ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2024/85
Karar Sayısı : 2024/229
Karar Tarihi : 25/12/2024
R.G. Tarih – Sayı : 26/3/2025 - 32853
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 7. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 4/1/2002tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’un11. maddesiyle eklenen dördüncü paragrafın birinci ve üçüncü cümlelerininAnayasa’nın 10. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine kararverilmesi talebidir.
OLAY: Kamu İhaleKurumuna (Kurum) yapılan itirazen şikâyet başvurusu sonucu ihalenin iptalinekarar verilmesine rağmen itirazen şikâyet başvuru bedelinin iade edilmemesineilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davada itirazkonusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleriiçin başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLENKANUN HÜKÜMLERİ
A. İptaliİstenen Kanun Hükümleri
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 53.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Kamu İhale Kurumu
Madde 53-…
…
c) (Değişik birinci paragraf: 2/7/2018-KHK-703/171 md.)Kurumun karar organı biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere en az dörtyıllık öğrenim görenler arasından Cumhurbaşkanınca atanan dokuz üyeden oluşanKamu İhale Kuruludur. Kurul Başkanı, Kurumun da başkanıdır.
…
j) Kurumun gelirleri aşağıda belirtilmiştir:
…
2) (Değişik: 6/2/2014-6518/49 md.) Yaklaşık maliyeti beşyüz bin Türk Lirasına kadar olan ihalelerde üç bin Türk Lirası, beş yüz binTürk Lirasından iki milyon Türk Lirasına kadar olanlarda altı bin Türk Lirası,iki milyon Türk Lirasından on beş milyon Türk Lirasına kadar olanlarda dokuzbin Türk Lirası, on beş milyon Türk Lirası ve üzerinde olanlarda on iki binTürk Lirası tutarındaki itirazen şikâyet başvuru bedeli.
…
(Ek paragraf:16/11/2022-7421/11 md.) Başvurusahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması halinde, Kurul kararı ileitirazen şikâyet başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine karar verilir.Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvurusahibinin Kuruma yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen otuz güniçinde Kurum tarafından itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesi yapılır veson ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz işlemez. Diğer hallerdebaşvuru bedeli iade edilmez.
…”
B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
Kanun’un geçici 21. maddesi şöyledir:
“Geçici Madde 21- (Ek:16/11/2022-7421/13 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce alınan ve 53üncü maddenin (j) fıkrasının dördüncü paragrafındaki koşulları sağlayan Kurulkararlarına ilişkin olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen otuzgün içinde itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine yönelik başvuru sahibitarafından Kuruma yazılı talepte bulunulması durumunda 53 üncü maddenin (j)fıkrasının dördüncü paragrafındaki hüküm uygulanır. Kurul kararının başvurusahibine bildirildiği tarih ile itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesineyönelik Kuruma yapılan başvuru tarihi arasındaki süre için faiz işlemez. Diğerhallerde başvuru bedeli iade edilmez.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleriuyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, RıdvanGÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, SelahaddinMENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Yılmaz AKÇİL ve Ömer ÇINAR’ın katılımlarıyla 9/5/2024tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Cem GÜNDOĞDUtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgiligörülen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. Kamu hukukuna tabi olan veya kamunundenetimi altında bulunan ya da kamu kaynağı kullanan kurum ve kuruluşlarınyapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usuller 4734 sayılı Kanun’dadüzenlenmiştir.
4. Anılan Kanun’un “İhalenin kararabağlanması ve onaylanması” başlıklı 40. maddesinde ise ihalenin ekonomikaçıdan en avantajlı teklifi veren isteklinin üzerine bırakılacağı ve ihalekomisyonunun gerekçeli kararını belirleyerek ihale yetkilisinin onayınasunulacağı belirtilmiştir. Yine söz konusu maddeye göre ihale yetkilisi, karartarihini izleyen en geç beş iş günü içinde ihale kararını onaylayacak veyagerekçesini açıkça belirtmek suretiyle iptal edecektir. İhale, kararınonaylanması hâlinde geçerli; iptal edilmesi durumunda ise hükümsüz sayılır.
5. Kanun’un 54. maddesinin birincifıkrasında da ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle birhak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunuiddia eden aday veya istekli ile istekli olabileceklerin, bu Kanun’da belirtilenşekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla ihaleyi yapan idareye şikâyet veKuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilecekleri ifade edilmiş; aynımaddenin ikinci fıkrasında ise şikâyet ve itirazen şikâyet başvuruları, davaaçılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolları olarak gösterilmiştir.
6. Yapılacak itirazen şikâyetbaşvurularında 53. maddenin (j) fıkrasının (2) numaralı bendine göre hesaplananitirazen şikâyet başvuru bedelinin Kuruma ödenmesi gerekmektedir. Söz konusufıkra gereğince bu bedel Kurumun gelirlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
7. Anılan fıkranın dördüncü paragrafınınitiraz konusu birinci cümlesinde itirazen şikâyet başvurusunda ileri sürüleniddiaların tamamında haklı çıkılması durumunda başvuru bedelinin Kamu İhaleKurulu (Kurul) kararı ile iade edileceği, ikinci cümlesinde bu iade için Kurulkararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvurusahibinin Kuruma yazılı talepte bulunması gerektiği ve bu talep tarihiniizleyen otuz gün içinde de Kurum tarafından itirazen şikâyet başvuru bedelininiadesinin yapılacağı ayrıca son ödeme tarihine kadar geçen süre için faizişlemeyeceği, itiraz konusu üçüncü cümlesinde ise ilk iki cümlede düzenlenendurumlar dışında iade yapılmayacağı belirtilmektedir.
8. Bu itibarla itiraz konusu kurallaruyarınca Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunan kişinin iddialarınıntamamında haklı çıkmaması durumda yatırmış olduğu başvuru bedeli iadeedilmeyecektir. Bir başka ifadeyle kişinin yapmış olduğu başvuruda ilerisürdüğü iddiaların tek tek değerlendirilmesi sonucu bir kısmında haklı görülmüşve Kurum tarafından bu doğrultuda bir karar verilmiş olsa dahi başvurubedelinin iadesi mümkün olmayacaktır.
B. İtirazın Gerekçesi
9. Başvuru kararında özetle; Kurumayapılan itirazen şikâyet başvurularında birden fazla iddianın söz konusu olduğudurumlarda kişilerin bazı iddialarında haklı bazılarında da haksız çıkmasınındoğal olduğu, başvuru bedelinin bazı iddiaların haksız olduğu gerekçesiyle iadeedilmemesinin mülkiyet hakkıyla bağdaşmadığı, başvurusunda kısmen haklı çıkankişi ile tamamen haksız çıkan kişinin aynı şekilde değerlendirildiğibelirtilerek kuralların Anayasa’nın 10. ve35. maddelerine aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’yaAykırılık Sorunu
10. 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın13. maddesi yönünden de incelenmiştir.
11. Anayasa’nın35. maddesinde “Herkes, mülkiyet ve mirashaklarına sahiptir./ Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir./ Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” denilmektedir. Anayasa’nın anılanmaddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden veparayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır.
12. Mülkiyet hakkı, kişiye başkasının hakkına zarar vermemek ve kanunlarınöngördüğü sınırlamalara uymak koşuluyla sahibi olduğu şeyi dilediği gibikullanma, onun semerelerinden yararlanma ve tasarruf etme imkânı veren birhaktır (Mehmet Akdoğan ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/817,19/12/2013, § 32). Bu bağlamda malikin mülkünü kullanma, onun semerelerindenyararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birininsınırlanması veya mülkünden yoksun bırakılması mülkiyet hakkının sınırlanmasısonucunu doğurur (Recep Tarhan ve Afife Tarhan [1. B.], B. No:2014/1546, 2/2/2017, § 53).
13. Kurallarla, kişilerin ihalesürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle Kuruma yaptıklarıitirazen şikâyet başvurusu için yatırdıkları başvuru bedelinin ancakiddialarının tamamında haklı çıkması durumunda iade edilmesi öngörülmüştür.Dolayısıyla kişilerin iddialarının bir kısmında haklı çıkması durumunda başvurubedelinin iade edilmesi söz konusu olmayacaktır. Bu yönüyle kurallar mülkiyethakkına yönelik bir sınırlama niteliğindedir.
14. Anayasa’nın 35. maddesinin ikincifıkrasında mülkiyet hakkının ancak kanunla sınırlanabileceği belirtilmeksuretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gerektiğiifade edilmiştir.
15. Öteyandan mülkiyethakkına sınırlama getirilirken temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasınailişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa’nın 13. maddesinin de gözönündebulundurulması gerekmektedir.
16. Anayasa’nın13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler,özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetingereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Buna göre mülkiyethakkına sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa’daöngörülen sınırlama sebebine uygun olması ve ölçülü olması gerekir.
17. AnayasaMahkemesinin sıkça vurguladığı gibi temel hakları sınırlayan kanunun şeklen varolması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekildebelirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekir.
18. Esasentemel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2.maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukukdevletinin temel unsurlarından olan hukukibelirlilik ilkesiuyarınca kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi birduraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarınakarşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu niteliklerhukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuknormlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerindedevlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güvenduygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41,K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. ve 35.maddelerinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2.maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.
19. Kurallarda hangi hâlde başvuru bedelinin iade edilebileceği herhangibir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlendiğigözetildiğinde kuralların belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikteolduğu ve kanunilik şartını taşıdığı anlaşılmaktadır.
20. Diğeryandan Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere getirilensınırlamanın Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun olması gerekir.Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mülkiyet hakkı ancak kamuyararı amacıyla sınırlanabilir.
21. 4734 sayılı Kanun’un 56. maddesinin ikinci fıkrasına göreitirazen şikâyet başvuruları ilke olarak başvuru sahibinin iddiaları ileidarenin şikâyet üzerine aldığı kararda belirlenen hususlar ve itiraz edilenişlemler bakımından eşit muamele ilkesinin ihlal edilip edilmediği açılarındanincelenebilmektedir. Dolayısıyla Kurum tarafından yapılan incelemede başvurusahibinin öne sürdüğü iddialar dikkate alınacağından iddiaların niteliği önemlihâle gelmektedir. İtirazen şikâyet başvurusu için alınan bedelin amacının yersizbaşvuruların önüne geçmek ve idari sürecin etkin bir şekilde işlemesinisağlamak olduğu gözetildiğinde (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2009/9,K.2011/103, 16/6/2011) kurallar gereğince bu bedelin sadece iddialarınıntamamında haklı çıkana iade edilmesi öngörülerek yersiz iddialar ile Kurumabaşvuru yapılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bubağlamda yapılan sınırlamanın kamu yararına dayalı meşru bir amaca yönelik olduğusonucuna ulaşılmıştır.
22. Anayasa’nın13. maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi; elverişlilik, gereklilik ve orantılılıkolmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanın ulaşılmakistenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunluolmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ileulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise hakka getirilen sınırlama ileulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğiniifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53,27/5/2015; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016, § 18; Mehmet Akdoğan ve diğerleri, § 38).
23. Kurum tarafından yapılan incelemede sadece başvurusahibinin öne sürdüğü iddialar dikkate alınacağından yersiz iddialara yerverilmesinin önüne geçilmesi böylece Kurumun etkin bir şekilde çalışmasıamacına ulaşma bakımından kuralların elverişli ve gerekli bir araç olmadığısöylenemez.
24. Diğer yandan sınırlamanın orantılı olup olmadığı daortaya konulmalıdır. İdari veya yargısal başvuru yollarında yapılan giderlerinbunlara sebebiyet veren kişiye -haksız bulunan tarafa- yükletilmesi ölçülü bir müdahaleolarak kabul edilebilir. Ancak bireylerin, ilgili sürecin sonunda haklıçıkmalarına rağmen söz konusu idari başvuru veya dava sebebiyle yapılangiderleri yüklenmeye mahkûm edilmeleri mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyiölçüsüz kılabilir (Farmasol Tıbbi Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. (2) [1. B.],B. No: 2017/37300, 15/1/2020, § 42).
25. Öncelikle belirtmek gerekirse kişinin ihale sürecineyönelik olarak ileri sürdüğü iddiaların yersiz olup olmadığı bu iddialarıinceleyen makamın değerlendirmesi sonucu netlik kazanabilecek bir husustur.Ayrıca öne sürülen ve yersiz olduğu kabul edilen tüm iddiaların kötü niyetlibir şekilde ileri sürüldüğünün söylenmesi de mümkün değildir. Bir başkaifadeyle kişinin doğruluğuna inandığı bir iddiayı inceleyen makamın bu iddiayıyersiz kabul ederek reddetmesi olağandır.
26. Kanun’un 54. maddesinin ikinci fıkrasında itirazenşikâyet başvurusu, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yoluolarak öngörüldüğünden başvuru sahibinin bu yolu tüketmeden dava açması mümkündeğildir. Zorunlu başvuru yolunda ileri sürülen iddialarının bir kısmında dahihaklı çıkan başvuru sahibine itiraz konusu kural uyarınca başvuru bedelindenherhangi bir iade yapılmayacaktır. Bununlabirlikte başvuru sahibinin iddialarının en azından bir kısmının Kurumtarafından haklı bulunmasının, ihaleyi yapan idarenin ihale sürecindeki bazıişlemlerinin hukuka aykırı olduğunun kabulü anlamına geleceği de açıktır. Budurumda kurallar gereği idarenin hukuka aykırı işleminin sonuçlarından dolayı kişilerekülfet yüklemesi ise kaçınılmaz olacaktır. Kişinin Kuruma yatırdığı bedeli ihaleyiyapan idareye karşı açacağı ayrı bir dava ile idareden isteyebileceğisöylenebilse dahi ayrı bir davaya zorlanıyor olması da yeni bir külfet olaraknitelendirilebilecektir (benzer yönde değerlendirme için bkz. Farmasol TıbbiÜrünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. (2), § 49).
27. Bu itibarla başvuru sahibinin şikâyet başvurusundahaklı çıktığı iddiaları dikkate alınmaksızın iddialarının tamamında haklıçıkması durumunda başvuru bedelinin iade edilmesini öngören kuralların kişilereaşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesigereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya nedenolduğu sonucuna ulaşılmıştır.
28. Açıklanannedenlerle kurallar Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırıdır. İptallerigerekir.
29. KurallarAnayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıcaAnayasa’nın 10. maddesi yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA EKİSİ
30. 6216sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında kanunun,Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nünbelirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmamasısonucunu doğuruyorsa bunların da Anayasa Mahkemesince iptaline kararverilebileceği öngörülmektedir.
31. 4734 sayılı Kanun’un53. maddesinin (j) fıkrasının dördüncüparagrafının birinci ve üçüncü cümlelerinin iptalleri nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan anılan paragrafın ikincicümlesinin ve aynı Kanun’un geçici 21. maddesinin de 6216 sayılı Kanun’un 43.maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptalleri gerekir.
V. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
32. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncüfıkrasında “Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük MilletMeclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetedeyayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesiiptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih,kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.”denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bukural tekrarlanmak suretiyle Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerdeiptal kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak yürürlüğegireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceğibelirtilmektedir.
33. 4734 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (j) fıkrasının dördüncüparagrafının iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararınıihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükümlerininkararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğegirmesi uygun görülmüştür.
VI. HÜKÜM
A. 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53.maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’un 11. maddesiyleeklenen dördüncü paragrafın;
1. Birinci ve üçüncü cümlelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarınave İPTALLERİNE,
2. İkinci cümlesinin 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43.maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,
iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZSONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
B. 4734 sayılıKanun’a 7421 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle eklenen geçici 21. maddenin6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,
25/12/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI