ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2025/111
Karar Sayısı : 2025/154
Karar Tarihi : 10/7/2025
R.G.Tarih-Sayı : 13/10/2025-33046
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 297. maddesinin24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle yeniden düzenlenen(2) numaralı fıkrasının (d) bendinin Anayasa’nın2. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesitalebidir.
OLAY: İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan açılandavada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusukuralın da yer aldığı 297. maddesi şöyledir:
“İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
Madde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah,uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veyabulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçunkonusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suçoluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarıoranında artırılır.
(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 7/7/2011 tarihli veE.:2010/69, K.:2011/116 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme:24/11/2016-6763/20 md.) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan;
a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi,
b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangınçıkarmaya yarayan malzemeyi,
c) Alkol içeren her türlü içeceği,
d) Kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve malzemeyi,
e) 188 inci maddede tanımlanan suçlar saklı kalmak üzere,yeşil reçeteye tabi ilaçları,
f) Kurum idaresince incelenmek üzere alınanlar hariç,mahkemelerce yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş, pankart,resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel haberleşmearaçlarını,
g) Yetkili makamlarca izin verilenler hariç, ses vegörüntü almaya yarayan araçları,
ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokan, buralardabulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlüveya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde,verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçlarınkonusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veyatutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse,verilecek ceza yarı oranında indirilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA,Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL,Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, KenanYAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nınkatılımlarıyla 7/5/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Muhammed Nuri ÖZGÜRtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. 5237 sayılı Kanun’un “Özel Hükümler” başlıklı İkinciKitabı’nın Dördüncü Kısmı’nın İkinci Bölümü’nün 267 ila 298. maddelerindeadliyeye karşı suçlar düzenlenmiştir. Bu kapsamda yer alan suçlardan biri deanılan Kanun’un 297. maddesinde hükme bağlanan infaz kurumuna veya tutukevineyasak eşya sokma suçudur.
4. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında infaz kurumuna veyatutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da elektronik haberleşmearacı sokan veyahut bulunduran kişinin iki yıldan beş yıla kadar hapiscezasıyla cezalandırılacağı, bu suçun konusunu oluşturan eşyanın temin edilmesiveya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde fikrî içtima hükümlerinegöre belirlenecek cezanın yarı oranında artırılacağı hüküm altına alınmıştır.
5. Maddenin (2) numaralı fıkrasında (1) numaralı fıkra kapsamıdışında kalan ancak ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokulmasıbulundurulması veya kullanılması suç olan eşyalar (a) ila (g) bentleri arasındasayılmış, söz konusu fiilleri işleyen kişilerin bir yıldan üç yıla kadar hapiscezasıyla cezalandırılacağı öngörülmüştür. Bu bağlamda (2) numaralı fıkranınitiraz konusu (d) bendi uyarınca kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya vemalzemenin ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokulması da anılan suçunoluşmasına neden olacaktır.
B. İtirazınGerekçesi
6. Başvurukararında özetle itiraz konusu kuralda yer alan olanak sağlayankavramının belirsizliğe neden olduğu, kumarın eşyadan ziyade oyunun niteliğiyleilgili bir kavram olması nedeniyle her türlü eşya ve malzemeyle kumaroynanmasının mümkün olduğu, kuralın lafzına göre sınırsız sayıda eşya vemalzemenin suçun unsurunu oluşturabileceği belirtilerek keyfî uygulamalarıönlemeye yönelik olarak yeterli güvence içermeyen ve kişilerin eylemlerininsonuçlarını öngörebilmelerine imkân tanımayan kuralın Anayasa’nın 2. ve 38.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’yaAykırılık Sorunu
7. Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında “Kimse,işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayıcezalandırılamaz.” denilerek suçta kanunilik ilkesi, üçüncüfıkrasında da “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunlakonulur.” ifadesine yer verilerek cezada kanunilik ilkesi güvencealtına alınmıştır.
8. Anayasa’nın anılan maddesinde yer alan suçtave cezada kanunilik ilkesi uyarınca hangi fiillerin yasaklandığının ve buyasak fiillere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta,anlaşılır ve sınırları belirli olarak kanunda gösterilmesi gerekmektedir.Kişilerin yasak fiilleri önceden bilmeleri düşüncesine dayanan bu ilkeyle temelhak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır (AYM, E.2020/16,K.2020/33, 25/6/2020, § 15).
9. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi Anayasa’nın 13. maddesindeifade edilen temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğineilişkin kuralın suç ve cezalar yönünden özel düzenlemesi olarakdeğerlendirilebilir. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi, cezalandırmanın temelhaklara etkisinden kaynaklanan önemi nedeniyle zaman içinde bir ceza hukukukavramı olarak alt ilkeler de içerecek şekilde gelişmiştir (AYM, E.2019/9,K.2019/27, 11/4/2019, § 15). Dolayısıyla suç vecezada kanunilik ilkesi açısından temel hakları sınırlayan kanunun şeklen varolması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekildebelirli ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir.
10. Ceza hukuku; toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal veekonomik yaşantısıyla ilgili olduğundan suç ve suçlulukla mücadele amacıylaceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunulması devletin cezasiyasetiyle ilgilidir. Bu bağlamda hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkindüzenlemeler bakımından kanun koyucu; Anayasa’nın temel ilkelerine bağlı kalmakkoşuluyla toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıklarıtakdirde hangi çeşit ve ölçüde ceza yaptırımları veya ceza yaptırımına seçenekyaptırımlarla karşılanacağı, hangi hâl ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya dahafifletici öge olarak kabul edileceği gibi konularda takdir yetkisine sahiptir(AYM, E.2023/170, K.2024/96, 4/4/2024, § 13; E.2017/179, K.2018/106, 8/11/2018,§ 13).
11. Bununla birlikte kanunun metni, bireylerin hangi somut fiil veolguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklıkve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecek düzeyde kaleme alınmış olmalıdır.Bu nedenle, belirli bir kesinlik içinde kanunda hangi fiile hangi hukuksalyaptırımın bağlandığının bireyler tarafından bilinmesi ve eylemlerinsonuçlarının öngörülebilmesi gerekir (AYM, E.2021/28, K.2024/11, 15/1/2024, § 210; E.2013/28, K.2013/106, 3/10/2013).
12. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin, özgürlüğü mahkemekararıyla kısıtlanan kişilerin tutulduğu ve devletin kontrolü altındaki özelalanlar olması nedeniyle bu alanlarda düzenin, güvenliğin ve disiplininsağlanması gerektiği açıktır. İtiraz konusu kuralla kumar oynanmasına elverişlieşya veya malzemenin bu kurumlara sokulması, buralarda bulundurulması vekullanılması fiili suç olarak öngörülmek suretiyle anılan kurumlarda çıkabilecekve asayişi bozabilecek eylemlerin önlenerek bu yerlerde disiplininsağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
13. Ceza infaz kurumu ve tutukevlerine kumar oynanmasına elverişlieşyanın sokulmasını, buralarda bulundurulmasını veya kullanılmasını yasaklayankuralın şeklî anlamda bir kanun hükmü olduğu ve erişilebilir olduğu hususundatereddüt bulunmamaktadır. Bununla birliktekuralın belirli olduğunun söylenebilmesi için uygulamada ortaya çıkacaksonuçların da öngörülebilir nitelikte olması gerekir. Bu itibarla kuralınidarenin Anayasa ile korunan temel haklara yönelik keyfî müdahalelerine karşıkoruyucu önlem içerip içermediği belirlenmelidir.
14. Kumar oynanmasına elverişlieşya ve malzemenin somut olayın şartlarına göredeğişiklik gösterebileceği dikkate alındığında söz konusu eşya ve malzemelerinkanun metninde tek tek belirlenmesi zorunluluğundan söz edilemez. Bu durum kanunyapma tekniğinin doğasından kaynaklanmaktadır. Zira kanun hükümlerinin genelolması, somut olayın özelliğine göre değişen durumlara karşı tüm çözümleribünyesinde barındırmasını sağlama, bir başka ifadeyle hükmün amacına uygun birşekilde sonuca ulaştırabilecek herhangi bir çözümü dışlamasını önlemeihtiyacından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla kanunun hangi eylemin suç veyakabahat teşkil ettiğinin ve bu eyleme bağlanan yaptırımın ne olduğunun, bellibir açıklık ve kesinlikte öngörülebilmesine imkân verecek şekilde kalemealınmış olması, kanunilik ilkesinin sağlanması bakımından yeterlidir (benzeryönde değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2023/25, K.2024/139, 23/7/2024, § 15; E.2024/61, K.2024/209, 5/12/2024, § 13).
15. Ceza yaptırımına ilişkin düzenlemelerin öngörülebilirliği veerişilebilirliği hususundaki öncelikli ölçüt, hangi eylemlere ne tür cezaverileceğinin, bu kapsamda yargı mercilerince belirli sınırlar içinde kalınarakyapılacak yorumun hukuki yardım vasıtasıyla da olsa kişilerce bilinmesinin veöngörülebilmesinin sağlanmasıdır. Bu bağlamda tüm ayrıntıların düzenleme içindeyer alması şart olmayıp bazı muhtemel belirsizliklerin yargısal yorumla zamanlaaçıklanıp aydınlatılması mümkündür. Bu konuda önemli olan yorumla ulaşılansonucun, eylemin özü açısından tutarlı ve makul şekilde kabul edilebilirnitelikte olmasıdır (Efendi Yaldız [1. B.], B. No: 2013/1202,25/3/2015, § 34). Başka bir ifadeyle kuralın yargı mercilerince belli sınırlariçinde, objektif kabul edilebilir bir şekilde yorumlanmaya elverişli nitelikteolması gerekmektedir.
16. Kuralda yer alan kumar oynanmasına olanaksağlayan eşya veya malzemeden ne anlaşılması gerektiği ve bukapsamda hangi eşya ve malzemenin kumar oynanmasına elverişli olduğununyargısal yorumla belirlenebileceği açıktır. Ayrıca söz konusu eşyanın suçkapsamında yer alıp almadığına ilişkin olarak mahkemelerce yapılacakdeğerlendirmelerin kanun yolunda denetlenmesine engel bir durum dabulunmamaktadır.
17. Bu itibarla kumar oynanmasına olanak sağlayaneşya veya malzemenin niteliğinin her somut olayın koşulunda kanunun amacınauygun olarak objektif ölçütlerle tespit edilebileceği gözetildiğinde kuralınbelirsiz ve öngörülemez nitelikte olduğu söylenemez. Dolayısıyla kuralda suçtave cezada kanunilik ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
18. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 38. maddesine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir.
KuralınAnayasa’nın 2. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamdabelirtilen hususların Anayasa’nın 38. maddesi bağlamında yapılandeğerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesiyönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 297.maddesinin 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle yenidendüzenlenen (2) numaralı fıkrasının (d) bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığına veitirazın REDDİNE 10/7/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI