ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2024/83
Karar Sayısı : 2024/227
Karar Tarihi : 25/12/2024
R.G.Tarih-Sayı : 18/3/2025-32845
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 18. Aile Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 22/11/2001tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinin ikinci fıkrasının“…her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.”bölümünün Anayasa’nın 5., 10., 13., 20., 36. ve 40. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Boşanmadavasında itiraz konusu kuralın Anayasa’yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusukuralın da yer aldığı 161. maddesi şöyledir:
“I. Zina
Madde 161- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanmadavası açabilir.
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesindenbaşlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekledava hakkı düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca KadirÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, RecaiAKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfanFİDAN, Kenan YAŞAR Yılmaz AKÇİL ve Ömer ÇINAR’ın katılımlarıyla 9/5/2024 tarihindeyapılan ilk inceleme toplantısında önceliklesınırlama sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, o davasebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesininhükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ilerisürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda buhükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancakanılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi içinelinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görev kapsamına giren bir davanınbulunması, iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir.Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkansorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etkiyapacak nitelikteki kurallardır.
3. 4721 sayılı Kanun’un 161. maddesininikinci fıkrasında davaya hakkı olan eşin,boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eylemininüzerinden beş yıl geçmekle dava hakkının düşeceği öngörülmüştür. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, anılan fıkranın “…herhâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.” bölümünün iptalini talep etmiştir.
4. İtiraz konusu kuralda yer alan “…geçmekle davahakkı düşer.” ibaresi “…her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl...”ibaresinin yanı sıra itiraz konusu olmayan “…boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay…” ibaresibakımından da geçerli, ortak kural niteliğindedir. Bu itibarla kuralın esasınailişkin incelemenin kuralda yer alan “…her hâlde zina eyleminin üzerindenbeş yıl…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekir.
5. Açıklanan nedenle 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılıTürk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinin ikinci fıkrasının “…her hâlde zinaeyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.” bölümünün esasınınincelenmesine, esasa ilişkin incelemenin anılan bölümde yer alan “…her hâldezina eyleminin üzerinden beş yıl…” ibaresi ile sınırlı olarakyapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASINİNCELENMESİ
6. Başvurukararı ve ekleri, Raportör Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI tarafından hazırlanan işinesasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kurallarıve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlamve Kapsam
7. Konusunu evlilik dışı cinsel ilişkininoluşturduğu zina, öğretide de kabul edildiği üzere evlilik bağının eşlereyüklediği cinsel bağlılığın ihlali olarak tanımlanabilir (AYM, E.1996/15, K.1996/34,23/9/1996). 4721 sayılı Kanun’un 161.maddesinin birinci fıkrasında eşlerdenbirinin zina etmesi durumunda diğer eşin boşanma davası açabileceğibelirtilmiştir.
8. Anılan Kanun’da boşanma nedenlerimutlak ve nispi olarak düzenlenmiştir. Buna göre mutlak boşanma sebeplerininvarlığının ortaya konulması hâlinde yargı makamlarınca boşanmaya hükmedilir.Buna karşın nispi boşanma sebeplerinin varlığı tek başına evliliğin sona ermesiiçin yeterli görülmemekte, ayrıca ortak hayatın çekilmez olduğunun taraflarcaispatlanması gerekmektedir. Kanun’a göre mutlak boşanma nedenleri; zina, hayatakast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, terk, anlaşmalı boşanma ve eylemliayrılıktır.
9. Zina eylemi, sadakat yükümlülüğününihlal edilmesinin özel bir biçimi olarak mutlak boşanma nedenleri kapsamındaöngörülmüştür. Buna göre zina eyleminin ispatlanması hâlinde hâkim tarafındanbaşkaca bir araştırma yapılmaksızın boşanmaya karar verilecektir. Başka birifadeyle zinanın varlığının ortaya konulması hâlinde hâkimin boşanma kararıvermeme yönünde bir takdir yetkisi bulunmamaktadır.
10. Anılan maddeninikinci fıkrasında zina sebebine dayalı olarak boşanma davası açma süreleridüzenlenmiştir. Söz konusu fıkrada zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay veher hâlde zina eyleminden itibaren beş yıl içinde boşanma davası açılmadığıtakdirde bu boşanma sebebine dayalı olarak dava açma hakkının düşeceği hükmebağlanmıştır. Fıkrada yer alan “…her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl…”ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır. Bu itibarla kurala göre zinaeyleminden itibaren beş yıl içinde dava açılmazsa bu sebebe dayanılarak davaaçılamayacaktır.
11. Anılan sürenin hakdüşürücü nitelikte olması sebebiyle taraflarca ileri sürülmese de bu süre hâkimtarafından resen gözetilir. Tek eylemden ibaret olan zinada süre, eylemingerçekleşmesinden itibaren başlarken devam eden eylemlerden oluşan zinada bu süreson eylem tarihinden itibaren işlemeye başlamaktadır.
B. İtirazınGerekçesi
12. Başvuru kararındaözetle; itiraz konusu kuralın eşin zinayı bilebilecek durumda olmamasına rağmenbeş yıl geçtikten sonra öğrenmesi hâlinde zina nedeniyle boşanma davası açmaimkânını engellediği, kuralla eşler arasındaki eşitliğin zina yapan eş lehinebozulduğu, zina eyleminin evliliğin ağır kusurlarından sayılması nedeniylediğer eşe daha yüksek tazminat hakkı tanınmasına rağmen bu tazminat hakkınınbeş yılla sınırlandığı, kişinin beş yıl geçtikten sonra haberdar olduğu zinayadayanarak dava açma imkânının ortadan kaldırılmasının etkili başvuru hakkınıihlal ettiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın5., 10., 13., 20., 36. ve 40. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’yaAykırılık Sorunu
13.Anayasa’nın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes,özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” denilmiştir.
14.Anılan maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere özel hayata ve aile hayatınasaygı gösterilmesini isteme hakkı bir yönüyle özel hayatın gizliliğininkorunmasını, başkalarının gözleri önüne serilmemesini, bir başka ifadeylekişinin özel hayatında yaşananların yalnız kendisi veya kendisinin bilmesiniistediği kimseler tarafından bilinmesini isteme hakkını korurken diğer yönüyleresmî makamların özel hayata müdahale edememesi yani kişinin ferdî ve ailehayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi hakkını güvence altınaalmaktadır (AYM, E.2020/64, K.2020/70, 12/11/2020, § 10; E.2022/105, K.2023/54,22/3/2023, § 16; E.2023/116, K.2024/56, 22/2/2024, § 14).
15. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru alanında verdiğikararlarda sıkça vurgulandığı üzere özel hayatkavramı eksiksiz bir tanımı bulunmayan geniş bir kavramdır. Bu kapsamda korunanhukuki değer esasen kişisel bağımsızlıktır. Özel hayata saygı hakkınınkapsamının belirlenmesinde bireyin kişiliğini geliştirmesi vegerçekleştirmesi kavramı temel alınmaktadır. Anılan hak; herkesinistenmeyen bütün müdahalelerden uzak, kendine özel bir ortamda yaşama hakkınasahip olduğuna işaret etmekle birlikte kişiliğin serbestçe geliştirilmesiyleuyumlu birçok hukuki menfaati de içermektedir (Serap Tortuk [1. B.], B. No: 2013/9660, 21/1/2015, §§ 31-36; BülentPolat [G.K.], B. No: 2013/7666,10/12/2015, §§ 61-63; TevfikTürkmen [GK], B. No: 2013/9704, 3/3/2016, §§ 50-52; Ata Türkeri [1. B.],B. No: 2013/6057, 16/12/2015, §§ 30-32).
16. Evlilik birliğininkurulmasının yanı sıra sona erdirilmesi de özel hayata saygı gösterilmesiniisteme hakkıyla doğrudan ilgilidir (AYM, E.2023/116, K.2024/56, 22/2/2024, § 17).Evlilik birliği eşler arasında sadakat esasına dayanmakta olup bu yükümlülüğüneşlerden biri tarafından ihlal edilmesi hâlinde diğer eşin bu birliği sonaerdirmek istemesi özel hayatın bir unsuru olan kişisel özerkliğin birgereğidir. Zinanın eşler arasındaki sadakat yükümlülüğünü ihlal eden birdavranış olduğu açıktır. Dolayısıyla bir kimsenin zina eden eşle olan evlilikbirliğini ortadan kaldırma imkânına sahip olması özel hayata saygı hakkıkapsamında ona sağlanması gereken güvenceler arasındadır.
17. Kural uyarınca zina sebebine dayanarak boşanma davasıaçma hakkı olan eşin zina eyleminden itibaren beş yıl içinde dava açmasıgerekmektedir.
18. Anayasa’nın 40. maddesininbirinci fıkrasında “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilenherkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını istemehakkına sahiptir.” denilmiştir. Anılan hükme göre kişilerin yargı makamlarıile idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkânsağlanması anayasal bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, temel hak ve özgürlüğüihlal edilen ya da ihlal edildiğini iddia eden kişilerin ilgili yargı veyaidari merciler nezdinde şikâyetlerini dile getirmesi hususunda devlete gereklive yeterli mekanizmaları oluşturarak uygun koşulları sağlama yükümlülüğügetirmektedir (AYM, E.2019/102, K.2019/99, 25/12/2019, § 16).
19. Bu çerçevedeAnayasa’nın anılan maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı,anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğineuygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir, etkili, ihlalingerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmayaelverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânınınsağlanmasını teminat altına almaktadır (AYM, E.2019/102, K.2019/99, 25/12/2019,§ 17).
20. Boşanma davasıaçmak isteyen eşinin zina eylemini öğrenip öğrenmemesinden bağımsız olarak beşyıl içinde dava açmadığı takdirde bu sebebe dayalı olarak dava açma hakkınındüşeceğini öngören kural, kişinin özel hayatına saygı hakkı bağlamında boşanmahakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkıyla ilgilidir.
21. Temel haklarla ilgili bir başvuru yolu öngörülmüşseetkili başvuru hakkı, bu yolun erişilebilirliğini de güvence altınaalmaktadır. Bu itibarla dava açma koşullarından biri olan dava açma süresitemel haklarla ilgili olarak öngörülen başvuru yolunun erişilebilirliği ileilgilidir. Zina yapan eşe karşı diğer eş, eylemi öğrendiği tarihten itibarenaltı ay ve itiraz konusu kural gereğince eylemin gerçekleşmesinden itibaren beşyıl içinde dava açmalıdır.
22.Eşlerin zina eylemini öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde dava açmahakları bulunmaktadır. Evlilik birliğini temelden sarsıcı niteliği bulunan buağır kusurun diğer eş tarafından affedilmesi hâlinde 4721 sayılı Kanun’un 161.maddesinin üçüncü fıkrasına göre artık bunun boşanma sebebi olarak ilerisürülmesi mümkün değildir. Dolayısıyla kanun koyucu bu kusurun evlilikbirliğinin ortadan kaldırılmasına dayanak alınmasını, aleyhine zina eylemigerçekleştirilen eşin iradesine bırakmış olup bu iradeyi eyleminöğrenilmesinden itibaren altı ay içinde ortaya koymasını beklemektedir.
23. Zinanın gerçekleşmetarihinden itibaren bu sebebe dayalı olarak boşanma davası açılabilmesi içinkuralla azami bir süre öngörülmüştür. Kurala göre eylemin gerçekleşmesindenitibaren beş yıl geçmekle zina sebebine dayalı olarak boşanma davasıaçılamamaktadır. Böylece eşe, diğer eşin zina eylemini öğrenmemesi veyaöğrenebilecek durumda olmaması hâlinde dahi beş yıl önceki eyleme dayalı olarakdava açma hakkı tanınmamıştır. Bu itibarla kuralla, kanun koyucunun kusurlueşin evlilik hayatı boyunca süresiz biçimde mutlak bir boşanma tehdidiyle karşıkarşıya kalmasının önüne geçmeyi amaçladığı anlaşılmaktadır.
24. Bu bağlamda kuralladava açma süresinin zina eylemini gerçekleştiren eş lehine beş yıllasınırlandırılmasının diğer eş bakımından boşanma hakkı bağlamında özel hayatıylabağlantılı olarak etkili başvuru hakkına etkisi değerlendirilmelidir. Aleyhinezina eylemi gerçekleştirilen eşin bu eylemi beş yıl içinde öğrenmesiyle busebebe dayalı olarak boşanma davası açabileceği açıktır.
25. Öte yandan beş yıliçinde eylemin öğrenilmemesi hâlinde bu sebeple boşanma davası açılamaması,kusuru olmayan eşin evliliğin sonlandırılması amacıyla yargı mercilerinebaşvuru yapamaması sonucunu doğurmamaktadır. Başka bir ifadeyle zina eylemininüzerinden beş yıl geçtikten sonra zinayı öğrenen eşin anılan Kanun’dadüzenlenen diğer boşanma sebeplerine ve bu kapsamda evlilik birliğinintemelinden sarsılması sebebine dayanarak boşanma davası açmasına, açtığı budavada eşinin beş yıl önceki zina eylemini güven sarsıcı davranış olarak ilerisürmesine engel bir düzenleme bulunmamaktadır.
26. Nitekim Kanun’un166. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen evlilik birliğinintemelinden sarsılmasına dayalı boşanma davaları, daha az kusurlu olan eştarafından herhangi bir süreye tabi olmaksızın evlilik süresi boyuncaaçılabilmektedir. Bu yargılamada mahkeme, tarafların kusurlarının ağırlığınıdeğerlendirerek bir sonuca varmaktadır.
27. Bir nispi boşanmasebebi olan evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebine dayalı olarakaçılacak boşanma davasında -bir mutlak boşanma sebebi olan zina sebebine dayalıolarak açılan boşanma davasından farklı olarak- davacı ayrıca ortak hayatınçekilmez hâle geldiğini ispatlama yükümlülüğü altında bulunsa da davacıya buşekilde bir ispat külfeti yüklenmesi boşanma davasının başarıya ulaşma şansını ortadankaldırmadığı gibi ciddi bir biçimde azalttığı da söylenemez. Dolayısıyla beşyıldan önce gerçekleşen zina eylemlerinin bir nispi boşanma sebebi olarak kabuledilmesi ve nispi boşanma sebebi olarak dava konusu edilebilmesi sadakatsizliğeuğrayan eşin evlilik birliğini sonlandırılabilmesi hakkı bağlamında onasağlanan yargısal başvuru imkânını etkisiz kılmamaktadır.
28. Yine Kanun’un 174.maddesinde boşanma nedeniyle manevi tazminat hakkı düzenlenmiştir. Anılanmaddeye göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıyauğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat talep edebilir.Zinayı beş yıl geçtikten sonra öğrenen eş, bu kusurlu davranışı nedeniyle eşialeyhine boşanma davası açabileceği gibi açılan davada bu sebeple tazminattalebinde de bulunabilecektir.
29. Bu itibarla zinamutlak boşanma sebebine dayalı boşanma davalarının azami süreylesınırlandırılmasını öngören kuralın, kusurlu olmayan eşin evliliğinisonlandırabilmesine ilişkin başvuru yolunun erişilebilirliğini ve etkililiğinizedelemediği sonucuna ulaşılmıştır.
30. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 20. ve 40.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
KuralınAnayasa’nın 5. ve 36. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamdabelirtilen hususların Anayasa’nın 20. ve 40. maddeleri kapsamında ele alınmışolması nedeniyle Anayasa’nın 5. ve 36. maddeleri yönünden ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 10. ve 13. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun161. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…her hâlde zina eylemininüzerinden beş yıl…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE 25/12/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI