ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2025/63
Karar Sayısı : 2025/52
Karar Tarihi : 6/3/2025
R.G. Tarih – Sayı : Tebliğedildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Turgutlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 3/5/1985tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesine 14/2/2020 tarihli ve 7221sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen yirmi üçüncü fıkranın “Bu maddekapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıylaiptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumive kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulamaile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olmasıve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarakuygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarınıonaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle … davayakonu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla … uygulama sahasıiçerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halindedavacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadakidüzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeliüzerinden değeri ödenir.” bölümünün Anayasa’nın 6., 10., 11., 12., 13.,35., 36., 40., 46. ve 138. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptalinekarar verilmesi talebidir.
OLAY: İmaruygulamasının iptali nedeniyle kadastral parselin ihyası talebiyle açılan tapuiptali ve tescili davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğukanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİİSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un 18. maddesinin itiraz konusu kuralın da yeraldığı yirmi üçüncü fıkrası şöyledir:
“(Ek fıkra:14/2/2020-7221/7md.) Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmişmahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planıkararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veyaiptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerinceyapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geridönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğininparselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespitihalinde, öncelikle tescilli imar parselleri üzerinden mahkemekararlarını yerine getirmeye yönelik yeni imar uygulaması yapılabilir. Bununmümkün olmaması durumunda davaya konu parselin hak sahiplerininmuvafakati alınmak kaydıyla tescilli imar parselleri üzerinden yeniparselasyon işlemi yapılarak uygulama sahası içerisinde idarece uygun biryer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kökparseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisidüşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılanilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih TORUNtarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunupincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Anayasaya aykırılığınmahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesineitiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Sözkonusu maddenin (1) numaralı fıkrasında bir davaya bakmakta olan mahkemenin budavada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümleriniAnayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda, bu fıkradasayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceğibelirtilmiş; anılan fıkranın (a) bendinde de “İptali istenen kurallarınAnayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvurukararının aslı” Anayasa Mahkemesine gönderilecek belgeler arasındasayılmıştır. Söz konusu maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekildedayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının AnayasaMahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceğihükme bağlanmıştır.
3. Anılan İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(a) bendinde de itiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçeli kararında,Anayasa’ya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangimaddelerine hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriylebirlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
4. Yine İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede, başvurudaeksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkinişlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği; (2)numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yolunabaşvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engelolmadığı belirtilmiştir.
5. Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın Anayasa’nınhangi maddelerine hangi nedenlerle aykırı olduğu gerekçeleriyle birlikte açıkçagösterilmeksizin Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15/5/2024 tarihli ve E.2024/886,K.2024/2619 sayılı kararında yer alan karşıoy yazısına atıfta bulunulmakla yetinilmiştir.
6. Kaldı ki 3194 sayılı Kanun’un 18. maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına 5/12/2024 tarihli ve 7534 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle “…tescilliimar parselleri üzerinden mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeniimar uygulaması yapılabilir. Bunun mümkün olmaması durumunda…” ve “…tescilliimar parselleri üzerinden yeni parselasyon işlemi yapılarak…” ibarelerieklenmiştir. Atıfta bulunulan anılan karşıoy yazısında ileri sürülen Anayasa’yaaykırılık gerekçelerinin ise kuralın söz konusu ibarelerin eklenmesiöncesindeki hâline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
7. Açıklanan nedenle 6216 sayılıKanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile İçtüzük’ün 46.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılanbaşvurunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğinceyöntemine uygun olmadığından reddi gerekir.
III. HÜKÜM
3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18.maddesine 14/2/2020 tarihli ve 7221 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen yirmiüçüncü fıkranın “Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarınınkesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselinimar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denkgelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde haksahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklarnedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parselleredönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onaymerciince tespiti halinde, öncelikle … davaya konu parselin haksahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla … uygulama sahası içerisinde idareceuygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibininkök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payıkesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.”bölümünün iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğinceyöntemine uygun olmadığından REDDİNE 6/3/2025tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
İrfan FİDAN
Üye
Kenan YAŞAR
Üye
Muhterem İNCE
Üye
Yılmaz AKÇİL
Üye
Ömer ÇINAR
Üye
Metin KIRATLI