemi ret olunur. Avukatlıkla birleşemeyen işler ise11. maddede sayılmıştır. Buna göre aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibiödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü,tacirlik ve esnaflık veya mesleğin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan hertürlü iş avukatlıkla birleşemez.
9. 12. madde uyarınca isemilletvekilliği, il genel meclisi ve belediye meclis üyeliği, hukuk alanındaprofesör ve doçentlik, özel hukuk tüzel kişilerinin hukuk müşavirliği vesürekli avukatlığı ile bir avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık,hakemlik, arabuluculuk, tasfiye memurluğu, yargı mercilerinin veya adli birdairenin verdiği herhangi bir görev veya hizmet, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılıKamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de (KHK) başka işveya hizmetle uğraşmaları yasaklanmamış bulunmak şartıyla; bu KHK’nın kapsamınagiren iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları ve bunlarınmüesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ve iktisadi devlet teşekkülleriile kamu iktisadi kuruluşları dışında kalıp sermayesi devlete ve diğer kamutüzelkişilerine ait bulunan kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği,denetçiliği, anonim, limitet, kooperatif şirketlerin ortaklığı, yönetim kurulubaşkanlığı, üyeliği ve denetçiliği ve komandit şirketlerde komanditer ortaklık,hayri, ilmî ve siyasi kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği vedenetçiliği, gazete ve dergi sahipliği veya bunların yayım müdürlüğüavukatlıkla birleşmeyen işlerden sayılmaz.
10. Kanun’un 15.maddesine göre avukatlık stajı bir yıldır. Stajın ilk altı ayı mahkemelerde vekalan altı ayı da en az beş yıl kıdemi olan ve staj yaptığı baroya kayıtlı biravukat yanında yapılır. Stajın hangi mahkeme ve adalet dairelerinde, ne suretteyapılacağı yönetmelikte gösterilir.
11. 16. maddede ise avukatlıkstajı yapmak isteyenlerde aranacak şartlar düzenlenmiştir. Buna göre 3.maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerinde yazılı şartları taşıyanve Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavında başarılı olanlardan, stajyer olaraksürekli staj yapmalarına engel işleri ve 5. maddede yazılı engelleribulunmayanlar, staj yapacakları baroya bir dilekçe ile başvurabilecektir.
12. 16. maddeninikinci fıkrasının birinci cümlesinde avukatlık stajına fiilen engel olmamakşartıyla herhangi bir işte sigortalı olarak çalışılmasının avukatlık stajınınyapılmasına engel olmadığı hükme bağlanmıştır. Anılan fıkranın ikinci cümlesinegöre adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayları ile hâkim ve savcılar hariçolmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görevyapanlar da görevleri sırasında avukatlık stajı yapabilir. Söz konusu cümlenin “…kamukurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanlar da görevlerisırasında avukatlık stajı yapabilir.” bölümü itiraz konusu kurallardanilkini oluşturmaktadır.
13. Fıkranın itirazkonusu üçüncü cümlesinde ilgili birimlerce stajın yapılması konusunda gerekenkolaylığın sağlanacağı, itiraz konusu dördüncü cümlede ise bu fıkraya ilişkinusul ve esasların Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte düzenleneceği hükmebağlanmıştır.
14. 21. maddeye göre avukatlıkstajı, ilgilinin başvurusu üzerine 20. madde gereğince ilgili baro yönetimkurulunca alınan karara istinaden listeye yazılmayla başlar.
15. 23. maddede stajınkesintisiz olarak yapılacağı, stajyerin haklı nedenlere dayanarak devametmediği günlerin, engelin kalkmasından sonraki bir ay içinde başvurduğutakdirde, mahkeme stajı sırasında Adalet Komisyonu, avukat yanındaki stajsırasında ise baro yönetim kurulu kararı ile tamamlattırılacağı, stajınyapıldığı yere göre adalet komisyonu başkanı ve baro başkanının haklı birengelin bulunması hâlinde yanında staj yaptığı avukatın da görüşünü alarakstajyere otuz günü aşmamak üzere izin verebileceği, stajyerin, avukatlabirlikte duruşmalara girmek, avukatın mahkemeler ve idari makamlardaki işleriniyapmak, dava dosyaları ve yazışmaları düzenlemek, baroca düzenlenen eğitimçalışmalarına katılmak, baro yönetim kurulunca verilen ve yönetmeliktegösterilecek diğer ödevleri yerine getirmek ile yükümlü olduğu, stajyerlerin,meslek kurallarına ve yönetmeliklerde belirlenen esaslara uymak zorundaoldukları belirtilmiştir.
B. İtirazın Gerekçesi
16. Başvuru kararındaözetle; itiraz konusu kurallarda yer alan “…kolaylık sağlanır.” ibaresiile gereken kolaylığın ne şekilde ve hangi kişi ve kurumlar tarafındansağlanacağının belirsiz olduğu, dolayısıyla kuralın belirlilik ilkesine aykırıolduğu, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların fiilî olarak stajyapmamalarının avukatlık mesleğinin niteliğini daha da düşüreceği ve avukatlıkmesleğini icra etmek isteyenler arasında haksız rekabete yol açabileceği, budurumun devletin kişilerin ve toplumun refahını sağlama göreviyle bağdaşmadığı,avukatlık mesleğinin yargılama faaliyeti kapsamında iddia ve savunma hakkıbakımından önemli bir görev olduğu, maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi veadil yargılama yapılabilmesi için avukatların nitelikli ve işinin ehli olmasıgerektiği, bu takdirde savunma hakkının, hak arama özgürlüğünün ve adilyargılanma hakkının gerçek anlamda sağlanabileceği, bunun yönteminin ise avukatlıkstajının donanımlı ve fiilî bir şekilde yapılması olduğu, avukatlık stajınınşeklen yapılması hâlinde amaçlanan niteliğin ve mesleki gelişiminsağlanamayacağı, kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı,öğretmenlere avukatlık stajı yapma imkânının tanınması nedeniyle öğretmenlerinderslere girmeyebileceği, bu durumun öğrencileri gelişimsel ve akademik açıdanolumsuz etkileyeceği, kuralların avukatlık stajını fiilî olarak yapan veherhangi bir geliri veya işi olmayan hukuk fakültesi mezunu ile şeklen yapan vekamuda görev yapan veya özel sektörde sigortalı olarak çalışan hukuk fakültesimezunu vatandaşlar arasında ayırıma neden olabileceği, bu durumun eşitlikilkesiyle de bağdaşmadığı, bu suretle çalışma barışının bozulabileceği ve avukatsayısındaki artış nedeniyle işsizliğin gündeme gelebileceği belirtilerek kurallarınAnayasa’nın 2., 5., 36., 42., 49. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
1. Kanun’un 16. Maddesinin İkinci Fıkrasının İkinci Cümlesinin “...kamu kurum ve kuruluşlarınınkadro veya pozisyonlarında görev yapanlar da görevleri sırasında avukatlıkstajı yapabilir.” Bölümünün İncelenmesi
17. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilenhukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hakve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurupbunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durumve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimineaçık olan devlettir.
18. Hukuk devletinintemel unsurlarından biri belirlilik ilkesidir. AnayasaMahkemesinin yerleşik kararlarına göre anılan ilke, yasal düzenlemelerinhem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecekşekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olmasınıgerektirmektedir. Kanundabulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından dazorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerintüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasaldüzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gereklikılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154).
19. Kuralla kamu kurumve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanların görevlerisırasında avukatlık stajı yapabilmesi öngörülmektedir.
20. Kamukurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonların ihdası, iptali vekullanılmasına dair esas ve usuller 10/7/2018 tarihli ve (2) numaralı GenelKadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde (CBK) düzenlenmiştir. Anılan CBK kapsamına giren kurum ve kuruluşların14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memur kadrolarıCBK’ya ekli (I) Sayılı Cetvel’de, hâkimlik ve savcılık mesleklerindebulunanlara ve bu mesleklerden sayılan görevlere ait kadrolar (II) SayılıCetvel’de, öğretim elemanı kadroları (III) Sayılı Cetvel’de, sözleşmelipersonel pozisyonları (IV) Sayılı Cetvel’de ve işçi kadroları (V) SayılıCetvel’de sayılmıştır. Bununla birlikte itiraz konusu kuralın tüm kamu kurum vekuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanları kapsaması nedeniyleCBK’nın 3. maddesi gereğince CBK kapsamı dışında tutulan kadro ve pozisyonlardagörev yapanlar hakkında da kuralın uygulanacağı, yalnızca 1136 sayılı Kanun’un16. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde açıkça istisna tutulmuşolması nedeniyle adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayları ile hâkim vesavcılar açısından kuralların geçerli olmayacağı açıktır.
21. Kuralda hangi kamupersonelinin avukatlık stajı yapabileceğinin herhangi bir tereddüde yervermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlendiği gözetildiğinde kuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilirnitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
22. Anayasa’nın2. maddesiyle güvence altına alınan hukuk devleti ilkesi gereğince kanunlarınkamu yararı amacını gerçekleştirmek amacıyla yapılması gerekir. AnayasaMahkemesince kamu yararı konusunda yapılacak inceleme, kanunun kamuyararı amacıyla yapılıp yapılmadığının araştırılmasıyla sınırlıdır. Anayasa’nınçeşitli hükümlerinde yer alan kamu yararı kavramının Anayasa’da bir tanımıyapılmamıştır. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararlarında da belirtildiği gibikamu yararı; bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yarardır.Kamu yararı düşüncesi olmaksızın yalnız özel çıkarlar için veya yalnız bellikişilerin yararına olarak kanun hükmü konulamaz. Böyle bir durumun açık birbiçimde ve kesin olarak saptanması hâlinde söz konusu kanun hükmü Anayasa’nın2. maddesine aykırı düşer. Açıklanan istisnai hâl dışında bir kanun hükmününgereksinimlere uygun olup olmadığı, hangi araç ve yöntemlerle kamu yararınınsağlanabileceği kanun koyucunun takdirinde olduğundan bu kapsamda kamu yararıdeğerlendirmesi yapmak anayasa yargısıyla bağdaşmaz (AYM, E.2018/138,K.2019/94, 24/12/2019, § 7).
23. Kuralınadli ve idari yargı hâkim ve savcı adayları ile hâkim ve savcılar hariç olmaküzere kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında görev yapan tümkamu görevlilerini kapsadığı gözetildiğinde yalnızca belirli kişilerin yararınabir düzenleme olduğu söylenemez. Kural kamu görevlilerinin görevleri sırasındaavukatlık stajı yapabilmelerini sağlamayı amaçlamaktadır. Bu suretle kamugörevlilerinin mesleki kariyerleri açısından ilerlemeleri ve bu kapsamda -ilgilimevzuat gereğince aranan diğer şartları taşımaları hâlinde- avukat ve hukukmüşaviri gibi kadrolara atanabilmeleri mümkün olabilecektir. Söz konusu kamupersoneli diğer avukat stajyerleri gibi 1136 sayılı Kanun ile Türkiye BarolarBirliği ve barolarca belirlenen avukatlık stajına ilişkin yükümlülüklerin tümünede uymak zorundadır. Bu hususta kural kamu görevlilerine diğer avukatstajyerlerine göre bir ayrıcalık tanımamaktadır. Bu yönüyle kuralın kamu yararıdışında başka bir amaç güttüğü söylenemez.
24. Açıklanan nedenlerlekural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Zühtü ARSLAN, Hasan TahsinGÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve Kenan YAŞAR bugörüşe katılmamışlardır.
Kuralın Anayasa’nın 128.maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususlarınAnayasa’nın 2. maddesi yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmışolması nedeniyle Anayasa’nın 128. maddesi yönünden ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 5.,36., 42. ve 49. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
2. Kanun’un 16. Maddesinin İkinci Fıkrasının Üçüncü Cümlesinin İncelenmesi
25. Kural ile ilgili birimlerin avukatlık stajının yapılmasıkonusunda gereken kolaylığı sağlayacağı hüküm altına alınmıştır.
26. 657sayılı Kanun’un 99. maddesine göre memurlarınhaftalık çalışma süresi genel olarak kırk saattir. Bu süre cumartesi ve pazargünleri tatil olmak üzere düzenlenir. Ancak bu Kanun’a, özel kanunlara, CBK’laraveya bunlara dayanılarak çıkarılacak yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerinözellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri belirlenebilir.
27. Anılan Kanun’un100. maddesine göre günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğledinlenme süresi, bölgelerin ve hizmetin özelliklerine göre merkezdeCumhurbaşkanınca, illerde valiler tarafından tespit olunur. Bununla birliktememurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde uyarınca tespitedilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızınçalışabilmeleri mümkündür. Bu hususa ilişkin usul ve esaslar, Cumhurbaşkanıncabelirlenir.
28. Kanun’un 102. ve103. maddelerinde memurların yıllık izni, 104. maddesinde mazeret izni, 105.maddesinde hastalık ve refakat izni, 108. maddesinde aylıksız izindüzenlenmiştir.
29. 4. maddeninbirinci fıkrasının (B) bendine göre de bu Kanun’a göre çalıştırılacaksözleşmeli personele kullandırılacak izinler Cumhurbaşkanınca belirlenir. Bu bağlamda28/6/1978 tarihli ve 16330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan SözleşmeliPersonel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 9. maddesinde sözleşmelipersonelin yıllık izni ve diğer izinleri düzenlenmiştir.
30. 22/1/1990 tarihlive 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten KaldırılmasınaDair KHK’nın 20. maddesine göre de anılan KHK kapsamındaki sözleşmelipersonelin, haftalık çalışma süresi kırk saattir. İş ve işyerinin çalışmaşartları dikkate alınarak tatil ve çalışma günleri, günlük çalışmanın başlamave bitme saatleri ile günün yirmi dört saatinde devamlılık gösterenhizmetlerdeki çalışma şekillerinin tespitine, teşebbüs veya bağlı ortaklıklarınyönetim kurulları yetkilidir.
31. KHK’nın 21.maddesinde bu personelin yıllık izinleri düzenlenmiş, 23. maddesinde sözleşmelipersonelin mazeret, refakat, hastalık izinleri ile ücretli veya ücretsizizinleri hakkında kadroları ekli (1) Sayılı Cetvel’de gösterilen personelintabi olduğu hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla yıllık izindışındaki izinler yönünden sözleşmeli personel hakkında 657 sayılı Kanunhükümleri uygulanacaktır.
32. Kamu kurum vekuruluşlarının işçi pozisyonlarında görev yapan personele ise 22/5/2003 tarihlive 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanmaktadır.
33. Kamupersoneline, avukatlık stajı yapması için gereken kolaylığın sağlanmasıhususunda ilgili birimlerin -personel mevzuatı da dahil olmak üzere- tabi olduğumevzuata uygun davranması gerektiği açıktır. Bu kapsamda gerek kamu personeligerek ilgili birimler gerekse bu konuda ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümübakımından ilgili kanuni düzenlemeler çerçevesinde stajın yapılması hususundakamu personeline ne şekilde bir kolaylık sağlanabileceğinin herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık, net ve öngörülebilir şekilde düzenlemesigerekmektedir. Ancak kural anılan mevzuatçerçevesinde avukatlık stajı yapacak personele ilgili birimlerce nasıl birkolaylık sağlayacağına ilişkin, ilgili birimlere yol gösterici nitelikte birdüzenleme içermemektedir. Bu durum avukatlık stajının yapılması sırasındasağlanacak kolaylıklarda ilgili birimlerin farklı ve keyfî uygulamalarına daneden olabilecek niteliktedir. Dolayısıyla kuralın belirlilik ve hukuk devletiilkeleriyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
34. Açıklanan nedenlerlekural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırıgörülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 128. maddesi yönündenincelenmemiştir.
Kurallın Anayasa’nın 5.,36., 42. ve 49. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
3. Kanun’un 16. Maddesinin İkinci Fıkrasının DördüncüCümlesinin İncelenmesi
35. 6216sayılı Kanun’un43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 7., 123. ve 124.maddeleri yönünden incelenmiştir.
36. Anayasa'nın 7.maddesinde “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük MilletMeclisinindir. Bu yetki devredilemez.” denilmektedir. Yasama yetkisininTürkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) ait olması ve bu yetkinindevredilememesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bir gereğidir. Bu hükme yer verenAnayasa'nın 7. maddesinin gerekçesinde yasama yetkisinin parlamentoya aitolması “demokrasi rejimini benimseyen siyasi rejimlerde kaçınılmaz birdurum” olarak nitelendirilmiştir. Ayrıca, gerekçede “Millet adına kanunkoyma yetkisini yasama meclisi yerine getirir. Bu yetki devredilemez. Ancak,Anayasanın 99 ve 129 uncu maddeleri hükümleri saklıdır” denilmek suretiylebu ilkenin anlamı ve istisnaları belirtilmiştir. Madde gerekçesinden deanlaşılacağı üzere, yasama yetkisinin devredilemezliği, esasen kanun koymayetkisinin TBMM dışında başka bir organca kullanılamaması anlamına gelmektedir.Anayasa'nın 7. maddesi ile yasaklanan, kanun yapma yetkisinin devredilmesidir(AYM, E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013; E.2021/73, K.2022/51, 21/4/2022, § 15;E.2022/54, K.2022/99, 8/9/2022, § 25).
37. Türevselnitelikteki düzenleyici işlemler bakımından yürütmenin düzenleme yetkisi,sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle temel ilkeleribelirlenmeksizin ve çerçevesi çizilmeksizin, yürütme organına düzenleme yetkisiveren bir kanun kuralı ile sınırsız, belirsiz, geniş bir alanın yürütmenindüzenlemesine bırakılması, Anayasa'nın belirtilen maddesine aykırılıkoluşturur. Bununla birlikte yasama organının temel ilkeleri ve çerçeveyikanunla belirlendikten sonra uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin hususlarıyürütmeye bırakması, yasama yetkisinin devri olarak yorumlanamaz (AYM,E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013; E.2019/36, K.2021/15, 4/3/2021, § 57;E.2022/54, K.2022/99, 8/9/2022, § 26).
38. Anayasa’nın açıkçakanunla düzenlenmesini öngörmediği konularda kanunda genel ifadelerle düzenlemeyapılarak ayrıntıların düzenlenmesinin yürütmenin türevsel nitelikteki düzenleyiciişlemlerine bırakılması mümkündür. Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlemeyapılması öngörülmeyen konularda yasamanın asliliği ve Cumhurbaşkanlığıkararnameleri haricinde geçerli olan yürütmenin türevselliği ilkeleri gereğiidari işlemlerin kanuna dayanması zorunluluğu vardır. Ancak bu durumda kanundabelirlenmesi gereken çerçeve, Anayasa’nın kanunla düzenlenmesini öngördüğüdurumdakinden çok daha geniş olabilecektir (AYM, E.2018/91, K.2020/10,19/2/2020, § 110; E.2019/36, K.2021/15, 4/3/2021, § 56; E.2022/54, K.2022/99,8/9/2022, § 27).
39. Dava konusu kuralla 1136 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikincifıkrasına ilişkin usul ve esasların Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmeliktedüzenleneceği öngörülmüştür. Anılan fıkrada ise avukatlık stajına fiilen engel olmamak şartıyla herhangibir işte sigortalı olarak çalışılmasının avukatlık stajının yapılmasına engelolmadığı, adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayları ile hâkim ve savcılarhariç olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarındagörev yapanların da görevleri sırasında avukatlık stajı yapabileceği ve ilgilibirimlerce stajın yapılması konusunda gereken kolaylığın sağlanacağı hükmebağlanmıştır.
40. Kamukurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanlara görevlerisırasında avukatlık stajının yapılması konusunda ilgili birimlerce ne şekilde kolaylıksağlanacağının belirlenmediği, bu konuya ilişkin genel ilke ve çerçeveninçizilmediği gözetildiğinde kuralla idareye tanınan sınırsız düzenlemeyetkisinin yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle bağdaşmadığıanlaşılmıştır.
41. Öteyandan Anayasa’nın 123. maddesinin birinci fıkrasında idarenin kuruluş vegörevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Anılanmaddede yer alan idarenin bütünlüğü ilkesi hiyerarşi ve vesayet olmak üzere ikitür yetki ile sağlanmaktadır. Bir kurumun kendi iç ilişkisi bakımından sözkonusu olan ve aynı zamanda o kurumun görevlileri arasındaki astlık-üstlükdurumunu ifade eden hiyerarşi ilişkisi yönetme yetkisinden doğmaktadır (AYM,E.2020/72, K.2022/160, 13/12/2022, § 129; E.2020/59, K.2023/53, 22/3/2023, §10).
42. Hiyerarşi,hem merkezî yönetim içinde yer alan örgütler ve bunlara bağlı birimlerarasındaki hem de yerinden yönetim kuruluşlarının kendi içindeki bütünleşmeyisağlayan araçtır. İdari vesayet ise merkezî yönetim ile yerinden yönetimkuruluşları arasındaki bütünleşmeyi sağlayan araçtır (AYM, E.2018/15,K.2018/78, 5/7/2018, § 7; AYM, E.2022/142, K.2023/32, 16/2/2023, § 20). Bubağlamda hiyerarşiyi idari vesayetten ayıran en önemli özelliklerden birisi,hiyerarşinin tek bir tüzel kişiliğin kendi içindeki, vesayetin ise iki ayrıtüzel kişilik arasındaki hukuki ilişki olmasıdır.
43. Makamsilsilesi şeklinde tanımlanabilecek olan hiyerarşi kelimesi, idare hukukubakımından en genel anlamıyla idare içinde yer alan görevliler arasındakitabiiyet ilişkisini, başka bir ifadeyle ast-üst ilişkini ifade etmektedir.Öğretide de kabul edildiği üzere hiyerarşi içinde alt kademede yer alangörevlilerin yükümlülüklerini, amir konumunda olan görevlilerin emir vetalimatı altında yerine getireceği açıktır. Bu yönüyle hiyerarşi, astlar ileüst kademedeki amirler arasındaki emir ve talimat ilişkini de içermektedir(AYM, E.2018/123, K.2022/138, 9/11/2022, §§ 354, 355).
44. Ayrıca,Anayasa’nın “Cumhurbaşkanı yardımcıları, Cumhurbaşkanına vekâlet vebakanlar” kenar başlıklı 106. maddesinin beşinci fıkrasının ilk cümlesinegöre gerek Cumhurbaşkanı yardımcıları gerekse bakanların her biri doğrudanCumhurbaşkanına karşı sorumludur. Devlet tüzel kişiliği içinde bakanlar vebakanlıklar arasında hiyerarşi veya astlık-üstlük ilişkisi söz konusu değildir.Başka bir anlatımla bir bakan ve bakanlığın, diğer bakan ve bakanlıklarınherhangi biri üzerinde hiyerarşi yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla bakan vebakanlıkların birbirleri üzerinde emir ve talimat verme, denetleme gibi yetkileribulunmamaktadır (AYM, E.2021/28, K.2024/11, 18/1/2024, § 134).
45. Anayasa’nın124. maddesinde de Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kendigörev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerininuygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmeliklerçıkarabileceği düzenlenmiştir. Anayasa’nın anılan maddesinde kamu kurum vekuruluşlarına verilen yönetmelik çıkarma yetkisinin hiyerarşi ve idari vesayetyetkisine ilişkin anayasal ilkeler gözetilerek, yönetmelik çıkaracak kamu kurumve kuruluşunun hiyerarşik yönden kendi astı konumunda bulunan birimlerde hükümve sonuç doğuracak şekilde kullanılması gerektiği açıktır. Dolayısıyla kamukurum ve kuruluşlarına, hiyerarşi ve idari vesayet yetkilerini aşacak biçimdeyönetmelik çıkarma yetkisi verilmesi Anayasa’ya uygun olmaz.
46. Davakonusu kural, kamu kurum ve kuruluşlarınınkadro veya pozisyonlarında görev yapanların görevleri sırasında avukatlık stajıyapabilme imkânına ilişkin usul ve esasların Adalet Bakanlığınca çıkarılacakyönetmelikle belirlenmesini öngörmektedir. Kuralla, Adalet Bakanlığına tanınanyetki sadece Adalet Bakanlığı hiyerarşisine dahil olan birimler yönünden değilTürk idari teşkilatına dahil tüm birimler yönünden bağlayıcı nitelik taşıyandüzenleme ihdas edilmesini kapsamaktadır. Adalet Bakanlığının kendi hiyerarşisialtında bulunmayan birimleri de bağlayıcı nitelikte yönetmelik çıkarmayetkisiyle donatılması Anayasa’nın 123. ve 124. maddelerine aykırıdır.
47. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa’nın 7., 123. ve 124. maddelerine aykırıdır. İptaligerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. ve 128. maddelerine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 7.maddesi yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olmasınedeniyle Anayasa’nın 2. ve 128. maddeleri yönünden ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 5.,36., 42. ve 49. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
48. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığıgünden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaksuretiyle Anayasa Mahkemesinin gerekligördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararınınyürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceğibelirtilmektedir.
49. 1136 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasınınüçüncü ve dördüncü cümlelerinin iptal edilmeleri nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek niteliktegörüldüğünden Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince iptalhükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonrayürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. HÜKÜM
19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle değiştirilen 16.maddesine 8/6/2022 tarihli ve 7409 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen ikincifıkranın;
A. İkincicümlesinin “...kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görevyapanlar da görevleri sırasında avukatlık stajı yapabilir.” bölümünün Anayasa’yaaykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, KadirÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B. Üçüncü vedördüncü cümlelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerininAnayasa’nın 153. maddesininüçüncü fıkrası ile 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDANBAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNEOYBİRLİĞİYLE,
23/1/2024 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. 1136 sayılıAvukatlık Kanunu’nun (Kanun) 16. maddesine eklenen ikinci fıkranın ikinci cümlesindeyer alan “kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında görevyapanlar da görevleri sırasında avukatlık stajı yapabilir” bölümününAnayasa’ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
2. İtiraz konusu kuraluyarınca kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlar da görevleri sırasındaavukatlık stajı yapabilecektir. Kamu görevlilerinin görevleri sırasındaavukatlık stajı yapmalarının önünde kural olarak herhangi bir anayasal engelbulunmamakla birlikte, bu stajın nasıl yapılabileceğinin de kanunda gösterilmesive bu konuda ortaya çıkabilecek belirsiz ve öngörülemez durumların giderilmesigerekmektedir.
3. Aynı şekildeavukatlık stajına ilişkin Anayasa’da özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte,adil yargılanma hakkı başta olmak üzere anayasal hakların etkili şekildekorunmasının yargının kurucu unsurlarından olan avukatın stajının niteliklişekilde yapılmasını sağlamaya yönelik yasal tedbirler alınmasını gerektirdiğiaçıktır. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin bir kararında vurgulandığı üzere “Güçlüve bağımsız savunma mesleği; hukukun üstünlüğünün, hukuksal uzlaşmanın, adilyargılanma duygusunun ve toplumsal barışın güvencesi olup bu değerler,mesleğinde yetkin bağımsız savunucularla teminat altına alınmıştır” (AYM,E.2007/16, K.2009/147, 15/10/2009).
4. Elbette kanunkoyucu avukatlık staj süresini ve şartlarını Anayasa’nın 135. maddesindedüzenlenen kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından olan TürkiyeBarolar Birliği’nin ve baroların idari özerkliğini zedelemeyecek şekildeyeniden düzenleyebilir ve bu kapsamda kamu görevlilerinin görevleri sırasındastaj yapmasını sağlayacak tedbirler alabilir. Ancak bu düzenlemelerinAnayasa’ya aykırı olmaması gerekir.
5. Anayasa’nın 2.maddesinde güvence altına alınan hukuk devletinin temel unsurlarından biribelirliliktir. Bu ilke gereğince kanuni düzenlemelerin açık, net, belirli veöngörülebilir olması gerekmektedir. Her ne kadar avukatlık stajının tam zamanlıolarak yapılacağına dair bir yasal düzenleme bulunmamaktaysa da Türkiye BarolarBirliği Avukatlık Staj Yönetmeliği’nin muhtelif maddeleri uyarınca avukatlıkstajının altı ayı mahkemelerde (m.12), altı ayı da avukat yanında (m.14) olmaküzere bir yıl sürdüğü ve kesintisiz olarak (m.13) yapıldığı anlaşılmaktadır.
6. Bu bağlamda tamzamanlı olarak görev yapan kamu görevlilerinin görevleri sırasında aynı zamandaavukatlık stajını nasıl yapacaklarına dair herhangi bir yasal düzenlemebulunmamaktadır. Tam da bu nedenle Kanun’un 16. maddesine eklenen fıkranın “İlgilibirimlerce stajın yapılması konusunda gereken kolaylık sağlanır” şeklindekiüçüncü cümlesi iptal edilmiştir (bkz. §§ 25-34). Bu kurala ilişkin iptalgerekçeleri iptal talebi reddedilen kural için de geçerlidir.
7. Diğer yandan, kamugörevlilerinin görevleri sırasında avukatlık stajı yapmasına imkân tanıyan düzenlemelerin,bir yandan Anayasa’nın 128. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu kamugörevlileri eliyle görülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevleri aksatmayacak, diğer yandan da Anayasa’nın 36. maddesinde güvenceyealınan hak arama özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkını işlevsiz kılmayacakşekilde olması gerekmektedir. İtiraz konusu kuralda, yukarıda belirtildiğiüzere, herhangi bir belirlilik bulunmadığından Anayasa’nın diğer maddelerineaykırılığın olup olmadığının denetlenmesi imkânı da bulunmamaktadır.
8. Açıklanangerekçelerle kuralın Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğunu düşündüğümdençoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.
Başkan
Zühtü ARSLAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğu tarafından iptal istemireddedilen kural; “… kamu kurum ve kuruluşlarının, kadro veyapozisyonlarında görev yapanlar da görevleri sırasında avukatlık stajıyapabilir.” şeklindedir. Kuralın ne anlama geldiği 1136 sayılı Kanununstaja ilişkin hükümleri değerlendirilerek belirlenebilir.
2. Kanunun 13, 15, 16., 18. maddelerine göz atıldığındastajın 6 ayı mahkemeler nezdinde, kalan 6 ayı da avukat yanında olmak üzereyapılacağı öngörülmüş, anılan düzenlemelerde stajın yarı zamanlı veya belirlibir oranda devam aranmadan yapılabileceği belirtilmemiştir. Başka deyişleavukatlık stajı için mesleğin gerekleri kapsamında mesai saati takibi gerekligörülmese dahi uygulamanın tam zamanlı bir şekilde düzenlendiğianlaşılmaktadır. İncelenen kural düzenlenirken anılan kanun hükümlerinde birdeğişiklik yapılmamıştır. Bu noktada yasa koyucunun belirli bir mesleğin stajaşamasına ilişkin kolaylıklar tanıma yönünde takdir yetkisinin olduğusöylenebilir. Ne var ki hukuk devleti ilkesi uyarınca yasa koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdiryetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararıölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir. Bununla birlikte birtaraftan kamu görevlilerinin bulundukları idarelerdeki kamu hizmetleriyleilgili yasal yükümlülükleri bulunurken diğer yandan avukatlık stajının yapılışşeklinde kuralın amacına uygun bir değişiklik de yapılmamışken kamu görevlilerininde görevde iken staj yapacaklarının düzenlenmesi bir çelişkiye nedenolmaktadır.
3. Diğer taraftan Mahkememiz avukatlık mesleğiyle ilgiliolarak önceki bir kararında staj dönemi ve eğitiminin önemini şöyle ifadeetmiştir: “ Yargının kurucu unsurlarındanolan, bağımsız, serbestçe temsil eden, hukuksal ilişkilerin düzenlenmesinde,her türlü hukuksal sorun ve uyuşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarakçözümlenmesinde ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasında temel görevüstlenen avukat, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının da önemli birunsurudur. Güçlü ve bağımsız savunma mesleği; hukukun üstünlüğünün, hukuksaluzlaşmanın, adil yargılanma duygusunun ve toplumsal barışın güvencesi olup budeğerler, mesleğinde yetkin bağımsız savunucularla teminat altına alınmıştır.”(AYM, E.2007/16, K.2009/147, 15/10/2009)
4. İlk olarak belirtilmeli ki kural, asli ve sürekligörevler için istihdam edilen kamu görevlilerine görevleriyle bağlantısıolmayan bir konuda kamu hizmetini yürütme görevini mesai saati yönünden ihmaletmeyi gerektiren bir imtiyaz tanınmasına yol açmaktadır. Böyle bir imtiyazınmeşru amacının ne olduğu kuraldan anlaşılamamaktadır. Kuralın bu nedenle iptaligerekmektedir.
5. İkinci olarak, incelenen kuralla beraber kanunda meydanagelen çelişki iki ihtimalden birine yol açabilecek niteliktedir. Buna göreilkin staj kanunda öngörüldüğü gibi eğitim ve öğrenim amaçlarına uygun olarakyürütülemeyecek ve böylece avukatlık mesleğinin gerektirdiği mesleki bilgi vebeceriye sahip meslek mensubu yetiştirilmesi amacına ulaşılamayacaktır.Uygulamanın stajın gereklerine uygun olarak yürütülmesi durumunda ise bu kezkamu görevlisinden beklenen tam zamanlı çalışma yapılmasına ilişkin yasalgereklilik yerine getirilemeyecek, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde aksaklıkmeydana gelebilecektir. Tam zamanlı çalışması gereken kamu görevlilerinin resmiçalışma saatlerinde ne şekilde staj yapabilecekleri kuraldananlaşılamamaktadır. Avukatlık stajı yapmak isteyen kamu görevlileri bakımındanda kuralın ne anlama geldiği ve stajı ne şekilde yapabilecekleri konusunda belirlive öngörülebilir bir düzenleme olduğu söylenemez. Bu yönüyle kural kanununbütünlüğü ve diğer kanunlarla ilişkileri kapsamında kamu görevinin ve stajın neşekilde sürdürüleceği konusunda belirsizlik içermektedir. Dolayısıyla kuralınhukuk devleti ilkesi boyutuyla Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu içiniptal edilmesi gerektiği görüşündeyim.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
KARŞI OY
Mahkememiz çoğunluğunca, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılıAvukatlık Kanunu’nun 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun’un 11. maddesiyledeğiştirilen 16. maddesine 8/6/2022 tarihli ve 7409 sayılı Kanun’un 1.maddesiyle eklenen ve “Avukatlık stajınafiilen engel olmamak şartıyla herhangi bir işte sigortalı olarak çalışılmasıavukatlık stajının yapılmasına engel değildir. Adli ve idari yargı hâkim vesavcı adayları ile hâkim ve savcılar hariç olmak üzere, kamu kurum vekuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanlar da görevleri sırasındaavukatlık stajı yapabilir. İlgili birimlerce stajın yapılması konusunda gerekenkolaylık sağlanır. Bu fıkraya ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığıncaçıkarılan yönetmelikte düzenlenir.”hükmünü içeren ikinci fıkranın ikincicümlesinin “...kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarındagörev yapanlar da görevleri sırasında avukatlık stajı yapabilir.”bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE karar verilmiştir.
Söz konusu kuralların Anayasa’ya aykırıolması nedeniyle iptali gerektiği yolunda Sayın Yusuf Şevki Hakyemez tarafındanyazılan karşı oyda belirtilen gerekçelerle ben de anılan kuralların iptaligerektiği görüşüyle çoğunluk görüşüne dayalı iptal talebinin reddine dairkarara katılmıyorum.
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. İtiraz konusu kurallakamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanların dagörevleri sırasında avukatlık stajı yapabilecekleri hüküm altına alınmıştır.
2. Adalet sistemininsavunma ayağını oluşturan avukatlık mesleğinin hukuk devleti, adil yargılanmahakkı ve demokratik toplum düzeni açısından haiz olduğu önem izahtanvarestedir. Bu önem göz önüne alındığında mesleği yerine getireceklerin gereklibilgi ve donanıma sahip olması, vatandaşların nitelikli savunma hizmetialmaları ve yargı süreçlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için olmazsaolmaz koşullardan birini oluşturmaktadır. Bu amaca ulaşmada avukatlık stajıönemli bir yere sahiptir. Dolayısıyla bu stajın layıkıyla yerine getirilmesigerekmektedir.
3. Avukatlık stajınındevamlılık ve tam gün mesai gerektiren bir iş olduğunu, olması gerektiğinidüşünürsek avukatlık stajı yapmak isteyen kamu kurum ve kuruluşlarının kadroveya pozisyonlarında görev alan kişilerin hem kamu kurumunda çalışması hem destaj yapması belirsizliğe neden olmaktadır. Kamu kurumunda çalışma normalde tamgün mesai gerektirdiğinden kişinin avukatlık stajını hakkıyla nasıl yerinegetireceği hususunda muğlaklık ve belirsizlik mevcuttur. Schrödinger’in kedisigibi belli bir anda hem var olmak hem de yok olmak gibi kuantum dünyasındaortaya çıkabilecek bir durum içinde bulunmadıkça, klasik fizik kurallarına görebir kişi aynı anda iki yerde birden olamayacağına göre ya kamu hizmetinisunmada ya da avukatlık stajını yerine getirmede birtakım sorunların ortayaçıkması çok muhtemeldir.
4. Belirtilengerekçelerle kuralın Anayasa’nın 2. maddesine aykırı düştüğü kanaatiyleçoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Engin YILDIRIM
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğunun 19/3/1969 tarihli ve 1136sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2/5/2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun’un 11.maddesiyle değiştirilen 16. maddesine 8/6/2022 tarihli ve 7409 sayılı Kanun’un1. maddesiyle eklenen ikinci fıkranın ikinci cümlesindeki “…kamu kurum vekuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanlar da görevleri sırasındaavukatlık stajı yapabilir” ibaresinin Anayasa’nın 2. maddesineaykırı olmadığı şeklindeki kararınakatılmamaktayım.
2. Dava konusuibarenin yer aldığı fıkrada avukatlık stajına fiilen engel olmamak şartıylaherhangi bir işte sigortalı olarak çalışılmasının avukatlık stajınınyapılmasına engel olmadığı, adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayları ilehâkim ve savcılar hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veyapozisyonlarında görev yapanların da görevleri sırasında avukatlık stajıyapabileceği, bu süreçte ilgili birimlerce stajın yapılması konusunda gerekenkolaylıkların sağlanacağı ve bu fıkraya ilişkin usul ve esasların AdaletBakanlığınca çıkarılan yönetmelikte düzenleneceği öngörülmektedir.
3. Kuraldaki Anayasa’ya uygunluk denetimindeki temelsorun kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanlarıngörevleri sırasında avukatlık stajı yapabilmesi noktasındaki belirsizliktekarşımıza çıkmaktadır.
4. Nitekim Mahkememiz yerleşik içtihadında da ifadeedildiği üzere hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından birisi olanbelirlilik ilkesi gereğince yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idareyönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net,anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması gerekmektedir. Kanunda bulunmasıgereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Builke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem veişlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bugüven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır (AYM,E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154).
5. Dava konusu kuralla kamu kurum ve kuruluşlarının kadroveya pozisyonlarında görev yapanların görevleri sırasında avukatlık stajıyapabilmesi öngörülmekle birlikte kuralın yer aldığı maddede veya başkakanunlarda kamu görevlilerinin görev sırasında yapacakları bu staj süresindekamu görevini ne şekilde yürütecekleri, staj süresi boyunca bu kişilerin izinlisayılıp sayılmayacağı, staj ile kamu hizmetinin eş zamanlı biçimde nasılyürütüleceği hususlarında bir belirleme yer almamaktadır.
6. Oysa staj yapmakta olan kamu görevlilerininbulundukları kadroda yaptıkları görev de avukatlık stajları da tam zamanlımesaiyi gerekli kılmaktadır. Bu nedenle her iki farklı işin eş zamanlı olaraknasıl gerçekleştirileceğinin kurallarda belirli hale getirilmesi zorunludur.
7. Bu konuda sadece dava konusu ibarenin akabindekicümlede stajla ilgili olarak ilgili birimlerce stajın yapılması konusundagereken kolaylıkların sağlanacağı öngörülmektedir. Bununla birlikte bu cümleaynı dosyada Mahkememizce oybirliği ile iptal edilmiştir. Bunun dışında kanundakamu görevlilerinin avukatlık staj süresi boyunca mesaisinin stajda ve kamugörevinde ne şekilde yapılacağı konularında bir belirleme mevcut değildir.
8. Mahkememizin oybirliği ile iptal ettiği “İlgili birimlerce stajın yapılması konusunda gerekenkolaylık sağlanır.” şeklindeki bahsekonu cümleye ilişkin gerekçede şudeğerlendirme yapılmıştır:
“Kamu personeline, avukatlık stajı yapması içingereken kolaylığın sağlanması hususunda ilgili birimlerin -personel mevzuatı dadahil olmak üzere- tabi olduğu mevzuata uygun davranması gerektiği açıktır. Bukapsamda gerek kamu personeli gerek ilgili birimler gerekse bu konuda ortayaçıkabilecek uyuşmazlıkların çözümü bakımından ilgili kanuni düzenlemelerçerçevesinde stajın yapılması hususunda kamu personeline ne şekilde birkolaylık sağlanabileceğinin herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık,net ve öngörülebilir şekilde düzenlemesi gerekmektedir. Ancak kural anılanmevzuat çerçevesinde avukatlık stajı yapacak personele ilgili birimlerce nasılbir kolaylık sağlayacağına ilişkin, ilgili birimlere yol gösterici niteliktebir düzenleme içermemektedir. Bu durum avukatlık stajının yapılması sırasındasağlanacak kolaylıklarda ilgili birimlerin farklı ve keyfî uygulamalarına daneden olabilecek niteliktedir. Dolayısıyla kuralın belirlilik ve hukuk devletiilkeleriyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” (Bkz.: § 33).
9. Esasında Mahkememizin oybirliği ile iptal ettiği bucümledeki belirlilik sorunu yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı üzere davakonusu ibarede de mevcuttur. İptali talep edilen ibarede veya başka kanunhükümlerinde kamu görevlisince yapılan stajın hizmetin sunumunu aksatmadangörevle birlikte ne şekilde yerine getirilebileceğine dair bir açık belirlemeyer almamaktadır.
10. Sonuç olarak yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzeredava konusu ibarenin belirli olmadığı gerekçesiyle Anayasa’nın 2. maddesineaykırı olduğu için iptali gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluğun aksiyöndeki kararına katılmamaktayım.
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğu8/6/2022 tarihli ve 7409 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 19/3/1969 tarihli ve1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 16’ncı maddesinin ikinci fıkrasına eklenenikinci cümlenin “Adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayları ile hâkim vesavcılar hariç olmak üzere,” kısmı dışındaki bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir. Aşağıda açıklanannedenlerle bu karara katılma imkânı olmamıştır.
2. Kural “…kamukurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanlar da görevlerisırasında avukatlık stajı yapabilir…” şeklindedir.
3. Anayasa'nın 2.maddesinde belirtildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devleti ise Anayasa ve hukukun üstün kurallarıylakendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa’nın bulunduğubilincinde olan devlettir. Yasal düzenlemeler, yasa koyucunun takdir yetkisiiçinde olmakla birlikte yasa koyucu bu yetkisini kullanırken Anayasa'ya bağlıkalmak durumundadır.
4. Hukukdevletinin olmazsa olmaz koşulu olan “bağımsız yargı”, yargının olmazsa olmazkoşulu olan “savunma” ile birlikte anlam kazanır. Savunma, “sav-savunma-karar”üçgeninden oluşan yargının vazgeçilmez öğesidir. Adaletli bir yargılamanınvarlığı, ancak avukatın etkin katılımıyla sağlanabilir. (AYM, E.2007/16, K.2009/147, 15/10/2009)
5. Sadecehukuk fakültesinden mezun olmak, hakimlik-savcılık meslekleri gibi avukatlıkmesleğini de icra etmek için yeterli olamaz.
6. Hâkim ve savcılık da olduğu gibi avukatın da yetkinliği,hukuk formasyonuna sahip olması ve tecrübe edinmesi hem kamunun hem de yargınınbeklediği bir husustur.
7. Yargılamanınönemli bir unsuru olan avukatlık mesleğinin uzmanlık ve belli bir yetiştirmedönemi gerektirmesi nedeniyle staj şartı getirilmesi suretiyle çalışmahürriyetinin ve çalışma hakkının sınırlanması mümkündür (AYM, E.2014/177,K.2015/49, 14/05/2015; E.2020/43, K.2022/116, 13/10/2022, § 15).
8. Adaletlibir yargılamanın yapılabilmesinin ilk aşaması iyi bir hukuk eğitimininverilmesi ve akabinde meslek öncesi nitelikli bir stajın yapılmasıdır.Avukatlık stajına dair böyle bir düzenlemenin iki meşru amacı ya da gereğiolabilir. Birincisi sayısal olarak avukata duyulan ihtiyaçtır. Nitekim açılançok sayıda hukuk fakültesi nedeniyle hukuk mezunu sayısında büyük bir artışmeydana gelmiştir. Söz konusu düzenleme öncesinde dahi stajyerler, yanında stajyapacak avukat bulmakta zorluk çekmektedirler. O halde böyle bir gereklilikyoktur. İkinci gereklilik avukatlık stajının daha iyi yapılmasının sağlamasıolabilir ki dava konusu düzenleme stajı bir sertifika programına indirgemeihtimali nedeniyle bu amaca da hizmet etmekten uzaktır.
9. Sözkonusu düzenlemenin görüşüldüğü TBMM’deki komisyonda aşağıdaki açıklamalara yerverilmiştir: “Avukatlık stajı günümüzde belli bazı şekil şartları içerisindeyürütülmektedir ve bir hukuk fakültesi mezununun stajını yapabilmesi içinkesintisiz bir şekilde staj sürecini tamamlaması gerekmektedir. Hukukfakülteleri avukat yetiştiren değil, hukuk formasyonu veren, hukukçu yetiştirenyerlerdir. Avukatlık mesleği, gerçek anlamda staj süreci içerisindeöğrenilebilecektir. Avukatlık mesleği, asli bir meslektir ve bir sertifika veyakurs programı gibi değerlendirilmesi mümkün değildir. Hukuk fakülteleriningiderek artan sayısı, hukuk formasyonunun doğru bir şekilde verilmemesi,avukatlık stajının liyakat kazandıracak şekilde gerektiği gibi yapılmaması veücretsiz iş gücü hâline gelen stajyer avukatların yaşadığı ekonomik problemlergibi birçok sorun alanı bulunmasına rağmen, Teklif bu sorunlara çözümbulunmasına ilişkin düzenlemeler içermediği gibi, avukat stajının özüylebağdaşmayan düzenlemeleri nedeniyle avukatlık mesleğini alternatif, tali bir işhâline dönüştürecektir. Nasıl ki hâkimlik ve savcılık mesleğinin öğrenilmesiiçin bir ferah öğrenme modeli bulunmaktaysa, aynı şekilde asli bir meslek olanavukatlık mesleğinin öğrenildiği staj süresi, sosyal devlet ilkesi gereğiteminat altına alınmalıdır. Stajyer avukatlar, hâkim ve savcı adayları ile aynıözlük haklara kavuşturulmalı ya da en azından asgari ücret seviyesinde birücretle kamu tarafından desteklenerek stajlarını etkin olarak yapmalarısağlanmalıdır.”
10. TürkiyeBarolar Birliği Avukatlık Staj Yönetmeliği’ne göre avukatlık stajı bir yıldır. Staj, altı ay süre ile mahkeme ve adalet dairelerinde,altı ay da bir avukat yanında yapılır. Staj kesintisiz olarak yapılır.Stajyerin haklı nedenlerle devam edemediği günler avukatlık Kanunu’nun 23.maddesinde belirtildiği şekilde tamamlattırılır. Stajyer, staj eğitimçalışmalarını aksatmamak koşuluyla, avukatla birlikte duruşmaları izler.Avukatın yazılı olur vermesi halinde bizzat avukatlık Kanunu’nda belirtilenmahkemelerdeki duruşmalara girer. Mahkemeler ve idari makamlardaki işleri takipeder. Dava dosyalarını hazırlar, gerekli araştırmaları yapar, yazışmalarıdüzenler, icra takipleri yapar, takip hukukunun aşamalarına eylemli biçimdekatılır.
11. Sözkonusu düzenleme ile kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar bir yandan kamudaçalışırken bir yandan avukatlık stajı yapacaktır. Bu durum fiili anlamda niteliklibir stajın yapılmasını engelleyecektir. Avukat stajyerleri duruşmayagiremeyecek, bir avukatlık bürosunda edineceği uygulamaya dönük tecrübedenmahrum kalacaktır. Böylesi bir staj, avukatlık mesleğinin niteliğini daha dadüşürecek ve avukatlık mesleğini icra etmek isteyenler arasında haksız rekabeteyol açabilecektir.
12. Avukatlıkstajının kâğıt üzerinde yapılması sonucunu doğurabilecek düzenleme avukatlıkstajı ile amaçlanan niteliğin ve mesleki gelişimin sağlanmasına engelolacaktır. Örneğin öğretmen olan bir avukat stajyeri görev yaptığı okuldaderslerine giremeyecektir. Avukatlık stajı yapmak isteyen kamu görevlileriningörevi ile birlikte stajını yapması birinden birini ya da her ikisini gerektiğigibi yapmasını engelleyecektir. Kamu görevlilerine avukatlık stajı yapmasıkonusunda illaki bir imkân sağlanacak ise kanun teklifinin ilk halindebelirtildiği üzere “Bu kişiler, staj süresince görev yeri saklı kalarakaylıksız veya ücretsiz izinli sayılır ve bu dönemde yıllık izinlerini dekullanabilir. Talep halinde ilgili birimlerce ücretsiz izin verilir.” şeklindeücretli ya da ücretsiz izin verilmek suretiyle stajı gerçek anlamıyla yapmayaimkân verecek nitelikte bir düzenleme yapılabilirdi.
13. Kamupersonelinin büyük bölümü ancak yerinde hizmet sunabilecekleri; öğretmenlik,polislik, askerlik, maliye memurluğu, tapu memurluğu, nüfus memurluğu, gümrükmemurluğu, orman memurluğu gibi görevlerde çalışmaktadır. Kamu personelinin hemçalışma yükümlülüğünün hem de tam zamanlı avukatlık stajının birlikte yürütülmesinimümkün kılacak kolaylığın nasıl sağlanabileceği belirsizdir.
14. Davakonusu fıkrada, kolaylık sağlanacağından söz edilmiş ise de her iki tarafta daçalışma zorunluluğu devam ettiği sürece bu kolaylığın nasıl sağlanacağı birmuamma olarak kalacağından hukuki belirsizlik nedeniyle söz konusu cümleAnayasa Mahkemesince oy birliği ile iptal edilmiştir. Nitekim idari yargıyayansıyan bazı uyuşmazlıklarda, ilgili kişilerin bir yıl boyunca ücretli izinlisayılmaları gerektiği yolunda iddialarının bulunduğu görülmektedir. Dolayısıylaaynı anda iki yerde çalışma yükümlülüğü devam ettiği sürece belirliliğinsağlanması mümkün değildir. Kamu personelinin avukatlık stajı yapmasınakolaylık sağlanmasına yönelik cümlenin iptalindeki gerekçeler dava konusu iş bucümle içinde geçerlidir.
15. Stajşartının sağlanmasının kolaylaştırılması yönünden düzenleme yapılması kanunkoyucunun takdir yetkisi kapsamında kalmaktadır. Ancak sağlanan kolaylıklarınhukuk devletinin gerektirdiği belirlilik ve öngörülebilirlik koşullarını sağlamasıgerekir.
16. Sözkonusu düzenlemede kamu görevlilerinin avukatlık stajı yaparken görevi ilestajı arasında nasıl bir denge kuracağı, personelin geçici görevle başka birilde görevlendirilmesi veya askeri personelin yurtdışı operasyondagörevlendirilmesi gibi durumlarda ne olacağı gibi birçok belirsizlik mevcuttur.Düzenlemede bu belirsizliği gidermeye elverişli bir çerçeve bulunmamaktadır.Kural ile personel mevzuatının çatıştığı ve kuralın personel mevzuatıkarşısında fiilen uygulanamaz olduğu sonucuna varılmaktadır. Staj yapacakkişinin kamu görevini aksatmadan nasıl staj yapabileceğinin açık olmadığı,dolayısıyla hukuk devleti ilkesi gereği kanunların açık ve net şekildedüzenlenmesi gerektiği, bu nedenle iptali talep edilen hükmün Anayasa'nın 2. maddesineaykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
17. Sözkonusu düzenleme ile hâkim ve savcı stajyerinin ayrık tutulması, yargılamadayargının kurucu unsurlarından olan savunma kurumunun önemsizleştirilme sonucunudoğuracaktır. Hakimlik ve savcılık yeni kanun ile daha da nitelikli halegetirilmeye çalışılırken, aynı çabanın avukatlık mesleği için de gösterilmediğiaçıktır. Bu düzenleme ile kamu kurumunda ekonomik güvencesi olan kesimeimtiyazlı staj hakkı tanınmaktadır. Düzenleme, avukatlık stajını fiili olarakyapan ve herhangi bir geliri veya işi olmayan hukuk fakültesi mezunu ile kâğıtüzerinde yapan ve kamuda görev yapan veya özel sektörde sigortalı olarakçalışan hukuk fakültesi mezunu bireyler arasında ayırıma neden olabilecektir.Eşitlik ilkesiyle de bağdaşmayan bu durum çalışma barışının bozulması sonucunudoğuracaktır. Düzenleme bu yönüyle Anayasa’nın 10. maddesindeki “eşitlik”ilkesine aykırıdır.
18. Anayasa'nın 36.maddesinde, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanmahakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Yargının kurucu unsurlarından olan,bağımsız, serbestçe temsil eden, hukuksal ilişkilerin düzenlenmesinde, hertürlü hukuksal sorun ve uyuşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarakçözümlenmesinde ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasında temel görevüstlenen avukat, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının da önemli birunsurudur. (AYM,E.2007/16, K.2009/147, 15/10/2009)
19. Avukatlıkmesleğinin yargılama faaliyeti kapsamında iddia ve savunma bakımından önemlibir görev olduğu dikkate alındığında maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi veadil yargılama yapılabilmesi için avukatların nitelikli ve işinin ehli olmasıgerekir. Ancak bu takdirde savunma hakkı, hak arama özgürlüğü ve adilyargılanma hakkı gerçek anlamda sağlanabilir. Bu ise ancak avukatlık stajınındonanımlı ve fiili şekilde yapılması ile mümkündür. Avukatlık stajının kâğıtüstünde yapılması halinde staj ile amaçlanan nitelik ve mesleki gelişimsağlanamayacaktır. Savunmanın yetkin olmaması temsil ettiği vatandaşların adilyargılanma haklarına, savunma haklarına ve hak arama hürriyetlerine zararverecek olması nedeniyle dava konusu kuralAnayasa'nın 36. maddesine aykırıdır.
20. Anayasa’nın128. maddesine göre kamu hizmetleri genel itibariyle kamu personeli eliyleyürütülür. Kural hiçbir belirleme yapmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarınınkadro veya pozisyonlarında görev yapanlara da görevleri sırasında avukatlıkstajı yapma imkanını düzenlerken, idare hizmetin kesintisiz ve düzenliyürütülmesinden sorumlu olmaya devam etmektedir. Bu kapsamda kamugörevlilerinin çalışma şekillerinin ve izinlerinin kanunla düzenlenmesigerekir.
21. İtirazbaşvurusunda belirtildiği üzere kural, kamu hizmetlerinin sürekliliği ve buhizmetlerin kamu görevlileri ile yürütüleceği göz önüne alındığında, kamugörevlisinin, görevini yerine getirmeyerek avukatlık stajı yapması halinde kamuhizmetinin aksayacağı, Devletin temel görevleri arasında yer alan kamu hizmetisunma görevinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşları açısından olumsuzyönde etkileneceği ve aksayacağı, kamu hizmetinin süratle sunulması ilkesininzedeleneceği, kamu hizmetinin geç işlemesi sonucuna yol açacağı ortadadır. Busebeple söz konusu düzenleme Anayasa’nın 128. maddesine aykırıdır.
22. Anayasa'nın135. maddesi ile birlikte Avukatlık Kanunu'nun Barolara ve Türkiye BarolarBirliği'ne yüklediği görevler, tanıdığı hak ve yetkilerle bu kuruluşlarıntoplum ve devlet yaşamı için göz ardı edilmeyecek önemleri de düşünülürse, iyibir avukatlık stajının ne kadar gerekli olduğu ortaya çıkmaktadır.
23. Düzenlemeile getirilen kuralın bir yönü kamu kurum ve kuruluşlarını ilgilendirirkendiğer yönü Türkiye Barolar Birliği ve Baroları ilgilendirmektedir. Zira kamukurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Baroların özerkliği dikkate alındığındaavukatlık stajının usul ve esaslarını belirlemesine meşru amacı olmayan birmüdahale söz konusudur.
24. Davakonusu kurala dayalı olarak Adalet Bakanlığınca çıkarılan 22/6/2023 tarihli ve31874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında GörevYapanlar ile Sigortalı Olarak Çalışanların Avukatlık Stajı HakkındaYönetmeliğin 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da, kamu kurum vekuruluşlarının, stajyerlerin yarı zamanlı, dönüşümlü, vardiyalı, nöbet usulü,uzaktan veya esnek çalışma gibi imkânlardan yararlanmalarını sağlayacağıbelirtilmiş izin gibi bir imkandan söz edilmemiştir. Ayrıca tekrar etmekgerekirse Bakanlığın çıkardığı yönetmelikte de staj yapacak kamu görevlerininyarı zamanlı, dönüşümlü, vardiyalı, nöbet usulü, uzaktan veya esnek çalışmagibi imkânlardan mevcut kurallar çerçevesinde nasıl yararlanabileceklerine dairhiçbir hüküm bulunmamaktadır. Kamu personellerinin kurumları bu şekilde stajyapanlara ne kadar imkân tanırsa Türkiye Barolar Birliği ve Barolar stajyerlerio kadar eğitime tabi tutabilecektir. Bu yönüyle kural Anayasa’nın 135. maddesikapsamında kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan Türkiye Barolar Birliğive baroların özerkliğini de zedelemektedir.
25. Özetlehukuk devletinin olmazsa olmaz koşulu olan “bağımsız yargı”dır. Adaletli biryargılamanın varlığı “sav-savunma-karar” üçgeninde görev alan hukukçularınyetkinliği ve hukuk nosyonuna sahip olması ile mümkündür. Bu yetkinliğisağlayacak olan ise iyi bir hukuk eğitimi, verimli bir staj dönemi ve ihmaledilmemesi gereken meslek içi eğitimlerdir. Yapılacak düzenlemeler bu amacahizmet etmelidir.
26. Aksitakdirde böyle bir ortamda yeterli bir mesleki hukuk formasyonuna sahip olmadanmesleğe başlayan avukatlar nedeniyle hukuk alanında ortak dil oluşturulmasızorlaşacağından bir hukuk devletindeki hukukun üstünlüğü, adil yargılanmahakkı, normlar hiyerarşisi gibi mutabakatın sağlanması zorunlu en temelkonularda bile çok farklı uçlara kadar savrulabilen görüşleri hiç çekinmedenifade etmeye çalışan meslek erbabı avukatlara rastlanılabilecektir.
27. Yukarıdaaçıklanan sebeplerle dava konusu kural Anayasa'nın 2., 10., 36., 128. ve 135.maddelerine aykırıdır.
Üye
Kenan YAŞAR