ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2017/3 (Değişikİşler)
Karar Sayısı:2020/4
Karar Tarihi:25/6/2020
R.G.Tarih-Sayısı:29/7/2020-31200
DAVACI: YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı
DAVALI: KürdistanÖzgürlük Partisi
DAVANIN KONUSU: KürdistanÖzgürlük Partisinin kendiliğinden dağılma hâlinin ve buna bağlı olarak hukukivarlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesi talebidir.
I. DAVANIN GEREKÇESİ
Kürdistan Özgürlük Partisi kuruluşuna dair bildiri veeklerini 11/12/2014 tarihinde İçişleri Bakanlığına vermek suretiyle 22/4/1983tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 8. maddesine göre tüzelkişilik kazanmıştır. İlk büyük kongresini süresinde yapmayan ve zorunluorganlarını oluşturmayan Parti hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca17/5/2017 tarihinde düzenlenen iddianame ile kendiliğinden dağılma hâlinin vebuna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesitalep edilmektedir.
II. İDDİANAME
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/5/2017 tarihli ve 36321649/2017/1024 sayılıiddianamesinin ilgili bölümleri şöyledir:
“Davalı siyasiparti 11/12/2014 tarihinde 110 kurucu üye ile kurularak tüzel kişilikkazanmıştır.
Parti tüzel kişilik kazanmasından başlayarak iki yıliçinde ilk büyük kongresini toplamamış ve zorunlu organlarını oluşturmamıştır.Davalı siyasi parti 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasasının 14/6. maddesigereğince kongre yapılması için yazılan yazımıza cevap vermemiştir.
…
2820 sayılı Siyasi Partiler Yasasının 14/7. maddesi“Parti kurucuları ilk büyük kongreyi, partinin tüzel kişilik kazanmasındanbaşlayarak iki yıl içinde toplamak zorundadırlar.” emredici hükmüne havidir.
2820 sayılı Yasanın 121. maddesinin atfı nedeni ile,derneklerin sona erme hallerini düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun87. maddesinin 2. bendi uyarınca “İlk genel kurul toplantısının kanundaöngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organların oluşturulmamış olması”kendiliğinden sona erme hallerinden biridir.
Davalı parti tüzel kişilik kazandığı 11/12/2014 tarihindenbu yana iki yılı aşkın bir süre geçtiği halde ilk büyük kongresini yapmamış vezorunlu organlarını oluşturmamış, bildirilen parti adresine İlk Büyük Kongreninyapılıp yapılmadığının tespiti için gönderilen 14/12/2016 tarihli yazımızacevap verilmemiştir.
…
Davalı Kürdistan Özgürlük Partisi’nin 2820 sayılı SiyasiPartiler Yasası’nın 14. maddesinin 7. fıkrasının son cümlesi ve 121. maddesiile Demekler Yasasının 36. maddesi yollamasıyla Türk Medeni Yasası’nın 87.maddesinin 2. bendi uyarınca ilk büyük kongresini süresinde yapmaması vezorunlu organlarını oluşturmaması nedeni ile kendiliğinden dağılma halinin vebuna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesiiddia ve talep olunur.”
III. PARTİNİN SAVUNMASI
Kürdistan Özgürlük Partisi 16/6/2017 tarihli veNG-2017/0032 sayılı savunmasında ilk büyük kongrenin 4/12/2016 tarihindetoplandığını belirtmiştir. YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı tarafından söz konusu kongrenin 2820 sayılı Kanunuyarınca geçerli bir kongre olarak kabul edilmediğinin kendilerine bildirilmesiüzerine Parti, kongrenin Kanun’a uygun bir şekilde yenidengerçekleştirileceğini ifade etmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının göndermiş olduğu6/11/2017 tarihli ve 51047475/2017-2489 sayılı yazıda Partinin ilk büyükkongresini gerçekleştirdiği ve zorunlu organlarını oluşturduğu bildirilmiştir.
IV. İNCELEME
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi,Kürdistan Özgürlük Partisinin savunması, Raportör Sadettin CEYHAN tarafındanhazırlanan rapor, ilgili Anayasa ve kanun hükümleri, bunların gerekçeleri ilediğer belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Partinin süresiiçinde ilk büyük kongresini yapmadığını ve zorunlu organlarını oluşturmadığınıileri sürerek kendiliğinden dağılma hâlinin ve buna bağlı olarak hukukivarlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Partinin savunmasında, ilk büyük kongrenin 4/12/2016tarihinde toplandığı belirtilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sözkonusu kongrenin 2820 sayılı Kanun uyarınca geçerli bir kongre olarak değerlendirilmemesiüzerine gönderilen ek savunmada 14/10/2017 tarihinde büyük kongrenintekrarlanması yönünde bir karar alındığı ifade edilmiştir.
4. 2820 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasındasiyasi partinin en yüksek organının büyük kongre olduğu, yedinci fıkrasında iseilk büyük kongrenin partinin tüzel kişilik kazanmasından başlayarak iki yıliçinde toplanması gerektiği belirtilmiştir.
5. Anılan madde uyarınca gerekli kuruluş bildirisi veeklerini 11/12/2014 tarihinde İçişleri Bakanlığına vererek Kanun’un 8.maddesine göre tüzel kişilik kazanmış bulunan Partinin bu tarihten itibaren ikiyıl içinde ilk büyük kongresini toplaması ve zorunlu organlarını oluşturmasıgerekmektedir.
6. Kanun’un 121. maddesinin birinci fıkrasında “TürkKanunu Medenisi ile Dernekler Kanununun ve dernekler hakkında uygulanan diğerkanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasi partiler hakkında dauygulanır.” denilmektedir. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk MedeniKanunu’nun 87. maddesinde kuruluş amacının gerçekleşmesinin imkânsız hâlegelmesi, ilk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmaması vezorunlu organlarının oluşturulmaması, tüzük gereğince yönetim kurulununoluşturulmasının imkânsız hâle gelmesi ve olağan genel kurul toplantısının ikidefa üst üste yapılamaması gibi durumlar derneğin kendiliğinden sona ermenedenleri olarak sayılmıştır.
7. Anayasa Mahkemesi çeşitli kararlarında, büyük kongrelerinisüresinde yapmadıkları için haklarında dağılma hâlinin ve buna bağlı olarakhukuki varlıklarının sona erdiğinin tespitine karar verilmesi talebindebulunulan partilerin savunmalarının istenmelerinden sonra da olsa büyükkongrelerini yapmalarını, siyasi ve hukuki varlıklarını devam ettirme yönündebir iradenin varlığı olarak kabul etmiştir (AYM, E.2012/1 (D. İş), K.2012/2,17/5/2012; E.2015/3 (D. İş), K.2016/1, 16/3/2016).
8. Her ne kadar Parti, tüzel kişilik kazandığı 11/12/2014tarihinden başlayarak iki yıl içinde ilk büyük kongresini gerçekleştirmemiş vezorunlu organlarını oluşturmamış olsa da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının6/11/2017 tarihli ve 51047475/2017-2489sayılı yazısına göre Partinin 21/10/2017tarihinde ilk büyük kongresini yapmak ve zorunlu organlarını oluşturmaksuretiyle siyasi ve hukuki varlığını devamettirme yönündeki iradesini ortaya koyduğu anlaşılmıştır.
9. Açıklanan nedenlerle Partinin kendiliğinden dağılma hâlininve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesitalebinin reddi gerekir.
M. Emin KUZ bu görüşe katılmamıştır.
V. HÜKÜM
Kürdistan Özgürlük Partisinin kendiliğinden dağılmahâlinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitinekarar verilmesi talebinin REDDİNE, M. Emin KUZ’un karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA25/6/2020 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
Üye
Selahaddin MENTEŞ
Üye
Basri BAĞCI
KARŞIOY GEREKÇESİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, davalı KürdistanÖzgürlük Partisinin kendiliğinden dağılma hâlinin ve buna bağlı olarak hukukîvarlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesine ilişkin talebinin reddinekarar verilmiştir.
2820 sayılı Siyasî Partiler Kanununun 14. maddesininyedinci fıkrasına aykırı olarak ilk büyük kongresini, tüzel kişilikkazanmasından itibaren iki yıl içinde toplamaması nedeniyle kendiliğindendağılma hâlinin ve hukukî varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesitalep edilen davalı Partinin, iddianame tarihi olan 17/5/2017 itibariyle debüyük kongresinin toplanmadığı anlaşılmış; ancak davanın açılmasından vesavunmasının istenmesinden sonra 21/10/2017 tarihinde ilk büyük kongresinitopladığı, zorunlu organlarını oluşturduğu ve hukukî varlığını sürdürdüğügerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
2820 sayılı Kanunun 8. maddesine göre, kuruluşuna dairbildiri ve eklerini İçişleri Bakanlığına vererek 11/12/2014 tarihinde tüzelkişilik kazanan davalı Partinin, 2820 sayılı Kanunun 14. maddesinin yedincifıkrasına göre iki yıl içinde yapması gereken ilk büyük kongresini hukukengeçerli şekilde yapmadığı, savunmasının istenmesi üzerine büyük kongrenintoplanması için 14/10/2017 tarihinde karar alındığı Partinin ek savunmasında dakabul edilmiştir.
2820 sayılı Kanunun 121. maddesinde, Türk Medenî Kanunuile Dernekler Kanununun 2820 sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin siyasî partilerhakkında da uygulanması öngörülmekte, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 87.maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde ise “ilk genel kurultoplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organlarınoluşturulmamış olması” da “kendiliğinden sona erme” sebeplerinden biri olarakbelirlenmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 16/3/2016 tarihli ve E.2015/3 (Değ.İş.), K.2016/1 sayılı Kararına ilişkin karşıoy gerekçemde belirtildiği ve31/5/2017 tarihli ve E. 2016/10 (Değ. İş.), K.2017/3 sayılı; 31/5/2017 tarihlive E. 2017/1 (Değ.İş.), K.2017/5 sayılı; 13/12/2017 tarihli ve E. 2017/4(Değ.İş.), K. 2017/9 sayılı; 21/6/2018 tarihli ve E. 2017/2 (Değ.İş.), K.2018/6 sayılı Kararlarına ilişkin karşıoy gerekçelerimde de tekrarlandığıüzere, kanunda öngörülen sebeplerin gerçekleşmesi ile kendiliğinden sona ermehâllerinde, herhangi bir organın veya makamın karar almasına gerek kalmadantüzel kişilik kanun hükmü gereği kendiliğinden sona ermekte; 2820 sayılıKanunun 14. ve 121. maddeleri ile 4721 sayılı Kanunun 87. maddesine göre birsiyasî partinin ilk büyük kongresinin kanunda öngörülen sürede yapılmamasıylada mahkeme kararına gerek olmadan parti tüzel kişiliği kendiliğinden sona ermişsayılmaktadır.
4721 sayılı Kanunun 87. maddesinin ikinci fıkrasına görebu konudaki mahkeme kararı tüzel kişiliği sona erdiren değil, tüzel kişiliğinkendiliğinden sona erdiğinin tespitinden ibaret bir karardır. DolayısıylaAnayasa Mahkemesinde açılan bu dava bir “siyasî parti kapatma davası” değil,tespit davasıdır. Mahkememizin bu konudaki kararı da inşaî değil izharîniteliktedir ve tüzel kişiliğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitineilişkindir. Nitekim Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebi de, Partininkendiliğinden dağılma hâlinin ve buna bağlı olarak hukukî varlığının sonaerdiğinin tespiti talebinden ibarettir. Bu durumun tespiti talebiyle açılandavalarda Mahkememizce iddianamenin, kendiliğinden dağıldığı ve hukukîvarlığının sona erdiği iddia edilen partiye gönderilmesi kararı ise kongresinitoplaması için yapılan bir ihtar değil, ilgililerin iddianamede ileri sürülenolguların doğru olup olmadığına ilişkin savunmasını yapmasına imkân sağlamaamacına yönelik bir karardır.
Partinin tüzel kişiliğinin Kanunda belirtilen sebepleringerçekleşmesi ile kendiliğinden sona ermesinden sonra, fakat bu hukukî durumunMahkememizce tespitinden önce ilk büyük kongrenin toplanmış olması, Partinin“kendiliğinden dağılma hâli” ile buna bağlı olarak “hukukî varlığının sonaermiş olduğu” gerçeğini değiştirerek Partinin hukukî varlığını ihya edemez. Buitibarla, adı geçen Partinin tüzel kişiliğinin, iddianamenin düzenlendiği vesavunmasının istendiği tarihte devam ettiği ve bundan sonra da olsa büyükkongresini toplamasının Partinin siyasî ve hukukî varlığını devam ettirmeyönündeki iradesini ortaya koyduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesigerektiği yönündeki görüş sözü edilen kanun hükümleri ile bağdaşmamaktadır.
Başka bir anlatımla, adı geçen Partinin tüzel kişiliğininkanun gereği kendiliğinden sona ermesinden sonra ilk büyük kongrenin toplanmasıve zorunlu organların oluşturulmasına ilişkin tasarruflar hukuken yok hükmündeolduğundan, bu davada verilecek karara esas alınması isabetli değildir.
Bu itibarla ve yukarıda belirtilen karşıoy gerekçelerimdekidiğer sebeplerle davalı Partinin kendiliğinden dağılma hâlinin ve buna bağlıolarak hukukî varlığının sona erdiğinin tespiti için açılan davanın kabulünekarar verilmesi gerektiğini düşündüğümden, çoğunluğun red yönündeki görüşünekatılmıyorum.
Üye
M. Emin KUZ