ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2024/93
Karar Sayısı : 2025/98
Karar Tarihi : 22/4/2025
R.G.Tarih-Sayı : 23/6/2025-32935
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Kahramanmaraş 2. İdareMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 15/5/1959tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle AlınacakTedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 31/8/1999 tarihli ve 574 sayılı KanunHükmünde Kararname’nin 2. maddesiyle değiştirilen 29. maddesinin dördüncüfıkrasında yer alan ”…veya eşine…” ve “…o yerde…” ibarelerininAnayasa’nın 2., 5., 7. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerinekarar verilmesi talebidir.
OLAY: Hak sahipliği talebinin reddine ilişkin işlemin iptalitalebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜNDEKARARNAME KURALLARI
Kanun’un itiraz konusu kuralların da yeraldığı 29. maddesi şöyledir:
“Madde 29 – (Değişik: 31/8/1999-KHK-574/2 Md.)
Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğramasımuhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunlulukbulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konutyaptırılır veya kredi verilir.
Aynı bina içinde hak sahibi ebeveyn ile birlikte oturanevli kişilerin durumu, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca bu konuda hazırlanacakyönetmelik gereğince takdir ve tespit edilir.
Kendilerine ait olmayan arsa veya arazi üzerine inşaatruhsatı almaksızın bina inşa eden yapı sahipleri ile yer kayması, su baskını,kaya düşmesi ve benzeri sebeplerle imar planında yapı yapılması sakıncalıolarak belirlenen yerlerde ruhsatsız olarak yapılan yapıların sahiplerihaksahibi olarak kabul edilmez.
Kendisine veya eşine ait o yerdeaynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina veinşaat kredisi verilemez.
Yıkık olduğu veya ağır, orta ve az derecede hasar gördüğübelirlenen binalardan mülkiyeti tüzel kişilere ait olanlara yardım yapılmaz.
Afete uğramasıyla ekonomik ve sosyal hayatı kesintiyeuğratan dükkan ve fırın gibi binalar için de sahiplerine, borçlandırmahükümleri dairesinde, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca belirlenecek esaslaragöre inşaat kredisi verilebilir. O yerde kendisine veya eşine ait müstakilhasarsız başka bir işyeri bulunanlar, bu yardımdan faydalanamazlar.
(Değişik son fıkra: 29/5/2003-4864/3 md.) Hasarlı bina veya işyeri sigortalı ise yapılacakyardımdan sigorta tutarı indirilmez.
(Ek fıkra: 9/5/2012-6305/16 md.) Zorunlu deprem sigortası kapsamındaki binalar için, buKanundan ve ilgili diğer mevzuattan doğan Devletin konut kredisi açma ve binayaptırma yükümlülükleri, zorunlu deprem sigortası yaptırılmamış olmasınıntespit edilmesiyle birlikte ortadan kalkar.”
II. İLK İNCELEME
1. AnayasaMahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, BasriBAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, YıldızSEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Yılmaz AKÇİL ve ÖmerÇINAR’ın katılımlarıyla 9/5/2024 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısındadosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Burcu TAŞYAPANtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmündekararname (KHK) kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları vebunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. KHK’ların Yargısal Denetimi ile 6771Sayılı Kanun’la Yapılan Anayasa Değişikliğinin Yargısal Denetime EtkileriHakkında Genel Açıklama
3. Türkiye Büyük Millet Meclisinin(TBMM) daha önceki hükûmet sisteminde yer alan Bakanlar Kuruluna KHK çıkarmayetkisi verebileceğini hükme bağlayan ve KHK’ların hukuksal rejimini düzenleyenAnayasa’nın 91. maddesi 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye CumhuriyetiAnayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9/7/2018 tarihinde yürürlüğegiren 16. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, böylece KHK çıkarılabilme imkânınaanayasal olarak son verilmiştir.
4. Buna karşılık 6771 sayılı Kanun’laAnayasa’ya eklenen geçici 21. maddenin (F) fıkrasının birinci cümlesinde “BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmündekararnameler, tüzükler, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılanyönetmelikler ile diğer düzenleyici işlemler yürürlükten kaldırılmadıkçageçerliliğini sürdürür” denilmek suretiyle Anayasa’nın 91. maddesininyürürlükten kaldırılma tarihine kadar çıkarılmış ve yürürlükte bulunanKHK’ların geçerliliklerini sürdürmeye devam edeceği hükme bağlanmıştır.
5. Anılan fıkranın ikinci cümlesinde ise“Yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152 nci ve 153 üncümaddelerin uygulanmasına devam olunur” hükmüne yer verilerek AnayasaMahkemesinin olağan KHK’lara ilişkin yargısal denetim yetkisinin devam ettiğikabul edilmiştir
6. Anayasa’nın 148. maddesinin birincifıkrasının 6771 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önceki hâlinde AnayasaMahkemesinin KHK’ların Anayasa’ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunudenetleyeceği hükme bağlanmış ve 2017 yılında yapılan söz konusu Anayasadeğişikliği ile KHK rejimine son verilmeden önce Anayasa Mahkemesi; Anayasa’nınmülga 91. maddesini ölçü norm olarak esas alarak bu madde uyarınca KHK’larıyetki kanununa dayanıp dayanmadığı, yetki kanununun kapsamında olup olmadığı veyasak alan içinde kalıp kalmadığı hususlarında denetime tabi tutmuştur.Anayasa’nın geçici 21. maddesinin (F) fıkrasının ikinci cümlesinde KHK’larlailgili denetim yetkisinin devamı öngörülmekle birlikte söz konusu denetimdemülga normların ölçü norm olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda birhükme yer verilmemiştir.
7. Bu bağlamda mülga normlarınniteliklerini dikkate alan Anayasa Mahkemesi 19/2/2020 tarihli ve E.2018/122,K.2020/14 sayılı kararında mevcut KHK’ların Anayasa’ya uygunluk denetimindeAnayasa’nın mülga 91. maddesinin ölçü norm olarak dikkate alınmaya devamedilmesi gerektiğine karar vermiştir. Anılan kararda içerik bakımındanAnayasa’ya uygunluk denetiminde Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkesigereğince ilke olarak denetimin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan normlarınölçü norm olarak dikkate alınacağı ancak anayasa yargısı denetimine tabi birnorm, oluşturulduğu süreçte geçerli olan yetki kuralları esas alınarak vücutbulduğundan bu unsura ilişkin denetimin -yürürlükten kalkmış olsa dahi- otarihteki kurallar esas alınarak yapılması gerekeceği ifade edilmiştir.Geçerliliğini sürdüren ve yetki unsuru bakımından da anayasal denetime tabi olanKHK’ların çıkarılması sırasındaki anayasal yetkinin kaynağını, ilga edilmişolsa da Anayasa’nın 91. maddesinin teşkil ettiği, bu itibarla KHK çıkarmayetkisinin Anayasa’ya uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı yönünden yapılacakdenetimin ancak söz konusu anayasal yetkinin tanımlandığı, konu yönünden kapsamve sınırlarının çizildiği normun ölçü alınması suretiyle gerçekleştirilecek birinceleme ile mümkün olabileceği belirtilmiştir (AYM, E.2018/122, K.2020/14,19/2/2020, §§ 11, 12).
8. Açıklanan nedenlerle mevcut KHK’larınAnayasa’nın mülga 91. maddesine uygunluğunun denetlenmesi gerekir.
9. Anayasa’nınmülga 91. maddesinde düzenlenen KHK’lar işlevsel yönden yasama işleminiteliğinde olduğundan bu kuralların yargısal denetimlerinin yapılması görev veyetkisi Anayasa Mahkemesine verilmiştir. Anılan maddede KHK’ların Anayasa’yaşekil ve esas bakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte olupAnayasa’ya uygunluk denetiminin içine KHK’nın yetki kanunu kapsamında olupolmadığının denetimi de girmektedir. Nitekim Anayasa’nın mülga 91.maddesindeBakanlar Kuruluna ancak yetki kanununda belirtilen sınırlar içinde KHK çıkarmayetkisinin verilmesi öngörülmüştür. Söz konusu yetkinin dışına çıkılması,KHK’yı Anayasa’ya aykırı duruma getirir. Dolayısıyla yargısal denetimde KHK’nınyetki kanunu kapsamında olup olmadığı sorununun da çözümlenmesi gerekir.
10. Dayanaklarınıdoğrudan doğruya Anayasa’dan alan olağanüstü hâl KHK’larından farklı olarakolağan dönemlerdeki KHK’ların bir yetki kanununa dayanması zorunludur. Bunedenle KHK’lar ile dayandıkları yetki kanunu arasında çok sıkı bir bağ vardır.KHK’nın yetki kanunu ile olan bağı, KHK’yı aynen ya da değiştirerek kabul edenkanun ile kesilir. KHK’nın Anayasa’ya uygun bir yetki kanununa dayanması,Anayasa’ya uygunluğunun ön koşuludur. Bir yetki kanununa dayanmadan çıkarılanveya dayandığı yetki kanunu iptal edilen KHK’ların içeriği Anayasa’ya aykırılıkoluşturmasa bile bunların Anayasa’ya uygunluğundan söz edilemez.
11. KHK’larınAnayasa’ya uygunluk denetimi, kanunların denetiminden farklıdır. Anayasa’nın11. maddesinde “Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz” denilmektedir. Bunedenle kanunların denetiminde, onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olupolmadığı saptanır. KHK’lar ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hemdayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa’ya uygun olmak zorundadır.
12. Anayasa’nınmülga 91. maddesinde kimi konuların KHK’larla düzenlenmesi yasaklanmıştır.Anılan maddenin birinci fıkrasında “...sıkıyönetim ve olağanüstü hallersaklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerindeyer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümde yer alansiyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.”denilmiştir. Bu kural uyarınca TBMM, Bakanlar Kuruluna ancak KHK iledüzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda KHK çıkarma yetkisiverebilir.
13. Öteyandan Anayasa’nın herhangi bir maddesinde kanunla düzenleneceği öngörülen birkonunun Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrasının açıkça yasakladığıhükümler ile ilgili olmadıkça ya da Anayasa’nın 163. maddesinde olduğu gibi KHKçıkarılamayacağı açıkça belirtilmedikçe KHK ile düzenlenmesi Anayasa’yaaykırılık oluşturmaz (AYM, E.2011/107, K.2012/184, 22/11/2012).
B. Anlam ve Kapsam
14. 7269 sayılı Kanun’da deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi,çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapılar ve kamu tesislerinin genel hayataetkili olacak derecede zarar gördüğü veya görmesi muhtemel olan yerlerde gerekli tedbirlerin alınması ve zarara uğrayanlarayapılacak yardımlara ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
15. AnılanKanun’un 29. maddesinde afetler nedeniyle konutu yıkılan, yanan veya ağırhasara uğrayanlara yapılacak yardımlar ve bu yardımlara yönelik hak sahipliğineilişkin şartlara yer verilmiştir. Söz konusu maddenin birinci fıkrasında afetin gerçekleşmesinin ardından afet bölgelerinde yıkılan,yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imarplanları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalardaoturan ailelere hak sahibi olmaları şartıyla konut yaptırılacağı veya krediverileceği belirtilmiştir.
16. Hak sahiplerine tanınan haklar Kanun’un40. maddesinde gösterilen usul ve esaslara göre geri ödemek üzere devletteninşaat kredisi almak veya devlet tarafından afetzede aileler için yapılan veyayaptırılan konutlardan birini, bedeli Kanun’da belirtilen usul ve esaslarçerçevesinde taksitler hâlinde ödenmek üzere almaktan ibarettir.
17. Söz konusu maddenin dördüncüfıkrasında ise kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsızbaşka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisiverilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan fıkrada yer alan “…veya eşine…”ve “…o yerde…” ibareleri itiraz konusu kuralları oluşturmaktadır.
18. Bu itibarla kurallar uyarınca yıkılan,yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imarplanları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalardaoturan ailelerde, karı veya kocadan herhangi birisinin o yerde aynı cinsmüstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olması durumunda diğer eş haksahipleri için Kanun’da belirtilen konut edindirme ya da kredi imkânlarındanfaydalanamayacaktır.
C.İtirazın Gerekçesi
19. Başvuru kararındaözetle; itiraz konusu kurallarla afet nedeniyle yapısı ağır hasar alan veyayıkılan bir kimsenin 7269 sayılı Kanun’da öngörülen imkânlardan sadece eşineait hasarsız yapı bulunduğu gerekçesiyle mahrum bırakılmasının mülkiyethakkıyla bağdaşmadığı, eşe ait yapının edinilme şekli ve zamanıyla ilgili olarakherhangi bir ayrım yapılmayarak 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk MedeniKanunu’nda öngörülen mal rejiminin gözardı edildiği, bu durumun boşanma hâlindemağduriyete neden olacağı, ayrıca hak sahipliği için eşe ait o yerde aynı cinshasarsız bir daire veya bina olmaması şartı getirilmekle birlikte “…o yer…”ibaresinin belirsiz olduğu, hak sahipliğinin tespiti bakımından idareye genişbir takdir yetkisinin tanındığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 5., 7.ve 35. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ç. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
1. Kuralların Anayasa’nın Mülga 91.Maddesi Yönünden İncelenmesi
20. 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un43. maddesi uyarınca kurallar, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın mülga 91. maddesiyönünden de incelenmiştir.
21. Kurallar,7269 sayılı Kanun’a 574 sayılı KHK’nın 2. maddesiyle eklenmiştir. 574 sayılıKHK, 27/8/1999 tarihli ve 4452 sayılı Doğal Afetlere Karşı Alınacak Önlemler veDoğal Afetler Nedeniyle Doğan Zararların Giderilmesi İçin YapılacakDüzenlemeler Hakkında Yetki Kanunu (Yetki Kanunu) kapsamında çıkarılanKHK’lardandır.
22. Yetki Kanunu’nun amacını düzenleyen 1. maddesiyle “doğalafetlere karşı alınacak önlemlerin belirlenmesi, bu afetler nedeniyle doğanzararların giderilmesi, yeni yerleşim alanlarının kurulması, imar, ihale,müteahhitlik, müşavirlik hizmetleri ile kültür ve tabiat varlıklarını koruma,sivil savunma, mevcut fonların işleyişi ve gerektiğinde ilave fon kurulması,her türlü bağış ve yardımların etkin kullanımı, ekonomik konularda düzenleme,…”konularında düzenlemelerde bulunmak üzere Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisiverilmiştir. Öte yandan anılan Kanun’un 4. maddesinde verilen yetkinin Yetki Kanunu’nunyayımından itibaren üç ay süreyle geçerli olduğu belirtilmiştir.
23. Kurallara konu konut edindirme ya da krediimkânlarından faydalandırmaya ilişkin düzenlemenin afetler nedeniyle doğanzararın giderilmesine ve yardımların etkin kullanımına yönelik olduğu,dolayısıyla Yetki Kanunu’nun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca YetkiKanunu’nun 29/8/1999 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandığı ve anılan KHK’nınkabul tarihinin 31/8/1999 olduğu gözetildiğinde KHK’nın Yetki Kanunu’nuntanıdığı süre içinde çıkarıldığı da açıktır.
24. Kurallarda yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğramasımuhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunlulukbulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelerde, karı veya kocadan herhangibirisinin o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesiolması durumunda diğer eş hak sahiplerinin Kanun’da belirtilen konut edindirmeya da kredi imkânlarından faydalanamayacakları düzenlenmiştir. Buyönüyle kişilere Anayasa’nın 57. maddesinde düzenlenen konut hakkı kapsamındasağlanacak imkânlara ilişkin koşulları düzenleyen kurallar, Anayasa’nın KHK iledüzenlenmesi yasaklanan İkinci Kısım Birinci Bölüm ve İkinci Bölümünde yer alantemel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümünde yer alan siyasihaklar ve ödevlerle ilgili herhangi bir düzenleme de içermemektedir (benzeryöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2019/77, K.2021/2, 14/1/2021, §19; AYM,E.2019/105, K.2020/30, 12/6/2020, §§ 43, 44).
25. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın mülga 91.maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
2. Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi
26. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar,ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 57. maddesi yönünden de incelenmiştir.
27. Anayasa’nın 2.maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insanhaklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adilbir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan,Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendinibağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
28. Hukuk devletinintemel unsurlarından biri belirlilik ilkesidir. AnayasaMahkemesinin yerleşik kararlarına göre anılan ilke, yasal düzenlemelerinhem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yervermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olmasınıgerektirmektedir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey,kanundan belirli bir kesinlik içinde hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksalyaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisiniverdiğini bilmesini zorunlu kılmaktadır.
29. Anayasa Mahkemesibirçok kararında belirlilik ilkesinin yalnızca yasal belirliliği değil dahageniş anlamda hukuki belirliliği ifade ettiğini, yasal düzenlemeye dayanarakerişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliklere ilişkingereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenindüzenleyici işlemleri ile de hukuki belirliliğin sağlanabileceğini, asıl olanınmuhtemel muhataplarının mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne türsonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak bir normun varlığıolduğunu vurgulamıştır (AYM, E.2011/45, K.2013/24, 31/1/2013; E.2014/118,K.2015/35, 1/4/2015; E.2016/44, K.2016/153, 7/9/2016, § 6; E.2015/41,K.2017/98, 4/5/2017, § 43; E.2017/179, K.2018/106, 8/11/2018, § 10; E.2017/21,K.2020/77, 24/12/2020, § 247; E.2018/112, K.2021/24, 31/3/2021, § 4).
30. 7269 sayılıKanun’un 29. maddesinin itiraz konusu kuralların da yer aldığı dördüncüfıkrasında o yerde kendisine veya eşine ait aynı cins müstakil hasarsızbir konutu olan ailelerin anılan Kanun’da devletteninşaat kredisi almak veya devlet tarafından afetzede aileler için yapılan veyayaptırılan konutlardan birini almak şeklinde düzenlenen yardımdanfaydalanamayacakları düzenlenmiştir. Söz konusu fıkrada yer alan itiraz konusu “…oyerde…” ibaresinin tabi afetler nedeniyle yıkılan, yanan veya ağır hasarauğrayan veya uğraması muhtemel olan binaların ya da imar planları gereğincekamulaştırılmasında zorunluluk bulunan binaların bulunduğu köy, belde, ilçegibi yerleşim yerlerini ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla itiraz konusu “…o yerde…” ibaresinin belirsiz veöngörülemez nitelikte olduğu söylenemez. Nitekim, yargı kararlarında da o yerdeibaresinin yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olanbinalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunanyerlerdeki binaların bulunduğu yer sınırı olarak kabul edildiği görülmektedir(Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E.2007/1224, K.2008/370, 20/3/2008; Danıştay11. Dairesi, E.2008/9430, K.2011/2405, 30/3/2011; Danıştay 11. Dairesi,E.2007/12815, K.2010/989, 12/2/2010; Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 7. İdariDava Dairesi, E.2024/9750, K.2025/406, 13/2/2025; Samsun Bölge İdare Mahkemesi2. İdari Dava Dairesi E. 19/10/2018, E.2018/275, K.2018/861; İzmir Bölge İdareMahkemesi 3. İdari Dava Dairesi, E.2021/552, K.2021/1054, 16/11/2021; AnkaraBölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi E.2024/739, K.2024/1965,2/10/2024).
31. Anayasa’nın 5. maddesinde devletin temel amaç vegörevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkeninbölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumunrefah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevivarlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak biçimindesayılmıştır.
32. Anayasa’nın konut hakkını düzenleyen57. maddesinde ise “Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarınıgözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacaktedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.” denilmiştir.Anılan maddenin gerekçesinde “Vatandaşlar için konutun arz ettiği önemdikkate alınarak, devletin konut yapımını destekleyici, planlayıcı rolüneişaret edilmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.
33. Buna göre devlet, konut ihtiyacınıkarşılayacak tedbirleri almakla yükümlüdür. Bununla birlikte devletin konutyardımı konusundaki yükümlülükleri Anayasa’nın 65. maddesine göre malikaynakları ile sınırlıdır. Anılan maddeye göre devlet, sosyal ve ekonomikalanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygunöncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.
34. Kanun’da hak sahipliği için gereklişartları taşıyanların faydalandırıldığı kalıcı konut yaptırılması veya konutkredisi verilmesi imkânının öncelikle hukuki niteliğinin ortaya konulmasıgerekmektedir. Kurallarla öngörülen imkân, Kanun’un 29. maddesinin birincifıkrası kapsamında sayılan afetler nedeniyle barınma imkânından yoksun kalanhak sahibi ailelerin acil konut ihtiyaçlarını gidermek için öngörülmüş birsosyal yardım olup kişilerin barınma ihtiyaçlarının karşılanmasıamaçlanmaktadır.
35. Afet nedeniyle barınma ihtiyacındanyoksun kalan kişilere kalıcı konut imkânı sağlanmasının amaca uygun bir düzenlemeolduğu açıktır. Öte yandan kurallarla konut yardımının konutu hasar görenkişilerin tamamına değil, devletin mali kaynaklarının sınırlılığı gözetilerek Kanun’un29. maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan binaların bulunduğu yerdebaşkaca hasarsız konutu olmayan ailelere tanındığı anlaşılmaktadır.
36. Afetin meydana geldiği veya gelmesimuhtemel olan yerlerde bir an önce olağan hayat düzenine dönülmesininsağlanması amacıyla, konut imkânından tamamen yoksun kalan ailelere önceliktanınması ve bu ölçütün belirlenmesinde kendisinin yanında o yerde -edinmeşekline bakılmaksızın- eşe ait aynı nitelikte hasarsız konutun bulunupbulunmadığının dikkate alınması kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır. Dolayısıylakuralların devletin konut hakkından kaynaklanan pozitif yükümlülüğüylebağdaşmayan bir yönü bulunmamaktadır.
37. Açıklanannedenlerle kurallar Anayasa’nın 2., 5. ve 57. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 7. ve 35. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
IV. HÜKÜM
15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata MüessirAfetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un31/8/1999 tarihli ve 574 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesiyledeğiştirilen 29. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “…veya eşine…”ve “…o yerde…” ibarelerininAnayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden ve içeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE 22/4/2025 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI