ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2024/8
Karar Sayısı : 2024/126
Karar Tarihi : 27/6/2024
R.G.Tarih-Sayı : 2/10/2024-32680
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 11/1/2011tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 478. maddesinde yer alan “…teslimtarihinden başlayarak,…” ibaresinin Anayasa’nın 2., 5., 13. ve 35.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Esersözleşmesinden kaynaklanan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 478. maddesişöyledir:
“e. ZamanaşımıMADDE 478- Yükleniciayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslimtarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde ikiyılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa,ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımınauğrar.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL, M.Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, SelahaddinMENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla 18/1/2024tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör ÖmerDURSUN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen kanunhükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleriile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. 6098 sayılı Kanun’un 470. maddesinde eser sözleşmesi,yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında birbedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır.
4. Anılan Kanun’un 471. maddesinde yüklenicinin üstlendiği edimleri iş sahibinin haklımenfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğu, 474.maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıplarıvarsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu hükmebağlanmıştır.
5. 477. maddede ise eserin açıkça veya örtülü olarakkabulünden sonra yüklenicinin her türlüsorumluluktan kurtulacağı, ancak onun tarafından kasten gizlenen ve usulünegöre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar içinsorumluluğunun devam edeceği öngörülmüştür. Yine aynı maddede iş sahibiningözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi hâlinde eserikabul etmiş sayılacağı, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması durumunda iseiş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksitakdirde eseri kabul etmiş sayılacağı belirtilmiştir.
6. Kanun’un anılan hükümlerine göre teslim ve kabulün birbirinitakip eden süreçler olduğu anlaşılmaktadır.
7. 478. maddeye göre yükleniciayıplı bir eser meydana getirmişse bu sebeple açılacak davalar, teslimtarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın, taşınmazyapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserinniteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacaktır.Anılan maddede yer alan “…teslim tarihinden başlayarak…” ibaresi itirazkonusu kuralı oluşturmaktadır.
B. İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralın anlamve kapsamının belirli olmadığı, bu konuda mahkeme kararları arasında içtihatbirliğinin oluşmadığı, dolayısıyla kuralda hukuki belirliliğin veöngörülebilirliğin bulunmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 5., 13. ve35. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43.maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 40. maddesi yönünden deincelenmiştir.
10. Anayasa’nın 35. maddesinde “Herkes, mülkiyet vemiras haklarına sahiptir./Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir./ Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”denilmektedir. Anayasa’nın anılan maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyethakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü malvarlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2018/106, K.2019/80, 16/10/2019, § 14).
11. Bu bağlamda mülkiyet hakkı, maddi varlığı bulunantaşınır ve taşınmaz mal varlığını kapsadığı gibi maddi bir varlığı bulunmayanhak ve alacakları da içermektedir. Eser sözleşmesinin konusunu taşınır veyataşınmaz malların oluşturduğu ve ayıbın eserin niteliğindeki uygunsuzluk olduğugözetildiğinde iş sahibinin mal varlığına dâhil olan veya zilyetliğinde bulunaneserdeki değer kaybının maddi varlığa ilişkin olduğu ve mülk teşkil ettiğialdığı açıktır.
12. Anayasa’nın 40. maddesinin birinci fıkrasında “Anayasaile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makamageciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.”denilmiştir. Anılan hükme göre kişilerin yargı makamları ile idari makamlarönünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması anayasal birzorunluluktur. Bu zorunluluk, temel hak ve özgürlüğü ihlal edilen ya da ihlaledildiğini iddia eden kişilerin ilgili yargı veya idari merciler nezdindeşikâyetlerini dile getirmesi hususunda devlete gerekli ve yeterli mekanizmalarıoluşturarak uygun koşulları sağlama yükümlülüğü getirmektedir (AYM, E.2019/102,K.2019/99, 25/12/2019, § 16).
13. Bu çerçevede Anayasa’nın anılan maddesinde güvencealtına alınan etkili başvuru hakkı; anayasal bir hakkının ihlal edildiğiniileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceğimakul, erişilebilir, etkili, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeyeya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya elverişli idari ve yargısal yollarabaşvuruda bulunabilme imkânının sağlanmasını teminat altına almaktadır (AYM,E.2019/102, K.2019/99, 25/12/2019, § 17).
14. İtiraz konusu kural yüklenicinin ayıplı eser meydanagetirdiği durumlarda açılacak davalar için zamanaşımı süresinin hangi tarihtebaşlayacağını düzenlemektedir. Bu itibarla yüklenicinin meydana getirdiğieserdeki ayıplar sebebiyle mülkiyet hakkından kaynaklanan haklarını yargımercileri önünde ileri sürebilmesi için uygun şartların sağlanması etkilibaşvuru hakkının bir gereğidir.
15. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilenhukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hakve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurupbunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,hukuki güvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargıdenetimine açık olan devlettir.
16. Anayasa’nın anılan maddesinde güvenceye alınan hukukdevletinin temel unsurlarından olan hukuki belirlilik ilkesi uyarıncakanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarınakarşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu niteliklerhukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Nitekim hukukigüvenlik ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tümeylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasaldüzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gereklikılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154).
17. Uzun yıllar öncesinde akdedilen bir sözleşme gereğinceyüklenicinin eseri sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim edip etmediğininbelirlenmesi, buna ilişkin bilgi ve belgelerin saklanması, mahkemelercebunların temin edilerek değerlendirilmesindeki güçlükler gözetilerek işsahibinin bu konuda açacağı davaların belirli sürelerle sınırlandırılması sözkonusu olabilir. Bu durum aynı zamanda hukuki güvenlik ve belirliliğinsağlanarak hukuki istikranın tesis edilmesine katkı sunmaktadır.
18. 6098 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralın da yeraldığı 478. maddesinde ayıplı eserin varlığı durumunda zamanaşımı süreleri eserinniteliğine ve ayıbın türüne göre açık ve net olarak belirlenmiştir. Kural busürelerin başlangıcı olarak teslim tarihini esas almaktadır.
19. Teslim tarihi ise sözleşme hükümleri ile dürüstlükkuralı gibi 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun genelhükümlerine göre belirlenecektir.
20. İş sahibinineserin tesliminden sonra işlerin olağanakışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözdengeçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun birsüre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu gözetildiğinde eserin ayıplıolması durumunda yükleniciye tanınan seçimlik hakların kullanılmasında eserinkabulünün teslimden farklı ve sonrasında gerçekleşen bir olgu olduğuanlaşılmaktadır. Dolayısıyla eser tesliminin, iş sahibinin eseri kabul etmesineveya etmemesine imkân tanıyacak bir husus olduğu, bu yönüyle kuralda yer alan teslimtarihi kavramının açık, net ve anlaşılır olduğu açıktır.
21. Dava açmanın süreyle sınırlanması, borçlunun uzunsüre dava tehdidi altında kalmasını önleme amacı bakımından elverişli biraraçtır. Kuralla iş sahibi açısından yeterli bir dava açma süresi öngörülerken,yüklenici açısından da hukuki belirsizliği ortadan kaldıran ve sözleşmeninsonuçlarını geride bırakacak bir koruma sağlanmaktadır.
22. 6098 sayılı Kanun’da öngörülen zamanaşımı süreleri dedikkate alındığında kural kapsamında bu sürelerin teslim tarihindenbaşlatılmasının iş sahibinin dava açmasını imkânsız hâle getirmediği ya daaşırı derece zorlaştırmadığı gibi kuralın tarafların mülkiyet hakkındankaynaklanan taleplerini ileri sürmesinde makul bir denge kurduğuanlaşılmaktadır.
23. Bu itibarla kural kapsamında yüklenicinin ayıplı bireser meydana getirmesi hâlinde bu sebeple açılacak davalarda zamanaşımı süresininteslim tarihinden başlatılmasında kişininmülkiyet hakkına yönelik müdahalelere karşı devletin etkili giderim mekanizması sağlama yükümlülüğüneaykırı bir yön bulunmamaktadır.
24. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 35. ve 40.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 5. ve 13. maddelerine de aykırıolduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 2.,35. ve 40. maddeleri bağlamında yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmışolması nedeniyle Anayasa’nın 5. ve 13. maddeleri yönünden ayrı bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
11/1/2011 tarihli ve6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 478.maddesinde yer alan “…teslim tarihinden başlayarak,...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 27/6/2024tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR