ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1968/58
Karar Sayısı:1968/53
Karar günü:14/11/1968
Resmi Gazete tarih/sayı:17.12.1968/13079
İptal isteminde bulunan: Ali Karahan - Hakkâri Milletvekili
İptal isteminin konusu : Yukarıda adı geçen milletvekilinin yasama dokunulmazlığının
kaldırılmasına yer olmadığı hakkında Anayasa ve Adalet Komisyonlarından Kurulu Karma
Komisyonca düzenlenmiş 9/4/1968 günlü ve Esas: 3/693-Karar: 11 sayılı rapor reddedilmek
suretiyle yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin olarak Millet Meclisinin 21/10/1968
günlü 95. birleşiminde verilen 396 sayılı kararın Anayasa'nın 12. ve 79. ve içtüzüğün 34., 36., 44.,
133., ve 178, maddelerine aykırı bulunduğu ileri sürülmüş ve iptali için Türkiye Cumhuriyeti
Anayasa'sının 81. maddesi uyarınca Mahkememize başvurulmuştur.
l. Olay:
Ankara Garnizon Komutanlığının 8 Kesim 1960 günlü ve 1960/18-10 sayılı iddianamesiyle
içlerinde Ali Karahan'ın da bulunduğu 39 kişi hakkında "yabancı devletlerin müzahareti ile Devletin
birliğini bozmağa ve Devletin hâkimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet
idaresinden ayırmağa yönelen "eylemlerden (Türk Ceza Kanunun : Madde 125); on kişi hakkında
"ırk mülâhazası ile millî duyguları yok etmeğe veya zayıflatmağa matuf bulunan cemiyetler
kurmaya tevessül etmek, veya kurmak veya bunların faaliyetlerini tanzim veya sevk ve idare etmek
ve yahut da bu hususlarda yol göstermek" niteliğindeki eylemlerden (Türk Ceza Kanunun: Madde
141/4); yine aynı Komutanlığın 17/10/1963 günlü ve 1963/668-138 sayılı iddianamesiyle iki kişi
hakkında Türk Ceza Kanununun 125. maddesi kapsamına giren eylemlerden dolayı kamu dâvası
açılmış ve böylece sanıkların toplamı elli biri bulmuştur.
Sanıkların yargılanmasına önce Ankara Garnizon Komutanlığı Askerî Mahkemesinde
başlanmış; sonra verilen yetkisizlik kararı üzerine dâvaya Genelkurmay Başkanlığı Askerî
Mahkemesince elkonulmuştur.
Genelkurmay Başkanlığı Askerî Mahkemesi 30/4/1964 gününde sanıklardan biri hakkında
ölüm dolayısiyle kamu dâvasını ortadan kaldırmış ve öteki sanıklar Kakında, eylemlerinde Türk
Ceza Kanununun 125. maddesinde yazılı suçun unsurları bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı
vermiştir. (964/6-36 sayılı hüküm)
Beraat kararı Komutan ve Askerî Savcı tarafından temyiz edilmiş ve Askerî Yargıtay 2.
Dairesi sanıkların eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 141. maddesinin 4. ve 142. maddesinin 3.
fıkralarına uyup uymadığının düşünülmemesi nedeniyle usul ve esas bakımından hükmü bozmuştur.
Bozma üzerine yeniden yapılan duruşma sonunda Genelkurmay Başkanlığı Askerî
Mahkemesince içlerinde Ali Karahan'ın da bulunduğu onaltı kişinin eylemlerine uyan Türk Ceza
Kanununun 141/4., 6. ve 173. maddeleri gereğince birer yıl ve dörder ay ağır hapis cezası ile
cezalandırılmalarına, beşer ay onar gün çeşitli illerde emniyeti umumiye nezareti altına
alınmalarına; otuz iki kişinin beraatına, iki kişi hakkındaki kamu dâvasının muvakkaten tatiline; bir
kişi hakkındaki kamu dâvasının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir [24/9/1965 günlü ve
965/14-125 sayılı hüküm).
Esas Sayısı:1968/58
Karar Sayısı:1968/53
2
Ali Karahan'a ilişkin hüküm fıkrasında 19/2/1959 ve 12/1/1961 tarihleri arasında nezaret
altında ve tutuklu olarak geçirdiği sürenin cezasından mahsup edileceği de açıklanmaktadır.
Mahkeme, sanığın millî duyguları zayıflatmağa matuf cemiyet kurmak ve bir gayeye yönelmiş
olarak faaliyette bulunmak niteliğinde gördüğü davranışını tartışırken 1957 yılında; ayrıca 5/1/1959
ve 8-9/11/1959 günlerinde yer alan kimi eylemleri üzerinde özellikle durmuştur. (1965/14-125
sayılı hüküm sayfa: 89).
Hükmün mahkûmiyete ilişkin bölümünün ilgili sanıklar ve avukatlarınca, beraata ilişkin
bölümünün komutan ve askerî savcı tarafından temyiz edilmesi üzerine Askerî Yargıtay 2. Dairesi;
hüküm giyen on altı kişiden on beşi hakkındaki mahkûmiyet ve beraat etmiş otuz kişiden on altısı
hakkındaki beraat hükmünün onanmasına, on altı kişi hakkındaki beraat hükmünün bozulmasına ve
"halen milletvekili olan Ali Karahan hakkındaki duruşma safhasının bulunduğu noktada geçici
olarak durdurulmasına "18/1/1967 gününde 966/742-967/46 sayı ile karar vermiştir.
Başsavcı, Askerî Yargıtay 2. Dairesinin son kararının haklarındaki beraat hükmü onanan
kimselerden on kişiye ilişkin bölümüne ve "temyiz incelemesinin yargılama safhası olarak kabul
edilemiyeceği; mahal mahkemesince mahkûm edilen Ali Karahan'ın sonradan milletvekili
seçilmesinin durumunda değişikliği gerektirmiyeceği; kamu dâvasının muvakkaten tatilinin
Anayasa'nın 79. maddesinin 2. fıkrasına aykırı bulunduğu; Karahan hakkında da temyiz incelemesi
yapılmasının gerektiği" gerekçesiyle de Karahan'a ilişkin bölümüne itiraz etmiş ve iş böylece Askerî
Yargıtay Daireler Kuruluna gelmiştir.
Askerî Yargıtay Daireler Kurulu, haklarında beraat kararı verilmiş on kişiden sekizine ilişkin
itirazı kabul; Ali Karahan'ın durumuna ilişkin itirazı ise "yargılamanın bir dâvanın açılmasından
hükmün kesinleşmesine kadar olan ve Yargıtay incelemesini içine alan bütün kazaî faaliyeti
kapsadığı; Karahan'ın yasama dokunulmazlığı nedeniyle kendisine Miskin duruşma safhasının
bulunduğu noktada geçici olarak durdurulmasına karar verilmesinde kanuna aykırı yön
bulunmadığı" gerekçesiyle reddetmiştir. (31/3/1967 günlü 1967/14-17 sayılı ilâm)
Bundan sonra Genelkurmay Başkanlığı Askerî Mahkemesi Savcılığı Ali Karahan'ın
dokunulmazlığının kaldırılması için 22/6/1967 günlü ve 1967/109 sayılı yazı ile Millî Savunma
Bakanlığı Askerî Adalet İşleri Başkanlığına başvurmuş; İş Başbakanlığın 7/7/1967 günlü ve 6/2-
9141 sayılı yazısı üzerine Millet Meclisine intikal etmiştir.
İşin Millet Meclisi Anayasa ve Adalet Komisyonlarından kurulu Karma Komisyonun İhzari
Komisyonunda görüşülmesi sonunda Ali Karahan'ın yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına
12/12/1967 günlü ve 3/693 sayılı raporla ve oyçokluğu ile karar verilmiştir. Kararda, gerekçe olarak
"Ali Karahan'a isnat edilen suçun işleniş şekli, mahiyeti ve subutu itibariyle ciddiyet ve vahamet
arzettiği; ortada milletvekilinin yasama görevini engelleyecek özel ve siyasî bir maksadı istihdaf
eden bir muamele bulunduğunun iddia olunamayacağı; suçun ilgili milletvekilinin seçilme
yeterliğini de kaybettirmiş olacağı" gösterilmektedir.
Millet Meclisinin Anayasa ve Adalet Komisyonlarından kurulu Karma Komisyon 9/4/1968
günlü ve 3/693-11 sayılı raporla Hakkâri Milletvekili Ali Karahan'ın yasama dokunulmazlığının
kaldırılmasına yer olmadığına çoğunlukla karar vermiştir. Kararda sadece ilgilinin dinlendiğinden
söz edilmekte; herhangi bir gerekçe açıklanmamaktadır.
Millet Meclisi Genel Kurulu 21/10/1968 gününde "Hakkâri Milletvekili Ali Karahan'ın
yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına mahal olmadığına dair Anayasa ve Adalet
Komisyonlarından mürekkep Karma Komisyonca hazırlanan ......... rapor reddedilmek suretiyle
yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına" karar vermiştir. İlgili milletvekili, bunun üzerine
Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Dilekçenin Genel Sekreterlikçe kaleme havalesi tarihi
Esas Sayısı:1968/58
Karar Sayısı:1968/53
3
25/10/1968 dır. Başvurma, Anayasa'nın 81. ve 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun 33. ve 26.
maddelerine göre, süresi içindedir.
III. İnceleme :
İptal istemini kapsayan dilekçeler, konuya ilişkin rapor, Millet Meclisi Başbakanlığın ve
Başbakanlıktan getirtilen belge ve bilgiler, konu ile ilgili Meclisi Tutanak Dergisi, iptal istemine
ilişkin Anayasa ve İçtüzük hükümleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
1. İstemin 15 gün içinde karara bağlanamamış olması durumu :
Anayasa'nın 81. maddesinde : Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına Meclisçe karar
verilmesi halinde karar tarihinden başlayarak bir hafta içinde ilgili üyenin veya Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyelerinden herhangi birinin bu kararın, Anayasa veya İçtüzük hükümlerine aykırılığı
iddiasiyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabileceği; Anayasa Mahkemesinin iptal istemini
onbeş gün içinde karara bağlayacağı yazılıdır.
Olayda : ilgili milletvekili Anayasa Mahkemesine 25/10/1968 gününde başvurmuş ve iş
7/11/1968 gündemine alınmıştır. Ancak 7/11/1968 gününde; üç üyenin hasta, bir üyenin izinli, bir
üyenin mazeretli olmaları yüzünden; bir üyelik de boş bulunduğundan toplantı yeter sayısı
sağlanamamış ve işin ancak 14/11/1968 gününde yani Anayasa'da açıklanan süre dolduktan sonra
görüşülmesi ve karara bağlanması mümkün olmuştur.
İncelemenin basında üyelerden Muhittin Gürün, bu durumun işin incelenmesini hukukî
yönden etkileyip etkilemiyeceği üzerinde görüşme açılmasını istemiş ve Anayasa'nın 81.
maddesinde belirtilen sürenin apaçık olan niteliğine ve konuluş ereğine göre böyle bir görüşmenin
gerekmediğini ileri süren üyelerden Hakkı Ketenoğlu, Avni Gİvda ve Ahmet Akar'ın karşı oylariyle
ve oyçokluğu ile istek kabul edilmiştir.
Anayasa'nın 81. maddesinde, yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararlarına ilişkin iptal
istemlerini karara bağlamak üzere Anayasa Mahkemesine tanınan onbeş günlük sürenin, bu türlü
işlerin en kısa bir zamanda ve süratle çözümlenmelerini gerekli kılan özel nitelikleri gözönünde
tutularak konulduğu ortadadır. Bu sürenin dolmuş olması halinin Anayasa Mahkemesinin işi
inceleme yetkisini ortadan kaldıracağı veya ilgilinin durumuna olumlu yahut olumsuz bir etkide
bulunabileceği tasavvur dahi edilemez. Kaldı ki olayda Mahkemenin işi süresi içinde bitirememesi,
yukarıda açıklandığı gibi, kaçınılmaz bir toplanma imkânsızlığı sonucudur. Şu nedenlerle onbeş
günlük sürenin dolmuş olmasının işin incelenmesini engelleyeceğine oybirliği ile karar verilmiştir.
2. İncelemede sıra:
İlgili milletvekili sonradan verdiği 7/11/1968 günlü ikinci bir dilekçe ile Anayasa ve Adalet
Komisyonlarından kurulu Karma Komisyonun konuya ilişkin ve teype alınmış görüşme tutanağı ile
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1. döneminde eski bakanlardan Çelikbaş, Ağaoğlu, Bundakoğlu
ve başkaları hakkında verilmiş kararların getirtilmesini istemektedir. Öte yandan ortada
dokunulmazlığın kaldırılması kararının alınmasında yeter sayı bulunmadığı iddiası vardır. Şu durum
karşısında istemle iddianın inceleme sırası tartışma konusu olmuştur.
Dokunulmazlığın kaldırılması kararının alınmasında Millet Meclisi Genel Kurulunda
toplantı ve karar yeter sayısı bulunmadığı anlaşılırsa İptali İstenen kararın hukukça değeri ve
gereçliği olmadığı ortaya çıkacak ve artık başkaca bir inceleme ve araştırmanın gereği
kalmıyacaktır. Getirtilmesi istenen belgelerin gerekliliğinden veya gereksizliğinden ancak, yeter
sayıya İlişkin iddia yersiz görülürse söz edilebilecektir. Yeter sayı sorunu çözümlenmeden belge
isteğinin e!e alınması, sonucu etkileyemeyecek bir karara ve gereksiz bir gecikmeye yol açabilir. Şu
Esas Sayısı:1968/58
Karar Sayısı:1968/53
4
nedenle yeter sayı sorununun daha önce incelenmesi gerektiğine oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Üyelerden Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Avni Givda ve İhsan Ecemiş,
dosyanın eksiği bulunup bulunmadığı anlaşılmadan ve gerekli görülecek belgeler getirtilip eksik
tamamlanmadan öteki yönlerin incelenmesine geçilemiyeceğini ve belge sorununun her şeyden
önce çözümlenmesi gereken bir usul sorunu olduğunu ileri sürerek görüşe katılmamışlardır.
3. Dokunulmazlığın kaldırılması kararının alınmasında Millet Meclisi Genel Kurulunda
yeter sayı bulunmadığı iddiası:
Bu iddia üzerinde doğru ve doyurucu bir sonuca varılabilmesi için iptali istenilen kararın
alındığı 21/10/1968 günlü 95. birleşimin birinci oturumunda, oturumun açıldığı saat 15.00 den
kapandığı saat 18.25 e kadar geçenlerin Millet Meclisi Tutanak Dergisinden (Dönem: 2; Toplantı:
3; Cilt: 28; Sayfa: 1001-1033) sırası ile bir bir izlenmesi yerinde olacaktır.
Ancak ilgilinin yine bu konuda ileri sürdüğü bir hususun daha önce karşılanması gerekir.
İlgili milletvekili İçtüzüğün 44. ve 133. maddelerine göre bu türlü kararların alınmasında üçte iki
çoğunluğun şart olduğunu ileri sürmektedir.
Anayasa'nın geçici 3. maddesinde, yeni içtüzükler yapılıncaya kadar uygulanması öngörülen
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957 gününden önce yürürlükte bulunan İçtüzüğünün
Encümenler ve Parti Grupları başlıklı 3. babında yer alan 44. maddenin konu ile bir ilişkisi yoktur.
133. maddeye gelince: Bu madde "reylerin istihsali" başlığını taşıyan 12. babın içindedir ve "İcra
Vekillerinden biri hakkındaki şikâyete ve mebuslardan birinin ithamına ait tekliflerin kabulünün
mevcut azanın üçte iki ekseriyetinin husulüne mütevakkıf bulunduğu" nu hükme bağlamaktadır.
Ancak kaynağı eski Anayasa'nın 27. maddesi olan bu hüküm yasama dokunulmazlığının
kaldırılması konusu ile ilgili değildir. Kaldı ki bilindiği üzere Anayasa, Meclislerin toplantı ve karar
yeter sayılarını içtüzüklere bırakmayarak doğrudan doğruya düzenlemiştir (Madde 86). Bu maddeye
göre her meclis, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve Anayasa'da başkaca hüküm yoksa,
toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Anayasa, yasama dokunulmazlığının
kaldırılması kararları için özel bir karar yeter sayısı öngörmediğinden bu konuda salt çoğunluk
kuralının uygulanacağı ortadadır,
Simdi Millet Meclisinin 21/10/1968 günlü 95. birleşiminin 1. oturumu izlenecektir.
Başkan birleşimi açar açmaz milletvekillerini beyaz düğmelere bastırmak yoliyle yoklama
yapmış; çoğunluğun bulunduğunu ve görüşmelere başlandığını açıklamıştır, önce Başkanlık
Divanının Genel Kurula sunuşları yer almıştır. Sunuşlar 10 maddedir. Sonra 819 sayılı Kanunda
değişiklik yapılması hakkındaki kanun tasarısının açık oylamasına geçilmiş; bir yandan da Anayasa
ve Adalet Komisyonlarından kurulu Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığı konusundaki
birçok milletvekillerine ilişkin raporlarının görüşülmesine başlanmıştır.
Yasama dokunulmazlığına ilişkin 39 rapor karara bağlandıktan sonra, 707 sayılı Kanunun 2.
ve 3. maddelerini değiştiren ve kanuna bir madde ekleyen kanun teklifinin öncelikle ve ivedilikle
görüşülmesi kabul edilmiştir. Bu sırada Ali Karahan söz istemiş; Başkan kanun görüşüldüğünü,
kendisine bir dakika sonra söz vereceğini söylemiş; kanun teklifinin görüşülüp oylanması bittikten
sonra da söz vermiştir.
Karahan'ın burada söyledikleri şöyle özetlenebilir: Kendisi hakkında da yasama
dokunulmazlığına ilişkin üç dosya vardır. Aynı nitelikteki öteki dosyalar karara bağlandığı halde
araya bir kanun teklifinin görüşülmesi sokulmuş ve kendi dosyalan geri bırakılmıştır. Bu usule
aykırı bir tutumdur. Dosyalar üzerinde konuşacak kimseler vardır. Bu üç iş hemen görüşülmelidir.
Esas Sayısı:1968/58
Karar Sayısı:1968/53
5
Başkan, dokunulmazlık dosyaları üzerindeki görüşmenin, bir kanun teklifinin öncelikle ele
alınması hakkında önerge geldiği ve önerge Genel Kurulca kabul edildiği için kesildiğini açıklamış
ve Ali Karahan'a ilişkin 3/840 sayılı Karma Komisyon raporunu ele almıştır. Rapor, üzerinde söz
isteyen olmadığı için, onaylamış ve kabul edilmiştir. Başkan, Genel Kurul kararını "rapor
muhteviyatına göre dokunulmazlığın kaldırılmasına yer olmadığının Meclisçe de kabul edilmiş
bulunduğu" yolunda açıklamış ve değerlendirmiştir.
Bundan sonra Karma Komisyonun Ali Karahan hakkındaki iptal istemine konu olan kararla
sonuçlanan, 3/693 sayılı raporunun görüşülmesine geçilmiştir. Rapor okunduktan sonra bir
milletvekili söz alarak aleyhte konuşmuştur. Bu konuşma Tutanak Dergisinin on sütununu
dolduracak bir uzunluktur. Konuşma bitince Başkan, Meclisin çalışmalarına ara vermesi hakkındaki
bir uzunluktadır. Konuşma bitince Başkan, Meclisin çalışmalarına ara vermesi hakkındaki bir
önergeyi okutmuş ve oylamış; sonra Ali Karahan'a söz verilmiştir. Karahan savunmasını bitirince
Başkan, oturumun başında girişilen açık oylama işleminin bittiğini bildirmiş ve bir milletvekiline
daha söz vermiştir.
Bu milletvekili de aleyhte konuşmuştur. Söyledikleri Tutanak Dergisinde beş sütunu
dolduracak bir uzunluktadır. Daha sonra iki milletvekili leyhte konuşmuş, Karma Komisyon başkanı
açıklamalarda bulunmuş; bir milletvekilinin Ali Karahan'ın milletvekili seçildiği sırada tutuklu olup
olmadığını sorması üzerine bir takım kısa konuşmalar geçmiş ve Karahan'ın seçildiği sırada az önce
dokunulmazlığın kaldırılmasına yer olmadığı yolunda karar bağlanan işten dolayı tutuklu
bulunduğu anlaşılmıştır.
Daha önce söz isteyen bir milletvetkilinin vaz geçtiğini açıklamasından ve başka söz isteyen
bulunmadığı anlaşıldıktan sonda Başkan 3/693 sayılı "rapor kabul edilirse Karahan'ın yasama
dokunulmazlığınını kalkmamış olacağını, reddedilirse kalkmış olacağını" belirterek oya koymuş ve
raporun Meclisçe kabul edilmediğini bildirmiştir.
Oylama sonucu açıklandıktan sonra Karahan yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması
kararında Anayasa'ya göre 1/3 çoğunluk gerektiğini ve bu çoğunluğun bulunmadığını ileri sürmüş;
Başkan Anayasa'da böyle bir hüküm olmadığı karşılığını vermiş; Karahan "çoğunluk yoktur;
sayınız" diye direnince Başkan "oylamaya yapılan itirazın da İçtüzükte bir usulü vardır" diyerek
Karma Komisyonun yine Karahan hakkındaki yasama dokunulmazlığına ilişkin 3/757 sayılı raporu
üzerinde görüşmeyi açmıştır.
Bu sırada Ali Karahan ve başkaca dört milletvekili ayağa kalkarak yoklama yapılmasını
istemişler ve istekleri yerine getirilmiştir. Başkan 819 sayılı Kanunda değişiklik yapılması
hakkındaki kanun tasarısının açık oylamasına 137 kişinin katıldığını, 126 kabul, 11 ret oyu çıktığını,
kasarının gelecek birleşimde yeniden oylanacağını, son yapılan yoklamada da 65 milletvekilinin
varlığının tespit edildiğini ve çoğunluk olmadığını söylerek birleşimi kapatmıştır.
Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu Genel Kurullarında toplantı ve karar yeter sayıları
sorunu görüşmelerin ve kararların sağlığı ve geçerliliği yönünden birinci derecede önem taşıdığı
içindir ki yetersayının varlığının tesbitini ve denetlenmesini sağlamak üzere İçtüzüklerde çeşitli
hükümlere yer verilmiş ve oylamalar sıkı bir inzibata bağlanmıştır.
Millet Meclisinde uygulanmakta olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957
gününden önce yürürlükte bulunan İçtüzük hükümlerine göre Başkan birleşimi açar açmaz toplantı
yeter sayısının bulunup bulunmadığına bakar. Bu konuda Başkanlık Divanı tereddüde düşerse,
yahut üyelerden beşi sözle veya yazı ile yetersayı bulunmadığını ileri sürerlerse yoklama yapılır.
(Madde 81) yoklamanın nasıl yapılacağı 82. maddede gösterilmiştir. Yoklama Divan Kâtiplerinden
birinin adları defterden yüksek sesle okuması ve üyelerin burada demeleri yoliyle olur. Ancak
Esas Sayısı:1968/58
Karar Sayısı:1968/53
6
mekanik bir düsen kurulduğu için yoklama artık bir takım düğmelere basılmak suretiyle
yapılmaktadır.
Oylamalara, ilişkin hükümler tüm bir bölümü, yukarda sözü geçen İçtüzüğün on ikinci
babını kaplamaktadır. Burada konuyu ilgilendirmediği için açık ve gizli oylamalar bir yana
bırakılarak yalnızca işarî oy üzerinde durulacaktır. İşarî oy el kaldırmak veya ayağa kalkmaktır.
(Madde 131/1) İçtüzük uyarınca açık veya gizli oya başvurmanın zorunlu olmadığı bütün hallerde
işarî oy kullanılır. İşarî oyun kullanılmasında önce lehte sonra aleyhte bulunanların oylarına
başvurulur. Sonra sonuç Başkan tarafından kurula bildirilir. (Madde 132). İşarî oyları başkanla
kâtipler birlikte saymak ve takdir etmekte yükümlüdürler. El kaldırmak yoluyla oy toplanması
sonunda dîvan birleşemez veya çoğunluğun elde edildiğinde şüpheye düşerse, yahut beş üye ayağa
kalkıp isterse ayağa kalkmak yoluna başvurulur. Burada da Divan birleşmezse veya yine şüphede
kalırsa açık oya gidilir. (Madde 134) İşarî oyun zorunlu bulunmadığı hallerde işin ilk oya
konmasında on beş milletvekili yazılı olarak açık oylama isteyebilir. (Madde 136). Bütün
görüşmeler, üçte iki çoğunluk şart olmayan hususlarda, hazır bulunan üyenin salt çoğunluğu ile
karara bağlanır. Bulunması gerekli üyelerin varlığını Başkan ve kâtipler müşahade ederler. Bir
mesele oylanırken, orada bulunan üyelerin sayısının araştırmak konusunda Başkan ve kâtipler
birleşmezlerse yoklama yapılır. (Madde 144)
Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 51., 52., 53., 112. maddelerinde ve ikinci kısım 11.
bölümünde de yoklamalara ve oylamalara ilişkin geniş hükümler vardır.
İnceleme konusu işte ilgili milletvekili, hakkındaki rapor görüşülmeden önce, görüşülürken
ve görüşüldükten sonra çoğunluk bulunmadığını ileri sürmektedir. Kesinlikle bilinen, bu işin
görüşülüp karara bağlandığı 21/10/1968 günlü 95. birleşimin başında yetersayı bulunduğu, ilgili
milletvekiline ilişkin 3/757 sayılı yani 3. raporun görüşülmesi sırasında yetersayının
bulunmadığıdır. Çünkü sözü geçen birleşimde yalnız iki kez yoklama yapılmıştır. Yoklama
sonuçlarının da ancak yoklamanın yapıldığı anı yansıttığında şüphe yoktur. Aynı birleşimde bîr
kanun tasarısının açık oylanmasına gidilmiş ve bu oylamada çoğunluk sağlanamadığı tespit
olunmuştur. Yalnız açık oylama işleminin bittiği anla iptali istenen kararın alındığı zaman arasında
mesafe bulunduğu gibi esasen bir açık oylamanın, belirli bir süre içinde oya katılanların sayısını
belirtmekten öte ve hele toplanma yeter sayısı hakkında kesin ve açık fikir verebilecek bir anlamı
olmayacağı ortadadır.
İki yoklama arasında görüşmeye katmanların sayısında vakit vakit dalgalanmalar olabileceği
ve görüşülen konunun ilgi çekiciliğine göre toplantı salonunda bulunanların çoğalacağı veya
seyrekleşeceği düşünülebilir. Bununla birlikte yeter sayıya ilişkin iddiaları kesinlikle destekliyecek
tek delilin yoklamada sonuçları olduğunda kuşku yoktur. İptali istenen kararın oylanması sırasında
ve akabinde yoklama yapılmamış olduğundan yeter sayı konusunda ancak İçtüzükle getirilmiş
teminat hükümleri ile Bakanlık Divanının, milletvekillerinin ve ilgili tutum ve davranışlarının
karşılaştırılması iddia üzerinde doyurucu bir kanıya varılmasını mümkün kılacaktır.
İptali istenen karara ilişkin görüşme ve oylama sırasında Bakanlık Divanının çoğunluk ve
oylama yönünden herhangi bir tereddüde düşmediği İçtüzüğün bu gibi durumlar için öngördüğü
yollara başvurulmamasından anlaşılmaktadır. Milletvekilinin de yine İçtüzükte yazılı yetkilerini
kullanarak Başkanlık Divanını uyarmamaları o sıralarda ortada bir yetersayı sorununun
bulunmadığını ayrıca gösterir. Hele ilgili milletvekilinin kendisine ilişkin raporların hemen
görüşülmesini ısrarla istemesi; hakkındaki 3/840 sayılı raporun oylanmasında, daha sonra 3/693
sayılı raporun uzun uzun görüşülmesi ve oylanması sırasında yetersayı bakımından herhangi bir
iddia ve teşebbüste bulunmaması ve ancak karar aleyhine çıkınca İçtüzük hükümlerine uymayan bir
biçimde önce 1/3 çoğunluğun bulunmadığını sonra çoğunluk bulunmadığını ileri sürmesi ve 3/757
Esas Sayısı:1968/58
Karar Sayısı:1968/53
7
sayılı rapor üzerinde görüşme açıldıktan sonra İçtüzük hükümlerine uygun olarak yoklama
isteminde bulunması yetersayı konusundaki iddiaları ile bağdaşmayacak ve iddiaların yersizliği
kanısını doğuracak bir tutumdur.
Böylece, ilgili milletvekilinin, dokunulmazlığının kaldırılması kararının alınmasında
yetersayı bulunmadığı yolundaki iddiası dayanaksız kalmakta ve sabit olmamaktadır. İddianın, şu
nedenlerle reddedilmesi gerekir.
4- Getirtilmesi istenen belgeler:
Genel Kurulca dokunulmazlığın kaldırılması kararının alınmasında yeter sayı bulunmadığı
yolundaki iddia yersiz görüldüğüne göre şimdi ilgili milletvekilinin getirtilmesini istediği belgeler
üzerinde bir karara varılması gerekecektir. Bu belgeler Anayasa ve Adalet Komisyonlarından kurulu
Karma Komisyonun konuya ilişkin ve teype alınmış görüşme tutanağı ile Büyük Millet Meclisinin
birinci döneminde Çelikbaş, Ağaoğlu, Budakoğlu gibi eski bakanları hakkında Meclis soruşturması
ile ilgili olarak verilmiş kararlardır.
Anayasa ve Adalet Komisyonlarından kurulu Karma Komisyonun görüşmeleri sonucu 3/693
sayılı raporda yer almaktadır. Öte yandan aşağılarda zamanaşımı sorunu üzerinde belirtilenlerden
anlaşılacağı üzere ilgilinin komisyonda bu konuda yapıldığını ileri sürdüğü görüşmeler üzerinde
durulmak gerekli değildir.
Bir takım eski bakanlar hakkında Meclis soruşturması ile ilgili olarak verildiği ve
zamanaşımı sorununu ele aldığı ileri sürülen kararlara gelince : Bakanlar Kurulu üyelerinin
görevleriyle ilgili suçlarından dolayı yapılan soruşturmalarda yetkili komisyonların çalışma ve
raporlarının ve bu raporlar üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi birleşik toplantısında alınan
kararların nitelik, sonuç ve etki bakımından dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin işlem ve
kararlardan ap ayrı bir yönü olduğu için bunların eldeki konu ile ilgili bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle ilgili milletvekilinin 7/11/1968 günlü dilekçe ile getirtilmesin! istediği
belgelerin getirtilmesine yer olmadığı oybirliği ile kararlaştırılmıştır.
5. Komisyonun tüm evrakı İncelemediği yolundaki İddia:
İlgili milletvekili, komisyonun tüm dâva dosyasını ve iddiaya dayanak olan bütün belgeleri
incelemediğini ve böylece İçtüzüğün 178. maddesinin son fıkrası hükmüne aykırı davranıldığını
ileri sürmektedir.
Sözü geçen fıkrada komisyonun tüm evrakı inceleyeceği, ilgili milletvekilini dinleyeceği,
fakat tanık dinlemeyeceği yazılıdır.
Tüm evrak deyimiyle önce komisyona havale edilen evrakın tümünün kastedildiği ve
komisyonunun, elindeki evrak bir kanıya varılmasına yeterli değilse, eksik bulduğu ve gerekli
gördüğü belgeleri getirtebileceği ortadadır. Şurasını da hatırlatmak yerinde olur ki komisyonun
yapacağı, delilleri takdir etmek ve suçun sabit olup olmadığını araştırmak değil, suçlamanın ciddî
bir nitelik taşıyıp taşımadığında bir kanıya varmaktır.
Olayda başlıca belge, Genel Kurmay Başkanlığı Askerî Mahkemesinin 123 sayfalık
gerekçeli hükmüdür. Bu hükümde Ali Karahan'ın ve öteki suçluların eylemleri ayrıntılariyle
açıklanmış ve deliller tartışılmıştır. Öteki belge ise Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun uzun bir
ilâmıdır. Her iki belgenin içindekiler konu hakkında aydınlanmağa ve bir kanıya varmaya yetecek
niteliktedir. Şu duruma göre Komisyonun başkaca belge aramak gereğini duymamasında bir
aykırılık ve eksiklik düşünülemez. İlgili milletvekilinin itirazı yerinde değildir.
Esas Sayısı:1968/58
Karar Sayısı:1968/53
8
6. Komisyonun İçtüzükte yazılı süreyi geçirmiş olması:
İlgili milletvekili, Komisyon çalışmalarında içtüzüğün 36. maddesinde yazılı bir buçuk aylık
süreye uyulmamasını da bir iptal nedeni olarak göstermektedir.
Dokunulmazlığın kaldırılması işlemlerinde komisyonların uyacağı içtüzüğün 36. değil 179.
maddesinde yazılı süredir. Bu maddeye göre ihzari Komisyon ve Karma Komisyon
dokunulmazlığın kaldırılması konusunda kendilerine havale edilen evrakı en çok bir ayda
sonuçlandırırlar. Olayda bu süre geçirilmiştir. Ancak 179. madde hükmü, dokunulmazlık işlerinin
sürüncemede kalmaması için konulmuş uyarma hükmüdür. Hükmün, süreye uymayan komisyonları
yetkisiz kılacak ve ilgili lehine hak doğuracak bir niteliği yoktur, içtüzüğün, Komisyonun kendine
havale edilen kanun tasarısını veya teklifini bir buçuk ay içinde Genel Kurula göndermemesi halinde
tasarı veya teklifin doğrudan doğruya gündeme alınmasının istenmesine cevaz vermesine karşılık,
(Madde 36) dokunulmazlık işlerinde böyle bir olanağı tanımaması yukarıdaki görüşü ayrıca
desteklemektedir.
Şu duruma göre ilgili Milletvekilinin komisyon süresine ilişkin iddiası da yersizdir.
7- Zamanaşımı sorunu :
İlgili Milletvekili suçun zamanaşımına uğradığını, eski bakanlar hakkındaki benzeri İşlerde
bu durum nazara alındığı halde kendi hakkında eşit işlem yapılmadığını ve Anayasa'nın 12.
maddesine aykırı davranıldığını ileri sürmektedir.
Anayasa Mahkemesi, yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin kararları Anayasa ve
İçtüzük hükümlerine uygun veya aykırı olmak bakımından denetler; milletvekilinin suçlandırıldığı
eylemin sübutunu yahut olayda kamu dâvasının ortadan kaldırılmasını veya düşmesini gerekli kılan
bir nedenin bulunup bulunmadığını araştırıp takdir etme durumunda değildir. Bu yönlerden yasama
dokunulmazlığının kaldırılması işleminde yetkili Meclis komisyonlarının ve Genel Kurulun durumu
da aynıdır. Subuta yahut kamu dâvasının ortadan kaldırılmasına ilişkin kararları ancak yargı yerleri
verebilir.
Milletvekilinin suçlandırıldığı eylemin uzak bir geçmişte olagelmiş bulunmasının yalnız bir
bakımdan önemi vardır. O da suçun eskiliğine göre kamu oyu üzerindeki tepkisinin yasama
dokunulmazlığının kaldırılmasını gerekli kılacak derecede gücünü ve etkisini koruyup
koruyamadığı sorunudur. Olayda, ilgili milletvekilinin suçlandırıldığı eylem kamu oyunun şiddetli
ve sürekli olarak etkileyecek ciddî ve ağır bir nitelik taşımaktadır. Sanığın milletvekili sıfatının tepki
ve etkiyi daha da artırması beklenebilir. Genel Kurmay Başkanlığı Askerî Mahkemesinin 24/9/1965
gününde mahkûmiyet kararı vermiş olması, Askeri Yargıtay 2. Dairesinin Karahan'la birlikte
mahkûm olan 15 kişi hakkındaki mahkûmiyet kararını 1967 yılında onaylaması ve Karahan
hakkında yasama doknulmazlığı dolayısiyle durdurma kararı vermesi, işin yine 1967 yılında Askerî
Yargıtay Daireler Kurulundan da geçmesi olayın tepki ve etkilerinin tazeliğini ve canlılığını
sürdürecek vakıalardır. Şu duruma göre suçlamanın 1957 ve 1959 yıllarında geçmiş bir takım
eylemlere dayanmasının, dokunulmazlığın kaldırılması işlemini haksız ve yersiz kılacağı
düşünülemez,
Kimi eski bakanlar hakkında Meclis soruşturması ile ilgili olarak verildiği ve zamanaşımı
sorununu ele aldığı ileri sürülen Meclis kararlarının, yukarıda da kısaca denildiği üzere, konu ile
ilgisi ve benzerliği yoktur. Anayasa'nın 90. ve 147. maddeleri uyarınca Başbakanın ve bakanların
görevleriyle ilgili suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi birleşik
toplantısında haklarında meclis soruşturması açılmasına karar verilmesi, soruşturmanın Cumhuriyet
Senatosundan ve Millet Meclisinden eşit sayıda seçilecek üyelerden kurulu komisyonca yürütülmesi
Esas Sayısı:1968/58
Karar Sayısı:1968/53
9
ve yüce Divana şevklerinin yine Türkiye Büyük Millet Meclisi birleşik toplantısında karara
bağlanması şarttır. Bu işlemlerin nasıl yapılacağı 17/2/1965 te kabul edilen Türkiye Büyük Millet
Meclisi Birleşik Toplantısı İçtüzüğünün üçüncü kısmında açıklanmıştır. Konu, daha önce de
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957 gününden önce yürürlükte bulunan içtüzüğünün
16. babı hükümleri ile düzenlemekte idi.
Yukarıdan beri açıklandığı üzere Bakanlar Kurulu üyelerinin görevleriyle ilgili suçlarından
dolayı yapılan soruşturmalarda kimosyanların çalışma ve raporlarının ve bu raporlar üzerine
Türkiye Büyük Millet Meclisi birleşik toplantısında alınan kararların yetki kaynağı, nitelik, sonuç
ve etki bakımından dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin İşlem ve kararlarla bir ilgisi ve benzerliği
bulunmadığı ortadadır. Şu duruma göre ilgili milletvekilinin bu yöne ilişkin iddiaları da yersizdir.
8. Başkaca iptal nedeni bulunup bulunmadığı:
Dokunulmazlığın kaldırılması işinde ilgili milletvekilinin yasama hayatının engellenmesi ve
tasfiyesi ereğini güden siyasî bir düzenin varlığını düşündürecek herhangi bir olguya
rastlanmamıştır. Milletvekili hakkındaki dâvanın evreleri ve dokunulmazlığın kaldırılması
işleminin seyri bu konuda kuşkuya yer bırakmıyacak bîr nitelik taşımaktadır. Öte yandan ilgili
tarafından başka bir iptal nedeni ileri sürülmüş olmadığı gibi Anayasa Mahkemesi de incelemeleri
sırasında böyle bir nedene rastlamış değildir.
IV. SONUÇ:
1. Hakkari Milletvekili Ali Karahan'ın yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararının
alınmasında yeter sayı bulunmadığı yolundaki iddia sabit olmadığından buna yönelen itirazın
reddine;
2- İlgilinin öteki itirazları da yersiz olduğundan ve iptali gerektiren başka bir neden
görülmediğinden hakkında verilmiş yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin kararın iptali
isteminin reddine 14/11/1968 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Fazıl Öztan
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Esas Sayısı:1968/58
Karar Sayısı:1968/53
10
Üye
Ahmet Akar
Üye
Mustafa Karaoğlu
Üye
Muhittin Gürün
Full & Egal Universal Law Academy