ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2014/18 (SiyasiParti Mali Denetimi)
Karar Sayısı:2016/10
Karar Tarihi:10.2.2016
R.G.Tarih-Sayı:21.04.2016-29691
I- MALİ DENETİMİN KONUSU
Hak ve Özgürlükler Partisi 2013 yılı kesin hesabınınincelenmesidir.
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca SerruhKALELİ, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, RecepKÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, CelalMümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN, M. Emin KUZ ve HasanTahsin GÖKCAN’ın katılımlarıyla 17.12.2014 tarihinde yapılan ilk incelemetoplantısında;
2. Hak ve Özgürlükler Partisinin 2013 yılı kesin hesabınınincelenmesi sonucunda;
- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasınınincelenmesine,
- Esas incelemenin yapılması için Genel Merkez kesin hesabınındayanağını oluşturan gelir-gider belgeleri ile bu belgelerin kaydedildiğidefterleri gönderilmesi için Partiye bu kararın tebliğinden itibaren 30 günsüre verilmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
3. Hak ve Özgürlükler Partisinin, Anayasa Mahkemesineverdiği 2013 yılı kesin hesap çizelgeleri ile dayanağını oluşturan defter vebelgeler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içeren ve Raportör SadettinCEYHAN tarafından heyete sunulan esas inceleme raporu, Anayasa ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 2820sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili kuralları, bunların gerekçeleri vediğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
4. Denetimin maddi öğelerini oluşturan defter vebelgelerde Partinin 2013 yılı gelirlerinin 484.536,79 TL, giderler toplamının272.376,40 TL, gelecek yıla devreden nakit tutarının 212.160,39 TL olduğuanlaşılmaktadır.
5. Partinin 2013 yılı kesin hesabının gelir ve giderrakamlarının yukarıda açıklanan tutarlardan oluştuğu, bu haliyle 2013 yılıkesin hesabının doğru, denk ve 2820 sayılı Kanun’a uygun olduğu sonucunavarılmıştır.
A- Gelirlerinİncelenmesi
1- Genel Merkez Gelirleri
6. Partinin Genel Merkez gelirleri toplamı 317.767,84 TLolup bunun tamamı bağışlardan oluşmaktadır.
7. Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve gelirbelgeleri üzerinde yapılan incelemede, aşağıda belirtilenlerle birlikte tümgelirlerin 2820 sayılı Kanun’a uygun olarak sağlandığı sonucuna varılmıştır.
8. Kemal Burkay’ın 2013 yılında Partiye yaptığı bağışmiktarı 37.800,00 TL ve Kemal Kaplan’ın 2013 yılında Partiye yaptığı bağışmiktarı 31.909,00 TL’dir. 2013 yılı içinde bir kişinin bağış yapabileceği tutar30.710,36 TL olduğundan dolayı Kemal Burkay’a ait 37.800,00 – 30.710,36 =7.089,64 TL ve Kemal Kaplan’a ait 31.909 – 30.710,36 =1.198,64 TL olmak üzeretoplam 8.288,28 TL bağış sınırının üstünde kalmaktadır. 2820 sayılı Kanun’aaykırı olarak bağışta bulunma ve bağışı kabul etme nedeni sorulmuştur.
Kemal Burkay’ın Yaptığı Bağışlara İlişkin Tablo
Yevmiye Tarihi ve No’su
Bağış Makbuzunun tarih ve No’su
Bağış Tutarı
Bağış Sınırını Aşan Tutar
Bağışı Kabul eden sorumlu ve Görevi
31.01.2013 / 5
07.01.2013 / 2862
2.000 Sterlin (=5.000 TL)
-
Derviş Korkmaz (Genel Sayman)
31.01.2013 / 5
10.01.2013 / 2863
10.000 Avro (=22.800 TL)
-
Derviş Korkmaz (Genel Sayman)
22.10.2013 / 35
21.10.2013 / 2878
10.000 TL
7.089,64 TL
Derviş Korkmaz (Genel Sayman)
Kemal Kaplan’ın Yaptığı Bağışlara İlişkin Tablo
Yevmiye Tarihi ve No
Bağış Makbuzunun tarih ve no
Bağış Tutarı
Bağış Sınırını Aşan Tutar
Bağışı Kabul eden sorumlu ve Görevi
31.01.2013 / 5
03.01.2013 / 2858
2.000 TL
-
Derviş Korkmaz (Genel Sayman)
31.01.2013 / 5
14.01.2013 / 2864
10.925 Avro (=24.909 TL)
-
Derviş Korkmaz (Genel Sayman)
30.06.2013 / 27
26.06.2013 / 2872
5.000 TL
1.198,64 TL
Derviş Korkmaz (Genel Sayman)
9. Parti yetkililerin gönderdiği cevapta;
“1- Kemal Burkay’ın 21.10.2013 2878 nolu düzenlenenbağış makbuzuna ilişkin parti gelirinin ekteki tutanaktan da anlaşılacağı üzere17.10.2013 tarihinde Necati Bayram’ın, Kemal Burkay’a teslim ettiği bağıştır.Dolayısıyla bağışı yapan Kemal Burkay değil Necati Bayram’dır.
2- Neva Palas otelindeki bir toplantıda Kazım Gürbüztarafından Kemal Kaplan’a 1.500 TL Partiye ulaştırmak üzere bağış yapmıştır.Buna ilişkin teslim tutanağı Kemal Kaplan ve Kazım Gürbüz tarafından tutulmuşve Kemal Kaplan tarafından alınmıştır. Kemal Kaplan tutanak ve bağışı kendiside 3.500 TL ekleyerek parti saymanının genel merkezde olmaması sebebiyle21.06.2013 tarihinde genel başkanımız Kemal Burkay’a bir tutanakla teslimedilmiştir.” demişlerdir.
10. Parti yetkililerinin vermiş olduğu cevaplar ve bucevapları kanıtlayıcı belgeler yeterli görüldüğünden elde edilen gelirlerinKanun’a uygun olduğunun kabulü gerekir.
11. Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe farklı gerekçeylekatılmıştır.
12. Serruh KALELİ bu görüşe katılmamıştır.
2- İl Örgütleri Gelirleri
13. Partinin 2013 yılında il örgütlerine ilişkingelirleri 166.768,95 TL olup bunun tamamıbağışlarından oluşmaktadır.
14. Parti İl Örgütlerinin defter kayıtları ve gelirbelgeleri üzerinde yapılan incelemede, gelirlerin 2820 sayılı Kanun’a uygunolarak sağlandığı sonucuna varılmıştır.
B- Giderlerin İncelenmesi
1- Genel Merkez Giderleri
15. Partinin Genel Merkez giderleri toplamı 107.908,11 TLolup bunun 8.409,00 TL’si kira giderlerinden, 36.500,00 TL’si taşıt alımgiderlerinden, 7.353,46 TL’si akaryakıt giderlerinden, 3.765,00 TL’si sigortagiderlerinden, 1.468,64 TL’si elektrik, su ve doğalgaz giderlerinden, 3.162,91TL’si haberleşme giderlerinden, 1.280,00 TL’si apartman giderlerinden, 9.461,02TL’si yemek giderlerinden, 801,41 TL’si nakliye ulaşım giderlerinden, 19.601,87TL’si çeşitli giderlerden, 556,39 TL’si noter-banka giderlerinden, 4.699,27TL’si kırtasiye giderlerinden, 10.380,59 TL’si konaklama giderlerinden ve468,55 TL’si damga vergisi giderlerinden oluşmaktadır. Gelecek yıla devredennakit tutarı 209.859,73TL’dir.
16. Parti Genel Merkezinin defter kayıtları ve giderbelgeleri üzerinde yapılan incelemede, giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygunolarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır.
2- İl Örgütleri Giderleri
17. Partinin 2013 yılında il örgütlerine ilişkin giderlertoplamı 164.468,29 TL’dir. Gelecek yıla devreden nakit tutarı 2.300,66 TL’dir.
18. Parti İl Örgütlerinin defter kayıtları ve giderbelgeleri üzerinde yapılan incelemede, giderlerin 2820 sayılı Kanun’a uygunolarak sağlandığı sonucuna varılmıştır.
C- Parti Mallarının İncelenmesi
19. Partinin 2013 yılı defter ve belgeleri üzerindeyapılan incelemede, herhangi bir taşınmaz mal ve menkul kıymet ediniminin olmadığı,36.500,00 TL değerindeki taşınır mal ediniminin Kanun’a uygun olduğuanlaşılmıştır.
IV- SONUÇ
Hak ve Özgürlükler Partisinin 2013 yılı kesin hesabınınincelenmesi sonucunda;
Partinin 2013 yılı kesin hesabında gösterilen 484.536,79TL gelir ve 272.376,40 TL giderin eldeki bilgi ve belgelere göre doğru, denk ve2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na uygun olduğuna, Serruh KALELİ’ninkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA 10.2.2016 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞIOY
Anayasa’nın 69/3. maddesinde “Siyasi partilerin gelirve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanmasıkanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasi partilerin mal edinmeleri ilegelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetimyöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir.Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştay’dan yardımsağlar, Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir”demektedir.
6216 sayılı Yasa’nın 56. maddesinin birinci fıkrasında dasiyasi partilerin kesin hesapları üzerindeki incelemenin 2820 sayılı Kanun hükümlerinegöre yapılacağına işaret edildiği, 2820 sayılı Siyasi Partiler yasasının malihükümler başlıklı partilerin gelirlerini düzenleyen birinci cümlesinde yeralan, SOMUT denetimine tabii dosyamızda ilgili 60. maddesinde ise; gerçekkişilerin bir siyasi partiye aynı yıl içinde 2 milyar liradan fazla kıymettenakdi bağışta bulunmasını yasaklanmakta, 66. maddeye atıfta bulunan ek madde 6da da, maddede yer alan parasal değerlerin her takvim yılı başından geçerliolmak üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanunları uyarınca tespit ve ilan olunanyeniden değerleme oranında artırılabileceği vurgulanmaktadır.
Anayasa’nın 69/3. maddesi gereği denetimi yapılan Hak veÖzgürlükler Partisinin 2013 yılına ilişkin ibraz edilmiş belgeleri üzerindenSayıştay denetçileri tarafından yapılan inceleme sonucunda, 2013 yılı için birkişinin bağış yapabileceği sınırı aşan toplam 8.288.64 TL tutarındaki bağışgelirinin 2820 sayılı yasanın 66. maddesine aykırı elde edildiği tespiti ileYasa’nın 76. maddesi gereği Hazineye irat kaydedilmesi gerektiğini beyan ettiğigörülmektedir.
Sayıştay denetçisinin ilgili Partiye 2820 sayılı Yasa’yaaykırı bağışta bulunma ve kabul etme nedenine ilişkin yaptığı sorguya karşı,Partinin 22.06.2015 tarihinde verdiği cevapta, partili Kemal GÜRKAY adına22.10.2013/35 yevmiye No’da kayıtlı, 21.10.2013/2878 bağış makbuz no’lu 10.000TL ile, Kemal KAPLAN adına 30.06.2013/27 yevmiye, ve 26.06.2013/2872 bağışmakbuz numarası ile alınmış 5.000 TL’nın, bağış makbuzunda adı yazılı partiliKemal GÜRKAY ve Kemal KAPLAN adlı kişiler yerine aslında bu bağışların NecatiBAYRAM ve Kazım GÜRBÜZ adlı kişilerin partililere teslim ettiği paralar olduğuve bunu ispata yönelik olarak da tutanak adı altında bir düzenleme belgeyicevaben sundukları, partinin mağduriyete uğramaması için bu izahlarınınkabulünü talep ettikleri görülmüştür. Anılan belgelerin, bağış tarihi itibariile partiye yıllık bağış sınırını aşan kişiler adına, yasanın aradığı koşullarıtaşıyan, yevmiye numarası almış, bağış makbuz numarası verilmiş kanuni evraklarolduğu açıktır. Ancak Mahkememiz 10.2.2016 tarihinde yaptığı toplantıdapartinin Sayıştay denetçisine verdiği cevabı ve eki sonradan düzenleme belgeyi,yasal belge düzenine uygun hazırlanmış bağış makbuzlarına üstün tutan biranlayışla yasal bağış sınırını aşmayı izah edecek nitelikte bir evrakolduklarının kabulü ile 2820 sayılı Yasa’nın 66. maddesine aykırılıktan vedolayısıyla yıllık bağış sınırını aşan rakam yönünden yasaya uygunsuzluktanbahsedilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
Kanun koyucu, siyasi partiler kanununda siyasi partileringelirlerinin amaçlarına aykırı olamayacağını belirttikten sonra Yasa’nın 61-79maddelerinde mali hükümlere yer verirken, partilerin elde edebileceği gelirkalemlerini büyük bir titizlikle sayma suretiyle sınırlamış, bir çok kurum vekuruluşlardan taşınır, taşınmaz, mal, nakit veya hak elde edemeyeceğini ancaközel kanunlarında yazılı olmak koşulu ile maddi yardım ve bağıştabulunabileceğini ancak bununda sınırlarını koyarak en fazla olabilecek nakdibağış miktarını belirlediği görülmektedir.
Ticari faaliyet yasaklı, kredi veya borç ya da yabancıdevlet, uluslararası kuruluş, Türk uyruğunda bulunmayanlara kadar herhangi birsurette ayni ya da nakdi yardım ve bağış alamayacağı öngörülen bir siyasipartinin ve parti kimliğine getirilmiş bu mali disiplin ve hassasiyetlerindenetim esaslarında gözden uzak tutulmaması gerekir.
Sayıştay denetçisinin sorgusu üzerine yaptıkları yanlışınfarkına vardığı anlaşılan siyasi partinin, yasal belgelere bağlı olarakkayıtlarına daha önceden de bağış yapmış Kemal GÜRKAY ve Kemal KAPLAN adınadüzenlenmiş yevmiye, bağış makbuz numaralı evrakları verirken, yasal bağışsınırını aşmayı izah etmek üzere tarihsiz, aynı kalem mahsulü ve aynı eldenaynı anda aynı gerekçeyle düzenlenmiş intibaı veren bir tutanaklabağışlayanların aslında başkaları olduğu algısı yaratan evrakların partidemevcut yasal belgelerin varlığı karşısında delil olma niteliği ve yaptıklarınıdüşündükleri hatayı izah ve inandırıcılık kabiliyeti dolayısıyla kabul edilebilir,yasaların aradığı hukuki bir belge niteliği bulunmamaktadır.
Nitekim Mahkememiz,
3.1.2013 tarihinde verdiği 2013/16 ve 2014/45 kararsayılı dosyalarda, Partiye yapılmış bağış sınırı üstünde kalan rakamları 2820sayılı yasanın 66. maddesine aykırı bulup rakamın Hazineye irat kaydına veilgililer hakkında Siyasi Partiler Kanunu’nun 116. maddesi gereği suçduyurusunda bulunmaya oybirliği ile karar verdiği görülmektedir. Ayrıca, anılanMahkeme içtihatlarımız dururken, kanunun bağışlarla ilgili açık hükmüne aykırışekilde yapıldığı anlaşılan sonradan düzenleme bir tutanak içeriğini hukukaaykırılığı izahta yeterli ve kabul edilebilir görecek ve somut dosyadaki partiyönünden bu sonuçtan ayrılmayı haklı kılacak yasal dayanak bulunmamaktadır.
Ayrıca 2014/18 sayılı bu dosya ile aynı gün denetimiyapılan 2014/51 sayılı bir Partinin 2013 yılı hesap denetimine ilişkin dosyadada benzer şekilde, 2013 yılı 30.710.36 TL lik bağış sınırını aşan 2.825.64 TL.likbir kısım için parti yetkilileri, Danıştay denetçi sorgusuna 26.12.2013/296yevmiye, 26.12.2013 gün ve/43488 makbuz nolu 5.000 TL bağış tutarının yıllıkbağış tutarını aşırtan kısmı yönünden (2.825 TL lik bölüm) söz konusu bağışsınırının aşılmasının sehven olduğunu açıkladığı görülmektedir. Denetimi yapılanbu parti yönünden paranın aslında başkaca bir bağışlayanı olduğuna ilişkin,parti yetkililerince düzenlenmiş bir tutanak ile somut dosyamız gibi bir cevapalternatifi bulamadıkları için, Mahkememizce önceki diğer kararlar gibi 2014/51sayılı dosyada sınırı aşan bağış miktarının irat kaydına ve ilgililer hakkındaCumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunma kararı vermiştir.
Anayasa’nın 69. maddesi anlamında denetim 2820 sayılı Yasa’yauygunluk denetimidir.
Yasanın aradığı koşulları barındırmayan hesaphareketlerine, içerdiği somut matematiksel ve hukuksal gerçeklik karşısındayerindelik yorumları ile sonuç bağlanmamalıdır.
Mevcut hukuki düzenlemeler ve olgular karşısında partininsoyut ve dayanaksız açıklamalarını mali denetimde Yasa’ya uygunluk gerekçesiyapan çoğunluk görüşüne katılınmamıştır.
Üye
Serruh KALELİ
FARKLI GEREKÇE
Denetlenen siyasi partinin 2013 yılı gelirlerininincelenmesinde, 2013 yılı için bir kişinin bir siyasi partiye yapabileceğiazami bağış tutarı olan 30.710,00 TL’nın üzerinde kalan 8.288,28 TL tutarındakibağışın Hazineye irat kaydedilmesi Sayıştay denetimi tarafından önerilmiş isede yapılan bağışların aslında üçüncü kişiler adına Partiye yatırıldığına dairtutanakların sonradan ibraz edilmesi üzerine Anayasa Mahkemesince Partisavunmasına itibar edilerek irat kaydından vazgeçilmiş olmakla, Partinin 2013yılına ait gelir ve giderlerinin 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na uygunolduğuna karar verilmiştir. Denetimde, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun66. ve 116. maddelerinin uygulanması değerlendirilmiştir.
Sonucu itibariyle Partinin bağış olarak yapılangelirlerinden dolayı her hangi bir irat kaydına karar verilmediğinden, çoğunlukkararına katılmaktayım. Ancak irat kaydetmeme kararının, sıhhati şüpheli vesonradan tanzim edildiği izlenimi veren tutanaklara dayandırılması yerine 2013yılında bir kişi tarafından 30.710,00 TL’nın üzerinde bağış yapılmasınıyasaklayan ve bu yasağa aykırı davranışların altı aydan bir yıla kadar hapiscezasıyla tecziyesini öngören 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu hükümlerininAnayasa’ya aykırılığına yeniden inceleme yapılması gerekmekte idi.
İlgili mevzuatın Anayasa’ya aykırılık nedenleri hakkındaE.2014/51, K.2016/12 sayılı Siyasi Parti Mali Denetimi kararına ilişkinkarşıoyumuzda yer alan gerekçelerin büyük ölçüde bu dosyada da geçerli olması nedeniyle,ilgili çevrelere tetkik kolaylığı sağlamak amacıyla aşağıda aynentekrarlanmıştır.
I- Siyasi Partilerin Finansmanına İlişkin UluslararasıStandartlar:
1. Siyasi partilerin finansmanı, dünyada genel olaraksiyasetin ve seçim kampanyalarının finansmanı başlığı altında incelenmektedir.Siyasi partilerin ulusal mevzuatlarda bir takım kurallara bağlanması 20.yüzyılın ikinci yarısından sonra görülmeye başlamıştır. Finansman ve malikaynaklar konusunda her ülkenin mevzuatı farklı olup, nisbeten ayrıntılıdüzenlemeler daha ziyade kara Avrupası’nda yer almaktadır.
2. Ülkemizin de içinde yer aldığı Avrupa demokratikdeğerler sisteminde siyasi partilerin gelirlerinin ve seçim harcamalarınınbelli ve öngörülebilir kurallar çerçevesinde, açık, şeffaf ve denetlenebilirbir şekilde gerçekleştirilmesi, hem siyaset yapma hakkının ve siyasi partiözgürlüğünün, hem de hem de eşit ve adil demokratik çoğulcu katılımınvazgeçilmez bir unsuru olarak görülmektedir.
3. Bu konuda AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan HaklarıOfisi ile Venedik Komisyonu tarafından geliştirilen ve VenedikKomisyonu’nun 15-16 Ekim 2010 tarihlerinde yapılan 84. Genel Kurulunda kabuledilen siyasi parti düzenlemelerine ilişkin temel ilkeler (Guidelines onPolitical Party Regulation) adlı kapsamlı bir belge bulunmaktadır. Belgeninparti finansmanına ilişkin “Funding of Political Parties” başlıklıbölümü 159-217. paragraflardan oluşmaktadır. Burada yer alan ilkeler arasındaönemle vurgulananlar şunlardır:
- Siyasi partilerin temel işlevlerini yerinegetirebilmeleri için yeterli mali kaynaklara ihtiyacı vardır,
- Partilerin bağış yapan özel kişilerin aşırı ve uygunolmayan etkilerine karşı bağımsızlığını koruyabilmesi, fırsat eşitliğitemelinde birbirleri için rekabet edebilmesi için parti gelirleri bellidüzenlemelere tabi tutulmalıdır,
- Gerek devlet finansmanı gerek özel bağışlar bellisınırları aşmamalıdır,
- Partilerin finansmanında kamu kaynakları ve özelbağışlar birlikte kullanılmalı ancak aralarında bir denge gözetilmelidir,
- Devlet yardımları konusunda adil ölçütlergetirilmelidir,
- Seçim kampanyalarında harcama limitleri konulmalıdır,
- Yasalara aykırı finansmana karşı yasal yaptırımlaröngörülmelidir.
4. Özel kişilerce yapılan bağışlar konusunda ilke olarak,partilere mali destek sağlamanın da siyasal katılımın meşru bir yolu olduğu,yasa ile yasaklanmış olmadıkça herkesin istediği siyasi partiye mali veya aynikatkılar yapmaya hakkı olduğu belirtilmektedir (para.170). Bununla birlikte,bağışlara makul bir sınır getirilebileceği ve tek bir kişi tarafından yapılacakbağış miktarının sınırlanabileceği belirtilmektedir (par.175).
5. Siyasi partilerin kamu kaynaklarından finansmanıkonusunda amacın, siyasi partiler arasında fırsat eşitliğinin sağlanması olmasıtemel ilkedir. Bunun önemli bir boyutunun da seçimlerde adaylar arasındaki adilrekabet ortamının oluşturulması olduğu vurgulanmalıdır. Kamu kaynaklarındanyardım Devletçe mali yardım şeklinde olabileceği gibi, siyasi partifaaliyetlerinde vergi indirimi, kamuya ait medya organlarından ücretsizyararlanma veya kamuya ait bina ve salonların toplantı ve etkinlikler içinücretsiz tahsisi gibi yöntemler de bulunmaktadır.
6. Devletçe mali yardım, mutlak eşitlik esası üzerinde nher partiye belli bir miktarın katkı olarak verilmesi veya “hakça” (equitable)paylaşım esası üzerinden partilere, seçimlerde aldıkları sonuçlara göre yardımyapılması şeklinde olabilmektedir. Çoğunlukla “hakça” yardım yöntemi kabuledilen yöntemdir. Ancak bazı durumlarda devlet yardımlarının israf ve yolsuzlukboyutuna vardırıldığı da görülmektedir. İtalya’da bu nedenle, siyasi partileredevlet yardımının tamamen kaldırılmasına karar verilmiş ve 2017’den sonrapartilerin tamamen özel kişilerce finanse edileceği bir düzenleme kabuledilmiştir (Reuters haberi, 20 Şubat 2014).
7. Devlet yardımı asgari olarak, parlamentoda temsiledilen siyasi partilerin hepsine verilmelidir. Ancak, siyasal çoğulculuğugeliştirmek, özellikle yeni kurulacak partilere şans tanımak amacıyla seçimlerekatılan ve geçerli adaylar gösteren bütün partilere de yardım yapılmasıöngörülmelidir (par.188,190). Devlet yardımları, bir veya iki büyük partinintekelinde olmamalıdır.
8. Venedik Komisyonu, bu konularda kesin önerilerdebulunmamakla birlikte özenle vurguladığı husus, seçmenlerin gerçek bir tercihyapabilmeleri için devlet yardımlarından faydalandırılma konusunda partilere“cömert” bir yaklaşım gösterilmesidir.
9. Venedik Komisyonu ilkelerinin yanısıra, akademikalanda parti finansmanı konusunda yapılmış pek çok çalışma bulunmaktadır.Bunlardan, Birmingham Üniversitesinde Ingrid van Biezentarafından yapılan kapsamlı bir çalışma (Financing Political Parties andElection Campaigns-Guidelines) Avrupa Konseyi’nce yayınlanmış olup, buçalışmada da önemli tespitlerde bulunulmaktadır. Bu meyanda:
- Siyasi partilerin ve seçim kampanyalarınınfinansmanında devlet ve özel kişi yardımları arasında makul bir dengekurulmalıdır,
- Özel kişilerce bağışlar sıkı kurallara bağlanmalıdır,özel bağışlara üst sınır konulmalıdır,
- Partilerin seçim harcamaları için belli bir üst limitkonulmalıdır,
- Bütün gelir ve giderler şeffaf olmalı ve bağımsız birmakam tarafından denetlenmelidir,
- Yasalara aykırı finansmana yaptırımlar öngörülmelidir.
10. Adı geçen eserde partilere yardımların objektif, adilve makul ölçütlere bağlanması gereğinin ve devletin, yeni partilerin siyasiarenaya katılarak rakipleri ile eşit fırsatlardan yararlanarak siyasetyapabilmesini sağlamak zorunda olduğunun altı çizilmiştir.
11. Siyasi partilere özel kişilerce yapılabilecekyardımların sınırlandırılması, belli kişilerin partiler aracılığıyla nüfuzsağlama ve siyasi partinin görüşleri ile programını demokratik esaslara aykırıolarak özel çıkarlar yönünde değiştirmeye çalışılmasının önlenmesi, yanisağlıklı bir demokratik katılımın güvence altına alınması için gereklidir. Bukonu seçimlerde adayların belirlenmesi ile de ilgili olup, özellikle ABD’deseçim kampanyalarının özel kişilerce finansmanı belirli özel veya grupçıkarlarının siyaseti ifsad edici etkileri ciddi tartışmalara neden olmaktadır.
12. Siyasi partilerin finansmanı hakkındaki mevzuatauymayan partilere uygulanacak yaptırımlar konusunda hem Venedik Komisyonukılavuz ilkelerinde hem de adı geçen Avrupa Konseyi yayınında değerlendirmeleryer almış ve siyasetin finansmanına ilişkin mevzuata aykırı olduğu bağımsız birdenetimle ortaya çıkan eylemlere karşı, eylemin türüne ve ağırlığına göreaşağıdaki şekilde ölçülü yaptırımlar uygulanması önerilmiştir:
- İdari para cezaları,
- Kamu kaynaklarından kısmen veya tamamenyararlandırılmama,
- Seçim kampanyası yardımlarından yararlandırılmama,
- Yasaya aykırı olarak elde edilen gelirlerin kamuya maledilmesi (irat kaydı),
- Belli bir dönem seçimlere katılamama,
- Ciddi suçların işlenmesi halinde parti ve yetkililerihakkında ceza kovuşturması,
- Yasalara aykırı olarak seçildiği anlaşılan kişilerinseçiminin iptali,
- Partinin kapatılması
13. Partilere uygulanacak her türlü yaptırıma karşı adilyargılanma hakkı kapsamında (AİHS Madde 6 kapsamında) savunma hakkı tanınmasıda zorunludur. Bu çerçevede hakkında yaptırım uygulanan parti, bağımsız yargıönünde görüşlerini serbestçe dile getirebilmeli ve delillerini sunaraktartışılmasını sağlayabilmelidir.
14. Partilere uygulanacak her türlü yaptırımda ölçülülükilkesi esastır (Venedik Komisyonu-Guidelines; para.225,227). Yaptırımıuygulayan kamu gücü, yaptırımın amacını, korunması istenen haklar ve siyasiçoğulculuk üzerinde olabilecek olumsuz etkilerini de düşünerek, dengeli birşekilde uygulamalıdır.
II- Anayasadaki Düzenlemelerin Değerlendirilmesi
15. Anayasa’nın 67. maddesinde vatandaşların bağımsızolarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma hakkına sahipolduğu, 68. maddesinde vatandaşların siyasi parti kurma ve ayrılma hakkınasahip bulunduğu belirtilmiş; siyasi partilere devletin yeterli düzeyde ve hakçamali yardım yapacağı, yapılacak yardımın tabi olduğu esasların kanunladüzenleneceği belirtilmiştir.
16. Anayasa’nın 68. maddesindeki “hakça” ifadesinin,Venedik Komisyonunca da vurgulanan “equitable” anlamında olduğununkabulü gerekir. Öte yandan, Anayasa, siyasi partilere devletçe yardım esasınıkabul ederken büyük-küçük parti ayrımı gözetmemiş, “hangi partilere yardımyapılacağı…” şeklinde bir ifade de kullanmamıştır. Bundan anlaşılmasıgereken, hukuken parti kimliğini kazanmış her türlü yasal örgütlenmenin devletyardımına ilke olarak müstehak olduğudur. Ancak mevzuat, siyasi partileredevlet yardımını oldukça yüksek (sonradan biraz daha makul seviye olan yüzdeüçe indirilmekle birlikte) bir oranda oy alan partilerle sınırlamış ve bundagerek Anayasa Mahkemesince, gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince bir sorungörülmemiştir.
17. Anayasa’nın bu hükmü, kuşkusuz, alacağı oy ne olursaolsun her partiye devletçe mali yardım yapılacağı şeklinde anlaşılmamalıdır.Ancak Anayasa’nın amacı, her partinin yeterli düzeyde ve kişisel çıkarlardanbağımsız olacak şekilde siyasi faaliyet yapabilmek için yeterli kaynaklarasahip kılınmasıdır. Bu nedenle, nakdi yardıma hak kazanamayan partilere deyukarıda anlatılan demokratik ilkeler gereğince ayni veya kampanya yardımlarıda yapılabilir ve Anayasa’da buna bir engel bulunmadığı anlaşılmaktadır.
18. Anayasa, partilere yapılacak bağışlardan söz ettiği,ancak bunun tabi olacağı esasları kanunla yapılacak düzenlemelerebıraktığından, özel bağışların Anayasal bir dayanağı olduğu, dolayısıyla buözel bağışlara kanunla getirilecek sınırlamaların da Anayasa’nın 13. maddesigereğince demokratik bir toplumda zorunlu ve ölçülü olması gerekir.
19. Aynı şekilde, siyasi parti mevzuatına aykırı olarakyapılan özel finansmanın yani bağışların bir yaptırıma bağlanması halinde debunun, yine Anayasa’nın 13. maddesi gereğince demokratik bir toplumda zorunluve ölçülü olması gerekmektedir.
20. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun bağışlarlailgili 66. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde siyasi partilere aynive nakdi bağış yapamayacak olan tüzel kişilikler sayılmış, ikinci cümlesindeise kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, işçi ve işveren sendikalarıile bunların üst kuruluşlarının, derneklerin, vakıfların ve kooperatiflerin,özel kanunlarında yer alan hükümlere uymak koşuluyla siyasi partilere maddiyardım ve bağışta bulunabilecekleri belirtilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasınınilk cümlesinde ise “Yukarıdaki fıkranın dışında kalan gerçek ve tüzelkişilerin her birinin bir siyasi partiye aynı yıl içerisinde iki milyar liradanfazla kıymette ayni veya nakdi bağışta bulunması veya yayınları kullandırmasıyasaktır” denilmiştir. Kanun’un Ek Madde 6’sı gereğince sözü geçen ikimilyar lira her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılıVergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden değerlemeoranında arttırılmaktadır.
21. Öte yandan, 2820 sayılı Kanun’un 116. maddesiyle, 66.madde hükümlerine aykırı olarak azami miktarın üstünde bağış yapan ve bu bağışıkabul eden kişilerin altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılacakları öngörülmüştür.
22. Aşağıda, 2820 sayılı Kanun’un 66. maddesindeki iki milyarliralık bağış sınırının ve 116. maddesinde belirtilen altı aydan bir yıla kadarhapis cezasının Anayasa’ya aykırılığı açıklanacaktır.
III- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu:
A) Devlet Yardımı Almayan Küçük Partiler Yönünden 2820sayılı Kanun’un 66. Maddesinin İkinci Fıkrasındaki Bağış Yapma Sınırı:
23. Siyasi Partilerin uyacakları demokratik esasları vebu bağlamda yapılabilecek ulusal düzenlemelerin standartlarını belirleyenVenedik Komisyonu ve Avrupa Konseyi kılavuz ilkeleri yukarıdaki maddelerdeanlatılmıştı. Bu çerçevede partilerin fırsat eşitliğinden yararlanmaları,demokratik çoğulculuğun sağlanması ve her siyasi partiye hakça yardımlarsağlanması ilkeleri çerçevesinde partilerin demokratik siyasal amaç veişlevlerini yerine getirebilmeleri için hem özel hem de kamu kaynaklarındandengeli bir biçimde finanse edilmeleri gereğinin genel kabul gördüğü debelirtilmişti.
24. Aynı standartlara göre, siyasi partilere bir kişitarafından yapılabilecek bağışların bir üst sınırı olmasının sakıncalıbulunmadığı; hatta bunun az sayıdaki belli kişilerce bir siyasi parti nezdindenüfuz sağlanması, siyasi parti program ve ilkelerinin özel kişisel çıkarlardoğrultusunda etkilenmeye ve değiştirilmeye çalışılması gibi anti-demokratiksonuçların önlenmesi için zorunlu görüldüğü anlaşılmaktadır.
25. Şunu da belirtmek gerekir ki Avrupa demokratikstandartlarına göre siyasi partilerin finansmanı ancak dengeli, hakça vebütünlük içinde demokratik katılım ve temsile uygun bir sistem içindegerçekleştirilmelidir. Anayasa’nın 2. ve 68. maddeleri de esasen bunuöngörmektedir. Her ne kadar yalnızca devlet nakdi yardımının belli bir orandaoy alan partilerle sınırlandırılmasını öngören bir kural tek başına Anayasa’yaveya AİHS’ne aykırılık teşkil etmeyebilecek ise de devletten nakdi yardımalamayan partilerin yeterli kaynaklara sahip olmaları başka yöntem ve yollarlasağlanmalıdır. Aksi halde partiler arasında fırsat eşitliği sağlanmışolmayacaktır.
26. Partiler de vakıf ve dernekler gibi örgütlenmeözgürlüğü kapsamındaki kuruluşlardır. Mevzuatımızda dernek ve vakıfların birkişiden kabul edebilecekleri bağışlarda sınır olmadığı gibi, dernek vevakıfların, kooperatiflerin, sendikaların, siyasi partilere yapabilecekleribağışlarda da sınırlama bulunmamaktadır. Bu durumda, 66. maddedeki sınırlamasadece ticaret şirketleri ve gerçek kişiler yönünden hüküm ifade etmektedir.
27. Gerçek kişiler yönünden bu sınırlama, Anayasa’nın 67.maddesindeki siyasi faaliyette bulunma hakkına, 68.maddesindeki siyasi partikurma hakkına yapılmış bir müdahaledir. Bu müdahalenin kanunla yapıldığı vemeşru bir amaca yönelik olduğu da anlaşılmaktadır. Ancak demokratik birtoplumda zorunluluk ve ölçülülük yönünden ayrı bir değerlendirme yapılmasıgerekmektedir.
28. Devletten nakdi veya ayni yardım alamayan, genel veyerel seçimlerde (ki yerel seçimlerde ülke barajı olmadığından en küçükpartinin adayları da en büyük partilerin adayları kadar seçilme şansınasahiptir) adaylarının kampanyasını finanse edemeyen, dernek-vakıf-sendika vekooperatiflerden bağış alma şansları da büyük partilere göre çok daha az olan(çünkü bu partiler seçim barajı nedeniyle parlamentoya giremeyeceklerindenyasama çalışmalarını da etkileme olanakları yoktur) küçük partilerin tek gelirkaynağı olarak, üye ve seçmenlerinin bağışları kalmaktadır. Ancak bu gelirlerinamacına aykırı olarak, yani nüfuz satın alma, partiyi yasama çalışmalarındakişisel çıkarlara hizmet etmek için yönlendirme gibi sakıncalar söz konusuolmadığı hallerde dahi kısıtlanması, sözü geçen küçük partiler yönündendemokratik çoğulcu rekabet imkanını tamamen ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle66. maddedeki sınırlama, ayni veya nakdi hiçbir devlet yardımı almayan partileryönünden Anayasa’nın 67. ve 68. maddelerine aykırı, ölçüsüz bir müdahaledir.
29. Bu yönüyle bahse konu kural, Anayasa’nın 2.maddesindeki hukuk devleti ve 10. maddesindeki eşitlik (fırsat eşitliği)ilkelerine de aykırıdır.
B) Yapılan Bağışın Yasal Sınırı Aşmasından Dolayı HapisCezası Öngörülmesi Yönünden:
30. Yasal sınırı aşan miktarda bağış yapılması halindebağışı yapana veya bu bağışı kabul eden partiye veya yetkililerine bir çeşityaptırım uygulanması, yukarıda özetlenen Venedik Komisyonu ve Avrupa Konseyikılavuz ilkeleriyle de uyumlu olacaktır. Ancak yine aynı kılavuz ilkelerde,parti yasakları ile ilgili yaptırımların eylemle orantılı ve mutlak suretteölçülü olması gereği de önemle vurgulanmıştır. Anayasa’nın hükümleri arasındafarklı bir değerlendirme yapılmasını gerektiren bir kural da bulunmamaktadır.
31. Bağış sınırlarına uymamanın bir yaptırıma bağlanması,siyasete mali yardım yoluyla katkı yapma hakkına kanunla yapılmış ve meşruamacı olan bir müdahaledir. Ancak 2802 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 116.maddesindeki yaptırım, ölçülü değildir. Şöyle ki:
32. Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesi, 67.ve 68. maddelerindeki siyaset yapma hakkı kapsamında desteklediği partiye nakdiyardımda bulunmanın vatandaşlar için bir Anayasal hak oluşu, bu hakkınkullanımında sehven de olabilecek usulsüzlüklerin hürriyeti bağlayıcı cezayerine daha hafif yaptırımlarla da giderilebilecek olması, fazla meblağınesasen hazineye irat kaydedilmesi, Avrupa standartlarında siyasi partilerleilgili hapis cezalarının yaptırımlar sıralamasında ancak en sonlarda vedemokratik düzene en çok zarar veren eylemler için öngörülebilecek olduğugözetildiğinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası öngören kuralınölçüsüzlüğü açıktır. Bu nedenle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması,soruşturma açılması veya kovuşturma yapılması Anayasa’ya aykırıdır.
33. Yukarıdaki nedenlerle denetlenen Parti hakkındakiçoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT