ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2024/15
Karar Sayısı : 2024/159
Karar Tarihi : 24/9/2024
R.G.Tarih-Sayı : 21/11/2024-32729
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
İTİRAZIN KONUSU: 3/11/1980tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 6.maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “…ve manevi…” ibarelerininAnayasa’nın 2., 17. ve 35. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına kararverilmesi talebidir.
OLAY: Operasyon görevi sırasında askerî aracın yaptığı kazadaölen asker kişinin yakınları tarafından açılan maddi ve manevi tazminatdavasında itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENİLEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUNHÜKÜMLERİ
A. İptali İstenilen Kanun Hükümleri
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yeraldığı 6. maddesi şöyledir:
“Nakdi tazminat ve aylığın etkisi
Madde 6 – Bu Kanun hükümlerine göreödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi vemanevi zararların karşılığıdır.
Yargı mercilerinde maddi ve manevizararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatınhesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunanaylıklar gözönünde tutulur.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri
Kanun’un;
1. 3. maddesi şöyledir:
“Nakdi tazminat
Madde 3 – Bu kanun kapsamınagirenlerden;
a) (Değişik: 1/4/1998 - 4356/1 Md.)Ölenlerin kanuni mirasçılarına, en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ekgösterge dahil) 100 katı tutarında,
b) (Değişik: 1/4/1998 - 4356/1 md.)Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardımve desteği ile sürdürebilecek şekilde malül olanlara 200 katı, diğer engellihâle gelenlere (a) bendinde belirtilen tutarın % 25'inden % 75'ine kadar,yaralananlara ise % 20'sini geçmemek üzere engellilik ve yaralanma derecesinegöre,
Nakdi tazminat ödenir.
Bu nakdi tazminatın tespitine esastutulacak aylık; tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek Devletmemuru aylığının (Ek gösterge dahil) brüt tutarıdır.
c) (a) bendi esaslarına göre tespitedilen nakdi tazminatın kanuni mirasçılara intikalinde; ölenin eş ve füruu veyayalnızca füruu ile içtima eden ve ölüm tarihinde sağ olan ana ve babasının herbirine ayrı ayrı olmak üzere % 15 tutarındaki kısmı verildikten sonra kalanıiçtima eden diğer mirasçılara ödenir. Diğer hallerde miras hükümleri uygulanır.Ancak ana veya babaya verilen tazminat çocukların her birine ödenen tazminattanfazla olamaz.
d) (Ek: 7/6/1990 - 3658/2 md.) Kesinraporun alınmasının uzayacağının anlaşılması halinde tazminatın ödenmeusüllerine göre, olay tarihi itibariyle, (b) bendine göre hesaplanacak miktarınasgari oranı üzerinden avans ödenir.
Olağanüstü halin devam ettiği süreiçinde, bu maddede yer alan nakdi tazminat miktarlarının yarıya kadarindirilmesine veya nakdi tazminata ilişkin hükümlerin uygulanmamasına Cumhurbaşkanıyetkilidir.”,
2. 4. maddesi şöyledir:
“Aylık bağlanması
Madde 4 – Bu Kanun kapsamınagirenlerden;
a) Engelli hâle gelerek bağlı olduklarısosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığıbağlanır.
b) Emekli aylığı almakta iken engellihâle gelenlerin almakta oldukları aylıkları görev malullüğü aylığınadönüştürülür.
c) Ölenlerin kendilerine bağlanmasıgereken görev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilir.
Bu madde gereğince ilgili sosyalgüvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar, (…) % 25artırılarak ödenir.
d) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumunatabi olmayanların engelli hâle gelmeleri halinde, öğrenim durumlarına göre 657sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı maddesi hükümlerine görebelirlenecek giriş derece ve kademeleri üzerinden (Öğrenimi bulunmayanlarınilkokul mezunu gibi) kendilerine, ölümlerinde dul ve yetimlerine 5434 sayılıKanun hükümlerine göre T.C. Emekli Sandığınca görev malullüğü aylığı % 25 artırılarakbağlanır.
(Değişik fıkra: 12/7/2013-6495/80 md.)Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanarak aylık bağlananlaraaylık bağlama tarihi itibarıyla sosyal güvenlik kurumlarınca kendisigortalılığı nedeniyle ödenmekte olan gelir ve/veya aylıkların toplamı,14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesigereğince öğrenim durumuna göre belirlenecek giriş derece ve kademesi ile 30yıl fiili hizmet süresi esas alınarak mülga hükümleri de dahil 5434 sayılıKanun hükümlerine göre hesaplanacak vazife malullüğü aylığının %25 artırımlıtutarından az olamaz ve bu şekilde belirlenen gelir ve/veya aylıklar ilgilisigortalılık hâlindeki aylık artışları dikkate alınarak artırılır. Birincifıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına girenler, aylıklara ilişkin hükümlerhariç olmak üzere (d) bendi kapsamına girenlerin malullük hâline bağlı olarakyararlandığı haklardan da aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlandırılır. BuKanuna veya bu Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektirenkanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncıve mülga64 üncü maddesi kapsamında aylık bağlanan malullerin, malul sayılmalarısebebiyle aylık bağlandığı tarihten önceki her türlü sigortalılık ve prim ödemesüreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiilihizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri, malullük aylığıbağlanmasından sonra geçecek çalışma veya sigortalılık süreleriyle hiçbirsebeple birleştirilemez. Bu şekilde aylık bağlanmasından önce geçen söz konususüreler; malullük aylığı bağlanmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışmasürelerinin tabi olacağı sigortalılık hâli ile mülga 2829 sayılı Kanunuygulaması yönünden dikkate alınmayacağı gibi, sonradan geçen sigortalılık veyaçalışma süreleri yaşlılık/emeklilik, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığıbağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı birçalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Ancak, bu Kanuna göreaylık bağlandığı tarihten sonra çalışmaya başlayanlardan, aylık bağlandıktansonraki çalışmaları 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra olanlar için5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümleri uygulanamaz. Yukarıdabelirtilen kanunlara göre malullük aylığı bağlanmasına esas alınmış hastalık yada engellilik hâlleri ve bu hastalık ya da engellilik hallerindeki ilerlemeler,sonradan geçen çalışmalar sebebiyle yaşlılık aylığına hak kazanılmasıkoşullarının belirlenmesinde dikkate alınmaz. (Ek cümle: 25/3/2020-7226/6 md.)Ancak, bu kapsamdakiler aylık bağlandığı tarihten sonra geçen çalışmaları esasalındığında en az 20 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 5000 gün malullük,yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla talepleri halindeayrıca yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(Ek fıkra: 12/7/2013-6495/80 md.) Bumadde hükümleri 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi kapsamındakiler ve harpmalulleri hakkında da uygulanır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleriuyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, SelahaddinMENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla1/2/2024 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklikbulunmadığından işin esasının incelenmesine ve yürürlüğü durdurma talebininesas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Cem GÜNDOĞDUtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgiligörülen kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. 2330 sayılı Kanun’da,anılan Kanun kapsamında belli faaliyetlerde görevlendirilenlerin bugörevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmetnedeniyle derhâl veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ya da hastalıksonucu ölmeleri veya engelli duruma gelmeleri hâlinde ödenecek nakdi tazminatile birlikte bağlanacak aylığın ve sayılan nedenlerle yaralanmaları hâlindeödenecek nakdî tazminatın esas ve yöntemleri düzenlenmiştir.
4. Kanun’un 2. maddesindeKanun kapsamına giren kamu görevlileri ve diğer kişiler belirlenmiş; 3. ve 4.maddelerinde ise bu kapsama girenlere ödenecek nakdî tazminat ile bağlanacakaylıklara ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir. 3. maddeye göre Kanunkapsamına girenlerden ölenlerin kanuni mirasçılarına, en yüksek devlet memurubrüt aylığının (ek gösterge dâhil) 100 katı tutarında, yaşamak için gereklihareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ilesürdürebilecek şekilde malul olanlara 200 katı, diğer engelli hâle gelenlere(a) bendinde belirtilen tutarın %25’inden %75’ine kadar, yaralananlara ise %20’sinigeçmemek üzere engellilik ve yaralanma derecesine göre nakdî tazminatödenecektir.
5. 4. maddeye göre ise Kanun kapsamınagirenlerden engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatınagöre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanacak, emekli aylığıalmakta iken engelli hâle gelenlerin almakta oldukları aylıkları görevmalullüğü aylığına dönüştürülecektir. Ölenlerin kendilerine bağlanması gerekengörev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilecek, madde gereğinceilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar%25 artırılarak ödenecektir. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabiolmayanların engelli hâle gelmeleri halinde, öğrenim durumlarına göre 14/7/1965tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişik 36. maddesihükümlerine göre belirlenecek giriş derece ve kademeleri üzerinden (öğrenimibulunmayanların ilkokul mezunu gibi) kendilerine, ölümlerinde dul veyetimlerine 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanunu hükümlerine göre görev malullüğü aylığı %25 artırılarak bağlanacaktır.
6. 2330 sayılı Kanun’un 6. maddesinde deödenecek nakdî tazminat ile bağlanacak emekli aylığının uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu, yargımercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekleyükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümlerine göre ödenen nakdîtazminat ile bağlanmış bulunan aylıkların dikkate alınacağı öngörülmektedir.Anılan maddede yer alan “…ve manevi…” ibareleri itiraz konusu kurallarıoluşturmaktadır.
7. Bu itibarla kurallar uyarınca Kanun’a göre hesaplanarakilgililere ödenen nakdî tazminat ve bağlanan emekli aylıkları yargımercilerince hükmedilecek maddi ve manevi tazminat hesaplamalarında dikkatealınacaktır.
B. İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararında özetle; itirazkonusu kurallar kapsamında nakdî tazminat ve emekli aylığı ödemelerinin manevizararlar karşılığı olduğunun öngörülmesi nedeniyle mahkemelerce manevitazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesinin gözetilerek bu yöndeki taleplerinreddine karar verildiği, kuralların yer aldığı madde metninde ödenen tazminatınne kadarının maddi ne kadarının manevi tazminat karşılığı olacağına ilişkinherhangi bir belirlemenin yapılmadığı, bu durumun farklı yargısal uygulamalarasebebiyet verdiği, ayrıca zarar görenin de söz konusu madde gereğince yapılanödemenin kapsamını bilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla bu durumun kişilerinmanevi zararının tam olarak karşılanamamasına neden olduğu belirtilerekkuralların Anayasa’nın 2., 17. ve 35.maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
C. Anayasa’yaAykırılık Sorunu
9. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti,eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardankaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açıkolan devlettir.
10. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biribelirliliktir. Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idareyönünden herhangi bir duraksamaya ya da kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık,net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfîuygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Belirlilik ilkesi,hukuksal güvenlikle bağlantılı olup hukuk güvenliği, normların öngörülebilirolmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini,devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerdenkaçınmasını gerekli kılar. Bu bakımdan kanunun metninin, bireyleringerektiğinde hukuki yardım almak suretiyle hangi somut eylem ve olguya hangihukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikteöngörebilmelerine imkân verecek nitelikte olması gerekir.
11. 2330 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralların da yeraldığı 6. maddesinde anılan Kanun kapsamında ödenecek nakdî tazminat ilebağlanacak emekli aylığının hem maddi hem de manevi zararların karşılığı olduğubelirtilmekte, ayrıca yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığıolarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanunhükümlerine göre ödenen nakdî tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklarıngözönünde tutulacağı öngörülmektedir.
12. Bununla birlikteödenen nakdî tazminat ile bağlanmış bulunan emekli aylıklarının aynı olayailişkin olarak açılacak tazminat davalarında hükmedilecek miktarınbelirlenmesinde dikkate alınabilmesi için anılan ödemelerin ne kadarının maddine kadarının manevi zarar karşılığı olduğunun mahkeme tarafından tespitedilmesi zorunludur.
13. Öte yandan söz konusu ödemelerin hangi zararakarşılık yapıldığının ilgili kişi tarafından bilinmesi de açılacak davalardatazminat taleplerinin ileri sürülmesi bakımından önem taşımaktadır. Bu yönüyleödemenin niteliğinin idare tarafından belirtilmesi veya mevzuatta açıkçagösterilmesi gerekir. Aksi durum kişiler yönünden hak kayıplarına yol açanuygulamalara neden olabilecektir.
14. Kurallarda idarece ödenen tutarların bir kısmınınmanevi zarara karşılık yapıldığı ve yargı mercilerince de manevi zararkarşılığı tazminata hükmedildiği takdirde bunun dikkate alınması gerektiğibelirtilmekle birlikte bu tür ödemelerin ne kadarlık kısmının manevi zararakarşılık yapıldığı ile ödemenin niteliğinin idare tarafından belirtilmesigerektiğini ortaya koyan herhangi bir güvenceye ya da ölçüte yer verilmemiştir.
15. Bu itibarla idarece maddi ve manevi manevi zararkarşılığı yapılan ödemenin ne kadarlık kısmının manevi zarar kapsamındaolduğunu ortaya koyan ve bu ödemelerin niteliğinin ilgililer tarafındananlaşılmasını sağlayan herhangi bir güvence ve ölçüt içermeyen kurallarınbelirli olduğu söylenemez.
16. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2. maddesineaykırıdır. İptalleri gerekir.
Kurallar Anayasa’nın 2. maddesine aykırı görülerek iptaledildiğinden ayrıca Anayasa’nın 17. ve 35. maddeleri yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
17. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya dabunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetedeyayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarakMahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı gündenbaşlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzereayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
18. 2330 sayılı Kanun’un 6. maddesinin birinci ve ikincifıkralarında yer alan “…ve manevi…” ibarelerinin iptal edilmelerinedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek niteliktegörüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükümlerininkararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
V. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
19. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kurallarınuygulanmaları hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceğibelirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve AylıkBağlanması Hakkında Kanun’un 6. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yeralan “…ve manevi…” ibarelerine yönelik iptal hükümlerinin yürürlüğe girmelerinin ertelenmelerinedeniyle bu ibarelere ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE 24/9/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
VI. HÜKÜM
3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve AylıkBağlanması Hakkında Kanun’un 6. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yeralan “…ve manevi…” ibarelerinin Anayasa’yaaykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin(3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDANBAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE 24/9/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI