ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2024/210
Karar Sayısı:2025/204
Karar Tarihi:8/10/2025
R.G.Tarih-Sayı:30/12/2025-33123
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun58. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’nın 36. maddesine aykırılığı ilerisürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Kişilikhakkının zedelendiği gerekçesiyle kınama kararı verilmesi talebiyle açılandavada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 58. maddesi şöyledir:
“3. Kişilik hakkının zedelenmesi
MADDE 58- Kişilikhakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevitazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderimbiçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyıkınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca KadirÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, YusufŞevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, KenanYAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nınkatılımlarıyla 25/12/2024 tarihinde yapılan ilkinceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASINİNCELENMESİ
2. Başvurukararı ve ekleri, Raportör Onur MERCAN tarafından hazırlanan işin esasınailişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralı ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
3. Anayasa’nın152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmaktaolan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığıkararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi veya taraflardan birininileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda buhükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancakanılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi içinelinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması,iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacakkural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunlarınçözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacaknitelikteki kurallardır.
4. İtiraz konusu kuralda hâkimin, kişilik hakkınınzedelenmesinden zarar gören kişiye manevi tazminat ödenmesi yerine bağımsızveya bu tazminata ek olarak diğer giderim biçimlerine hükmedebileceği,özellikle kişilik hakkına yapılan saldırının kınanmasına ve kınama kararınınyayımlanmasına karar verebileceği düzenlenmiştir.
5. Bakılmakta olan davada ise kişilik hakkının zedelendiğiiddia edilerek doğrudan kınama kararı verilmesi talep edilmiştir.
6. 6098 sayılı Kanun’un 58. maddesinin birinci fıkrasındakişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin uğradığı manevi zarara karşılıkmanevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği hükmebağlanmıştır.
7. Buna göre kişilik hakkının zedelenmesinden dolayımanevi zarar gören kişinin bu zararın giderilmesi için açacağı davada mahkemeyeyöneltebileceği talebin manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesi olacağıanlaşılmaktadır.
8. Bu bağlamda kişilik hakkının zedelendiği iddia edilerekkınama kararı verilmesi talebiyle açılan davada anılan fıkranın uygulanmasıgerektiği anlaşılmaktadır.
9. Bu itibarla kuralın bakılmakta olan davada uygulanmaimkânının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
10. Açıklanan nedenle bakılmakta olan davada uygulanmaimkânı bulunmayan kurala yönelik başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.
Basri BAĞCI, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve Selahaddin MENTEŞ bugörüşe katılmamışlardır.
IV. HÜKÜM
11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun58. maddesinin ikinci fıkrasının iptaline karar verilmesi talebiyle yapılanitiraz başvurusunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Basri BAĞCI, YusufŞevki HAKYEMEZ ile Selahaddin MENTEŞ’inkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA 8/10/2025 tarihinde karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Karşı Oy
1. Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 6098sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasanın 36.maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetine aykırı olduğu gerekçesiyle iptalitalep edilmesine rağmen, çoğunluk tarafından iptali istenen hükmün uygulanacakkural olmadığından bahisle talebin reddine karar verilmiştir.
2. Somut dava dosyasında kişilik haklarının ihlaledildiğini iddia eden davacı taraf doğrudan ve yalnızca Borçlar Kanunu’nun58/2. maddesi gereğince kınama talebinde bulunmuştur.
3. İtiraz yoluna başvuran mahkeme ise bu talep karşısında;kişilik haklarının zedelendiği iddiasında bulunan kişinin tazminat talepetmeksizin diğer giderim biçimlerine hükmedilmesine yönelik taleptebulunamayacağının öngörüldüğünü, bu durumun hak arama hürriyetinin düzenlendiğiAnayasanın 36. maddesiyle bağdaşmadığını ileri sürerek mezkûr maddenin iptalinitalep etmiştir.
4. Borçlar Kanununun Kişilik Haklarının Zedelenmesibaşlığını taşıyan 58. maddesi iki fıkradan oluşmakta olup ilk fıkrasında; “Kişilikhakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevitazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir” denilmeksuretiyle genel bir kural konulmakta, ikinci fıkrasında ise “Hâkim, butazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya butazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bukararın yayımlanmasına hükmedebilir” denilerek hakimin tazminat yerinealternatif giderim biçimlerine hükmedebileceği düzenlenmektedir.
5. Mevcut kanuni düzenleme, buna bağlı olarak gerçekleştirilenuygulama ve doktrinde bu konuya ilişkin değerlendirme Borçlar Kanunu’nun 58.maddesinin ikinci fıkrasındaki alternatif giderim biçimlerinin doğrudan talepedilmesine imkân bulunmadığı yönündedir (Prof. Dr. M. Kemal Oğuzman, Prof.Dr. M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt-2, sh. 275-276, 12. Baskı,İstanbul 2016).
6. Bu sonucu doğuran unsur maddenin ilk fıkrasındakihüküm olmayıp, ikinci fıkranın kaleme alınış biçimidir. Zira ilk fıkra manevitazminatı düzenlemekteyken ikinci fıkra hâkimin tazminat talep edilendurumlarda diğer giderim biçimlerine hükmedebileceğini düzenlemektedir. Tekbaşına ve doğrudan manevi tazminat yerine kınama talep edilmesini yasaklayandüzenleme tamamen ikinci fıkranın kaleme alınış biçimidir.
7. Bu düzenleme çerçevesinde somut olayda olduğu gibidoğrudan kınama kararı verilmesinin talep edilmesi durumunda bu talebin reddigerekecektir. Red gerekçesi olarak kendisine dayanılacak kanun hükmü de BorçlarKanunu’nun 58. maddesinin ikinci fıkrası olacaktır. Bu durum “58. maddeninikinci fıkrasını” doğrudan uygulanacak kural olarak nitelemeyi zorunlukılmaktadır.
8. Bu gerekçelerle çoğunluğun, 6098 sayılı Türk BorçlarKanunu’nun 58. maddesinin ikinci fıkrasının olayda uygulanacak kural olmadığıyönündeki fikrine iştirak edilmemiştir.
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Selahaddin MENTEŞ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Somut norm denetimi yolu ile yapılan başvuruda AnayasaMahkemesi çoğunluğunun 11/1/2011 tarihli ve6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinin ikinci fıkrasının itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin bakmakta olduğudavada uygulanma imkânı bulunmadığından, başvurunun Mahkemenin yetkisizliğinedeniyle reddi gerektiğine ilişkin kararına katılmamaktayım.
2. İtiraz yolu ile yapılan başvuruda Antalya 4. AsliyeHukuk Mahkemesi, kişilik hakkınınzedelenmesi nedeniyle kınama kararı verilmesi talebiyle açılan davada 11/1/2011tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Kişilik hakkınınzedelenmesi” başlıklı 58. maddesinin “Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderimbiçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyıkınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir” şeklindeki ikincifıkrasıyla kişilik hakkının zedelendiğini iddia eden kişinin manevi tazminattalep etmeksizin diğer giderim biçimlerine hükmedilmesine yönelik taleptebulunamayacağının öngörüldüğü, kuralda ilgililerin manevi zararın giderimbiçimini seçebilmesine imkân tanınmamasının hak arama özgürlüğüyle bağdaşmadığıbelirtilerek kuralın Anayasa’nın 36. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Mahkememiz çoğunluğu ise Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinin ikinci fıkrasının itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin bakmakta olduğudavada uygulanma imkânı olmadığı gerekçesiyle Mahkemenin yetkisizliği nedeniyletalebin reddine karar vermiştir.
4. Kanaatimizce kural bu davada uygulanacak niteliktedir.Zira somut norm denetimi yolu ile Anayasa Mahkemesine yapılan başvurulardaMahkememiz sadece mahkemeler önündeki uyuşmazlığın esasını çözen, davanınçözümünde doğrudan uygulanan kanun hükümlerini değil, davanın usulü ve esasıile ilgili olabilecek tüm kuralları uygulanacak kural olarak kabul etmektedir.Dolayısıyla ifade etmek gerekir ki somut norm denetimi yolundaki yaptığıincelemeye ilişkin Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadında “davadauygulanacak kural” ile ilgili ilk inceleme aşamasındaki temel yaklaşımgenel olarak uygulanacak kuralı geniş biçimde yorumlama şeklindedir.
5. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararlarına göre “davadauygulanacak kural” sadece o davanın esasını çözecek hükmü değil, “bakılmaktaolan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayısonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunankurallar”ın tümünü kapsamaktadır. (Örnek olarak bkz.: E. S.: 2018/8, K. S.: 2018/85, K.T.: 11/07/2018).
6. Somut başvuruda da iptali istenen kuralda hakiminmanevi tazminat ödenmesi yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabileceğiveya bu tazminata bunu ekleyebileceği, özellikle saldırıyı kınayan bir kararverebileceği ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebileceği şeklinde düzenlemeyer almaktadır.
7. Çoğunluğun red kararında ise maddenin ilk fıkrası ileilgili bir Anayasa’ya aykırılık talebinde bulunulmaması nedeniyle iptali talepedilen fıkranın tek başına Anayasa’ya aykırılığının talep edildiği, oysa ilkfıkranın davada uygulanacak kural olduğu gerekesine yer verilmiştir.
8. Bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira iptali talepedilen ikinci fıkra hükmünde Asliye Hukuk Mahkemesi hakiminin manevi tazminatödenmesi yerine saldırıyı kınayan bir karar verebilmesi ve bu kararınyayımlanmasına hükmedebilmesi ile ilgili hususlara ilişkin düzenleme yeralmaktadır. Burada açıklığa kavuşturulması gereken temel mesele ise Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvuru dilekçesindeifade ettiği şekilde ikinci fıkrayla kişilik hakkının zedelendiğini iddia edenkişinin manevi tazminat talep etmeksizin diğer giderim biçimlerinehükmedilmesine yönelik talepte bulunup bulunamayacağı ve ilgililerin manevizararın giderim biçimini seçebilmesine imkân tanınıp tanınmamasıdır.
9. Bu nedenle, bu kuralın bu imkanları sağlayıp sağlamadığınoktasındaki Anayasa’ya uygunluk denetimi noktasındaki esas yönünden denetimdeulaşılacak kanaatten bağımsız olarak ifade etmek gerekir ki, AnayasaMahkemesinin somut norm denetimi yolu ile kendisine yapılan başvurulardamahkemelerin önlerindeki davada uygulayacakları kuralları geniş yorumlamaeğilimindedir. Bu nedenle de yukarıda zikredilen biçimde “bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkansorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yöndeetki yapacak nitelikte bulunan kurallar”ındavada uygulanacak nitelik taşıdığı şeklindeki Anayasa Mahkemesinin yerleşikiçtihattaki yaklaşımını burada da kabul etmektedir.
10. Bu yönü ile bakıldığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinin iptalitalep edilen ikinci fıkrasının davada uygulanacak kural olmadığınısöyleyebilmek mümkün değildir. Zira Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülen kural Mahkemeönündeki davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan ve davanın çözümünde olumluveya olumsuz yönde etki yapacak niteliğe sahiptir.
11. Yukarıda izah edilen gerekçelerle Antalya 4. AsliyeHukuk Mahkemesince yapılan başvuruda Anayasa’yaaykırılığı ileri sürülen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesininikinci fıkrasının Mahkemenin önündeki davada uygulanacak kural olduğukanaatindeyim. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi çoğunluğunun aksi yöndeki görüşünekatılmamaktayım.
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ