ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2024/124
Karar Sayısı : 2025/39
Karar Tarihi : 11/2/2025
R.G.Tarih-Sayı : 27/5/2025-32912
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Denizli 2. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 31/1/2018tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun HükmündeKararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin (2) numaralıfıkrasının (g) bendinin Anayasa’nın 2., 5., 13., 25. ve 26. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline verilmesi talebidir.
OLAY: Davacının uyarmacezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davadaitiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un 8. maddesinin itiraz konusu kuralın da yer aldığı(2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(2) Kınamacezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) Görev sırasında (…), mevzuat veya talimatlarlayasaklanan davranışlarda bulunmak.
b) Mevzuatta belirlenmiş usul ve kurallara riayet etmedensözlü, yazılı veya elektronik olarak müracaat veya şikâyette bulunmak.
c) Nöbeti teslimden sonra görev yerine özürsüz olarak geçdönmek.
ç) Bildirimleri süresi içerisinde yerine ulaştırmamak.
d) Mevzuat veya talimatlarla taşınmasına veyabulundurulmasına izin verilmiş olanlar dışında, mesleğin ciddiyeti ilebağdaşmayacak biçimde yüzük, bilezik, kolye, madalyon, rozet ve benzeri şeyleritakmak.
e) Görev sırasında veya dışında kendisi ile aynı rütbedeçalışanlara veya mesai arkadaşlarına karşı saygısız davranmak.
f) Mevzuat ve talimatlarla kendisine tevdi edilmişgörevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecektavır ve davranışlarda bulunmak.
g) Amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışmaarkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda, onların işlem, eylem vekişilikleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacaktarzda olumsuz sözler söylemek.
ğ) Zati demirbaş tabanca veya geçici olarak verilendemirbaş tabancanın üzerinde orijinalliğini bozacak boya, kaplama, gravür veyaciddiyetle bağdaşmayacak şekil, desen, resim ve karakter gibi değişiklikleryapmak.
h) Mevzuata veya mesleki teamüllere aykırı hitaplardabulunmak.
ı) Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem,işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir veyerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek.
i) (Mülga:18/10/2018-7148/36 md.)”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, EnginYILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU,Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL veÖmer ÇINAR’IN katılımlarıyla 27/6/2024 tarihindeyapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işinesasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı veekleri, Raportörler Ömer DURSUN ve Burcu TAŞYAPAN tarafından hazırlanan işinesasına ilişkin raporlar, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasakuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. 7068 sayılı Kanun;Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil GüvenlikKomutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik hâlleri ile cezalarını, disiplinamirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturma usulünü ve ilgili diğerhususları düzenlemektedir.
4. Anılan Kanun’un 2.maddesine göre Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında çalışan her sınıftan memurlar,Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatlarında görevyapan subay, astsubay, sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma,uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve sözleşmeli erler ile diğer sınıflardakimemurlar Kanun’un kapsamında yer almaktadır.
5. Kanun’un 7.maddesinin (1) numaralı fıkrasında fiilin niteliğine göre personeleverilebilecek disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kısa sürelidurdurma, uzun süreli durdurma, meslekten çıkarma ve devlet memurluğundançıkarma cezası olarak belirlenmiştir. Anılan fıkranın (b) bendinde kınama, personelegörevinin icrasında veya hâl ve hareketlerinde kusurlu olduğunun yazı ilebildirilmesi şeklinde tanımlanmıştır.
6. 8. maddenin (2)numaralı fıkrasında kınama cezasıyla cezalandırılacak fiiller belirtilmiştir. Sözkonusu fıkranın itiraz konusu (g) bendinde amirleri, üstleri, aynı rütbedekiveya çalışma arkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda onlarınişlem, eylem ve kişilikleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötüintiba bırakacak tarzda olumsuz sözler söyleyen kolluk personelinin kınamacezasıyla cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.
7. Kuraldadüzenlenen fiilin kınama cezasına konu olabilmesi için amirleri, üstleri, aynırütbedeki veya çalışma arkadaşlarının işlem, eylem ve kişilikleri hakkındakullanılan olumsuz sözlerin kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intibabırakacak nitelikte olması gerekmektedir.
8. Kötüleyicisözler söylemek belirli bir konu (fikir, kişi, olay, iş, durum gibi) hakkındaolumsuz, aşağılayıcı, hoş olmayan sözler söylenilmesini ifade etmektedir.Kuralla olumsuz sözlerin kınama cezasına konu olabilmesi için ise objektifolarak bakıldığında konuşulan kişilerde kötü bir izlenime neden olacaknitelikte olması şartı aranmıştır. Dolayısıyla kuralda sayılan kişilerin işlem,eylem ve kişilikleri hakkında belirtilen nitelikte olmayan sözlerin söylenmesikınama cezasına konu olmayacaktır.
9. Kuraldayer alan işlem ve eylem ibareleriyle kolluk hizmetinin yürütüldüğü kurum veya birimde amir, üstkonumunda olan, aynı rütbedeki kişilerin veya çalışma arkadaşlarının hizmetsırasında doğrudan görevleriyle ilgili olarakveya görevlerinden dolayı tesis ettikleri işlem ve ifa ettikleri eylemlerkastedilmektedir. Diğer bir ifadeyle bu kişilerin görev ve hizmetle herhangibir bağlantısı olmayan, özel yaşam alanlarıyla ilgili işlem ve eylemlerineyönelik olarak söylenen olumsuz sözler kural kapsamında disiplin cezasına konuolmamaktadır (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2021/22, K.2022/6,26/1/2022, § 11).
10. Kuraldayer alan kişilikleri ibaresi ise kişilerin bireysel özelliklerinin toplamını ifade etmektedir. Kuralda sayılan kişilerin kendilerine özgü belirginözellikleri, manevi ve ruhsal niteliklerini hedef alan kötüleyici veya konuştuğukişilerde kötü intiba bırakacak nitelikte olumsuz sözler kural kapsamındakalmaktadır.
B. İtirazın Gerekçesi
11. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuraldakolluk personeline kınama cezası verilmesine dayanak olan olumsuz sözlerinbelirsiz olduğu, söz konusu olumsuz sözler nedeniyle kolluk personelinin kınamacezasıyla cezalandırılmasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı, budurumun ifade özgürlüğüne ölçüsüz bir sınırlama getirdiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın2., 5., 13., 25. ve 26. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
1. Bentte Yer Alan “…işlem, eylem…” İbaresininİncelenmesi
12. İtiraz konusu kuralınyer aldığı 7068 sayılı Kanun, olağanüstü hâl kapsamında çıkarılan 2/1/2017tarihli ve 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun HükmündeKararname’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanması sonucuyürürlüğe girmiştir. Bununla birlikte kural olağanüstü hâl süresiyle sınırlıbir düzenleme öngörmediğinden kurala ilişkin incelemenin Anayasa’nın olağandönem kuralları yönünden öngördüğü denetim rejimine göre yapılması gerekir.
13. İtiraz konusu kuralla amirleri, üstleri, aynı rütbedekiveya çalışma arkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda onlarınişlem ve eylemleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intibabırakacak tarzda olumsuz sözler söyleyen kolluk personelinin kınama cezasıylacezalandırılması öngörülmektedir.
14. Anayasa Mahkemesi26/1/2022 tarihli ve E.2021/22, K.2022/6 sayılı kararında 7068 sayılı Kanun’un8. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (5) numaralı alt bendinde yer alan vegörev içinde amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yöndeeleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak fiilinin disiplin suçuolarak düzenlenmesini öngören ibareyi incelemiş ve söz konusu ibareyle ifadeözgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerineuygun olmadığı gerekçesiyle ibareyi Anayasa’nın 13. ve 26. maddelerine aykırıbularak iptal etmiştir.
15. Anılan kararda ilk olarak disiplin suçunun konusunuteşkil eden fiilin kapsamı, niteliği, ne şekilde işlenebileceği ilekarşılığında hangi cezanın öngörüldüğünün herhangi bir tereddüde yer vermeyecekbiçimde açık ve net olarak düzenlendiği, bu kapsamda ifade özgürlüğünesınırlama getiren ibarenin belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikteolduğu ve kanunilik şartını taşıdığı tespit edilmiştir (AYM, E.2021/22,K.2022/6, 26/1/2022, § 22).
16. Söz konusu kararda ayrıca toplumda asayiş ve güvenliğisağlamakla görevli olan kolluk kuvvetlerince yürütülen hizmetin niteliği vehassasiyeti gereği kolluk teşkilatlarındaki görev ve hizmet anlayışının sivildevlet memurlarına kıyasla daha katı bir disiplin ve hiyerarşi düzeni üzerinetemellendirildiği belirtilmiş, bu itibarla ibareyle görev yaptıklarıteşkilatlarda amir ya da üst konumunda olan kişilerin yöneltilen olumsuzeleştirilerden kaynaklı olarak görevle ilgili tasarruflarının hukukiliği ya dayerindeliği üzerine oluşabilecek şüphe veya olumsuz algıların önüne geçilerekmaiyetlerinde bulunan personel üzerindeki otoritelerinin zayıflamasının ve busuretle kurum düzeninin bozulmasının engellenmesinin amaçlandığı, dolayısıyla ibareninkamu düzeninin korunması ve sağlanmasına yönelik meşru bir amacının bulunduğubelirtilmiştir (AYM, E.2021/22, K.2022/6, 26/1/2022, § 24).
17. Kararda disiplin ve hiyerarşik düzenin ön plandaolduğu kolluk kuvvetlerinde amir ya da üst konumunda görev yapanların eylemveya işlemlerine yönelik olarak onların personel üzerindeki otoritesinisarsarak kurumun düzeninin, dolayısıyla hizmetin işleyişinin bozulmasınasebebiyet verebilecek nitelikte olumsuz yönde görüş ya da kanaat belirtilmesihususunda bazı sınırlamaların ve yasakların getirilmesinin toplumun asayiş vegüvenliğinde herhangi bir zafiyete meydan verilmemesi bakımından gerekliliktaşımadığının söylenemeyeceği, bununla birlikte bu hususun hiyerarşik amir veüstlerin hiçbir şekilde eleştirilemeyeceği anlamına da gelmediği ifade edilmiş;olumsuz yönde olmakla birlikte objektif olarak bakıldığında üst ya da amirinotoritesi üzerinde menfi herhangi bir etkisi olmayan eleştirilerden de sözedilebileceğine, bu tür eleştirilerin cezalandırılmasının demokratik toplumdazorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya hizmet etmeyeceğine dikkatçekilmiştir (AYM, E.2021/22, K.2022/6, 26/1/2022, § 26).
18. İbarenin lafzına bakıldığında görev içinde amir ya daüstlerin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirmenin disiplin suçununoluşması için yeterli görüldüğünün anlaşıldığı belirtilen kararda, ibarenin göreviçinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerine yönelik olarak getirilenolumsuz eleştirinin otoriteyi zedeleyen, kurumun hiyerarşik düzenine veyaişleyişine zarar veren bir unsur taşıyıp taşımadığı yahut genel olarak hizmetanlayışı içerisinde makul karşılanabilir nitelikte olup olmadığınabakılmaksızın her türlü eleştirinin cezalandırılabilmesine imkân tanıdığından ibareyleifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeniningereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır (AYM, E.2021/22, K.2022/6,26/1/2022, § 27).
19. İtiraz konusu kural bakımından da Anayasa Mahkemesininanılan kararında belirtilen gerekçelerden ayrılmayı gerektirir bir durumbulunmamaktadır. Bu itibarla kuralın amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veyaçalışma arkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda onların işlem veeylemleri hakkında söylenen olumsuz sözlerin otoriteyi zedeleyen, kurumunhiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar veren bir unsur taşıyıp taşımadığınabakılmaksızın her türlü olumsuz sözün cezalandırılabilmesine imkân tanıdığıanlaşıldığından kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratiktoplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
20. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın13. ve 26. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Basri BAĞCI, Yıldız SEFERİNOĞLU, İrfanFİDAN, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI bu görüşekatılmamışlardır.
Kural Anayasa’nın 13. ve 26. maddelerineaykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2., 5. ve 25. maddeleriyönünden incelenmemiştir.
2. Bendin Kalan Kısmının İncelenmesi
21. İtiraz konusu kuralla amirleri, üstleri, aynırütbedeki veya çalışma arkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlardaonların kişilikleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intibabırakacak tarzda olumsuz sözler söyleyen kolluk personeline disiplin cezası verilmesine imkân tanınmak suretiyle ifade özgürlüğüne birsınırlama getirilmektedir.
22. 7068sayılı Kanun’un 8. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (g) bendinde yer alan “…işlem,eylem…” ibaresinin Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde kanunilik vemeşru amaç kapsamında belirtilen gerekçeler bu kural yönünden de geçerlidir. Buitibarla ifade özgürlüğüne sınırlama getiren kuralın belirli, ulaşılabilir veöngörülebilir nitelikte olduğundan kanunilik şartını taşıdığı ve kamu düzenininkorunmasına yönelik meşru bir amacı olduğu anlaşılmaktadır.
23. Diğer yandan temel hak ve özgürlüklere yöneliksınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması, başka birifadeyle demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamasıgerekir.
24. Disiplin ve hiyerarşik düzenin ön planda olduğu kollukkuvvetlerinde kurumun düzeninin, dolayısıyla hizmetin işleyişinin bozulmasınasebebiyet verebilecek nitelikte olumsuz yönde görüş ya da kanaat belirtilmesihususunda bazı sınırlamaların ve yasakların getirilmesinin toplumun asayiş vegüvenliğinde herhangi bir zafiyete neden olunmaması bakımından gerekliliktaşımakla birlikte bu husus hiyerarşik amir ve üstlerin hiçbir şekildeeleştirilemeyeceği anlamına gelmemektedir.
25. Öte yandan kollukpersonelinin amirleri,üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşlarının bulunmadığı ortamdaonların iş ve işlemleriyle ilgisi olmayan, kişisel özelliklerini hedef alankötüleyici ya da kötü izlenim bırakacak nitelikte olumsuz sözler söylemesieleştiri sınırlarını aşan bir durumu ifade etmektedir. Dolayısıyla kurumdüzeninin, bu suretle kamu düzeninin korunması ve sağlanması biçimindeki meşruamaç doğrultusunda anılan kişilerin kişilikleri hakkında kötüleyici veyakonuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak nitelikte olumsuz sözler söyleyenkolluk personelinin disiplin cezasıyla cezalandırılması yoluyla ifadeözgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplumda zorunlu bir toplumsalihtiyacı karşıladığı değerlendirilmektedir.
26. Kurallaifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeniningereklerine aykırılık teşkil etmemesi yeterli olmayıp ayrıca ölçülü olmasıgerekir. Anayasa’nın 13. maddesinde güvence altına alınan ölçülülük ilkesielverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkedenoluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanın ulaşılmak istenenamacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenenamaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını diğer bir ifadeyle aynı amacadaha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık isehakka getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul birdengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir.
27. Kuralın kollukpersoneli arasındaki çalışma barışının ve hiyerarşik düzenin sağlıklı vedüzenli bir şekilde işleyişinin bozulmasına yol açabilecek nitelikte tutum vedavranışlarda bulunulmasını önleyici etkiye sahip olduğu gözetildiğinde kurallaifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın kamu düzeninin korunması ve sağlanmasıamacına ulaşma bakımından elverişli ve gerekli olmadığı söylenemez.
28. Kuralla kollukpersonelinin amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşlarının işve işlemleriyle ilgisi olmayan, kişisel özelliklerini hedef alan kötüleyici yada kötü izlenim bırakacak nitelikte eleştiri sınırlarını aşan sözlerinindisiplin cezası ile cezalandırılmasının öngörüldüğü, dolayısıyla personelinamirleri veya çalışma arkadaşları hakkında olumsuz yönde olmakla birlikteobjektif olarak bakıldığında üst ya da amirin otoritesi üzerinde veya çalışmabarışına menfi herhangi bir etkisi olmayan sözlerinin kural kapsamındaolmadığı, kaldı ki sarf edilen sözlerin anılan kişilerin kişisel özelliklerinihedef alan kötüleyici ya da kötü izlenim bırakacak ve eleştiri sınırlarınıaşacak nitelikte olup olmadığının da yargı denetimine tabi olduğu birliktedeğerlendirildiğinde dava konusu kuralda düzenlenen fiilin kınama cezası ilecezalandırılmasının yaptırım ile korunmakistenen hukuki değer ve elde edilmek istenen kamusal yarar karşısında bireyemakul olmayan, orantısız bir külfet yüklemediği sonucuna varılmıştır.
29. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 26. maddelerine aykırı değildir. İptaltalebinin reddi gerekir.
Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, Yusuf Şevki HAKYEMEZve Selahaddin MENTEŞ bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın Anayasa’nın 2., 5. ve 25. maddelerine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 13.ve 26. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmışolması nedeniyle Anayasa’nın 2., 5. ve 25. maddeleri yönünden ayrıca birinceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
30. 30/3/2011 tarihlive 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesininveya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün belirli kurallarının iptali,diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa bunların daAnayasa Mahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
31. 7068 sayılıKanun’un 8. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (g) bendinde yer alan “…işlem,eylem…” ibaresinin iptali nedeniyleuygulanma imkânı kalmayan bu ibareden sonra gelen “…ve…” ibaresinin 6216sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
V. HÜKÜM
31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk DisiplinHükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un8. maddesinin (2) numaralı fıkrasının;
A. (g) bendindeyer alan;
1. “…işlem,eylem…” ibaresinin Anayasa’ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE, Basri BAĞCI, Yıldız SEFERİNOĞLU, İrfan FİDAN, MuhteremİNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ile Metin KIRATLI’nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. “…işlem,eylem…” ibaresinden sonra gelen “…ve…” ibaresinin 30/3/2011 tarihlive 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasıgereğince İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. (g) bendininkalan kısmının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, YusufŞevki HAKYEMEZ ile Selahaddin MENTEŞ’inkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
11/2/2025 tarihindekarar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Anayasa Mahkemesi daha önce benzer düzenlemeleriincelemiş ve iptal kararı vermiştir (bkz. AYM E. 2021/22, K. 2022/6 veE.2023/24, K. 2023/91). Anılan kararda incelenen düzenlemelerin disiplin vehiyerarşik düzenin ön planda olduğu kolluk kuvvetleriyle ilgili olmasınıngözetildiği, bu doğrultuda incelenen kurallarda yaptırım öngörülen fiillerleifade özgürlüğüne getirilen sınırlamaların toplumun asayiş ve güvenliğininzaafiyete uğramaması bakımından gereklilik kriterini karşılayacağı kabuledilmiştir. Bununla birlikte söz konusu kararlarda, üstlenilen kamu hizmetiylebir bağlantı kurulmaksızın salt amir veya üstlerinin eylem veya işlemlerininolumsuz yönde eleştirilmesinin suçun oluşması için yeterli görülmesinin nedenolduğu anayasal sorunlara değinilmiştir. Bu anlamda, kuralda suçun oluşmasıiçin olumsuz eleştirinin yürütülen kamu görevine ilişkin otoriteyi zedelemesiveya kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar veren bir unsuruiçermesi gibi bir unsur aranmamıştır. Aksine, hizmet anlayışı içerisinde genelolarak makul karşılanabilir nitelikte olan eylemlerin suç oluşturmayacağınailişkin bir ayrım yapılmaksızın her türlü eleştirinin cezalandırılmasına imkansağlanmasının demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığıbelirtilmiştir.
2. Bu dosyada incelenen kurallarda da önceki iptalkararlarımızda sözü edilen ve iptali zorunlu kılan unsurların yer almadığıgörülmektedir. Nitekim Mahkememiz çoğunluğu bu gerekçeyle bu dosyadaincelediğimiz kuraldaki işlem ve eylem ibaresinin iptaline kararvermiştir. Ne var ki kuralın diğer kısmında yer alan; “kişilikleri hakkındakötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda olumsuz sözlersöylenmesi” unsurları yönünden de aynı iptal nedenlerinin geçerli olduğugözden kaçırılmıştır. Öte yandan kuralda yalnızca amirler ve üstler değil aynırütbedeki ya da alt rütbede olan çalışma arkadaşlarına yönelik eylemlerin desuç oluşturacağının düzenlenmiş olması karşısında, kuralın iptalinin bu açıdanda zorunlu olduğu değerlendirilmelidir. Açıkladığım gerekçelerle kuralın iptaledilmesi gerektiği görüşündeyim.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Karşı Oy
2021/22 Esas Numaralı Norm Denetimi dosyasında yer alankarşı oyda belirtilen gerekçeler çerçevesinde çoğunluğun iptal yönündekigörüşüne iştirak edilmemiştir.
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
İrfan FİDAN
KARŞIOY GÖRÜŞÜ
1. İtirazkonusu kuralla amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşları hakkındave onların bulunmadığı ortamlarda, onların işlem, eylem ve kişilikleri hakkındakötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda olumsuz sözlersöyleyen kolluk personeline kınama disiplin cezası verilmesine imkân tanınmaktadır.
2. AnayasaMahkemesi 26/1/2022 tarihli ve E.2021/22, K.2022/6 sayılı kararında, 7068sayılı Kanun’un 8. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (5) numaralı alt bendindeyer alan ve görev içinde amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuzyönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak fiilinin disiplinsuçu olarak düzenlenmesini öngören kuralı incelemiş ve söz konusu kuralla ifadeözgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerineuygun olmadığı gerekçesiyle kuralı Anayasa’nın 13. ve 26. maddelerine aykırıbularak iptal etmiştir.
3. Söz konusukararda, disiplin ve hiyerarşik düzenin ön planda olduğu kolluk kuvvetlerinde,amir veya üst konumundaki kişilerin eylem veya işlemlerine yönelik yapılanolumsuz yorumların, personel üzerindeki otoriteyi sarsarak kurumun düzenini vehizmetin işleyişini bozabileceği belirtilmiştir. Bu tür eleştiriler içinsınırlamalar ve yasaklar getirilmesinin, toplumun asayiş ve güvenliğinitehlikeye atmamak adına gerekli olduğu savunulsa da bu durumun hiyerarşikamirlerin hiçbir şekilde eleştirilemeyeceği anlamına gelmediği ifadeedilmiştir. Nitekim, olumsuz olsa da amir veya üstlerin otoritesine zararvermeyen, objektif eleştirilerin cezalandırılmasının demokratik bir toplumdagerekli bir toplumsal ihtiyacı karşılamayacağına dikkat çekilmiştir (AYM,E.2021/22, K.2022/6, 26/1/2022, § 26).
4. Görev içindeamir ya da üstlerin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirmenin disiplinsuçunun oluşması için yeterli görüldüğünün anlaşıldığı belirtilen kararda,kuralın görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerine yönelik olarakgetirilen olumsuz eleştirinin otoriteyi zedeleyen, kurumun hiyerarşik düzenineveya işleyişine zarar veren bir unsur taşıyıp taşımadığı yahut genel olarakhizmet anlayışı içerisinde makul karşılanabilir nitelikte olup olmadığınabakılmaksızın her türlü eleştirinin cezalandırılabilmesine imkân tanıdığındankuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeniningereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır (AYM, E.2021/22, K.2022/6,26/1/2022, § 27).
5. Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda, kuralınamirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşları hakkında, onlarınbulunmadığı ortamlarda, işlem, eylem ve kişilikleri hakkında yapılan olumsuzyorumların, otoriteyi zedeleyip zedelemediğine ya da kurumun hiyerarşikdüzenine ve işleyişine zarar verip vermediğine bakılmaksızın, eleştiri dahilher türlü olumsuz sözün cezalandırılmasına imkân tanıdığı açıktır. Bu nedenle,kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlama, demokratik toplum düzeniningereklerine uygun değildir.
6. Kollukhizmetlerinde hiyerarşik ve katı bir disiplin anlayışının benimsenmesigerektiği doğru olmakla birlikte, bu durumun görevlilerin amirleri veya çalışmaarkadaşlarını, onların bulunmadığı ortamlarda, mesleki gerekçelerle ve kamuhizmetinin kalitesini artırmak amacıyla eleştirmelerinin “kötü intiba bırakacaktarzda olumsuz sözler” olarak değerlendirilmesi ve bunun disiplin cezasınabağlanması demokratik toplum düzeniyle bağdaşmaz. Eleştiri, doğası gereğieleştirilen kişi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir ve eleştirilen kişi, bueleştirileri kendisine yönelik kötü sözler olarak algılayabilir. Ancak, yapılaneleştiriler daha iyi ve kaliteli bir kolluk hizmeti sunulmasına katkısağlayabilir. Amirler veya çalışma arkadaşları hakkında hakaret, küfür vekişilik haklarına saldırı içermeyen ve kurumsal disiplini somut olarakbozmadığı açık olmayan her türlü eleştirinin “kötü intiba” bırakan 'olumsuzsöz' olarak kabul edilmesi, kişi ve kurumların gelişmesini engelleyebilir, buda kişisel ve kurumsal bir ataletin doğmasına yol açabilir. Böyle bir durumunkamu yararına hizmet etmeyeceği açıktır.
7. Şu hususunaltını çizmek gerekir ki itiraz konusu kurala oldukça benzeyen bir düzenleme,üç yıl önce Mahkememiz tarafından Anayasa’nın 13. ve 26. maddelerine aykırıbulunarak iptal edilmiştir. Benzer şekilde, 4 Mayıs 2023 tarihli ve E.2023/24,K.2023/91 sayılı kararda da aynı Anayasa maddelerine aykırılığı gerekçesiylebenzer bir kural iptal edilmiştir. Önümüzdeki itiraz konusu kural, daha önceiptal edilen kurallarla büyük benzerlik taşımasına rağmen, kısa bir süre içindeAnayasa’ya uygun bulunursa, bu durum güçlü gerekçeler olmaksızın içtihadındeğişmesi anlamına gelir. Böyle bir değişiklik ise, Anayasa Mahkemesi’niniçtihatlarının sürekliliği ve tutarlılığına zarar vererek, hukukiöngörülebilirlik ve belirlilik açısından toplumda tereddütlere yol açabilir
8. Anılannedenlerle kuralın Anayasa'nın 13. ve 26. maddeleriyle çeliştiği kanaatiyleçoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Engin YILDIRIM
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Mahkememiz çoğunluğunun 31/1/2018 tarihli ve 7068sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninKabul Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (g)bendinin “işlem, eylem” dışında kalan kısmının Anayasa’ya aykırı olmadığına ilişkin kanaatinekatılmamaktayız.
2. Kararda dava konusu “g” bendinin sadece “işlem,eylem” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Mahkememiz çoğunluğunun bu kararına katılmaktayız. Ancak çoğunluk kararındakiaynı gerekçelerle kuralın kalan kısmının da Anayasa’ya aykırı olduğu içiniptali gerektiği kanaatindeyiz.
3. Genel kolluk personelinin kınama cezasını gerektirenfiilleri içerisinde sayılan dava konusu “g” bendinde kuralın kalan kısmı şuşekildedir: “Amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşlarıhakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda, onların (…) kişilikleri hakkındakötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda olumsuz sözlersöylemek.”
4. Görüldüğü gibi dava konusu kuralla kolluk personelinikınama cezası ile cezalandırmayı amaçlayan fiiller muhatapların bulunmadığıortamlarda gerçekleştirilmesi durumunda bile cezaya tabi olabileceklerdir.Onların bulunmadığı ortamlarda sarf edilen sözlerin kurumun kamu düzenini nasılbozacağı hususunda kuralda yeterince bir belirleme yapılmış değildir.
5. Kuralda bu fiillerin sadece amirler ve üstler hakkındadeğil aynı rütbedeki ve çalışma arkadaşları ile ilgili olmaları durumunda bilecezaya konu olabilecekleri öngörülmektedir. Burada kolluk gibi hiyerarşinindaha önemli ve gerekli olduğu bir idari birimde aralarında mesai arkadaşlarınında bulunduğu bu biçimde geniş kapsamda personele karşı bu fiilleringerçekleştirilmesi durumunda verilecek cezanın kamu düzeni ve disiplinisağlamaya ne şekilde katkı sağlayabileceğini değerlendirmede dikkate almakgerekir.
6. Bunun gibi cezalandırmaya konu fiil bir söz söylemefiili olmakla birlikte bu fiilin kapsamı “onların (…) kişilikleri hakkındakötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda olumsuz sözlersöylemek” şeklinde belirlenmiştir. Bu kapsam dikkate alındığında kişilerinolumsuz olarak nitelendirilebilecek her türlü sözünün kınama cezası ilecezalandırılması mümkün hale gelmektedir. Kuralda yer alan “olumsuz sözlersöylemek”, “kötü intiba bırak”ma, “kötüleyici” şeklindeki ibareler fevkaladesübjektif değerlendirilmeye müsaittirler. Bu nedenle bu nitelikte olduğu iddiaedilen sözlerin cezalandırılması kuralın bünyesindeki belirsizlik ve sübjektifdeğerlendirme potansiyeli taşıması dolayısıyla ifade özgürlüğünün demokratikbir toplumda keyfi biçimde sınırlandırılmasına imkan sağlayabilir.
7. Oysa Anayasa Mahkemesinin içtihadında da vurgulanmaktaolduğu üzere temel hak ve özgürlükleri sınırlandıran kanunun belirli veöngörülebilir olması önem arz etmekte olup bu kanun hükümlerinin aynı zamanda “keyfiliğeizin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemelerniteliğinde olması” gerekmektedir (Bkz.: AYM, E.2018/89, K.2019/84,14/11/2019, § 28; E.2018/90, K.2019/85, 14/11/2019, § 41).
8. Sonuç olarak, idari kurum bünyesindeki düzenisağlamayı hedefleyen bir disiplin soruşturması sonucunda cezalandırılmasıöngörülen kurum dışında ifade edilmiş ve muhatabı olarak çok geniş bir kitleninöngörüldüğü kuralda kullanılan “kişilikleri hakkında kötüleyici veyakonuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda olumsuz sözler söyleme” şeklindekiifade özgürlüğü kapsamında kabul edilebilecek düşünce açıklamalarının bubiçimdeki belirsiz kurallarla cezalandırılması temel hak ve özgürlüklerinsınırlandırılmasındaki kanunilik güvencesi ile bağdaşmamaktadır.
9. Yukarıda sıralanan gerekçelerle 31/1/2018 tarihli ve7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun HükmündeKararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin (2) numaralıfıkrasının (g) bendinin “işlem, eylem” dışında kalan kısmının daAnayasa’nın 13. ve 26. maddelerine aykırı olduğundan iptali gerektiğikanaatiyle çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmamaktayız.
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Selahaddin MENTEŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
Mahkememiz çoğunluğu tarafından, 7068 sayılı Kanun’un 8.maddesinin (2) numaralı fıkrasının (g) bendinde yer alan “…işlem, eylem”ibaresinin Anayasanın 13. ve 26. maddelerine aykırı olduğuna ve iptaline kararverilmiştir.
Kararın gerekçesinde; kuralın amirleri, üstleri, aynırütbedeki veya çalışma arkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda,onların işlem ve eylemleri hakkında söylenen olumsuz sözlerin otoriteyizedeleyen, kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar veren bir unsurtaşıyıp taşımadığına bakılmaksızın her türlü olumsuz sözüncezalandırılabilmesine imkân tanıdığı ve bu nedenle kuralla ifade özgürlüğünegetirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığısonucuna ulaşılmıştır.
7068 sayılı Kanun’un 1.maddesinde, Kanun’un amacı “…Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma GenelKomutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik vecezaları, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturma usulü ilediğer ilgili hususları düzenlemektir.” olarak ifade edilmiştir. Kanun’un 2. maddesinde ise Kanun’un Emniyet GenelMüdürlüğü teşkilatında çalışan her sınıftan memurlar ile Jandarma GenelKomutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatlarında görev yapan subay,astsubay, sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş,sözleşmeli erbaş ve sözleşmeli erler ile diğer sınıflardaki memurları kapsadığıbelirtilmiştir.
İtiraz konusu kural, amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşlarıhakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda, onların işlem ve eylemleri hakkındakötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda olumsuz sözlersöyleyen kolluk personeline kınama cezası verilmesini öngörmektedir.
Kuralda düzenlenen fiilin oluşması içinkuralda sayılan kişilerin işlem ve eylemleri hakkında kullanılan olumsuzsözlerin kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak nitelikteolması gerekmektedir.
Anayasa’nın 26. maddesinin asıl işlevi herkesin ifadeözgürlüğünü korumaktır. Kolluk personelinin de dâhil olduğu kamu görevlileritoplumun diğer bütün bireyleri gibi ifade özgürlüğünden yararlanır. Bununlaberaber Anayasa’nın 12. maddesinin, “Temel hak ve hürriyetler,kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını daihtiva eder” biçimindeki ikinci fıkrası, kişilerin temel hak vehürriyetleri kullanırken sahip oldukları ödev ve sorumluluklara gönderme yapar(Engin Kabadaş [1.B.], B. No: 2014/18587, 6/7/2017, § 36).
Emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasınısağlamakla görevli, silah ve benzeri araçlar kullanma yetkisi olan ve silahlıkuvvetlere benzer özellik gösteren kolluk teşkilatında hizmetin düzenli vesürekli sunulması, toplumun asayiş ve güvenliğinde herhangi bir zafiyete meydanverilmemesi bakımından kurum içi disiplin ve hiyerarşi hayati bir önemesahiptir. Bu kapsamda disiplin ve hiyerarşi içinde bulunan personelin amirleri,astları ve çalışma arkadaşları hakkında kurumun düzeninin ve dolayısıylahizmetin işleyişinin bozulmasına sebebiyet verebilecek nitelikteki sözleri içindisiplin yaptırımı öngörülmesi demokratik toplumda zorunlu bir toplumsalihtiyacı karşılamaya hizmet etmektedir.
Anayasa Mahkemesi de kararlarında silahlı kuvvetlere benzer özellik gösteren kolluk personeli bakımındandisipline ilişkin hükümlerin -özellikle hiyerarşiyi zedeleyecek açıklamalarbağlamında-sivil devlet memurlarının tabi olduğu kurallara kıyasla daha katıolmasının demokratik toplumda gerekli olmadığının söylenemeyeceğinibelirtmektedir (Samet Çelikçapa [1.B.], B. No: 2018/14878, 26/5/2022,§39; (Hulusi Özkan [2.B.], B. No: 2015/18638, 15/11/2018, § 41).
Çoğunluk, olumsuz yönde olmakla birlikte hizmetinişleyişini müspet yönde etkileyebilecek veya çalışma barışının sağlanmasınakatkı sunabilecek, yapıcı ve genel hizmet anlayışı içinde makul karşılanabilirnitelikteki eleştirilerin de olabileceğini, her türlü olumsuz eleştirinincezalandırılmasının demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacıkarşılamaya hizmet etmeyeceğini belirtmiştir.
Oysa kuralda amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşlarınınişlem ve eylemleriyle ilgi olarak söylenen her türlü olumsuz sözcezalandırılmamaktadır. Anılan kişiler hakkında söylenen olumsuz sözlerin kuralkapsamında disiplin cezasına konu olabilmesi için kötüleyici ya da kötü izlenimbırakacak nitelikte olması gerekmekte olup, eleştiri sınırlarını aşan bir durumifade edilmektedir.
Kurumun huzur ve sükununun ve bu suretle kamu düzenininkorunması ve sağlanması biçimindeki meşru amaç doğrultusunda anılan kişilerinişlem ve eylemleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intibabırakacak nitelikte olumsuz sözler söyleyen kolluk personelinin disiplincezasıyla cezalandırılması şeklinde getirilen sınırlamanın demokratik toplumdazorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı değerlendirilmektedir.
Öte yandan, kurala konu fiilin karşılığının en hafif ikinciderecedeki disiplin cezası olan kınama cezası olduğu ve verilen disiplin cezasınınyargı denetimine açık olduğu da dikkate alındığında kuralın orantısız birsınırlamaya neden olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle kuralın, Anayasa’nın 13. ve 26.maddelerine aykırı olmadığı sonucuna ulaşıldığından, çoğunluğun görüşüneiştirak edilmemiştir.
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI