ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2024/56
Karar Sayısı : 2024/166
Karar Tarihi : 24/9/2024
R.G.Tarih-Sayı : 19/11/2024-32727
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURANLAR:
1. Muğla 4.Asliye Ceza Mahkemesi (E.2024/56)
2. İzmir 45. Asliye Ceza Mahkemesi (E.2024/166)
İTİRAZLARIN KONUSU: 26/9/2004tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılıKanun’un 68. maddesiyle değiştirilen 191. maddesinin 28/3/2023 tarihli ve 7445sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değiştirilen (3) numaralı fıkrasının dördüncücümlesinin Anayasa’nın 13., 17., 19. ve 38. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptaline karar verilmesi talepleridir.
OLAY: Kullanmakiçin uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak yada uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan açılan ceza davalarındaitiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptaliiçin başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 191. maddesişöyledir:
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satınalmak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddekullanmak
Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.)
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satınalan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanankişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüphelihakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 incimaddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasınınertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, ertelemesüresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veyayasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlarkonusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerinede bildirilir.
(3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresizarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiriuygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resenCumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl dahauzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerekgörülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı maddekullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelininilgili kuruma sevkine karar verir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanantedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı maddesatın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak içintekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurmasıya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlalnedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasındansonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılansoruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesikararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkradabelirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde,hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcımadde imal ve ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcımadde kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçunmünhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bumadde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıverilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, CezaMuhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 incimaddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesihükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradakifiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim,askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsaçevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarınaiki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesihâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
II. İLK İNCELEME
A. E.2024/56 Sayılı Başvuru Yönünden
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü (İçtüzük) hükümleriuyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, RıdvanGÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, SelahaddinMENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE ve Yılmaz AKÇİL’inkatılımlarıyla 7/3/2024 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
B. E.2024/166 Sayılı Başvuru Yönünden
2. Anılan İçtüzük hükümleri uyarınca Hasan Tahsin GÖKCAN,Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ,Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE,Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nın katılımlarıyla 24/9/2024tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. BİRLEŞTİRME KARARI
3. 26/9/2004 tarihlive 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un68. maddesiyle değiştirilen 191. maddesinin 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılıKanun’un 18. maddesiyle değiştirilen (3) numaralı fıkrasının dördüncücümlesinin iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunailişkin E.2024/166 sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyleE.2024/56 sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esasincelemenin E.2024/56 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine 24/9/2024 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
IV. ESASIN İNCELENMESİ
4. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Ahmet Hakan SOYTÜRK tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itirazkonusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ilediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam veKapsam
5. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almaveya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçu 5237 sayılıKanun’un 191. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin (1) numaralı fıkrasınagöre söz konusu suçu işleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılacaktır.
6. Maddenin (2) numaralı fıkrasında söz konusu suçtandolayı başlatılan soruşturmada kamu davası açılması için yeterli şüpheyeulaşılması hâlinde şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu’nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın beş yıl süreylekamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği hüküm altınaalınmıştır. Bu itibarla soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılması içinyeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma imkânının bulunmamasıhâlleri dışında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilmesizorunluluğu öngörülmüştür. Başka bir ifadeyle anılan fıkrada kovuşturmayapılmasını gerektirmeyen hâller dışında kamu davasının açılmasının ertelenmesikonusunda Cumhuriyet savcısına herhangi bir takdir yetkisi tanınmamıştır.
7. Fıkranın ikinci ve üçüncü cümlelerinde ise Cumhuriyetsavcısının erteleme süresi içinde kendisine yüklenen yükümlülüklere uymamanınve yasakları ihlal etmenin ortaya çıkaracağı sonuçlar hakkında şüpheliyiuyaracağı, erteleme kararının kolluk birimlerine de bildirileceğibelirtilmiştir.
8. (3) numaralı fıkranın birinci, ikinci ve üçüncücümlelerinde erteleme süresi içinde şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyledenetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı, bu sürenin denetimli serbestlikmüdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışaraylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabileceği, hakkında denetimliserbestlik tedbiri verilen kişinin gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestliksüresi içinde tedaviye tabi tutulabileceği hükme bağlanmıştır. Anılan fıkranın Cumhuriyetsavcısının erteleme süresi içinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıpkullanmadığını tespit etmek için şüphelinin yılda en az iki defa ilgili kurumasevkine karar vereceğini öngören dördüncü cümlesi ise itiraz konusu kuralıoluşturmaktadır.
9. 3/7/2005 tarihli ve 5402 sayılı Denetimli SerbestlikHizmetleri Kanunu’nun 12/A maddesinde Cumhuriyet savcısı tarafından hakkındadenetimli serbestlik tedbiri veya tedavi ve denetimli serbestlik tedbiriverilen şüpheliyle ilgili olarak denetimli serbestlik müdürlüğünce uygulanacakyükümlülüklere yer verilmiştir. Anılan maddenin (1) numaralı fıkrası uyarıncaşüpheli hakkında hükmedilecek yükümlülüklerin yanı sıra gerekli görülmesi hâlindedenetimli serbestlik süresi içinde şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcı maddekullanıp kullanmadığının tespit edilmesi için denetimli serbestlik müdürlüğütarafından test yapılabileceği veya bu amaçla şüphelinin ilgili kuruma sevkininsağlanabileceği belirtilmiştir.
10. 5237 sayılıKanun’un 191. maddesinin (4) numaralı fıkrasında erteleme süresi içinde kamu davasının açılmasına neden olan hâllerdüzenlenmiştir. Buna göre kişinin ertelemesüresi içinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedaviningereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucuveya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya dauyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılacaktır.(5) numaralı fıkra uyarınca erteleme süresi içinde kişinin kullanmak içintekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veyabulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması ihlal nedeni sayılarakayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmayacaktır.
11. (6) numaralı fıkrada da (4) numaralı fıkraya görekamu davasının açılmasından sonra (1) numaralı fıkrada tanımlanan suçun tekrarişlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda (2) numaralı fıkra uyarınca kamudavasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla erteleme kararının ihlalinden sonra anılan suçun tekrarişlendiğinin iddia edilmesi hâlinde bu iddiaya ilişkin ayrı bir soruşturmayapılacak ve bu soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesine kararverilemeyecektir.
12. Erteleme süresi içinde (4) numaralı fıkrada belirtilenyükümlülüklere aykırı davranmayan ve yasakları ihlal etmeyen şüpheli hakkında (7)numaralı fıkra uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilecektir.
B. İtirazların Gerekçeleri
13. Başvuru kararlarında özetle; hakkında kesinleşmişmahkûmiyet hükmü bulunmayan bir kimsenin itiraz konusu kural uyarınca yılda enaz iki defa kolluk görevlilerince sağlık kuruluşuna götürülmesinin kişiözgürlüğü ve güvenliği hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirdiği, kuralla kişininmaddi ve manevi varlığına yönelik ağır müdahalede bulunulmasına karşın bukonuda hâkim güvencesine yer verilmediği, yine kişi hakkında erteleme süresinceuygulanan adli işlemin makul şüpheye dayanmadığı ve kişinin bu süre zarfında sürekli olarak suç isnadı altında kaldığı, bu durumun masumiyet karinesini ihlal ettiği, ayrıcakuralın, yürürlüğüne ilişkin düzenleme yapılmadığından geçmişe etkili olarakuygulanabildiği ve bu durumun suçta ve cezada kanunilik ilkesiyle debağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın2., 13., 15., 17., 19.,36. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
14. Anayasa’nın 17. maddesinde devletin kişilere tanınmışolan yaşam hakkını güvence altına almakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Anılanmaddenin birinci fıkrasında “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığınıkoruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” denilmektedir. Kişinin yaşam hakkıile maddi ve manevi varlığını koruma hakkı birbirleriyle sıkı bağlantılarıolan, devredilmez ve vazgeçilmez haklardandır.
15. Maddenin ikinci fıkrasında ise “Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılıhaller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimselve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.” denilmek suretiylefiziksel ve ruhsal bütünlük hakkı açısından özel bir güvence hükmüne yerverilmiştir (AYM, E.2020/30, K.2023/12, 25/1/2023, § 92; Halime Sare Aysal[GK], B. No: 2013/1789, 11/11/2015, § 47).
16. Bununla birlikte kişinin sağlığı ve beden bütünlüğüüzerindeki tasarruf hakkı gerek kendisi gerekse üçüncü kişilerin müdahalesi yönündenmutlak ve sınırsız değildir. Devlet, pozitif bir yükümlülük olarak yetkialanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını gerek kamusal makamların gerekdiğer bireylerin gerekse kişinin kendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek bilinenve öngörülebilen risklere karşı koruma yükümlülüğü altındadır. Nitekim sözkonusu fıkrada yer alan “Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı hallerdışında” ibaresi ile kişilerin kendi bedenleri üzerinde karar vermeyetkisinin sınırları belirlenmiştir.
17. İtiraz konusu kuralda hakkında kamu davasınınaçılmasının ertelenmesine karar verilen şüphelinin uyuşturucu veyauyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defailgili kuruma sevkine karar verileceği öngörülmektedir. Anılan maddelerin kullanılıpkullanılmadığının belirlenmesi için kişinin vücudundan kan veya benzeribiyolojik örneklerle kıl, saç, tükürük, tırnak gibi materyallerin alınabilmesimümkündür. Dolayısıyla kuralla kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirmehakkına sınırlama getirilmektedir.
18. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak vehürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerindebelirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Busınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâikCumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir.Buna göre temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin kanunlayapılması, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olmasıgerekir.
19. Bu itibarla kişinin maddi ve manevi varlığınıgeliştirme hakkını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen varolması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekildebelirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir.
20. Esasen temel hak ve özgürlükleri sınırlayan kanununbu niteliklere sahip olması Anayasa’nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukukdevleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde; kanuni düzenlemelerin hemkişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yervermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıcakamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir.Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımındanda zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını,bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin deyasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasınıgerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). DolayısıylaAnayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik,Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesi ışığındayorumlanmalıdır.
21. 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinin (2) numaralıfıkrası uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak,kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaksuçundan başlatılan soruşturmada kamu davasının açılması için yeterli şüpheyeulaşılması hâlinde şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesikararı verilmekte, söz konusu maddenin (3) numaralı fıkrasının birinci veikinci cümlelerine göre ise asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiriuygulanmakta ve belli durumlarda bu süre Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık sürelerleazami iki yıl daha uzatılabilmektedir.
22. Kural uyarınca şüphelinin erteleme süresi içindeuyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespiti için yılda en aziki kez Cumhuriyet savcısı tarafından ilgili kuruluşa gönderilmesi gerekmektedir.Kuralda yer alan ilgili kuruluş kavramının anılan maddeleri kullanıpkullanmadığına dair resmî raporun düzenlenebilmesi için şüphelinin vücudundanörnek alınabilecek yeterliliğe sahip bir sağlık kuruluşu olduğuanlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu ibarenin belirsiz olduğu söylenemez. Yinekuralda ilgili kuruma sevk kararı verecek merci, sevkin hangi dönem içindeuygulanacağı ile asgari sayısı ve sevkin amacı da açıkça düzenlenmiştir.
23. Diğer yandan kural uyarınca şüpheliden alınan vücutörneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edildiği takdirde maddenin(4) numaralı fıkrasının (c) bendinin ihlal edilmiş sayılacağı açıktır.
24. Sevk kararına rağmen şüpheliye ulaşılamaması ve vücutörneklerinin alınamaması hâlinde bu durumun şüpheli açısından doğuracağısonuçlar hakkında ise bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte budurumun şüpheliye yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etme olarakkabul edilip edilemeyeceği her somut olayın özelliği dikkate alınarak kuralınamacına uygun şekilde yorumlanmak suretiyle mahkeme içtihatlarıyla çözülebilecektir.Bu itibarla kapsam ve sınırlarının belirli ve sonuçlarının öngörülebilir olduğuanlaşılan kuralın kanunilik şartını taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.
25. Öte yandan kuralla uyuşturucu veya uyarıcı maddekullanma suçu ile daha etkin şekilde mücadele edilerek hem şüphelininkendisinin hem de toplumdaki diğer kişilerin maddi ve manevi varlıklarınınkorunması amaçlanmaktadır. Nitekim Anayasa’nın 17. maddesinin ikinci fıkrasındada tıbbi zorunluluklarda ve kanunda yazılı hâllerde kişinin vücut bütünlüğünedokunulabileceği belirtilmiştir. Bu itibarla kural anayasal anlamda meşru biramaç taşımaktadır.
26. Kuralla kişininmaddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına getirilen sınırlamanın kanunilikve meşru amaç şartlarını taşıması yeterli olmayıp aynı zamanda ölçülü olmasıgerekir. Anayasa’nın 13. maddesinde güvence altına alınan ölçülülükilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkedenoluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanın ulaşılmak istenenamacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenenamaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amacadaha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılıkise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul birdengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir.
27. Şüphelinin erteleme süresi zarfında uyuşturucu veyauyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespite imkân tanıyan kuralın hemşüphelinin kendisinin hem de toplumdaki diğer kişilerin maddi ve manevivarlıklarının korunmasına katkıda bulunacağı açıktır. Dolayısıyla kuralınulaşılmak istenen amacın gerçekleştirilmesi bakımından elverişli olduğuanlaşılmaktadır.
28. Kural uyarınca şüphelininuyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespitine yönelik sevkişleminin şüpheliye önceden bildirilmeyen bir zamanda ve yılda en az iki seferyapılabilmesi kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına yönelik ağırsayılabilecek bir müdahale olduğu söylenebilir. Bu sebeple daha hafif birmüdahale aracının bulunup bulunmadığı gereklilik ilkesi yönünden önemtaşımaktadır.
29. Bu bağlamda şüphelinin önceden belirlenmiş birdenetim ve tedavi programına tabi tutulması da başvurulabilecek araçlardanbiridir. Ancak belirli bir denetim programı çerçevesinde şüpheliden vücutörneklerinin alınmasının meşru amaca ulaşılması bakımından şüpheliye öncedenbildirimde bulunulmaksızın yapılacak bir denetim kadar etkili sonuçdoğurmayabileceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralın kanun koyucunun suç vesuçlulukla mücadelede ceza siyasetinin bir parçası olarak takdir yetkisikapsamında öngörebileceği bir sistem olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla kuralın ulaşılmak istenen amacıngerçekleştirilmesi bakımından gerekli olmadığı söylenemez.
30. Kuralın da yer aldığı maddenin (2) numaralı fıkrasıuyarınca hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilenşüphelinin bu karara karşı itiraz kanun yoluna başvurabilmesi mümkündür. Başkabir ifadeyle söz konusu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada kamu davasıaçılması için yeterli şüpheye ulaşılıp ulaşılmadığı denetlenebilirniteliktedir. (7) numaralı fıkra uyarınca erteleme süresi zarfında öngörülenyükümlülüklere aykırı davranmayan ve yasakları ihlal etmeyen şüpheli hakkındakovuşturmaya yer olmadığı kararı verilecektir.
31. Yine kuralda Cumhuriyet savcısı tarafından ilgilikuruma yapılacak sevk işleminin amacının şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcımadde kullanıp kullanmadığını tespit etmek olduğu belirtilmiştir. Dolayısıylakural uyarınca iki seferden fazla sevk işlemi konusunda Cumhuriyet savcısınatanınan takdir yetkisinin ancak hakkında erteleme kararı verilen şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı yönünde biremarenin ortaya çıkması hâlinde kullanılabileceğianlaşılmaktadır. Dolayısıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumununamacı ve niteliği dikkate alındığında kuralın Cumhuriyet savcısına tanınanyetkinin keyfî olarak kullanılmasına imkân tanıdığı söylenemez.
32. Bu itibarla kuralla kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına getirilensınırlamayla ulaşılmak istenen meşru amaç ile kişinin beden bütünlüğüüzerindeki tasarruf hakkından kaynaklanan menfaat arasında makul dengeninsağlandığı, dolayısıyla kuralla elde edilecek kamusal yararla kıyaslandığındakuralın kişilere aşırı bir külfet yüklemediği sonucuna ulaşılmıştır.
33. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 17.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine de aykırı olduğu ilerisürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 13. ve 17.maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olmasınedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerekgörülmemiştir.
KuralınAnayasa’nın 15., 19., 36. ve 38. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
V.HÜKÜM
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesiyle değiştirilen 191.maddesinin 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun’un 18. maddesiyledeğiştirilen (3) numaralı fıkrasının dördüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE24/9/2024tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI