ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2025/102
Karar Sayısı:2025/182
Karar Tarihi:10/9/2025
R.G.Tarih-Sayı:23/12/2025-33116
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 18. Aile Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 12/1/2011tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 140. maddesinin (4)numaralı fıkrasının Anayasa’nın 2., 5., 10. ve 36. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Mal rejiminintasfiyesine dayalı katılma alacağı davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’yaaykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusukuralın da yer aldığı 140. maddesi şöyledir:
“Ön inceleme duruşması
MADDE 140- (1) Hâkim, ön inceleme duruşmasında, davaşartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürsetarafları dinler; daha sonra, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde,anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder.
(2) Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim,tarafları sulh ve arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki sonuçları hakkındaaydınlatarak sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder; bu konuda sonuç alınacağıkanaatine varırsa, bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayineder.
(3) Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulhveya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıklarıtakdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespitedilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır.Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.
(4)Ön inceleme tek duruşmada tamamlanır. Zorunlu olan hâllerde bir defayamahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin edilir.
(5) (Değişik:22/7/2020-7251/14 md.) 139 uncu maddeuyarınca yapılan ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayanveya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın budelillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca KadirÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, RecaiAKYEL, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, YılmazAKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nın katılımlarıyla 22/4/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle başvurununyöntemine uygunluğu sorunu görüşülmüştür.
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi”başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacakbaşvurularda izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralıfıkrasında bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanunveya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesihâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddiolduğu kanısına varması durumunda anılan fıkrada sayılan belgeleri dizi listesinebağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği belirtilmiş; fıkranın (a) bendinde “İptaliistenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayangerekçeli başvuru kararının aslı” Anayasa Mahkemesine gönderilecek belgelerarasında sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekildedayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının AnayasaMahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceğihükme bağlanmıştır.
3. Anılan İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendinde itiraz yoluna başvuran mahkemenin gerekçeli kararındaAnayasa’ya aykırılığı ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangimaddelerine hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriylebirlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
4. İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b)bendinde de Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerinbulunduğu tespit edilirse itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeyegeçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği belirtilmiştir.
5. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 6100 sayılı Kanun’un140. maddesinin (4) numaralı fıkrasının iptalini talep etmiştir. Anılanfıkranın birinci cümlesi ön inceleme aşamasının tek duruşmada tamamlanmasını,ikinci cümlesi ise zorunlu hâllerde ön inceleme duruşmasının bir defaya mahsusolmak üzere ertelenebileceğini öngörmektedir.
6. Yapılan incelemede gerekçeli başvuru kararında fıkranınbirinci cümlesinin Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırıolduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmediği anlaşılmaktadır.Bu itibarla anılan cümleye ilişkin başvurunun yöntemine uygun olmadığındanreddi gerekir.
7. Açıklanan nedenle 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 140. maddesinin (4) numaralı fıkrasının;
A. Birincicümlesinin iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğinceyöntemine uygun olmadığından REDDİNE,
B. İkincicümlesinin esasının incelenmesine,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASINİNCELENMESİ
8. Başvurukararı ve ekleri, Raportör Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI tarafından hazırlanan işinesasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülenAnayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A.Anlam ve Kapsam
9. 6100 sayılı Kanun’da yargılama usulü olarak öngörülenbasit ve yazılı yargılama usulünde dava, dilekçeler aşamasıyla başlamakta olupön inceleme aşamasıyla devam etmektedir. Ön inceleme aşaması yazılı yargılamausulüne tabi davalarda anılan Kanun’un 137 ilâ 142. maddeleri arasında, basityargılama usulüne tabi davalarda ise 320. maddesinde düzenlenmiştir.
10. Kanun’un 137. maddesinin (1) numaralı fıkrasında önincelemenin dilekçeler aşamasının tamamlanmasının ardından yapılacağı,mahkemenin ön incelemede dava şartlarını ve ilk itirazları inceleyeceği,uyuşmazlık konusunu belirleyeceği, gerekli görürse sulh veya arabuluculuğailişkin işlemlerin yapılacağı belirtilmiştir.
11. 138. maddeye göre yazılı yargılama usulüne tabidavalarda mahkeme, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerindenkarar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce bu konuda tarafları öninceleme duruşmasında dinleyebilir. Dolayısıyla dava şartları ve ilk itirazlarhakkında tarafların dinlenilip dinlenilmemesi hâkimin takdirindedir. Mahkemecedava şartları ve ilk itirazlar hakkında ilgili dosya üzerinden incelemeyapılarak karar verebilirse de ön inceleme aşamasındaki diğer usul işlemleriiçin duruşma açılması gerekmektedir (benzer yönde Yargıtay Hukuk Genel KuruluE. 2012/14-802, 2013/347, 13/3/2013).
12. 139. maddede mahkemenin dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve 137. ve138. maddeler gereğince dava şartları ve ilkitirazlar hakkındaki incelemeyitamamladıktan sonra ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflarabildireceği öngörülmüştür. Ayrıca 139. maddede çıkarılacak davetiyede duruşmadavetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar ile tarafların sulh içingerekli hazırlığı yapmaları, duruşmayasadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesidurumunda gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği, davetiyenintebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerindegösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başkayerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayıyapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde odelile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği hususlarınınihtar edileceği belirtilmiştir.
13. 140. maddenin (4) numaralı fıkrasının birincicümlesinde ön incelemenin tek duruşmada tamamlanacağı belirtilmiştir. Anılanfıkranın itiraz konusu ikinci cümlesinde ise zorunlu olan hâllerde bir defayamahsus olmak üzere yeni bir duruşma gününün tayin edileceği hükme bağlanmıştır.
14. Kurala konu zorunlu hâller sayılmamaklabirlikte bu hususta hâkime geniş bir takdir yetkisi verilmektedir. Taraflarınveya vekillerinin haklı mazeretlerinin, mahkeme hâkiminden veya üçüncükişilerden kaynaklanan sebeplerin zorunlu hâl kapsamında görülmesi mümkündür.Diğer yandan anılan maddenin (2) numaralı fıkrasında tarafların sulh veyaarabuluculuk konusunda sonuç alınacağı kanaatine varılırsa bir defaya mahsusolmak üzere yeni bir duruşma gününün tayin edileceği düzenlenmiştir. Bu itibarlakuralda yer alan zorunlu hâller kavramının sulh veya arabuluculuğailişkin işlemler dışındaki durumlar olduğu anlaşılmaktadır.
15. Öte yandan 322. maddenin (1) numaralı fıkrasıgereğince bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hükümbulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Basityargılama usulüne tabi davalarda ön inceleme aşaması 320. maddenin (1) ve (2) numaralıfıkralarında düzenlenmiştir. Anılan maddenin (1) numaralı fıkrasında mahkemeninmümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden kararvereceği düzenlenmiştir.
16. Maddenin (2) numaralı fıkrasında ise daha önce kararverilemeyen hâllerde mahkemenin ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarlahak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinleyeceği, daha sonratarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıklarıhususları tek tek tespit edeceği, uyuşmazlık konularının tespitinden sonrahâkimin tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik edeceği, tarafların sulh olupolmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerdenibaret olduğunun tutanağa yazılacağı, tutanağın altının hazır bulunantaraflarca imzalanacağı ve tahkikatın bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütüleceğibelirtilmiştir.
17. Basit yargılama usulüne tabi davalarda ön incelemeduruşmasının ertelenemeyeceğine ilişkin olarak Kanun’da hüküm bulunmamaklabirlikte 320. maddenin (3) numaralı fıkrasında tüm yargılamanın ön incelemeduruşması hariç iki duruşmada tamamlanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla 322.maddenin (1) numaralı fıkrası uyarınca yazılı yargılama usulüne ilişkin olanitiraz konusu kuralın basit yargılama usulüne tabi davalarda da uygulanmasınabir engel bulunmamakla birlikte basit yargılama usulüne ilişkin tahkikat aşamasınıniki duruşmayla sınırlandığı anlaşılmaktadır.
B. İtirazınGerekçesi
18. Başvuru kararındaözetle; teknik anlamda duruşma olmamasına rağmen uygulamada duruşma hâlini alanön incelemenin itiraz konusu kural kapsamında taraflardan birinin katılmadığıveya mazeret bildirdiği durumlarda duruşmanın ertelenmesi nedeniyle yargılamanınuzadığı, ön inceleme duruşmasının ertelenmesine sebep olan zorunlu hâllerkapsamında görülen taraf avukatlarının başka dava duruşmalarının bulunmasınedeniyle söz konusu aşamanın tamamlanamadığı, bu durumun duruşmada hazır olan tarafaçısından hak kaybına neden olduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 5., 10.ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’yaAykırılık Sorunu
19. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesiuyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 141. ve 142. maddeleri yönünden deincelenmiştir.
20. Anayasa’nın36. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilerek yargı organlarınadavacı ve davalı olarak başvurabilme hakkı ve bunun doğal sonucu olarak daiddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.
21.Anayasa’nın anılan maddesinde güvenceye bağlanan adil yargılanma hakkınınönemli unsurlarından biri de makul sürede yargılanma hakkıdır. Anayasa’nın 141.maddesinin dördüncü fıkrasında da “Davaların en az giderle ve mümkün olansüratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” denilmek suretiyledavaların makul bir süre içinde bitirilmesi gerekliliği açıkça ifadeedilmiştir. Bu hak gereğince devlet, yargılamaların gereksiz yere uzamasınıengelleyecek etkin çareler oluşturmak zorundadır. Bu bağlamda hukuk sistemininve özellikle yargılama usulünün yargılamaların makul süre içinde bitirilmesinimümkün kılacak şekilde düzenlenmesi ile mahkemelerin nicelik ve nitelikbakımından yeterli miktarda insan kaynağı, araç ve gereçlerle donatılması makulsürede yargılanma ilkesinin bir gereğidir.
22. Hakarama özgürlüğü açısından devletin gerçekleştirmesi gereken pozitifyükümlülükleri bulunmaktadır. Bu kapsamda devletin bir yargı teşkilatı kurmasıgerektiği gibi mahkemelerin bağımsızlığını ve tarafsızlığını, silahlarıneşitliği, çelişmeli yargılama, aleni yargılama gibi maddi gerçeğe ulaşmak içingerekli usule ilişkin güvenceleri, davaların makul bir sürede ve usulekonomisini gözeterek sonuçlandırılmasını da sağlaması gerekir (AYM, E.2022/89,K.2022/129, 26/10/2022, § 24).
23. Anayasa’nın142. maddesinde ise “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi veyargılama usulleri kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Hukukdevletinde kanun koyucu, Anayasa’nın temel ilkelerine ve Anayasa’da öngörülenkurallara bağlı kalmak koşuluyla, yargılama usullerinin belirlenmesi konusundatakdir yetkisine sahiptir.
24. Davalarınmümkün olan süratle sonuçlandırılmasını öngören Anayasa’nın 141. maddesi ilemahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerininkanunla düzenleneceğini öngören Anayasa’nın 142. maddesinin Anayasa’nın 36.maddesiyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ve adil yargılanmahakkının kapsamının belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği açıktır. Anayasa’nıntüm maddeleri aynı etki ve değerde olup aralarında bir üstünlük sıralamasıbulunmadığından uygulamada bunlardan birine öncelik tanımak mümkün değildir. Bunedenle Anayasa’da ye alan aynı konuya ilişkin farklı düzenlemelerin, bunlarınbirlikte uygulanmasını sağlayacak şekilde yorumlanması gerekir.
25. Bubağlamda hukuk sisteminin ve özellikle yargılama usulünün yargılamaların makulsüre içinde bitirilmesini mümkün kılacak şekilde düzenlenmesi ve budüzenlemelerde davaların nedensiz olarak uzamasına yol açacak usul kurallarınayer verilmemesi makul sürede yargılanma ilkesinin bir gereğidir. Ancak buamaçla alınacak kanuni tedbirlerin yargılama sonucunda işin esasına yönelik olarakadil ve hakkaniyete uygun bir karar verilmesine engel oluşturmaması gerekir (AYM,E.2017/120, K.2018/33, 28/3/2018, § 20; E.2023/60, K.2023/176, 11/10/2023, §18).
26. Öninceleme aşamasıyla ilgili olarak 6100 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde ifadeedildiği üzere bu aşama, tahkikat aşamasından önce mahkemenin taraflararasındaki uyuşmazlık noktalarını tespit etmek suretiyle tahkikatın sadeceuyuşmazlığın ve uyuşmazlığa ilişkin delillerin incelendiği ve tartışıldığı biraşama hâline getirilmesine; dosya için gerekli olan tüm delillerintoplanmasına, usule ilişkin dava şartları ve ilk itirazlar hakkında tahkikattanönce değerlendirme yapılmasına, tarafların sulh olmaları ya da alternatifuyuşmazlık çözüm yoluna başvurmalarına imkân tanımaktadır. Hukukyargılamalarında ön inceleme, tahkikat aşamasının etkili ve düzenli bir şekildeyürütülmesini sağlayan usuli bir aşamadır. Söz konusu aşamada dava şartları veilk itirazlar değerlendirilerek yargılama sonuçlandırılabileceği gibitarafların sulh veya arabuluculuk yoluyla da uyuşmazlığı sona erdirmelerimümkün olabilecektir.
27. Yazılıyargılama usulüne tabi davalarda ön inceleme duruşmasında taraflaragönderilecek davetiyede duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi veyargılamaya devam etmek istemesi durumunda gelmeyen tarafın yokluğunda yapılanişlemlere itiraz edemeyeceği açıkça diğer tarafa bildirilecektir. Dolayısıylaön inceleme duruşmasına taraflardan birinin mazeretsiz katılmaması hâlindeduruşmaya devam edilebileceği ve yargılamanın bu sebeple uzamayacağı açıktır.Tarafların mazeret göstermesi veya taraflardan kaynaklanmayan farklı nedenlerinzorunlu hâl kapsamında kalıp kalmayacağı mahkeme tarafındandeğerlendirilecektir. Sonuç olarak ön inceleme aşamasında dava ve ilk itirazlarhususunda tarafların dinlenip dinlenilmemesi veya ön incelemenin tek duruşmadatamamlanıp tamamlanmaması hâkimin takdirine bırakılmıştır. Söz konusu takdirinmakul sürede yargılanma hakkını etkileyecek biçimde kullanılması somut olayınkoşullarına göre değerlendirilecek hususlardan olup bu durumun kuraldankaynaklanmadığı açıktır.
28.Anılan Kanun’un genel gerekçesinde de belirtildiği üzere ön inceleme aşamasınınuyuşmazlığın esasının incelendiği tahkikat aşamasındaki faaliyetlerin etkili veverimli bir şekilde yürütülmesine katkı sunduğu, tahkikat aşamasının veuyuşmazlığın kısa sürede çözülmesi amacına hizmet ettiği gözetildiğinde kuralkapsamında ön inceleme duruşmasının ancak zorunlu hâllerde bir defaya mahsusolmak üzere ertelenmesine imkân tanınmasının kanun koyucunun takdir yetkisikapsamında yargılama usulüne ilişkin olarak öngördüğü hususlardan olduğuanlaşılmaktadır. Dolayısıyla ön inceleme duruşmasının ancak zorunlu hâllerdebir defaya mahsus olarak ertelenmesine imkân tanıyan kuralın yargılamasürecinin uzamasına neden olacağı söylenemez.
29. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa’nın 36., 141. ve 142. maddelerine aykırı değildir.İtirazın reddi gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2.ve 5. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilenhususların Anayasa’nın 36., 141. ve 142. maddeleri yönünden yapılandeğerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. ve 5.maddeleri yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 10.maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 140. maddesinin (4) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa’yaaykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 10/9/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR