ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2025/119
Karar Sayısı : 2025/155
Karar Tarihi : 10/7/2025
R.G.Tarih-Sayı :15/10/2025-33048
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Küçükçekmece 5. AsliyeHukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 437. maddesinin6/12/2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanun’un 54. maddesiyle değiştirilen üçüncüfıkrasında yer alan “Hâkim, ilgili kişiyi dinler,...” ibaresininAnayasa’nın 5., 13. ve 40. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptalinekarar verilmesi talebidir.
OLAY: Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması kararına yapılanitiraz incelemesinde itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısınavaran Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENENKANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 437. maddesişöyledir:
“II.Yargılama usulü
Madde 437- Hâkim, basit yargılama usulüne görekarar verir.
Gerektiğinde ilgili kişiye adlî yardım sağlanır.
(Değişik fıkra:6/12/2019-7196/54 md.) Hâkim,ilgili kişiyi dinler, tahkikatı tamamlar ve gecikmeksizin en geç ikigün içinde kararını verir.”
II. İLK İNCELEME
1. AnayasaMahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, BasriBAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, YıldızSEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, YılmazAKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nın katılımlarıyla 7/5/2025 tarihindeyapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmaktaolan mahkeme, bu dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığıkararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi veya taraflardan birininileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda buhükümlerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancakanılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi içinelinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görev alanına giren bir davanın bulunması,iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacakkural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunlarınçözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacaknitelikte kurallardır.
3. İtiraz yolunabaşvuran Mahkeme, 4721 sayılı Kanun’un 437. maddesinin üçüncü fıkrasında yeralan “Hâkim, ilgili kişiyi dinler,…” ibaresinin iptalini talep etmiştir.Anılan fıkrada koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması talebini inceleyenhâkimin özgürlüğü kısıtlanması talep edilen kişiyi dinleyeceği, tahkikatıtamamlayacağı ve en geç iki gün içinde kararını vereceği öngörülmüştür.
4. İtiraz konusukuralda yer alan “Hâkim,…” ibaresi “…ilgili kişiyi dinler,…”ibaresinin yanı sıra itiraz konusu olmayan “…tahkikatı tamamlar vegecikmeksizin en geç iki gün içinde kararını verir.” bölümü yönünden degeçerli, ortak kural niteliğindedir. Bu itibarla kuralın esasına ilişkinincelemenin “…ilgili kişiyi dinler,…” ibaresi ile sınırlı olarakyapılması gerekir.
5. Açıklanan nedenle22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 437. maddesinin6/12/2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanun’un 54. maddesiyle değiştirilen üçüncüfıkrasında yer alan “Hâkim, ilgili kişiyi dinler,...” ibaresinin esasınınincelenmesine, esasa ilişkin incelemenin anılan fıkrada yer alan “…ilgilikişiyi dinler,…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
6. Başvurukararı ve ekleri, Raportör Muhammed Nuri ÖZGÜR tarafından hazırlanan işin esasınailişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasakuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
7. Korumaamacıyla özgürlüğün kısıtlanması 4721 sayılı Kanun’un 432 ila 437. maddelerindedüzenlenmiştir. Anılan Kanun’un 432. maddesinin birinci fıkrasının birincicümlesinde akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu maddebağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serseriliksebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişinin kişiselkorunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde tedavisi, eğitimi veya ıslahıiçin elverişli bir kuruma yerleştirileceği veya alıkonulabileceği hükmebağlanmıştır. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasında bu konuda kişinin çevresinegetirdiği külfetin de gözönünde tutulacağı, üçüncü fıkrasında ise ilgilikişinin durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılacağı belirtilmiştir.
8. Koruma amacıylaözgürlüğün kısıtlanması davasına ilişkin yargılama usulü ise 437. maddededüzenlenmiştir. Söz konusu maddenin birinci fıkrasında hâkim tarafından basityargılama usulüne göre karar verileceği, ikinci fıkrasında gerektiğinde ilgilikişiye adli yardım sağlanacağı düzenlenmiştir. Üçüncü fıkrada ise hâkiminilgili kişiyi dinleyeceği, tahkikatı tamamlayacağı ve gecikmeksizin en geç ikigün içinde kararını vereceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu fıkrada yer alan “…ilgilikişiyi dinler,…” ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
B. İtirazınGerekçesi
9. Başvurukararında özetle; koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması nedenlerinin sağlıkkuruluşları tarafından bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiği, akılhastası olan kişilerin yargılamaya katkı sağlayacak bir beyanda bulunmalarınınbeklenemeyeceği, itiraz konusu kural kapsamında bu kişilerin dinlenmesininzorunlu tutulmasının yargılama sürecinin uzamasına neden olacağı gibi adliyeyesevkleri sırasında kamu güvenliğinin de tehlikeye düşebileceği, dolayısıylakişinin dinlenmesi konusunda hâkime takdir yetkisi verilmesi gerektiğibelirtilerek kuralın Anayasa’nın 5., 13. ve 40. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.
C. Anayasa’yaAykırılık Sorunu
10. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 19.maddesi yönünden incelenmiştir.
11. Anayasa’nın19. maddesinin birinci fıkrasında herkesin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkınasahip olduğu ilke olarak ortaya konulduktan sonra ikinci ve üçüncü fıkralarındaşekil ve şartları kanunda gösterilmek şartıyla kişilerin özgürlüklerindenmahrum bırakılabileceği durumlar sınırlı olarak sayılmıştır. Dolayısıylakişinin özgürlük ve güvenlik hakkının kısıtlanması ancak Anayasa’nın anılanmaddesi kapsamında belirlenen durumlardan herhangi birinin varlığı hâlinde sözkonusu olabilir.
12. Kişi özgürlüğü vegüvenliği hakkı devletin bireylerin özgürlüğüne keyfî olarak müdahaleetmemesini güvence altına alan temel bir haktır (Erdem Gül ve Can Dündar[GK], B. No: 2015/18567, 25/2/2016, § 62). Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 19.maddesi kapsamında özgürlükten yoksun bırakma kavramını tanımlamıştır. Bunagöre özgürlükten yoksun bırakmanın gerçekleşmesi için bir kimsenin kısıtlı biralanda ihmal edilemeyecek bir süre için tutulması ve bu kişinin söz konusututmaya rıza göstermemesi gerekir (AYM, E.2020/30, K.2023/12, 25/1/2023, § 103;Cüneyt Kartal [2. B.], B. No: 2013/6572, 20/3/2014, § 17).
13. Anayasa’nın19. maddesinin ikinci fıkrasında “Şekil ve şartları kanunda gösterilen:…toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkoltutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesedetedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınantedbirin yerine getirilmesi; … halleri dışında kimse hürriyetinden yoksunbırakılamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan hükme göre bir kişininözgürlüğünden yoksun bırakılmasının Anayasa’ya uygun olabilmesi söz konusudurumlarda kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerinegetirilmesi ve bu tedbirin şekil ve şartlarının kanunda gösterilmiş olmasıgerekmektedir.
14. Kuralda, hâkimin koruma amacıyla özgürlüğü kısıtlanması talepedilen kişiyi dinleyeceği düzenlenmiştir. Kuralla, ilgili kişinin hâkimtarafından bizzat dinlenilmesi zorunlu tutulmakta, kişinin özgürlüğününkısıtlanması konusunda ileri sürülen nedenlere karşı çıkmasına imkântanınmaktadır. Ayrıca hâkimin ilgili kişiyi bizzat dinleyerek ve gözlemleyerekkarar vermesi öngörülmek suretiyle yalnızca sağlık raporuna veya ilgilibelgelere dayanılarak kişinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının önünegeçilmektedir. Nitekim kuralın da yer aldığı fıkranın değişiklik gerekçesindede özgürlüğün kısıtlanması gibi önemli bir karar verilirken hâkimin bizzat bukişiyi dinleyeceği ve gecikmeksizin karar vereceği açık şekilde vurgulanmıştır.
15. Bu itibarla özgürlüğün kısıtlanması sonucunu doğurabilecek biryargılamada kişinin hâkim tarafından dinlenmeden karar verilemeyeceğiöngörülmek suretiyle yalnızca sağlık kurulu raporuna dayanılarak kişilerinözgürlüklerinin kısıtlanmasının önlenmesini amaçlayan kuralın özgürlüğükısıtlanabilecek kişiler açısından güvence getirdiği anlaşılmıştır. Buyönüyle kuralın Anayasa’nın 19. maddesiyle bağdaşmayan bir yönü bulunmamaktadır.
16. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 19. maddesine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir.
KuralınAnayasa’nın 5. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamdabelirtilen hususların Anayasa’nın 19. maddesi bağlamında yapılan değerlendirmelerkapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 5. maddesi yönünden ayrıcabir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
KuralınAnayasa’nın 13. ve 40. maddeleriyleilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun437. maddesinin 6/12/2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanun’un 54. maddesiyledeğiştirilen üçüncü fıkrasında yer alan “…ilgili kişiyi dinler,...”ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 10/7/2025 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI