ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2010/32 (SiyasiParti Mali Denetimi)
Karar Sayısı:2015/13
Karar Tarihi:1.7.2015
R.GTarih-Sayı:2.10.2015-29490
I- MALİ DENETİMİN KONUSU
Doğru Yol Partisi 2009 yılı kesin hesabının incelenmesidir.
II- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca ZühtüARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ,Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, ErdalTERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve RıdvanGÜLEÇ’in katılımlarıyla 1.7.2015 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında;dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, Osman AlifeyyazPAKSÜT’ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
Doğru Yol Partisinin Anayasa Mahkemesine verdiği 2009yılı kesin hesap çizelgeleri ile dayanağını oluşturan defter ve belgelerüzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içeren ve Raportör Ömer DURAN tarafındanhazırlanan esas inceleme raporu, Anayasa ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 2820 sayılı Siyasi PartilerKanunu’nun ilgili kuralları, bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleriokunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Denetimin maddi öğelerini oluşturan defter ve belgelerde,Partinin 2009 yılı gelir ve giderlerinin toplamının 84.170,99 TL olduğuanlaşılmaktadır.
Buna göre, gelir ve gider rakamlarının toplamınınbirbirine denk olduğu görülmüştür.
Partinin 2009 yılı kesin hesabının, Parti Genel İdareKurulunun 27.2.2010 tarih ve 76 numaralı kararı ile kabul edilerek onaylandığıgörülmüştür.
Bu itibarla, Partinin 2009 yılı kesin hesabının gelir vegider rakamlarının yukarıda açıklanan tutarlardan oluştuğu, bu hâliyle Partinin2009 yılı kesin hesabının doğru, denk ve 2820 sayılı Kanun’a uygun olduğusonucuna varılmıştır.
A- Gelirlerinİncelenmesi
1- Genel Merkez Gelirleri
Parti Genel Merkezinin 2009 yılı gelirleri toplamı72.770,99 TL olarak gösterilmiştir. Bunun 72.260,00 TL’si toplanan üyeaidatlarından, 282,50 TL’si önceki yıldan devreden nakit mevcudundan ve 228,49TL’si de borç miktarından oluşmaktadır.
Parti 2009 yılı defter kayıtları ve gelir belgeleriüzerinde yapılan incelemede, gelirlerinin 2820 sayılı Kanun’a uygun olaraksağlandığı sonucuna varılmıştır.
2- İl Örgütleri Gelirleri
Partinin iller teşkilatlarından sadece Bursa ve Yalovailleri için olmak üzere toplam 11.400,00 TL gelir elde edilmiş olup söz konusugelirlerin tamamı partiye bağış olarak yapılmıştır.
Parti tarafından diğer il teşkilatlarına dair herhangibir gelir ve gider gerçekleşmesinin bulunmadığı beyan edilmiştir.
Siyasi partilerin faaliyetlerini yürüttükleri genelmerkez, il, ilçe ve belde başkanlıklarına ait yerler partilerin kendilerine aitolabileceği gibi kiralık olarak da kullanılabilecektir. Şayet, partiyetkililerine ait veya bunların kendilerinin kullandıkları yerlerde siyasiparti faaliyette bulunuyor ise bu takdirde kira sözleşmesi düzenlenerek isabeteden tutar partiye bağış geliri ve karşılığı da kira gideri olarakkaydedilmelidir.
Ayrıca, partilerin genel merkez, il, ilçe ve beldebaşkanlıklarının hayatın olağan akışı gereği kira, su, elektrik, posta,telefon, kırtasiye, tutulacak defterlerin satın alınması vb. bir takım genelyönetim giderlerini de yapması gerekir.
2820 sayılı Kanun’un 69. maddesinde, bir siyasi partininbütün gelirlerinin, o siyasi partinin tüzelkişiliği adına elde edileceği; 70.maddesinde, siyasi partilerin giderlerinin amaçlarına aykırı olamayacağı ve birsiyasi partinin bütün giderlerinin, o siyasi parti tüzelkişiliği adınayapılacağı; 75. maddesinde, Anayasa Mahkemesinin kesin hesaplara ait bilgilerinbelgelendirilmesini siyasi partilerden her zaman isteyebileceği ve denetiminievrak üzerinde yapacağı, denetim sonunda da o siyasi partinin gelir vegiderlerinin doğruluğuna ve kanuna uygunluğuna veya kanuna uygun olmayangelirler ile giderler dolayısıyla da bunların Hazineye gelir kaydedilmesinekarar vereceği; 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de yapılaninceleme ve araştırmaları engelleyen ve istenen bilgileri vermeyen partisorumluları hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve altmış milyon liradanaz olmamak üzere ağır para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Buhükümlere göre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendiimkânlarıyla karşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekildeyapmış oldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak, karşılığını dagenel yönetim gideri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzelkişiliği adınahesaplara dâhil etmesi gerekir.
Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışıgelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılıKanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Parti ilteşkilatlarının herhangi bir gelir ve giderinin bulunmadığı şeklindekibeyanları karşısında sorumluları hakkında gerekli işlemlerin yapılması içinAnkara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir.
Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.
B- Giderlerin İncelenmesi
1- Genel Merkez Giderleri
Parti Genel Merkezinin 2009 yılı giderleri toplamı72.770,99 TL olarak gösterilmiştir.
Bunun 5.458,77 TL’si temsil ve ağırlama gideri, 4.159,69TL’si kırtasiye ve büro gideri, 3.689,38 TL’si haberleşme gideri, 713,26 TL’siseyahat gideri, 45.161,80 TL’si kira gideri, 5.635,06 TL’si bakım onarımgideri, 3.774,91 TL’si ısınma, aydınlanma ve temizlik gideri, 3.685,58 TL’sidemirbaş gideri ve 492,54 TL’si de geçen yıldan kalan borç ödemelerindenoluşmaktadır.
Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve giderbelgeleri üzerinde yapılan incelemede, aşağıda belirtilenler dışında giderlerin2820 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır.
Muhasebe biliminin genel kabul görmüş temelkavramlarından biri “Belgelendirme” kavramıdır. 213 sayılı Vergi UsulKanunu’nun 229. maddesinde “Fatura, satılan emtia veya yapılan işkarşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veyaişi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.” şeklindetarif yapılmış ve “Fatura kullanma mecburiyeti” başlıklı 232. maddesindede faturanın hangi hallerde ve kimler tarafından alınması ve verilmesiningerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, mal ve hizmet alım işlemlerinin faturaile belgelendirilmesi zorunlu olup, gerekli muhasebe kayıtlarının tutulmasındada faturanın tevsik edici belge olarak kullanılması gerekmektedir.
Aynı Kanun’un “Makbuz mecburiyeti” başlıklı 236.maddesinde, “Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlütahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasınımüşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir.”denilmiş ve makbuzun muhteviyatı da 237. maddede belirtilmiştir.
Yine aynı Kanun’un “Gider pusulası” başlıklı 234.maddesindeki, “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usuldetespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabınınve çiftçilerin vergiden muaf esnafa;
Yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtiaiçin tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri giderpusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir. Bu belge,birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satınaldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir. Giderpusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve bedelini ve işücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanınadlarıyla soyadlarını (Tüzel kişilerde unvanlarını) ve adreslerini ve tarihiihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malısatana tevdi olunur. Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dahilinde teselsülettirilir.”
hükmünden fatura vermek mecburiyetinde olmayanlar içingider pusulası düzenleneceği anlaşılmaktadır.
Buna göre Parti tüzel kişiliği adına kayıtlı olmayan veaşağıda bilgilerine yer verilen akaryakıt giderlerinin parti bütçesinden karşılanmanedeni sorulmuştur.
Belge Tarihi
Belge Numarası
Giderin Türü
Tutarı(TL)
2.9.2009
40
Akaryakıt Gideri
50,03
2.9.2009
12
Akaryakıt Gideri
50,00
2.9.2009
353
Akaryakıt Gideri
49,99
3.12.2009
24
Akaryakıt Gideri
175,00
3.12.2009
65
Akaryakıt Gideri
176,01
TOPLAM
501,03 TL
Parti yetkilileri vermiş oldukları cevaplarında, partininhazine yardımı almadığını, sadece üye aidatlarının bulunduğunu, bu nedenlebüyük bir bütçesinin olmadığını, parti tüzel kişiliği adına kayıtlı herhangibir araç bulunmadığını, plakaları verilen söz konusu araçların partiyetkilileri tarafından gönüllülük esasına dayalı olarak partinin hizmetinetahsis edilen araçlar olduğunu, bu araçların yalnızca partinin zorunlu işleriniyapmak için kullanıldığını ve bu araçların makul akaryakıt giderlerinin partibütçesinden karşılanması için Genel İdare Kurulu kararı alındığını ifadeetmişlerdir.
Sözü edilen araçlar, parti teşkilatının mülkiyetinde isebuna ilişkin ruhsat fotokopilerinin, kiralanan araçlar ise kira sözleşme örneklerinin,partililerin gönüllü olarak tahsis ettikleri araçlar ise buna ilişkin sözleşmeörneğinin sunulmuş olması gerekir. Parti gönüllülerinin araç tahsis etmesidurumunda araçların tahsis edildiğine dair sözleşme düzenlenerek tahsismiktarının bağış olarak kaydedilmesi gerekmektedir. Parti yetkilileri araçlarile ilgili kanıtlayıcı hiçbir belge göndermemişler, genel ifadelerle cevapvermişlerdir. Ayrıca, söz konusu araçların parti hizmetlerinde kullanıldığınıgösteren bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır.
Parti adına kayıtlı olmayan ve parti tarafındankiralandığına veya gönüllülük esasına göre parti hizmetlerine tahsis edildiğineilişkin herhangi bir belge bulunmayan araçların, akaryakıt giderlerinin partiamaçlarına uygun ve parti tüzel kişiliği adına yapılmış bir harcama olarakkabul edilmesinin mümkün değildir.
2820 sayılı Kanun’un 70. maddesine aykırı olarak yapılantoplam 501,03 TL tutarındaki gider karşılığı parti malvarlığının 2820 sayılıKanun’un 75. ve 76. maddeleri uyarınca Hazineye gelir kaydedilmesi gerekir.
Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.
2- İl Örgütleri Giderleri
Partinin iller teşkilatlarının herhangi bir gidergerçekleşmesinin bulunmadığı beyan edilmiştir.
Yukarıda İl Örgütleri Gelirleri bölümünde belirtilen hükümleregöre, parti yetkililerinin genel yönetim giderlerini kendi imkânlarıylakarşılamaları mümkün değildir. Parti yetkililerinin, bu şekilde yapmışoldukları gider bedellerini partiye bağış geliri olarak, karşılığını da genelyönetim gideri olarak kaydetmek suretiyle parti tüzelkişiliği adına hesaplaradâhil etmesi gerekir.
Yönetim giderlerinin hesaplarda görülmemesi kayıt dışıgelir ve gider oluşturulmuş olduğunu göstermektedir. Bu durumda, 2820 sayılıKanun’un 69. ve 70. maddelerine aykırı davranılmış olmaktadır. Parti ilteşkilatlarının herhangi bir gelir ve giderinin bulunmadığı şeklindekibeyanları karşısında sorumluları hakkında gerekli işlemlerin yapılması içinAnkara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekir.
Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.
C- Parti Mallarının İncelenmesi
Mevcut belgelere göre yapılan incelemede, Partinin 2009yılında herhangi bir taşınmaz mal ve menkul kıymet edinmediği görülmüştür.Diğer taraftan, parti tarafından edinilen ve değeri 100,00 TL’yi aşan taşınırmallara dair liste de aşağıdaki gibi olup kayıtları doğru, denk ve 2820 sayılıKanun’a uygundur.
Sıra No
Cinsi
Miktarı
Tutarı
1
Toplantı Masası
1 adet
1.646,00
2
Toplantı Masası
1 adet
1.400,00
3
Masa
1 adet
500,00
4
Koltuk
1 adet
119,90
5
Ofis Masası
1 Adet
329,90
IV- SONUÇ
Doğru Yol Partisinin 2009 yılı kesin hesabınınincelenmesi sonucunda;
1- 2820 sayılı Kanun’un 70. maddesine aykırı olarakpartinin amaçlarına uygun olmayan ve parti tüzel kişiliği adına yapılmışharcama olarak kabulü mümkün görülmeyen 501,03 TL karşılığı parti mal varlığının,2820 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca Hazineye irat kaydedilmesine,
2- Partinin 2009 yılı kesin hesabında gösterilen,84.170,99 TL gelir ve gider toplamının Hazineye gelir kaydedilenler dışındakalan bölümünün eldeki bilgi ve belgelere göre doğru, denk ve 2820 sayılıSiyasi Partiler Kanunu’na uygun olduğuna,
3- Anayasa Mahkemesine istenen bilgilerin istendiğişekliyle verilmemesi, hesap verilebilir şekilde kayıt ve belge düzenininoluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider yapılması, inceleme vearaştırmayı engellemeye yönelik eylemler olduğundan, Parti sorumluları hakkında2820 sayılı Kanun’un 75. ve 111. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendiuyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suçduyurusunda bulunulmasına,
Osman Alifeyyaz PAKSÜT’ün kararın tümü açısından karşıoyuve OYÇOKLUĞUYLA,
1.7.2015 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞIOY YAZISI
1. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 74. maddesinde,siyasi partilerin genel başkanlarının, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunankesin hesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatınınkesin hesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar AnayasaMahkemesine vermeleri gerektiği öngörülmüştür. Aynı mahiyetteki bir hüküm 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un55. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer almaktadır.
2. Anayasa Mahkemesine gelen her türlü işler gibi siyasiparti mali denetimleri de “ilk inceleme” ve “esas inceleme” aşamalarındangeçerek karara bağlanmaktadır. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 56. maddesinde düzenlenmiş olan siyasiparti mali denetimlerinde ilk ve esas inceleme usulünde herhangi bir süreöngörülmemiştir.
3. Mali denetimi yapılan Partinin inceleme yılına aithesaplarının ilk ve esas incelemeleri 1 Temmuz 2015 tarihinde tamamlanarakkarara bağlanmıştır. Bu durumda, denetimi yapılan Partinin geçmiş yıllara aitmali denetimlerinin ilk ve esas incelemeleri karara bağlandığında, hesaplarınAnayasa Mahkemesine sunulmasından itibaren beş yıl dolmuştur.
4. Anayasada öngörülen siyasi parti mali denetimikurumunun amaçlarına, genel hukuk ilkelerine ve korunmak istenen demokratikdeğerlere bakıldığında, her hangi bir Devlet katkısı da almayan partilerin malidenetimlerinin ait olduğu yıldan çok uzun zaman geçtikten sonra yapılmasınınhangi üstün hukuki yarara hizmet ettiğini anlamak güçtür. Bu nedenle, büyükgecikmelerle yapılan bu tür mali denetimlerin karara bağlanması ve denetimebağlı hukuki sonuçlar çıkarılması yerine, dosyanın işlemden kaldırılmasınakarar verilmesi gerekmektedir. Bu konudaki gerekçelerimiz kısmen daha öncekimali denetimlere ilişkin karşı oy yazılarımızda da açıklanmıştır (S.P.M.D.,E:2009/37, K:2014/86, 30.01.2015 tarihli ve 29252 sayılı Resmî Gazete; S.P.M.D.E:2001/20, K:2009/48, 26.11.2009 tarihli Resmî Gazete).
5. Konunun hukuk devletinin temel unsurlarından olanhukuk güvenliği ve adil yargılanma hakkına ilişkin boyutları bulunduğu kadar,siyasi parti özgürlüğüne yapılmış bir temel hak ihlali de söz konusuolabilecektir. Bunun nedenleri aşağıda açıklanmıştır.
6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinintemel bir öğesinin de hukuk güvenliği olduğu, Anayasa Mahkemesinin de birçokkararında vurgulanmıştır.
7. Yasaların toplum hayatında hangi işlem veya eylemleriyaptırıma bağladığı, hangi eylemlerin suç veya kabahat oluşturdukları, kasıtlıveya kusurlu olarak meydana gelen hukuka aykırılıkların hangi sonuçlarıdoğuracağı, bu konularda hangi işlemlerin kimler tarafından yapılacağı, kusurlueylemin ne zamana kadar soruşturulacağı ve kovuşturulacağı, yasalarda veAnayasa ile yasaların verdiği yetkiye dayanarak gerçekleştirilmiş altdüzenlemelerde açıkça belirtilmiş olmalıdır. Aksi takdirde hukukiöngörülebilirlikten ve hukuk güvenliğinden söz edilemez.
8. Siyasi partilerin mali denetimi, Anayasa’da, 2820sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nda, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu veYargılama Usulleri Hakkında Kanun’da ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’ndedüzenlenmiştir. Mevzuatta, mali denetimin prosedürü hakkında ayrıntılı hükümleryer almakla birlikte, sürelerle ilgili hükümler sadece 2820 sayılı SiyasiPartiler Kanunu’nun belge saklama yükümlülüğüne ilişkin 69. ve 70. maddelerindeyer almaktadır. Buna göre, siyasi partilerin gelir ve gider belgelerini saklamayükümlülüğü, Anayasa Mahkemesinin ilk inceleme kararının ilgili siyasi partiyebildirilme tarihinden itibaren beş yıldır. İptal ve itiraz davalarındakininaksine, mali denetimlerde ilk incelemenin hangi süre içinde yapılacağıbelirtilmemiştir.
Öte yandan, mevzuatta, siyasi partilerin hesaplarını,hesap yılını takip eden Haziran ayının sonuna kadar Anayasa Mahkemesinevermeleri öngörülmüş olmakla birlikte, denetimin hangi sürede kararabağlanacağı hakkında da tabiatıyla bir hüküm bulunmamaktadır.
9. Hukuk güvenliğinin gereği olan öngörülebilirlikilkesi, kişilerin belirsiz sürelerle denetlenme ve muhtemel bir para cezasınaçarptırılma tehdidi altında tutulmalarına olanak vermez. Nitekim hukukumuzdagerek vergi usul kanunu ile gerek ticaret kanunundaki hükümlerle, belge saklamave kamu alacağından sorumlu olma konusunda kişiler lehine çeşitli güvencelergetirilmiştir ve birbirine benzer şekilde beş yıllık süreler öngörülmüştür.Ancak, siyasi partilerin mevzuatta bu tür güvenceleri bulunmamaktadır, çünküilk incelemenin yapılması ve esasın karara bağlanması tamamen ucu açık birprosedüre tabi tutulmuştur.
Hukuk güvenliğine aykırı olan ve 12 Eylül 1980 askerirejiminin ürünü olan yasadan kaynaklanan bu durumun mevzuat değişiklikleriylebu güne kadar düzeltilmemesi karşısında, Anayasa Mahkemesinin içtihat tesisetme yoluyla siyasi parti mali denetimlerini hukuk devleti esaslarına uygunhale getirmesi mümkündü ve bu nedenle beş yıl veya daha eski yıllara ait malidenetimlerin işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirdi. Ancak bu yolada gidilmediğinden, beş yıl ve daha fazla zaman geçmiş evrak üzerinden malidenetim yapılmasına devam edilmektedir. Bu yöndeki uygulama, hukuk devletiilkesine aykırıdır.
10. Siyasi partiler, Anayasa’nın ve Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi’nin (AİHS) güvencesi altında olduğundan, şu hususların dabelirtilmesi yerinde olur:
Anayasa’nın 67. maddesinde seçme ve seçilme hakkı ile birsiyasi parti içinde faaliyette bulunma hakkı, 68. maddesinde siyasi parti kurmahakkı düzenlenmiş; yine 68. maddede siyasi partilerin demokratik siyasi hayatınvazgeçilmez unsurları oldukları belirtilmiştir. AİHS’nin örgütlenme özgürlüğüneilişkin 11. maddesi de siyasi parti faaliyetlerini güvence altına almaktadır.
11. Zaman sınırlamasına ve yasa ile belirlenmiş süreleretabi olmayan bir şekilde mali denetim yapılması ve bunun sonucunda, geçmişyıllara ait harcama belgelerinin usulüne uygun olarak sunulamadığıgerekçesiyle, yine üst sınırı da olmaksızın, belirsiz miktarlarda para cezası(Hazineye irat kaydı) kesilebilmesi, denetim yılına ait bulgulardan hareketleçeşitli suç duyurularında bulunulması, siyasi faaliyet ve siyasi partiözgürlüğüne yapılmış bir müdahaledir.
12. Siyasi Parti özgürlüğüne yapılan müdahalenin,Anayasa’nın 13. maddesinde belirtildiği şekilde, yasa ile yapılması, demokratikbir toplumda zorunlu olması ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamasıgerekmektedir.
Mali denetim, siyasi parti faaliyetlerine yapılmış birmüdahale olmakla birlikte, demokratik bir toplumda zorunlu olduğu açıktır.Ancak, siyasi parti mali denetimlerinin ucu açık, yani yasa ile belli sürelerebağlanmamış bir uygulama kapsamında gerçekleştirildiği, bu konuda yeterli yasalçerçeve bulunmadığı, kıyas yoluyla uygulanabilecek mevzuat hükümlerinin deAnayasa Mahkemesince resen uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda siyasiparti faaliyetlerine yapılmış müdahalenin, demokratik bir toplumda zorunlu olsabile, “yasa ile düzenlenme” koşuluna uyduğu söylenemez.
Bu nedenle beş yıldan sonra yapılan denetimlerin, bunabağlı suç duyurularının ve irat kaydı kararlarının, hukuk devleti ilkesineaykırı olduğu kadar, Anayasa’nın 68. maddesinin, Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi’nin (AİHS) 11. maddesinin de ihlalini oluşturduğunda şüphebulunmamaktadır.
13. Anayasa Mahkemesinin yaptığı mali denetim, dosyaüzerinden yapılan, temyiz ve itirazı kabil olmayan bir yargılamadır. Yargılanantüzel kişi sıfatıyla, denetlenen partinin, Anayasa’nın 36. ve AİHS’nin 6.maddelerinde yer alan adil yargılanma hakkından yararlanması gerekeceğitartışmasızdır.
14. Anayasa’nın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde güvencealtına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında, makul sürede yargılanma dabulunmaktadır. Her türlü ölçüte göre, dosya üzerinden ve tek dereceli olarakyapılan mali denetimlerin beş yıl veya daha uzun sürelerde karara bağlanmasınınmakul ve haklı bir nedeni olamayacağından, adil yargılanma hakkının da birihlalini oluşturduğu açıktır.
Bu nedenlerle, denetlenen Parti hakkındaki çoğunlukkararına katılmıyorum.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT