ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2012/68 (SiyasiParti Mali Denetimi)
Karar Sayısı:2018/2
Karar Tarihi:4.1.2018
R.G. Tarih- Sayı:13.3.2018 –30359
I. MALİ DENETİMİN KONUSU
Anavatan Partisi 2011 yılı kesin hesabınınincelenmesidir.
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ,Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ’unkatılımlarıyla 2.5.2013 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında;
2. Anavatan Partisinin 2011 yılı kesin hesabınınincelenmesi sonucunda;
- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine,
- Esas incelemenin yapılması için Genel Merkez kesinhesabının dayanağını oluşturan gelir-gider belgeleri ile bu belgelerinkaydedildiği defterleri Sayıştay Başkanlığına göndermesi için Partiye bukararın tebliğinden itibaren 30 gün süre verilmesine,
- Partinin 2011 yılı kesin hesabını, 2820 sayılı SiyasiPartiler Kanunu’nun 74. maddesinde öngörülen sürede Anayasa Mahkemesinevermeyen parti sorumluları hakkında, aynı Kanun’un 111. maddesinin birincifıkrasının (b) bendi uyarınca yasal işlem yapılabilmesi için Ankara CumhuriyetBaşsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına,
OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
3. Anavatan Partisinin, Anayasa Mahkemesine verdiği 2011yılı kesin hesap çizelgeleri ile dayanağını oluşturan defter ve belgelerüzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içeren ve Sayıştay Başkanlığı tarafındanhazırlanıp Raportör Sadettin CEYHAN tarafından heyete sunulan esas incelemeraporu, Anayasa ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgilikuralları, bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü:
4. Denetimin maddi öğelerini oluşturan defter vebelgelerde Partinin 2011 yılı gelirlerinin 52.500,00 TL, giderler toplamının52.025,58 TL, gelecek yıla devreden nakit tutarının 474,42 TL olduğuanlaşılmaktadır.
5. Partinin 2011 yılı kesin hesabının gelir ve giderrakamlarının yukarıda açıklanan tutarlardan oluştuğu, bu haliyle 2011 yılıkesin hesabının doğru, denk ve 2820 sayılı Kanun’a uygun olduğu sonucunavarılmıştır.
A. Gelirlerinİncelenmesi
Genel Merkez Gelirleri
6. Partinin Genel Merkez gelirleri toplamı 52.500,00 TLolup bunun tamamı bağış gelirlerinden oluşmaktadır.
7. Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve gelirbelgeleri üzerinde yapılan incelemede, gelirlerin 2820 sayılı Kanun’a uygunolarak sağlandığı sonucuna varılmıştır.
B. Giderlerin İncelenmesi
Genel Merkez Giderleri
8. Partinin Genel Merkez giderleri toplamı 52.025,58 TLolup bunun 3.500,00 TL’si temsil ve ağırlama giderlerinden, 3.488,04 TL’sikırtasiye ve büro giderlerinden, 7.557,50 TL’si haberleşme giderlerinden,9.980,00 TL’si kira giderlerinden, 1.700,00 TL’si bakım ve onarımgiderlerinden, 273,94 TL’si ısınma, aydınlatma ve temizlik giderlerinden, 26,10TL’si vergi, sigorta ve noter giderlerinden ve 25.500,00 TL’si demirbaşgiderlerinden oluşmaktadır. Parti Genel Merkezinin gelecek yıla devreden nakittutarı 474,42 TL’dir.
9. Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve giderbelgeleri üzerinde yapılan incelemede, aşağıda belirtilenler dışındakigiderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucunavarılmıştır.
A. İşletme Defterinde gider olarak gösterilmiş olan veaşağıdaki tabloda detayları belirtilen harcamalara ilişkin fatura veya faturayerine geçen belgelerin gönderilmesi istenmiştir.
Sıra No
Kayıt Tarihi
Açıklama
Tutar (TL)
6
25.10.2011
Bilgisayar ve Fax Cihazı Bedeli
3.800,00
7
25.10.2011
Telefon Santrali ve Telefon
2.200,00
8
25.10.2011
Çerçeve ve Cam Yapımı
700,00
9
25.10.2011
LCD Televizyon
1.500,00
10
25.10.2011
Mutfak Malzemesi Alımı
600,00
11
25.10.2011
Tabela Yapımı
1.000,00
7
25.11.2011
Yenimahalle Toplantısı Gideri
3.500,00
12
30.12.2011
Kargo ve PTT Gideri
1.100,00
13
30.12.2011
Davetiye Basımı
1.000,00
Toplam
15.400,00
Parti tarafından gönderilen yazıda: “İlgi yazınızgereği 2011 yılına ait gelir gider evrakları istenilmektedir. Lakin gelir vegider evrak defterimizde kayıtlı ve tarafınızdan incelenen evraklar, AnavatanPartisi’nin kuruluş yılı olması ve maddi sıkıntılar sebebiyle genel merkezofislerinin sık değişikliği döneminde sehven kaybolmuştur.
Mali yasalar gereği ilgili firmalardan beş yıl geçmişolması nedeniyle suretlerini bulma imkânımız da kalmamıştır.” denilmektedir.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun “Giderlerinyapılmasında usul” başlıklı 70. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Giderlere ait belgeleri saklama süresi, özel kanunlardagösterilen daha uzun süreye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, kesinhesabınAnayasa Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili partiye bildirilmetarihinden itibaren beş yıldır.” denilmektedir.2011 yılı İlk İnceleme Kararı’nın partiye tebliğinden itibaren beş yıllıksürenin henüz dolmadığı göz önüne alındığında Partinin savunması yerindegörülmemiştir.
Bu itibarla belgelendirilmeyen15.400,00 TL tutarında parti mal varlığının Hazineye irat kaydedilmesi gerekir.
Osman Alifeyyaz PAKSÜT ve Celal Mümtaz AKINCI bu görüşekatılmamıştır.
C. Parti Mallarının İncelenmesi
10. Partinin 2011 yılı defter ve belgeleri üzerindeyapılan incelemede, herhangi bir taşınır, taşınmaz mal ve menkul kıymetediniminin olmadığı anlaşılmıştır.
IV. SONUÇ
Anavatan Partisinin 2011 yılı kesin hesabının incelenmesisonucunda;
1. 2820 sayılı Kanun hükümlerine uygun bir şekildebelgelendirilmeyen 15.400,00 TL karşılığı Parti mal varlığının, 2820 sayılıKanun’un 75. maddesi uyarınca Hazineye irat kaydedilmesine, Osman AlifeyyazPAKSÜT ve Celal Mümtaz AKINCI’nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. Partinin 2011 yılı kesin hesabında gösterilen52.500,00 TL gelir ve 52.025,58 TL giderin Hazineye irat kaydedilenler dışındakalan bölümünün eldeki bilgi ve belgelere göre doğru, denk ve 2820 sayılıSiyasi Partiler Kanunu’na uygun olduğuna, OYBİRLİĞİYLE,
4.1.2018 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞIOY YAZISI
1. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74. maddesinde,siyasi partilerin genel başkanlarının, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunankesin hesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatınınkesin hesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar AnayasaMahkemesine vermeleri gerektiği öngörülmüştür. Aynı mahiyetteki bir hüküm 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un55. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer almaktadır.
2. Anayasa Mahkemesine gelen her türlü işler gibi siyasiparti mali denetimleri de “ilk inceleme” ve “esas inceleme” aşamalarındangeçerek karara bağlanmaktadır. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 56. maddesinde düzenlenmiş olan siyasiparti mali denetimlerinde ilk ve esas inceleme usulünde herhangi bir süreöngörülmemiştir.
3. Mali denetimi yapılan Anavatan Partisinin 2011 yılınaait olup 2012 yılında Anayasa Mahkemesine sunulan ait hesaplarının ilkincelemesi 2.5.2013 tarihinde, esas incelemesi ise bugün (4.1.2018) tarihindeyapılmıştır. Bu durumda, denetimi yapılan Partinin 2011 yılına ait malidenetimlerinin ilk ve/veya esas incelemelerinin kesin karara bağlandığı tarihitibariyle, denetim yılına ait kesin hesapların Anayasa Mahkemesinesunulmasından itibaren beş yıl müddetle sonuçlandırılmadığı açıktır.
4. Anayasa’da öngörülen siyasi parti mali denetimikurumunun amaçlarına, hukukun genel ilkelerine ve korunmak istenen demokratikdeğerlere bakıldığında, her hangi bir Devlet katkısı da almayan partilerin malidenetimlerinin ait olduğu yıldan itibaren uzun zaman geçtikten sonrayapılmasının hangi üstün hukuki yarara hizmet ettiğini anlamak güçtür. Bunedenle, kimi zaman büyük gecikmelerle yapılan bu tür mali denetimlerin kararabağlanması ve denetime bağlı hukuki sonuçlar çıkarılması yerine, dosyanınişlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Bu konudakigerekçelerimiz kısmen daha önceki mali denetimlere ilişkin karşıoyyazılarımızda da açıklanmıştır (S.P.M.D., E:2009/37, K:2014/86, 30.01.2015tarihli ve 29252 sayılı Resmî Gazete; S.P.M.D. E:2001/20, K:2009/48, 26.11.2009tarihli Resmi Gazete).
5. Konunun hukuk devletinin temel unsurlarından olanhukuk güvenliği ve adil yargılanma hakkına aykırılık içeren boyutları bulunduğukadar, siyasi parti özgürlüğüne yapılmış bir temel hak ihlali de söz konusuolabilecektir. Bunun nedenleri aşağıda açıklanmıştır.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinintemel bir öğesinin de hukuk güvenliği olduğu, Anayasa Mahkemesinin de birçokkararında vurgulanmıştır. Hukuk güvenliğinin iki alt ilkesi “belirlilik”ve “öngörülebilirlik”tir.
7. Yasaların toplum hayatında hangi işlem veya eylemleriyaptırıma bağladığı, hangi eylemlerin suç veya kabahat oluşturdukları, kasıtlıveya kusurlu olarak meydana gelen hukuka aykırılıkların hangi sonuçlarıdoğuracağı, bu konularda hangi işlemlerin kimler tarafından yapılacağı, kusurlueylemin ne zamana kadar soruşturulacağı ve kovuşturulacağı, yasalarda veAnayasa ile yasaların verdiği yetkiye dayanarak gerçekleştirilmiş altdüzenlemelerde açıkça belirtilmiş olmalıdır. Aksi takdirde hukuki belirlilik veöngörülebilirlikten, dolayısıyla hukuk güvenliğinden söz edilemez.
8. Siyasi partilerin mali denetimi, Anayasa’da, 2820sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nda, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’da ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’ndedüzenlenmiştir. Mevzuatta, mali denetimin prosedürü hakkında ayrıntılı hükümleryer almakla birlikte, sürelerle ilgili hükümler sadece 2820 sayılı SiyasiPartiler Kanununun belge saklama yükümlülüğüne ilişkin 69. ve 70. maddelerindeyer almaktadır. Buna göre, siyasi partilerin gelir ve gider belgelerini saklamayükümlülüğü, Anayasa Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili siyasi partiyebildirilme tarihinden itibaren beş yıldır. İptal ve itiraz davalarındakininaksine, mali denetimlerde ilk incelemenin hangi süre içinde yapılacağı 2820sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nda belirtilmediği gibi, 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda dabelirtilmemiştir. Buna göre, belge saklama yükümlülüğü, başlangıcı belirsiz veöngörülemeyen bir tarihe endekslenmek suretiyle, belirsiz bir süre boyuncaötelenmektedir.
9. Öte yandan, mevzuatta, siyasi partilerin hesaplarını,hesap yılını takip eden Haziran ayının sonuna kadar Anayasa Mahkemesinevermeleri öngörülmüş olmakla birlikte, denetimin hangi sürede kararabağlanacağı hakkında da bir hüküm bulunmamaktadır.
10. Hukuk güvenliğinin gereği olan öngörülebilirlikilkesi, kişilerin belirsiz sürelerle denetlenme ve muhtemel bir para cezasınaçarptırılma tehdidi altında tutulmalarına olanak vermez. Nitekim hukukumuzdagerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile gerek Ticaret Kanunu’ndaki hükümlerle,belge saklama ve kamu alacağından sorumlu olma konusunda kişiler lehine çeşitligüvenceler getirilmiştir. Buna göre, belge saklama ve saklanmayan belgelerdendolayı mesul tutulma konusunda hukuk sistemimizdeki düzenlemelerde, birbirinebenzer şekilde beş yıllık süreler öngörülmüştür. Ancak, siyasi partilerinmevzuatta bu tür güvenceleri bulunmamaktadır, çünkü ilk incelemenin yapılmasıve esasın karara bağlanması, tamamen ucu açık bir sürece tabi tutulmuştur.
11. Hukuk güvenliğine aykırı olan ve 12 Eylül 1980 askerirejiminin ürünü olan yasadan kaynaklanan bu durumun mevzuat değişiklikleriylebu güne kadar düzeltilmemesi karşısında, Anayasa Mahkemesinin içtihat tesisetme yoluyla siyasi parti mali denetimlerini hukuk devleti esaslarına uygunhale getirmesi mümkündü ve bu nedenle beş yıl veya daha eski yıllara ait malidenetimlerin işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirdi. Ancak bu yolada gidilmediğinden, beş yıl ve daha fazla zaman geçmiş evrak üzerinden malidenetim yapılmasına devam edilmektedir. Bu yöndeki uygulama, Anayasa’nın 2.maddesinde ifadesini bulan demokratik hukuk devleti ilkesine aykırıdır.
12. Siyasi partiler, Anayasa’nın ve Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi’nin (AİHS) güvencesi altında olduğundan, şu hususların dabelirtilmesi yerinde olur:
13. Anayasa’nın 67. maddesinde seçme ve seçilme hakkı ilebir siyasi parti içinde faaliyette bulunma hakkı, 68. maddesinde siyasi partikurma hakkı düzenlenmiş; yine 68. maddede siyasi partilerin demokratik siyasihayatın vazgeçilmez unsurları oldukları belirtilmiştir. AİHS’nin örgütlenmeözgürlüğüne ilişkin 11. maddesi de siyasi parti faaliyetlerini güvence altınaalmaktadır.
14. Zaman sınırlamasına ve yasa ile belirlenmiş süreleretabi olmayan bir şekilde mali denetim yapılması ve bunun sonucunda, geçmişyıllara ait harcama belgelerinin usulüne uygun olarak sunulamadığıgerekçesiyle, yine üst sınırı da olmaksızın, belirsiz miktarlarda para cezası(Hazineye irat kaydı) kesilebilmesi, denetim yılına ait bulgulardan hareketleçeşitli suç duyurularında bulunulması, siyasi faaliyet ve siyasi partiözgürlüğüne yapılmış bir müdahaledir.
15. Siyasi Parti özgürlüğüne yapılan müdahalenin,Anayasa’nın 13. maddesinde belirtildiği şekilde, yasa ile yapılması, demokratikbir toplumda zorunlu olması ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamasıgerekmektedir.
16. Mali denetim, siyasi parti faaliyetlerine yapılmışbir müdahale olmakla birlikte, demokratik bir toplumda zorunlu olduğu açıktır.Ancak, siyasi parti mali denetimlerinin ucu açık, yani yasa ile belli sürelerebağlanmamış bir uygulama kapsamında gerçekleştirildiği, bu konuda yeterli yasalçerçeve bulunmadığı, kıyas yoluyla uygulanabilecek mevzuat hükümlerinin deAnayasa Mahkemesince resen uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda siyasiparti faaliyetlerine yapılmış müdahalenin, demokratik bir toplumda zorunlu olsabile, “yasa ile düzenlenme” koşuluna uyduğu söylenemez.
17. Öte yandan, vergi alacaklarının dahi 5 yıldazamanaşımına uğradığı bir hukuk düzeninde bir siyasi partinin kamu hazinesinebir borcu olmadığı halde mali bir cezaya çarptırılmasında ölçülülük bulunmadığıaçıktır. Diğer bir ifadeyle, siyasi partilerin hesaplarının denetlenmesindekikamu yararı ve siyasi parti mali denetimi için demokratik bir toplumda bulunanzorunluluk ile uzun ve belirsiz süreler sonunda yaptırımlara maruz kalmamayıgerektiren hukuk güvenliği arasında olması gereken adil ve makul denge ortadankalkmış olmaktadır.
18. Bu nedenle beş yıldan sonra yapılan denetimlerin,buna bağlı suç duyurularının ve irat kaydı kararlarının, hukuk devleti ilkesineaykırı olduğu kadar, Anayasa’nın 68. maddesine de aykırı olduğuna ve Avrupaİnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) örgütlenme özgürlüğüne ilişkin 11.maddesinin ihlalini oluşturduğuna şüphe bulunmamaktadır.
19. Anayasa Mahkemesinin yaptığı mali denetim, dosyaüzerinden yapılan, temyiz ve itirazı kabil olmayan bir yargısal işlemdir. AnayasaMahkemesinin siyasi parti mali denetimini bir dava olarak kabul edip etmemesi,siyasi partinin yararlanması gereken örgütlenme özgürlüğü yönünden önemlideğildir. Sonuç olarak, bir mahkeme tarafından, hakkında fiilen mali cezayaptırımları uygulanacak olan tüzel kişi sıfatıyla, denetlenen partinin,Anayasa’nın 36. ve AİHS’nin 6. maddelerinde yer alan adil yargılanma hakkınınkapsamı içinde olan ilke ve güvencelerden yararlanması gerekir.
20. Anayasa’nın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde güvencealtına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında, makul sürede yargılanma dabulunmaktadır. Her türlü ölçüte göre, dosya üzerinden ve tek dereceli olarakyapılan mali denetimlerin beş yıl veya daha uzun sürelerde karara bağlanmasınınmakul ve haklı bir nedeni olamayacağından, adil yargılanma hakkının da birihlalini oluşturduğu açıktır.
21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, “Cumhuriyet HalkPartisi/Türkiye-19920/13” davasında, her ne kadar başvurucu partinin “açıkduruşma yapılmadığı” ve “temyiz hakkı bulunmadığı” yolundaki itirazlarını adilyargılanma hakkı kapsamında kabul edilebilir bulmamış ise de, denetimin uzunsürmesini “Sözleşmenin 11. maddesi kapsamındaki örgütlenme özgürlüğüneyapılmış ölçüsüz bir müdahale” olarak değerlendirmiş ve bu konuda adilyargılanma kapsamında ayrıca inceleme yapılmasına gerek bulunmadığınahükmetmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin uzun bulduğu denetim süresininiki yıl olduğunu da kaydetmek gerekir. AİHM’nin değerlendirmesi bir bütünhalinde şu şekildedir:
“97. Mahkemeye göre, Anayasa Mahkemesi tarafındanuygulanan hukuka uygunluk koşullarının öngörülemezliğinin neden olduğu yasalbelirsizlik, kanunda belirlenen herhangi bir süre sınırı olmadığı dikkatealındığında, denetim usulünde karşılaşılan gecikmeler nedeniyle daha daartmıştır. Mahkeme bu bağlamda, yazılı usule dayanarak tüm denetimigerçekleştiren Anayasa Mahkemesinin, 2008 hesaplarına ilişkin denetimitamamlamasının üç yıl, 2009 hesaplarını tamamlamasının ise iki yıl sürdüğünükaydetmiştir. Başvuran parti için önemli mali menfaatlerin söz konusu olduğudikkate alındığında, Anayasa Mahkemesinin, sonraki yıllarda benzer giderleriçin yaptırımlarla karşı karşıya kalmasını engellemek amacıyla başvuran partiyetutumunu düzenleme imkanı sağlamak üzere, denetimi vaktinde tamamlamak içinhususi özen göstererek hareket etmesi gerekirdi”.
22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararına hakim olandüşünceler, ilke itibariyle denetlenen partinin durumuna ve mali denetimleribelirsiz sürelerle sonuçlandırılan diğer tüm partilere uygulanabilecekniteliktedir.
Açıklanan nedenlerle, Anavatan Partisi 2011 yılı malidenetimine ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Celal Mümtaz AKINCI