ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2009/29 (SiyasiParti Mali Denetimi)
Karar Sayısı:2016/38
Karar Tarihi:22.12.2016
R.G.Tarih-Sayısı:17.1.2017-29951
I- MALİ DENETİMİN KONUSU
Demokrat Partinin 2008 yılı kesin hesabının incelenmesidir.
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca HaşimKILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, SerdarÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, BurhanÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI veErdal TERCAN’ın katılımlarıyla 11.4.2012 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında;
2. Demokrat Partinin 2008 yılı kesin hesabınınincelenmesi sonucunda;
- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine,
- Esas incelemenin yapılabilmesi amacıyla Genel Merkezkesin hesabının dayanağını oluşturan gelir-gider belgeleri ile bu belgelerinkaydedildiği defterleri Sayıştay Başkanlığına göndermesi için Partiye bukararın tebliğinden itibaren 30 gün süre verilmesine, OYBİRLİĞİYLE kararverilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
3. Demokrat Partinin, Anayasa Mahkemesine verdiği 2008yılı kesin hesap çizelgeleri ile dayanağını oluşturan defter ve belgelerüzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içeren ve Raportör Sadettin CEYHANtarafından heyete sunulan esas inceleme raporu, Anayasa ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 2820 sayılıSiyasi Partiler Kanunu’nun ilgili kuralları, bunların gerekçeleri ve diğeryasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
4. Denetimin maddi öğelerini oluşturan defter vebelgelerde Partinin 2008 yılı gelirlerinin 14.868.064,05 TL, giderlertoplamının 13.788.485,43 TL, gelecek yıla devreden nakit tutarının 1.441.167,65TL olduğu anlaşılmaktadır.
5. Partinin 2008 yılı kesin hesabının gelir ve giderrakamlarının yukarıda açıklanan tutarlardan oluştuğu, bu haliyle 2008 yılıkesin hesabının doğru, denk ve 2820 sayılı Kanun’a uygun olduğu sonucunavarılmıştır.
6. Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.
A- Gelirlerinİncelenmesi
1- Genel Merkez Gelirleri
7. Partinin Genel Merkez gelirleri toplamı 12.404.908,11TL olup bunun 460.760,00 TL’si alınan örgüt yardımlarından, 679.800,00 TL’sikira gelirlerinden, 31.681,00 TL’si satış gelirlerinden, 10.083.129,08 TL’sifaiz gelirlerinden, 1.149.538,03 TL’si çeşitli gelirlerden oluşmaktadır.
8. Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve gelirbelgeleri üzerinde yapılan incelemede, gelirlerin 2820 sayılı Kanun’a uygunolarak sağlandığı sonucuna varılmıştır.
9. Osman AlifeyyazPAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.
2- İl Örgütleri Gelirleri
10. Partinin 2008 yılında il örgütlerine ilişkingelirleri 2.463.155,94 TL olup bunun 8.552,00 TL’si üye yıllık aidatlarından,534.023,01 TL’si bağışlardan, 1.816.699,00 TL’si alınan örgüt yardımlarından,15.300,00 TL’si diğer gelirlerden, 88.581,93 TL’si önceki yıl gelirlerindenoluşmaktadır.
11. Parti il örgütlerinin defter kayıtları ve gelirbelgeleri üzerinde yapılan incelemede, gelirlerin 2820 sayılı Kanun’a uygunolarak sağlandığı sonucuna varılmıştır.
12. Osman AlifeyyazPAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.
B- Giderlerin İncelenmesi
1- Genel Merkez Giderleri
13. Partinin Genel Merkez giderleri toplamı 11.296.975,69TL olup bunun 2.262.608,77 TL’si personel giderlerinden, 1.816.699,00 TL’siteşkilata yardım giderlerinden, 797.671,21 TL’si temsil ağırlama giderlerinden,2.290.786,13 TL’si yönetim giderlerinden, 527.896,76 TL’si seyahatgiderlerinden, 763.061,42 TL’si kira giderlerinden, 1.217.521,30 TL’si basınyayın giderlerinden, 217.314,96 TL’si demirbaş giderlerinden, 665.865,67 TL’sivergi vb. giderlerden, 346.337,54 TL’si propaganda giderlerinden, 95.959,38TL’si geçmiş yıl giderlerinden, 295.253,55 TL’si çeşitli giderlerdenoluşmaktadır.
14. Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve giderbelgeleri üzerinde yapılan incelemede, aşağıda belirtilenler dışındakigiderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucunavarılmıştır.
1- Aşağıda detayı verilen harcamalara ilişkin olarak 2820sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74. maddesine uygun belgelerin varsagönderilmesi, aksi halde ilgili belgeler olmadan ödeme yapılması nedenlerininaçıklanması istenilmiştir.
Ödeme Emri Belgesinin
Gider Çeşidi
İstenilen Belge
Tutar
Tarihi
Numarası
5.3.2008
40
Tanıtım Gideri
Fatura
4.232,34
10.3.2008
44
Ulaşım Gideri
Fatura
609,00
9.4.2008
64
Basın-Yayın Giderleri
Fatura
1.201,21
25.4.2008
74
Ulaşım Gideri
Fatura
229,80
16.6.2008
112
Yönetim Gideri
Fatura
270,90
8.7.2008
133
Müşavirlik Bedeli
Fatura
2.000,00
18.11.2008
197
Yönetim Gideri
Fatura
1.216,10
3.1.2008
267
İletişim Gideri
Fatura
9.260,00
2.11.2008
286
Yönetim Gideri
Fatura
4.457,20
3.12.2008
290
Yönetim Gideri
Fatura
1.398,46
22.12.2008
298
Yönetim Gideri
Fatura
2.986,94
15.12.2008
305
Yönetim Gideri
Fatura
9.568,49
5.1.2008
462
Yönetim Gideri
Fatura
15.340,00
23.1.2008
465
Yönetim Gideri
Fatura
3.116,17
TOPLAM
55.886,61
Parti, bu harcamaların siyasi faaliyetlerle ilgiligiderler olduğunu belirtmiş ancak bu giderlere ilişkin olarak kanıtlayıcıherhangi bir belge sunmamıştır.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 70. maddesinde,beş (2008 yılı için 52,37 TL) liraya kadar olan harcamaların makbuz veya faturagibi bir belge ile tevsik edilmesinin zorunlu olmadığı belirtildiğinden, bumiktarı aşan harcamaların makbuz veya fatura gibi geçerli ve kanıtlayıcıbelgeye dayanması gerekmektedir.
2820 sayılı Kanun’un 74. maddesinin altıncı fıkrasında ise“Siyasi partiler harcamalarını fatura, fatura yerine geçen belgeler ile bubelgelerin temin edilmesinin mümkün olmadığı hallerde harcamanın doğruluğunugösterecek muhtevaya sahip olmak şartıyla diğer belgelerle tevsik ederler.Ancak kaybolma, yırtılma ve yanma gibi mücbir sebeplerle aslının teminedilemediği hallerde, fatura ve fatura yerine geçen belgeler yerine bubelgeleri düzenleyenlerden alınacak tasdikli örnekleri kullanılabilir.”hükmü yer almaktadır.
Parti, yukarıdaki tabloda belirtilen giderlere ilişkinfatura asıllarını sunmamıştır. Bu nedenle fatura aslı olmaksızın veya VergiUsul Kanunu’na uygun olarak düzenlenmiş belge olmadan kaydedilen giderin,Kanun’un öngördüğü anlamda belgeye dayandırılmış olduğunun kabul edilmesimümkün değildir. 55.886,61 TL tutarında Parti mal varlığının Hazineye iratkaydedilmesi gerekir.
2- Yapılan konaklama harcamasına ilişkin faturanın aslınailişkin ödeme gerçekleştirildiği halde ayrıca fotokopisiyle de ödemegerçekleştirilmiştir. Söz konusu durumun varsa izahı istenilmiştir.
Ödeme Emri Belgesinin
Niteliği
Tutarı
Tarihi
Numarası
12.4.2008
67
Asıl Fatura
1.722,96
9.4.2008
64
Fotokopi Fatura
1.722,96
Parti yetkilileri bu durumun sehven meydana geldiğinibelirtmişlerdir.
Aslına ilişkin ödemesi gerçekleştirilen bir harcamayailişkin olarak ayrıca fotokopi belgeyle de ödeme yapılması mümkün olmadığından1.722,96 TL tutarında Parti mal varlığının Hazineye irat kaydedilmesi gerekir.
3- Bir takım gider fişleriyle fatura bedelinden dahafazla tutarda ödemede bulunulması nedenlerinin izahı istenilmiştir.
Ödeme Emri Belgesinin
Firma
Fatura tutarı
Ödeme tutarı
Fark
Tarihi
Numarası
31.8.2008
147
Parlamend Seyahat Acentası
2.383,00
2.803,00
420,00
24.11.2008
201
Eyüpoğlu Oto
265,00
585,00
320,00
TOPLAM
740,00
Parti yetkilileri göndermiş oldukları savunmalarında,seyahat acentasına yapılan fazla ödemenin bilet değişikliğiyle ilgili ortayaçıkan ek bir maliyetten kaynaklandığını belirtmişlerdir. Eyüpoğlu Oto’yayapılan fazla ödemenin ise farklı bir fatura muhteviyatından kaynaklandığınıileri sürmüşlerdir. Ancak yapılan fazla ödemelere ilişkin olarak farklı birfatura veya harcamayı tevsik edecek bir belge göndermemişlerdir.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 70. maddesinde,beş (2008 yılı için 52,37 TL) liraya kadar olan harcamaların makbuz veya faturagibi bir belge ile tevsik edilmesinin zorunlu olmadığı belirtildiğinden, bumiktarı aşan harcamaların makbuz veya fatura gibi geçerli ve kanıtlayıcıbelgeye dayanması gerekmektedir.
2820 sayılı Kanun’un 74. maddesinin altıncı fıkrasındaise “Siyasi partiler harcamalarını fatura, fatura yerine geçen belgeler ilebu belgelerin temin edilmesinin mümkün olmadığı hallerde harcamanın doğruluğunugösterecek muhtevaya sahip olmak şartıyla diğer belgelerle tevsik ederler.Ancak kaybolma, yırtılma ve yanma gibi mücbir sebeplerle aslının teminedilemediği hallerde, fatura ve fatura yerine geçen belgeler yerine bubelgeleri düzenleyenlerden alınacak tasdikli örnekleri kullanılabilir.”hükmü yer almaktadır.
Parti, söz konusu harcamaların bilet değişikliğinden veyafarklı bir faturadan (mal ve hizmet alımı karşılığı düzenlenen) kaynaklandığınıileri sürüyorsa, bu iddiasını fatura veya fatura yerine geçen bir harcamabelgesiyle kanıtlamak zorundadır. Ancak parti bu iddiasına dayanak olarakherhangi bir harcama belgesi sunmamıştır. Buitibarla 740,00 TL tutarında Parti mal varlığının Hazineye irat kaydedilmesigerekir.
15. Osman AlifeyyazPAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.
2- İl Örgütleri Giderleri
16. Partinin 2008 yılında il örgütlerine ilişkin giderlertoplamı 2.491.509,74 TL olup; bunun 204.428,26 TL’si personel giderlerinden,6.722,74 TL’si teşkilata yardım giderlerinden, 246.044,15 TL’si temsil ağırlamagiderlerinden, 899.309,75 TL’si yönetim giderlerinden, 19.751,45 TL’si seyahatgiderlerinden, 511.719,19 TL’si kira giderlerinden, 78.876,41 TL’si basın yayıngiderlerinden, 1.710,06 TL’si vergi vb. giderlerden, 112.887,32 TL’sipropaganda giderlerinden, 201.974,25 TL’si geçmiş yıl giderlerinden, 208.086,16TL’si çeşitli giderlerden oluşmaktadır.
17. Parti il örgütlerinin defter kayıtları ve giderbelgeleri üzerinde yapılan incelemede, giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygunolarak sağlandığı sonucuna varılmıştır.
18. Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.
C- Parti Mallarının İncelenmesi
19. Demokrat Partinin sunmuş olduğu defter ve belgelerüzerinde yapılan incelemelerde Partinin 2008 yılında herhangi bir taşınmaz ilemenkul kıymet ve hak ediniminde bulunmadığı, edinmiş olduğu toplam 132.814,96TL tutarındaki taşınır mal edinimlerinin ise 2820 sayılı Siyasi PartilerKanunu’nun 68. maddesine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
20. Osman AlifeyyazPAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.
IV- SONUÇ
Demokrat Partinin 2008 yılı kesin hesabının incelenmesisonucunda;
1- 2820 sayılı Kanun’un 70. maddesine aykırı olarakpartinin amaçlarına uygun olmayan ve parti tüzel kişiliği adına yapılmışharcama olarak kabulü mümkün görülmeyen 58.349,57 TL karşılığı Parti malvarlığının, 2820 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca Hazineye iratkaydedilmesine,
2- Partinin 2008 yılı kesin hesabında gösterilen14.868.064,05 TL. gelir toplamının, 13.788.485,43 TL gider toplamının,1.441.167,65 TL gelecek yıla devreden nakit miktarının, 388.230,92 TL dönemsonu borçlarının Hazineye irat kaydedilenler dışında kalan bölümünün eldekibilgi ve belgelere göre doğru, denk ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nauygun olduğuna,
Osman Alifeyyaz PAKSÜT’ün karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA, 22.12.2016 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
KARŞIOY YAZISI
1. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74. maddesinde,siyasi partilerin genel başkanlarının, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunankesin hesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatınınkesin hesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar AnayasaMahkemesine vermeleri gerektiği öngörülmüştür. Aynı mahiyetteki bir hüküm 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un55. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer almaktadır.
2. Anayasa Mahkemesine gelen her türlü işler gibi siyasiparti mali denetimleri de “ilk inceleme” ve “esas inceleme” aşamalarındangeçerek karara bağlanmaktadır. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 56. maddesinde düzenlenmiş olan siyasiparti mali denetimlerinde ilk ve esas inceleme usulünde herhangi bir süreöngörülmemiştir.
3. Mali denetimi yapılan Partinin inceleme yılına aithesaplarının ilk incelemesi 11.4.2012 günü yapılmıştır. Esas inceleme ise henüzsonuca bağlanmıştır. Bu durumda, denetimi yapılan Partinin geçmiş yıllara aitmali denetimlerinin ilk ve/veya esas incelemelerinin kesin karara bağlandığıtarih itibariyle, denetim yılına ait kesin hesapların Anayasa Mahkemesinesunulmasından itibaren beş yıl müddetle sonuçlandırılmadığı açıktır.
4. Anayasada öngörülen siyasi parti mali denetimikurumunun amaçlarına, hukukun genel ilkelerine ve korunmak istenen demokratikdeğerlere bakıldığında, her hangi bir Devlet katkısı da almayan partilerin malidenetimlerinin ait olduğu yıldan çok uzun zaman geçtikten sonra yapılmasınınhangi üstün hukuki yarara hizmet ettiğini anlamak güçtür. Bu nedenle, büyükgecikmelerle yapılan bu tür mali denetimlerin karara bağlanması ve denetimebağlı hukuki sonuçlar çıkarılması yerine, dosyanın işlemden kaldırılmasınakarar verilmesi gerekmektedir. Bu konudaki gerekçelerimiz kısmen daha öncekimali denetimlere ilişkin karşıoy yazılarımızda da açıklanmıştır (S.P.M.D.,E:2009/37, K:2014/86, 30.01.2015 tarihli ve 29252 sayılı Resmi Gazete; S.P.M.D.E:2001/20, K:2009/48, 26.11.2009 tarihli Resmi Gazete).
5. Konunun hukuk devletinin temel unsurlarından olanhukuk güvenliği ve adil yargılanma hakkına aykırılık içeren boyutları bulunduğukadar, siyasi parti özgürlüğüne yapılmış bir temel hak ihlali de söz konusuolabilecektir. Bunun nedenleri aşağıda açıklanmıştır.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinintemel bir öğesinin de hukuk güvenliği olduğu, Anayasa Mahkemesinin de birçokkararında vurgulanmıştır.
7. Yasaların toplum hayatında hangi işlem veya eylemleriyaptırıma bağladığı, hangi eylemlerin suç veya kabahat oluşturdukları, kasıtlıveya kusurlu olarak meydana gelen hukuka aykırılıkların hangi sonuçlarıdoğuracağı, bu konularda hangi işlemlerin kimler tarafından yapılacağı, kusurlueylemin ne zamana kadar soruşturulacağı ve kovuşturulacağı, yasalarda veAnayasa ile yasaların verdiği yetkiye dayanarak gerçekleştirilmiş altdüzenlemelerde açıkça belirtilmiş olmalıdır. Aksi takdirde hukukiöngörülebilirlikten ve hukuk güvenliğinden söz edilemez.
8. Siyasi Partilerin mali denetimi, Anayasada, 2820sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nda, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’da ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’ndedüzenlenmiştir. Mevzuatta, mali denetimin prosedürü hakkında ayrıntılı hükümleryer almakla birlikte, sürelerle ilgili hükümler sadece 2820 sayılı SiyasiPartiler Kanununun belge saklama yükümlülüğüne ilişkin 69. ve 70. maddelerindeyer almaktadır. Buna göre, siyasi partilerin gelir ve gider belgelerini saklamayükümlülüğü, Anayasa Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili siyasi partiyebildirilme tarihinden itibaren beş yıldır. İptal ve itiraz davalarındakininaksine, mali denetimlerde ilk incelemenin hangi süre içinde yapılacağı 2820sayılı Siyasi Partiler Kanununda belirtilmediği gibi, 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda dabelirtilmemiştir. Buna göre, belge saklama yükümlülüğü, başlangıcı belirsiz veöngörülemeyen bir tarihe endekslenmek suretiyle, belirsiz bir süre boyuncaötelenmektedir.
9. Öte yandan, mevzuatta, siyasi partilerin hesaplarını,hesap yılını takip eden Haziran ayının sonuna kadar Anayasa Mahkemesinevermeleri öngörülmüş olmakla birlikte, denetimin hangi sürede kararabağlanacağı hakkında da tabiatıyla bir hüküm bulunmamaktadır.
10. Hukuk güvenliğinin gereği olan öngörülebilirlikilkesi, kişilerin belirsiz sürelerle denetlenme ve muhtemel bir para cezasınaçarptırılma tehdidi altında tutulmalarına olanak vermez. Nitekim hukukumuzdagerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile gerek Ticaret Kanunu’ndaki hükümlerle,belge saklama ve kamu alacağından sorumlu olma konusunda kişiler lehine çeşitligüvenceler getirilmiştir. Buna göre, belge saklama ve saklanmayan belgelerdendolayı mesul tutulma konusunda hukuk sistemimizdeki düzenlemelerde, birbirinebenzer şekilde beş yıllık süreler öngörülmüştür. Ancak, siyasi partilerinmevzuatta bu tür güvenceleri bulunmamaktadır, çünkü ilk incelemenin yapılmasıve esasın karara bağlanması, tamamen ucu açık bir sürece tabi tutulmuştur.
11. Hukuk güvenliğine aykırı olan ve 12 Eylül 1980 askerirejiminin ürünü olan yasadan kaynaklanan bu durumun mevzuat değişiklikleriylebu güne kadar düzeltilmemesi karşısında, Anayasa Mahkemesinin içtihat tesisetme yoluyla siyasi parti mali denetimlerini hukuk devleti esaslarına uygunhale getirmesi mümkündü ve bu nedenle beş yıl veya daha eski yıllara ait malidenetimlerin işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirdi. Ancak bu yolada gidilmediğinden, beş yıl ve daha fazla zaman geçmiş evrak üzerinden malidenetim yapılmasına devam edilmektedir. Bu yöndeki uygulama, Anayasanın 2. maddesindeifadesini bulan demokratik hukuk devleti ilkesine aykırıdır.
12. Siyasi partiler, Anayasa’nın ve Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi’nin (AİHS) güvencesi altında olduğundan, şu hususların dabelirtilmesi yerinde olur:
13. Anayasa’nın 67. maddesinde seçme ve seçilme hakkı ilebir siyasi parti içinde faaliyette bulunma hakkı, 68. maddesinde siyasi partikurma hakkı düzenlenmiş; yine 68. maddede siyasi partilerin demokratik siyasihayatın vazgeçilmez unsurları oldukları belirtilmiştir. AİHS’nin örgütlenmeözgürlüğüne ilişkin 11. maddesi de siyasi parti faaliyetlerini güvence altınaalmaktadır.
14. Zaman sınırlamasına ve yasa ile belirlenmiş süreleretabi olmayan bir şekilde mali denetim yapılması ve bunun sonucunda, geçmişyıllara ait harcama belgelerinin usulüne uygun olarak sunulamadığıgerekçesiyle, yine üst sınırı da olmaksızın, belirsiz miktarlarda para cezası(Hazineye irat kaydı) kesilebilmesi, denetim yılına ait bulgulardan hareketleçeşitli suç duyurularında bulunulması, siyasi faaliyet ve siyasi partiözgürlüğüne yapılmış bir müdahaledir.
15. Siyasi Parti özgürlüğüne yapılan müdahalenin, Anayasa’nın13. maddesinde belirtildiği şekilde, yasa ile yapılması, demokratik birtoplumda zorunlu olması ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaması gerekmektedir.
16. Mali denetim, siyasi parti faaliyetlerine yapılmışbir müdahale olmakla birlikte, demokratik bir toplumda zorunlu olduğu açıktır.Ancak, siyasi parti mali denetimlerinin ucu açık, yani yasa ile belli sürelerebağlanmamış bir uygulama kapsamında gerçekleştirildiği, bu konuda yeterli yasalçerçeve bulunmadığı, kıyas yoluyla uygulanabilecek mevzuat hükümlerinin deAnayasa Mahkemesince re’sen uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda siyasiparti faaliyetlerine yapılmış müdahalenin, demokratik bir toplumda zorunlu olsabile, “yasa ile düzenlenme” koşuluna uyduğu söylenemez.
17. Öte yandan, vergi alacaklarının dahi 5 yıldazamanaşımına uğradığı bir hukuk düzeninde bir siyasi partinin kamu hazinesinebir borcu olmadığı halde mali bir cezaya çarptırılmasında ölçülülük bulunmadığıaçıktır. Diğer bir ifadeyle, siyasi partilerin hesaplarının denetlenmesindeki kamuyararı ve siyasi parti mali denetimi için demokratik bir toplumda bulunanzorunluluk ile uzun ve belirsiz süreler sonunda yaptırımlara maruz kalmamayıgerektiren hukuk güvenliği arasında olması gereken adil ve makul denge ortadankalkmış olmaktadır.
18. Bu nedenle beş yıldan sonra yapılan denetimlerin,buna bağlı suç duyurularının ve irat kaydı kararlarının, hukuk devleti ilkesineaykırı olduğu kadar, Anayasa’nın 68. maddesine de aykırı olduğuna ve Avrupaİnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 11. maddesinin ihlalini oluşturduğuna şüphebulunmamaktadır.
19. Anayasa Mahkemesinin yaptığı mali denetim, dosyaüzerinden yapılan, temyiz ve itirazı kabil olmayan bir yargısal işlemdir.Anayasa Mahkemesinin siyasi parti mali denetimini bir dava olarak kabul edipetmemesi, siyasi partinin yararlanması gereken örgütlenme özgürlüğü yönündenönemli değildir. Sonuç olarak hakkında fiilen mali ceza yaptırımlarıuygulanacak olan tüzel kişi sıfatıyla, denetlenen partinin, Anayasa’nın 36. veAİHS’nin 6. maddelerinde yer alan adil yargılanma hakkının kapsamı içinde olanilke ve güvencelerden yararlanması gerekir.
20. Anayasa’nın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde güvencealtına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında, makul sürede yargılanma dabulunmaktadır. Her türlü ölçüte göre, dosya üzerinden ve tek dereceli olarakyapılan mali denetimlerin beş yıl veya daha uzun sürelerde karara bağlanmasınınmakul ve haklı bir nedeni olamayacağından, adil yargılanma hakkının da birihlalini oluşturduğu açıktır.
21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, “Cumhuriyet HalkPartisi/Türkiye-19920/13” davasında, her ne kadar başvurucu partinin “açıkduruşma yapılmadığı” ve “temyiz hakkı bulunmadığı” yolundaki itirazlarını adilyargılanma hakkı kapsamında kabul edilebilir bulmamış ise de, denetimin uzunsürmesini “Sözleşmenin 11. maddesi kapsamındaki örgütlenme özgürlüğüneyapılmış ölçüsüz bir müdahale” olarak değerlendirmiş ve bu konuda adilyargılanma kapsamında ayrıca inceleme yapılmasına gerek bulunmadığınahükmetmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin uzun bulduğu denetim süresininiki yıl olduğunu da kaydetmek gerekir. AİHM’nin değerlendirmesi bir bütünhalinde şu şekildedir:
“97. Mahkemeye göre, Anayasa Mahkemesi tarafındanuygulanan hukuka uygunluk koşullarının öngörülemezliğinin neden olduğu yasalbelirsizlik, kanunda belirlenen kanunda belirlenen herhangi bir süre sınırıolmadığı dikkate alındığında, denetim usulünde karşılaşılan gecikmelernedeniyle daha da artmıştır. Mahkeme bu bağlamda, yazılı usule dayanarak tümdenetimi gerçekleştiren Anayasa Mahkemesinin, 2008 hesaplarına ilişkin denetimitamamlamasının üç yıl, 2009 hesaplarını tamamlamasının ise iki yıl sürdüğünükaydetmiştir. Başvuran parti için önemli mali menfaatlerin söz konusu olduğudikkate alındığında, Anayasa Mahkemesinin, sonraki yıllarda benzer giderleriçin yaptırımlarla karşı karşıya kalmasını engellemek amacıyla başvuran partiyetutumunu düzenleme imkanı sağlamak üzere, denetimi vaktinde tamamlamak içinhususi özen göstererek hareket etmesi gerekirdi”.
22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararına hakim olandüşünceler, ilke itibariyle denetlenen patinin durumuna uygulanabilecekniteliktedir.
Bu ve yukarıda açıklanan diğer nedenlerle, denetlenenParti hakkındaki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT