ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2025/61
Karar Sayısı : 2025/46
Karar Tarihi : 6/3/2025
R.G.Tarih-Sayı : 4/6/2025-32920
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 9/6/1932tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılıKanun’un 102. maddesiyle eklenen ek 1. maddenin 20/2/2019 tarihli ve 7165sayılı Kanun’un 2. maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasının Anayasa’nın 36.maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptalinekarar verilmesi talebidir.
OLAY: Taşınır mal haczinden kaynaklanan istihkak davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırıolduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükmü
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı ek 1.maddesi şöyledir:
“Ek Madde 1- (Ek: 17/7/2003-4949/102 md.)
Bu Kanunun 119, 226, 326, 363 ve 364 üncü maddelerindekiparasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıldauygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunununmükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespitve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Buşekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkatealınmaz.
(Değişik fıkra:20/2/2019-7165/2 md.) 363 ve 364üncü maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihtekimiktar esas alınır.
(Ek fıkra:7/11/2024-7531/2 md.) İstinaf ve temyiz kanunyoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniylemeydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozmakararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karartarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri
Kanun’un;
1. 363. maddesişöyledir:
“İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi
Madde 363- (Değişik: 2/3/2005-5311/24 md.)
İcra mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icradairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanmabiçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemindeğiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet takdirineilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatınmiktarı, satışın durdurulması, satış ilânının iptali, süresinde satışistenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi,iflâs idaresinin oluşturulması, icra mahkemesinin iflâs idaresinin işlemlerihakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı, iflâs idare memurunun ücretve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre icranın geribırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait olduğu alacak,hak veya malın değer veya miktarının yedi bin Türk lirasını geçmesi şartıylaistinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi (…) tebliğ tarihindenitibaren iki haftadır.
İcra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibikötüniyetle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılırsa Hukuk Usulü MuhakemeleriKanununun 422 nci maddesi hükmü uygulanır.
Kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf yolunabaşvuranlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
İstinaf yoluna başvuru satıştan başka icra işlemlerinidurdurmaz. İcranın devamı için gereken evrak alıkonularak bunların birer örneğibölge adliye mahkemesine gönderilecek dosyaya konulur.”
2. 364. maddesişöyledir:
“Temyiz yolunabaşvurma ve incelenmesi
Madde 364- (Değişik: 2/3/2005-5311/25 md.)
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen vemiktar veya değeri elli sekiz bin sekiz yüz Türk lirasını geçen nihaî kararlarakarşı temyiz yoluna başvurulabilir.
(Değişik cümle:2/3/2024-7499/3 md.) Birinci fıkradabelirtilen kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyizyoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk MuhakemeleriKanunu hükümlerine göre yapılır. Bu durumda da 363 üncü maddenin ikinci veüçüncü fıkra hükümleri uygulanır.
Temyiz yoluna başvurma, satıştan başka icra işlemlerinidurdurmaz.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesiİçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI,Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, YıldızSEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, YılmazAKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nın katılımlarıyla 6/3/2025 tarihindeyapılan ilk inceleme toplantısında dosyadaeksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı veekleri, Raportör Murat ÖZDEN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor,itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülenAnayasa kuralları, bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. 2004sayılı Kanun’un 363. maddesinin birinci fıkrasında icra mahkemesinin anılanfıkrada sayılan kararları dışındakilerekarşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının yedi bin Türklirasını geçmesi şartıyla istinaf kanun yoluna başvurulabileceği hüküm altınaalınmıştır.
4. Anılan Kanun’un364. maddesinin birinci fıkrasında da bölgeadliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri elli sekizbin sekiz yüz Türk lirasını geçen nihai kararlara karşı temyiz kanun yolunabaşvurulabileceği düzenlenmiştir.
5. Kanun’unek 1. maddesinin birinci fıkrasında 363. ve 364. maddelerdeki parasalsınırların her takvim yılı başından geçerliolmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların o yıl için 4/1/1961tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleriuyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yenidendeğerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, bu şekilde belirlenensınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımlarının dikkate alınmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda 363. ve 364. maddelerdebelirtilen parasal sınırlar her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak tespit veilan edilen yeniden değerleme oranına göre güncellenmektedir.
6. Ek1. maddenin itiraz konusu ikinci fıkrasında ise 363. ve 364. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmünverildiği tarihteki miktarın esas alınacağı hükme bağlanmıştır. Kural gereğince dava konusunun değer ve miktaritibarıyla ilk derece mahkemesince ve bölge adliye mahkemesince hükmünverildiği tarihte geçerli olan parasal sınırın altında kalması hâlinde bumahkemelerce verilen karara karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmasımümkün değildir.
B. İtirazın Gerekçesi
7. Başvuru kararında özetle;itiraz konusu kural gereğince davanın açıldığı tarihte kanun yolu açık olandavanın üzerinden bir yıl geçtikten sonra yapılan güncelleme nedeniyle kesinliksınırının artması ve tarafların kanun yoluna başvurma hakkının ortadankalkmasının hukuki güvenlik ve öngörülebilirliğe aykırı olduğu zira taraflarınkanun yoluna başvurmalarıyla ilgili kesinlik sınırını davanın açıldığı tarihteöngörebilmelerinin mümkün olmadığı dolayısıyla kural gereğince kanun yolunabaşvurmada hükmün verildiği tarihteki parasal sınırın dikkate alınmasının adilyargılanma hakkı ve hukuki güvenlik ilkesiyle çeliştiği belirtilerek kuralınAnayasa’nın 36. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
8. 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un43. maddesi uyarınca kural, ilgisinedeniyle Anayasa’nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.
9. Anayasa Mahkemesi 4/12/2024tarihli ve E.2023/182, K.2024/203 sayılı kararında 12/1/2011 tarihli ve 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ek 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasındayer alan ve anılan Kanun’un istinaf yoluna başvurulabilen kararlar ile temyizedilemeyen kararların düzenlendiği 341. ve 362. maddelerindeki parasalsınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağını öngören“…341 inci, 362 nci…” ibaresini Anayasa’nın13. ve 36. maddelerine aykırı görerek iptal etmiştir.
10. Sözkonusu karardaöncelikle anılan ibarenin Kanun’un 341. ve 362. maddelerinde belirtilen ve ek1. maddenin (1) numaralı fıkrası gereğince her yıl önceki yıla ilişkin yenidendeğerleme oranına göre güncellenen parasal tutarın altında kalan davalardaverilen kararlara karşı istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurma imkânınıortadan kaldırması nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkıyla ilgisiolduğu ve söz konusu hakka sınırlama getirdiği belirtilmiştir (AYM, E.2023/182,K.2024/203, 4/12/2024, § 44).
11. Bubağlamda kararda, hükmün verildiği tarihte geçerli olan parasal tutarıngüncellenmesinde dikkate alınan yeniden değerleme oranının 213 sayılı Kanun’unmükerrer 298/A maddesi gereğince belirlendiği ve bu oranın Hazine ve MaliyeBakanlığınca ilan edildiği, dolayısıyla anılan tarih itibarıyla kanun yolunabaşvurulabilecek kararların kapsamının herhangi bir tereddüde yer vermeyecekşekilde açık ve net olarak düzenlendiği gözetildiğinde ibarenin kanunilikşartını taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır (AYM, E.2023/182,K.2024/203, 4/12/2024, § 46).
12. Anılankararda söz konusu ibarenin Anayasa’nın 141. maddesi kapsamında yargılamanın en az maliyetle ve en kısa zamandasonuçlandırılması yönünde meşru bir amacınınolduğu ve bu amaca ulaşmak bakımından elverişli ve gerekli olduğu belirtilmiştir.
13. Karardayapılan orantılılık incelemesinde öncelikle kişilerindava konusunu oluşturan alacak ya da malın değerine göre -kanun yollarınabaşvurmada o tarihte geçerli olan parasal değerleri (kesinlik sınırı) dedikkate alarak- dava/karşı dava açabilecekleri ya da ıslah talebindebulunabilecekleri, kanun koyucunun kanun yolunabaşvurmada belirlediği kesinlik sınırını yargılamanın devam ettiği süreçteyıldan yıla güncellediği dikkate alındığında enflasyon nedeniyleekonomik önemini yitiren dava konusu mal ya da alacağın değerinin deenflasyonun olumsuz etkisinden korunması gerektiği vurgulanmıştır (AYM, E.2023/182, K.2024/203, 4/12/2024, §§ 49-53).
14. Kararda, ibaregereğince kanun yoluna başvuru açısından parasal değer (kesinlik sınırı)güncellenirken dava konusu mal ya da alacağın değerinin güncellenmemesinedeniyle enflasyondan dolayı oluşan külfetin tamamının davanın taraflarınayüklendiği, bu yönüyle ibare kapsamında tarafların kanun yoluna başvuramamasınedeniyle katlanacakları külfet ile meşru amaçtan kaynaklanan kamusal yarararasındaki dengenin taraflar aleyhine bozulduğu belirtilerek anılan ibareylehükmün denetlenmesini talep etme hakkına getirilen sınırlamanın orantısızolduğu sonucuna ulaşılmıştır (AYM, E.2023/182,K.2024/203, 4/12/2024, § 55).
15. İtirazkonusu kural bakımından da Anayasa Mahkemesinin anılan kararından ayrılmayıgerektirir bir durum bulunmamaktadır.
16. Açıklanannedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
17. Anayasa’nın153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veyaTürkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptalkararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gerekenhallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıcakararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı gündenbaşlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmak suretiyle AnayasaMahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde ResmîGazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihibir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
18. 2004 sayılıKanun’un ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptal edilmesinedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamuyararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bufıkraya ilişkin iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasındanbaşlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. HÜKÜM
9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun’un 102. maddesiyleeklenen ek 1. maddenin 20/2/2019 tarihli ve 7165 sayılı Kanun’un 2. maddesiyledeğiştirilen ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırıolduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DEYAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE 6/3/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI