ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2025/137
Karar Sayısı : 2025/129
Karar Tarihi : 17/6/2025
R.G.Tarih-Sayı : 22/9/2025-33025
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 73. İş Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 28/2/2018tarihli ve 7101 sayılı Kanun’un 48. maddesiyle değiştirilen 7/a maddesinindördüncü fıkrasında yer alan “…tarihi izleyen beşinci günün sonunda…” ibaresininAnayasa’nın 2., 5., 10., 13., 36., 40. ve 141. maddelerine aykırılığı ilerisürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: İşçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davasında itiraz konusukuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 7/a maddesişöyledir:
“Elektronik tebligat:
Madde 7/a - (Ek : 11/1/2011-6099/2 md.)(Değişik:28/2/2018-7101/48 md.)
Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatınelektronik yolla yapılması zorunludur.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimive Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alankamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.
3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşlarıile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlıortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğerortaklıklar.
6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üstkuruluşları.
7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuktüzel kişileri.
8. Noterler.
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veyasermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli veidari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıylatemsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.
Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzelkişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bukişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yollatebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğerusullerle tebligat yapılır.
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresineulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri,Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilenUlusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve TelgrafTeşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerinmuhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslaryönetmelikle belirlenir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI,Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, SelahaddinMENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR veMetin KIRATLI’nın katılımlarıyla 17/6/2025 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineOYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Emre DURSUNtarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralda yeralan beş günlük sürenin teknolojinin gelişmesiyle birlikte anlamsız hâlegeldiği, bu sürenin fazladan verilen ek süre mahiyetinde olduğu, yargılamanınuzamasına sebebiyet verdiği, elektronik tebligatın muhatabın elektronik adresinekonulduğu anda tebliğ edilmiş sayılması gerektiği, posta yoluyla yapılantebligata göre beş gün fazla süre içermesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırıolduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 5., 10., 13., 36., 40. ve 141.maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
4. İtiraz konusu kural, elektronik ortamda tebligatınmuhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonundayapılmış sayılacağını öngörmektedir.
5. Anayasa Mahkemesinin 19/9/2019 tarihli ve E.2018/144,K.2019/72 sayılı kararıyla 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun107/A maddesinin elektronik ortamda yapılan tebligatın muhatabın elektronikadresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağınıöngören ikinci fıkrasının Anayasa’nın 10., 13., 36. ve 125. maddelerine aykırıolmadığına ve iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
6. Anılan kararda ilk olarak söz konusu fıkraylahaklarında vergi dairelerince düzenlenen işlemlerden mükelleflerin haberdar edilmelerininve anılan işlemlere karşı idari ya da yargısal yollara başvurmaları içinöngörülen sürelerin gecikmeksizin işlemeye başlamasının amaçlandığı, bu şekildehem vergi idareleri ile mükellef ya da ilgililer arasındaki ihtilafların bir anönce giderilmesinin hem de idari işlemlerin uzun süre iptal tehdidi altındakalmadan sürdürülebilmesinin ve böylece idari istikrarın sağlanmasınınhedeflendiği, söz konusu amaca ulaşma yönünden tebliğe konu evrakın muhatabınelektronik adresine gönderilmesinden makul bir süre sonra tebliğin yapılmışsayılmasının elverişli ve gerekli bir araç olmadığının söylenemeyeceği ifadeedilmiştir (AYM, E.2018/144, K.2019/72, 19/9/2019, § 34).
7. Kararın devamında tebliğin yapılmış sayılması içingeçmesi öngörülen beş günlük sürenin başlangıcı olarak tebliğe konu evrakınmuhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihin esas alınmasının kanun koyucununtakdir yetkisi kapsamında olduğu vurgulanmıştır (AYM, E.2018/144, K.2019/72,19/9/2019, § 35).
8. Öte yandan kararda kanun koyucu tarafından, mükellefinelektronik adresine giriş yaptığı veya elektronik tebligatı açtığı tarihtetebliğin gerçekleşmiş sayılması yerine tebligatın elektronik adrese ulaştığıtarih esas alınmış olmakla birlikte muhatabın fiziki ortamda gerçekleşmeyen tebligattanhaberdar olabilmesinin belirli bir süreyi gerektireceği gözetilerek tebliğinyapılmış sayılması için elektronik adrese ulaştığı tarihten itibaren ayrıca beşgünlük bir sürenin öngörüldüğü zira muhatabın elektronik ortamda tarafınailetilen tebligattan haberdar olabilmesinin internet vergi dairesi aracılığıylakendi elektronik adresine erişim sağlamasına ve dolayısıyla elektronik adresinikontrol etmesine bağlı olduğu belirtilmiştir (AYM, E.2018/144, K.2019/72, 19/9/2019,§ 36).
9. Bu kapsamda hüküm muhataplaraelektronik posta adreslerini belirli aralıklarla kontrol etme yükümlülüğüyüklemekle birlikte anılan yükümlülüğe beşer günlük aralıklarla uyulduğutakdirde hukuki yollara başvuru süresi yönünden herhangi bir hak kaybıolmayacağı, muhatabın elektronik posta adresini her gün ya da beş günden dahaaz aralıklarla kontrol etmesi hâlinde ise tebliğin yapılmış sayılacağı tarihtende önce tebligattan haberdar olacağı için dava açma süresi yönünden bir hakkaybı yaşamayacağı ifade edilmiştir (AYM,E.2018/144, K.2019/72, 19/9/2019, § 37).
10. Ayrıca kararda,kanun koyucu tarafından itiraz konusu kuralda kendilerine elektronik tebligatyapılacak kişiler arasında herhangi bir ayrım öngörülmemiş olduğudeğerlendirilerek kuralda eşitlik ilkesine aykırılıktan da söz edilemeyeceğibelirtilmiştir (AYM, E.2018/144, K.2019/72,19/9/2019, §§ 45, 46).
11. Anayasa Mahkemesinin anılan kararına konu fıkraylabenzer nitelikte olduğu anlaşılan kural yönünden de Anayasa Mahkemesinin sözkonusu kararından ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır.
12. Diğer yandan başvuru kararında;kuralda yer alan beş günlük süreninteknolojinin gelişmesiyle birlikte anlamsız hâle geldiği, bu sürenin fazladanverilen ek süre mahiyetinde olduğu, yargılamanın uzamasına sebebiyet verdiği ileri sürülmüş ise de anılan hususlar yerindelikdenetimi kapsamında olup anayasa yargısının kapsamı dışında kalmaktadır.
13. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 10., 13. ve36. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
Ömer ÇINAR bu görüşe katılmamıştır.
Kuralın Anayasa'nın 2. maddesine deaykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususlarınAnayasa'nın 13. ve 36. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamındaele alınması nedeniyle Anayasa'nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
Kuralın Anayasa’nın 5., 40. ve 141. maddeleriyle ilgisigörülmemiştir.
IV. HÜKÜM
11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun’un 48. maddesiyle değiştirilen 7/amaddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “…tarihi izleyen beşinci gününsonunda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazınREDDİNE, Ömer ÇINAR’ın karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA 17/6/2025 tarihinde karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI
KARŞIOY
1. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun çoğunluğutarafından, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinin 4. fıkrasında yeralan “…tarihi izleyen beşinci günün sonunda...” ibaresinin Anayasa’ya aykırıolmadığı gerekçesi ile iptali talebinin reddine karar verilmiş ise de aşağıdabelirttiğimiz gerekçelerle söz konusu kuralın iptal edilmesi gerektiğikanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki;
2. İtiraz gerekçesinde teknolojinin gelişmesi ile beşgünlük sürenin anlamsız hale geldiği, elektronik tebligatın muhatabınelektronik posta adresine konulduğu anda tebliğ edilmiş sayılması gerektiği,yargılamanın uzamasına sebebiyet verdiği, posta yoluyla yapılan tebligata görebeş gün ilave süre verilmesinin eşitlik ilkesini ihlal ettiği belirtilmiş,çoğunluk gerekçesinde ise, Anayasa Mahkemesi’nin 2018/70 E. ve 2019/54 K.sayılı kararına atıfta bulunularak ve söz konusu kararda belirtilen gerekçelertekrar edilerek, kanun koyucunun bu konuda takdir hakkı olduğu, AnayasaMahkemesi’nin ilgili kararından ayrılmayı gerektiren bir durumun olmadığıbelirtilmiştir.
3. Dava konusu kural, “Elektronik yolla tebligat,muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonundayapılmış sayılır” düzenlemesini içermektedir. Elektronik tebligat, TebligatKanunu ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak elektronikortamda yapılan tebligat şeklinde belirtilebilir. Dava konusu kuralda beşgünlük sürenin öngörülmesinin nedeni, muhatabın elektronik tebligat adresiniher gün kontrol etmesinin mümkün olmayabileceğidir. Bu çerçevede elektroniktebligatın iletilmesine karşın muhatap tarafından okunmaması halinde tebligatınyapıldığı süreninin belirlenmesi açısından, kanun koyucu takdir hakkıçerçevesinde elektronik posta adresine iletimden itibaren beş gün gibi ilavebir süre öngörmüştür.
4. Bununla birlikte dava konusu kuralda e tebligatadresine iletilen tebligatın daha önce okunması haline değinilmediği, bu hususabir sonuç bağlanmayarak belirsiz bırakıldığı görülmektedir. Tebligatınyapılmasındaki amaç, muhatabın tebliğ konusu işlem hakkında bilgilenmesi ya daiçeriğini öğrenmesi olduğundan, muhatabın elektronik tebligatı beş (5) günlüksüreden önce okuması veya öğrenmesi halinde, tebliğ edilme tarihinin başlangıcıiçin beş günlük sürenin sona ermesinin beklenmesinin bir anlamı ve haklı birnedeni bulunmamaktadır.
5. Öyle ki, Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin 1.fıkrasında elektronik tebligat kullanması gereken muhataplar sınırlı şekildesayılmış olup, örnek olarak kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri, baroya kayıtlı avukatlar elektronik tebligat . Söz konusu maddenin 2.fıkrasında, birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere,talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verileceği, bu durumda bu kişileretebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olduğu belirtilmiştir. Buna göre,maddenin 1. Fıkrasında sayılmayan kişiler ve kural olarak gerçek kişilerzorunlu elektronik tebligat adresinin kapsamı dışında kalmaktadır. Davanıntaraflarından birini elektronik tebligat kullanmayan bir gerçek kişi diğertarafını ise elektronik tebligat kullanması zorunlu bir tüzel kişi veya gerçekkişi oluşturduğunda, elektronik tebligat muhatabına tebligatın yapılmasıaçısından, daha önce öğrense bile, 5 günlük ilave süre verilirken, elektroniktebligat kullanmayan tarafa ise 5 günlük süre tanınmamakta, tebligat yapıldığıanda hüküm ve sonuç doğurmaktadır. Hal böyle olunca, dava konusu kuraldakibelirsizliğin davanın tarafları arasında eşitsizlik meydana getirdiği, bueşitsizliğin meşru bir amacının ve haklı bir nedeninin olmadığı aşikar olup, bunedenlerle dava konusu kuralın Anayasa’nın 2. ve 10. maddeleri çerçevesindeiptal edilmesi gerekir.
6. İtiraz gerekçesinde dava konusu kuralın yargılamayıuzattığı ileri sürülmüştür. Gerçekten yazılı yargılamanın uygulandığı hukukdavalarında, dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve bu dilekçelere karşı sunulandilekçeler (replik, düplik), ön inceleme, ara kararlar ve dava sırasında resmikurum ve kuruluşlarca yapılan yazışmalar, tanık beyanları, bilirkişi raporugibi çok sayıda taraf ve mahkeme işlemleri taraflara tebliğ edilmektedir. Bununyanında yargılamayı sona erdiren yetkisizlik, görevsizlik gibi kararlara ya daesasa ilişkin kurulan hükme karşı kanun yollarına başvurulması da mümkündür.Tüm bu işlemler için tebligatın okunup okunmadığına bakılmaksızın elektroniktebligat muhatabına her bir tebligat için ilave beş gün süre tanınması,yargılamayı ciddi sayılabilecek bir süre uzatmaktadır. Özellikle her ikitarafın elektronik tebligat kullandığı durumlarda bu süre daha da fazlaartmaktadır. Örneğin, dava dilekçesi kendisine tebliğ edilen davalı elektroniktebligat muhatabı, bu tebligatı aynı gün okumasına karşın ilave beş gün süreyikullanarak beyanda bulunursa 2 hafta + 5 günlük süreden faydalanacaktır. Davacıise, elektronik tebligat muhatabı olması halinde, davalının tebliğ ettirdiğidilekçeye karşı 2 hafta + 5 günlük bir süreden faydalanacaktır. Yani, henüzdava dilekçelerin teatisi aşamasında yargılama en az 15-20 gün uzamaktadır.Yukarıda belirtilen davaya ilişkin diğer usuli işlemlerin taraflara tebliğsüresi nazara alındığında, tebligatın muhatap tarafından okunmasına karşınyapılmış sayılması için beş günlük ilave süre tanınması yargılamayı gereksizşekilde ve makul kabul edilemeyecek sürelerde uzatmaktadır. Bu nedenlerle deitiraz gerekçesinde iddia edildiği üzere, dava konusu kuralın Anayasa’nın 36.ve 40. maddesi çerçevesinde iptal edilmesi gerekir.
7. Açıklanan nedenlerle dava konusu kural, Anayasa’nın2., 10., 36. ve 40. maddelerine aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiğinden,aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Ömer ÇINAR