ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2024/27
Karar Sayısı : 2025/38
Karar Tarihi : 11/2/2025
R.G.Tarih-Sayı :3/6/2025-32919
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 9/6/1932tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 28/2/2018 tarihli ve 7101sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 292. maddesinin birinci fıkrasının(b) bendinin Anayasa’nın 13., 35. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerekiptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Konkordatotalebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısınavaran Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 292. maddesişöyledir:
“Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ileiflâsın açılması:
Madde 292- (Değişik: 28/2/2018-7101/20 md.)
İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletinverilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılıraporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine veborçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsınaçılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserintalimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıylahareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veyakooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birincifıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonragerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühletikaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu vevarsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya daveteder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA,Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, YıldızSEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR veMuhterem İNCE’nin katılımlarıyla 1/2/2024 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, RaportörHülya ÇOŞTAN ÇETİN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunlarıngerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
A. Genel Açıklama
3. 2004 sayılı Kanun’un “Konkordato ile SermayeŞirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması”başlıklı On İkinci Babı’nda konkordato kurumu düzenlenmiştir.
4. Anılan Kanun’un 285. maddesinin birinci fıkrasında, borçlarınıvadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altındabulunan herhangi bir borçlunun vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyleborçlarını ödeyebilmek ya da muhtemel bir iflastan kurtulmak için mahkemedenkonkordato talep edebileceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu maddenin ikincifıkrasında da iflas talebinde bulunabilecek her alacaklının gerekçeli birdilekçeyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasınıisteyebileceği belirtilmiştir.
5. Borçlu veya alacaklı tarafından talep edilebilenkonkordato, borçlunun çeşitli sebeplerle bozulan maddi durumununiyileştirilmesini, ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesini ve borçlarınıödeyebilmesini sağlamayı amaçlamaktadır (AYM, 2021/82, 2022/167, 29/12/2022, §3).
6. Kanun’un 287. maddesinin birinci fıkrasında konkordatotalebi üzerine mahkemenin 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olduğunutespit etmesi hâlinde derhâl geçici mühlet kararı vereceği ve borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı hükmebağlanmıştır. Anılan maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, geçici mühlet kararıylabirlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakındanincelenmesi amacıyla mahkemece bir geçici konkordato komiseri görevlendirilir.Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser degörevlendirilebilir. 289. maddenin birinci fıkrasına göre mahkemece geçicimühlet içinde borçluya kesin mühlet verilip verilmeyeceğideğerlendirilmektedir.
7. Geçici mühlet ve kesin mühletin en önemli etkisi 294.madde uyarınca mühlet içinde ilke olarak mevcut takiplerin durması ve yeni birtakibin başlatılamamasıdır. Bunun yanı sıra 297. madde gereğince borçlununtasarruf yetkisi de önemli ölçüde sınırlandırılmaktadır. Anılan maddekapsamında borçlunun bazı tasarrufları yapması yasaklanmakta veya konkordatokomiserinin iznine tabi kılınmakta, borçlu konkordato komiserinin gözetimindefaaliyetlerine devam edebilmektedir. Borçlunun tasarruf yetkisi tamamenkaldırılarak borçlunun yerine konkordato komiserinin işletmenin faaliyetlerinidevam ettirmesine dahi hükmedilebilmektedir.
8. Konkordato mühletinin amacı borçlunun takiplerdenkorunmuş bir şekilde alacaklılar toplantısı vasıtasıyla alacaklılar ileanlaşarak konkordato yapabilmesine ve konkordatonun mahkemece tasdikine imkântanımaktır (AYM, 2021/82, 2022/167, 29/12/2022, § 6).
B. Anlam ve Kapsam
9. 2004 sayılı Kanun’un 291. ve 292. maddelerinde mahkemetarafından kesin mühletin kaldırılacağı hâller düzenlenmiştir. Anılan Kanun’un291. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde konkordato talebiyleamaçlanan iyileşmenin kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğininkomiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen kesinmühlet kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verileceği hükmebağlanmıştır.
10. Kanun’un 292. maddesinin birinci fıkrasında da iflasatabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra komiserin yazılıraporu üzerine mahkemece kesin mühlet kaldırılarak konkordato talebinin reddineve borçlunun iflasına resen karar verilecek hâller anılan fıkranın (a) ila (d)bentlerinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda borçlunun malvarlığının korunması içiniflasın açılmasının gerekmesi, konkordatonun başarıya ulaşamayacağınınanlaşılması, borçlunun 297. maddeye aykırı davranması veya komiserin talimatlarınauymaması ya da alacaklıları zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğininanlaşılması ve borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veyakooperatifin konkordato talebinden feragat etmesi kesin mühlet kaldırılarakkonkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verilebilecekdurumlar arasında sayılmıştır.
11. Fıkranın (b) bendinde düzenlenen konkordatonunbaşarıya ulaşamayacağının anlaşılması hâli ise itiraz konusu kuralıoluşturmaktadır. Bu itibarla iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletinverilmesinden sonra kural uyarınca konkordatonun başarıya ulaşamayacağınınanlaşılması hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkemece kesin mühletkaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen kararverilecektir.
12. Öte yandan Kanun’un 177 ila 179. maddelerindealacaklının veya borçlunun talebi üzerine doğrudan doğruya iflas kararıverilebilecek haller düzenlenmiştir. Kuralda ise doğrudan doğruya iflassebeplerinin gerçekleşme şartı aranmaksızın konkordatonun başarıyaulaşamayacağının anlaşılması hâli resen iflas kararı verilmesi için yeterlisayılmıştır.
13. 292. maddenin ikinci fıkrasında ise iflasa tabiolmayan borçlu bakımından söz konusu maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c)bentlerinde düzenlenen hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonragerçekleşmesi durumunda komiserin yazılı raporu üzerine mahkemenin kesinmühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar vereceğibelirtilmiştir. Bu itibarla kural iflasa tabi borçlular bakımından iflas sebebiolarak öngörülmüşken aynı durum diğer borçlular bakımından konkordato talebininreddi sebebi olarak düzenlenmiştir.
14. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında bu madde uyarıncakarar verilmeden önce mahkemenin borçluyu, varsa konkordato talep eden alacaklıile alacaklılar kurulunu ve gerekli görmesi hâlinde diğer alacaklılarıduruşmaya davet edeceği hükme bağlanmıştır.
C. İtirazın Gerekçesi
15. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla konkordatonunbaşarıya ulaşmayacağının anlaşılması hâlinde konkordato talebinin reddikararının yanı sıra borçlunun borca batık olmaması durumunda dahi iflasınakarar verileceğinin öngörülmesinin kamu yararı ile kişisel yarar arasındakidengeyi ortadan kaldırdığı, bu durumun mülkiyet hakkını ve hak aramaözgürlüğünü ölçüsüz biçimde sınırladığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 13.,35. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
16. 30/3/2011 tarihli ve6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 5. maddesi yönünden deincelenmiştir.
17. Anayasa’nın 35.maddesinde “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir./ Bu haklar,ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir./ Mülkiyet hakkınınkullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye bağlanmıştır.
18. Mülkiyet hakkı ekonomik değer ifadeeden ve değeri parayla ölçülebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır.Bu bağlamda mülkiyet hakkı, maddi varlığı bulunan taşınır ve taşınmaz malvarlığını kapsadığı gibi maddi bir varlığı bulunmayan hak ve alacakları daiçermektedir (AYM, E.2024/8, K.2024/126, 27/6/2024, §§ 10, 11).
19. Anayasa’nın anılan maddesinde birtemel hak olarak güvence altına alınan mülkiyet hakkı kişiye -başkasınınhakkına zarar vermemek ve kanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla-sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma ve ondan tasarruf etme, onunsemerelerinden yararlanma imkânı verir (AYM, E.2022/128, K.2023/136, 26/7/2023,§ 18; Mehmet Akdoğan ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/817,19/12/2013, § 32).
20. Konkordato sürecinde kesin mühlet kaldırılarak konkordato talebinin reddine veborçlunun iflasına resen karar verilmesine imkânsağlayan kuralın -borçlunun malvarlığı üzerinde doğuracağı sonuçlar dikkatealındığında- mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği konusundatereddüt bulunmamaktadır. Öte yandan borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarrufyetkisine ilişkin düzenlemelerin alacağın tahsili yönünden de belirleyiciolduğu açıktır. Dolayısıyla iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletinverilmesinden sonra konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hâlindekomiserin yazılı raporu üzerine mahkemece kesin mühlet kaldırılarak konkordatotalebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verilmesini öngören kuralınalacaklıların mülkiyet hakkı kapsamında daincelenmesi gerekir.
21. Anayasa’nın 5. maddesinde “Devletintemel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkeninbölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumunrefah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevivarlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”denilmiştir. Buna göre kişilerin ve toplumun huzur ile refahının sağlanmasıamacıyla hukuksal ilişkilerde belirli bir istikrarı temin edecek, ayrıcakişilerin çatışan temel hak ve özgürlükleri arasında denge kuracak niteliktedüzenlemelerin öngörülmesi de devletin temel amaç ve görevleri kapsamındadeğerlendirilebilir.
22. Anayasa’nın anılan maddesi insanınmaddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayı devletintemel amaç ve görevleri arasında saymıştır. Devlet, kişilerin mülkiyethakkından tam anlamıyla yararlanabilmesi ve etkili bir şekilde mülkiyethakkının korunması amacıyla gereken yasal, idari ve yargısal önlemleri almakzorundadır.
23. Anayasa’nın 35. maddesinde bir temelhak olarak güvence altına alınan mülkiyet hakkının etkili bir şekildekorunabilmesi yalnızca devletin bu hakka müdahaleden kaçınmasıyla sağlanamaz.Anayasa’nın 5. ve 35. maddeleri uyarınca devletin mülkiyet hakkının korunmasınailişkin pozitif yükümlülükleri de bulunmaktadır. Bu pozitif yükümlülükler kimidurumlarda özel kişiler arasındaki uyuşmazlıklar da dâhil olmak üzere mülkiyethakkının korunması için belirli tedbirlerin alınmasını gerekli kılar (AYM,E.2021/82, K.2022/167, 29/12/2022, § 17; E.2019/11, K.2019/86, 14/11/2019, §13; Eyyüp Boynukara [1. B.], B. No: 2013/7842, 17/2/2016, §§ 39,40).
24. Anayasa'nın 5. ve 35. maddeleriuyarınca devletin pozitif yükümlülükleri çerçevesinde -özel kişiler arasıuyuşmazlıklar ile ilgili olsun ya da olmasın- alacakların tahsilinindüzenlenmesi ve kişilerin alacaklarına kavuşması bakımından etkili bir sistemkurma sorumluluğu bulunmaktadır. Özel kişiler arasındaki uyuşmazlıklardadevletin mülkiyet hakkına ilişkin pozitif yükümlülükleri, karşılıklı hak vemenfaatler dengesine dayanmaktadır. Alacakların tahsiline ilişkin süreçbakımından da durum böyledir. Bu yönüyle devlet alacakların tahsiline ilişkinsistemi kurarken gerek alacaklıların gerekse de borçlu ve üçüncü kişilerin hakve menfaatlerini gözetmek, kişilerin mülkiyet haklarının korunması için gereklitedbirleri almak durumundadır (AYM, E.2021/82, K.2022/167, 29/12/2022, § 21). Konkordatosürecindeki borçlunun alacaklılarının hakları da Anayasa’nın 35. maddesine göremülkiyet hakkının kapsamındadır. Dolayısıyla bir tarafta alacaklının mülkiyethakkı kapsamında değerlendirilen alacağı ile bu alacağın tahsili içinbaşvuracağı borçlunun anılan hak kapsamındaki malvarlığı bulunmaktadır(benzer yönde bkz. Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. veTic. Ltd. Şti. [GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018, § 71).
25. Maddidurumu bozulan borçlunun ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesi ve borçlarınıödeyebilmesi amacıyla öngörülen konkordatonun başarıya ulaşması için alacağın vadesi ve/veya borcun ifa edilebileceği oran hakkındaalacaklı ve borçlunun anlaşması gerekir. Nitekim 2004 sayılı Kanun’un 286.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde bu hususların konkordato önprojesinde yer alması gerektiği belirtilmiştir.
26. Anılan Kanun’un 289. maddesinin üçüncü fıkrasında287. maddenin üçüncü fıkrası gereğince görevlendirilen geçici konkordatokomiseri/komiserlerinin yazılı raporu alındıktan sonra konkordatonun başarıyaulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesinmühletin verileceği belirtilerek kesin mühlet kararı verilebilmesikonkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunması şartına bağlanmıştır.
27. Sosyal ve ekonomik koşullardakideğişiklikler nedeniyle işletmelerin ekonomik varlıklarını yitirme tehlikesiile karşı karşıya kalmaları, alacaklılar bakımından alacaklarını tahsiledememe, çalışanlar bakımından ise işlerini kaybetme riskine yol açmaktadır. Buriskin millî ekonomiyi ve yatırım ortamını doğrudan etkileyeceği açıktır. Busebeple konkordatoya ilişkin düzenlemelerde borçlunun, alacaklıların, çalışanlarınve ülkenin ekonomik menfaatlerinin korunması ve dengelenmesine yöneliktedbirlerin alınması gerekmektedir.
28. Kuralın gerekçesinde “Maddeninbirinci fıkrasının (b) bendindeki ‘başarıya ulaşma’ ibaresi ile kastedilenhaller iyileşmenin veya konkordatonun tasdikinin hiç mümkün olmadığı hallerdir.”denilmektedir.
29. Kanun’un 291. maddesinde konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesinmühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuylamahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen, kesin mühlet kaldırılarakkonkordato talebinin reddine karar verileceği belirtilmiştir. 305. maddede isekonkordato projesinin tasdik edilebilmesi için aranan şartlar düzenlenmiştir.Anılan maddeler gözetildiğinde iyileşmenin gerçekleşmesi hâlinde konkordatoişlemlerine devam edilmeyeceği için kanun koyucunun iyileşme ihtimalinikonkordatonun başarıya ulaşma ihtimali kapsamında değerlendirdiği görülmektedir.
30. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 382. maddesinin (2) numaralı fıkrasında çekişmesiz yargı işlerindensayılan davalar düzenlenmiştir. Bu kapsamda anılan fıkranın (f) bendinin (6) ve(7) numaralı alt bentlerinde konkordato mühletinin verilmesi ve komiserinatanması ile konkordatonun tasdiki çekişmesiz yargı işleri arasındagösterilmiştir. Söz konusu Kanun’un 385.maddesinin ikinci fıkrasında ise çekişmesiz yargı işlerinde resen araştırmailkesinin geçerli olduğu hükme bağlanmıştır. 2004 sayılı Kanun’un 290.maddesinde konkordato komiserinin görevleri dikkate alındığında kuralla menfaatdengelerinin gözetilerek karar verilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
31. Kural kapsamında kesin mühletin kaldırılmasıkararıyla birlikte söz konusu mühletin alacaklı ve borçlu bakımından ortayaçıkan sonuçları sona ermektedir. Bu kapsamda borçlunun tasarruf yetkisineilişkin sınırlamalar kalkarken alacaklılar bakımından mühlet ile beraber durantakipler ve tedbir kararlarına ilişkin hukuki işlemler devam edilebilir hâlegelmektedir. Dolayısıyla konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılmasıhâlinde sadece mühletin kaldırılmasına karar verilmesi borçlunun malvarlığıüzerinde serbestçe tasarruf edebilir hâle gelmesi sebebiyle alacaklılardan malkaçırılmasına yol açabilecektir.
32. Kural uyarınca mühletin kaldırılmasının yanı sıraiflasa da karar verilmesi borçlunun alacaklılar aleyhine olası tasarruflarınıönleyebilecektir. Bu yönüyle kuralla mülkiyethakkı bağlamında tarafların çatışan menfaatlerinin dengelendiği anlaşıldığındankuralda devletin bu konudaki pozitif yükümlülüğüyle çelişen bir yönbulunmamaktadır.
33. Açıklanan nedenlerle kural,Anayasa’nın 5. ve 35. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 13. ve 36.maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 292.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE 11/2/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI