ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2024/176
Karar Sayısı : 2025/42
Karar Tarihi : 11/2/2025
R.G.Tarih-Sayı : 6/5/2025-32892
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 1. Fikrive Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai MülkiyetKanunu’nun 151. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…eldeettiği net kazanç.” ibaresinin Anayasa’nın 35. ve 36. maddelerineaykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sınai mülkiyet hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması,önlenmesi ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi talebiyle açılan davadaitiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptaliiçin başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusukuralın da yer aldığı 151. maddesi şöyledir:
“Yoksun kalınankazanç
MADDE 151- (1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybıve yoksun kalınan kazancı kapsar.
(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibininseçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ilehesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabetiolmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin eldeettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı birlisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesigereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özelliklesınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyethakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutugibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikincifıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birininseçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınaimülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancınhesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.
(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patentsahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemişolduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendinegöre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüzhâlinde bu madde hükmü uygulanmaz.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI,Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, YıldızSEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, YılmazAKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nın katılımlarıyla 17/10/2024 tarihinde yapılanilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASINİNCELENMESİ
2.Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Muhammed Nuri ÖZGÜR tarafından hazırlananişin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülenAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. Türk hukukunda 6769sayılı Kanun’un kabulü öncesinde sınai mülkiyet hakları mülga 24/6/1995 tarihlive 551 sayılı Patent Haklarının, mülga 24/6/1995 tarihli ve 554 sayılı EndüstriyelTasarımların, mülga 24/6/1995 tarihli ve 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin ve mülga24/6/1995 tarihli ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun HükmündeKararnameler (KHK) ile korunmaktaydı.
4. Mülga 556 sayılıKHK’nın 62. maddesinde marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin mahkemedenbulunabileceği talepler, 64. maddesinde tazminat ve 66. maddesinde yoksunkalınan kazanç şeklinde düzenlenmiştir.
5. Anılan KHK’nın 64.maddesinde marka sahibinin izni olmaksızın, marka taklit edilerek üretilenürünü üreten, satan, dağıtan veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkaranveya bu amaçlar için ithal eden veya ticari amaçla elde bulunduran kişinin,hukuka aykırılığı gidermek ve sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlü olduğubelirtilmiştir.
6. KHK’nın 66.maddesinde de marka sahibinin uğradığı zararın sadece fiilî kaybın değerinideğil, ayrıca marka hakkına tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazancı dakapsadığı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu maddede yoksun kalınan kazancınhesap edilmesinde kullanılacak değerlendirme usulleri belirtilmiş, marka hakkısahibine bu usullerden birini seçme imkânı tanınmıştır. Buna göre marka hakkısahibi, marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı markayı kullanmasıylaelde edebileceği muhtemel gelire göre, marka hakkına tecavüz edenin markayıkullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre, marka hakkına tecavüz edeninmarkayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesigereken lisans bedeline göre yoksun kalınan kazanç miktarını talepedilebilecektir.
7. 551, 554, 555 ve 556sayılı KHK’lar ile korunmakta olan sınai mülkiyet haklarına ilişkindüzenlemeler 6769 sayılı Kanun ile tek bir kanun altında birleştirilerek sınai mülkiyethaklarının korunmasında yeni bir sisteme geçilmiştir. Anılan Kanun’un 191. maddesinin (3) numaralı fıkrasıgereğince 551, 554, 555 ve 556 sayılı KHK’lar yürürlükten kaldırılmıştır.
8. Kanun’un 1. maddesinde Kanun’un amacının marka,coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarınailişkin hakları korumak ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyalilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamak olduğu ifade edilmiş, 2.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ı) bendinde de sınai mülkiyet hakkının;marka, coğrafi işaret, tasarım, patent ve faydalı modeli kapsadığıbelirtilmiştir.
9. 149. maddenin (1)numaralı fıkrasında sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ilerisürebileceği talepler düzenlenmiştir. Buna göre hak sahibi; sınai mülkiyethakkına tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, kaldırılması ilemaddi ve manevi zararın tazmin edilmesini, tecavüz oluşturan veya cezayıgerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makinegibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretiminiengellemeyecek şekilde el konulmasını, el konulan bu ürün, cihaz ve makinelerüzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınmasını, tecavüzün devamını önlemeküzere tedbirlerin alınmasını, el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibiaraçların şekillerinin değiştirilmesini, üzerlerindeki markaların silinmesiniveya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasınıtalep edebilir. Ayrıca hak sahibi haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunmasıhâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlükgazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veyailgililere tebliğ edilmesini isteyebilir.
10. 150. maddenin (1)numaralı fıkrasında sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyenkişilerin hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü olduğu ifade edildiktensonra 151. maddenin (1) numaralı fıkrasında hak sahibinin uğradığı zararın,fiilî kaybın yanı sıra yoksun kalınan kazancı da kapsadığı belirtilmiştir.
11. 151. maddenin (2) numaralı fıkrasında ise zarar görenhak sahibinin seçimine bağlı olarak yoksun kalınan kazancın hesaplanmasındauygulanabilecek değerlendirme usullerine yer verilmiştir. Anılan fıkranın; (a)bendinde sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, haksahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, (b) bendinde sınai mülkiyet hakkınatecavüz edenin elde ettiği net kazanç, (c) bendinde sınai mülkiyet hakkına tecavüzedenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olmasıhâlinde ödemesi gereken lisans bedeli yoksun kalınan kazancın hesaplanmasındakullanılabilecek değerlendirme usulleri olarak belirlenmiştir.
12. Fıkranın(b) bendinde yer alan “…elde ettiği net kazanç.” ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır. Kurala göre sınaimülkiyet hakkına tecavüz nedeniyle zarara uğrayan hak sahibi, zararınınhesaplanmasında sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancınesas alınmasını talep edebilecektir.
13. Söz konusu maddenin (3) numaralı fıkrasında yoksunkalınan kazancın hesaplanmasında özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomikönemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı,süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenlerin gözönündetutulacağı belirtilerek yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında dikkatealınabilecek hususlar sınırlama yapılmaksızın örnekleme yoluyla sayılmıştır. Bukapsamda mahkemenin fıkrada sayılanlar dışında başkaca nedenleri de dikkate alarakyoksun kalınan kazancı hesaplaması mümkündür.
14. Maddenin (4) numaralı fıkrasında da yoksun kalınankazancın hesaplanmasında (2) numaralı fıkranın (a) ve (b) bentlerindebelirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlindemahkemenin, ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkınınbelirleyici etken olduğu kanaatine varması durumunda kazancın hesaplanmasındahakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verebileceği hüküm altınaalınmıştır.
B. İtirazınGerekçesi
15. Başvuru kararındaözetle; itiraz konusu kuralla sınai mülkiyethakkına tecavüzde hakka tecavüz edenin elde ettiği net kazancın yoksun kalınankazancın hesaplanmasında esas alınabilmesine imkân tanındığı, bu durumunkişinin dürüstlük kurallarına uygun ticari faaliyetleri sonucunda elde ettiğikazancının da tazminata dâhil edilmesi sonucunu doğurduğu, eylemin farklıkişilere karşı gerçekleştirilmesi hâlinde elde edilen kazancın hangi haksahibine ödeneceğinin belirsiz olduğu, tazminatın zarar görenin sebepsiz zenginleşmesineneden olmaması gerektiği, bu durumun mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahaleoluşturduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 35. ve 36. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’yaAykırılık Sorunu
16. 30/3/2011 tarihlive 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 5. maddesiyönünden de incelenmiştir.
17. Anayasa’nın 35.maddesinde “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir./ Bu haklar,ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir./ Mülkiyet hakkınınkullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceyebağlanmıştır.
18. Anayasa’nın anılan maddesinde birtemel hak olarak güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkı; kişiye -başkasınınhakkına zarar vermemek ve kanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla-sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma ve tasarruf etme, onun semerelerindenyararlanma imkânı veren bir haktır (AYM, E.2022/128, K.2023/136, 26/7/2023, §18; Mehmet Akdoğan ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/817, 19/12/2013, §32).
19. Anayasal anlamda mülkiyet hakkıekonomik değer ifade eden ve değeri parayla ölçülebilen her türlü mal varlığıhakkını kapsamaktadır (AYM, E.2018/106, K.2019/80, 16/10/2019, § 14). Bubağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul vegayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve fikrîve sınai mülkiyet haklarının yanı sıra, icrası kabil olan her türlü alacak damülkiyet hakkının kapsamına dâhildir (bazı farklılıklarla birlikte bkz. AYM,E.2017/172, K.2018/32, 28/3/2018, § 26; MahmutDuran ve diğerleri [2. B.], B. No: 2014/11441, 1/2/2017, § 60).
20. Dolayısıyla sınai mülkiyet hakkınatecavüz nedeniyle yoksun kalınan kazancın hesaplanmasına ilişkin düzenlemelerinhem hak sahibi hem de hakka tecavüz eden bakımından mülkiyet hakkı kapsamındadeğerlendirilmesi gerekmektedir.
21. Anayasa’nın 5. maddesi insanın maddive manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayı devletin temelamaç ve görevleri arasında saymıştır. Devlet; kişilerin mülkiyet hakkından tamanlamıyla yararlanabilmeleri ve etkili bir şekilde mülkiyet hakkının korunmasıamacıyla yasal, idari, mali, yargısal ve diğer önlemleri almak zorundadır.
22. Anayasa’nın 35. maddesinde bir temelhak olarak güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkının etkili bir şekildekorunabilmesi yalnızca devletin bu hakka müdahaleden kaçınmasıyla sağlanamaz.Anayasa’nın 5. ve 35. maddeleri uyarınca devletin mülkiyet hakkının korunmasınailişkin pozitif yükümlülükleri de bulunmaktadır. Devletin pozitifyükümlülükleri çerçevesinde -özel kişiler arası uyuşmazlıklar ile ilgili olsunya da olmasın- alacakların tahsilinin düzenlenmesi ve kişilerin alacaklarınakavuşması bakımından etkili bir sistem kurma sorumluluğu bulunmaktadır. Özelkişiler arasındaki uyuşmazlıklarda devletin mülkiyet hakkına ilişkin pozitifyükümlülükleri, karşılıklı hak ve menfaatler dengesine dayanmaktadır (AYM,E.2024/10, K.2024/97, 4/4/2024, § 23; E.2021/82, K.2022/167, 29/12/2022, § 17;E.2019/11, K.2019/86, 14/11/2019, § 13; Eyyüp Boynukara [1. B.], B. No:2013/7842, 17/2/2016, §§ 39-40; Osmanoğlu İnşaat Eğitim Gıda TemizlikHizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi [2. B.], B. No:2014/8649, 15/2/2017, § 44).
23. Sınai mülkiyetin Anayasa’nın35. maddesine göre mülkiyet hakkının kapsamında olduğu açıktır. Dolayısıyla sınaimülkiyet hakkının etkili biçimde korunmasınayönelik tedbirlerin alınması da Anayasa’nın 35. maddesiyle devlete yüklenmişolan bireylerin mülkiyet hakkına üçüncü kişilerden gelebilecek müdahaleleriönleme şeklindeki pozitif yükümlülüğün gereğidir (bazı farklılıklarla birliktebkz. AYM, E.2017/172, K.2018/32, 28/3/2018, § 26).
24. 6769 sayılı Kanun’un çeşitli maddelerinde sınaimülkiyet haklarının korunmasına ilişkin olarak birtakım güvenceler getirilmiş,sınai mülkiyet haklarına tecavüz yasaklanmış, tecavüzün meydana gelmesi hâlindeise sona erdirilmesine ve sonuçlarının giderilmesine yönelik olarak bazıdüzenlemeler sevk edilmiştir. Bu bağlamda Kanun’un 150. maddesinde haksahibinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz nedeniyle uğradığı maddi zararıntazmin edilmesini talep etme imkânı ona tanınmış, 151. maddesinin (1) numaralıfıkrasında da hak sahibinin uğradığı zararın, fiilî kaybı ve yoksun kalınankazancı kapsadığı hükme bağlanmıştır. Anılan maddenin (2) numaralı fıkrasındayoksun kalınan kazancın hesaplanma usulleri gösterilmiş, fıkranın itiraz konusuibareyi de içeren (b) bendinde sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin eldeettiği net kazanç da yoksun kalınan kazancın değerlendirme usullerinden biriolarak düzenlenmiştir. Buna göre sınai mülkiyethakkına tecavüz nedeniyle zarara uğrayan hak sahibi, zararının hesaplanmasındasınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın esas alınmasınıtalep edebilecektir.
25. Kanun koyucunun sınai mülkiyet hakkının üçüncükişiler tarafından ihlal edilmesinin önlenmesi amacıyla caydırıcı tedbirleralma yükümlülüğü bulunmakla birlikte caydırıcılığı sağlamak amacıyla öngöreceğitedbirlerin tercihi konusunda belli ölçüde takdir yetkisini haiz bulunduğukabul edilmelidir. Bu bağlamda kanun koyucunun alacağı tedbirlerin haksahibinin fiilî zararının karşılanmasıyla sınırlı olması gerektiği söylenemez.Sadece fiilî zararın karşılanmasıyla sınırlı bir tedbir giderim sağlanmasıbakımından yeterli olabilirse de caydırıcılığın temin edilmesi açısındanyetersiz kalabileceği ortadadır. Dolayısıyla kanun koyucu, sınai mülkiyethakkına tecavüz eden kişiyi hak sahibinin uğradığı fiilî zararı karşılamasınınyanında birtakım mali külfetlere katlanmasını öngören düzenlemeler deyapabilir. Bununla beraber zarar verene yüklenen külfetin aşırı ve katlanılamazdüzeyde olmaması gerekir.
26. Sınai mülkiyet hakkına ilişkinihlalin giderilmesi ve benzer ihlallerin yaşanmasında caydırıcılığın sağlanmasıamacına yönelik olarak getirildiği anlaşılan ve hakkı ihlal eden tarafından haksahibine ödenmesi zorunluluğu getirilen yoksun kalınan kazancın hesaplanması,hak sahibi ile hakka tecavüz edenin mülkiyet haklarının kaçınılmaz olarakçatıştığı bir alan ortaya çıkarmaktadır. Özel kişilerin mülkiyet haklarınınçatıştığı bu gibi durumlarda devletin, bu iki tarafın menfaatlerinidengeleyecek yolları öngörmesi gerekmektedir. Menfaat dengesinin adil birşekilde kurulup kurulmadığının değerlendirilmesinde ise tarafların fiillerininağırlığı ile onlara tanınan tüm imkânların gözönünde bulundurulması zorunludur(bazı farklılıklarla birlikte AYM, E.2023/77, K.2023/190, 8/11/2023, § 26;E.2020/11, K.2023/98, 18/5/2023, § 106; E.2019/59, K.2020/61, 22/10/2020, § 24;Feridun Çalışkan ve diğerleri [1. B.], B. No: 2017/32275, 16/9/2020, §50; Faik Tari ve Sultan Tari [2. B.], B. No: 2014/12321, 20/7/2017, §52).
27. 6769 sayılı Kanun’un 151. maddesinin(3) numaralı fıkrasındaki düzenleme ile yoksun kalınan kazancın belirlenmesindegözönünde tutulacak etkenler örnekleme yoluyla sayılmış ve zararı tespit edecekmahkemenin bu tespiti hangi ölçütlere göre yapabileceği belirlenmiştir. Bunagöre yoksun kalınan kazanç miktarını tespit edecek olan mahkeme (2) numaralıfıkraya göre bir belirleme yaptıktan sonra sınai mülkiyet hakkının ekonomikönemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı,süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu, sınai mülkiyetin konusu marka isemarkanın tanınmışlığı ve kullanılan markalar arasındaki benzerlik gibihususları da dikkate alarak sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin hakka tecavüzeylemi ile neden olduğu yoksun kalınan kazanç miktarını saptayacaktır. Dolayısıylamahkeme, hakka tecavüz edenin elde ettiği net kazancı tespit ettikten sonra buölçütler ile tazminat hukukunun genel ilkelerini dikkate alarak yoksun kalınankazancı belirleyecektir.
28. Bu itibarla hak sahibine yoksun kalınan kazancınhesaplanmasında sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancınesas alınmasını talep etme imkânı tanıyan kuralın her iki tarafınmenfaatlerinin dengelenmesine ilişkin olarak yapılan düzenlemeler de dikkatealındığında, hakka tecavüz eden aleyhine -fiilinin ağırlığı da gözetildiğinde- aşırıbir külfete yol açmadığı ve taraflar arasındaki menfaat dengesinin bozulmasınaneden olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
29. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 5. ve 35. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 36. maddesine deaykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususlarınAnayasa’nın 13. ve 35. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamındaele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 36. maddesi yönünden ayrıca birinceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai MülkiyetKanunu’nun 151. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “…eldeettiği net kazanç.” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE 11/2/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI