ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2015/3 (Değişikİşler)
Karar Sayısı:2016/1
Karar Tarihi:16.3.2016
R.G. Tarih – Sayı:20. 05.2016 - 29717
DAVACI: YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı
DAVALI: Genç Parti
DAVANIN KONUSU: GençPartinin kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığınınsona erdiğinin tespitine karar verilmesi talebidir.
I- DAVANIN GEREKÇESİ
Genç Parti, kuruluşuna dair bildiri ve eklerini26.11.1992 tarihinde İçişleri Bakanlığına vererek 2820 sayılı Siyasi PartilerKanunu’nun 8. maddesine göre tüzel kişiliğini kazanmıştır. Son büyük kongresini12.5.2007 tarihinde yapan, ancak bu tarihten sonra büyük kongre yapmayan veYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Anayasa Mahkemesinin 18.6.2013tarihli ve E.2012/3, K.2013/3 sayılı kararı ile ihtarda bulunulmasına rağmen buaykırılığı gidermeyen Parti hakkında 24.6.2015 tarihinde düzenlenen iddianameile kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sonaerdiğinin tespitine karar verilmesi talep edilmektedir.
II- İDDİANAME
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.6.2015 tarihli ve2015/1962 sayılı iddianamesi şöyledir:
“…
Partinin, 12/05/2007 tarihinde yapmış olduğu son büyükkongresinden itibaren üç yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen, 2820 sayılıSiyasi Partiler Kanunu’nun 14/6. maddesine aykırı davranarak büyük kongresiniyapmaması nedeniyle bu aykırılığı gidermesi için aynı Kanun’un 104. maddesiuyarınca parti hakkında ihtar kararı verilmesi istenmiş, Anayasa Mahkemesinin18/06/2013 tarihli ve 2012/3 Esas, 2016/3 Karar sayılı ilâmı ile bu aykırılığıngiderilmesi için ilgili partiye “İhtarda Bulunulmasına” karar verilmiştir.
İhtar kararından sonra aykırılığın giderilipgiderilmediğinin tespiti için parti genel merkezi adresine gönderilen yazılaradresin sürekli kapalı olduğundan bahisle bilâ ikmal iade edilmiş, partiyönetimi ile irtibat kurulamamıştır. Daha sonra parti üyesi olan Erkan HamzaGünhan 05/03/2015 tarihli yazısı ile partinin 3. Büyük Olağan Kongresini yapmaküzere Altındağ İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına başvurduklarını ancak büyükkongreye katılacak seçilmiş üyeler ile tabii üyelere ait listelerin sunulmamasıgerekçesi ile büyük kongre isteminin reddine karar verildiğini bildirdiğianlaşılmıştır.
Cumhuriyet Başsavcılığımızın 11/03/2015 ve 18/05/2015tarihli yazıları ile büyük kongrenin yapılıp yapılmadığı adı geçen partidentekrar sorulduğu halde yazılarımıza herhangi bir cevap verilmemiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler SicilBürosunun düzenlediği 11/06/2015 günlü tutanakta, Partinin 12/05/2007 tarihindegerçekleştirmiş olduğu son büyük kongresinden sonra büyük kongreleriniyapmadığı tespitine yer verilmiştir.
…
2820 Sayılı Siyasi Partiler Yasasının 14/6. maddesiuyarınca “Büyük kongre parti tüzüğünün göstereceği süreler içerisinde toplanır.Bu süre iki yıldan az üç yıldan fazla olamaz.”
Parti Tüzüğü’nün 18. maddesinde de büyük kongrenin olağantoplantılarının, genel başkanın teklifi ile merkez yönetim kurulunun tespitedeceği yer ve zamanda yapılacağı, ancak bu toplantılar arasında geçeceksürenin iki yıldan az üç yıldan fazla olamayacağı ifade edilmiştir.
Bu hükümlere göre parti, en son yaptığı büyük kongreden itibarenen geç üç yıl içerisinde büyük kongresini yapmak zorundadır. Parti, 12/05/2007tarihinde yapmış olduğu büyük kongresinden itibaren sekiz yıldan fazla süregeçmiş olmasına rağmen büyük kongresini yapmamıştır.
2820 sayılı Yasanın 121. maddesinin atfı nedeni ile,derneklerin sona erme hallerini düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun87/5. maddesi uyarınca ‘genel kurul toplantısının iki defa üst üsteyapılamaması’ kendiliğinden sona erme hallerinden biridir.
…
Davalı Genç Partinin 2820 sayılı Siyasi PartilerYasasının 14/6. ve 121. maddeleri ile 5253 sayılı Demekler Yasası’nın 36.maddesi yollamasıyla Türk Medeni Yasası’nın 87/5. maddesi uyarınca üst üste ikikez süresinde büyük kongresini yapmaması nedeni ile kendiliğinden dağılmahalinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine kararverilmesi iddia ve talep olunur.”
III- PARTİNİN SAVUNMASI
Genç Partinin 12.10.2015 tarihli ve 2015/0006 sayılı savunmasışöyledir:
“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Genç Parti’nin,kendiliğinden dağılma hali ve Hukuki varlığının sona erdiğinin tespititalebiyle açtığı 2015/3 Değişik işler sayılı davanın 10.09.2015 günlü yapılaninceleme toplantısında İddianame ve eklerinin onaylı örneklerinin Genç PartiGenel Merkezinin bulunduğu adrese Anayasa Mahkemesi Memurları tarafından tebliğedilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu konudaki talebine karşıgörüşlerini bildirmeleri için 30 gün süre verilmesine karar verilmiştir.
Bilindiği ve gerek tebliğ edilen kararda ve gerekseYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosunun düzenlediği11/06/2015 günlü tutanakta, Partinin 12/05/2007 tarihinde gerçekleştirmişolduğu son büyük kongresinden sonra büyük kongrelerini yapmadığı yolundakikabule göre Partinin Genel Başkanı hala Cem Cengiz UZAN’dır.
Türkiye’de 2003 yılından beri süregelen hukuka aykırıuygulamalar, Yargının siyasi iktidarın görüşü doğrultusunda hareket etmesi, CemCengiz UZAN ve Ailesine yönelik hukuki linç girişimleri nedeniyle, Türkiye’dekiHukuk Tutulması Sürecinin sona ermesine kadar geçici olarak Yurt dışındaFransa’da İkamet etmektedir. Bu konuda Fransa’da oturma izni resmi olarakbulunmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın 24. Haziran 2015 günve 2015/1962 sayılı iddianamesinde sözünü ettiği Anayasa Mahkemesinin18/06/2013 tarihli ve 2012/3 Esas, 206/3 Karar sayılı ilamı ile hiçbir ihtar yada yazışma partimizi temsile yetkili kişilere tebliğ edilmediği gibi böyle birdurumdan haricen de haberdar olmuş değiliz. Bu konuda partimizin adıkullanılarak yeni bir Genel Merkez kiralandığı, hatta YSK ve YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı ile yazışmalar yapıldığı, birilerinin kendilerini GençParti Genel Başkanı olarak tanıttığı yolunda duyumlar almıştık. Ancak belirtmekgerekir ki partimizi temsile yetkili kişilere ya da partimiz çalışanlarına bu güne değin iddianamede belirtilen Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının ihtar ya da yazılarını Anayasa Mahkemesinin 18/06/2013 tarihlive 2012/3 Esas, 206/3 Karar sayılı ilamından haberdar değiliz.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.Haziran 2015 gün ve2015/1962 sayılı İddianamesinde ilk olarak Anayasa Mahkemesi tarafından18/06/2013 tarih ve 2012/3 Esas, 206/3 Karar sayılı Kararı ile aykırılığıngiderilmesi (Büyük Kongrenin toplanmamış olduğu) için ilgili partimize ‘ihtardaBulunulmasına’ karar verildiği, İhtar kararından sonra aykırılığın giderilipgiderilmediğinin tespiti için parti genel merkezi adresine gönderilen yazılaradresin sürekli kapalı olduğundan bahisle bila ikmal iade edildiği, partiyönetimi ile irtibat kurulamadığı, Daha sonra parti üyesi olan Erkan HamzaGünhan 05/03/2015 tarihli yazısı ile partinin 3. Büyük Olağan Kongresini yapmaküzere Altındağ ilçe Seçim Kurulu Başkanlığına başvurduklarını ancak büyükkongreye katılacak seçilmiş üyeler İle tabii üyelere ait listelerin sunulmamasıgerekçesi ile büyük kongre isteminin reddine karar verildiğini bildirdiğibelirtilmiştir.
Bu ifadelerden Partinin 3. Büyük kongresi için yapılanbaşvurunun Altındağ İlçe Seçim Kurulu tarafından reddedildiği anlaşılmaktadır.Bu konuda büyük bir hızla Son Genel Kurul delegelerinin da katılımıyla partimiztüzüğü doğrultusunda Olağan Büyük Kongre’nin toplanması hazırlığı başlatılmışolup Olağan Büyük Kongre’nin 30 günlük süre içinde toplanması mümkün değildir.2820 sayılı siyasi partiler kanunu 14, -21.maddelerive Genç Parti tüzüğünün 61.-66.maddeleri gereğince önce ilçe kongrelerininyapılıp sonuçlandırılması; sonra il kongrelerinin yapılıp sonuçlandırılması gerekmektedir. İl kongrelerinde seçilen büyük kongre delegelerininbelirlenmesinden sonra Olağan Büyük Kongre yapılabilecektir. Bu nedenle en az 4aylık süreye ihtiyaç vardır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.Haziran 2015 gün ve2015/1962 sayılı İddianamesinde, Cumhuriyet Başsavcılığının 11/03/2015 ve18/05/2015 tarihli yazıları ile büyük kongrenin yapılıp yapılmadığı tekrarsorulduğu halde yazılarına herhangi bir yanıt verilmediği savına gelince;yukarıdaki paragraflarda da belirttiğimiz gibi partimizi temsile yetkilikişilere yapılmış bir tebligat olmadığı gibi böyle bir tebligatın yapıldığınıgösteren kanıtlar da iddianameye eklenmemiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.Haziran 2015 gün ve2015/1962 sayılı İddianamesinde yer alan değerlendirmelere gelince; İddianamede;
‘2820 Sayılı Siyasi Partiler Yasasının 14/6.maddesi uyarınca ‘Büyük kongre parti tüzüğünün göstereceği süreler içerisindetoplanır. Bu süre iki yıldan az üç yıldan fazla olamaz,’ (...) Genç PartiTüzüğü’nün 18. maddesinde de büyük kongrenin olağan toplantılarının, genelbaşkanın teklifi ile merkez yönetim kumlunun tespit edeceği yer ve zamandayapılacağı ancak bu toplantılar arasında geçecek sürenin iki yıldan az üçyıldan fazla olamayacağı ifade edilmiştir.(...)Buhükümlere göre parti, en son yaptığı büyük kongreden itibaren en geç üç yıliçerisinde büyük kongresini yapmak zorundadır. Parti, 12/05/2007 tarihindeyapmış olduğu büyük kongresinden itibaren sekiz yıldan fazla süre geçmişolmasına rağmen büyük kongresini yapmamıştır. (...) 2820 sayılı Yasanın 121.maddesinin atfı nedeni ile, derneklerin sona erme hallerini düzenleyen 4721sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 87/5. maddesi uyarınca “genel kurul toplantısınıniki defa üst üste yapılamaması kendiliğinden sona erme hallerinden biridir.’Denilmekte ve sonuç bölümünde ise;
‘Davalı Genç Partinin 2820 sayılı Siyasi PartilerYasasının 14/6. ve 121. maddeleri 5253 sayılı Dernekler Yasası’nın 36. maddesiyollamasıyla Türk Medeni Yasasısının 87/5. maddesi uyarınca üst üste iki kezsüresinde büyük kongresini yapmaması nedeni İlekendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sonaerdiğinin tespitine karar verilmesi iddia ve talep olunur.’ denilmektedir.
Gerek Anayasa ve gerekse 2820 sayılı Siyasi PartilerKanunu, siyasi partilerin kapatılması ile bazı hususlarda denetim yetki vegörevini Anayasa Mahkemesi’ne vermiştir. Anılan 2820 sayılı Kanunun 121 incimaddesi (Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanunu ve dernekler hakkındauygulanan diğer kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri; siyasi partilerhakkında da uygulanır) şeklinde açık bir hüküm getirmişse de anılan 121 incimadde delaletiyle Medeni Kanunun 87 inci maddesi bihakkın İnfisah halinibelirlemiş ve 87/5. Fıkrası ise Bir Derneğin Olağan genel kurul toplantısınıüst üste iki kez yapılmamasını derneğin dağılmış sayılmasına karar verileceğive bu merciin de Sulh Mahkemesi olduğu saptanmıştır.
Görüldüğü gibi Siyasi partilerin yapısı ve işlevi ileDerneklerin yapısı ve işlevi arasında büyük farklar vardır. Bir Siyasi Partinindernek statüsünde görülmesi ve bu yasadaki dağılma halini düzenleyen maddeninuygulanması aslında Siyasi Partiler Kanunun Siyasi Partilerin işlev veamaçlarını düzenleyen maddelerine aykırıdır. O halde bu maddenin uygulama alanıbulunmamaktadır.
Her ne kadar, 121. maddede, Medeni Kanun ile DerneklerKanunu’nun ve demekler hakkındaki diğer kanunların Siyasi Partiler Kanunu’naaykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş ise de söz konusukanunlardaki hükümlerin uygulanabilmesi için bunların Anayasanın SiyasiPartiler hakkında öngördüğü ilkelere ve Siyasi Partiler Kanunu’nun hükümlerineters düşmemesi, onlarla uyumlu nitelikte olması gerekmektedir. SiyasiPartilerin Devletin yönetimindeki etkinlikleri ve millî iradeningerçekleşmesinde başlıca vasıta oluşları ve Anayasanın ‘Siyasi partiler,demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır’ biçimindeki hükmü gözönünde tutulursa böyle bir münfesih olma durumunun Kabul edilmesinin ne kadarhukuk dışı olacağı anlaşılabilir.
Bu önem ve özelliklerinden dolayı siyasi partilere enileri bir güvence sağlanması amacıyla Anayasa’da birçok hak ve özgürlüköngörülmüşken; bir siyasi partinin kendiliğinden dağılma halinin saptanmasının, ne Anayasa ilkeleri ne de Siyasi PartilerKanunu’nun kurallarıyla bağdaşabilir. Ayrıca Genç Parti’nin münfesih sayılması;
Türk siyasetine önemli katkılar sağlayan ve bundan sonrada sağlayacak olan Genç Partiye,
Tüm ülkede yaygın olarak halen aktif siyaset yapmabeklentisi ve arzusu içinde istifa etmemiş taşra teşkilatlarına,
Genç Parti’ye gönül verip üyeliğini devam ettiren yüzbinlerce parti üyesine,
Son girdiği genel seçimlerde (2007) bir milyonu aşkın oyveren seçmene,
Önümüzdeki süreçte; Genç Parti’nin, ülke siyasetinemevcut siyasi partilerden farklı bir vizyon ve dinamizm kazandıracağına inananalternatif bir parti olarak Genç Parti’ye oy verecek milyonlarca seçmene veözgürce seçim yapma haklarına da haksızlık olacaktır.
Bu nedenle Genç Parti için yeniden Büyük Genel Kurulunuyapması için fırsat verilmesi demokrasinin olmazsa olmaz ilkesi sayılmalıdır.
…”
Partinin 23.10.2015 tarihli ve 2015/0007 sayılı eksavunması şöyledir:
“…
Bilindiği ve gerek tebliğ edilen kararda ve gerekseYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosunun düzenlediği11/06/2015 günlü tutanakta, Partinin 12/05/2007 tarihinde gerçekleştirmişolduğu son büyük kongresinden sonra büyük kongrelerini yapmadığı yolundaki savakarşı verdiğimiz yanıtla birlikte de Partimizin Genel Kurulunu toplamahazırlığı içine girmiş bulunmaktaydık.
Şimdi Yüksek Mahkemeye bir tarih de sunmak istiyoruz.İlçe kongrelerinin ve sonrasında il kongrelerinin ve yapılması sonucunda 14Şubat 2016 tarihinde Büyük Genel Kurulu toplamayı kararlaştırmış bulunmaktayız.
Bilgi edinilmesini ve incelemekte olduğunuz davada buhususun da göz önünde bulundurulmasını saygılarımızla arz ederiz.”
IV- İNCELEME
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi, GençPartinin savunması ve ek savunması, Raportör Sadettin CEYHAN tarafındanhazırlanan rapor, ilgili Anayasa ve kanun hükümleri, bunların gerekçeleri ilediğer belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Genç Partinin sonbüyük kongresini 12.5.2007 tarihinde yaptığını ve bu tarihten sonra üç yıliçinde yapması gereken büyük kongresini üst üste iki kez yapmadığını ilerisürerek kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığınınsona erdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
3. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 14. maddesininbirinci fıkrasında siyasi partilerin en yüksek organının büyük kongre olduğu,altıncı fıkrasında büyük kongrenin parti tüzüğünün göstereceği süreleriçerisinde toplanacağı ve bu sürenin iki yıldan az üç yıldan fazla olamayacağıbelirtilmiştir.
4. İddianameye karşı diyeceklerinin sorulması üzerineParti, büyük kongrenin zamanında toplanmadığını kabul etmekle birlikte büyükkongrenin toplanacağını belirtmiş ve daha sonra göndermiş olduğu 25.2.2016tarihli ve 2016/016 sayılı yazıyla da kongreyi yapmış olduklarını bildirmiştir.
5. Siyasî Partiler Kanunu’nun 121. maddesinin birincifıkrasında, “Türk Kanunu Medenîsi ile Dernekler Kanunununve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu kanuna aykırı olmayanhükümleri, siyasî partiler hakkında da uygulanır” denilmektedir. TürkMedeni Kanunu’nun 87. maddesinde, kuruluş amacının gerçekleşmesinin olanaksızhale gelmesi, ilk genel kurul toplantısının Kanunda öngörülen sürede yapılmamışve zorunlu organlarının oluşturulmamış olması, tüzük gereğince yönetimkurulunun oluşturulmasının olanaksız hale gelmesi, olağan genel kurultoplantısının iki defa üst üste yapılmaması gibi durumlar derneğinkendiliğinden sona ermesi nedenleri olarak sayılmıştır.
6. Anayasa Mahkemesi, 17.5.2012 tarihli ve E.2012/1(Değişik İşler), K.2012/2 sayılı, 8.12.2010 tarihli ve E.2009/4 (Değişikİşler), K.2010/6 sayılı kararlarında, büyük kongrelerini süresinde yapmadıklarıiçin haklarında dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlıklarının sonaerdiğinin tespitine karar verilmesi talebinde bulunulan partilerin, savunmalarıistenmelerinden sonra da olsa büyük kongrelerini yapmalarını, siyasi ve hukukivarlıklarını devam ettirme yönünde bir iradenin varlığı olarak kabul etmiştir.
7. Davalı Partinin verdiği dilekçe ve eki belgelerden,Parti’nin büyük kongresini 14.2.2016 tarihinde yapmış olduğu, organlarınıoluşturduğu, buna göre hukuki ve fiili varlığını sürdürdüğü anlaşılmıştır.
8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Parti hakkında,büyük kongresini üst üste iki kez süresinde yapmaması nedeni ile kendiliğindendağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitinekarar verilmesi istenilmiş ise de, bu istemden sonrasiyasi ve hukuki varlığını devam ettirme yönündeki iradesini büyük kongresiniyapmak suretiyle ortaya koyan Genç Parti hakkındaki istemin reddine kararverilmesi gerekir.
9. Serruh KALELİ, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN ve M.Emin KUZ bu görüşe katılmamışlardır.
V- HÜKÜM
Genç Partinin kendiliğinden dağılma hali ve buna bağlıolarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesi talebinin REDDİNE,Serruh KALELİ, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN ile M. Emin KUZ’un karşıoylarıve OYÇOKLUĞUYLA, 16.3.2016 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Alparslan ALTAN
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
KARŞIOY
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı son büyük kongresini12.5.2007 tarihinde yaptıktan sonra, büyük kongresini 2 kez üst üste süresiiçinde yapmayan Genç Partinin kendiliğinden dağılma halinin ve hukuki varlığınınsona erdiğinin tespitini Mahkememizden talep etmiştir.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 14. maddesininbirinci fıkrasında siyasi partilerin en yüksek organının büyük kongre olduğu,altıncı fıkrasında, büyük kongrenin parti tüzüğünün göstereceği süreler içindetoplanacağı ve bu sürenin 2 yıldan az 3 yıldan fazla olmayacağıbelirtilmektedir.
İlgili Parti en geç 12.5.2013 de büyük kongresinin yapmışolması gerekirken bu görevini bu süre içinde ifa etmemiş, mahkememizegönderdikleri savunmada büyük kongrelerini 14.2.2016 tarihindegerçekleştirdiklerini ifade ettikleri görülmüştür.
Anayasa’nın 68. maddesinin üçüncü fıkrasında, siyasipartilerin Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerinisürdürebilecekleri, 69/son fıkrada, Siyasi Partilerin kuruluş ve çalışmaları,denetlenmelerinin kanunla düzenleneceği, 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası’nın121. maddesinde Türk Kanunu Medenisinin ve Dernekler Kanununun ve derneklerhakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin,siyasi partiler hakkında da uygulanacağı, Dernekler Yasası’nın 36. maddesininbu kanunda hüküm bulunmayan hallerinde ise Türk Medeni Kanunu’nun uygulanacağıve Türk Medeni Yasası’nın 87. maddesinin beşinci fıkrasının da Olağanüstü GenelKurul toplantısının 2 defa üst üste yapılmaması halini, derneklerinkendiliğinden sona erme sebebi saydığı ve ifade ettikleri görüldüğünde,kuralların dava konusu olayda birebir uygulanacak ve gözetilmesi gerekennormatif düzenlemeler olduğu açıktır.
Hal böyle iken, yasa kurallarını hiçe sayan ve büyükkongre toplantı yapma son süresini yaklaşık 3 yıl geçiren davalı Partinin14.2.2016 da büyük kongresini yapmış olması, Mahkememiz çoğunluğunca SiyasiPartinin hukuki ve fiili varlığını sürdürme konusundaki iradesinin tezahürüolarak kabul görüp, sübut bulmuş normlara aykırılık hali hukuka uygunlukkapsamına alınmıştır.
Genç Partinin büyük kongresini süresinde yapmamasıhalinde olacaklar yukarıda sayılan ilgili hukuk içinde açık ve net olup,pozitif hukuk düzenlemeleri uygulayıcıya takdir hakkı tanımamaktadır.
Siyasi partiler Anayasal ve demokratik düzeninvazgeçilmezleri olmak, milli şuur ve iradenin oluşturulması amacı ile ülkeçapında teşkilatlanarak çalışmak zorunda olan özel öneme haiz siyasiayrıcalıklı tüzel kişilikler ise Anayasa ve kanunlar çerçevesinde toplumuyönetmeye talip olmanın ciddiyeti içinde kendi ödev ve görevlerini de aynısorumluluk ve görev bilinciyle yapmak zorundadırlar ki, yasa koyucuda bubeklentileri süreyle sınırlandırarak kuralların desteklediği emredicilik ileyaptırıma bağlı zorunluluklar yüklemiştir.
Anılan ödevin süresinde yerine gelmemiş olmasını hukukauygun hale getiren yasa kuralı yoktur. Normatif düzene karşı, süre dışındayükümlülüğü yerine getiren parti iradesinin hukuken korunan bir önceliğiolamaz.
Anılan nedenler ile Cumhuriyet Başsavcılığının istemininkabul edilip süresinde ilk büyük kongresini yapmayan ve zorunlu organlarınıoluşturmayan siyasi partinin kendiliğinden dağılma halinin ve hukuki varlığınınsona ermiş olduğunun kabulüne karar vermek gerekirken aksi yönde oluşançoğunluk görüşüne katılınamamıştır.
Üye
Serruh KALELİ
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.6.2015 tarihli ve 2015/1962sayılı iddianamesinde, davalı Genç Partinin, 12/05/2007 tarihinde yapmış olduğuson büyük kongresinden itibaren üç yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen,büyük kongresini yapmaması nedeniyle bu aykırılığı gidermesi için 2820 s.Kanun’un 104. maddesi uyarınca parti hakkında ihtar kararı verilmesiistendiğini, Anayasa Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli ve E. 2012/3, K.2016/3sayılı kararı ile ilgili partiye “İhtarda Bulunulmasına” karar verildiğini,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosunun düzenlediği11.06.2015 tarihli tutanakta, Partinin 12.05.2007 tarihinde gerçekleştirmişolduğu son büyük kongresinden sonra büyük kongresini yapmadığının tespitedildiğini; buna göre, davalı Partinin 12.05.2007 tarihinde yapmış olduğu büyükkongresinden itibaren sekiz yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen büyükkongresini yapmadığını, bu duruma bağlı olarak 2820 s. Kanun’un 14/6. ve 121.maddeleri ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 36. maddesinin yollamasıyla TürkMedeni Kanunu’nun 87/5. maddesi uyarınca üst üste iki kez süresinde büyükkongresini yapmaması nedeni ile kendiliğinden dağılma halinin ve hukukivarlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
2. Genç Parti Genel Başkan Yardımcısı, 23.10.2015 tarihliyazısı ile Parti büyük genel kurulunu 14 Şubat 2016 tarihinde toplamayıkararlaştırdıklarını Anayasa Mahkemesine bildirmiştir. Parti Genel Sekreteritarafından, Partinin olağanüstü büyük genel kurulunun 14.02.2016 tarihindeyapıldığına ve parti organları için de gerekli seçimlerin yapıldığına ilişkin25.02.2016 tarihli yazı Anayasa Mahkemesine gönderilmiştir.
3. Mahkememiz çoğunluğu tarafından, davalı Partinin büyükkongresini 14.2.2016 tarihinde yaptığı, organlarını oluşturduğu, buna görehukuki ve fiili varlığını sürdürdüğü; büyük kongresini yapan ve organlarınıoluşturarak hukuki ve fiili varlığını sürdürme konusunda irade ortaya koyanparti hakkında, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 121. maddesiyollamasıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 87. maddesine göre hukukivarlığının sona erdiğinin tespiti isteminin reddine karar verilmesi, gerektiğisonucuna varılmıştır.
4. 2820 s. Kanunu’nun 121. maddesinin birinci fıkrasında,“Türk Kanunu Medenîsi ile Dernekler Kanununun vedernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu kanuna aykırı olmayanhükümleri, siyasî partiler hakkında da uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Bu durumla bağlantılı olarak Türk Medeni Kanunu’nun, 87. maddesinde derneklerinkendiliğinden sona erme halleri sayılmış, beşinci bentte de,“olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması” nedenineyer verilmiştir. Ayrıca, 5253 sayılı Dernekler Kanunu m. 36 gereğince de, “...Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4721sayılı Türk Medeni Kanununun hükümleri uygulanır.”
5. Buna göre bir siyasi partinin, Siyasi Partiler Kanunum. 121 gereğince olağan genel kurulunu iki defa üstü üste aksatmamasıgerekmektedir. Bu zorunluluğa uymaması halinde aynı Kanun’un 121,I.maddesinin yaptığı atıf ile Medeni Kanun ve Dernekler Kanunu’nun konuya ilişkinhükümleri siyasi parti hakkında da uygulama alanı bulmaktadır. Medeni Kanun m 87,I’ beşinci bentte de, derneklerin, olağan genel kurultoplantısının iki defa üst üste yapılamaması halinde kendiliğinden sona ereceğikabul edilmiştir. Görüldüğü gibi, hükümde derneğin sona ermesi için ayrıcaherhangi bir ihtara vs. gerek kalmaksızın, genel kurulun süresindeyapılmamasıyla birlikte kanundan dolayı, kendiliğinden sona ermesi kabuledilmiştir. Buna göre, olağan genel kurul toplantısını iki defa üst üsteyapmayan bir siyasi partinin de aynı şekilde, kendiliğinden sona ermesigereklidir. Siyasi parti kurucularının, partinin varlığını devam ettirmesiyahut ettirmemesi konusundaki iradelerinin, bu sonucun ortaya çıkmasındaherhangi bir etkisi yoktur.
6. Dava konusu Genç Partinin, son büyük kongresini12.05.2007 tarihinde yaptığı bu tarihten 14.02.2016 tarihine kadar büyükkongresini yapamadığı sabittir. 2820 s. Kanun’un 14. maddesinin altıncı fıkrasıgereğince, “Büyük kongre parti tüzüğünün göstereceği süreler içerisindetoplanır. Bu süre iki yıldan az üç yıldan fazla olamaz.” Şu halde Genç Parti, son büyük kongresinden itibaren yaklaşık 9yıl sonra tekrar büyük kongresini yapabilmiştir. Davalı partinin, söz konusukanun hükümleri dikkate alındığında en geç 12.05.2013 tarihine kadar büyükkongresini toplaması gerekiyordu. Bu tarihe kadar büyük kongretoplanamadığından ve zorunlu organlar oluşturulamadığından, Genç Partinin tüzelkişiliği Medeni Kanun m. 87,I gereğince kendiliğindensona ermiştir. Bu sonuç, kanundan dolayı (ipso jure) ortaya çıktığından, butarihten sonra, 14.02.2016 tarihinde gerçekleşen büyük kongrenin, sona eren birpartiyi tekrar canlandırması mümkün değildir.
7. Bu bağlamda ayrıca ifade etmek gerekir ki, siyasipartilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olması, demokrasi içinbüyük bir öneme sahip olmaları, onların emredici kurallara uygun davranmalarıkonusunda daha fazla hassasiyet göstermelerini gerektirir; yoksa öngörülenkurallara aykırı davranma, verilen sürelere uymama ayrıcalığı vermez.
8. Yukarıda belirtilen nedenlerle, davalı Genç Partinin,büyük kongresini süresinde yapmaması ve zorunlu organlarını oluşturmamasınedeni ile kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığınınsona erdiğinin tespitine karar verilmesine yönelik Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının talebi kabul edilip, siyasi partinin kendiliğinden sonaerdiğine karar vermek gerekirken; süresinden sonra, siyasi partinin büyükkongresini yaptığı ve zorunlu organlarını oluşturduğu gerekçesiyle talebinreddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır.
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY GEREKÇESİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, davalı GençParti’nin kendiliğinden dağılma hâlinin ve buna bağlı olarak hukukî varlığınınsona erdiğinin tespitine karar verilmesi hakkındaki talebinin reddine kararverilmiştir.
2820 sayılı Siyasî Partiler Kanununun 14. maddesininaltıncı fıkrasına aykırı davranarak büyük kongrelerini süresinde yapmadığıiçin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Anayasa Mahkemesince“İhtarda Bulunulmasına” karar verilen Genç Parti’nin, iddianamenin hazırlandığı24/6/2015 tarihi itibariyle de büyük kongresinin toplanmadığı anlaşılmış; ancakdavanın açılmasından sonra davalı Partinin olağanüstü büyük kongresini14/2/2016 tarihinde yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2820 sayılı Kanunun 14. maddesinin altıncı fıkrasıgereğince parti büyük kongresinin iki yıldan az üç yıldan fazla olmamak kaydıylaparti tüzüğünde gösterilen sürelerde toplanması gerekmektedir. Aynı Kanunun121. maddesinde, Türk Medenî Kanunu ile Dernekler Kanunununve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların 2820 sayılı Kanuna aykırıolmayan hükümlerinin siyasî partiler hakkında da uygulanması öngörülmekte; 4721sayılı Türk Medenî Kanununun 87. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralıbendinde ise “olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması”da “kendiliğinden sona erme” sebeplerinden biri olarak belirlenmektedir.
Böylece, son büyük kongresini 12/5/2007 tarihinde yapanGenç Parti’nin, 2820 sayılı Kanunun 14. maddesine göre en geç 12/5/2010 ve12/5/2013 tarihlerinde yapması gereken iki büyük kongresini üst üste yapmadığıve 4721 sayılı Kanunun 87. maddesinde öngörülen “kendiliğinden sona erme”sebebinin gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Tüzel kişiliğin sona erme yollarından biri de kanundabelirtilen sebeplerin gerçekleşmesi ile kendiliğinden sona ermesidir. Dağılma(infisah) olarak belirtilen bu durumda, tüzel kişilik herhangi bir organın veyamakamın karar almasına gerek kalmadan kanun hükmü gereği kendiliğinden sonaerer (Kemal Oğuzman/ Özer Seliçi/ Saibe Oktay-Özdemir, Kişiler Hukuku (Gerçekve Tüzel Kişiler), 14. bs., İstanbul 2014, s. 339; Ali Naim İnan, Türk MedeniHukuku, 3. bs., Ankara 2014, s. 204; Jale Akipek/ Turgut Akıntürk/ Derya Ateş,Türk Medenî Hukuku, Birinci Cilt, Başlangıç Hükümleri, Kişiler Hukuku, 12. bs.,İstanbul 2014, s. 558, 652).
2820 sayılı Kanunun 14. ve 121. maddeleriyle 4721 sayılıKanunun 87. maddesine göre, derneklerde olduğu gibi bir siyasî partinin büyükkongresinin iki defa üst üste yapılamamasıyla da,mahkeme kararına gerek olmadan parti tüzel kişiliği kendiliğinden sona ermişsayılır.
4721 sayılı Kanunun 87. maddesinin ikinci fıkrasına görebu konudaki mahkeme kararı, 4721 sayılı Kanunun 89. maddesi uyarıncaderneklerin feshi davasında olduğu gibi mevcut hukukî durumu ortadan kaldıran(yani inşaî nitelikte) bir karar değil, tüzel kişiliğin kendiliğinden sonaerdiğinin tespitinden ibaret bir karardır. Dolayısıyla, 2820 sayılı Kanunun 14.maddesindeki emredici hükme göre en geç üç yılda bir yapılması zorunlu olan üstüste iki büyük kongresini sekiz yıldan daha uzun bir süre geçmesine rağmentoplamayan anılan Partinin hukukî varlığı, 2820 sayılı Kanunun 121. ve 4721sayılı Kanunun 87. maddeleri gereğince zaten kendiliğinden sona erdiğinden,Anayasa Mahkemesinin bu konudaki kararı da bu hukukî durumun tespitine ilişkinolacaktır. Esasen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebi de adı geçenPartinin kapatılmasına değil, kendiliğinden dağılma hâlinin ve buna bağlıolarak hukukî varlığının sona erdiğinin tespitine ilişkindir.
Bu hukukî durumun ortaya çıkmasından sonra, fakat mahkemekararı ile tespitinden önce olağanüstü büyük kongrenin toplanmış olması, adıgeçen Partinin “kendiliğinden dağılma hâli” ile buna bağlı olarak “hukukîvarlığının sona ermiş olduğu” gerçeğini değiştirerek Partinin hukukî varlığınıihya edemez.
Diğer taraftan, Anayasanın 68. maddesinin ikincifıkrasında demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurları olduğu belirtilen veüçüncü fıkrasında önceden izin almadan kurulacakları öngörülerek kurulmalarıkolaylaştırılan siyasî partilerin, aynı hüküm uyarınca Anayasa ve kanunhükümleri içinde faaliyetlerini sürdürmeleri gerekmekte; Anayasanın 69.maddesinin birinci fıkrasında da faaliyetleri ile parti içi düzenlemeleri veçalışmalarının demokrasi ilkelerine uygun olması gerektiği belirtilmektedir.
Kuşkusuz siyasî partilerin büyük kongrelerini çok uzunolmayan belirli aralıklarla gerçekleştirerek yönetim ve denetim organlarınıbelirlemeleri de, parti içi demokrasiningerçekleştirilmesinin; böylece kendi içinde demokratik mekanizmalarınişletilmesi suretiyle, partilerde siyasî faaliyet yapanların, hatta opartilerin seçmenlerinin demokratik haklarını kullanabilmelerinin birgereğidir.
Bu itibarla, siyasî partilerin “kapatılması” için açılandavalarda kapatma görüşüne karşı yapılabilecek yorum ve değerlendirmelerin,parti içi demokrasinin sağlanması bakımından öngörülen “kendiliğinden sonaerme” durumunun tespiti amacıyla açılan davalarda geçerli olmadığı ve AnayasaMahkemesinin parti kapatma davalarından farklı olarak bu davalarda bir takdiryetkisinin de bulunmadığı düşünülmektedir.
Bu sebeplerle, adı geçen siyasî partinin kendiliğindendağılma hâlinin ve buna bağlı olarak hukukî varlığının sona erdiğinin tespitiiçin açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden,çoğunluğun red yönündeki kararına katılmıyorum.
Üye
M. Emin KUZ