ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2001/11 (SiyasîParti-İhtar)
Karar Sayısı:2002/7
Karar Günü:9.1.2002
R.G.Tarih-Sayı:27.04.2002-24738
İHTARİSTEMİNDE BULUNAN : Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı
İHTARİSTEMİNİN KONUSU : 16.8.1993 tarihinde"Sosyalist İktidar Partisi" adıyla kurulup tüzelkişilik kazananParti'nin 11.11.2001 tarihinde gerçekleştirdiği kongresinde adını "TürkiyeKomünist Partisi" olarak değiştirmesinin 2820 sayılı Siyasî PartilerKanunu'nun 96. maddesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek 104. maddesiuyarınca ihtar kararı verilmesi istemidir
I-İHTAR İSTEMİNİN GEREKÇESİ
YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.11..2001 günlü, SP.54 Hz.2001/11 sayılıbaşvurusu şöyledir:
"16.8.1993tarihinde "Sosyalist İktidar Partisi" adıyla kurulup tüzelkişilikkazanan Sosyalist İktidar Partisi'nin 11.11.2001 tarihinde gerçekleştirdiğiolağanüstü kongresinde Parti'nin ismini "Türkiye Komünist Partisi"olarak değiştirdiği anılan parti Genel Başkanlığı'nın Başsavcılığımıza gönderdiği1585 sayı ve bila tarihli yazısından anlaşılmıştır.
2820sayılı Yasa'nın kullanılamayacak parti adları ve işaretler başlıklı 96.maddesinin son fıkrası "Komünist, anarşist, faşist, teokratik, nasyonal,sosyalist, din, dil, ırk, mezhep ve bölge adlarıyla veya aynı anlama gelenadlarla da siyasî partiler kurulamaz veya parti adında bu kelimelerkullanılamaz" hükmünü içermektedir.
Aleyhinebaşvurulan partinin "Komünist" sözcüğü ile adını değiştirmesi anılanYasa'nın 4. Kısmında yer alan 96. maddesine açık aykırılık oluşturmaktadır.
AynıYasa'nın 104. maddesinde ise "Bir siyasî partinin bu Kanunun 101. maddesidışında kalan emredici hükümler ile diğer kanunların siyasî partilerle ilgiliemredici hükümlerine aykırılık halinde bulunması sebebiyle o parti aleyhineAnayasa Mahkemesi'ne Cumhuriyet Başsavcılığı'nca re'sen yazı ilebaşvurulur" hükmü öngörülmüştür.
Sonuçve İstem :
Aleyhinebaşvurulan siyasî partinin adı konusundaki yasaya aykırılığın giderilmesi içinanılan Yasa hükümleri uyarınca İHTAR kararı verilmesi arz ve talepolunur."
II-İNCELEME
YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı'nın ihtar başvurusu, işin incelenmesine ilişkin rapor,ilgili Anayasa ve dayanılan yasa kuralları, bunların gerekçeleri ve diğerbelgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
TürkiyeKomünist Partisi'nin ihtar istemine karşı görüşlerinin alınması talebiincelendi.
SiyasîPartiler Kanunu'nda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın bir siyasî partihakkındaki ihtar istemine karşı Parti'nin görüşünün alınmasına ilişkin kuralbulunmadığından istemin reddi gerekir. Bu görüşe Yalçın ACARGÜN ve Sacit ADALIkatılmamışlardır.
YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı'nca Sosyalist İktidar Partisi adıyla tüzelkişilikkazanan Parti'nin yaptığı kongrede adını Türkiye Komünist Partisi olarakdeğiştirimesinin 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılıkoluşturduğu ileri sürülerek 104. maddesi uyarınca ihtar kararı verilmesiistenmektedir.
ÖncelikleSiyasî Partiler Kanunu'nun olayda uygulanacak 104. maddesinin Anayasa'ya uygunluğunun,ön sorun kabul edilerek incelenip incelenmeyeceği üzerinde durulmuştur.
YargıtayCumhuriyet Başsavcısı tarafından bir siyasî parti hakkında ihtar kararıverilmesi istemiyle Siyasî Partiler Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca yapılanbaşvuru, dava niteliği taşımadığından bu başvurular nedeniyle Anayasa MahkemesiAnayasa'nın 152. maddesi uyarınca "davaya bakmakta olan mahkeme"konumunda değildir.
Öteyandan, ileride görülmesi olası bir davada uygulanabilecek yasa kuralının ancako dava sebebiyle Anayasa'ya uygun olup olmadığı tartışılabileceğinden, konununbu evrede görüşülmesi yerinde görülmeyerek ihtar isteminin incelenmesinegeçildi.
2820sayılı Siyasî Partiler Kanunu'nun 104. maddesinde, bir siyasî partinin buKanun'un 101. maddesi dışında kalan emredici hükümleriyle diğer kanunlarınsiyasî partilerle ilgili emredici hükümlerine aykırılık halinde bulunmasısebebiyle o parti aleyhine Anayasa Mahkemesi'ne Cumhuriyet Başsavcılığı'ncare'sen yazı ile başvurulacağı, Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu hükümlereaykırılık görmesi durumunda bu aykırılığın giderilmesi için ilgili siyasî partihakkında ihtar kararı vereceği; kararın, o siyasî parti genel başkanlığınayazılı olarak bildirileceği; bu yazının tebliği tarihinden itibaren altı ayiçinde aykırılık giderilmediği takdirde Cumhuriyet Başsavcısı'nın AnayasaMahkemesi'ne bu siyasî partinin kapatılması için re'sen dava açacağı, 96.maddesinin ikinci fıkrasının son tümcesinde de komünist, anarsişt, faşist,teokratik, nasyonal sosyalist, din, dil, ırk, mezhep ve bölge adlarıyla veyaaynı anlama gelen adlarla da siyasî partiler kurulamayacağı veya parti adındabu kelimelerin kullanılamayacağı belirtilmiştir.
Budurumda, 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırı olarakadında "Komünist" sözcüğü kullanan Türkiye Komünist Partisi'neihtarda bulunulması gerekmektedir.
MustafaBUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI ile Rüştü SÖNMEZ bu görüşekatılmamışlardır.
III-SONUÇ
A-Parti görüşünün alınması isteminin REDDİNE, Yalçın ACARGÜN ile Sacit ADALI'nınkarşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B-2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırı olarak adında"Komünist" sözcüğü kullanan Türkiye Komünist Partisi'ne, kararın tebliğtarihinden itibaren bu aykırılığı altı ay içinde gidermesi için aynı Yasa'nın104. maddesi gereğince İHTARDA BULUNULMASINA, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ,Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI ile Rüştü SÖNMEZ'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
C-Karar örneğinin, gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nagönderilmesine, OYBİRLİĞİYLE
9.1.2002gününde karar verildi.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Rüştü SÖNMEZ
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Enis TUNGA
KARŞIOYYAZISI
YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı başvuru dilekçesinde, 16.8.1993 tarihinde"Sosyalist İktidar Partisi" adıyla kurulup tüzelkişilik kazananParti'nin 11.11.2001 tarihinde gerçekleştirdiği kongresinde adını "TürkiyeKomünist Partisi" olarak değiştirmesinin 2820 sayılı Siyasî PartilerKanunu'nun 96. maddesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek 104. maddesiuyarınca ihtar kararı verilmesini istemiştir.
4121ve 4709 sayılı Yasa'larla Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerinde önemlideğişiklikler yapılarak siyasî partilerin kurulma, faaliyet ve kapatılmalarınailişkin demokratik toplum düzenlerinde uygulanan kurallara koşut düzenlemelergetirilmiştir. Buna göre, bir siyasî partinin kapatılabilmesi; tüzük veprogramının Anayasa'nın 68. maddesinin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırıolması; eylemleriyle Anayasa'nın 68. maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilenfiillerin işlendiği odak haline gelmesi ya da, yabancı devletlerden,uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek vetüzelkişilerden maddî yardım alması hallerinde mümkün olabilecektir. Böylece,siyasal partilerin faaliyetlerini sürdürürken hangi hallerdekapatılabileceklerine ilişkin açık ve net kurallar konularak güvence sağlanmış,yasa ile kapatma nedenlerinin genişletilmesi önlenmiştir. Nitekim, 23.7.1995gün ve 4121 sayılı Yasa'yla yapılan Anayasa değişikliklerine ilişkin 5.6.1995günlü Anayasa Komisyonu Raporunda "...Komisyonumuz siyasî partilerin, yenikaleme aldığı 68. maddede yer alan ilkelere uyması gerektiğini metne açıklıklakoymak suretiyle, partilerin temelli kapatılmasının sadece bu ilkelereuyulmaması halinde öngörmüş ve diğer hallerde öngörmemiştir. Temelli kapatmanınpartilerin tekrar kurulamaması demek olduğu da metinde belirtilmiştir. Aynısistematiğe uygun olarak komisyonumuz, siyasî partilerin bu ilkelere uygunhareket etmelerinin iki ayrı şeklini açıkça düzenlemiştir. Bunlardan birincisi,partinin tüzük ve programının bu ilkelere aykırı olmasıdır. İkinci durum iseParti'nin beyan ve eylemlerinin bu ilkelere aykırı olmasıdır. Bu iki durum,Anayasa'nın mer'i metninde de, Teklifte'de birbirinden yeteri açıklıklaayrılmamıştır. Komisyonumuz bu ayrımı yapmış ve ikinci halde temelli kapatmayıancak partinin bu tür eylemlerin işlendiği bir odak haline gelmiş olmasınabağlamıştır. Bu hüküm Federal Almanya Anayasası'nın 18. maddesinden esinlenmişolup, partilere çok daha sağlam hukuki teminat getirmektedir."denilmiştir.
Anayasa'daöngörülen kapatma nedenleri, 2820 sayılı Siyasî Partiler Kanunu'nun 101.maddesinde de aynen tekrarlanarak, Anayasa Mahkemesi'nin siyasî partileri hangidurumlarda kapatabileceği açıkça belirlenmiştir. Ancak, Siyasî PartilerKanunu'nun 104. maddesinde, aynı Kanun'un 101. maddesi dışında kalan emredicihükümlerle diğer kanunların emredici hükümlerine aykırılık halinde buaykırılığın giderilmesi için ihtar kararı verileceği; aykırılığın altı ayiçinde giderilmemesi halinde ilgili partinin kapatılması için dava açılacağıöngörülmektedir. Oysa, Anayasa'da, Siyasî Partiler Kanunu'nun 104. maddesindebelirtilen durumlara aykırılık halinde herhangi bir kapatma yaptırımıbelirlenmemiştir. Anayasa'da açıkça kapatma yaptırımına bağlı tutulmayannedenlerle siyasî partilerin kapatılması kabul edilemez. Yasakoyucunun, siyasîpartilerin 104. maddede öngörülen emredici hükümlere uygun davranmalarınısağlamak amacıyla kapatma dışında başka bir yaptırım getirebileceğikuşkusuzdur.
Anayasa'dabulunmayan bir yaptırımı öngören Siyasî Partiler Kanunu'nun 104. maddesininAnayasa'ya aykırılığı açık olduğundan ya iptal edilmesi ya da ihmal edilmesigerekir. Anayasa Mahkemesi'nin itiraz ve iptal davaları dışında, uygulayacağıbir kuralı iptal edebilmesi için elinde Yüce Divan sıfatı ile baktığı bir dava,ya da bir siyasî parti kapatma davası bulunması gerekir. Bunun dışında kalanyasama dokunulmazlığının kaldırılması, milletvekilliğinin düşmesi ya da ihtarkararı verilmesi için yapılan başvurular dava niteliğinde olmadığından bu türbaşvurularda uygulanacak bir yasa kuralının Anayasa'ya aykırılığı ilerisürülemez. Bu nedenle, Anayasa'ya aykırılığı açık olan bir kuralın bu evredeiptali mümkün olamayacağından, böyle bir durumda yasa kuralının ihmal edilereküstün hukuk normu olan Anayasa'nın uygulanması gerekir. Bu aynı zamandaAnayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesini düzenleyen 11. maddesiningereğidir. Siyasî Partiler Kanunu'nun 104. maddesi Anayasa'da bulunmayan biryaptırım öngördüğünden, ihmal edilerek uygulanmaması gerekir. 104. maddeuygulanarak ihtar kararı verilse bile, bunun gereğini yapmayan parti hakkındaAnayasa'ya göre kapatma yaptırımı uygulanamayacağından başvuru sonuçsuzkalacaktır.
Bumaddeye göre açılacak parti kapatma davalarında ihtar kararı önkoşuldur.Sözkonusu karar olmadan dava açılamayacağına göre, kapatma davasını doğrudanetkileyen bu aşamanın önemi yadsınamaz. Böyle bir durumda ihtar kararıverilerek, siyasal partilerin Anayasa'da bulunmayan bir kapatma tehdidi altındatutulması demokrasinin vazgeçilmez kurumlarının hukuk güvenliğinden yoksunbırakılması sonucunu doğurur.
Açıklanannedenlerle, adını Türkiye Komünist Partisi olarak değiştiren siyasî Parti'yeihtar kararının verilemeyeceği, düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Rüştü SÖNMEZ