ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2025/39
Karar Sayısı : 2025/35
Karar Tarihi : 11/2/2025
R.G.Tarih-Sayı : 6/3/2025-32833
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 13. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 6/1/1982tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/7/2024 tarihlive 7524 sayılı Kanun’un 54. maddesiyle değiştirilen ek 1. maddesinin (2)numaralı fıkrasının birinci cümlesinin “…ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihaikararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır.” bölümünün Anayasa’nın 2. ve 36. maddelerine aykırılığıileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: İdari paracezasının iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varanMahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükmü
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı ek 1.maddesi şöyledir:
“Parasal sınırların artırılması:
Ek Madde 1 – (Ek: 5/4/1990-3622/26 md.; Değişik :8/6/2000-4577/9 md.) (Değişik:28/7/2024-7524/54 md.)
1. Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, birönceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunununmükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yenidendeğerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmaksuretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayankısımları dikkate alınmaz.
2. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunluolduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeleruyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesindeise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararınverildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karartarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idaremahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılandavalarda uygulanmaz.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri
Kanun’un;
1. 45. maddesişöyledir:
“İstinaf:
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.)
1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başkakanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğuyargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuzgün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.)Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargıdavaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergimahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yolunabaşvurulamaz.
2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinafbaşvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularındadilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idaremahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idaremahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşıtebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yolunabaşvurulabilir.
3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilkderece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddinekarar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gereklidüzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararınıhukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derecemahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesiişin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaçduyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergimahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleriöncelikle ve ivedilikle yerine getirir.
5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilenkararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veyayetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmışolması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesikararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölgeidare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.
6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyizeaçık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar,dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bumahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.
7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya dakarara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesinceincelenmesinde bulunamaz.
8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinafyoluna başvurulamaz.”
2. 46. maddesişöyledir:
“Temyiz:
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.)
Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölgeidare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar,başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğindenitibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.
b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli veE.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargıdavaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.
c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş binTürk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları,tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yoluincelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar.
d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilikstatüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.
e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuzgün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama vegörevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerininatama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.
g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanandavalar.
h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve KültürVarlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğandavalar.
ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar vedoğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlerekarşı açılan davalar.
i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatınicrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılandavalar.
j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele,rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyıtesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğandavalar.
k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım veHizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanununuygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ileElektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile EnerjiSatışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.
l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest BölgelerKanununun uygulanmasından doğan davalar.
m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevlioldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılandavalar.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI,Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, YıldızSEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, YılmazAKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nın katılımlarıyla 11/2/2025 tarihindeyapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152.ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olanmahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığıkararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varmasıdurumunda bu hükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmayayetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesinebaşvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren birdavanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olmasıgerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerindeortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya daolumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.
3. İtiraz yolunabaşvuran Mahkeme 2577 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinin “…ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesincenihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır.” bölümününiptalini talep etmiştir. İtiraz konusu kural istinaf veya temyiz kanun yolunabaşvuru açısından ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihaikararın verildiği tarihte geçerli parasal tutarların dikkate alınacağınıöngörmektedir.
4. Kuralda yer alan “…tarihtekiparasal sınır esas alınır.” ibaresi istinaf ve temyiz kanun yolunabaşvuruya ilişkin parasal sınırların yanı sıra duruşma yapılmasının zorunluolduğu hâllerle ilgili parasal sınırın belirlenmesi bakımından da geçerli,ortak kural niteliğindedir. Dolayısıyla bakılmakta olan davanın konusugözetildiğinde kuralın esasına ilişkin incelemenin “…ilk derecemahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği…” ibaresiile sınırlı olarak yapılması gerekir.
5. Açıklanannedenlerle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/7/2024tarihli ve 7524 sayılı Kanun’un 54. maddesiyle değiştirilen ek 1. maddesinin(2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin “…ilk derece mahkemesiveya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınıresas alınır.” bölümünün esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemeninanılan bölümde yer alan “…ilk derece mahkemesi veya bölge idaremahkemesince nihai kararın verildiği…” ibaresi ile sınırlı olarakyapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
6. Başvuru kararı veekleri, Raportör Murat ÖZDEN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor,iptali istenen ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülenAnayasa kuralları, bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
7. 2577sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasında konusu otuz bir bin Türklirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarıhakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu vebunlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır.
8. İstinaf merciitarafından verilen kararlardan temyiz incelemesine tabi olanlar ise söz konusuKanun’un 46. maddesinde sayma yoluyla belirlenmiş olup anılan maddenin birincifıkrasının (b) bendinde, konusu dokuz yüzyirmi bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idariişlemler hakkında açılan davalarda verilen bölge idaresi mahkemesi kararlarınakarşı temyiz kanun yoluna başvurulabileceği belirtilmiş; (c) bendinde de konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuzyüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idariişlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararıüzerine yeniden karar verilen davalara karşı da temyiz kanun yolunabaşvurulabileceği ifade edilmiştir.
9. Kanun’unek 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasında bu Kanun’da öngörülen parasalsınırların her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit veilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmaküzere artırılmak suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda Kanun’un45. ve 46. maddelerinde belirtilen parasal sınırlar her yıl bir önceki yılailişkin olarak tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranına göregüncellenmektedir.
10. Ek1. maddenin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde ise 45. ve 46. maddeleruyarınca istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurulabilecek kararlarınbelirlenmesinde ilk derece mahkemesince veyabölge idare mahkemesince nihai kararın verildiğitarihteki parasal sınırın esas alınacağı hüküm altına alınmıştır. İtiraz konusukural anılan cümlede yer alan “…ilk derece mahkemesi veya bölge idaremahkemesince nihai kararın verildiği…” ibaresidir. Kural gereğince konusu,ilk derece mahkemesince ve bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiğitarihte geçerli olan parasal sınırın altında kalan davalarda istinaf veyatemyiz kanun yoluna başvurulması mümkün değildir.
B. İtirazın Gerekçesi
11. Başvuru kararındaözetle; davayı açarken ya da davayı ıslahederken davacının sonraki yıllarda belirlenecek yeniden değerleme oranınıbilmesinin ve bu kapsamda kararın verildiği tarihteki parasal sınırıöngörmesinin mümkün olmadığı, dava tarihi veya ıslah tarihi itibarıyla istinafaveya temyize tabi olan bir davada verilen karara karşı -özellikle enflasyonoranının yüksek olduğu dönemlerde- yargılama sürecinin uzaması durumundaistinafa veya temyize başvurulamayabileceği, aynı tarihte açılan ve benzernitelikli davaların kural nedeniyle farklı aşamalarda kesinleşebileceği, budurumun belirlilik ve hukuki öngörülebilirlik ile adil yargılanma ilkeleriniihlal ettiği belirtilerek kuralınAnayasa’nın 2. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
12. 6216sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13. maddesiyönünden de incelenmiştir.
13. Anayasa Mahkemesi 4/12/2024tarihli ve E.2023/182, K.2024/203 sayılı kararıyla dava konusunun değer vemiktar itibarıyla hükmün verildiği tarihte geçerli olan parasal tutarlarınaltında kalması hâlinde 12/1/2011 tarihlive 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ek 1. maddesinin (2) numaralıfıkrasında yer alan ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesikararına karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulamayacağını öngören “...341 inci, 362 nci...” ibaresini iptaletmiştir.
14. Sözkonusu karardaanılan ibare, 6100 sayılı Kanun’un 341. ve 362. maddelerinde belirtilen ve ek1. maddenin (1) numaralı fıkrası gereğince her yıl, önceki yıla ilişkin yenidendeğerleme oranına göre güncellenen parasal tutarın altında kalan davalardaverilen kararlara karşı istinaf ve temyiz yollarına başvurulamayacağınıöngörmesi nedeniyle hükmün denetlenmesini talep hakkı kapsamında incelenmiştir(AYM, E.2023/182, K.2024/203, 4/12/2024, §44).
15. Bubağlamda kararda, hükmün verildiği tarihte geçerli olan parasal tutarıngüncellenmesinde dikkate alınan yeniden değerleme oranının 213 sayılı Kanun’unmükerrer 298/A maddesi gereğince belirlendiği ve bu oranın Hazine ve MaliyeBakanlığınca ilan edildiği de gözetildiğinde anılan tarih itibarıyla mahkemekararına karşı kanun yoluna başvurulup başvurulamayacağı hususunun herhangi birtereddüde yer vermeyecek şekilde açık ve net olarak belirlenebildiği,dolayısıyla söz konusu ibarenin belirlilik ve hukuki öngörülebilirlikilkelerine aykırı bir yönü bulunmadığı ifade edilmiştir (AYM, E.2023/182, K.2024/203, 4/12/2024, § 46).
16. Anılankararda ibarenin Anayasa’nın 141. maddesi kapsamında yargılamanın en az maliyetle ve en kısa zamandasonuçlandırılması yönündeki meşru amacınınbulunduğu ve bu amacı gerçekleştirmek için elverişli ve gerekli olduğubelirtilmiştir. Bununla birlikte kişilerin dava konusunu oluşturanalacak ya da malın değerine göre -kanun yollarına başvurmada o tarihte geçerliolan parasal değerleri (kesinlik sınırı) de dikkate alarak- dava/karşı davaaçabilecekleri ya da ıslah talebinde bulunabilecekleri, kanun yoluna başvuruyaesas parasal sınırın her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiği veibareyle kanun yoluna başvuru açısından hükmün verildiği tarihte geçerli olanparasal tutarın esas alınmasının öngörüldüğü dikkate alındığında enflasyonnedeniyle ekonomik önemini yitiren dava konusu mal ya da alacağın değerinin deenflasyonun olumsuz etkisinden korunması gerektiği vurgulanmıştır (AYM, E.2023/182, K.2024/203, 4/12/2024, §§ 49-53).
17. Nihai olarakkararda, ibare gereğince kanun yoluna başvuru açısından geçerli parasal değer(kesinlik sınırı) güncellenirken dava konusu mal ya da alacağın değeriningüncellenmemesi nedeniyle enflasyondan dolayı oluşan külfetin tamamının davanıntaraflarına yüklendiği, bu yönüyle ibare kapsamında aleyhine karar verilentarafın kanun yoluna başvuramaması nedeniyle katlanacağı külfet ile anılanmeşru amacın gerçekleştirilmesi yoluyla elde edilecek kamusal yarar arasındakidengenin bu kişiler aleyhine bozulduğu belirtilerek ibareyle hükmündenetlenmesini talep etme hakkına getirilen sınırlamanın orantısız ve ölçüsüzolduğu sonucuna ulaşılmıştır (AYM, E.2023/182,K.2024/203, 4/12/2024, § 55).
18. İtirazkonusu kuralla, konusu ilk derece mahkemesince veya bölge idare mahkemesincenihai kararın verildiği tarihte geçerli olan parasal değerin altında kalanidari davalarda bu mahkemelerce verilen karara karşı istinaf veya temyiz kanunyoluna başvurulamayacağı öngörülmektedir. Kural gereğince istinaf veya temyizkanun yoluna başvuru açısından geçerli olan parasal sınır enflasyona göregüncellenirken dava konusu değer enflasyonun etkilerinden arındırılmamaktadır.Bu yönden idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlaragöre istinafa veya temyiz kanun yoluna başvurulabilecek bir karara karşı kuralnedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda -ilk derecemahkemesinin veya bölge idare mahkemesinin karar verdiği tarihte geçerli olanparasal tutarlara göre- istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması imkânıortadan kalkabilecektir.
19. Buitibarla kural yönünden Anayasa Mahkemesinin anılan 4/12/2024 tarihli veE.2023/182, K.2024/203 sayılı kararından ayrılmayı gerektirir bir durumbulunmamaktadır.
20. Açıklanannedenlerle kural Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine deaykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususlarınAnayasa’nın 13. ve 36. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında elealınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiştir.
IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
21. 6216 sayılı Kanun’un 43.maddesinin (4) numaralı fıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisiİçtüzüğü’nün belirli kurallarının iptali, diğerkurallarının uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa bunların da AnayasaMahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
22. 2577 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinin(2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…ilk derece mahkemesiveya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği…” ibaresinin iptali nedeniyle uygulanma imkânıkalmayan anılan cümlede yer alan “…45 inci ve 46 ncı maddeler uyarıncaistinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise…”ibaresinin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğinceiptali gerekir.
V. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
23. Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veyaTürkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptalkararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gerekenhallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıcakararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı gündenbaşlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmak suretiyle AnayasaMahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde ResmîGazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceğitarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
24. 2577 sayılıKanun’un ek 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin“…45inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecekkararların belirlenmesinde ise ilk derecemahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği…” bölümünün iptaledilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek niteliktegörüldüğünden Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)numaralı fıkrası gereğince bu bölüme ilişkiniptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz aysonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
VI. HÜKÜM
6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılıKanun’un 54. maddesiyle değiştirilen ek 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınbirinci cümlesinde yer alan;
A. “…ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihaikararın verildiği…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B. “…45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyizyoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise…” ibaresinin 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasıgereğince İPTALİNE,
iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılıKanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE 11/2/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI