ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1991/1 (SiyasiParti Kapatma)
Karar Sayısı:1991 /3
Karar Günü:24.9.1991
R.G.Tarih-Sayı:21.03.1992-21178
DAVACI: Cumhuriyet Başsavcılığı DAVALI : Milliyetçi Çalışma Partisi
DAVANINKONUSU : Anayasa Mahkemesi'nin 15.5.1990 günlü, 1990/3-3 sayılı ihtar kararınakarşın 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası'nın 6. maddesine aykırı durumunudüzeltmeyen davalı Siyasi Partinin, bu Yasa'nın 104. maddesinin ikinci fıkrasıgereğince kapatılması, istemidir.
l-İDDİANAME :
CumhuriyetBaşsavcılığının 25.1.1991 günlü, SP. 11 Hz. 1988/14 sayılı iddianamesi aynenşöyledir :
"2820Sayılı Siyasi Partiler Kanununun 6. maddesinin 2. fıkrası "kimse, aynızamanda birden fazla siyasi partinin üyesi olamaz, aksi halde üyelik sıfatı busiyasi partilerin hepsinde birden sona ermiş sayılır" amir hükmünütaşımaktadır.
RaşitAli Ceylani Tüzek, Halil Bosna, Hüseyin Saç ve Mehmet Çapar'ın Balıkesir İliSındırgı ilçesinde aynı zamanda hem Anavatan Partisi ve hem de MilliyetçiÇalışma Partisi üyesi oldukları tesbit edilmiş, parti üyeliğinden çıkarılmaları6.10.1988 gün ve 1988/14 sayılı yazımız ile istenilmiştir.
Süresindecevap verilmemesi üzerine mahalli Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile parti üyekayıt defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış adı geçenlerin Anavatan Partisiüyelik kayıtlarının silindiği. Milliyetçi Çalışma Partisi'ndeki üyekayıtlarının aynen devam ettiğinin anlaşılması üzerine, ilk yazımız 19.2.1990günlü yazı ile tekit edilmiş, istek yerine getirilmediğinden, 12.4.1990 gün ve1988/14 sayılı dava dilekçemiz ile davalı partiye 2820 sayılı kanunun 104 ncümaddesi uyarınca ihtar kararı verilmesi istenilmiş; Yüce Mahkemenizin 15.5.1990gün ve 1990/3-3 (Siyasi Parti-İhtar l sayılı kararı ile kanuna aykırılığınıngiderilmesi için Milliyetçi Çalışma Partisi'ne ihtarda bulunulmuş, karar18.5.1990 günü adı geçen partiye usulen tebliğ edilmiştir.
Tebliğtarihinden itibaren 2820 sayılı Kanunun 104 ncü maddesinin 2. fıkrasındaki 6aylık sürenin geçmesine rağmen davalı siyasi partice ihtar konusu aykırılığıngiderildiği bildirilmemiş.
Birkez daha mahalli Cumhuriyet Savcılığınca üye kayıt defterlerinin üzerindeinceleme yaptırılmış, Sındırgı Cumhuriyet Savcılığının 28.12.1990 gün ve1990/2138 Müh. sayılı yazısı ve eklerinden ihtar kararı konusu yapılan RaşitAli Ceylani Tüzek, Halil Bosna, Hüseyin Saç ve Mehmet Çapar'ın MilliyetçiÇalışma Partisi'ndeki üyeliklerinin 28.12.1990 tarihi itibariyle halâsürdürüldüğü anlaşılmıştır.
Sonuç:
AnayasaMahkemesinin 15.5.1990 gün ve 1990/3-3 sayılı ihtar kararı ile kanuni süreiçinde. Siyasi Partiler Kanununun 6. maddesine aykırı durumun düzeltilmesiiçin, yeni doğan olanaktan yararlanmayan, ihtar konusu aykırılığı gidermeyereksürdüren Milliyetçi Çalışma Partisi'nin kapatılmasına karar verilmesi 2820sayılı Siyasi Partiler Kanununun 104. maddesinin 2. fıkrası uyarınca arz vetalep olunur. 25/1/1991"
II-DAVALI PARTİNİN İLK SAVUNMASI :
MilliyetçiÇalışma Partisi'nin 26.2.1991 günlü ilk savunması aynen şöyledir:
"Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, mahalli Cumhuriyet Savcılığıaracılığı ile adı geçenlerin üyelik durumları hakkında yaptırılan araştırmasonuçları hatalı olup, bu kişiler 18.11.1987 tarihinde Anavatan Partisindenistifa ederek 25.11.1987 tarihinde Milliyetçi Çalışma Partisi'ne üyeolmuşlardır. Buna göre, adı geçenlerin, aynı anda iki partiye birden üyeolmaları söz konusu değildir. Dolayısiyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınınaslında mevcut olmayan bir vakıaya dayanarak işlemlere giriştiği ve neticetenihtar kararı verilmesine sebep olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca,Yüce Anayasa Mahkemesi'nin ihtar kararı, Milliyetçi Çalışma Partisiyöneticilerinin eline geçmemiş ve bu konudaki tebligat da usulüne uygunyapılmamıştır.
Busebeple, Milliyetçi Çalışma Partisi yöneticilerinin, kanuna aykırı bir durumunsürdürülmesine göz yummak, ya da Yüce Mahkeme'nin ihtar ve kararlarına uymamakyolunda herhangi bir kasıtları bulunmadığı gibi, böyle bir tutumları elayoktur.
Halböyle olmasına rağmen. Yüce Mahkeme'nin 30.1.1991 tarih ve 102 sayılıyazılarının tebliğ edilmesi üzerine, adı geçenlerin üyelik kayıtlarınınsilinmesine de karar verilmiştir.
Sonuçitibariyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılmış bulunan işbudavanın reddine karar verilmesi gerekir kanaatindeyiz. Söyle ki;
1.Raşit Ali Ceylani" Tüzek, Halil Bosna, Hüseyin Saç ve Mehmet Çapar;18.11.1987 tarihinde Anavatan Partisi'nden istifa ederek, 25.11.1987 tarihindeMilliyetçi Çalışma Partisine üye olmuşlardır. Bu sebeple, adı geçenlerin, aynıanda iki partiye birden üye olmaları söz konusu değildir. Böylece, bu davanın,aslında mevcut olmayan bir kanuna aykırılık durumu varmış gibi gösterilerekaçıldığı anlaşılmaktadır.
a)Raşit Ali Ceylani Tüzek, Halil Bosna, Hüseyin Saç ve Mehmet Çapar; 18.11.1987tarihinde Anavatan Partisi'nden İSTİFA ETMİŞLER ve bunun üzerine adı geçenlerinüyelik kayıtları. Anavatan Partisi Sındırgı İlçe Teşkilatı üye kayıtdefterinden silinmiştir. Bu istifa dilekçelerinin ve Anavatan Partisi Sındırgıİlçe Teşkilatı üye kayıt defterinin ilgili sayfalarının Anavatan PartisiSındırgı İlçe Başkanı tarafından tasdikli birer suretleri savunmamız ekinde,EK: 1, EK: 2 ve EK: 3 olarak sunulmuştur.
AnavatanPartisi Sındırgı İlçe Başkanlığınca tasdik edilmiş bu belgelerden, adıgeçenlerin 18.11.1987 tarihinde Anavatan Partisinden İSTİFA ETTİKLERİ ve buistifaların, üye kayıt defterine işlendiği açıkça anlaşılmaktadır.
Bukişilerin Milliyetçi Çalışma Partisine üye olduklarını gösteren üye kayıtfişleri ve üye kayıt defterinin ilgili sayfalarına ait suretler işbu davadosyamızda bulunmaktadır. Bu belgelerde de, adı geçen kişilerin 25.11.1987tarihinde Milliyetçi Çalışma Partisi'ne üye oldukları görülmektedir. Bubelgeler, EK: 4 olarak ayrıca savunmamız ekinde sunulmuştur.
Böylece,adı geçenlerin, hiç bir zaman, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 6.maddesi hükmüne aykırı olarak, aynı anda iki partinin birden üyesi olmadıklarıve işbu davanın da, aslında mevcut bulunmayan bir vakıya dayanılarak açılmışolduğu açıkça anlaşılmaktadır.
b)Adı geçen kişiler, Anavatan Partisi'nden istifa ederek Milliyetçi ÇalışmaPartisi'ne üye olmalarına rağmen, Kaymakamlık kayıtlarında iki partiye birdenüye gibi göründükleri için, bu durum, Sındırgı, Asliye Ceza Mahkemesi'nde davakonusu yapılmış, kendileri aynı, anda iki partiye birden üye olmak suçundanyargılanmışlar ve yapılan yargılama sonunda, mahkemece, iki partiye birden aynıanda üye olmak durumu gerçekleşmediğinden, beraat karar, verilmiş ve sonuçolarak, adı geçenlerin aynı anda iki partiye birden üye olmadıkları hükümaltına alınmıştır.
SındırgıKaymakamlığı'nın 19.1.1988 tarih ve 56 sayılı yazıları ile, adı geçenlerinMilliyetçi Çalışma Partisi Sındırgı İlçe Teşkilatı kurucu üyeleri olmalarınarağmen, isimlerinin (Kaymakamlık kayıtlarına göre) Anavatan Partisi Sındırgıİlçe Teşkilatı yönetim kurulu yedek üye ve Balıkesir il delegeleri listelerindede bulunması ve bu durumun aynı anda iki partiye birden üye olunmasınıyasaklıyan 2820 sayılı Kanun'un 6. maddesi hükmüne aykırı olduğu, bu sebepleilgililer hakkında, aynı Kanun'un 111. maddesine göre cezalandırılmaları içindava açılması istenmiştir.
SındırgıAsliye Ceza Mahkemesinde açılan dava dosyasından alınan ve takdikli bir suretiEK: 5 olarak savunmamız ekinde sunulan bu yazı üzerine, Sındırgı CumhuriyetSavcılığı tarafından 5.2.1988 tarih ve Hz. 1988/39, E: 1988/29 ve İdd. 1988/14sayılı iddianame tanzim edilerek 15 kişi hakkında aynı anda hem AnavatanPartisi, hem de Milliyetçi Çalışma Partisi'ne üye olmak böyle bir durumabilerek sebebiyet vermek suçlarından kamu davası açılmıştır. Bu iddianamede;Raşit Ali Ceylani" Tüzek 10; Halil Bosna 11; Hüseyin Saç 13 ve Mehmet Çapar14 numaralı sanık olarak yer almaktadır. Bu iddianamenin tasdikli birsureti savunmamız ekinde EK: 6 olarak sunulmuştur.
SındırgıAsliye Ceza Mahkemesi'nde açılan ceza davası münasebetiyle ifadeleri alınanAnavatan Partisi İlçe Teşkilatı'nın başkan ve yönetim kurulu üyeleri;
"...Adı geçenlerin 18.11.1987 tarihinde Anavatan Partisi'nden istifa ettiklerini,bu istifaların üye kayıt defterine işlendiğini ve istifa dilekçelerinin birsuretini sunduklarını ..." beyan etmişlerdir.
Buifadelerin mahkemece tasdikli birer suretleri EK: 7 olarak savunmamız ekindesunulmuştur.
AnavatanPartisi İlçe Teşkilatı başkan ve yönetim kurulu üyeleri tarafından tahkikatsırasında Sındırgı Cumhuriyet Savcılığı'na sunulan adı geçen kişilerin18.11.1987 tarihinde Anavatan Partisi'nden istifa ettiklerine dair istifadilekçelerinin dava dosyasından alınan mahkemece tasdikli birer suretleri EK: 8olarak savunmamız ekinde sunulmuştur. İncelendiklerinde, bunların EK: l ve EK:2'de sunduğumuz Anavatan Partisi İlçe Başkanlığınca tasdikli istifadilekçelerinin aynısı oldukları görülmektedir.
Yapılanyargılama sonunda. Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, Savcılıkmütalâasına da uygun olarak, diğer sanıklarla birlikte, Raşit Ali CeylaniTüzek, Halil Bosna, Hüseyin Saç ve Mehmet Çapar'ın; 2820 sayılı Siyası PartilerKanunu'nun 6. maddesi hükmüne aykırı olarak, aynı anda, hem Anavatan Partisi,hem de Milliyetçi Çalışma Partisi'nin üyesi bulundukları iddiası sabitgörülmemiş ve adı geçenlerin müsnet suçtan BERAATLERİNE karar verilmiştir. SındırgıAsliye Ceza Mahkemesi'nin, 6.4.1988 tarih ve E. 1988/35, K. 1988/62 sayılıkararının mahkemece tasdikli bir sureti savunmamız ekinde EK: 9 olaraksunulmuştur.
Böylece,adı geçenlerin, aynı anda iki partinin birden üyesi bulunmadıklarının yargıkararı ile hüküm altına alındığı ve dolayısiyle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı tarafından açılan işbu davanın da, gerçekte mevcut olmayan birvakıa var kabul edilerek ikame edildiği anlaşılmaktadır.
2.Yüce Anayasa Mahkemesi'nin 15.5.1990 tarih ve 1990/3-3 (Siyasi Parti-İhtar)sayılı ihtar kararı, Milliyetçi Çalışma Partisi yöneticilerinin elinegeçmemiştir. Esasen, bu karar ile ilgili tebligatın da usulüne uygun olmadığıanlaşılmaktadır.
YargıtayCumhuriyet Başsavcılığının dava dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi'nin 15.5.1990tarih ve 1990/3-3 sayılı ihtar kararı ile, adı geçen kişilerin aynı anda ikipartinin birden üyesi bulunduklarının ve bu sebeple üyelik kayıtlarınınsilinmesinin Milliyetçi Çalışma Partisi'nden istendiği, bu ihtar kararının18.5.1990 tarihinde tebliğ edildiği, 6 aylık sürenin geçmesine rağmen, kanunaaykırılığın giderilmediği için işbu davanın ikame edildiği ileri sürülmektedir.
Ancak,bahsi geçen ihtar kararı Milliyetçi Çalışma Partisi yöneticilerinin elinegeçmediği gibi, buna ait tebligatın da usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
7201sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve Tebligat Tüzüğü'nün 17. maddelerinde;tebligatın, tüzel kişiliğin yetkili temsilcilerine yapılacağı, hükmebağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13 ve Tüzüğün 18. maddelerinde ise; tüzel kişileritemsile yetkili olanlardan sonra gelenlere veya evrak müdürü gibi bu kabilişler ile görevli kılınmış kimselere de tebligatın yapılabileceği, eğer bunlarda bulunamıyor ise, bu husus, TEBLİGAT PARÇASINA BELİRTİLMEK ŞARTIYLA, diğermemur veya müstahdemlere de tebligatın yapılabileceği öngörülmüştür.
Yukarıdabahsedilen İhtar kararının, dosyada mevcut tebligat parçasına göre, Murat Uyarisimli kişiye yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava dosyasından alınan bu tebligatparçasının bir sureti EK: 10 olarak savunmamız ekinde sunulmuştur.
2820sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 15/3 maddesi, siyasi partileri temsilyetkisini Genel Başkan'a tanımıştır. Milliyetçi Çalışma Partisi Tüzüğü'nün 32.maddesi de. Genel Sekreter'e bu konuda temsil yetkisi vermektedir.
İhtarKararı'nın tebliğ edildiği Murat Uyar, Genel Başkan veya Genel Sekreterolmadığı gibi, onlardan sonra gelen veya evrak müdürü gibi bu kabil işlerlegörevlendirilmiş bir kişi de değildir. Üstelik, bu kişi Milliyetçi ÇalışmaPartisi'nin memur ya da müstahdemi de değildir. Nitekim, tebligatın yapıldığıtarihte, Milliyetçi Çalışma Partisi'nde çalışan personel ile ilgili bordro veSigorta Bildirim formları savunmamız ekinde EK: 11 olarak sunulmakta ve bubelgelerde tebligatın yapıldığı belirtilen Murat Uyar'ın ismi bulunmamaktadır.
Böylece,İhtar Kararı'nın tebliğ edildiği Murat Uyar'ın, Milliyetçi Çalışma Partisi'ninmemur ya da müstahdemi olmaması ve tebligat parçasına, yetkili temsilcilerdensonra gelen veya evrak müdürü gibi bu kabil işlerle görevlendirilmiş kişininBULUNAMADIĞINA DAİR kanun ve tüzüğün öngördüğü KAYDIN DÜŞÜLMEMESİ, butebligatın usulsüz yapıldığını göstermektedir.
MilliyetçiÇalışma Partisi yöneticilerinin eline geçmemiş ve usulüne uygun da yapılmamışbu tebligatın hukuken geçerli sayılarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınındava dilekçesinde belirtildiği şekilde, ihtar kararına rağmen kanunaaykırılığın giderilmediğinin ileri sürülmesi mümkün değildir.
3.Milliyetçi Çalışma Partisi Yöneticileri'nin Yüce Anayasa Mahkemesi'nin ihtar vekararlarına uymamak, ya da kanuna aykırı bir durumu bilerek sürdürmek yolundaherhangi bir kastları ve tutumları bulunmamaktadır.
Yukarıdaaçıklamaya çalıştığımız gibi, adı geçen kişiler, 18.11.1987 tarihinde AnavatanPartisi'nden İSTİFA EDEREK, 25.11.1987 tarihinde Milliyetçi Çalışma Partisi'neüye olmuşlardır. Bu durum, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın davadilekçesinde belirtilenin aksine, ortada kanuna aykırı bir fiilin bulunmadığınıgöstermektedir.
Ayrıca,Yüce Mahkeme'nin ihtar kararı da Milliyetçi Çalışma Partisi yöneticilerinineline geçmemiştir.
Halböyle olmasına rağmen, işbu dava ile ilgili 30.1.1991 tarih ve 102 sayılıyazının tebliğ edilmesi üzerine. Yüce Anayasa Mahkemesi'nin ihtar vekararlarına karşı beslenen derin saygı ve bağlılığın bir göstergesi olarak,derhal adı geçenlerin üyelik kayıtlarının silinmesine karar verilmiştir. Bunadair olan Milliyetçi Çalışma Partisi Genel Başkanlık Divanı Kararı savunmamızekinde EK: 12 olarak sunulmuştur.
Budurum da. Milliyetçi Çalışma Partisi yöneticilerinin. Yüce AnayasaMahkemesi'nin ihtar ve kararlarına karşı besledikleri derin saygı ve bağlılığıve aksine bir kast ve tutum içinde bulunmadıklarını açıkça ortaya koymaktadır.
4.2820 sayılı Kanun'un 101. maddesinde öngörülen imkanın, o maddede bahsedilendençok daha hafif olan bu davadaki durum içinde tanınması, adalet duygusuna uygundüşecektir kanaatindeyiz.
2820sayılı Siyasi Partiler kanunu'nun 101. maddesinde, bu kanunun 4. kısmındasayılan suçları işleyen kişilerin üyelik kayıtlarının silinmemesi halindeaçılan kapatma davalarında, iddianamenin tebliğinden itibaren 30 güniçerisinde, üyelik kayıtları silindiği takdirde, açılmış bulunan kapatmadavasının düşmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Aynı anda iki partiyebirden üye olunması, bu Kanunun 4. kısmında sayılan fiillere göre çok hafif birmahiyet taşımaktadır. Bu sebeple, iddianamenin tebliğinden itibaren 30 güniçerisinde üyelik kayıtlarının silinmesi halinde, Siyasi parti aleyhine açılmışbulunan kapatma davasının düşeceğine karar verileceğine dair, 2820 sayılıKanun'un 101. maddesinde tanınan bu imkanın, 1.. kısmında sayılanlardançok daha hafif bir mahiyet taşıyan iki partiye birden üye olunması durumundaaçılan kapatma davalarında da tanınması adalet duygusuna uygun düşecektirkanaatindeyiz.
Budavada da, adı geçen kişilerin, üyelik kayıtlarının, iddianamenin tebliğindenitibaren 30 gün içerisinde silinmiş olması, açılmış bulunan işbu davanın da,2820 sayılı Kanun'un 101. maddesinin kıyasen uygulanarak düşmesine kararverilmesi imkanını doğurmaktadır.
Sonuç:
Yukarıdaaçıklanan ve Yüce Mahkemece yapılacak inceleme sırasında bulunacak diğersebeplerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.1.1991 tarih ve SP. 11. Hz.1988/14 sayılı iddianamesiyle açılmış bulunan işbu davanın reddine kararverilmesini saygılarımızla arz ederiz. 26.2.1991"
III-CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜ : Cumhuriyet Başsavcılığının16.3.1991 günlü, SP. 11. Hz. 1988/14 sayılı esas hakkındaki görüşü de aynenşöyledir :
"2820sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 6. maddesinin 2. fıkrası "kimse, aynızamanda birden fazla siyasi partinin üyesi olamaz, aksi halde üyelik sıfatı busiyasi partilerin hepsinde birden sona ermiş sayılır" amir hükmünü taşımaktadır.
Balıkesirili Sındırgı ilçesinde Raşit Ali Ceylani Tüzek, Halil Bosna, Hüseyin Saç veMehmet Çapar'ın aynı zamanda hem Anavatan Partisi ve hem de Milliyetçi ÇalışmaPartisi üyesi olduklarının tesbit edilmesi üzerine adı geçenlerin partiüyeliğinden çıkarılmaları 6.10.1988 gün ve 1988/11 sayılı yazımız ileistenilmiş, 19.2.1990 günlü yazı ile tekit edilmiş, istek yerinegetirilmediğinden 12.1.1990 gün ve 1988/14 sayılı dava dilekçemiz ile 2820sayılı Kanunun 104. maddesi uyarınca ihtar kararı verilmesi istenilmiş. YüceMahkemenizin 15.5.1990 gün ve 1990/3-3 (Siyasi Parti-İhtar) sayılı karar iledavalı partiye ihtarda bulunulmuştur.
AnayasaMahkemesi Başkanlığı'nın 22.1.1991 gün ve 72 sayılı yazılarından sözü edilenihtar kararının davalı partiye 18.5.1990 günü tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
2820sayılı Kanunun dördüncü kısmı dışında kalan emredici hükümleriyle diğerkanunların siyasi partilerle ilgili emredici hükümlerine aykırılığın tesbitihalinde esas olan. Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı bildirimi üzerine, bununsiyasi partice derhal giderilmesidir.
Oysadavalı siyasi parti ihtar kararının tebliğinden itibaren 2820 sayılı Kanunun104. maddesinin 2. fıkrasındaki 6 aylık sürenin geçmesine rağmen ihtar konusuaykırılığı giderdiğini bildirmemiş, mahalli Cumhuriyet Savcılığınca üye kayıtdefterleri üzerinde yaptırılan incelemede 28.12.1990 tarihi itibariyle adıgeçenlerin üyeliklerinin hala sürdürüldüğü saptanmıştır.
AnayasaMahkemesinin 15.5.1990 gün ve 1990/3-3 sayılı olup, 18.5.1990 tarihinde tebliğedilen ihtar kararı ile, kanuni süre içinde 2820 sayılı Kanunun dördüncü kısmıdışında kalan 6. maddesine aykırı durumun düzeltilmesi için, yeni doğan buolanaktan da yararlanmıyarak ihtar konusu aykırılığı sürdüren MilliyetçiÇalışma Partisi'nin kapatılmasına karar verilmesi Siyasi Partiler Kanunu'nun104. maddesinin 2. fıkrası uyarınca arz ve talep olunur. 6.3.1991"
IV-DAVALI PARTİNİN SON SAVUNMASI :
MilliyetçiÇalışma Partisi'nin 8.4.1991 tarihli son savunmasında ise özetle şöyledenilmektedir:
İddiave savunmalar karşısında, iki meselenin çözümünün önem kazandığı görülmektedir.Bunlardan birincisi; adı geçen kişilerin aynı anda iki partinin birden üyesiolup olmadıkları, yani ortada düzeltilmesi gereken yasaya aykırılığın bulunupbulunmadığı, diğeri ise; ihtar kararı ile ilgili tebligatın hukuken geçerlisayılıp sayılamayacağıdır.
Bumeselelerin çözümü de, iddia ve savunma delillerinin karşılaştırılmasınıgeçerli kılmaktadır. Buna göre;
1.Dosyada, iddiaları doğrular nitelikte (soyut iddianın dışında) hiç bir delilbulunmadığı gibi, bu davanın usuli işlemlerine başlamasında esas alınan delilde; iddia edilen maddi vakıanın gerçekleşmediğini, ortada, düzeltilmesi gerekenyasaya aykırılık bulunmadığını göstermektedir.
2.Parti üyeliğinin tesbitinde asıl olan; parti kayıtlarıdır. Bunlara göre, adıgeçen kişiler önce Anavatan Partisi'nden istifa etmişler, daha sonra daMilliyetçi Çalışma Partisi'ne üye olmuşlardır. Böylece, iddia edilen maddivakıa gerçekleşmemiştir.
3.Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesi'nin E. 1988/35 sayılı dava dosyasında toplanmışbulunan deliller, her iki partinin kayıtlarını doğrulamakta, adı geçenkişilerin aynı anda iki partinin birden üyesi olmadıklarını göstermektedir. |
4.Anayasa Mahkemesi'nin ihtar kararına karşın Yasa'ya aykırılığıngiderilmediğinin iddia edilebilmesi için, öncelikle bu ihtar kararının hukukengeçerli olacak biçimde tebliğ edilmesi gerekmektedir. ı
AnayasaMahkemesi'nin ihtar kararı ile ilgili tebligat parçası ve buraya. MilliyetçiÇalışma Partisi'nin yetkili temsilcilerinden sonra gelenlerin veya evrak müdürügibi bu tür işlerle görevlendirilmiş kişilerin bulunamadığına ilişkin biraçıklamanın olması, tebligatın usulüne uygun yapılmadığını açıkça ortayakoymaktadır.
İhtarkararı, Milliyetçi Çalışma Partisi yöneticilerinin eline de geçmediğinden,kendilerinin ihtara karşın Yasa'ya aykırılığı gidermediğinin ileri sürülmesiolanaksızdır. .
YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılmış bulunan bu davanın reddine kararverilmesini dileriz.
V-İNCELEME :
1.22.4.1983 günlü ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası'nın 6. maddesinin ikincifıkrasında; birden ziyade Siyasi Partiye aynı zamanda üye olunamayacağı hükmükonulmuş ve aynı Yasa'nın 104. maddesinde de bu hükmün yaptırımıdüzenlenmiştir.
2820sayılı Yasa'nın 104. maddesinde Siyasi Partiler Yasası'nın Dördüncü Bölümüdışındaki hükümlerine ve diğer yasaların siyasi partiler hakkındaki emredicikurallarına aykırılık durumlarında, Cumhuriyet Başsavcılığınca bu aykırılığıngiderilmesi için Anayasa Mahkemesine başvurulacağı, aykırılığın saptanmasıdurumunda ise Anayasa Mahkemesi'nce ihtar kararı verileceği öngörülmüştür. Aynımaddede, Anayasa Mahkemesi'nin ihtar kararının ilgili partiye tebliğinden sonraaykırılığın giderilmemesi, parti kapatma nedeni sayılmıştır.
SiyasiPartiler Yasası'nın 104. maddesine göre, bir partinin kapatılabilmesi için,önce aykırılığın giderilmesi konusunda Anayasa Mahkemesi'nce bir ihtarkararının verilmiş ve belirli yasal süre içinde ihtar kararı gereğinin yerinegetirilmemiş olması gereklidir.
2.Cumhuriyet Başsavcılığının parti kapatma istemine temel alınan AnayasaMahkemesi'nin Milliyetçi Çalışma Partisi'ne ihtar verildiğine ilişkin 15.5.1990günlü, 1990/3 sayılı kararı, parti genel merkezine 18.5.1990 tarihinde tebliğedilmiştir.
Ancak,davalı Siyasi Parti, savunmalarında yapılan bu işlemin Tebligat Yasası ileTebligat Tüzüğü'ne aykırı, olarak gerçekleştirildiğini ve sonuçta tebliğingeçerli olmadığını ileri sürmüştür.
DavalıParti tarafından tebligata ilişkin olarak ileri sürülen savın niteliği gereği,öncelikle incelenmesi zorunludur. Zira, bu savın gerçekleşmesi durumunda işinesasının incelenmesine gerek kalmadan istemin sonuçlandırılması gerekecektir.
3.11.2.1959günlü, 7201 sayılı Tebligat Yasası'nın hükmi şahıslara yapılacak tebligatı düzenleyen12. maddesinde; tüzel kişilerin yetkili temsilcilerine tebligat yapılabileceğiöngörülmüştür. Aynı Yasa'nın 13. maddesinde ise; tüzel kişiler adınakendilerine tebligat yapılabilecek kimselerin mutat iş saatlerinde işyerindebulunmadıkları takdirde tebliğin orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerindenbirine yapılabileceği kabul edilmiştir.
TebligatTüzüğü'nün 18. maddesinin son fıkrasında da, Tebligat Yasası'nın 13. maddesininuygulanması düzenlenmiş ve tüzel kişilerin yasal temsilcileri ile tebligatıkabule yetkililerin tebliğ anında işyerinde bulunmadığının tebliğ mazbatasındabelirtilmesi öngörülmüştür.
TebligatYasası'nın ve Tüzüğü'nün bu hükümleri karşısında, Anayasa Mahkemesi'nin ihtarkararı davalı siyasi partinin yasal temsilcisine ya da mutad iş saatlerindeparti genel merkezinde bulunmaması durumunda bu hususun tebligat tutanağıylasaptanması koşuluyla diğer memur ve müstahdemlere tebliği gerekmektedir.
4.Anayasa Mahkemesi'nin ihtar kararı 18.5.1990 tarihinde parti genel merkezindeMurat Uyar'a tebliğ edilmiştir.
MuratUyar, partiyi temsile yetkili bir kimse olmadığı gibi partide görevli memur vemüstahdemlerin arasında böyle bir kimsenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Siyasipartilerin yaşamında son derece etkili sonuçlar doğuracak olan ihtarkararlarının tebliğinde gerekli özenin gösterilmesi, yapılan tebliğlerindoğruluğu ve yasallığı üzerinde en küçük bir duraksamaya düşülmemesi, herhangibir kuşkunun uyanmaması gerekir.
DavalıSiyasi partiye yapılan tebliğ, Tebligat Yasası'nın 12. ve 13. maddeleriyleTebligat Tüzüğü'nün 18. maddesine açıkça aykırıdır. Anayasa Mahkemesi'nin ihtarkararı yasaya uygun bir biçimde tebliğ edilmediğinden kapatma davasına esasalınacak süre başlamamıştır. Bu nedenlerle Milliyetçi Çalışma Partisi'ninkapatılması isteminin reddi gerekir.
VI-SONUÇ :
AnayasaMahkemesi'nin ihtar kararına karşın, 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası'naaykırı durumu gidermeyip sürdürdüğü savıyla adıgeçen Yasa'nın 104. maddesininikinci fıkrası gereğince kapatılması istenen Milliyetçi Çalışma Partisi'ne sözüedilen 15.5.1990 günlü. Esas 3/3 Siyasi Parti-İhtar sayılı kararın 7201 sayılıTebligat Yasası'na uygun biçimde tebliğ edilmediği saptanmakla kapatma davasınaesas alınacak geçerli süre başlamadığından kapatma isteminin REDDİNE; ayrıca,Milliyetçi Çalışma Partisi Genel Başkanlığı'nın savunma dilekçesine ekli onanlıbelge örneklerinden , Anayasa Mahkemesi'nin ihtar kararının gereğinin yerinegetirilerek bildirilen üyelerin kayıtlarının silindiği anlaşıldığından bukonuda yeni bir işleme gerek bulunmadığına,
24.9.1991gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Yekta Güngör ÖZDEN
Başkanvekili
Güven DİNÇER
Üye
Servet TÜZÜN
Üye
Mustafa ŞAHİN
Üye
İhsan PEKEL
Üye
Selçuk TÜZÜN
Üye
Ahmet N. SEZER
Üye
Erol CANSEL
Üye
Yavuz NAZAROĞLU
Üye
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN