ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2009/50 (Siyasi Parti Mali Denetimi)
Karar Sayısı:2015/16
Karar Tarihi:1.7.2015
R.G. Tarih-Sayı:16.10.2015-29504
I- MALİ DENETİMİNKONUSU
Alternatif Parti 2008yılı kesin hesabının incelenmesidir.
II- İLK İNCELEME
1. Alternatif Partinin, AnayasaMahkemesine verdiği 2008 yılı kesin hesabına ilişkin belgeler üzerinde yapılaninceleme sonuçlarını içeren ve Raportör Murat ARSLAN tarafından heyete sunulanilk ve esas inceleme raporu, Anayasa ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 2820 sayılı Siyasi PartilerKanunu’nun ilgili kuralları, bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 73. maddesi, ilörgütlerinden gönderilen kesin hesaplar ile parti genel merkezine ilişkin kesinhesabın Merkez Karar ve Yönetim Kurulunca incelenerek karara bağlanacağını vebirleştirileceğini hükme bağlamış, 74. maddesi de, bu şekilde karara bağlanankesin hesabın parti genel başkanınca Haziran ayı sonuna kadar Anayasa MahkemesiBaşkanlığına verilmesi zorunluluğunu getirmiştir.
3. Alternatif Partinin 2008 yılı içinde gelir ve gidertablosunda hiçbir işlemin olmadığına dair Genel Başkan İlker BİRCAN imzalı ve30.6.2009 tarih ve 2009/16 sayılı yazı Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na 1.7.2009tarih ve 916/247 sayı ile verilmiştir.
4. Bu durumda, Alternatif Parti 2008 yılı kesin hesabınınHaziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesi Başkanlığına sunulması gerektiğiyönündeki 2820 sayılı Kanun’un 74. maddesi ile getirilen kurala uyulmamıştır.
5. Bu nedenle, 2820 sayılıKanun’un 74. maddesi hükümlerine aykırı hareket eden parti sorumluları hakkındaKanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ”Siyasi partilerin 74 üncü maddehükümlerine aykırı hareket eden sorumluları hakkında, üç aydan altı aya kadarhafif hapis ve onbeş milyon liradan otuz milyon liraya kadar hafif para cezasıverilir.” hükmüne istinaden gerekliişlemlerin yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusundabulunulması gerekir.
6. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 73. maddesininüçüncü fıkrasında, “İller teşkilatından gönderilenler ve parti merkezine aitolan kesin hesapların, Merkez Karar ve Yönetim Kurulunca incelenerek kararabağlanacağı” öngörülmüş ve aynı Kanun’un 74. maddesinin ikinci fıkrasındada, “Siyasi partilerin genel başkanları, karara bağlanarak birleştirilmişbulunan kesin hesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan illerteşkilatının kesin hesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadarAnayasa Mahkemesine ve bilgi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına vermekzorundadırlar. Bu belgelere, ilgili siyasi partinin aynı hesap döneminde edindiğitaşınmaz ve değeri yüz milyon lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerinve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini debelirten listeleri eklenir.” denilerek il örgütlerinden gönderilen kesinhesaplar ile parti genel merkezine ilişkin kesin hesabın merkez karar veyönetim kurulunca incelenerek karara bağlanacağı ve birleştirileceği;birleştirilmiş kesin hesap cetvellerinin ise Anayasa Mahkemesine sunulacağıhükme bağlanmıştır.
7. Alternatif Parti, gelir ve giderlerinin olmadığınadair yazı haricinde her hangi bir belgeyi Anayasa Mahkemesi Başkanlığınasunmamıştır.
8. 2008 yılı kesin hesabında yer alan eksiklikler PartiyeAnayasa Mahkemesi Başkanlığının 13.7.2009 tarihli ve C.01.0.KAM-103/270-989sayısına kayıtlı yazı ile sorulmuştur.
9. Söz konusu yazıya parti yetkililerince herhangi bircevap verilmemiştir.
10. Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genelmerkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine aitolabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet, partiyetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasiparti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek isabeteden tutarın partiye bağış olarak kaydedilmesi gerekir.
11. Ayrıca, partilerin genel merkez, il, ilçe ve beldebaşkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta,telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. bir takım genelyönetim giderlerini de yapması gerekir.
12. 2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde, bir siyasipartinin bütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzelkişiliği adına eldeedileceği; 70. maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırıolamayacağı ve bir siyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi partitüzelkişiliği adına yapılacağı; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindede yapılan inceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyenparti sorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyonliradan az olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır.Bu hükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendiimkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekildeyapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak kaydetmeksuretiyle parti tüzelkişiliği adına hesaplara dâhil etmesi gerekir.
13. Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıtdışı gelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820sayılı Kanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır.
14. Mahkemeye, bilgilerin istendiği şekliyle verilmemesi,hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, hesabındışında gelir ve gider oluşturulması, inceleme ve araştırmayı engellemeyeyönelik eylemler olduğundan dolayı 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birincifıkrasının (c) bendine istinaden gerekli işlemlerin yapılmasını temin içinAnkara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir.
15. Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.
III- SONUÇ
Alternatif Partinin 2008 yılı hesabının incelenmesisonucunda;
1- Kesin hesap cetvellerini 2820 sayılı Siyasi PartilerKanunu’nun 74. maddesinde öngörülen sürede Anayasa Mahkemesine vermeyen Partisorumluları hakkında 2820 sayılı Siyasi PartilerKanunu’nun 74. maddesi ve 111. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarıncayasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusundabulunulmasına,
2- Anayasa Mahkemesine, istenen bilgilerinistendiği şekliyle verilmemesi, hesap verilebilir şekilde kayıt ve belgedüzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider yapılması, incelemeve araştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan, Parti sorumlularıhakkında 2820 sayılı Kanun’un 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendiuyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suçduyurusunda bulunulmasına,
3- Gelir ve gideri olmadığı beyan edilerekherhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmeyen Parti kesin hesabının denetimigerçekleştirilemediğinden, Partinin 2008 yılı hesabının 2820 sayılı Kanunuyarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığına,
Osman Alifeyyaz PAKSÜT’ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,1.7.2015 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞIOY YAZISI
1. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74. maddesinde,siyasi partilerin genel başkanlarının, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunankesin hesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatınınkesin hesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar AnayasaMahkemesine vermeleri gerektiği öngörülmüştür. Aynı mahiyetteki bir hüküm 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un55. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer almaktadır.
2. Anayasa Mahkemesine gelen her türlü işler gibi siyasiparti mali denetimleri de “ilk inceleme” ve “esas inceleme” aşamalarındangeçerek karara bağlanmaktadır. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 56. maddesinde düzenlenmiş olan siyasiparti mali denetimlerinde ilk ve esas inceleme usulünde herhangi bir süreöngörülmemiştir.
3. Mali denetimi yapılan Partinin inceleme yılına aithesaplarının ilk ve esas incelemeleri 1 Temmuz 2015 tarihinde tamamlanarakkarara bağlanmıştır. Bu durumda, denetimi yapılan Partinin geçmiş yıllara aitmali denetimlerinin ilk ve esas incelemeleri karara bağlandığında, hesaplarınAnayasa Mahkemesine sunulmasından itibaren beş yıl dolmuştur.
4. Anayasada öngörülen siyasi parti mali denetimikurumunun amaçlarına, genel hukuk ilkelerine ve korunmak istenen demokratikdeğerlere bakıldığında, her hangi bir Devlet katkısı da almayan partilerin malidenetimlerinin ait olduğu yıldan çok uzun zaman geçtikten sonra yapılmasınınhangi üstün hukuki yarara hizmet ettiğini anlamak güçtür. Bu nedenle, büyükgecikmelerle yapılan bu tür mali denetimlerin karara bağlanması ve denetimebağlı hukuki sonuçlar çıkarılması yerine, dosyanın işlemden kaldırılmasınakarar verilmesi gerekmektedir. Bu konudaki gerekçelerimiz kısmen daha öncekimali denetimlere ilişkin karşı oy yazılarımızda da açıklanmıştır (S.P.M.D.,E:2009/37, K:2014/86, 30.01.2015 tarihli ve 29252 sayılı Resmî Gazete; S.P.M.D.E:2001/20, K:2009/48, 26.11.2009 tarihli Resmî Gazete).
5. Konunun hukuk devletinin temel unsurlarından olan hukukgüvenliği ve adil yargılanma hakkına ilişkin boyutları bulunduğu kadar, siyasiparti özgürlüğüne yapılmış bir temel hak ihlali de söz konusu olabilecektir.Bunun nedenleri aşağıda açıklanmıştır.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinintemel bir öğesinin de hukuk güvenliği olduğu, Anayasa Mahkemesinin de birçokkararında vurgulanmıştır.
7. Yasaların toplum hayatında hangi işlem veya eylemleriyaptırıma bağladığı, hangi eylemlerin suç veya kabahat oluşturdukları, kasıtlıveya kusurlu olarak meydana gelen hukuka aykırılıkların hangi sonuçlarıdoğuracağı, bu konularda hangi işlemlerin kimler tarafından yapılacağı, kusurlueylemin ne zamana kadar soruşturulacağı ve kovuşturulacağı, yasalarda veAnayasa ile yasaların verdiği yetkiye dayanarak gerçekleştirilmiş altdüzenlemelerde açıkça belirtilmiş olmalıdır. Aksi takdirde hukukiöngörülebilirlikten ve hukuk güvenliğinden söz edilemez.
8. Siyasi Partilerin mali denetimi, Anayasa’da, 2820sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nda, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’da ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’ndedüzenlenmiştir. Mevzuatta, mali denetimin prosedürü hakkında ayrıntılı hükümleryer almakla birlikte, sürelerle ilgili hükümler sadece 2820 sayılı Siyasi PartilerKanunu’nun belge saklama yükümlülüğüne ilişkin 69. ve 70. maddelerinde yeralmaktadır. Buna göre, siyasi partilerin gelir ve gider belgelerini saklamayükümlülüğü, Anayasa Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili siyasi partiyebildirilme tarihinden itibaren beş yıldır. İptal ve itiraz davalarındakininaksine, mali denetimlerde ilk incelemenin hangi süre içinde yapılacağıbelirtilmemiştir.
Öte yandan, mevzuatta, siyasi partilerin hesaplarını,hesap yılını takip eden Haziran ayının sonuna kadar Anayasa Mahkemesinevermeleri öngörülmüş olmakla birlikte, denetimin hangi sürede kararabağlanacağı hakkında da tabiatıyla bir hüküm bulunmamaktadır.
9. Hukuk güvenliğinin gereği olan öngörülebilirlikilkesi, kişilerin belirsiz sürelerle denetlenme ve muhtemel bir para cezasınaçarptırılma tehdidi altında tutulmalarına olanak vermez. Nitekim hukukumuzdagerek vergi usul kanunu ile gerek ticaret kanunundaki hükümlerle, belge saklamave kamu alacağından sorumlu olma konusunda kişiler lehine çeşitli güvencelergetirilmiştir ve birbirine benzer şekilde beş yıllık süreler öngörülmüştür.Ancak, siyasi partilerin mevzuatta bu tür güvenceleri bulunmamaktadır, çünküilk incelemenin yapılması ve esasın karara bağlanması tamamen ucu açık birprosedüre tabi tutulmuştur.
Hukuk güvenliğine aykırı olan ve 12 Eylül 1980 askerirejiminin ürünü olan yasadan kaynaklanan bu durumun mevzuat değişiklikleriylebu güne kadar düzeltilmemesi karşısında, Anayasa Mahkemesinin içtihat tesisetme yoluyla siyasi parti mali denetimlerini hukuk devleti esaslarına uygunhale getirmesi mümkündü ve bu nedenle beş yıl veya daha eski yıllara ait malidenetimlerin işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirdi. Ancak bu yolada gidilmediğinden, beş yıl ve daha fazla zaman geçmiş evrak üzerinden malidenetim yapılmasına devam edilmektedir. Bu yöndeki uygulama, hukuk devletiilkesine aykırıdır.
10. Siyasi partiler, Anayasa’nın ve Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi’nin (AİHS) güvencesi altında olduğundan, şu hususların da belirtilmesiyerinde olur:
Anayasa’nın 67. maddesinde seçme ve seçilme hakkı ile birsiyasi parti içinde faaliyette bulunma hakkı, 68. maddesinde siyasi parti kurmahakkı düzenlenmiş; yine 68. maddede siyasi partilerin demokratik siyasi hayatınvazgeçilmez unsurları oldukları belirtilmiştir. AİHS’nin örgütlenme özgürlüğüneilişkin 11. maddesi de siyasi parti faaliyetlerini güvence altına almaktadır.
11. Zaman sınırlamasına ve yasa ile belirlenmiş süreleretabi olmayan bir şekilde mali denetim yapılması ve bunun sonucunda, geçmişyıllara ait harcama belgelerinin usulüne uygun olarak sunulamadığıgerekçesiyle, yine üst sınırı da olmaksızın, belirsiz miktarlarda para cezası(Hazineye irat kaydı) kesilebilmesi, denetim yılına ait bulgulardan hareketleçeşitli suç duyurularında bulunulması, siyasi faaliyet ve siyasi partiözgürlüğüne yapılmış bir müdahaledir.
12. Siyasi Parti özgürlüğüne yapılan müdahalenin,Anayasa’nın 13. maddesinde belirtildiği şekilde, yasa ile yapılması, demokratikbir toplumda zorunlu olması ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamasıgerekmektedir.
Mali denetim, siyasi parti faaliyetlerine yapılmış birmüdahale olmakla birlikte, demokratik bir toplumda zorunlu olduğu açıktır.Ancak, siyasi parti mali denetimlerinin ucu açık, yani yasa ile belli sürelerebağlanmamış bir uygulama kapsamında gerçekleştirildiği, bu konuda yeterli yasalçerçeve bulunmadığı, kıyas yoluyla uygulanabilecek mevzuat hükümlerinin deAnayasa Mahkemesince resen uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda siyasi partifaaliyetlerine yapılmış müdahalenin, demokratik bir toplumda zorunlu olsa bile,“yasa ile düzenlenme” koşuluna uyduğu söylenemez.
Bu nedenle beş yıldan sonra yapılan denetimlerin, bunabağlı suç duyurularının ve irat kaydı kararlarının, hukuk devleti ilkesineaykırı olduğu kadar, Anayasa’nın 68. maddesinin, Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi’nin (AİHS) 11. maddesinin de ihlalini oluşturduğunda şüphebulunmamaktadır.
13. Anayasa Mahkemesinin yaptığı mali denetim, dosyaüzerinden yapılan, temyiz ve itirazı kabil olmayan bir yargılamadır. Yargılanantüzel kişi sıfatıyla, denetlenen partinin, Anayasa’nın 36. ve AİHS’nin 6.maddelerinde yer alan adil yargılanma hakkından yararlanması gerekeceğitartışmasızdır.
14. Anayasa’nın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde güvencealtına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında, makul sürede yargılanma dabulunmaktadır. Her türlü ölçüte göre, dosya üzerinden ve tek dereceli olarakyapılan mali denetimlerin beş yıl veya daha uzun sürelerde karara bağlanmasınınmakul ve haklı bir nedeni olamayacağından, adil yargılanma hakkının da birihlalini oluşturduğu açıktır.
Bu nedenlerle, denetlenen Parti hakkındaki çoğunlukkararına katılmıyorum.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT